ABD ile Stratejik Ortak OlamayızABD ile Stratejik Ortak Olamayız M. Şener ERUYGUR ADD Genel Başkanı 24 Temmuz 2006 tarihli Milliyet Gazetesi söyleşisi Org. Eruygur, “Mevcut hatalar sürerse, bir sınır ötesi harekattan beklenen sonuç alınamaz.
Konu NARUTO tarafından açılmış, 271 kişi tarafından görüntülenip, 3 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
ABD ile Stratejik Ortak Olamayız konusundaki toplam yorum: 3, okunma sayısı: 271. |
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #48115 Yer: .
Mesaj sayısı: 1,909
Karma etkisi: 1261
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 125374
|
ABD ile Stratejik Ortak Olamayız
M. Şener ERUYGUR ADD Genel Başkanı 24 Temmuz 2006 tarihli Milliyet Gazetesi söyleşisi Org. Eruygur, “Mevcut hatalar sürerse, bir sınır ötesi harekattan beklenen sonuç alınamaz. ABD’nin çıkarlarıyla Türkiye’nin ulusal politikası eskisi gibi örtüşmüyor” diyor. Derya Sazak: İsrail’in Lübnan’a saldırısı, ABD işgalinden bu yana Kuzey Irak’taki yapılanma ve PKK’nın giderek artan terör eylemleri nedeniyle iç güvenlik sorunları yaşayan, geçen hafta 19 şehit veren Türkiye’yi sıcak bir gündemle karşı karşıya getirdi. Sınır ötesi operasyon tartışılıyor. Bu ortamda Kandil’i vurmak çözüm olabilir mi? Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=78547 Şener Eruygur: PKK terör örgütüne karşı artık ulusal onuru kurtarıcı, yeni, değişik, aktif bir politika izlenmesi gereği yüksek sesle ifade edilen toplumsal bir istek haline gelmiştir. ABD’nin egemen olduğu bir bölgeden Türkiye’nin yaşam hakkına olan saldırılar ve ortada dolaşan harita örneğindeki gibi düşmanca tutumlar, işbirliğini ağırdan alan, inandırıcılığını yitirmiş hareketler Türk ulusunu derinden yaralamakta, halkımızın Amerika’ya karşı duygularını olumsuz yönde etkilemektedir. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=78547 Ancak sorun bununla bitmemektedir. Bölücülüğe karşı mücadele devletimizin tüm gücünü bütün unsurlarıyla eşgüdüm halinde kullanılması, teşhis ve önerilerde zikzaklar çizmemesi gerekmektedir. Mevcut hataların yapılmasına devam edilirse, tüm riskleri göze alarak girişilecek bir sınır ötesi harekattan beklenen sonuç alınamayacak, etkileri de sınırlı olacaktır. Ulusun gücü kullanılmalı Teröre karşı mücadelede tek başına askeri önlemlerle başarılı olunamaz. Devletin tüm güçlerini özgüvenle kullanmak gerekir. Güvenlik ulusal bir sorundur, ancak ulusun tüm gücünün kullanılmasıyla çözülebilir. ABD Büyükelçisi Ross Wilson’un Türkiye’nin PKK’ya karşı sınır ötesi harekat yapmasına karşı çıkan sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Şener Eruygur: Büyükelçinin sözleri ABD’nin ikili ve Türkiye – Irak ilişkileri ile ilgili olarak durumunda bir değişiklik olmadığını gösteriyor. Ross Wilson, Kuzey Irak’a müdehaleye karşı olduğunu söylerken, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sean Mc Cormack da, Türkiye’nin sorunu ABD ve Irak hükümetiyle bir araya gelerek çözmesini önerdi. 1 Mart tezkeresi öncesinde de ABD’nin tutumu aynıydı. Sorun Türkiye’nin ABD’nin tutumunu algılama tarzından, yani niyetinin net olarak görülmemesinden kaynaklanıyor. Türkiye’nin başlangıçtan itibaren kendi bütünlüğünü doğrudan etkileyecek, iradesini hiçe sayacak gelişmelere seyirci kalmayacağını çok açık belirmesi, kararlılığını göstermesi gerekirdi. 1 Mart tezkeresi ABD ile ilişkilerde 1 Mart tezkeresinin reddi dönüm noktası oldu. Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, “Geçmeyen tezkerenin uzun vadede Türkiye’yi ABD ile karşı karşıya getirebileceğini” söylemişti. Çuval geçirmeyi de sayarsak 3 yılda neredeyse ABD ile çatışacak noktaya geldik. Kırmızı çizgiler kayboldu.. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=78547 Şener Eruygur: Sayın Genel Kurmay Başkanı’nın değerlendirmeleri ve önceden hazırlanan Mutabakat Belgesi doğrultusunda bir tutum takınması halinde olayların farklı gelişebileceği konusunda yorum yapmak istemem. Böyle bir tartışmanın pratikte bir yararı olacağını sanmıyorum. Irak savaşı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde aldığı bir karardır. Önemli olan, Türkiye’nin yaşamsal çıkarı olan Kuzey Irak’ta bağımsız veya bu anlamdaki bir Kürt devletini kurdurması ve ulusal bütünlüğünü koruma konusundaki kararlılığını açıkça göstermesi ve bu doğrultuda inandırıcı bir politika izlemesidir. Bu kararlılığı gösteren ABD, kendi çıkarlarını korumak üzere göreceli olarak farklı seçenekleri geliştirecek ve Türkiye’nin çıkarlarını bugün olduğu gibi görmezlikten gelemeyecekti. Koşulsuz itaat ve aşırı kaygılar Atatürkçü dış politika anlayışına uymamaktadır. Önce girmeliydik 1 Mart tezkeresine dönersek siz o zaman Jandarma Genel Komutanı ve MGK üyesiydiniz. Meclis’teki oylama öncesi kulislerde ‘Asker Rahatsız’ bilgisi yansıdı. Bu kaygıları gidermek üzere Dışişleri Bakanlığı ABD ile “Memorandum of Understanding” (MOU) olarak adlandırılan bir ‘mutabakat belgesi’ hazırladı. Buna göre Kuzey Irak’a girecek olan Türkiye’nin PKK’ya karşı harekat serbestisi olacaktı. Musul-Kerkük’ün çevresinde ABD yeşil hat oluşturacaktı. Tezkere’nin reddi hatamıydı? Şener Eruygur: Müdahale edersek, “Kuzey Irak’ın kontrolü daha iyi sağlanır” düşüncesi vardı. Başka bir görüşte “Savaşın dışında kalmalıyız” şeklinde idi. Doğrusu, her iki halde de sıkıntı doğacaktı. Esas mesele savaştan öncesinde bu kararı alabilmekti. ABD gelmeden kuzey Irak’a girmek… Şener Eruygur: Evet. Ecevit hükümeti döneminde bazı düşünceler olduğunu duyuyorduk. ABD’ye ve öteki ülkelere şunu anlatabilmeliydik: “Bize sıkıntı verecek bir oluşuma engel oluruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve bütünlüğünü korumak için ne gerekirse yaparız.” Bence ülke olarak yaptığımız hata burada: Türkiye politikasını ve inandırma gücünü kaybetti zamanla. Kırmızı çizgilerimiz benzer durum nedeni ile erozyona uğradı. Bölücüler Kullanılıyor Bugünde sıkıntılı bir tablo var? PKK’ya yönelik harekat yapılmalı mı, yapılmamalı mı?ABD, PKK’ya karşı operasyonu niye engellemeye çalışıyor?Irak’lı Kürtler Bush yönetiminin Ortadoğu’daki stratejik ortağı haline geldi. Şener Eruygur: Esas sorun şu ABD, Türkiye ile olan ilişkilerinde açık, net değil, güven vermiyor. PKK söylemlerine bakın. “Irak’la işbirliği yapın, icazet alın” diyor. Kuzey Irak’taki statü bozulmasın istiyor. ABD’nin dış politikasından Irak’lı Kürtler ve Türkiye’deki bölücüler belirli bir amaçla sınırlı bir ölçüde kullanılabilir. ABD için önemli olan enerji yollarının güvenliğidir. Ortalıkta dolaşan ‘Kürdistan’ haritası da bu bağlamda değerlendirilmeli. Bin yıllık ortak tarihi göstermelik, aldatıcı amaçlar uğruna danışmanlık zeminine kaydırmak çıkar çatışmalarından yarar ummak, egemenlerin bilinen politikalarını yansıtmaktadır. Bir yandan ‘stratejik vizyon belgesi’ imzalayıp bu tür haritalar ortaya atmak dostluğa da sığmaz. Böyle şeyler ortaya çıktığına yalanlanmıyorda. Güneydoğu Anadolu insanının özverili insanlarıyla birlikte bu oyunları bozmak, halkımıza hainlerin gerçek yüzünü göstermek zorundayız. Ilımlı İslam AKP iktidarının Suriye ve İran’la ilişkileri, Hamas ile sürdürdüğü diyalog, Türk-ABD ilişkilerini nasıl etkiliyor? ‘Ilımlı İslam’ projesi bugünkü Ortadoğu koşullarında sürdürülebilir olmaktan çıkmadı mı? Şener Eruygur: Türkiye’nin komşularıyla ilişkiler kurması geleneksel “Yurtta Barış, Dünyada Barış” anlayışının yansımasıdır. Ancak 1500 yıllık inanç sisteminin Amerikan vari bir anlayışa göre tanımlamaya çalışan ‘Ilımlı İslam’ gibi görüşler, yabancıların amaçlarına yönelik içinde tuzaklar saklayan düşünce denemeleridir. Türkiye’nin sorunları laik devlet anlayışı içinde çözülebilir. Bizim ‘Ilımlı İslam’ diye bir sorunumuz olabilir mi? Laiklik sorunumuz olur. ABD’nin Türkiye’ye bakışındaki değişiklikte, 1 Mart öncesine dayalı stratejilerde sözkonusu mu? Şener Eruygur: Varşova Paktı’nın dağılmasından sonra Türkiye’nin coğrafi konumuyla ilgili değerlendirme tarzları değişti. ABD’nin çıkarlarıyla Türkiye’nin Ulusal Politikası eskisi gibi örtüşmüyor. Artık stratejik ortak olamayız. ABD’nin sorunu, enerji bölgelerini kontrol altında tutmak, bizim sorunumuz bağımsızlığımızı korumaktır. 1 Mart tezkeresi Meclis’ten geçse ABD ile Kuzey Irak’a girilseydi de durum değişmez miydi? Şener Eruygur: Değişmezdi. Kesin inancım şudur: Biz bir yanağımıza vurulan tokata ikinci yanağımızı uzatmak suretiyle teşne olmayı sürdürdükçe bu sıkıntılardan kurtulamayız. Ağustos Şurası Ağustos şurası öncesinde Özkök’ten sonra Genelkurmay Başkanlığına atanması beklenen Orgeneral Yaşar Büyükanıt’la ilgili spekülasyonları nasıl yorumluyorsunuz? Çankaya’ya aday olması halinde Erdoğan’ın ‘önünün kesilmesi’, orduyla bağlantılı bazı senaryolar ortaya atılıyor. Şener Eruygur: Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) yerleşmiş geleneklerini bozmaya, TSK’yı siyasallaştırmaya yönelik çabaların devletimizin çıkarına olmayacağı açıktır. Bu nedenle bu sorunuzla ilgili yorum yapmayı uygun bulmuyorum. TSK’yı yıpratmaya yönelik hareketlerin perde arkasında Türkiye’nin ve Türk ulusunun düşmanları bulunmaktadır. Siyaset bizim işimiz değil 2007 seçim yılı. Ordu’dan ayrıldıktan sonra bir sivil toplum kuruluşunun başına geçip Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) başkanı oldunuz. Hedefiniz derneğin üye sayısını 5 milyona çıkarmak. Siyasi bir yapılanma söz konusu olacak mı? Şener Eruygur: Bu hedefi 2007 yılındaki siyasi hareketlilik içinde yorumlamak bizim dışımızda bir yaklaşımdadır. 5 milyon üyeye sahip olmak Atatürk’e hayranlık derecesinde bağlı olan bir ülke için mütevazi bir hedeftir. Sevr’den söz ediyorsunuz ulusalcı bir cephe mi öneriyorsunuz? ADD’nin amacı Atatürkçü Düşünce’yi egemen kılmaktır. Siyaset bizim işimiz değil, bu görev siyasal partilerimize düşüyor. Biz 3. dünyacı değiliz ABD’ye karşı güvensizliğin arttığı bir dönemde, AB üyelik süreci Türkiye’de demokrasinin sigortası olamaz mı? “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” denilmesi ne kadar gerçekçi? Şener Eruygur: Hayır. Ben hiçbir zaman o sözü etmedim. Biz Türkiye’yi parçalamak isteyenlerle yan yana gelemeyiz. Dünyada değişim rüzgarları esiyor, tek rüzgar ‘neocon’ların rüzgarı değil ki! Paşaların bugün geldikleri ‘ulusalcı’ çizgi, 1970’lerin ‘Bağımsız Türkiye’ sloganlarını çağırıştırıyor. Şener Eruygur: 21.yüzyılın başında “kapılarımızı kapatalım, 3. dünya ülkesi olalım” demiyoruz. Bunu ulusalcılığın gereği saymayı da şiddetle reddediyoruz. Dayatmalar endişe yaratıyor DEVAMI ALTTA |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #48115 Yer: .
Mesaj sayısı: 1,909
Karma etkisi: 1261
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 125374
|
AB sürecinde, ‘bölecekler, parçalayacaklar’ diye ortaya çıkan ‘kızılelmacılar’ da radikal islamcılar gibi batıya güvenmiyor. Demokrasiden vazgeçmeyi savunanlar bile var.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=78547 Şener Eruygur: “Kıbrıs’ta limanları açın”, “Güneydoğu’da şunları yapın yoksa AB’ye almam” diye dayatmalar yapıldıkça mecburen bir endişe oluşuyor. “Güvenlik anlayışımız değişsin, sınırlar şuradan geçsin, sorun olmaz” deniyorsa, buna taraf olmayanlar açıkça söylemelidir. “Azıcık anayasayı değiştirsek bir şey olmaz”, “Laiklikten biraz taviz vermekle bir şey olmaz” diye diye bugünlere geldik. Şimdi deniz bitti! Yeniden kendimize gelme zamanı. Bunu da siyasi partiler yapacak. Biz de üzerimize düşeni yerine getireceğiz. Çözüm demokrasidedir. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: May 2005
Üye numarası: #21338 Yer: Ölümle Doğum Arasındaki O Bilinmeyen Yerden
Mesaj sayısı: 1,442
Karma etkisi: 93
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 8533
|
Benim şahsi fikrim ortaklıktan ziyade danışmanlık gibi bi şey olabiliriz stratejik konuda.
Çünkü bi yumruk atıyo sonra okşuyo.Genelde hep böyle olmuştur bu düzmediği eşeğe yem vermez |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #48115 Yer: .
Mesaj sayısı: 1,909
Karma etkisi: 1261
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 125374
|
o bile olamayız kuyumuzu kazmaya çalışıolar bence
|
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
