Ağız ve Diş Sağlığı Hakkında Bilgiler, Merak EdilenlerLütfen Yorum Yazmayınız. ßilgi Edinmek İçin Kullanınız (!) Ağız Kokusu Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur; hatta evlilikleri bile etkileyebilir. SEBEPLERİ: Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları
Konu s3z3r tarafından açılmış, 1161 kişi tarafından görüntülenip, 6 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
Ağız ve Diş Sağlığı Hakkında Bilgiler, Merak Edilenler konusundaki toplam yorum: 6, okunma sayısı: 1161. |
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2005
Üye numarası: #32575 Yer: тøкαт / istanßuL
Mesaj sayısı: 2,755
Karma etkisi: 9563
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 955424
|
Lütfen Yorum Yazmayınız. ßilgi Edinmek İçin Kullanınız (!)
Ağız Kokusu Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur; hatta evlilikleri bile etkileyebilir. SEBEPLERİ: Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Ölü ve ölmek üzere olan bakteriler sülfür bileşikleri açığa çıkarır. Bakteri tabakaları ve yiyecek artıkları dilin arka tarafında birikir. Dilin yüzeyi oldukça pürüzlü bir yapıdadır ve bakterilerin yaşamasına elverişli bir özelliğe sahiptir. Büyük miktarda sülfür bileşikleri de bu alanlarda birikir. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=228079 Eğer diş yüzeyi temizlenmezse kısa sürede bakterilerin yaşamasına elverişli bir hal alır. İleri derecede dişeti rahatsızlığına sahip olanlarda kişinin kendi başına temizleyebilmesi pek mümkün olmayan, ulaşılamayan alanlar vardır. derin dişeti cepleri gibi böyle alanlar da kötü kokuya sebep olur. Şanslıyız ki ağız boşluğundan kaynaklanan kötü kokuların tedavisi kısa sürede sonuç vermektedir ve problem halledilebilmektedir. TEDAVİ YÖNTEMLERİ (Ağız boşluğu kaynaklılarda) Diş problemleriyle diğer patolojik nedenlerin tedavisini yapın. Tam bir ağız muayenesi yaptırın. Koku testleri uygulanabilir ki bu testlerle uçucu sülfür gazları ve halitosis hastalığının boyutları tespit edilir. İleri dişeti hastalıkları ve/veya diş çürükleri tedavi edilmelidir. Ağız enfeksiyonları yok edilmeli gömük, sorunlu dişler çekilmelidir. İyi bir ağız hijyenine özen gösterilmeli. Dişlerin tüm yüzleri ve dil sırtı temiz tutulmalıdır. ağız enfeksiyonları tedavi edildikten sonra gargaralar ve diş macunları da yardımcı olabilir. Ağız kuruluğuna mani olmak için gün boyu su için. Tükürük salgısını hareketlendirin: bakteri oluşumunu önlemek için ağzın oksijenlenmesine yardımcı olur. Şekersiz sakız çiğnemek bunun en kolay yoludur. Bu arada mentollü pastillere dikkat! Kokuyu giderir gibi görünse de kuruluğa neden olur. Su içeriği bol olan sebze (domates, kereviz, pırasa) ve meyveler (elma muhteşem bir ilaçtır) tüketin. Yiyeceklerinizin üzerine maydanoz doğrayın. Eczanelerde satılan maydanoz yağı bazlı kapsüller alın. Sarımsak, soğan ve baharattan kaçının (ya da, sarımsak ve soğanı pişirerek yemeyi tercih edin). Çoğunlukla kötü sindirildiklerinden süt ürünleri de bu probleme neden olabilir. Dilinizin üzerinde biriken bakterileri temizlemek için bir dil raspası kullanın veya fırçalama sırasında dilinizi temizleyin. Kahve taneleri çiğneyin, portakal veya limon kabuğu emin. Alkol ve sigarayı bırakın. Kötü ağız kokusundan şikayet edenler bu konunun üzerine gitmelidir. çünkü basit bir müdahale ile bu probleminizden tamamen kurtulmanız mümkün olabilir. Eğer ağız ve dişlerinize yapılan müdahaleden sonra hala ağız kokusundan şikayetçi iseniz diğer sebepleri de araştırmak gerekecektir. AĞIZ KOKUSUNUN DİĞER SEBEPLERİ: Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar Şeker hastalığı (Diyabet) (aseton kokusu) Böbrek yetmezliği (balık kokusu gibi) Karaciğer yetmezliği Metabolizma bozuklukları (teşhisi zor olabilir, zaman zaman ortaya çıkan kötü bir balık kokusu) Açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olmak (Sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve protein çözünmeye başlar, bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak yansır) |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2005
Üye numarası: #32575 Yer: тøкαт / istanßuL
Mesaj sayısı: 2,755
Karma etkisi: 9563
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 955424
|
Çocuğunuzun Diş Sağlığını Korumak İçin
Süt dişleri normal dişlere oranla daha fazla organik madde içerirler. Bu nedenle sürekli dişlere oranla daha kolay çürürler. Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Onları ağız bakımına özendirmek için, anne ve babaların dişlerini günde en az iki kere, onların göreceği şekilde fırçalamalarında fayda vardır. Çocuklar büyüklere nazaran daha sık şekerli yiyecekler tüketirler. Şeker çocukların hem zeka hem de vücut gelişiminde rol oynayan önemli bir üründür ve tüketimini tamamen engellemek pratikte imkansızdır. Ancak dişler üzerine olan zararlı etkilerini en aza indirgemek için, çocuklara şekeri yemek aralarında değil, mümkünse yemeklerden hemen sonra vermelidir. Özellikle kaçınılması gereken şey, emzik ya da biberonu şeker, bal ve reçel gıdalara batırarak çocuklara vermeniz ve bunu alışkanlık haline getirmenizdir. Yine geceleri uyku arasında verilen şekerli süt, meyve suyu, şerbet gibi gıdalar çürük oluşturabilecek etmenlerin başında gelir. Çocuklar çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti, hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar.Kendileri olayı ancak dayanılamayacak kadarf ağrı olması durumunda farkederler ki, bu durumda çok geç kalınmış olabilir. Çürük oluşumu engellenebilir mi ? Çürük oluşumunu tamamen engelleyebilecek aşı ya da ilaç henüz geliştirilemedi. Ancak çürük sayısını azaltmaya yönelik bazı malzemeler günümğzde kullanılmaktadır. Bunlardan birisi, fissur örtücü (fissure sealant) dediğimiz malzemedir. Diş çürükleri genellikle azı ve küçük azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerinde bulunan ve 'Fissür' adı verilen oluklarda başlar.(Resim 1) Fissür örtücü çok ince yapısı ile oluğun üzerini kapatıp o bölgenin mikrop, yemek artığı vs gibi dış etmenlerden korunmasına, dolayısı ile bu bölgeden çürük başlamasına engel olur. Oldukça başarılı olan bu metod maalesef 2 diş arasında başlayan çürüklere etkili değildir. Fissür örtücü genellikle 6 yaşından itibaren çıkan, kalıcı azı ve küçük azı dişlerine uygulanır. Fissür örtücü uygulanırken dikkat edilecek bir başka nokta ise ilgili dişte çürük ya da dolgu bulunmasıdır. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=228079 Çürüğü engellemenin başka yolu var mıdır ? Evet. Flourür dişlerin çürüğe karşı direncini arttıran bir maddedir. Modern eğilim, dişlere yüzeysel florür tatbiki ile direnç kazandırılmasıdır. Bu işlem hasta için oldukça zahmetsiz ve basit olmasına rağmen çürük oranını düşürmek açısından oldukça başarılıdır. Özellikle fissür örtücü ve yüzeysel flourürün birlikte uygulanmasının, çürüğü engellemede en iyi sonucu verdiğine dair araştırmalar vardır. Ayrıca çocuğunuz dişlerini kendisi fırçalayacak yaşa gelinceye kadar temiz bir gazlı bez ile dişlerinin üstündeki birikintiler temizlenmelidir. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=228079 Unutmayın ki çürük oluşumunu engellemeye yönelik koruyucu hekimlik en kolay, en ucuz ve en sağlıklı tedavi şeklidir. Çürük oluşumunu engellemek için çocuğuma flour tableti vermeli miyim ? Tablet şeklinde sistemik flour uygulaması pek çok değişken gözönüne alınarak yapılmalıdır. Vücuda aşırı dozda flourür alımı da zararlı olabileceğinden, ve alınan flourür alımı da zararlı olabileceğinden, ce alınan flourür miktarının kontrolü güç olduğundan, günümğzde tablet şeklinde flourür alımı yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır. (daha fazla bilgi için lütfen diş hekiminizle görüşünüz.) Çocuğumun süt dişlerindeki çürükler tedavi edilmeli mi nasıl olsa düşecek ? Süt dişlerinin bakımı en az sürekli dişler kadar önemlidir.Çürük süt dişleri çocuğunuza ağrının yanısıra, çiğneme zorluğu ve çirkin görüntü de verir. BU durum çocuğun sadece beslenme düzenini bozmaz aynı zamanda arkadaşları arasında alay konusu olmasına da neden olabilir. Bunun dişında çürüğün aşırı ilerlemesi diş kökü ucunda iltihaba yol açabilir. Bu iltihap, çocuğun genel sağlığının bozulmasına neden olabileceği gibi süt dişi kökü altında bulunan sürekli dişe de zarar verebilir. Ayrıca çürük nedeniyle erken yaşta çekilen dişler sürekli dişlerin çarpık çıkmasına ve ileride ortodontik tedaviye gereksinim duyulmasına neden olabilir. Çocuğum boks, judo güreş, buz pateni gibi kontakt sporlarını aktif olarak yapıyor. Diş sağlığını korumak için bir şey yapılabilir mi ? Evet. Bu tip spor yapan çocuk ve yetişkinler kendi ağızlarına uygun hazırlanmış, yumuşak yapılı bir darbe koruyucudan faydalanabilirler. Unutmayın ki bu tip sporları yapan kişilerin dişlerin zedelenmesine neden olabilecek şiddette bir darbe alması olasılığı her an vardır ve küçük yaşta hasar gören bir dişin tedavisi hasta için çok zahmetlidir. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2005
Üye numarası: #32575 Yer: тøкαт / istanßuL
Mesaj sayısı: 2,755
Karma etkisi: 9563
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 955424
|
Diş Eti Hastalıkları
Dişeti iltihabı (piyore) nedir? Periodontitis ya da halk arasında bilinen adı ile 'piyore' dişleri saran kemik ve dişeti dokularinin iltihabıdır. Dişler ağız içinde görebildiğimiz kron kısmı ve çene içine gömülmüş 'kök'ten oluşmuştur. Kökler kemik için de ince lifler yardımı ile tutunmaktadır. Bunun yanında çene kemiğinin iç yüzünü saran pembe dişeti'de dişin boyun kısmına yapışır. Dişeti iltihabı sadece gözle görülen dişetini değil, kemik dokuyu da etkileyeceğinden kontrol altına alınmayan bir dişeti rahatsizlıgı sonuçta çürüksüz dişlerin sallanmasına ve çekilmesine neden olacaktır. Dişeti iltihabı nasıl baslar? 'Dental plak' da denilen mikrop tabakasının dişler üzerinde birikmesine izin verilirse bu tabaka içinde yaşayan bakteriler tarafından üretilen zararlı maddeler dişetlerinde iltihaba yol açar. Dişeti hastalığının bu erken dönemine 'gingivitis' denir. Gingivitis aşamasi Resim 1'de görüldüğü gibi hafif kızarıklıkla kendini belli edebileceği gibi görüntü olarak daha hafifte olabilir. Dental plak nedir? 'Dental plak' dişler üzerinde düzenli olarak biriken mikrop tabakasıdır. Bu tabaka istenmeyen 2 şeyi oluşturur. Diş çürüğü Dişeti hastalığı Dental plak yumuşak ve renksizdir. Bu nedenle belli bir kalınlığa ulaşmadan görülemez. Yoğun olarak dişlerin araları ve dişeti-diş sınırında birikir. Bu tabakanın oluşumu engellenemez, ancak hergün düzenli dikkatli ve yeterli diş fırçalamak ile diş ve dişetlerine zarar verecek miktarda birikmesi önlenir. Diş araları gibi fırçanın ulaşamadığı bölgelerdeki plak, diş ipi ile temizlenir. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=228079 Sağlıklı dişeti nasıl görünür? Saglıklı dişeti pembe ve dişleri sıkıca sarar durumdadır. Dişeti hastalıklarına sık rastlanılır mı? Evet diş çürüğünden daha sık. Neredeyse tüm erişkinler bir dereceye kadar bu hastalıktan etkilenir ve birçok vak'a da hiç çürüğü olmayan dişler sadece sallandıkları için çekilirler. İltihaplı dişeti'nin görünümü nasıldır? İltihaplı dişeti kırmızı ve / veya sis görünümündedir. Fırçalarken kanayabilir. Dişeti iltihabının belirtileri nelerdir? Dişeti rahatsızlıkları bazen fark edilemeden çok ilerlemiş olabilir. Bununla birlikte aşağıdaki belirtilerin bir ya da birkaçının birarada gözlenmesi dişeti rahatsızlığı olasılığını akla getirmektedir. Ağiz kokusu Kırmızı ve sis dişetleri Ağızda tat bozukluğu Dişetlerinin çekilerek diş kökünün açığa çıkması Sallanan dişler Zamanla eğilen ya da çarpıklaşan dişler Dişeti kanaması (diş fırçalarken ya da kendiliğinden) |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2005
Üye numarası: #32575 Yer: тøкαт / istanßuL
Mesaj sayısı: 2,755
Karma etkisi: 9563
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 955424
|
Dişeti iltihabı tedavi edilir mi?
Evet. Ancak tedavi iltihabın ne derece ilerlediğine bağlıdır. Sadece 'gingivitis' safhasında yapılan tedavi yüksek başarı sağlar. Tedavi süresince, diş hekiminiz dişlerinizi diş taşından arındırıp diş fırçalama tekniğinizi en iyi hale getirecektir. Bundan sonraki sorumluluk size düşmektedir. Usulüne uygun yaptığınız temizlik, dişetlerini, pembe ve sağlıklı görüntüsüne kavuşturacaktır. Ancak tedavi'ye en kısa sürede başlanması şarttır. Ağızdaki tüm dişler iltihaptan eşit olarak etkilenir mi? Hayır. Temiz tutulabilen dişlerin etrafında dişeti rahatsızlığı görülmez. Hastalık, genellikle temizlenmesi zor olan arka dişler ve diş aralarında gözlenir. Dişeti iltihabı nasıl yayılır? Zaman içinde diş yüzeyine tutunan dental plak dişeti seviyesinin altına uzanır ve iltihabı olayı yayar. Bu durum genellikle çok yavaş ilerler ve dişe destek olan kemiğin harabiyeti ile birlikte diş ile dişeti arasında, normalde çok sığ olması (1-2 mm.) gereken bir boşluk oluşumuna neden olur. Bu 'periodontal cep' İltihabın yayılması ile daha da derinleşir. İşte 'periodontitis' dişeti hastalıgının bu dönemine verilen addır. Yıkıma uğrayan kemik miktarı arttıkça dişler artan oranda sallanmaya başlar. Dişeti ceplerinin derinleşmesi çogu zaman beraberinde dişeti apselerinin oluşumuna neden olur. Bazı durumlarda da kemiğin erimesini takiben dişeti çekilir ve kökler görünecek şekilde ortaya çıkar. İltihabın bu derece ilerlemesi genelde ağrısız oldugu için hasta, olayın farkında olmayabilir. İlerlemiş diseti hastalığı (periodontitis) tedavisi nasil yapilir? Tedavi size uygun diş firçalama ve dişipi kullanma tekniklerinin öğretilmesi ile başlar. Daha sonra ki basamak ise doktorunuz tarafından dişleriniz üzerindeki diştaşı ve 'dental plak'ın temizlenmesidir. Bu işlem genellikle birkaç randevu gerektirir. Tedaviniz bittikten sonra, üzerinize düşen diş ve ağız temizliğini yaparsanız dişetlerindeki kırmızılık ve sisliğin ortadan kalktıgını ve sallanan dişlerinizin çene kemiğinize daha iyi tutundugunu izleyebilirsiniz. Bazı ileri durumlarda ameliyat olmanız doktorunuz tarafından önerilebilir. Böyle bir öneri ile karşılaştıysanız detaylı bilgi almak için lütfen dişeti uzmanımız ile görüşünüz. Dişeti ameliyatından sonra neler beklemeliyim? Dişeti ameliyatları ve diştaşı temizliği işleminden sonra dişeti iyileşmesinin doğal sonucu olarak dişetleri bir miktar küçülürler. İşte bu nedenle bazi vak'alarda dişler uzamış gibi görünür. Tedavi öncesi hastalık ne kadar ileri ise bu küçülme miktarı o kadar fazladır. Bu durum hastaları sadece estetik olarak değil sıcak-soğuk hassasiyeti şeklinde de rahatsız eder. Bu hassasiyet zamanla kendiliğinden azalabileceği gibi yüksek flourür içeren diş macunlarının kullanılması ile de ortadan kaldırılabılır. Dişeti ameliyatlarından sonra dişler eskisine göre daha fazla sallanma gösterebilirler ancak bu 2-3 ay içinde tamamen ortadan kalkar. Dişeti hastalığının tek sebebi 'dental plak' mıdır? Hem evet, hem hayır. Bazi insanlarin vücut savunma mekanızması çok gelişmiştir ve dişlerini fırçalamasalar bile çok ciddi boyutta dişeti rahatsızlığına yakalanmazlar. Bazıları ise diğer her yönden çok saglıklı olsalar bile, dişeti rahatsızlığına karsı dirençleri düşüktür ve ancak çok iyi bir ağız temizliği alıskanlığı ile hastalığa karşı koyabilirler. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=228079 Dişlerimi düzenli fırçalamama rağmen neden dişeti hastalığına yakalandim? Büyük olasılıkla fırçalamayı tam ve etkin olarak yerine getiremiyorsunuz. Çoğumuz dişler ile dişetlerinin birleştigi bölgeyi tam anlamıyla temizlemenin ne kadar zor oldugunu bilmeyiz. Bu nedenle belki de fırçalama tekniğiniz ve sürenizin bir uzman yardımı ile düzeltilmeye ihtiyacı vardır. Ayrıca diş fırçasının kıllarının dişler arasına giremeyeceği, buraların ancak diş ipi ile temizlenebileceğini hatırlamalısınız. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=228079 Tartar ile plak aynı şey midir? Hayır. Tartar ya da bilimsel adı ile kalkülüs dental plagin değişik bir şeklidir. Tartar, tükürük içinde bulunan kalsiyum'un dental plak ile birleşip, sertleşerek dişler üzerine yapısması halidir. Tartar en sık alt ön dişlerin arka yüzeyinde birikir. Bir kez oluşması halinde tartar ancak diş hekimi ya da dişeti hastalıkları uzmanı (periodontolog) tarafından temizlenebilir. Anti-tartar özelliği olan dişmacunlari olusmuş tartarı ortadan kaldıramaz. Bir kalınlığa ulaşmadan görülemez. Yoğun olarak dişlerin araları ve dişeti-diş sınırında birikir. Bu tabakanın oluşumu engellenemez, ancak hergün düzenli, dikkatli ve yeterli diş fırçalamak ile diş ve dişetlerine zarar verecek miktarda birikmesi önlenir. Diş araları gibi fırçanın ulaşamadığı bölgelerdeki plak, diş ipi ile temizlenir. UNUTMAYIN ! KENDİ DİŞ VE DİŞETİ SAĞLIĞINIZI KORUMAK, DİŞ HEKİMİNİZİN OLDUĞU KADAR SİZİN DE SORUMLULUĞUNUZDUR. LÜTFEN MUCİZE BEKLEMEYİN. DİŞETİ HASTALIKLARI UZMANI DOKTORUNUZ TARAFINDAN UYGULANAN DİŞETİ TEDAVİSİNDEN SONRA, DİŞETİ VE DESTEK DOKULARINIZIN SAĞLIĞI, ANCAK SİZİN AĞIZ BAKIMINA GÖSTERDİĞİNİZ İLGİ ÖLÇÜSÜNDE BAŞARILI OLABİLİR. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2005
Üye numarası: #32575 Yer: тøкαт / istanßuL
Mesaj sayısı: 2,755
Karma etkisi: 9563
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 955424
|
Çarpık Dişleri Düzeltme
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=228079 DÜZGÜN DİŞLER İÇİN ORTODONTİK TEDAVİ İnsanın içini ısıtan güzel bir gülüşün sırrı dişlerde saklıdır. Bunun önemini bilen pekçok kişi dişlerindeki bozuklukları düzeltmede protetik yaklaşımlara başvurmaktadır. oysa doğal dişlerinizi koruyarak da güzel bir gülüşe sahip olabilirsiniz. Diş hekimliğinin son yıllarda geliştirdiği yöntemler sayesinde inci gibi dişler sizi bekliyor. Diş hekimliğinin bir uzmanlık dalı olan ortodonti, diş, çene ve yüz kompleksini normal yapı ve gelişim, anomaliler ve anomalilerin tedavisi yönünden ele alan bilim dalıdır. Önceleri estetik amaçla işe başlanmış zaman içerisinde sınırları genişletilip, bugünkü konumuna ulaşılmıştır. Günümüzde ortodontinin hitab ettiği kitle oldukça genişlemiş ve uygulama alanı da aynı oranda artmıştır. Son yıllarda yapılan araştırmaların sonuçlarına göre tüm dünyada koruyucu diş hekimliğinin önem kazanması, daha bilinçli bir kitle yaratmış ve diş çürüğü vakalarında gözle görülür bir azalma meydana gelmiştir, buna bağlı olarak da katılım, gelişim yetersizlikleri, çeşitli yanlış alışkanlıklar (parmak emme, uzun süre yalancı meme ve biberon kullanma, dudak ısırma) gibi faktörler sebebiyle oluşan rahatsızlıklar sonucu ortodontiye duyulan ilgi de artmıştır. Süt dişlenme dönemi olarak adlandırılan okul öncesi yıllarda parmak emme, dudak yeme, ağıza yabancı cisim sokma gibi alışkanlıklara bağlı olarak ortaya çıkan sorunların mümkün olduğu kadar azaltılmasına yönelik uygulamalardır. Bu alışkanlıklar süt dişlenme döneminde ortadan kaldırılırsa iskelet yapıda kalıcı bir bozukluk oluşmadan iyileşme sağlanır. Bunun içinde birtakım ağız içi veya ağız dışı aygıtlardan yararlanılır. Karışık dişlenme dönemidir. Bu dönem ilkokul çağı çocuklarını kapsar, ağızda hem daimi hem de süt dişlerinin bulunduğu dönemdir. bu dönemde zamanından önce veya sonra süt dişlerinin kaybedilmesi alttan gelen daimi dişlere rehberlik edememesi sonucunda birtakım çene içinde yer darlığı problemleri oluşabilir. Oluşan çapraşıklığın giderilmesi ortodontinin ilgi alanına girer. Yine bu dönemde başlayıp ergenlik çağının sonuna kadar devam eden çeneler arası uyumsuzlukların giderilmesi de ortodontinin konusudur. Daimi dişlenme döneminde diş dizlerindeki bozukluklar diş çekimi yapılarak veya yapılmadan sabit veya hareketli aygıtlarla düzeltilebilir. Diş eti hastalıklarına bağlı olarak meydana gelen diş düzensizlikleri veya diş kaybına bağlı olarak meydana gelen düzensizliklerin tedavileri de ortodontinin konusudur. YAŞ SORUN MUDUR ? Dişsel düzeltmelerde yaş sorun değildir. Hasta kaç yaşında olursa olsun tedavi mümkündür. Eğer bireyin kemik yapısında bir düzensizlik söz konusu ise (iskeletsel) yaş önemlidir. Bu durumda fonksiyonel tedaviye gereksinim vardır ki bu tedavi de ergenlik çağına kadar olan sürede yapılır. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2005
Üye numarası: #32575 Yer: тøкαт / istanßuL
Mesaj sayısı: 2,755
Karma etkisi: 9563
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 955424
|
Diş Beyazlatma
Ağartma dişlerin yapısında bulunan boya ve renklenmeleri uzaklaştırma işlemidir. Bu işlem peroksit içeren özel ilaçlar ile yapılmaktadır. 2 değişik ağartma yöntemi vardır. Bunlardan ilki ev ağartması denilen yöntemdir ki anahatları aşağıda belirtilmiştir: Hekimin ağızdan ölçü alıp, dişlerinizin üzerine takabileceğiniz ince lastik kalıpları hazırlatması Hastanın kendisi için hazırlanmış özel kalibın içerisine ilaç yerleştirerek bu kalıbı ağartılacak dişlerin üstüne günde en az 6-8 saat takması (tercihen uykuda) Tedavinin ortalama 1-4 hafta içinde sonlandırılması İkinci yöntem ise muayenehane'de hekim tarafından yapılan ağartmadır ki aşağıdaki şekilde uygulanır: Ağartıcı ilaç bu işlem hakkında deneyimi olan bir hekim tarafından diş üzerine yerleştirilir. İlgili dişin üzerine beyaz renkli dolgu yapılırken kullanılan ışık kaynağı (çogu hasta bunun lazer cihazı olduğunu zanneder) belli bir süre tutulur. İlaç yıkanır yıkanmaz dişin renginin ağarmıs oldugu görülür. Her iki yöntemde etkin olmasına rağmen tercih, renklenmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istenmesine ve tabii ki bu işlem için hastanın ayırabileceği tedavi ücretine bağlıdır. Bazı insanların dişleri neden daha koyu sarı ya da gri renklidir? Bu durum dişin yapısından ileri gelebileceği gibi diş etkenlerin boyaması ile, gelişim çağında alınan antibiyotik ya da florür nedeni ile, yaşlılıkla, dişe gelen bir darbe nedeni ile de olabilir. Herkes diş rengini beyazlatabilir mi? Neredeyse herkes bu ağartma tedavisinden faydalanabilir. Ancak yaklaşik %10 gibi bir hasta grubunda başarı elde edilemeyebilir. Bu nedenle ağartma hizmeti veren bir diş hekiminin fikrini almak gerekir. Ağartma tedavisi zararsız mıdır? Evde uygulanan ağartma tedavisinde, %10 konsantrasyona sahip 'karbamid peroksit' in hiçbir kalıcı zarara yol açmadığı degişik çalışmalarla kanıtlanmıştır. Ancak daha yüksek konsantrasyonlar dikkatle kullanılmalıdır. Ancak hamile ya da emziren anneler ile çok genç hasta grupları üzerinde yeterli çalışma olmadığından bu sınıfa giren hastalara ağartma tedavisi kliniğimizde uygulanmaz. Dişlerim beyazladıktan sonra eski haline geri döner mi? Hastaların %70'i geri dönüş gözlemlememektedir. Ancak değişim gözlediğini söyleyen %30'luk bir grup 1-2 sene de bir defa yalnızca bir gece uygulama yaparak gene tedavi sonrası ortaya çıkan beyazlıgı yakalamaktadırlar. Özetle bu tedavinin basarılı olması için neler önemlidir? Kullanılan ilacın markası ve içerigi Bu konuda deneyimli bir hekimin tedavisi altında olmanız Ilacın kullanılma şekli ve tedavi süresi Tedavi sırasında nelere katlanmak zorunda kalacagım? Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=228079 Eğer sigara içiyorsaniz lastik kalıp ağzınızda iken sigara içmemeniz (ev ağartması için geçerli) Tedavi'nin bitmesi ile ortadan kalkacak hafif soguk sicak hassasiyeti |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2005
Üye numarası: #32575 Yer: тøкαт / istanßuL
Mesaj sayısı: 2,755
Karma etkisi: 9563
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 955424
|
Ağız Kanseri
Ağız kanserlerinin sıklığı ve ciddiyeti Ağız kanserlerinin çoğunluğu 45 yaşın üzerinde ortaya çıkar ve erkeklerde oluşma olasılığı kadınlara oranla 2 kat fazladır. Ağız kanserlerinin oluştuğu bölgeler sıklıkla; dil, ağız tabanı, dil köküne yakın yumuşak damak alanları, dudaklar ve dişetleridir. Ağız kanserleri erken dönemde teşhis edilerek tedavi sağlanmazsa yayılarak sürekli ağrı, fonksiyon kaybı, tedavi sonrası düzeltilmesi mümkün olmayan yüz ve ağız deformiteleri, hatta ölümlere neden olabilir. Dişhekimine düzenli aralıklarla gidilmesi ağız kanserlerinin erken dönemde yakalanması açısından da önemlidir. Ağız kanserlerinin nedenleri nelerdir? Ağız kanserlerinin kesin nedeni tam olarak bilinmez. Bununla beraber, tütün ürünleri, alkol ve bazı besinlerdeki karsinojen maddeler ve fazla güneş ışığına maruz kalınması gibi faktörlerin ağız kanseri riskini arttırdığı bulunmuştur. Genetik yatkınlık ta ağız kanserleri için risk faktörleri arasındadır. Ağız kanserlerinin muhtemel belirtileri; Ağız içinde veya etrafında beyaz veya kırmızı renkli alanlar Ağız içinde hassas, tahriş olmuş, kabarık veya kalınlaşmış alanların olması Ağızda veya boğazda tekrarlayan kanamalar Seste boğukluk veya boğazda yutulamayan cisim hissi Çiğneme ve yutma güçlüğü Dil ve çene hareketlerinde zorlanma Dil veya ağızın diğer bölgelerinde his kaybı, uyuşukluk Alt veya üst çenede meydana gelen şişlikler ve bunun sonucu mevcut protez uyumunun bozulması Ağız kanseri lezyonları başlangıç döneminde ağrısızdır, kanser ilerleyerek sağlıklı ağız dokularında harabiyet oluşturdukça ağrı şikayeti de başlar. Kişinin kendinin ağız kanserini farketmesi güç olabilir. Bu nedenle düzenli dişhekimine gidilmesi son derece önemlidir. Ağız kanseri riskinin azaltılması; Sigara, sigar, pipo gibi tütün ürünlerinin kullanmayınız, tütün çiğnemeyiniz Alkol kullanıyorsanız, aşırıya kaçmayınız Hem alkol hem de tütün ürünlerini kullanan kişilerde ağız kanseri riski alkol ve tütün ürünlerini kullanmayan kişilere göre 15 kat artmıştır Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=228079 Meyva ve sebzeden zengin diyetle besleniniz (araştırmalar bu tür diyetin ağız kanseri riskini azaltabileceğini ileri sürmektedir) Düzenli olarak dişhekimine gitmeyi ihmal etmeyiniz. Hazırlayan : Türk Dişhekimleri Birliği |
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
