Amerika Başkanı Jefferson Osmanlı Paşası Yusuf’a Karşı!Amerika Başkanı Jefferson Osmanlı Paşası Yusuf’a Karşı! http://img194.imageshack.us/img194/9638/55782473.jpg (http://img194.imageshack.us/my.php?image=55782473.jpg) Bundan 204 yıl önceydi ve bağımsızlığını henüz kazanmış olan Amerika Birleşik Devletleri ya da arşiv kayıtlarımıza geçen adıyla “Memâlik-i Müctemi’a-i Amerika
Konu ESTERGON tarafından açılmış, 737 kişi tarafından görüntülenip, 7 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
Amerika Başkanı Jefferson Osmanlı Paşası Yusuf’a Karşı! konusundaki toplam yorum: 7, okunma sayısı: 737. |
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #47801 Yer: im KALBİN
Mesaj sayısı: 9,816
Karma etkisi: 44090
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 4407476
|
Amerika Başkanı Jefferson Osmanlı Paşası Yusuf’a Karşı! Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=283789 Bundan 204 yıl önceydi ve bağımsızlığını henüz kazanmış olan Amerika Birleşik Devletleri ya da arşiv kayıtlarımıza geçen adıyla “Memâlik-i Müctemi’a-i Amerika Devleti”nin başı, Osmanlı Devleti’nin himayesi altındaki Mağrip (Kuzey Afrika) ülkeleriyle fena halde dertteydi. Cezayir, Tunus ve Trablusgarblı “resmî” korsanlar, Akdeniz’in dizginlerini kapitalist güçlere kaptırmamak için var güçleriyle mücadele veriyor, kendileriyle veya doğrudan Osmanlı Devleti’yle antlaşma yapmamış olan veya savaş halinde oldukları düşman devletlerin gemilerini yakalayıp el koyuyor, fidye isteyerek karşı tarafı ekonomik olarak ve moralman çökertiyorlardı. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=283789 Bu şartlar altında başkanlık koltuğuna oturan Thomas Jefferson yeni hedefini açıklamıştı: Berberilere kuruş yok, gerekirse donanmamıza milyon dolarlar harcayalım. “Amerikalı şahinler”in başkanı olarak koltuğa oturan Jefferson, Akdeniz’deki en zayıf gördüğü Osmanlı “halkası”na, yani Trablusgarb’a müdahale emrini verdi. (Amerika’nın, bu ilk ön-alıcı “terör” operasyonunu Kaddafi’nin ülkesinin eski sakinlerine karşı gerçekleştirmiş olması da yeterince anlamlıdır.) Savaşmak isteyen taraf sadece Amerika değildi kuşkusuz. Trablusgarb Beyi Yusuf Karamanlı Paşa, Amerika’dan George Washington’un ölümüne bedel olarak istediği 10 bin dolardan ses seda çıkmayınca öfkelenerek ülkedeki Amerikan temsilcisini yanına çağırdı, ona elini öptürdü ve ceza olarak yıllık haracın miktarını 225 bin dolara çıkardığını ilan etti. Ayrıca istediği mallardan 25 bin dolarlık bir miktarın da kendisine verilmesini istedi. Eğer bu isteği reddedilirse, savaş kaçınılmaz olacaktı. Yusuf Paşa, ne kadar kararlı olduğunu göstermek amacıyla askerlerine Amerikan Konsolosu’nun gözü önünde gemisinin bayrak direğini kestirdi ki, bunun anlamı açıktı: Savaş.[1] Bu hakarete cevap vermek amacıyla 4 adet savaş gemisiyle Trablus sahiline kadar giden Commmodore Dole, elindeki kuvvetlerle 1.200 kilometre uzunluğundaki bu uzun sahili kontrol edemeyeceğini görünce savaşmaya cesaret edemeyerek ülkesine dönecekti. Donanma henüz bu hücuma hazır değildi ve bu güç gösterisinde ilk raundu Yusuf Paşa kazanmış gibi görünüyordu. Bir yıl sonra, Mayıs 1802’de bu defa 6 gemiyle Trablus limanı açıklarına demirledi Amerikan kuvvetleri. Gözdağı vermek amacıyla bir Trablus gemisini batırıp sahili bombaladılar. O kadar… Çünkü Başkan kararlıydı ama Kongre, bir türlü Osmanlılara karşı cepheden bir savaş açmaya yanaşmıyordu. Zoraki de olsa anlaşma yoluyla işi çözme kararı verilmişti ve bu amaçla Amerikan gemileri geri dönerek bu defa Fas Sultanı’nın sarayını kuşattılar. Ondan istedikleri, düşmanlıktan vazgeçmesiydi. Tıpkı Sultan Vahdettin gibi gemilerdeki topların sarayına çevrilmiş olduğunu gören Fas Sultanı tam teslim olacakken, imdadına Trablusgarb Beyi yetişti. Limanında demirlemiş bulunan Amerikalılara göre “talihsiz” Albay Bainbridge, Trablus’u kuşatayım derken kendisi kuşatılmış ve 307 subay ve eriyle birlikte Yusuf Paşa’nın eline esir düşmüş, böylece Amerika’nın Akdeniz üzerindeki planları bir kere daha alt üst olmuştu. Amerikalı komutan Edward Preble, Fas’taki kuşatmayı kaldırmak ve Albay Bainbridge ile askerlerini kurtarmak için para toplamak derdine düşmüştü. Önce 50 bin dolar fidye ödemeyi teklif etti Yusuf Paşa’ya; ama kabul ettiremedi. Ardından miktar 100 bin dolara çıkartıldı ama aldığı cevap yine ‘hayır’ oldu. Anlaşılan yaman mı yaman bir Karamanlı’dır Yusuf Paşa ve oyunlarının sonu gelmemektedir. Bu defa Bainbridge’den zaptettiği Philadelphia adlı gemiyi yeniden donatıp Amerikan filosunun üzerine göndermeyi tasarlar. Düşmanı kendi gemisiyle vurmaktır amacı. Amerika, mevcut kuvvetleriyle Berberi deniz gazileriyle başa çıkamayacağını anlamıştır anlamasına ama beklenmeyen bir şey olur ve Amerika’nın “ilk hakiki deniz kahramanı” ilan ettiği Stephen Decatur’un hiç beklenmeyen bir oyunu sayesinde hamle üstünlüğünü ele geçirmeyi başarır. Tarihler 15 Şubat 1804’ü gösterirken Decatur, zaptettiği bir Türk teknesine Arap süsü verdiği 74 gönüllüsünü yerleştirip gizlice yanaşır Trablus limanına. Adamları, Yusuf Paşa’nın kuvvetlerinin ele geçirdiği Philadelphia gemisine kanca atıp tırmanır ve gemiyi sağ salim Malta’ya kaçırırlar. Bu manevraları yapan 25 yaşındaki Decatur, ABD Deniz Kuvvetleri’nin en genç yaşta kaptanlığa yükselmiş Deniz Albayıdır ve bu unvanını Osmanlılara karşı yaptığı savaşta almıştır. Söylenenlere bakılırsa, İngilizlerin Trafalgar’da Napolyon’u mağlup eden efsanevî deniz kahramanı Amirali Nelson bu manevrayı işitince, Decatur’un gemi kaçırma girişimini, “çağın en cesur eylemi” ilan etmiştir. Lakin Nelson’a rağmen bu, uzun bir mücadele olacaktır. Müslüman deniz akıncıları öyle hemen teslim olacak, birkaç gözdağına pabuç bırakacak cinsten askerler değildir; böyle olmadıkları için de, fırsatını buldukça bombardımana tutarlar Akdeniz’de rastladıkları Amerikan gemilerini. Bu arada Decatur da boş durmaz elbette. O da aynısını Trablus’a karşı yapar. Gelin görün ki, Yusuf Paşa’nın inadı inattır. Amerika’ya tek başına meydan okumaya devam eder ve esirleri, Amerika’nın bütün ısrarlarına rağmen, değiş-tokuş etmeye yanaşmaz. Nitekim limana yanaşan bir Amerikan “intihar gemisi”, Yusuf Paşa’nın açtığı ateş sonucunda görevini yerine getiremeden infilak eder. Tarihler 3 Eylül 1804’ü göstermektedir ve Amerika’nın “metal fırtınası”na karşı Osmanlı direnişi bütün hızıyla devam etmektedir. Velhasıl, bundan 203 yıl önce çöktü çökecek denilen Osmanlı Devleti’nin sadece Trablus Paşası bile Amerikan gemilerine göz açtırmamıştır. [1]İbrahim Baybura, Amerika: Tarihçesi, Türk-Amerikan Münasebetleri, Gezi Notları, İstanbul 1971(?), s. 96. Robert J. Allison, The Crescent Obscured: The United States and the Muslim World, 1776-1815, Oxford University Press: New York ve Oxford, 1995, özellikle 8. Bölüm (“Remembering the Tripolitan War”), s. 187-206. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2007
Üye numarası: #132146 Yer: imde durmam!
Mesaj sayısı: 1,275
Karma etkisi: 1513
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 150792
|
Barbaros Hayreddin Paşa o zamanlar yaşasaydı ve elinde güçlü bir donanma olsaydı belki bugün topraklarımız Amerikaya kadar uzanıyor olurdu...
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2006
Üye numarası: #55471
Mesaj sayısı: 10,872
Karma etkisi: 20514
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 2049777
|
Bir zamanlar neredeyse kötü zamanlarımıza rağmen ABD ye kafa tutan paşalarımız varmış , şimdi düştüğümüz durumlara bakınca halimizden utanıyorum .
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Nov 2005
Üye numarası: #39454 Yer: İstanbul
Mesaj sayısı: 1,752
Karma etkisi: 290
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 28293
|
burda osmanlı savaşmamışkı osmanlının eyaleti savasşmış
direk osmanlı devleti demek yanlış bence.demek osmanlı donanması olsa ne olurdu kim bilir![]() |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Hızlı Çırak
![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2005
Üye numarası: #11371
Mesaj sayısı: 66
Karma etkisi: 8
![]() Karma: 10
|
Halimiz cokkötü. Ama zamani gelince akacak kan damarda durmaz. Ümitle bekliyoruz
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2009
Üye numarası: #325139 Yer: bursa
Mesaj sayısı: 485
Karma etkisi: 696
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 69296
|
Sonunda kaçınılmaz birgün yenicez onları Egeye Yunanlıları döktüğümüz gibi onlarıda dökcez.Yeterki Türkiyeye girmeye kalksınlar
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2009
Üye numarası: #341093
Mesaj sayısı: 268
Karma etkisi: 1718
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 171572
|
Abd zaten 1776 tarihinde kurulmuş bir devlet. Yazıda 1804 dediğine göre o zamanlar yaklaşık 30 yıldır var olan bir devlet. Zaten zar zor bağımsızlık mücadelesi vermişler bir de üstüne donanma kurmuşlar. Trabluslu kaptanın Amerika'ya o zaman kafa tutmasında şaşılacak birşey yok bence
![]() |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Oct 2008
Üye numarası: #266902 Yer: Nazilli/AYDIN
Mesaj sayısı: 1,960
Karma etkisi: 11714
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1170901
|
şartlar ne olursa olsun iman gücüyle ve cesaretle aştılar tüm sorunları ruhları şad olsun şimdi öyle cesurlar yok
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| estergon |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
