ATATÜRK cü yahudiler kimmişAtatürkçü yahudiler! 'Gazetemiz yazarlarından Yakup Almelek'in sözlerini yazdığı, oğlu Alper Almelek'in bestesini yaptığı marş, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin (ADD) resmi marşı olarak kabul edildi. (24 Ekim 2001 - ŞALOM)' Bir süre
Konu fullxx1 tarafından açılmış, 357 kişi tarafından görüntülenip, 3 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
ATATÜRK cü yahudiler kimmiş konusundaki toplam yorum: 3, okunma sayısı: 357. |
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2005
Üye numarası: #3502
Mesaj sayısı: 244
Karma etkisi: 0
![]() ![]() Karma: 139
|
Atatürkçü yahudiler!
'Gazetemiz yazarlarından Yakup Almelek'in sözlerini yazdığı, oğlu Alper Almelek'in bestesini yaptığı marş, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin (ADD) resmi marşı olarak kabul edildi. (24 Ekim 2001 - ŞALOM)' Bir süre önce, komonistlerin (sosyalistlerin) faaliyetlerine dair aldikları kararları madde madde sıralamıştık. İçlerinden biri şöyle idi: '-Hangi ülkede faaliyet gösteriyor iseniz, o ülkenin ölmüş devlet adamlarını sahiplenecek, yapacağınız propaganda ile onu ve dediklerini çizgimize çekeceksiniz. Aradan yıllar geçtikten sonra herkes onu 'devrimci (solcu)' bilecek.' Tokat Milletvekili Ahmet Gürkan, Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı konuşmada '-Sosyalizmanın anası masonluktur!' diyor. Öyle oldugunu da madde madde elindeki delillerle ispat ediyor. Siz yaşadığınız süre içinde; okulda, işte, işyerinde, çarşıda, pazarda her yerde karşılaştığınız insanlardan, tanıdıklarınız veya değil hangisinden duydunuz birinin çıkıp da '-MASONUM' dedigini? Duymadınız, duyamazsınız... Ama onlar '-solcuyum, sosyalistim, devrimciyim, ateistim, komunistim' derler. Kılıktan kılığa girerler. İlginizi çekeceğini umduğumuz ibret dolu bir yazı, Eski Van milletvekili ve vatanın sevilen asil evladı muhterem İbrahim Arvas'in kaleminden: 'Hatıratım sona yaklaşırken memleketimizde locaları bulunan Masonlardan biraz bahs etmek isterim. Masonların İstanbul, İzmir, Adana ve Ankara'da bir çok locaları vardır. Mustafa Kemal Paşa'nın sevmediği iki zümre vardı. Birincisi DÖNMELER , ikincisi de MASONLAR'dı. Bir gün eski adliye vekili Mahmut Esat Bozkurd'u çağırdı. Kendisine Masonların taksimat, teşkilat ve ahvalini bildirir bir kitab verdi. '-Bunu güzelce mütalaa et, bir takrirle Halk Partisi Gurup Başkanlığına ver, gurupta bunlara şiddetli bir hücum yap ve gurupça kapanmasına delalet et. Seninde bu işde büyük şeref payın olacaktır.' dedi. Gurup günü Mahmut Esat Bozkurt riyaset makamına bir takrir verdi ve takririn okunmasını reisten rica etti. Katip takriri okudu. Gurup dinledi. Hülasası şöyle idi: 'Bizim Eba ancet gelen atalarımızın mensubu bulunduğu tarikatları kapattık, Masonluk ta kökü dışarda bir Yahudi tarikatından başka bir şey değildir. Memleketimizde bunun ne işi vardır? Bunu da gurup kararıyla kapatalım.' Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=116876 Ve söz istedi, kürsüye gelerek takririni gayet veciz olarak izah etti. Meclisteki Masonları bir telaşdır aldı. Hele sözcüleri Şükrü Kaya'yı görse idiniz, başından süt dökülmüs kediye benziyordu. Meşhur hatib Mahmut Esat Beye söz yetişebilir mi idi. Şükrü Kaya Masonluğun bir hayir (!) müessesesi olduğunu kürsüden söylediği zaman gurubun hemen bütün azası yüzüne haykırdılar. Hayır eserleri dediğiniz nedir, birisini gösterebilir misiniz? Yalan söylüyorsun, in aşağı! dediler. Mahmut Esat ise MASONLUĞUN kökü dışarda, gizli, memleket ve millet için muzur bir tarikat olduğunu ve her yerde umumi reislerinin yani meşrik-i azamlarının YAHUDİ olduğunu bir çok vesikalarla ispat etti. Şükrü Kaya, Kazım Özalp, Mazhar Germen son çareyi Katib-i umumi Recep Peker'e iltica etmekte buldular. Ve salonda oturan Recep Peker'in etrafını alarak yalvarmağa başladılar. Guruptaki hava çok elektrikli idi. Heyecan son haddini bulmuş, her taraftan '-KAPATALIM!' sesleri yükseliyordu. O esnada Recep Peker söz istedi ve kürsüye gelerek: '-Arkadaşlar, çok mühim bir işin üstündeyiz, müsaade buyurun, bu işi bir defa da devlet reisine götürelim, onun da reyini alalım, gelecek hafta bugün tekrar huzurunuza getireceğim, dedi. Bu söz gurubun tasvibine mazhar oldu ve mesele gelecek haftaya kaldı. Bir hafta sonra olsun, biz herhalde bütün locaları kapatırız dediler. Ertesi hafta Recep Peker geldi ve kürsüye çıkarak şu müjdeyi verdi: -Arkadaşlar; bugünden itibaren Türkiye'de Masonluk kalmamıştır ve bütün localar kapanmıştır. Salonda bir kıyamettir koptu, alkışlar, bağırmalar ve KAHROLSUN YAHUDI USAKLARI! sesleri tavanları çınlatıyordu. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=116876 Şükrü Kaya ile arkadaşları ortadan sırra kadem basmışlardı. Gurup dağıldıktan sonra doktor Mim Kemal'i öne katarak meclisteki Masonlar toplu olarak Reisicumhura gitmişlerdi. Mim Kemal, Reisicumhura hitaben: Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=116876 -Efendim biz zaten maiyet-i devletinizdeyiz, fakat siz meşrik-i azamımız olursanız biz pervane gibi etrafınızda dönüp dolaşırız, demiş. Reisicumhur, -Peki bir şey soracağım, bana cevap veriniz de sonra... Siz Avrupada hangi locaya bağlısınız ve metbuunuzun ismi nedir? -Biz Cenova'ya tabiiz ve reisimiz de BARCA MISON Cenaplarıdır, demişler. Bunun üzerine küplere binen MUSTAFA KEMAL PAŞA onlara hitaben: -HAYDİ DEFOLUN BURADAN, CEHENNEM OLUN GİDİN, YAHUDI UŞAKLARI! Benim milletim bana kahraman sıfatını verdi, ben sizin gibi, bir çıfıt yahudiye uşak mı olacağım? Bu gece sabaha kadar Türkiye'deki bütün localarınızı kapatmadığınız takdirde yarın teşkil edeceğim divan-ı harbi örfi'ye hepinizi verir ve astırırım! Haydi defolun karşımdan! diyerek onları kovmuş, onlar da yıldırım telgraf ve telefonlarla vaziyeti İstanbul, İzmir ve Adana'ya bildirdiler ve sabah olmadan hepsinin kapanma kararlarını getirip henüz sofrasından kalkamayan reisicumhura verdiler ve derin bir nefes aldılar. Reisicumhur Mustafa Kemal Paşa bu suretle bütün MASON localarını kapattı. İsmet Paşa'nın reisicumhurluğu sırasında kanun-u mahsusla localar kapanmadı diye Masonların müracaatı üzerine tekrar localar açılıp faaliyete başladılar. Ve 1952 de ise Atatürkçü geçinen ve onunla iftihar eden CELAL BAYAR da, Ahmet Gürkan'ın teklif ettiği ve Masonların loacalarını kapatmak istediği kanun teklifini red ederek bu suretle localarını kanunla pekiştirdi. Tabii bu ameliyeyi Meclis yaptı, fakat bu müzakerelerin devam ettiği üç celse zarfında Celal Bayar reisicumhur locasına gelerek (1) kanunun müzakerelerini sonuna kadar takip etmiştir. (1) Bu tarihi müzakereleri ben de basın locasından takip ediyordum. Yanımda Burla'nın Ankara Müdürü Alaeddin Mizanoğlu vardı. Milyonluk müessesini kapatıp gelmiş, heyecan içinde müzakereleri takip ediyordu. Celal Bayar da olanca heyecanıyle hatipleri dinliyor fakat gözlerini benden ayıramıyordu. Haklı idi, onu bir hiçlikten o mevkiiye dünya masonluğu getirmişti. Cevat Rifat Atilhan -------------------------------------------------------------------------------- TANRI TÜRK'Ü KORUSUN ve YÜCELTSİN |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Sep 2006
Üye numarası: #89570 Yer: THE-END
Mesaj sayısı: 9,072
Karma etkisi: 55070
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 5505555
|
Bişey sorcam.Konu ile alakalı değil ama imzandaki mavi ceketli adam Cüneyt ZAPSU mu?
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2005
Üye numarası: #3502
Mesaj sayısı: 244
Karma etkisi: 0
![]() ![]() Karma: 139
|
bu kişi cünet zapsudur................
1) Zapsu, 1956 yılında doğdu. Alman Lisesi’ni bitirdi. Istanbul ve Münih Üniversitelerinde okudu. Dönüşte, ticaret hayatı başladı. 13 Haziran 1977’de Istanbul Ticaret Odası’na kayıtlı olan Azizler Holding kuruldu. Ortakları şunlardı: Aziz Zapsu, Hasan Cüneyd Zapsu, Kenan Ismail Öktener ve Gaye Zapsu. 2) O yıllarda Zapsu ailesi, Türkiye’nin iki etkili ailesiyle ilişki içine girdi. Özal ailesinden Korkut Özal ve Topbaş ailesinden Mustafa Latif Topbaş’la samimiyetleri gelişti. Özal ve Topbaş, Tayyip Erdoğan’ın siyaset sahnesine çıkarılışında en kritik kişiler olarak değerlendiriliyor. Ortak özellikleri Nakşibendi olmaları. Özal, Iskenderpaşa dergâhı, Topbaş, Erenköy cemaatine bağlı. Topbaş ve Zapsu, 1995 yılında BIM mağazalarının ortakları. Diğer ortaklardan biri de Nakşi şeyhlerinden Emin Saraç’ın oğlu Fatih Saraç. AKP’nin perde arkasındaki kritik adam Korkut Özal da, Zapsu’nun Azizler Holdingi’ne ticarette yol göstermektedir. Zapsu-Korkut Özal beraberliği 1990’lı yıllarda bu kez siyaset sahnesinde ortaya çıkar. Demokrat Parti’nin başına Korkut Özal geçer, başkan vekili de Cüneyd Zapsu’dur. 3) Özal-Topbaş ikilisinin diğer bir özelliği de şu: AKP, ağırlıklı olarak, Nakşibendi tarikatının içindeki Iskenderpaşa ve Erenköy kollarının bir koalisyonu şeklinde kuruldu. Ancak bu koalisyon, birbirlerinden farklı olan ve bir etkinlik savaşı veren bu iki kolu birleştiren bazı üst düzey kişiler sayesinde oluştu. Bunlardan öne çıkanlar Özallar ve Topbaşlar ailesi. Korkut Özal’ın Topbaşlar ile ticari ortaklıkları bu iki kolu birbirine geçmişte çok yaklaştırdı. Ancak bu iki kola liberal bir Güneydoğu desteği de gerekiyordu. Güneydoğu desteği Nakşilerin Siirt Tillo kolu üzerinden oldu. Içişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun ANAP ve AKP içindeki etkinliği, bu bölgesel dengelerden dolayı hiç kesintiye uğramadı. Ama Aksu tamamen bir görüntü... Keza bir diğer görüntü de Bayındırlık ve Iskân Bakanı Zeki Ergezen. Ergezen de tarikatın Tillo kolundan ve bu yüzden hükümet içinde Erenköy destekli olarak da öne çıkıyor. Bölgesel dengeleri gözeten liberallerin başını çeken ve perde arkasında duran ise Cüneyd Zapsu. Geçmişte ANAP için oluşturulan tüm bu ilişkiler ağı, bugün AKP çatısı altına taşındı. Kilit isimler Korkut Özal, Cüneyt Zapsu ve Topbaşlar. 4)Cüneyd Zapsu’nun dedesi Abdurrahim Rahmi Zapsu, 27 Temmuz 1912’de Istanbul’da kurulan Kürt Talebe-Hevi Cemiyeti (Kürt Öğrenci Ümit Derneği)’nin 18’inci kurucu üyesi. Dede Zapsu Hakkârili ve Büyük Islam Tarihi kitabının yazarı. Istanbul’daki Kürt hareketinin önde gelenlerinden biri ve her etkinlikte gözüküyor. Nakşibendi olması da diğer bir özelliği. 1925’te Şeyh Sait Ayaklanması’nda yer aldığı belirtiliyor. Abdurrahim Rahmi Zapsu, o dönem bu ayaklanmanın ardından ayakta kalanlardan biri. Zapsuların evinin 1930’lardan sonra önemli kişilere açıldığına dikkat çekiliyor. Said-i Nursi’nin Istanbul’a geldiğinde bu evde kaldığı belirtiliyor. 5) Zapsu’nun başkanı ve ortağı olduğu şirketler de şunlar: Azizler Holding, Balsu Gıda, BIM Şirketler Grubu. 6)Cüneyd Zapsu’nun üye olduğu kuruluşlar : TÜSIAD, Türk-Amerikan Iş Konseyi, Davos diye tanınan Dünya Ekonomik Forumu. 7) 31 Ocak- 4 Şubat 2002 tarihleri arasında güvenlik nedeniyle ilk kez New York’ta düzenlenen Davos toplantısında Türkiye’yi temsil eden birkaç kişiden biriydi. 8) Cüneyd Zapsu, 1986’da TÜSIAD’a üye oldu. TÜSIAD’da demokrat-muhafazakâr kanadı temsil ediyor. Tayyip Erdoğan’ı TÜSIAD’la tanıştıran kişi olarak tanınıyor. Erdoğan’ın AKP’yi kurmak için yola çıktığında attığı adımlardan en önemlisi olarak değerlendirilen Erdoğan-TÜSIAD buluşması, 26 Ekim 1999’da gerçekleşmişti. TÜSIAD Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Eczacıbaşı’nın evindeki yemekte şunlar bir araya gelmişti: Feyyaz Berker, Tuncay Özilhan, Korkmaz Ilkorur, Erdoğan Gönül, Can Paker ve Cüneyd Zapsu. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=116876 Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=116876 9) Erdoğan yemekte, AKP’yi TÜSIAD’a anlattı, yapacaklarını ve yapmak istediklerini sıraladı. Bu yemeği örgütleyen ise Cüneyd Zapsu’ydu. Erdoğan’ın iş dünyasıyla Eczacıbaşı’nın evindekinin yanı sıra, bir de Münci Inci’nin evinde bulunduğu toplantı basına yansıdı. Ancak bu toplantılardan önce, basına yansımayan başka toplantılar da yapıldı. Bunlardan yaklaşık bir yıl kadar öncesinde aynı kişilerin yalılarında ilk toplantılar yapıldı. Zamanı geldiğinde aynı toplantılar tekrarlandı ve basına servis yapılarak, düğmeye basıldığının işareti verildi. Bu buluşmalardan biri de TÜSIAD’ın, AKP’nin ekonomik görüşlerini yakından öğrenmek için Tayyip Erdoğan ve kurmaylarına Istanbul’da verdiği yemekti. Buluşma, Temmuz 2002’de Istanbul Ceylan Otel’de gerçekleşti. Erdoğan ve TÜSIAD Başkanı Tuncay Özilhan toplantı sonrası basının karşısına çıktılar ve Her konuda hemfikir olduklarını söylediler. Zapsu’nun başrolüyle bu işler kotarıldığında, AKP’nin kuruluşu için en küçük ayrıntılar bile hesaplanmıştı. Bu toplantıyı da Zapsu örgütlemişti. 10) Zapsu, Tayyip Erdoğan’ın Amerikalı yetkililerle yıllar öncesinde de gerçekleştirdiği bütün görüşmelerinde en yakınındaki kişi. 11) Tayyip Erdoğan’ın Amerika’da, Uluslararası Stratejik Etüdler Merkezi CSIS’te okuduğu metni yazan kişi. Bilgilerinize. Serdar Kuru - 15.08.2003 Ek: Denktas ABD de ameliyat olduktan hemen sonra, su anki Disisleri bakanimiz ve Zapsu kendisini hastanede ziyaret ederek, henüz konusacak gücü bile olmayan Denktasa, Kibris konusunda o günlerde aciklanan Kofi Annan planini imzalamasi icin baskida bulunurlar. (Denktasin kendi anlatimi) |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2006
Üye numarası: #82725 Yer: paylaşılamayan yalnızlık!!
Mesaj sayısı: 1,632
Karma etkisi: 153
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 14676
|
teşekkürler bizi bu konuda da bilgilendirdiğin için
|
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
