AtatÜrk İnkilaplariATATÜRK İNKILAPLARI (DEVRİMLERİ) I-Siyasi alanda yapılan inkılaplar: 1- Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922) 2- Cumhuriyet’in ilanı (29 Ekim 1923) 3- Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924) II-Toplumsal yaşayışın düzenlenmesi: 1- Şapka
Konu VaTaNSeVeR tarafından açılmış, 715 kişi tarafından görüntülenip, 2 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
AtatÜrk İnkilaplari konusundaki toplam yorum: 2, okunma sayısı: 715. |
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2005
Üye numarası: #11131 Yer: wa®dom
Mesaj sayısı: 2,439
Karma etkisi: 386
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 37693
|
ATATÜRK İNKILAPLARI (DEVRİMLERİ)
I-Siyasi alanda yapılan inkılaplar: 1- Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922) 2- Cumhuriyet’in ilanı (29 Ekim 1923) 3- Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924) II-Toplumsal yaşayışın düzenlenmesi: 1- Şapka İktisası (giyilmesi) Hakkında Kanun (25 Kasım 1925) 2- Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine (kapatılmasına) ve Türbedarlıklar ile Birtakım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun (30 Kasım 1925) 3- Beynelmilel Saat ve Takvim Hakkındaki Kanunların Kabulü (26 Aralık 1925). Kabul edilen bu kanunlarla Hicri ve Rumi Takvim uygulaması kaldırılarak yerine Miladi Takvim, alaturka saat yerine de milletlerarası saat sistemi uygulaması benimsenmiştir. 4- Ölçüler Kanunu (1 Nisan 1931). Bu kanunla ölçü birimi olarak medeni milletlerin kullandıkları metre, kilogram ve litre kabul edilmiştir. 5- Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun (26 Kasım 1934) 6- Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun (3 Aralık 1934). Bu kanunla din adamlarının, hangi dine mensup olurlarsa olsunlar, mabet ve ayinler dışında ruhani kisve (giysi) taşımaları yasaklanmıştır. 7- Soyadı Kanunu (21 Haziren 1934) 8- Kemal Öz Adlı Cumhurreisimize Atatürk Soyadı Verilmesi Hakkında Kanun (24 Kasım 1934) 9- Kadınların medeni ve siyasi haklara kavuşması: a- Medeni Kanun’la sağlanan haklar b- Belediye seçimlerinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan kanunun kabulü (3 Nisan 1930) c- Anayasa’da yapılan değişiklerle kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması (5 Aralık 1934) Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=39630 III- Hukuk alanında yapılan inkılaplar: 1- Şeriye Mahkemelerinin kaldırılması ve Yeni Mahkemeler Teşkilatının Kurulması Kanunu (8 Nisan 1934) 2- Türk Medeni Kanunu (17 Şubat 1926) Dini hukuk sisteminden ayrılarak laik çağdaş hukuk sisteminin uygulanmasına başlanmıştır. IV-Eğitim ve Kültür alanında yapılan inkılaplar: 1- Tevhid-i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924). Bu kanunla Türkiye dahilindeki bütün bilim ve öğretim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştır. 2- Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun (1 Kasım 1928) 3- Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nin Kuruluşu (12 Nisan 1931). Cemiyet daha sonra Türk Tarih Kurumu adını almıştır (3 Ekim 1935). Kültür alanında yeni bir tarih görüşnü ifade eden kurumun kuruluşuyla ümmet tarihi anlayışından millet tarihi anlayışına geçilmiştir. 4- Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin kuruluşu (12 Temmuz 1932). Cemiyet daha sonra Türk Dil Kurumu adını almıştır (24 Ağustos 1936). Kurumun amacı, Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu dünya dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmektir. 5- İstanbul Darülfünunu’nun kapatılmasına Milli Eğitim Bakanlığı’nca yeni bir üniversite kurulmasına dair kanun (31 Mayıs 1933). İstanbul Üniversitesi 18 Kasım 1933 günü öğretime açılmıştır |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Co-Admin
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2005
Üye numarası: #2199 Yer: Kastamonu - 37
Mesaj sayısı: 8,778
Karma etkisi: 375223
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 37520707
|
teşekkürler.
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Cool Çırak
![]() Kayıt Tarihi: Dec 2005
Üye numarası: #45269
Mesaj sayısı: 41
Karma etkisi: 0
![]() Karma: 10
|
Mustafa Kemal Atatürk'ün (1881-1938) Türkiye'nin siyasî kaderinde rol alması, Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'nda yenilmesiyle başlayan dönemde Türk vatanının Mondros Mütarekesi’ni müteakiben işgal edilmesine karşı verilen Millî Mücadeledeki liderliğiyle başlar. Bu liderlik mütareke dönemi İstanbul'undaki çalışmaları bir yana bırakılırsa Samsun'a çıktığı 19 Mayıs 1919 tarihinden itibaren başlatılabilir. Bu itibarla bu yazıda bu tarihten Atatürk'ün ölümüne kadar geçen 19 yıl ele alınacaktır.
Bu 19 yıl, sadece Türkiye için değil, bütün dünya için, büyük alt-üst oluşların yaşandığı bir dönemdir. Bu dönemde, Birinci Dünya Savaşı'nda yenilen devletlerin tamamında siyasî rejimler değişmiştir. Savaş, galip gelen ülkelerde de büyük bir ******** yaratmış ve savaş sonrası dünyasında siyasî, iktisadî ve hukukî bir uluslararası sistem kurulamadığı için 1929'da büyük ekonomik buhran patlamış ve akabinde dünyayı İkinci Dünya Savaşı'na götürecek gelişmeler yaşanmıştır. Daha önce görülmemiş faşizm, nasyonel sosyalizm ve komünizm gibi totaliter rejimler bu dönemde ortaya çıkmış, dünya bir ideolojiler savaşına şahit olmuştur. Yine bu dönem, bütün dünyada liberal demokrasilerin ve liberalizmin gerileyiş yıllarıdır. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=39630 Atatürk, devrimlerini işte bu uluslararası şartlarda gerçekleştirmiştir. Bir kültürel reform olarak Atatürk devrimleri kısaca işaret edilen uluslararası şartlardan etkilenmiştir. Bu etkilenme bir yansıma ilişkisi şeklinde değil, uluslararası gelişmelerin ülkenin tarihî, maddî şartları ve stratejik öncelikleri çerçevesinde değerlendirilmesi ile gerçekleşmiştir. Bu değerlendirmenin siyasî ve stratejik boyutları kültürel ve tarihî bir bakış açısına dayanır. Buna göre Atatürk'ün değerlendirmesinin özeti şöyledir: Batı medeniyeti her şeyiyle doğu medeniyetinden üstündür. Bu üstünlüğün temelinde akılcılık yatmaktadır. Batıda Aydınlanma ve Fransız İhtilâliyle akılcılığın önündeki dinî taassup ve eski rejim tasfiye edilmiştir. Osmanlı'da ise başlangıçtaki akılcılık, dinî taassup yüzünden ortadan kalkmıştır. Mesele İslam dininden değil onun yorumlanış tarzından kaynaklanmaktadır. Bu yüzden özünde akılcılıkla bağdaşan İslam dininin lâik bir siyasî çerçeve içinde vatandaşların vicdanlarında yer alması, dünya ve devlet işlerine karışmaması gerekmektedir. Türkiye'nin modernleşmesi bu konudaki tavizsiz uygulamaya bağlı olacaktır. |
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
