ATATÜRK ve Ramazan ayı...Ramazan gelir gelmez ince saz heyeti Çankaya Köşkü’ne giremezdi. Kandil geceleri de saz çaldırmazlardı. Sadece beni huzurlarına çağırır, Kur’an–ı Kerim’den bazı sureler okuturlardı. Ben okurken gözleri bir noktaya takılır, derin
Konu alperr tarafından açılmış, 559 kişi tarafından görüntülenip, 7 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
ATATÜRK ve Ramazan ayı... konusundaki toplam yorum: 7, okunma sayısı: 559. |
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2005
Üye numarası: #25575 Yer: Tcg Ertuğrul Gemisi
Mesaj sayısı: 936
Karma etkisi: 126
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 11931
|
Ramazan gelir gelmez ince saz heyeti Çankaya Köşkü’ne giremezdi. Kandil geceleri de saz çaldırmazlardı. Sadece beni huzurlarına çağırır, Kur’an–ı Kerim’den bazı sureler okuturlardı. Ben okurken gözleri bir noktaya takılır, derin bir huşu ile dinlerlerdi.” Bu sözler Çankaya Köşkü’nde uzun yıllar Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün saz heyetinin başkanlığını yürüten Binbaşı Hafız Yaşar Okur’a ait. Ramazan’da Kur’an–ı Kerîm dinleyen Atatürk, kendi mak***** ait saz heyetini bir ay boyunca huzura kabul etmiyor ve ülke genelinde şehitler için mevlit okutuyordu. “Atatürk’ün İslam anlayışı Türk Müslümanlığına daha yakındır.” diyen Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Beyoğlu, şu yorumu yaptı: “Toplumumuzda Ramazan’ın gereklerini yerine getirenlere saygı duyulurdu. Atatürk öyle yapardı.” Cumhuriyetin ilk yıllarında Çankaya Köşkü İnce Saz Heyeti Şefliği görevini yürüten Binbaşı Hafız Yaşar Okur, hatıralarında, Atatürk için Ramazan’ın ifade ettiği değeri ayrıntılarıyla anlatıyor. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=94574 Hafız Yaşar Okur, Atatürk’le On Beş Yıl Dini Hatıralar adlı eserinde Ramazanların Atatürk için önemini şöyle ifade ediyor: “Ben Kur’an–ı Kerim okurken ruhen çok mütelezziz olduğu her halinden anlaşılırdı. Bayramın birinci günü akşamı Çankaya Köşkü’ne davet ediliriz, geç vakitlere kadar huzurlarından ayrılmazdık ve namütenahi iltifatlarına mazhar olurduk.” Hafız Yaşar, Atatürk’ün Ramazan ayında Hacı Bayram Veli ve Zincirlikuyu camilerinde şehitlerimizin ruhuna hatm–i şerif okunmasını emrettiğini hatırlatarak, şunları kaydediyor: “O günlerde civar kasaba ve köylerden gelenlerle de cami hıncahınç dolardı. Atamın emirleriyle şehitlerimizin ruhuna hediye edilen bu hatm–i şerif kıraatlerinde ilahi nağmeler cami duvarlarında ihtizazlar yaparak dalga dalga yayılırdı. Bu sırada cemaat huşu içinde dinler, şehit kardeşlerinin, babalarının ve dedelerinin ruhlarının istirahatı için dua ederler, sıcak gözyaşları dökerlerdi.” Müzik Ansiklopedisi Yayınları arasında çıkan ve Halil Erdoğan Cengiz tarafından hazırlanan Riyaset–i Cumhur İnce Saz Hey’eti Şefi Binbaşı Hafız Yaşar Okur’un Anıları–(1924–1938) isimli kitapta da Atatürk’ün Ramazan ayına ait yaşantısından ilginç örnekler yer alıyor. Yaşar Okur’un, burada anlattığı bir hatırası Atatürk’ün Mevlid–i Şerif’i bölümlerine kadar bilecek kadar bilgiye sahip olduğunun göstergesi: “Bir gün beni huzuruna davet etti. Sure–i Yusuf’tan bir sahife okumaklığımı söyledi ve okudum. Atatürk derin bir müşahedeye vardı. Sessiz sedasız dalgın ve kendinden geçiyordu. Kıraatı (okumayı) müteakip pek sevdiği Süleyman Çelebi’nin Mevlit’inin Viladet bahrini (bölümünü) okumamı söyledi. Okudum. Çok mütehassis oldular. Ve Mevlid’i ne zamandan beri okuduğumu ve hafızlığımın tarihini sordu...” İbadethanelerin cahil görevlilerin elinden alınıp ehline verilmesini sık sık dile getiren Atatürk’ün camiler hakkındaki düşünceleri de camileri sadece ibadet için görenlerden farklı olduğunu gösteriyor. Hafız Yaşar bu konuda hatıralarında şöyle diyor: “O (Atatürk) camileri ibadet için olduğu kadar, düşünmek, meşveret etmek için de birer mukaddes yer olarak telakki ederdi. Peygamber Efendimiz’den de büyük bir takdirle bahsederdi. O devirler için hep ‘Hazret–i Peygamber’in zaman–ı saadetlerinde’ diye iyi devlet adamı, iyi bir başkumandan olduğunu da sık sık tekrarlardı.” Hafız Yaşar, Atatürk’ün Beylerbeyi Dergahı Şeyhi Seyyid Efendi’nin torunu ve Nesip Efendi’nin kızı Nebile’ye Kur’an okuttuğuna dikkat çekiyor: “Bayan Nebile’nin sesi gayet güzel ve muhrik idi. Küçüklüğünden beri tekkelerinde dinî musiki ile ülfet etmiş olduğundan o muhrik sesiyle bazı geceler Atatürk’ün huzurunda Yâsin Sûresi’ni okur, Atatürk’ün gözleri yaşarırdı ve çok mütehassis olurdu. Ve Bayan Nebile’yi çok severdi.” Atatürk’ün Türkiye’yi ziyaret eden İran Şehinşahı Pehlevi için kendisine Kerbela şehadetine ait mersiye okuttuğunu anımsatan Hafız Yazar, bu olayı şöyle anlatıyor: “Beylerbeyi Sarayı’nda Şehinşah Hazretleri’nin şerefine verilen ziyafette iki yüz kişi vardı. Atamın emirleriyle ben de bu ziyafette bulunmuştum. Riyaset–i Cumhur Orkestrası Heyeti marşlar terennüm ediyordu. Şehinşah Pehlevi Hazretleri, salonun ayrı yüksek bir locasında Atatürk’le beraber oturuyordu. Bir aralık Atatürk, seryaver bey vasıtasıyla beni huzurlarına çağırttı. Kemal–i tanzimle giderek Şehinşah Pehlevi Hazretleri’nin ellerini öptüğüm zaman Atatürk, ‘Bu benim hafızımdır.’ diyerek müsaadeleriyle yanına oturttu. Biraz istirahat ettikten sonra Atatürk, Kerbela şehadetine ait bir mersiye okumamı söyledi. Emirleri üzerine şu mersiyeyi okudum: Kurretü’l–ayn–ı Habib–i Kibriyasın ya Hüseyn/Nur–ı çeşm–i Şah–ı Merdan Murtazasın ya Hüseyn.” Atatürk’ün her yıl Çanakkale şehitleri için mevlit okutturduğuna dikkat çeken Hafız Yaşar, bunun için kendilerine Gülcemal vapurunun tahsis edildiğini yazıyor. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=94574 Atatürk, dinî konularda İnönü’ye göre daha hassastı Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Beyoğlu, Atatürk’ün İnönü’ye göre dini konularda daha hassas olduğuna dikkat çekerek, bu hassasiyetin annesi Zübeyde Hanım’dan kaynaklandığına dikkat çekiyor. Atatürk’ün dinî yaşayanlara saygı gösterdiğini dile getiren Beyoğlu şu örneği veriyor: “Dinî konularda çok hassastı. Örneğin Mareşal Fevzi Çakmak geldiğinde Atatürk’ün sofrasında içki bulunuyorsa kaldırtırdı. Karşısındaki kişiye saygı gösterirdi.” Atatürk’ün dini yaşama noktasında daha rahat olduğu görüşüne katılan Prof. Dr. Beyoğlu, “Ramazan ayında Kur’an ve mevlit okuturdu. Bunu yaverinin yazmış olduğu günlükten veya başka eserlerden anlayabilirsiniz. Atatürk bu tür konularda İnönü’ye göre daha rahat davranırdı. Yaşadıklarını dışa yansıtırdı. İnönü ise hayatına din işlerini karıştırmamak isterdi. Bu tür konuların, yanında dahi konuşulmasına müsaade etmezdi. Bu tür ibadetler kapalı kapılar ardında yapılmalı, duyulmamalı şeklinde düşünürdü.” değerlendirmesini yapıyor. Bu farklılığın Atatürk ve İnönü’nün İslam’a bakış açılarının farklılığından kaynaklandığının altını çizen Beyoğlu, sözlerine şöyle devam ediyor: “Annesinin etkisiyle Atatürk Kur’an veya mevlit okutmaktan hoşlanırdı. Adeta zevk alırdı. İnönü’de ise bu tür bir olay söz konusu değil. İnönü’nün sadece hanımı dindar. Bunu torunlarının yazmış olduğu kitaplarda görebilirsiniz. Atatürk’ün İslam anlayışı Türk Müslümanlığına daha yakındır. Ramazan’ın gereklerini yerine getiremesen de yerine getirenlere saygı göster anlayışı söz konusu.” Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=94574 Not : Alıntıır.. Arama yaptım ama daha önce verildiyse Affola ![]() |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Super Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Nov 2005
Üye numarası: #39488 Yer: kripton
Mesaj sayısı: 20,961
Karma etkisi: 42827
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 4280084
|
Alıntı:
ibadet yapan insanın , yaptığı ibadeti gözler önüne sermesi çok da etik bir davranış olmasa gerek diil mi? ![]() |
|
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2005
Üye numarası: #25575 Yer: Tcg Ertuğrul Gemisi
Mesaj sayısı: 936
Karma etkisi: 126
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 11931
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2005
Üye numarası: #30211 Yer: siz konusmam
Mesaj sayısı: 1,534
Karma etkisi: 313
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 30533
|
Atatürk ile İsmet İnönüyü dini hassasiyet konusunda neden kıyaslıyoruz ki şimdi?!Cumhuriyetin kurucuları hakkında su soyleydi bu boyleydi demek..kazalım kuyumuzu bakalım su cıkacak mı?
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2006
Üye numarası: #69606 Yer: Cehennemin Dibi
Mesaj sayısı: 10,845
Karma etkisi: 11526
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1151050
|
metatron senin söylediklerine harfiyen katılıyorum
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Super Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Nov 2005
Üye numarası: #39488 Yer: kripton
Mesaj sayısı: 20,961
Karma etkisi: 42827
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 4280084
|
bu yazı can dündar'dan alıntıdır..
elhamdülillah laikiz Ben pek dindar bir insan değilim... Ama dinine bağlı bir aileden geliyo*rum. Anneannem başını örter. Rama*zanlarda oruç tutulur. Kandillerde "mübarek olsun" denir. Yıllar yılı ben okula giderken üç kulhuvalahu bir elhamla, anamın soluğu arkamdan geldi. Ba*şımdan aşağı nice kurşunlar döküldü. Ama yeri gelince evde içki de içildi, sigara da... Saza da gidildi, baleye de... Tipik bir Türk ailesi işte... Ama söylemek istediğim şey, bu tipikliğin nasıl da hoş bir toplumsal ahenk yarattığı değil. Tersine, dikkat çekmek istediğim şey; bu tür, din sohbetlerinin hep böyle bir "canım biz de müslüman evladıyız" nakaratıyla başlaması... Son dönem tartışmalarında bu kısa girizgahı genellikle bir "ama...�bağ*lacı izliyor ve ardından la*ikliğin erdemi üzerine uzun uzadıya vaazlar veri*liyor. Amaç belki, hem müs*lüman, hem laik olunabi*leceğini kanıtlamak, ama ben artık bu söylemi terketmek gerektiğine inanı*yorum. *** Neden mi? Bu yaklaşım, tartışmayı "tartışmanın yasak oldu*ğu" bir alana çekiyor da ondan... Askerde "talim saatleri*nin namaz saatlerine göre ayarlanmasını" isteyen bir gruba bizim komutan "evladım, ben de müslümanım. Talim yüzünden namazı kaçırırsam, kaza kılıyorum" demiş ve onları kazandığını sanmıştı. Oysa "bazı namazların kazasının olmayacağı" ya*nıtıyla karşılaştı. Bu durumda "neden olamazmış" diyemezsiniz. Lafa "müslümanım" diye girdiyseniz geri de dö*nemezsiniz. Biraz zorlanırsınız. Nitekim öyle de oluyor. Ayet tartışmasına girenler sonunda "İslama gö*re kadınların başını örtmek zorunda olduğunu" kabul ediyorlar. "Din ayrı siyaset ayrı" diyenler, İslamın hiç de öyle bir din olmadığını çok geçme*den anlıyorlar. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=94574 İş, laikler için tam bir kördüğüme dönüşüyor. * * * Her tartışmada "aile albümü"müzü açarak ken*di yaşam tarzımızı da gereksiz bir tartışmaya açmış oluyoruz: "Peki anneannemiz örtünüyorsa, biz neden örtünmüyoruz?", "hem namaz kılıp, hem yılbaşında içki içmek, gerçekten İslama uy*gun mu?" derken sohbet otomatikman, sizi bir "din tartişmasının" içine çekiyor. Oysa hepimiz biliyoruz ki, İslam pek tartışmayı sevmez. Bazı mukaddes kavramları tartışmaya açanların başına gelenler ortada... Buradan itibaren ikinci yanılgı başlıyor: Yine lafı laikliğe getirmeye çalışan birileri he*men İslamm nasıl bir "hoşgörü dini" olduğunu anlatmaya girişiyor. Tabii tartışmaya açılmayan birşeyin neyi, nasıl hoşgördüğü sorulamıyor. Kimse kusura bakmasın (yakmasın mı deseydim) ama ne zaman bu hoşgörü meselesi açılsa benim burnuma Sivas dolaylarından yanık koku*su geliyor. "Dinimiz hoşgörü dini" diyenleri de, bozuk para ve kırık sandalye yağmuru altında, Si*vas sanıklarına "iyi haliniz görüldü, cezanız indi*rildi" diyen mahkeme heyetine benzetiyorum. * * * Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=94574 Ayılalım artık. Nasıl iyi müslümanlar olduğumuzu anlatmaya çalışarak laiklik savunusu yapamayız. O devir geçti. Yıl boyu içki içip, Ramazan'da oruç tutanlar eski bir nesildi ve şimdi maalesef tarih oluyorlar. "Yeni İslam", herkesi tercihe zorluyor: "Ya klübün kurallarıyla oyna, ya vazgeç..." "Müslümanım diyorsan örtünmelisin". "Tanrı*ya inanıyorsan, içmemelisin". "İslama inanıyor*san, şeriat için savaşmalısın". Çünkü kitap öyle yazıyor. Kitaba inananların bunları savunmalarında bir tutarsızlık yok. Bana tutarsız gelen, lafa "biz de müslümanız ama" diye başlayan bazı laiklerin ayet tartışmalarıyla aksini ispatlama çabası... Ben bu anlamda ateistleri çok daha tutarlı ve samimi buluyorum. Çünkü İslama bağlanıp, şeri*atı reddetmek bana "ya İslamı bilmemek, ya da samimi olmamak" gibi geliyor. Şimdi bir de "nüfusunun yüzde 99'u müslüman olan Türkiye.." girizgahı moda oldu. Düşünün ki o yüzde 99'un içinde Aziz Nesin de var, Ataist dergi çıkaranlar da... Peki içki içen müslüman sayılmıyorsa, bu oran yüzde 80 oranında azalmaz mı? Bu oran tartışması hangimizi nereye götüre*bilir? * * * Gelelim "Laik yanılgı"ların sonuncusuna: Son zamanlarda "Atatürk'ün de iyi bir müslü*man olduğunu" anlatan nutuklar türedi. Yapmayın Dostlar; Bu yolla Atatürk'ü Refah'a sevdiremeyeceğiniz gibi, halka da yanlış tanıtmış olursunuz. Benim önerim şu: Herkes anneannesinin nasıl giyindiği bilgisini kendine saklasın. Kenan Evren, Kur'an'dan ayet*ler okumayı seviyorsa kürsüde değil, evinde oku*sun. Tansu Çiller, ezan sesi seviyorsa yalısının bahçesine camii yaptırsın. Ama kimse laiklik adı*na bize dini masallar anlatmasın. Atatürkçüler ille İslam tartışacaksa hadi gelin Mustafa Kemal'in yıllarca gizlenen konuşmala*rını raflardan indirelim. Göze alabiliyorsanız, O'nun Kazım Karabekir'e "herşeyden önce din anlayışını kaldırmalı*yız" dediğini ortaokul din kitaplarına koyalım. Bir ingiliz yazara söylediği "benim dinim yok. Ba*zen bütün dinler denizin dibine batsın istiyorum" sözlerini Diyanet İşleri Başkanlığı'nın girişine asalım. "Anneannem müslümandı", "Atatürk dindar*dı", "İslam toleranslıydı" derken, bir şeriat ikti*darını ufukta gördük. Sizce yöntemi değiştirme*nin zamanı gelmedi mi? kaynak Düzenleyen metatron : 02-10-2006 at 02:55. |
|
|
|
|
|
#7 | |
|
Cool Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2006
Üye numarası: #56129
Mesaj sayısı: 215
Karma etkisi: 20
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1342
|
Alıntı:
Bu yazıda islam dinine inanları şeriatçilikle şuçlama yapılıor tamamen saçmalamış ve bu yazıda açık açık bölücülük yapmış!amaçsız hedefsiz bilimsel olmayan tamamen kendi görüşlerini Atatürk'ü kullanarak insanlara dayatmaya çalışılmış ucuz basit bi yazı!elhamdülillah laikiz sözünde çok yanlış bi cümle!tamamen siyasi bi yazı ataizimi laikle eş anlamlı yapmaya çalışıor ama hiç düşünmüor ki laikliğin amaclarından biride hatta en önemli amacı insanlar rahatça istedikleri dine inansınlar dini inanışlarını yerine getirebilsinler!insanlar ataist olursa zaten laikliğe ihtiyaç duyulmaz!o zaman zaten devlet millet olmaz! istiklal marşımızdada söylendiği gibi BU EZANLAR Kİ ŞAHADETLER DİNİN TEMELİ EBEDİ YURDUMUN ÜSTÜNDE İNLEMELİ! Düzenleyen erhan214 : 09-10-2006 at 01:27. |
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Banned
![]() ![]() Kayıt Tarihi: Oct 2006
Üye numarası: #93469 Yer: ? Belli deil....
Mesaj sayısı: 81
Karma etkisi: 0
![]() Karma: 25
|
paylasım icin saol
|
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
