Başbakan Erdoğan Çorum'da...Değerli kardeşlerim, sevgili gönüldaşlarım, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Buradan, bu coşkulu meydandan tüm Çorum'a, Alaca'ya, Bayat'a, Boğazkale'ye, Dodurga'ya, İskilip'e, Kargı'ya, Laçin'e, Mecitözü'ne, Oğuzlar'a, Ortaköy'e, Osmancık'a, Sungurlu'ya, Uğurludağ'a
Konu by_ozyy tarafından açılmış, 116 kişi tarafından görüntülenip, 2 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Dec 2010
Üye numarası: #511677 Yer: Ankara
Mesaj sayısı: 782
Karma etkisi: 1732
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 173099
|
Değerli kardeşlerim, sevgili gönüldaşlarım, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Buradan, bu coşkulu meydandan tüm Çorum'a, Alaca'ya, Bayat'a, Boğazkale'ye, Dodurga'ya, İskilip'e, Kargı'ya, Laçin'e, Mecitözü'ne, Oğuzlar'a, Ortaköy'e, Osmancık'a, Sungurlu'ya, Uğurludağ'a oralarda yaşayan tüm kardeşlerime sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum. Ramazanı Şerif Çorum için, ülkemiz için, milletimiz, İslam Alemi ve tüm insanlık için barışa, huzura, kardeşliğe vesile olsun diyorum.
Bu Ağustos sıcağına rağmen burada bizi karşıladığınız, bizi bağrınıza bastığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Şu gördüğüm katılım, şu coşku, şu heyecan, 12 Eylül'ün sandıkları ‘evet'le nasıl patlatacağını gösteriyor. Biliyorum ki şu anda bu hal, bu tablo harmanlardaki, bahçelerdeki, dükkanlardaki işlerinize ara verip Çorum misafirperverliğini bize bir kez daha gösterdiğiniz için sizlere ne kadar teşekkür etsem azdır. Çorum'a, Çorumlu kardeşlerime, en başından itibaren bu AK harekete verdiğiniz destek için özellikle hayır dualarınızı bizlerden esirgemediğiniz için sizlere ayrıca teşekkür ediyorum. Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Çorum, kadim bir medeniyet şehridir. Çorum, Hitit'lere kadar dayanan bir şehirdir, Selçuklu şehridir, Osmanlı şehridir. Çorum, İstiklal Savaşımızda en fazla şehit veren illerimizdendir. Çorum, 1510 İstiklal Madalyasına sahip şehrimizdir. Millet olarak Çorum'la, Çorum'un yiğitliğiyle, mertliğiyle, gözü pekliğiyle her zaman gurur duyduk, nasıl ki Çorum bu topraklardan yetişmiş Akşemsettin Hazretleriyle, Ebusuud Efendi'yle, Koyunbaba'yla, İskilipli Atıf Hoca'yla gurur duyuyorsa, bizler de Çorum'la gurur duyuyoruz. Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Bakın sevgili kardeşlerim, göreve geldiğimiz andan itibaren Türkiye'yi her alanda yüceltirken, her alanda Türkiye'ye başarılar yaşatırken geleceğimiz adına, çocuklarımız, gençlerimiz adına çok büyük bir mücadeleyi de başlattık. Ekonomik istikrarla demokratik istikrarı eş zamanlı olarak geliştirmenin ne kadar önemli olduğunu gördük. Demokratikleşme olmadan refahın da, kalkınmanın da, adaletin de sağlanamadığını gördük. Bir yandan sessiz devrim gerçekleştirirken, reformları hayata geçirirken, diğer yandan Türkiye'yi büyütecek, güçlendirecek, hizmetleri, yatırımları yaptık. Tüm bunları yaparken demokrasiden, millet iradesinden hoşlanmayan, sivil siyasetten hazzetmeyen bir kısım karanlık odakların harekete geçtiklerini gördük. Gördük ki bu ülkede kirli birtakım örgütlenmeler var, kirli birtakım çeteler var. Adı konulmamış şiddet yapılanmaları var. Bu kirli örgütlerin, çetelerin, bu kirli odakların toplumun damarlarına kadar, devletin koridorlarına kadar sirayet ettiğini gördük. Sizden aldığımız güçle, sizden aldığımız destekle, sizlerin hayır duasıyla çetelere karşı, mafyaya karşı, hukuk dışı örgütlenmelere karşı amansız bir mücadele başlattık. Tehditlere boyun eğmedik, provokasyonlara aldanmadık, kışkırtmalara eyvallah demedik. Ülkenin selameti, milletin huzuru ve refahı için tüm bu kirli örgütlenmelere karşı dik durduk. Hepsiyle cesur bir şekilde mücadele ettik, ediyoruz. Hatırlayın, 2006 yılında Danıştay'a bir saldırı oldu, hatırlıyorsunuz değil mi? Eli silahlı katil ya da katiller ellerini kollarını sallayarak Danıştay'a girdiler, toplantı salonunu bastılar ve oraya kurşun yağdırdılar. Olay anından itibaren hemen bazı medya kuruluşları, bazı siyasiler, bazı bürokratlar doğrudan doğruya AK PARTi Hükümetini, bizi suçlamaya başladılar. Cenaze törenlerinde kitleler bize karşı kışkırtıldı. Geçmişte de benzer birtakım olaylar olmuştu. Ama hiçbiri çözülememiş, asıl sorumlular bulunamamış, ipin ucu bir noktaya gelince kaybolup gitmişti. Biz olayın üzerini örtmedik. Bir kısım medyanın hedef saptırmalarına aldanmadık. Olayın tüm boyutlarıyla üzerine gittik. İşte şimdi görüyorsunuz Hükümetin, AK PARTinin sorumlu olduğu veya sorumlu tutulduğunu söyleyenler şimdi başları önde eğik dolaşıyorlar. Kimlerin kimlerle iş tuttuğu, kimlerin bu ülkenin istikrarına, huzuruna, güvenliğine kast ettiği, kimlerin bu kirli hedefler için kader birliği yaptığı ortaya çıktı mı? Bakın bu olayları, bu çeteleri Çorum'da hatırlatmamın bir sebebi var, anlıyorsunuz değil mi? Biz artık adalet yerini bulsun, kirli oyunlar bozulsun istiyoruz. Biz artık tarihle yüzleşmek istiyoruz. Biz tarihteki karanlık noktaların artık aydınlanmasını istiyoruz. Biz hiçbir şeyin üzeri örtülmesin, her şey açığa çıksın ve hak yerini bulsun istiyoruz. Sevgili Çorumlu kardeşlerim; biz konuşulmayanlar ülkemde konuşulsun, tartışılmayanlar tartışılsın istiyoruz. Unutmayın, 1980 yılında Mayıs ayında Çorum'da maalesef kanlı olaylar yaşandı. Birçok vatandaşımız öldürüldü, birçoğu yaralandı. Değerli kardeşlerim, 1980 yılında Çorum'da yaşanan olaylar asla ve asla bir sağcı-solcu çatışması değildi. 1980 yılında Çorum'da yaşanan olaylar asla ve asla bir Alevi-Sünni çatışması da değildi. Çorum'da bu olayların öncesinde yaşanan gelişmeler, bu olayların sonrasında ortaya çıkan gerçekler burada açık açık bir provokasyon, açık açık bir kışkırtma yaşandığını gösterdi. Gizli eller, kirli eller, karanlık birtakım odaklar Çorum'u alçakça hedeflerinde bir laboratuar olarak kullanmak istediler. Aynı şeyi Kahramanmaraş'ta yaptılar, aynı şeyi Sivas'ta yaptılar, aynı şeyi İstanbul Gazi Mahallesi'nde yaptılar. Danıştay'a yapılan saldırı da aynı, faili meçhul cinayetler de aynı. Bütün bu kirli suikastlar, bunların tamamı kirli senaryoların kışkırtma denemeleridir. İşte bugün tek tek açığa çıkartılan çeteler, terör örgütlenmeleri korku salarak, tedirgin ederek, sokakları kan gölüne çevirerek bu ülkeye ve bu millete yön vermek, rota çizmek istediler. Benzeri olayları bugün de zaman zaman denemeye çalışıyorlar. Bugün de bazı illerimizde, bazı ilçelerimizde kirli senaryoları uygulamaya koymak istiyorlar. Tıpkı 1980 Çorum'da olduğu gibi. Bugün de hassas vilayetlerimizde, hassas ilçelerimizde kargaşa çıkartmak, arbede çıkartmak, milleti galeyana getirip buradan rant sağlamak istiyorlar. İnegöl'de öyle, Dörtyol'da öyle bunu böyle biliniz. İşte Dörtyol'da bakın kimlerin arabaları kullanıldı ortaya çıkıyor, görüyorsunuz. Kimler kimlerle nasıl teknik takiplere takıldı görüyorsunuz. Dün nasıl Çorum'da, Kahramanmaraş'ta kirli senaryolar hayata geçirilmek istendiyse, bugün de bir kısım senaryolar yazılıyor, ama hamdolsun daha uygulamaya geçmeden bunların hepsi deşifre ediliyor. O devirler artık geride kaldı. O karanlık dönemlerin kapıları inşallah açılmamak üzere kapandı. Şimdi artık karanlık yok; şimdi artık aydınlık var. Şimdi artık çetelere avukatlık yapan bir iktidar yok; şimdi çetelerden hesap soran bir iktidar var, şimdi artık milletin avukatı olan bir iktidar var, şimdi artık demokrasi dışı güçlere çanak tutan bir yönetim yok, millet iradesini en üstte tutan bir yönetim var. Şimdi artık şapkasını alıp giden bir iktidar yok, millet adına, milletin emanetini yanında kutsal bilen bir iktidar var. Kardeşlerim; bu ülkede artık çetelerin değil, milletin dediği oluyor, Çorumlu kardeşimin dediği oluyor. Bu ülkeye artık mafya değil, terör örgütleri değil, artık millet yön veriyor, Çorumlu kardeşim yön veriyor, millet rota çiziyor. İşte Anayasa değişikliğinin anlamı budur. Gayet güzel pankartlar asmışsınız. Zaten gerçekler orada. Benim halkım en güzelini biliyor. Bu CHP zihniyeti benim vatandaşıma göbeğini kaşıyanlar diyor. Bu CHP zihniyeti benim vatandaşıma bidon kafalı diyor. 12 Eylül'de kim bidon kafalı, kim göbeğini kaşıyan göreceksin. Değerli kardeşlerim; Anayasa 27 Mayıs'la yüzleşmektir, Anayasa 12 Eylül'le yüzleşmektir, Anayasa bu ülkede mazlumların sırtından geçinenleri hesaba çekmek için onlarla yüzleşmektir. 12 Eylül öncesi akan kanların hesabını sormaktır. Anayasa değişikliği bu ülkenin tarihindeki o karanlık noktaları aydınlatmaktır. Anayasa değişikliği milli iradeyi gerçekten egemen kılmaktır. Demokrasiyi gerçekten hayata geçirmektir. Hukukun üstünlüğünü gerçekten hakim kılmaktır. Sevgili Çorumlu kardeşlerim, Çorum yiğidin harman olduğu yerdir. Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Bakınız, evet demek bir daha bu ülkede 12 Eylül'ler yaşanmasın demektir. Evet demek, bir daha 27 Mayıs'lar yaşanmasın demektir. Evet demek, darbeci anlayışlara, vesayetçi anlayışlara, müdahaleci anlayışlara dur demektir. Buradan, Çorum'dan soruyorum, sadece Çorum'a değil, tüm Türkiye'ye sesleniyorum, ileri demokrasi mücadelemizde yanımızda mısınız? Kardeşlik içinde daha büyük bir Türkiye için yanımızda mısınız? Değerli kardeşlerim, tarihimizdeki o karanlık oyunlarla mücadelede yanımızda mısınız? Değerli kardeşlerim, bütün bunlarla birlikte ileri demokrasilere ulaşmak için gece-gündüz demeden çalışmada yanımızda mısınız? Bundan zaten zerre kadar şüphemiz yok. Üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçmeye evet mi? Değerli kardeşlerim, bütün bunlarla beraber özgürlüklere evet mi? Çorum bir daha gür sesle evet diyor mu? Sevdamız millet, kararımız... Sevdamız millet, oyumuz... Maşallah. Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=468697 Bakın sevgili Çorumlular, bu ülkede tam 30 yıldır CHP de, MHP de hep 12 Eylül edebiyatı yapar. 12 Eylül mağdurlarını istismar eder. Değerli kardeşlerim, 12 Eylül'le hesaplaşmaya gelince 12 Eylül'ün üzerindeki dokunulmazlık zırhını kaldırmaya gelince orada yan çiziyorlar. Çetelerle, kirli senaryolarla mücadeleye gelince orada yan çiziyorlar. Çorum'un güzel bir sözü var bakayım biliyor musunuz? Deniz suyu gibi ne içiliyor, ne de geçiliyor. Biliyor musunuz? İşte görüyorsunuz, CHP milletvekilleri Silivri'ye gidiyor. Orada Danıştay saldırganlarıyla yan yana oturuyorlar. CHP çıkıyor, ben Ergenekon'un avukatıyım diyor. Genel Başkanları da bol bol meydanlardan selam gönderiyor. Haftalardır 27 Nisan bildirisini diline dolayan CHP Genel Başkanı, bugüne kadar çıkıp da hayır, CHP Ergenekon'un avukatı değildir diyemedi. Gittiği illerde sanıklara selam olsun diyor, yargıya destek olmayan yerine süreci sulandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Çetelerin açığa çıkarılmasını istemiyorlar, karanlık noktaların aydınlatılmasını istemiyorlar. Kışkırtmalarla yüzleşemiyorlar, darbelerle hesaplaşamıyorlar. Peki ben şimdi CHP'ye oy veren, gönül veren kardeşlerime sesleniyorum. İnanıyorum ki bu oylama bir genel seçim oylaması değil, bunu böyle biliniz, burada bir yanılgıya düşmeyin. Biz 12 Eylül'de iktidarın oylamasını yapmayacağız, muhalefetin oylamasını yapmayacağız. Oy pusulasında partilerin amblemi yok. Orada evet var, hayır var. Ya ‘evet'e mührü basacaksın ya da diğerine. Neye basıyoruz? Maşallah. Allah nazardan saklasın. Değerli kardeşlerim; şimdi ben CHP'ye geçmişte oy vermiş kardeşime diyorum ki sana saygım var, oyuna saygım var, ama bu bir halkoylaması. Bak, buraya gelenler CHP'nin Genel Başkanı, diğerleri gelip de şu 26 maddeyi konuşmuyorlar, başka şeyler konuşuyorlar. Hâlâ bir genel seçim kampanyası yürütüyorlar. Sorun, deyin ki bu 26 maddede ne var? Sayın Genel Başkan, bundan bahset bundan. Ondan bahsettiklerini duydunuz mu? Çünkü onların derdi başka. Sevgili kardeşlerim, varsın onlar statükoyu muhafaza etsinler. Ama ben CHP'ye oy vermiş kardeşlerim inanıyorum ki 12 Eylül'de bu yanlışı da düzeltecekler. Aynı şekilde MHP'ye gönül vermiş kardeşlerime de sesleniyorum, inanıyorum ki onlar tavanları gibi düşünmüyor. Taban başka, tavan başka. Taban farklı, çünkü MHP'yi CHP'nin arkasına vagon yaptılar, onun arkasından gidiyorlar. Düşünebiliyor musunuz? MHP, CHP'yle yan yana gelebilir mi? MHP, BDP'yle yan yana gelebilir mi? Bak şimdi CHP, MHP, BDP, YARSAV ve bir kısım medya bir araya gelmişler ve diyorlar ki bu proje AK PARTi projesidir. Hiç alakası yok. Bu proje darbe Anayasasına karşı milletin projesidir milletin. İşte onun için bundan önce diyordum ki siz ruh ikizisiniz MHP, CHP. Şimdi ne oldu? Ruh üçüzü oldular. İnanıyorum ki bu partilere oy veren kardeşlerim başlarını iki ellerinin arasına alacaklar, doğru ya biz bir merkez seçim veya genel seçim oylaması yapmıyoruz. Biz şimdi bir halkoylaması yapıyoruz. Yani bu halkoylamasında ne getiriyor bize, ne kaybettiriyor, öyle mi? Şimdi açık ve net söylüyorum, Allah aşkına söyleyin, bakınız toplu sözleşme, toplu iş sözleşmesi diye bir madde var burada. Yani memurlarımız bugüne kadar toplu görüşme yapıyordu. Şimdi toplu iş sözleşmesi yapacak. Eskiden bilirkişiye gidiyordu, ama bilirkişiden sonra karar Bakanlar Kuruluna, bize geliyordu, nihai karar bizim kararımızdı. Ama şimdi artık bize gelmiyor. Ya? Şimdi yeni oluşturulan bilirkişi tablosu içerisinde o bilirkişiye gidiyor ve oradan çıkan karar nihai karar olacak. Buna evet mi? Ama biz işçiden yanayız diyenler, memurdan yanayız diyenler, toplu iş sözleşmesi istiyoruz diyenler şimdi bakıyoruz ne diyorlar biliyor musunuz? Diyorlar ki bu KESK, Kamu-Sen vesaire filan bunlar şimdi o kadar ideolojikler ki, diyorlar ki bu işi halkoylamasından sonraya bırakalım, niye? O zaman diyorlar toplu iş sözleşmesi çıkacak ya, yani evet çıkacağını da kabulleniyorlar ha. Görüşmeyi o zaman yaparız diyorlar. Peki diyoruz siz ne yapıyorsunuz? Biz hayır diyoruz diyor. Bu ne perhiz, ne lahana turşusu. Mademki toplu iş sözleşmesi bu kadar güzel, o zaman niye oyunu vermiyorsun? Şimdi kusura bakmasınlar, arkadaşlarım kendileriyle görüşmeyi yapacaklar ve bu görüşmede gereği kendileriyle konuşulacak. Böyle 25 kuruşa simit yok. İşin hakkını vereceksin arkadaş. Dürüst ol dürüst, dürüst ol. İdeolojik davranma olmaz burada, doğrunun yanında olacaksın, iki kere iki dört, hiçbir zaman beş olmadı, üç de olmadı, yazın da dört, kışın da dört, gece de dört, sabah da dört. Biz bunu istiyoruz. Ve bu yolda olanlara can kurban. Ama bu yolda olmayanlara kusura bakmasın, haddini bildirmek benim milletimin görevi evelallah, milletimin görevi. Varsın onlar değişime dirensinler, varsın onlar kaçak güreşsinler. Bu millet 12 Eylül'de gür bir seda ile evet diyerek onlara gereken mesajı evelallah verecektir. Bakın, şimdi son haftalarda yeni bir şey çıktı. CHP Genel Başkanı gittiği her yerde soyundan bahsediyor, soyağacından bahsediyor. Gittiği her yerde köklerinin Akşehir'de olduğunun altını çize çize vurguluyor. Buna neden ihtiyaç duyduğunu anlamış değiliz, neden göğsünü gere gere ben Dersimliyim diyemediğini anlamakta, söylemekte zorlanıyor. Hakikaten Dersimli de onu Dersimli biliyor, Nazimyeli biliyor. Niye bundan çekiniyorsun? Söyle, niye? Burada bir incelik var. Bakınız, Dersim katliamının altında ne yatıyor? 10 binlerce insan orada katledildi, Tunceli'de katledildi. Kim katletti, hangi zihniyet katletti? CHP zihniyeti katletti. Şimdi Sayın Genel Başkan diyor ki ben o zaman doğmamıştım diyor. Biz sana bu işin faili sensin demiyoruz ki. Biz mensubu olduğun zihniyetin, soyağacının bu ülkede neler yaptığını anlatıyoruz, bunu anlatıyoruz. Niye ürküyorsun, niye korkuyorsun? Lafa geldiği zaman Türkiye Cumhuriyeti Devletini biz kurduk diyorsunuz, ama önünüze de bu fatura gelince ben bu faturayı ödemem, çünkü ben doğmamıştım diyorsun. İşine geldiği zaman bizim Partimiz Atatürk'ün Partisidir diyorsun, işine geldiğin zaman başka yere çekiyorsun. İyisin de sahip olacaksın, kötü olduğu zaman da kaçacaksın. Yok öyle 25 kuruşa simit. Hani eskiden mahallelerde oynardık ya, ortada kuyu var yandan geç. Aynen şimdi bunlar da böyle, ortada kuyu var yandan geç. Artık millet bunları yutmuyor, kuyuların ağzını kapatıyoruz artık kapatıyoruz, içini de dolduruyoruz. Çünkü, bizim inancımıza göre insanın soyu, sopu, ırkı, rengi, kökeni üstünlük kaynağı değildir. Zira biz yaratılanı yaratandan ötürü severiz. Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=468697 Bizim yönetim anlayışımızda hiç kimse soyundan, ırkından, kökeninden dolayı hor görülemez, dışlanamaz. Herkes kökenini rahatlıkla ortaya koyabilir. Kökenini inkar edenlerden, kimliğini saklayanlardan ise kimseye bir yarar gelmez. Buradan CHP Genel Başkanına son derece samimi bir çağrıda bulunuyorum. Gel, 12 Eylül'de sen de bu Anayasa değişikliğine evet de. Kendini daha özgür şekilde ifade edebilmek için bu Anayasa değişikliğine evet de. Çünkü daha özgür ifade edebilmen için bu değişikliğe ihtiyaç var, yoksa sıkıntın var. Fişlemeye son vermek için -bak bak burası önemli- insanları soylarından, atalarından, fikirlerinden, memleketlerinden dolayı ayrımcılığa tabi tutan zihniyete dur demek için gel sen de evet de. Bu Alevi'dir, bu Sünni'dir, bu namaz kılar, bunun annesi başörtülüdür, bu alkol kullanır diyerek insanların hayatını karartan anlayışa son vermek için evet de. Evet mi? Buradan Çorum'daki kardeşlerime de sesleniyorum. Bu Anayasa değişikliği yine söylüyorum bir millet projesi. Sevgili kardeşlerim, sevgili Çorumlu kardeşlerim, 12 Eylül'de kısa bir ifadeyle, bazen soruyorlar bakıyorum, vatandaşlar farklı farklı cevaplar veriyor. Ben kestirme bir soru soracağım. 12 Eylül'de biz neyi oylayacağız. Tamam, bak bir tarafta sorduklarında darbe Anayasası var diyeceksiniz, öbür tarafta da milletin Anayasası var. Biz 12 Eylül'de milletin Anayasasına evet diyoruz. Olay bu kadar basit. Bu 26 madde bu. Darbe Anayasasını da ayaklarımızın altına alıyoruz, olay bu. Ve bu Anayasayla biz AK PARTiye oy vermiyoruz. Bu oylamayla biz bir iktidar seçimi yapmıyoruz. Bununla biz kendimizi oyluyoruz, geleceğimizi oyluyoruz, bunu anlatın gittiğiniz yerlerde kardeşlerim. Çocuklarımızın geleceğini oyluyoruz, gençliğimizin geleceğini oyluyoruz, kadınlarımızın pozitif ayrımcılığa tabi tutulması için bir adım atıyoruz. Özürlülerimiz için, şehitlerimizin dul, yetimleri için onları anayasal teminat altına alıyoruz. Ve utanmadan, sıkılmadan nerede ne var diyorlar? İnsaf edin, bunların hepsi var. Bunların detayları neyle yapılır? Bunların detayları da yasalarla, genelgelerle yapılır. Anayasa bunların detaylarına girmez, Anayasa başlıkları verir, Anayasa özü verir, kanunlarla bu genişletilir, olay budur. Onun için de kanunlar Anayasaya ters olmaz; Anayasaya uygun olarak hazırlanır. Şimdi yapmamız gereken bu tarihi değişim paketini hayata geçirerek daha ileri demokrasi standartlarına milletimizi ulaştırmak. Değerli kardeşlerim; bakınız burada enteresan bir örnek vereceğim, çok ilginçtir. Belediye Başkanıydım İstanbul'da, Belediye Başkanıyken İstanbul'da dedik ki üniversite öğrencilerine biz de burs verelim. Anamdan sizlere selam var, o da 86 yaşında. 86 yaşında çok dua ediyor. Sizleri böyle gördüğü zaman daha da bakıyorum o da canlanıyor. Şimdi değerli kardeşlerim, bakınız Belediye Başkanı olarak burs başlattık. Bursları verdik verdik verdik, geldi kaç yıl oldu CHP'nin müracaatı? 2 yıl kadar önce, 3 yıl kadar önce CHP Anayasa Mahkemesi'ne götürdü bu işi. Dedi ki belediyeler öğrencilere burs veremez. Maalesef Anayasa Mahkemesi de CHP'nin bu müracaatı istikametinde karar verdi. Bak şimdi belediyeler üniversite öğrencilerine burs veremiyor. O neler veriyor neler, onun zaten cebinde ne var bilemiyorum ben, her yere neler dağıtıyor neler. Onun dağıttıklarına zaten Türkiye Cumhuriyetinin bütçesi yetmez. Değerli kardeşlerim, bunları zaten başarmış olsalar 9 yıl SSK'da bulunan ve orada Genel Müdürlük yapan ve sürekli olarak SSK'yı zarar ettiren bir bürokrat. Fakat ben bunlara girmek istemiyorum aslında da, siz de bize yani bu noktada birçok şeyleri artık öğrendiniz. Bunları diyorum 2011'de konuşalım. Diyorum ki Bahçelievler Mahallesindeki kardeşlerim, Gülabibey Mahallesindeki kardeşlerim, Buhara, Ulukavak, İnönü, Kale Mahallesindeki kardeşlerim, Çorum Merkez'de, Çorum'un bütün ilçelerinde yaşayan kardeşlerim, gelin bu değişikliğe evet deyin. Kendiniz için evet deyin. Geleceğiniz için evet deyin. Tekrar ediyorum, CHP'ye oy vermiş kardeşim, MHP'ye oy vermiş kardeşim, diğer partilere oy vermiş kardeşim gelin siz de bu değişikliğe evet deyin. Bakınız, ne oluyor, Anayasa değişikliğiyle Anayasa Mahkemesi'nin, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısını siz değiştireceksiniz. Burada Meclis'in inisiyatifi yok, Hükümetin inisiyatifi yok. Çorum'un hakimin, savcısı, Alaca'nın hakimi, savcısı, İskilip'in hakimi, savcısı oy kullanacak ve onların oylarıyla Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna üye seçilecek. Şimdi bunlar çıkıp ne diyorlar televizyonlarda? İktidar kendi arka bahçesini oluşturuyor. Ne alakası var. Yani bu Çorum'daki hakimler, savcılar, İskilip'te, Alaca'da, şurada buradaki hakimler, savcılar bunlar benim Partimin üyesi mi? Yani bu yargı bizim atadıklarımız onlardan mı oluştu? Biz bir CHP zihniyeti olmadık bu ülkede. CHP'nin Moğoltay'ı ve Seyfi Oktay'ı onlar geçmişte şunu söylediler: Biz CHP'liyi buralara atamayacaktık da, MHP'nin faşistlerini mi atayacaktık dediler. Ama gel gör kadere bak ki şimdi CHP'yle MHP yan yana, el ele, kol kola gidiyorlar. Hale bak, nereden nereye. Hukuk sistemimiz bu değişiklikle evrensel normlara daha da yakınlaşacak. Şimdi bakın, biz Hükümetimiz milletimiz için doğru olduğuna inandığımız bir karar alıyoruz. Ve bu kararla birlikte inşallah Anayasa Mahkemesi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu gerçekten katılımcı bir yapıya kavuşuyor. Değerli kardeşlerim; bütün bunların yanında artık Türkiye'de adalet mekanizmasına güven noktasında yeni bir dönem başlayacak. Bakınız, üniversitelerde bir katsayı meselesi. Bu da beni çok hüzne boğan, dertli kılan, kızlarımız, yavrularımız eğitim özgürlüğünü kullanmak için başörtüsü sebebiyle üniversiteye gidemeyen kızlarımız, bu reva mıydı? Meclis'te düşünün yasama organı Meclis'te MHP'yle el ele verdik. 411 oyla Meclis'ten bunu geçirdik. Ve düşünebiliyor musunuz, çok enteresandır, bir kısım medya diyorum ya, o gün kaosa kalkan 411 el diye başlık attılar, sürmanşet. Bunun hangi gazeteler olduğunu biliyorsunuz, hangi zihniyet olduğunu biliyorsunuz değil mi? Düşünebiliyor musunuz, Türkiye Cumhuriyetinin Parlamentosunda 411 el kalkıyor ve bunu oyluyor, sen bunu kaosa kalkan el diye nitelendiriyorsun. Hani özgürlük, hani demokrasi, hani haklar, hani özgürlüklere saygı? Ve ne oldu? Hemen ardından CHP, bu 411'i Anayasa Mahkemesi'ne götürdü mü? Götürdü. Ve şu anda Ana Muhalefetin başında olan Sayın Kılıçdaroğlu, sizin de onun altında imzanız var mıydı? Herhalde o zaman doğmuştunuz değil mi? O zaman daha doğmamak gibi bir şey yoktu. Parlamentodaydınız, Parlamentoda değildim de diyemezsiniz. Peki bunu neyle izah edeceksiniz? Çıkıyor şimdi meydanlarda ne diyor? Başörtü sorununu ben hallederim diyor. Siz bu milleti enayi mi zannediyorsunuz? Öyleyse 12 Eylül'de sandıkları evetle patlatmaya hazır mısınız? Bunlara gereken dersi biz demokratik dille vereceğiz. Milli iradeyle vereceğiz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyorsak, onun yeri sandık, sandıkta vereceğiz ve bunu böyle başaracağız. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=468697 Değerli kardeşlerim; ben milletime inanıyorum, milletime güveniyorum, milletimi seviyorum. Ve yola çıkarken öyle dedik, biz milletimize aşığız. Biz Mecnun, biz Ferhat, siz Şirin, Leyla. El ele vereceğiz, uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz-gece, gideceğiz gündüz-gece, er veya geç sonuna dek gideceğiz. Ve inşallah bu millet o arzuladığı yarınlara doğru koşuyor. Bak şurada 3 ay önce dedim ki, birkaç ay içerisinde 3-4 puan daha işsizlik düşecek. İnanmadılar. Ne oldu? 11'e düştü mü? Düştü. Dedim ki, uluslararası kriz Türkiye'yi teğet geçecek. Dalga geçtiler. Şimdi ne diyorlar? Teğet bile geçmedi diyorlar. Hamdolsun, her geçen gün daha iyiye gidiyoruz, daha da iyi olacak. Ah benim kardeşlerim ah, gecelik faizin yüzde 14 bine çıktığı günler oldu bu ülkede. 8 bin, 7 bin bunlara çıktığı günler oldu. Şimdi nerede? Şimdi 7 puan, 8 puan. İşte bizden önceki iktidarda kim vardı? MHP vardı. Kim vardı? DSP vardı. Kim vardı? ANAP vardı. Değerli kardeşlerim onlardan biz ne aldık? Gittiler IMF'ye 30 milyar dolar borçlandılar. 23,5 milyar dolarla bize devrettiler. Şimdi ne kadar borç var biliyor musunuz? 7 milyar dolar. Onlar borçlandı biz ödedik. Devletin milli bankası, milli bankamız kasada ne vardı biliyor musunuz? 26,5 milyar dolar. Şimdi kasada ne var biliyor musunuz? 75 milyar dolar. Ve MHP'nin, DSP'nin, ANAP'ın olduğu dönemde 21 bankayı iflas ettirdiler, fona devrettiler. Şimdi bak dünyada bankalar, sigorta şirketleri iflas ederken, Türkiye'de bir tane banka iflas etti mi? İş bilenin, kılıç kuşananın, mesele bu. Ve elhamdülillah büyük ölçüde başarıyla atlattık. Geçen yıl 102 milyar dolar ihracatımız vardı, inşallah bu yıl 110-115 milyar doları bulacağız. Bolluk var, bereket var ya, geliyor. Elhamdülillah daha iyi olacak, daha güzel günler var. |
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Dec 2010
Üye numarası: #511677 Yer: Ankara
Mesaj sayısı: 782
Karma etkisi: 1732
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 173099
|
Değerli kardeşlerim; bütün mesele yeter ki biz birbirimize inanalım. Bu millet çok şeyleri başarmaya muktedir. Ve ben bunu da görüyorum. En kısa zamanda inşallah ufkumuzda çok daha farklı şeyler olacak, çok daha farklı şeyleri göreceğiz. Şimdi soruyorum değerli kardeşlerim, artık Çorum'da benim işçi kardeşim birden fazla sendikaya üye olabilecek, buna evet mi? Değerli kardeşlerim, Çorumlu memur kardeşim artık toplu iş sözleşmesini yapabilecek, buna evet mi? Aynı şekilde emekli memur kardeşim bundan istifade edebilecek, buna evet mi? Çorumlu esnaf kardeşim, çiftçi kardeşim, sanayici kardeşim Ekonomik Sosyal Konsey artık anayasal bir kurum haline geliyor, buna evet mi? Tabi ben buradan odalara sesleniyorum, borsalara sesleniyorum, bütün bu kurumlara sesleniyorum. Sizi anayasal bir kurum haline getirme gayreti içerisinde olan bu anayasal değişikliğe eğer siz evetlerinizle katılmazsanız sizi tarih affetmez. Geçmişte 2000-2001'li yıllarda gazetelere boy boy ilanlar verdiniz. Altına imzalarınızı koydunuz. Anayasal değişiklik istediniz. O gün evet derken, bugün sessiz kalanlar bilesiniz ki yarın huzurumuza geldiğinizde biz de sessiz kalırız. Çünkü, bunlar ideolojik bir yaklaşımdır, ben böyle bakarım. Ülkemin menfaati gündeme geldiği zaman, burada bitaraf olanlar, yarın bertaraf olurlar bunu böyle bilesiniz. Çünkü, daha güçlü bir Türkiye için, daha itibarlı bir Türkiye için biz bunu koşturuyoruz. Bu söylediklerime evet mi? Çorum'dan ben rekor bekliyorum, Çorum'un evetle sandıkları patlatmasını bekliyorum, evet mi?
Değerli kardeşlerim; şimdi birileri size sorar. Der ki Başbakan geldi, konuştu iyi güzel. Şimdi siz de buradan biraz sonra dağılıp gideceksiniz. Bak önce soruyorum, şurada ne kaldı? 26-27 gün. Kapı kapı dolaşmaya evet mi? Bütün komşularımıza bu duyduklarımızı anlatacağız değil mi? Durmak yok, yola devam. Gidilmedik yer kalmasın. Yani 12 Eylül akşamı ah şuraya da gitseydik daha fazla oy alabilirdik dememek için daha çok koşmak lazım, öyle değil mi? Hanım kardeşlerimi ben baya bu noktada heyecanlı görüyorum, beyler siz ne yapıyorsunuz? Arka taraflar ne yapıyorsunuz bir göreyim bakayım. Maşallah. Ve şu kısa zamanda 7,5 yılda eğitim alanında Çorum'da neler yaptık? Bakın, Türkiye'de yaklaşık 150 bin derslik yaptık. Çorum'da 825 derslik bitirdik. Kitaplar ücretsiz mi? Bilişim teknolojisi sınıflarımız var mı? Fakir, fukara için ilköğretimde erkek çocuklarına 20 lira veriyor muyuz? Kız çocuklarına 25 lira veriyor muyuz? Ortaöğretimde erkek çocuklarına 35 lira veriyor muyuz? Kız çocuklarına 45 lira veriyor muyuz? Biz göreve geldik, MHP-DSP-ANAP İktidarında üniversite öğrencileri ne alıyordu? 45 lira burs alıyordu. Şimdi 200 lira burs veriyoruz, 200 lira. Değerli kardeşlerim, Çorum'a Hitit Üniversitesini kim kazandırdı? Hitit Üniversitesini Çorum'a kazandırdık mı? Daha önce söz verenler olmadı mı? Oldu. Niye onlar yapamadı? Onlar laf üretir, biz ise iş üretiriz, farkımız bu. Şimdi sağlıkta attığımız adımlara bakalım. Ben sadece yaptığımız harcamayı söyleyeceğim. Sağlıkta değerli kardeşlerim, göreve geldiğimizden bu yana bizim Çorum'da yaptığımız toplam yatırım 112 trilyondur, 112 trilyon. Sevgili kardeşlerim, bununla tabi kalmayacağız. Daha birçok atacağımız adımlar var ve ben yapılanları konuşmayı severim, temel atma törenlerine bile katılmam. İşi bitireceğim, açılışa gideceğim, hep benim derdim bu. Üç tane adalet sarayı yaptık Çorum'da. Bir, Çorum Adalet Sarayı, Alaca Adalet Sarayı ve Sungurlu Adalet Sarayını yaptık, hizmete açtık. Öyle mi? Belki bana kızacaksınız, cezaevi şehrin merkezindeydi, değerli kardeşlerim organizede, o tarafta biliyorsunuz, bir de burada cezaevini yaptık, ki bu da ayrıca bir gelir kaynağını teşkil ediyor. Şehrin dışına çıkaralım istedik ve toplamda adalette 60 trilyonluk bir yatırım gerçekleştirdik. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=468697 TOKİ aracılığıyla toplu konutla şu ana kadar Çorum'da 3.019 konut uygulaması başlattık. 2.387 konutu sahiplerine teslim ettik. Fakat 10 yıl, 15 yıl vadeyle, kira öder gibi taksit. Şimdi yeni bir şeye geliyorum. Ulaştırma alanında Çorum'da rekor. 79 senede 59 kilometre bölünmüş yol yapılmış. Değerli kardeşlerim, biz 7,5 yılda 159 kilometre bölünmüş yol yaptık. Yani ne demek bu? 1'e 3. 3 kat fazlasıyla biz yaptık. Şimdi demiryolu diyorsunuz, bu konuda Ulaştırma Bakanlığımız etüt çalışmalarını yapıyor, proje çalışmalarını yapıyor. Dolayısıyla bu çalışmalar bitmeden size tabi bir şey söylemem yalan olur. Çünkü biliyorsunuz biz ne aldatan olacağız, ne aldanan olacağız. Onun için proje çalışmaları, etüt çalışmaları bittiği zaman inşallah tekrar buraya gelişte bunun neticesini de sizlere duyurma imkanımız olur. 2003 yılında doğalgazı Çorum'a getirdik mi? Ayşe bacım, Fadime bacım artık o kirli kokulardan kurtulduk mu? O zehirli havadan kurtulduk mu? Artık Ayşe hanım gibi yaşıyoruz, Fatma hanım gibi yaşıyoruz. Onlar hemen butona basıyordu çalıştırıyor, eee? Yani Helga bu hakka sahip de, benim Ayşe bacım niye sahip olmasın? George bu hakka sahip de, Ahmet bey niye bu hakka sahip olmasın? Yıllarca ah ah bizi böyle sömürdüler. Şimdi bu devran değişiyor. Tarımda Çorum'da toplam 510 trilyon değerli kardeşlerim tarımsal destek ödemesi yaptık. Bakınız, sadece toplam hayvancılık desteği Çorum'da sadece bunu da sizlere söyleyeyim biliniz, 2002'de yani DSP-MHP-ANAP döneminde 450 bin lira, eski rakamla 450 milyar. Biz 2010'un ilk 6 ayında 6 milyon Türk Lirası hayvancılıkta ödeme yaptık. Ne demek bu? 1'e 13 kat fazla artışla destekte bulunduk. Çorum'da hububat, bakliyat, ayçiçeği, kanola, aspir üreticimize prim desteği olarak da değerli kardeşlerim 19 trilyon ödeme yaptık. Mazot desteğiydi, gübreydi bunlara girmiyorum. Sevgili kardeşlerim; yalnız bir şey var, bakın bu çok önemli. Ziraat Bankası bizden önce yüzde 59 faizle kredi veriyordu. Bakın bu çok çok önemli. Bizim dönemimizde yüzde 13 faizle kredi verir hale geldik. Hatta sübvansiyonu alırsak yüzde 5, damlama, sulamayı yapıyorsa sıfır faiz, işi buraya düşürüyoruz. Değerli kardeşlerim, bakın bizden önce 4 milyon TL, yani 4 trilyon kredi vermişken Ziraat Bankası, şimdi bizim dönemimizde sadece şu 2010'da 26 kat artışla 104 trilyon Ziraat Bankası kredi verdi. Hesap ortada. Aynı şekilde Halk Bankası yüzde 47 faizle esnafa kredi veriyordu. Şimdi 13'le kredi veriyor. Durum burada. Bakınız, Devlet Su İşleri, değerli kardeşlerim Çorum'un içme suyu problemini biz çözdük mü, çözdük mü? 202 megawatt kurulu gücü olan Obruk Barajı ve HES inşaatını tamamladık. Çorum Hatap Barajını tamamladık, bunlar bize nasip oldu, bunları biz yaptık. Geçmiştekilere kalsa hak getire, bir şeyin biteceği yoktu. Vakıflar olarak 30 tane tarihi eseri biz onardık. 700 yıllık Ulu Cami, 200 yıllık Arap Baba Türbesini kim onardı? Biz onardık. Bunun yanında Kargı ilçesindeki 500 yıllık Menzil Hanı, Osmancık ilçesindeki Akşemsettin Camini, Mecitözü ilçesindeki Elvan Çelebi tarafından yaptırılan 650 yıllık Elvan Çelebi Zaviyesini de yine biz onardık. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=468697 Sevgili kardeşlerim; artık işi özetleyelim. 12 Eylül inşallah Türkiye için bir milat olacak. 12 Eylül inşallah Çorum için bir milat olacak. Gelin hep birlikte evet diyelim. Gelin demokraside bembeyaz yeni bir sayfa açalım. Unutmayın, her evet demokrasiye davettir. Her evet adalete davettir. Her evet özgürlüğe davettir, hukuka davettir. Gece-gündüz Meclis'te 14 gün çalıştık. Şimdi size geldik. Söz de sizin, karar da sizin, mühür de sizde. Öyle mi? Öyleyse sevdamız millet, kararımız... Sevdamız millet, kararımız... Sevdamız millet, oyumuz... Maşallah. Şimdi şarkımızı söylemeye hazır mıyız? Neydi şarkımız? Bayrakları bir göreyim bakayım şöyle. Arka taraflar duyuyor musunuz bizi? Maşallah. Hep beraber gür bir seda ile tüm Türkiye duysun. Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda, şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bana her şey Çorum'u hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor. Günümüz kutlu olsun. Ramazanı Şerifiniz mübarek olsun. 12 Eylül çifte bayram olsun. Allah'a emanet olunuz. Allah yar ve yardımcımız olsun. Durmak yok, yola devam. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=468697 KAYNAK edit :Ben bunu facebookda gördüm şahıslarla ilgili bazı teoriler var kalınlaştırdığım yerlerin eğer doğru ise yazıklar olsun haa burda ben şahsen o teoriyi bir sağlam kaynak bulamadığım için koymadım ama bulan varsa ne ala |
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2008
Üye numarası: #199953 Yer: altı da bir üstü de birdir ban tuşunun...
Mesaj sayısı: 34,370
Karma etkisi: 103799
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 10376070
|
konu bayat azizim
![]() |
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
Bu Konuda Aradığınızı Bulamadıysanız Şunlara Bakmanızı Öneririz
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| ÇÖLAŞAN yazdı: BÜKEMEDİĞİMİZ ELİ ÖPÜYORUZ | HARBİKIZ | Siyaset | 8 | 06-10-2010 11:16 |
| Başbakan muhalefete yüklendi | TurkishOnlyTurkish | Siyaset | 0 | 05-09-2010 23:45 |
| Başbakan Erdoğan ilk kez açıkladı | wardomcu38 | Siyaset | 4 | 08-12-2009 18:46 |
| Başbakan Erdoğan Rum vekili fena fırçaladı adeta yerin dibine soktu | atlantis41 | Siyaset | 16 | 21-01-2009 13:49 |
| Başbakan Erdoğan Ulusa Sesleniş konuşmasını yaptı | Trex_ | Siyaset | 12 | 02-09-2008 18:22 |
|
|
