Bediüzzaman Saidi Nursi 'nin Hayatı

Said Nursi, 1878 yılında Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı İsparit nahiyesinin Nurs köyünde doğdu. Babasının adı Mirza, annesinin adı Nuriye'dir. Nursi, hayatının Eski Said, Yeni Said ve Üçüncü Said olmak üzere Konu TASADAM tarafından açılmış, 2710 kişi tarafından görüntülenip, 60 yanıt almış.

Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!


Karşı sistemi kendi makineniniz gibi kullandıran uzaktan yönetim programı.
  • Canlı ekran izleme,vnc ve mouse kontrolü
  • Antiviruslerce %100 tanınmaz, güncelleme garantili
  • Ortam sesi dinleme
  • Webcam izleme
  • Online/offline keylogger
  • Kopyala/Yapıştır, Clipboard Yöneticisi (Canlı)
  • Warlogger desteği
  • Çalıştırma,upload,download,yeniden adlandırma,silme,gizli çalıştırma,thumbnail görüntüleme(indirmeden dosya görme)
  • Registry yöneticisi (tam özellikli)
  • Msn şifrelerini ve geçmişteki tüm adresleri çıkartma
  • Firefox şifrelerini çözme
  • Görev yöneticisi, görev sonlandırma
  • Çalışan programları listeleme
  • Bağlı sistemlerin yaptığı işlemleri tek listede görme!
  • Binder / dosya birleştirici
  • Virus tipinde resource kullanmadan bindleme özelliği
  • Mp3,resim,jpeg,vs her türlü dosya ile birleşip,exploitler ile link üzerinden,htmlden yayılır
  • Keyloggerda dll kullanmadan system hooklarıyla loglama ve tabii dll kullanmadan kimse yapamıyorken %100 sisteme zarar vermeden stabil bütün dünya dillerinde loglama.
  • Internet Explorer 9 şifre çözme
  • Chrome Şifreleri (bütün sürümler)
  • Firefox Şifreleri (bütün sürümler)
  • Internet Exporer Şifreleri (bütün sürümler)
  • Safari Şifreleri (bütün sürümler)
  • Reklam Bot ile site reklamı, dosya yükletme, bulaştırma,vs. MSN,Yahoo Messenger,ICQ ve AIM sistemlerinin hepsini tanır. Reklam bot aynı anda birden fazla sisteme komut verebilir.
  • Browserda geçmiş verileri, form girdilerini kayıt edip trojandan erişme
  • Klavye Kilitleme
  • Mouse Kilitleme
  • Masaüstü Gizleme
  • Sistemlere takılı flash/usb disk varsa bulaştırma Birden fazla sisteme aynı anda autorun oluşturabilir.
  • Uzaktan exe yükletme Aynı anda birden fazla sisteme exeleri tek komutla yükletebilir.
  • Fake sistem kilitleme. Tek tıklama ile karşı sistemi restart/yeniden başlat moduna geçmiş gösterip kilitleme. Kullanıcı fişten çekmediği sürece siz istemedikçe bilgisayarı kapatamaz, yeniden başlatamaz.
  • Karşı sistemin yeniden başlatılma talebinde masaustu ve bütün ekranı kapanıyor gibi gösterip kapanış sesini çalara kullanıcıyı bekletme. Kullanıcı sistemi kapatmak istediğinde siz izin vermezseniz windows kapanmaya çalışıyor gibi görünür ancak yonetim panelinden her türlü işlem yapılır.
  • Sistem servislerini yönetme
  • Outlook şifreleri çözme. (bütün outlook versiyonları outlook expressler dahil)
  • Otomatik güncelleme özelliği ile yakalanma durumunda kısa sürede otomatik güncelleme alma
Sadece 690 TL! Satın almak için iletişim formunu kullanabilirsiniz.


Ayrıca, iki farklı üst sürümü var:
Özel Trojan 990 TL: İstediğiniz isimle çalışıp, istediğiniz yere kopyalanır ve başlangıçta, msconfig'de, registry'de görünmez.
ÖZEL TROJAN 1490 TL: Görev yöneticisinde ve sistemin hiç bir yerinde görünmez.


Sürümler: 1200 TL: - Kimsenin bulamayacağı şekilde çalışır!> m3hm3t. 1750 TL: %100 gizlidir, RAM'de çalışır ve bentrojanim.exe olarak çalışsa dahi hiç bir yerde görünmez.

Wardom.Com.TR bir bilgisayar güvenliği sitesidir; hack konuları bilgisayar güvenliğinin ve bilgisinin uç noktaları olduğundan dolayı, kullanıcıları bu konularda bilgilendirmek ve güvenliklerini arttırmak için yazılmaktadır.

Geri Dön   Wardom.Com.TR > Forum > Çöp Kutusu
Üye Ol Sözlük Üye Listesi Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Konu Başlıkları: bediuzzaman hayati nin nursi saidi
 
Eski 27-07-2008, 12:00   #1
TASADAM
Forum Ustası
 
TASADAM's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Mar 2007
Üye numarası: #112300
Mesaj sayısı: 3,842
Karma etkisi: 5197 TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000
Karma: 518836
Bediüzzaman Saidi Nursi 'nin Hayatı

Said Nursi, 1878 yılında Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı İsparit nahiyesinin Nurs köyünde doğdu. Babasının adı Mirza, annesinin adı Nuriye'dir. Nursi, hayatının Eski Said, Yeni Said ve Üçüncü Said olmak üzere üç dönemden oluştuğunu ifade eder. Eserlerinde, 45 yaşına kadar olan hayatını Eski Said dönemi olarak ifade etmiştir. Eski Said, imani yöntemlerle birlikte İslamiyete siyaset yoluyla da hizmet edilebileceği fikriyle hareket etmiştir. Daha sonra, zamanın gelişen olayları onun bu fikrini değiştirmiş ve siyasetten tamamiyle çekilmiştir.[5] Eski Said'in Yeni Said'e geçişinde, Said Nursi'nin, Abdulkadir Geylani'nin Fütuh'ul Gayb isimli kitabından aldığı ders önemli rol oynamıştır.[6] Risale-i Nur Külliyatı'nın büyük kısmı Yeni Said döneminde yazılmıştır. Said Nursi, Eski Said ile Yeni Said dönemlerini şu cümlesiyle özetlemektedir:
"Eski Said, daha ziyade akli gidiyordu, Yeni Said ise ilhama da mazhardır, akıl-kalp ittifakıyla hareket eder."

Afyon hapsinden sonraki hayatını ise "Üçüncü Said" dönemi olarak ifade etmiştir.[7] Bu dönemdeki vazifesinin, imani hizmetlerinin yanısıra, toplumsal konulardaki vazifelerinin de tamamlanması şeklinde olduğunu ifade etmiştir.[8] Bu dönemde, yazımı tamamlanmış olan Risale-i Nur eserlerinin farklı kesimden insanlara ulaştırılmasıyla ilgilenmiştir. Bu amaçla birçok şehirde ve köylerde el ile yazılan risalelerin okunması, okutulması, bazı merkezlerde risalelerin daktilo ile çoğaltılması; Ankara, İstanbul ve doğu illerini de kapsayacak şekilde risalelerin bütün toplumsal tabakalara ulaştırılması işleri ile ilgilenmiştir. Yine bu dönemde mahkemelerden iade edilen Nur Risaleleri ve bazı illerde bir kısım Nur Talebelerine dava açılması sebepleriyle resmi makamlarla görüşmeleri olmuştur. 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti hükümetinin Risale-i Nur hareketine olumlu bakması ve yayımlanmasına engel olmaması sebebiyle, risaleler bu dönemde matbaalarda basılmış ve gerek Anadoluya gerek Mısır, Pakistan, Amerika, Roma gibi çeşitli ülkelere gönderilmiştir.[9]
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=221960

Eski Said Dönemi [değiştir]

Tahsil hayatı ve I.Meşrutiyet Dönemi [değiştir]

Zamanın harikası anlamına gelen Bediüzzaman ismi ile meşhur olmuşsa da, Molla Said, Molla Said-i Meşhur, Said-i Kürdi, Said-i Nursi gibi isimler kullandığı bilinmektedir. İlk eğitimini Nurs köyünde, ağabeyi Molla Abdullah'tan almıştır. Tağ Köyü’ndeki Molla Mehmed Emin Efendi’nin medresesinde öğrenim hayatına başladığında Said Nursi dokuz yaşındaydı.Tarihçe-i Hayat isimli eserinin İlk Hayatı kısmında, izzetine çok önem verdiği ve âmirane söylenen en küçük bir söze bile tahammül edemediği bu nedeniyle Tağ köyü medresesinden ayrıldığı ve köyüne geri döndüğü yazılmıştır. Köyüne döndükten sonra, haftada bir ziyaretlerine gelen ağabeyi Molla Abdullah'ın verdiği dersleri takip etti. Beş yıl süren tahsil hayatı boyunca Molla Mehmed Emin Efendi Medresesi, Mir Said Veli Medresesi, Molla Fethullah Efendi Medreselerinde eğitim aldı. Risalelerinde, bu süre zarfında Kur’an’ı hatmettiğini, sarf ve nahiv kitaplarını İzhar’a kadar okuduğunu, Doğu Beyazıt’ta bulunan Şeyh Mehmet Celali’nin medresesinde üç ay süren bir eğitim gördüğünü, bu eğitimi sırasında her gün günde üç saat meşgul olarak yüze yakın kitabı okuyup ezberine aldığını, medreselerde eğitimi yapılan kitaplar dışında pek çok başka kitabı da okuduğunu yazmıştır. [10] [11] [12] [13] [14] [15] Daha sonra icazetini aldığı ve sonra Doğubeyazıt’tan ayrıldığı bildirilmektedir.[16]
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=221960

Arkadaşları ve bazı hocalarıyla olan tartışmaları ve kavgaları sebebiyle medrese eğitiminde aksamalar olmuştur.[17] Bir gün Said Nursi'yi öldürmek için Cezire Ağa'sının hizmetçisi hançerine davrananınca Said Nursi silahına davranır fakat muhatabında hareket görmeyince onu soğuk suya batırıp çıkarır. [18] Daha sonra köyüne dönen Said Nursi kışı köyünde geçirir. Bir gün rüyasında kıyametin koptuğunu görür, sırat köprüsünün başına gidip durmak hatırına gelir: Rüyasında "Herkes oradan geçer, ben de orada beklerim" diye düşünür, ve sırat köprüsünün başına gider. Bütün peygamberleri teker teker görür ve nihayet Muhammed'i ziyaret ettikten sonra uyanır. [19] Bu rüyadan etkilenerek tekrar eğitimine devam etmek istediğini babasına söyler, babasının izniyle Müküs ocağındaki Mir Hasan Veli Medresesine gider.

Anlaşılması en zor konuları kolaylıkla anladığı, okuduğu kitapları kolaylıkla ezberine aldığı ve ilmi münazaralardan galip ayrıldığı gibi özelliklerinden etkilenen Molla Fethullah Efendi'nin, Molla Said'e "Bediüzzaman" lakabını vermiştir. [20] [21] [22] [23]

Risalelerinde, bu dönemden sonra Bitlis’e gelen Said Nursi'nin ilmi alt yapısı ve farklı kişiliğinin, Bitlis Valisi Ömer Paşanın dikkatini çektiği ve Vilayet konağında kalarak çalışmalarına devam etmesi için ona bir oda tahsis edildiği yazılmıştır.[24] Risale-i Nur kitapçıklarından alınan bilgilere göre burada iki yıl ilmi çalışmalar yapan Said Nursi daha sonra Van Valisi Hasan Paşa tarafından Van'a davet edilmiştir ve Van'da on yıl kadar ilmi çalışmalarına Vali Konağı'nda devam etmiştir. Hasan Paşa'nın valilik görevini bırakmasından sonra İşkodralı Tahir Paşa da Said Nursi ile ilişkilerini devam ettirmiş ve Said Nursi konağın kendisine ayrılan bölümünde çalışmalarına devam etmiştir. [25] Valinin konağında ilmi çalışmalarına devam ederken, kendi medresesi olan Horhor Medresesi'nde de talebelerine ders vermekte olduğu da kendi eserlerinde anlatılmaktadır. [26] [27] [28]

Said Nursi, fen bilimleriyle İslami ilimlerin birlikte okutulacağı, idealindeki üniversite düşüncesini hükümete iletmek için 1907 yılında İstanbul'a gelir.Mısır'daki Ezher Üniversitesine kardeş olarak tarif ettiği bu üniversiteye Medresetüz-Zehra adını vermiştir. Bediüzzaman kendi deyimi ile İslam coğrafyasının merkezi olan Kürdistan'da bu üniversiteyi kurarak din ilimleriyle fen bilimlerinin birlikte okutulmasını hedeflemiştir. Medresetüz-Zehra'nın Arapça, Türkçe ve Kürtçe olmak üzere üç dilde eğitim yapacağını belirtmektedir. [29] İstanbul’da ilk önce Ferik Ahmed Paşa’nın evine yerleşmiştir. [30] Doğu’da kurulmasını istediği üniversite ile ilgili bir dilekçeyi padişahın özel kalem dairesi olan Mabeyn-i Hümayun’a sunan Said Nursi'nin bu talebi için hükümet bir teşebbüste bulunmadı. İstanbul'a gelişinden iki ay sonra Fatih'te bulunan Şekerci Hanı'na yerleşen [31] Said Nursi, odasının kapısına “Burada her suale cevap verilir, her müşkül hallolunur; fakat sual sorulmaz” şeklinde bir yazı asarak ilmi bilgisini kanıtlamak istedi. [32]
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=221960

Gençlik hayatı [değiştir]

Van'da Medresetü’z-Zehra isimli bir okul kurma fikrini gerçekleştirebilmek için 1907 yılında II. Abdülhamit'e istida vermek amacıyla selamlık törenine üzerinde yöresel kıyafetleri, başında sarığı ve hançeri ile katıldı. Bu hareketi neticesinde önce tutuklandı daha sonra akıl hastahanesine kapatıldı.[33] 1907'de serbest kaldıktan sonra keskin bir Abdülhamit muhalifi olarak İttihat ve Terakki Cemiyetiyle irtibata geçmek için Selanik'e gitti. Selanik'te cemiyetin önde gelen isimlerinden daha sonra Selanik Mebusu olacak olan Emanuel Karasso ile ve cemiyetin diğer önderleri ile görüştü. [34] Selanik'de Meşrutiyetin İlanı'ndaki kutlamalarda II. Abdülhamit idaresine karşı hürriyet nutukları söyledi. Nutuklarında hürriyet'in gelmesinden önce Gebermiş İstibdadı muhafaza için şeriat meselesinden geri adım atılmış olduğunu söylemişti. [35] Bu dönemde Osmanlı Devletinin güvenlik ve istihbarat kurumu olan Teşkilat-ı Mahsusa'da görev aldığı, İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne üye olduğu yazılmıştır. [36] [37] [38] Teşkilat-ı Mahsusa tarafından 1915 yılında Bitlis'de Rus Cephesinde görevlendirildiği, Libya'ya gönderildiği tarihçi Cemal Kutay tarafından yazılmış ancak bu görevlendirilme bilgisinin doğru olmadığı yönünde itirazlar olmuştur. [39]
TASADAM Çevrimdışı  

Görüntülediğiniz konu içerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanunun 8. Maddesine ve T.C.Knın 125. Maddesine göre yayınlanmakta olup içeriğinden yazarı sorumludur. Bu konu hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
Eski 27-07-2008, 12:02   #2
WoLfaL1x®
Forum Ustası
 
Kayıt Tarihi: Jun 2006
Üye numarası: #73314
Yer: WoLfaL1x
Mesaj sayısı: 6,439
Karma etkisi: 15320 WoLfaL1x® seviye: 2000WoLfaL1x® seviye: 2000WoLfaL1x® seviye: 2000WoLfaL1x® seviye: 2000WoLfaL1x® seviye: 2000WoLfaL1x® seviye: 2000WoLfaL1x® seviye: 2000WoLfaL1x® seviye: 2000WoLfaL1x® seviye: 2000WoLfaL1x® seviye: 2000WoLfaL1x® seviye: 2000
Karma: 1530864
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder

Yılanın Başı.
WoLfaL1x® Çevrimdışı  

Eski 27-07-2008, 12:03   #3
TASADAM
Forum Ustası
 
TASADAM's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Mar 2007
Üye numarası: #112300
Mesaj sayısı: 3,842
Karma etkisi: 5197 TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000
Karma: 518836

1908’de İkinci Meşrutiyet’in ilanından hemen önce İstanbul’a geldi. İstanbul'da Derviş Vahdeti'nin Volkan Gazetesi'nde yazdı. İslamcı bir siyasal parti olan İttihad-ı Muhammedi Fırkası'nın kuruculuları arasında yer aldı. Volkan Gazetesi bu fırkanın yayın organıydı. 13 Nisan 1909 (Rumi 31 Mart 1323) tarihinde 31 Mart Vakası patlak verdi. Selanik'ten gelen Hareket Ordusu aradan 11 gün geçtikten sonra isyanı bastırabildi. Bazıları İttihad-ı Muhammedi Fırkası'nın ileri gelenleri olmak üzere isyanı çıkaranlar ve Derviş Vahdeti ile birlikte Divan-ı Harp'te yargılandı, Derviş Vahdeti ve 16 kişi idam edildi, Said Nursi davadan beraat etti. Serbest kaldıktan sonra Serbesti Gazetesi'nde ordunun ruhu ve ülküsünün okullu subaylar olduğunu, bunlara isyan etmenin cinayet olduğunu yazmıştır. [40] İsyanın ardından Batum üzerinden Van'a gitti. 1911 yılında tekrar İstanbul’a döndü. 1915-1917 arasında Osmanlı-Rus Savaşında Kafkas Cephesinde esir düştü. 1917 yılında Kostroma Esir Kampı’ndan kaçarak yurda döndü. Dar-ül Hikmet-ül İslamiye'de görev aldı. Kürt Teali Cemiyeti'nin üyeleri arasında olduğu tarihçiler tarafından yazılmış [41] [42][43] ancak Said Nursi'nin bu cemiyetin kendisine gönderdiği teklifi mektupla verdiği cevapta reddettiği ifade edilmiştir. [44] [45] Said Nursi'nin etnik ayrımcığa karşı olduğu ve Kürt Teali Cemiyeti'ne yazdığı mektupla bunu açıkladığı belirtilerek Kürt Teali Cemiyeti üyeliği bazı tarihçilerce kabul edilmemektedir. [46] 15 Şubat 1919 tarihinde sonradan Teâli-i İslâm Cemiyeti adını alan Cemiyet-i Müderrisîn'in kurucu azaları arasında yer aldı. [47] [48] Kurtuluş Savaşı sırasında milli mücadeleyi destekledi. 9 Kasım 1922 tarihinde Milli Meclis'te 2. oturuma dinleyici olarak katıldı. [49] Cumhuriyet ilan edildikten sonra hükümetin islami esaslara riayet etmediğini düşündüğünden Ankara'yı terketti ve Van'a gitti.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=221960
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=221960

Yeni Said Dönemi [değiştir]

1925 yılında Şeyh Said Ayaklanması patlak verdi. Halkı islam dini adına ayaklanmaya çağıran Şeyh Said ve ayaklanmaya katılanlar tutuklandı. Şeyh Said ve suçlu bulunan ayaklanmacılar İstiklâl Mahkemesince idama mahkûm edildi. Şeyh Said isyanı ile ilgisi olduğu iddiasıyla Burdur'a sürgün edilen Said Nursi, [50] [51] aşağıdaki sözleriyle kıyamı başlatan Şeyh Said'in baş kaldırısına karşı çıktığını ifade etmiştir.

"Yaptığınız mücadele kardeşi kardeşe öldürtmektir ve neticesizdir. Türk milleti İslâmiyete bayraktarlık etmiş, dini uğrunda yüz binlerle, milyonlarla şehid vermiş ve milyonlar veli yetiştirmiştir. Binaenaleyh kahraman ve fedakar İslam müdafiilerinin torunlarına, yani Türk milletine kılınç çekilmez ve ben de çekmem." [52]

1934 yılında kendisi ve bazı talebeleri Eskişehir'de tutuklandı. Eskişehir ağır Ceza Mahkemesinin verdiği kararla kendisi ve bazı talebeleri 11 ay hapis ve Kastamonu'da mecburi ikamet cezası aldı. 1935 senesinde yargılama süresi 11 ayı geçtiği için tahliye oldu bazı talebeleri ise zaten beraat etmişti. [53]1943 yılında Denizli Ağır Ceza Mahkemesi'nde Said Nursi ve öğrencilerinden oluşan 126 kişi yargılandı. Mahkeme 16/6/1944 tarih ve 199/136 sayılı beraet kararı ile neticelendi. Temyiz mahkemesi beraet kararını 30/12/1944 tarihinde onayladı.[54] 1948 yılında siyasi amaçlı dernek kurma suçundan Afyon'da 20 ay hapis cezası aldı. Karar temyiz edildi ve temyiz mahkemesi, aynı suç iddiasıyla yargılandığı Denizli Mahkemesiden beraat ettiği için kararı esastan bozdu ve duruşmalar tekrar başladı.[55]. Fakat yargılamanın uzaması ve Said Nursi'nin tutuklu yargılanıyor olması sebebiyle hakkında karar kesinleşmeden verilen 20 aylık ceza süresini hapishanede doldurdu ve 20 Eylül 1949 günü tahliye edildi.[56] 1950 yılında Demokrat Parti Hükümetinin umumi af ilan etmesiyle, af kapsamına giren mahkeme kapandı ve dosya ortadan kaldırıldı. [57] [58] Cumhuriyete ve çağdaş rejime karşı olduğu, siyasi amaçlı dernek kurduğu ve benzeri iddialar ile sırasıyla önce Isparta yakınlarında Barla adında bir köye sürüldü, ardından Eskişehir (1935), Kastamonu (1936), Denizli (1943) ve Emirdağ’a (1945) sürüldü. Risale-i Nur Külliyatı adı altında topladığı eserleri kaleme aldı. 23 Mart 1960 yılında Şanlıurfa'da vefat etti. Cenazesi önce Şanlıurfa Halil-ür Rahman dergâhına defnedildi. Daha sonra 1960 darbe yönetimince mezarı yıktırılarak, na'şı bilinmeyen bir yere taşındı. 2006 yılında halka açılan Yassıada arşivleri arasında Said Nursi' nin defin tutanağı da bulundu. Tutanağa göre Said Nursi'nin na'şı Isparta şehir mezarlığına nakledilmişti.[59]
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=221960

Fikirleri [değiştir]
İnançsız Fikirlerle Mücadele

Said Nursî bir eserinde kendi hayat tarzını şöyle özetlemiştir: "Kur'ân-ı Hakîm mürşidimizdir, üstadımızdır, imamımızdır, rehberimizdir.".... Bu bakış açısına göre insan, Allah'ı ve İslamiyet'i tanımak ve O'na iman ve ibadet etmek için yaratılmıştır. İlim, meşruiyet, hürriyet, dürüstlük, ümit, çalışmak, sebat gibi faziletler ise, İslam çerçevesi içinde insanın hayatına anlam veren değerlerdir. Ona göre bunlar hem dünya, hem de âhiret saadeti açısından insanın olmazsa olmaz gerçekleridir. Bu fikirleri sebebiyle 6000 sayfa veya daha fazla olan eserlerini din, iman ve fazilet üzerinde yoğunlaştırır. Said Nursî, inançsız insanlara ve din dışı fikirlere özellikle dikkat çekmiş ve talebelerine ve insanlara bunlardan uzak durması ve mücadele etmesi hakkında devamlı telkinlerde bulunmuş ve yönlendirmiştir.
Doğu Anadolu'ya Medrese kurma fikri

Eğitimin yeterince dine ağırlık vermediği konusundaki düşüncelerini Sultan Abdülhamid'e arz etmek üzere İstanbul'a gelmiş, selamlık töreninde belinde kaması ve yöresel kıyafetleri olduğu halde doğuda Kürtçe tedrisat yapacak bir medrese kurulması isteğini Sultan Abdülhamid'e iletmişti. İlk önce eylemi nedeniyle derdest edilip hapse atıldı daha sonra Toptaşı Akıl Hastalıkları Hastahanesine kaldırıldı ve burada 3 ay yattı.[60][61] [62] Aynı teklifi daha sonra Sultan Reşad'a götürmüş, Doğu Anadolu'da Medresetü'z-Zehra adında hem dinî hem de müspet yani pozitif ilimlerin okutulmasını düşündüğü bir medrese kurmak için hazineden ödenek ayrılmasını önermiştir. İsteği Sultan Reşad tarafından onaylanan Said Nursi'ye, üniversiteyi kurması için hazineden 19 bin altın ödenek verilmiştir. [63] Bu ödenekle Van / Edremit'te göl kenarında üniversitenin temeli atılmış fakat 1. Dünya savaşının patlak vermesiyle bu girişim geri kalmıştır. 1. Dünya savaşı ve milli mücadele bittikten sonra kurulan yeni hükümete bu isteğini tekrarlamış ve teklifi içlerinde Mustafa Kemal'in de bulunduğu 163 millet vekilinin imzasıyla kabul edilmiştir. [64] Bu kez Said Nursi'ye Şark Üniversitesi'ni kurması için 150 bin banknot ödenek tahsis edilmiştir. Fakat daha sonra medreselerin kapatılması ile bu çalışma bir kez daha atıl kalmıştır.
Esaret, Hürriyet ve İman hakkındaki fikirleri

"Ben ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam. İman ne kadar gelişirse hürriyet de o kadar parlar. İşte asr-ı saadet!" sözleriyle dini ve milli hürriyete dair görüşlerini ifade etmiştir.Birinci Dünya Savaşında esir düşerek iki buçuk yıl Rusya'da esaret hayatı yaşamıştır. Daha sonra İstanbul'un işgalinde işgalci güçlere karşı mücadele ederek ilim adamlarını ve halkı uyarmıştır. 25 Eylül 1919 tarihinde Teâli-i İslâm Cemiyeti'ne (Cemiyet-i Müderrisîn) üye oldu. Üyesi bulunduğu cemiyetin, 26 Eylül 1919 tarihinde İstanbul'da yayınlanan İkdam gazetesinde de yayınlanan Kuva-yı Milliye ve Kurtuluş Savaşı aleyhinde beyannamesini derneğin azası olmasına rağmen, "İşgal altındaki bir yerde bulunan sorumluların verdiği fetva irade özgürlüğü bulunmadığı için mualleldir(sakat ve tutarsızdır)" gerekçesiyle karşı çıkmıştır. 1922 yılının sonunda Mustafa Kemal'in ısrarlı daveti [65] üzerine Ankara'ya gelmiş ve daha sonra mebuslara hitaben bir bildiri yayınlayarak yeni Türkiye'nin şekillenmesinde dini dinamiklerin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etmiştir.

Hayatını üç döneme ayırmıştır: Doğumundan Risale-i Nur'u telif etmeye başlama tarihi olan 1926 yılına kadarki hayatını Eski Said, bu tarihten 1950'ye kadar olan kısmını Yeni Said, 1950'den sonraki hayatını da Üçüncü Said diye adlandırmıştır. Bu ayrımları fikri bir değişiklik değil metod değişikliği olarak tanımlamıştır. Divan-ı Harbi Örfi isimli eserinde bu konuyu şu şekilde açıklamıştır:
Gazetelerde neşrettiğim umum makalatımdaki umum hakaikte nihayet derecede musırrım. Şayet zaman-ı mazi canibinden, Asr-ı Saadet mahkemesinden adaletname-i şeriatla davet olunsam, neşrettiğim hakaikı aynen ibraz edeceğim; olsa olsa, o zamanın ilcaatının modasına göre bir libas giydireceğim.Şayet müstakbel tarafından üç yüz sene sonraki tenkidat-ı ukala mahkemeşinden tarih celbnamesiyle celb olunsam, yine bu hakîkatleri tevessü' ve inbisat ile çatlayan bazı yerlerini yamalamakla beraber, taze olarak orada da göstereceğim. Demek, Hakîkat tahavvül etmez; hakîkat haktır. [66]

Düzenleyen TASADAM : 27-07-2008 at 12:09.
TASADAM Çevrimdışı  

Eski 27-07-2008, 12:04   #4
TASADAM
Forum Ustası
 
TASADAM's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Mar 2007
Üye numarası: #112300
Mesaj sayısı: 3,842
Karma etkisi: 5197 TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000
Karma: 518836

İttihad ve Terakki Fırkası hakkında;
"Herkesin şevkini kıran ve neş'esini kaçıran ve ağrazlar ve taraftarlıklar hissini uyandıran ve sebeb-i tefrika olan ırkçılık cem'iyat-ı avamiyeyi teşkiline sebebiyet veren ve ismi meşrutiyet ve manası istibdad olan ve "İttihad ve Terakki" ismini de lekedar eden buradaki şube-i müstebidaneye muhalefet ettim.
Herkesin bir fikri var. İşte sulh-u umumî, aff-ı umumî ve ref'-i imtiyaz lâzım. Tâ ki biri bir imtiyaz ile, başkasına haşerat nazarıyla bakmakla nifak çıkmasın." [67]

Tartışmalar [değiştir]
Ana madde: Said Nursî hakkındaki tartışmalar

Said Nursi ve eserleri hakkında çeşitli tartışmalar meydana gelmiştir. Gerek eserlerindeki imani, sosyal ve siyasi konulardaki yaklaşımı; gerekse eğitimini ve bilgisini ilgilendiren konularda farklı yorumlar ve karşıt fikirler söz konusu olmuştur. Fethullah Gülen İddianamesi'nde adı geçen ve Risale-i Nur'un eleştirildiği Nurculuk Hakkında isimli eserde [68] [69], risalelerin içeriğinin "müslümanlık esaslarına göre dini ve ilmi kıymeti olmadığı" ifade edilmiştir. Risale-i Nur'un ilhamla yazıldığı, müellifince gaybden ihtarlar alındığı, Kuran tefsirine "mananın tahammül edemeyeceği tarzda batıni ve indi manalar" verildiği eleştirilerini ortaya çıkarmıştır. Her ne kadar ilham kavramı özellikle tasavvuf literatürü içerisinde İslam yazınında kendisine yer bulmuş olsa da, Kur'an'da bariz bir şekilde yer almamaktadır. Bu gibi tartışmalar günümüzde de yazılı ve görsel yayın organları aracılığıyla devam etmektedir. Çeşitli suç unsuru iddiaları mahkemelere yansımış olsa da Said Nursi'nin yaptıkları, söyledikleri ve eserlerinde bir suç unsuru olmadığı mahkemeler ve resmi raporlar ile ortaya konmuştur. Nitekim, Atatürk'e hakaret, bölücülük, halkı isyana teşvik etmek, şeriat devleti kurmak gibi konulardan açılan davalardan beraat etmiştir.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=221960
Örnek olarak resmi kaynaklardan; Diyanet İşleri Başkanlığının 2.7.1963 tarih, 18746 sayılı yazısında, Müşavere ve Dinî Eserleri İnceleme Kurulu’nun 29.6.1963 tarih, 326 sayılı kararında, Nurcuuğun bir tarikat veya yeni bir mezhep olmayıp Said Nursi isimli bir kişinin dinsizlik akımına karşı Kuran ayetlerini ele alarak yazdığı eserlere maledilen bir akım olduğu bildirilmiştir.

Mahkeme kararları [değiştir]

Risale-i Nur'un herhangi bir suç unsuru içerip içermediği tartışma konusu olmuştur. Bununla birlikte, mahkeme kararlarında Risale-i Nur'da herhangi bir kanun ihlali olmadığı ifade edilmiştir. Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin Risale-i Nur hakkındaki en son kararlarından olan 20 Kasım 1984 tarihli karar metni aşağıdaki gibidir:

"Said Nursi'nin yazdığı Risale-i Nur kitaplarının incelenmesinde gerek T.C.K. 161-163,311 ve 312. maddelerini ihlal eder bir durum mevcut olmadığı gibi, 1353 sayılı, 677 sayılı ve 6187 sayılı kanunları da ihlal eder bir husus tespit edilemediği anlaşılmış bulunduğundan Risale-i Nur Külliyatı hakkında soruşturma yapılmasına mahal olmadığına karar verildi." (İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Basın Bürosu,1984/558-Karar No:1984/173 sayı ve 20 Kasım 1984)

Afyon Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1956 yılında almış olduğu karar metni:

"Diyanet İşleri Müşavere Kurulu'nun 23/5/1956 gün ve sayısız ehl-i vukuf raporuna istinaden Afyon Ağır Ceza Mahkemesi'nce Bediüzzaman Said Nursi'nin kitap ve evraklarının kanuni mevzuata muhalif siyasi ve idari hiç bir mahzuru görülmemiş olmakla, sözü geçen eserler 23/6/1956 gün, 954/278 esas ve 955/218 karar sayılı ve kaziye-i muhkeme haline gelen beraet karariyle ve yine Isparta Sorgu Hakimliği'nin 11/9/1956 gün, 954/28 esas ve 1956/65 karar sayılı ve aynen kazıye-i muhkeme haline gelen men-i muhakeme karariyle bilumum Nur Risaleleri sahiplerine iade edilmiştir."
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=221960

Kronoloji [değiştir]
1878 – Bitlis’in Hizan İlçesine bağlı İsparit Nahiyesinin Nurs Köyünde dünyaya geldi.
1888 – Medrese eğitimini tamamladı.
1894 – Van’a giderek orada coğrafya, matematik, jeoloji, fizik ve kimya gibi müsbet ilimleri öğrenmeye başladı. Kendisine Bediüzzaman lâkabı verildi (Hadisesi ise şöyleydi: Molla Fethullâh ismindeki alim Said Nursi'ye çalışmalarındaki üstün başarıyı ve zekasına şahit olunca Hafıza gücünü de test etmek istedi. Makamat-ı Haririye ismindeki çok karmaşık ifadeleri olan eserin iki satırını iki sefer okuyup ezberlemesini istedi. Said Nursi de tam sayfayı bir kez okuyup ezberledi. Molla Fethullah iyice şaşırarak "Zeka ile hıfzın ifrat derecede bir kimsede tecemmuu nadirdir" dedi. Ve bu ancak asrın Bediüzzamanı yapabilir dedi. Bu onun için lakap oldu.).[70]
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=221960
1907 - Toptaşı akıl hastalıkları hastanesine yatırıldı. [71]
1907 – Eğitimle ilgili islam ve bilimi eksen alan projelerini padişaha sunmak üzere İstanbul’a geldi. Van'da kurmayı planladığı Medresetü'z Zehra padişah tarafından kabul gördü ve ödenek ayrıldı.
1909 - İttihad-ı Muhammedi Fırkası (Fırka-i Muhammediye)kuruluşunda kurucu üye olarak yer aldı.
1909 – 31 Mart Olayı sebebiyle Divan-ı Harp Mahkemesinde yargılandı. Beraat etti.
1911 – Şam, Emevîye Camii'nde büyük bir hutbe okudu. Bu hutbe daha sonra Hutbe-i Şamiye adıyla kitaplaştırıldı. Münâzarat ve Muhakemât gibi eserlerini telif etti.
1915 – Birinci Dünya Savaşı'na katıldı.
1916 – Bitlis savunması esnasında yaralanarak Ruslara esir düştü.
1918 – İki buçuk yıl süren esaretten, bir Rus askerin yardımıyla firar etti. İstanbul’a geldi. Devrin tek İslâm Akademisi olan “Dar-ül Hikmet-ül İslamiye”ye üye oldu.
1919 - 19 Ocak 1919’da Mustafa Sabri, İskilipli Mehmet Atıf Hoca, Ermenekli Saffet efendi gibi din ve eğitimcilerle birlikte daha sonra Teâli-i İslâm Cemiyeti adını alacak Müderrisler Cemiyeti'nin (Cemiyet-i Müderrisîn) kuruluşuna üye olarak katıldı.
1919 – Mesnevî-i Nuriye adlı eserini yazmaya başladı.
1920 – İstanbul’un İngilizler tarafından işgali üzerine Hutuvât-ı Sitte adlı bir eser yayınladı. Bu eser yüzünden işgal kuvvetleri tarafından gıyabında ölüm cezasına mahkûm edildi.
1922 – Zaferden sonra Mustafa Kemal Paşa tarafından Ankara’ya TBMM’ye dâvet edildi. Burada mebuslara hitaben hazırladığı on maddelik beyannamede İslam değerlerine sahip çıkılması gerektiğini ifade etti. [72]
1923 – Ankara'yı terkederek talebe yetiştirerek münzevi bir yaşam sürmek üzere Van'a yerleşti. Öğrencilerine ders vermeye başladı. Erek Dağı’nda iki senesini geçirdi.
1925 – Şeyh Said İsyanı'ndan sonra Burdur’a sürüldü ve Burada Nur’un İlk Kapısı isimli eserini yazdı.
1926 – Barla’ya sürüldü. Burada Risale-i Nur’u telife başladı. Sözler ve Mektubat’ın tamamı, Lemalar’ın da büyük bölümünü burada yazdı.
1934 – Barla’dan Isparta’ya sürüldü.
1935 – “Gizli cemiyet kurmak, rejimin temel düzenini yıkmak” iddiasıyla Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinde aleyhinde dâvâ açıldı ve mahkeme neticesinde Tesettür Risalesi’nden dolayı on bir ay, on altı öğrencisi de altı ay hapse mahkum edildi. Eskişehir Hapishanesinde tutuklu kaldı ve orada tecrid altında tutuldu. [73]
1936 – Hapis cezasının bitiminden sonra 7 yıllığına Kastamonu’ya sürüldü.
1943 – 126 talebesiyle birlikte tekrar "rejimin temel düzenini yıkmak" suçundan tutuklanarak Denizli Hapishanesine sevk edildi. 9 ay tutuklu kaldı. Beraat etti.
1944 – 9 aydan sonra Emirdağ’a götürüldü ve burada zorunlu ikâmete mahkum edildi.
1948 – Aynı suçlamalarla tekrar tutuklanarak 54 talebesiyle birlikte Afyon Hapishanesine sevk edildi. Yaklaşık 20 ay hapiste kaldı. Buradan tekrar Emirdağ’a götürüldü.
1952 – Gençlik Rehberi eseri hakkında açılan dava münasebetiyle İstanbul’a geldi ve bu davadan beraat etti.
1953 – Emirdağ’a döndü. İkinci defa İstanbul’a geldi ve üç buçuk ay burada kaldı. Bundan sonraki hayatı genellikle Emirdağ ve Isparta’da geçti.
23 Mart 1960 – Şanlıurfa’da vefat etti. Urfa Halil-ur Rahman Derhahı'na defnedildi.
12 Temmuz 1960 – 27 Mayıs ihtilali sonrasında hükümetin emriyle mezarı yıktırıldı. Na'şı Ispartaya nakledildi, Isparta şehir mezarlığına defnedildi

KAYNAK:VİKİPEDİ


KAYNAK
TASADAM Çevrimdışı  

Eski 27-07-2008, 12:07   #5
SpeSific
Banned
 
SpeSific's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Feb 2005
Üye numarası: #2687
Yer: 'im şişelerin dibi
Mesaj sayısı: 5,893
Karma etkisi: 0 SpeSific seviye: 2000SpeSific seviye: 2000SpeSific seviye: 2000SpeSific seviye: 2000SpeSific seviye: 2000SpeSific seviye: 2000SpeSific seviye: 2000SpeSific seviye: 2000SpeSific seviye: 2000SpeSific seviye: 2000SpeSific seviye: 2000
Karma: 824732
1stClass Üye 
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder

KAYNAK:VİKİPEDİ
burdan aldıgın belli oluyor degiştir yazılarını silmemişsin bile (başlıklardaki degiştirler ) paylaşım için teşekkürler kardeşim saygılar.
SpeSific Çevrimdışı  

Eski 27-07-2008, 12:12   #6
Gila
Forum Ustası
 
Gila's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Feb 2008
Üye numarası: #199953
Yer: altı da bir üstü de birdir ban tuşunun...
Mesaj sayısı: 34,370
Karma etkisi: 103799 Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000
Karma: 10376070
6.Oskar ödülü kazanan üyelerimiz. 1stClass Üye 
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder

kopyala
yapıştır
uza
git
:
Gila Çevrimiçi  

Eski 27-07-2008, 12:22   #7
TASADAM
Forum Ustası
 
TASADAM's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Mar 2007
Üye numarası: #112300
Mesaj sayısı: 3,842
Karma etkisi: 5197 TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000TASADAM seviye: 2000
Karma: 518836

Hoşuna gitmedi mi kopyala yapıştır.Sen ne yapıyorsun söküp yapıştırıyor musun.Sözlerine dikkat et.Saygılı ol.Kaynak sağlam olunca sesin çıkmıyor değil mi?Bahane bulamadın.Sana birşey söyleyeyim mi?Önce insanlara saygı duy.Herkes senin gibi düşünmek zorunda değil.
TASADAM Çevrimdışı  

Eski 27-07-2008, 12:32   #8
Gila
Forum Ustası
 
Gila's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Feb 2008
Üye numarası: #199953
Yer: altı da bir üstü de birdir ban tuşunun...
Mesaj sayısı: 34,370
Karma etkisi: 103799 Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000Gila seviye: 2000
Karma: 10376070
6.Oskar ödülü kazanan üyelerimiz. 1stClass Üye 
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder

hayır hayır..

çok hoşuma gitti

sadece.. parantez içinde 70-71-74 vs var..

onların kimin yaşı ya da ayakkabı numarası olduğunu anlayamadım

yoksa konu süppeeerrrr

hazret.. bediazamman hazretleri

Gila Çevrimiçi  

Eski 27-07-2008, 13:18   #9
vantura
Moderator
 
vantura's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Jun 2006
Üye numarası: #73088
Yer: İSTANBUL/GAZİOSMANPAŞA
Mesaj sayısı: 16,402
Karma etkisi: 54175 vantura seviye: 2000vantura seviye: 2000vantura seviye: 2000vantura seviye: 2000vantura seviye: 2000vantura seviye: 2000vantura seviye: 2000vantura seviye: 2000vantura seviye: 2000vantura seviye: 2000vantura seviye: 2000
Karma: 5415322
Thumbs down

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi ฬ๏LŦคL1χ Mesajı Göster
Yılanın Başı.
bu çift başlı değilmiyidi??

Düzenleyen vantura : 27-07-2008 at 14:39.
vantura Çevrimdışı  

Eski 27-07-2008, 13:55   #10
MarcoS_
Forum Ustası
 
Kayıt Tarihi: May 2006
Üye numarası: #68255
Yer: lavinyanın kalbinden
Mesaj sayısı: 6,129
Karma etkisi: 0 MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000
Karma: 254899

Hatırlamama gerek olmayan kişilerin en başında gelir.
MarcoS_ Çevrimdışı  

Eski 27-07-2008, 14:27   #11
TechniQue
Forum Ustası
 
TechniQue's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Oct 2005
Üye numarası: #37617
Yer: Memorialise
Mesaj sayısı: 17,440
Karma etkisi: 31110 TechniQue seviye: 2000TechniQue seviye: 2000TechniQue seviye: 2000TechniQue seviye: 2000TechniQue seviye: 2000TechniQue seviye: 2000TechniQue seviye: 2000TechniQue seviye: 2000TechniQue seviye: 2000TechniQue seviye: 2000TechniQue seviye: 2000
Karma: 3108667

Zamanın ALimi..
TechniQue Çevrimdışı  

Eski 27-07-2008, 16:20   #12
metatron
Super Moderator
 
metatron's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Nov 2005
Üye numarası: #39488
Yer: kripton
Mesaj sayısı: 20,961
Karma etkisi: 42827 metatron seviye: 2000metatron seviye: 2000metatron seviye: 2000metatron seviye: 2000metatron seviye: 2000metatron seviye: 2000metatron seviye: 2000metatron seviye: 2000metatron seviye: 2000metatron seviye: 2000metatron seviye: 2000
Karma: 4280084
1stClass Üye 

said-i kürdi derler ona aslında.. kürt milliyetçisidir
metatron Çevrimdışı  

Eski 27-07-2008, 19:11   #13
SimeVrsaljko
Forum Ustası
 
Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #46448
Yer: Boğaziçi Üniversitesi
Mesaj sayısı: 4,186
Karma etkisi: 3284 SimeVrsaljko seviye: 2000SimeVrsaljko seviye: 2000SimeVrsaljko seviye: 2000SimeVrsaljko seviye: 2000SimeVrsaljko seviye: 2000SimeVrsaljko seviye: 2000SimeVrsaljko seviye: 2000SimeVrsaljko seviye: 2000SimeVrsaljko seviye: 2000SimeVrsaljko seviye: 2000SimeVrsaljko seviye: 2000
Karma: 327339

Unutulmak için ideal bir kişi.
SimeVrsaljko Çevrimdışı  

Eski 27-07-2008, 19:43   #14
azizcan
Daimi Üye
 
azizcan's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Oct 2006
Üye numarası: #90667
Yer: Alanya
Mesaj sayısı: 567
Karma etkisi: 596 azizcan seviye: 2000azizcan seviye: 2000azizcan seviye: 2000azizcan seviye: 2000azizcan seviye: 2000azizcan seviye: 2000azizcan seviye: 2000azizcan seviye: 2000azizcan seviye: 2000azizcan seviye: 2000azizcan seviye: 2000
Karma: 59028

ne büyük adammış said nursi bu kadar çok suç işlemiş ne padişah nede cumhiriyet mahkemeleri onu asmaya cesaret edememiş yada suçsuz yere mahkemelerde süründürülmüş
üsdüne üstlük atatürk onu diyanet işleri başkanı yapmak isdemiş ve yanına kadar çağırmış
nedir bu said nursi düşmanlığınız anlamıyorum
bir insana tek kaynakdan bilgi verirseniz tek doğru odur zanneder ama her kaynakdan bilgi alırsanız tartar biçer doğrusunu bulursunuz
biraz araşdırın her şeyin doğrusunu bulursunuz bu her konu için geçerlidir sadece bu konu için söylemiyorum polomiklerede girmeyeceğim cahilin cesareti çok olurmuş

not:bunu ispat edene servetimi vericem (hele burası tam bir saçmalık Na'şı Ispartaya nakledildi, Isparta şehir mezarlığına defnedildi )


doğrusu budur

Bediüzzaman'ın vefatından iki ay sonra 27 Mayıs 1960'da bir hükümet darbesi oldu. Alparslan Türkeş'in liderliğinde kurulan Milli Birlik Komitesi hükümeti, ilk iş olarak geniş çaplı tevkifler başlatarak Demokrat Partinin ileri gelenlerini Yassıada hapishanesine topladıktan sonra, Bediüzzaman'ın kabrinin nakledilmesine karar verdi. Kanuni prosedürü de ihmal etmeyen ihtilal komitesi Bediüzzaman'ın Konya'da yaşayan kardeşi Abdülmecit Nursi'den bir nakil dilekçesi alarak 12 Temmuz 1960 gecesi Urfa'daki mezarını kırdırdı. Bediüzzaman'ın naaşı askeri bir uçağa konularak Afyon askeri havaalanında indirildi ve yerini Abdülmecit Nursi'nin de bilmediği bir mezara defnedildi.
azizcan Çevrimdışı  

Eski 27-07-2008, 22:47   #15
ωαгзż
Banned
 
Kayıt Tarihi: Jul 2007
Üye numarası: #135108
Yer: BirZamanLarBuraydı...
Mesaj sayısı: 10,962
Karma etkisi: 0 ωαгзż seviye: 2000ωαгзż seviye: 2000ωαгзż seviye: 2000ωαгзż seviye: 2000ωαгзż seviye: 2000ωαгзż seviye: 2000ωαгзż seviye: 2000ωαгзż seviye: 2000ωαгзż seviye: 2000ωαгзż seviye: 2000ωαгзż seviye: 2000
Karma: 1347390
1stClass Üye 

o kadar post içinde ezbere yazılmayan birtane göremedim GILA hele copy /paste MODERATÖRÜ olacaksın yakında ama sindiremedğin konular da copy /paste bakıyorumda zoruna gidiyor . Neyse bunada alış (sindirmeye zor olacak ama sabırlı birisin o kadar ban ı ben yesem benimde boğazım ve midem genişlerdi. SİNDİRİRSİN korkma )
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=221960


Bu kişi hakkında henüz birşey bilmeyenler bu kadar post atmış birde bilenleri gelsede onlarda atışsak acaba onlar ne biliyr onu merak edyorum zauhzhhu
ωαгзż Çevrimdışı  

Kapalı Konu





Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Forum Seç


Hacking ve Bilgisayar Güvenliği Öğrenmek İçin!

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 11:47.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Wardom.org



İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Wardom hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.