Bugün 23 Nisan :)http://img171.imageshack.us/img171/6889/bayraksusbalonlu0lv.gif (http://imageshack.us)http://img171.imageshack.us/img171/6889/bayraksusbalonlu0lv.gif (http://imageshack.us)http://img171.imageshack.us/img171/6889/bayraksusbalonlu0lv.gif (http://imageshack.us)http://img171.imageshack.us/img171/6889/bayraksusbalonlu0lv.gif (http://imageshack.us) http://img49.imageshack.us/img49/778/29td1.jpg (http://imageshack.us) Tüm çocukların ve milletimizin bayramını Wardom adına kutlarım Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Tarihçesi İstanbul'un işgalinden üç gün sonra, Atatürk ünlü 19 Mart 1920
Konu MuRaTTK tarafından açılmış, 3887 kişi tarafından görüntülenip, 24 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
Bugün 23 Nisan :) konusundaki toplam yorum: 24, okunma sayısı: 3887. |
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Co-Admin
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2005
Üye numarası: #2199 Yer: Kastamonu - 37
Mesaj sayısı: 8,778
Karma etkisi: 375223
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 37520707
|
![]() ![]() ![]() ![]() Tüm çocukların ve milletimizin bayramını Wardom adına kutlarım Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Tarihçesi İstanbul'un işgalinden üç gün sonra, Atatürk ünlü 19 Mart 1920 tarihli bildiriyi yayımladı. Bildiride,"olağanüstü yetkiler taşıyan bir Meclisin Ankara'da toplanacağı, Meclis'e katılacak üyelerin nasıl seçilecekleri, seçilerin en geç onbeş gün içinde yapılması gereği, kesin ve kararlı ifadelerle yer alıyordu. Ayrıca, dağılan Meclis-i Mebusan'ın üyeleri de Ankara'daki Meclis'e katılabileceklerdi. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş temelleri Ankara'daki bu ilk tarihi binada atıldı. Birinci Meclis Binası, Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın yönetim yeri olarak pek çok tartışma ve millî kararlara sahne oldu: Bu yapı bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak, ilk yılların anılarını sergiliyor. İllerde seçilen temsilciler ve Meclis-i Mebusan'ın bir kısım üyeleri Ankara'ya geldiler. Ankara'nın o günkü şartları içinde Meclis'in toplanabileceği elverişli bir bina yok gibiydi. Sonunda, İkinci Meşrutiyet döneminde, İttihat ve Terakki Cemiyeti kulübü olarak yapılmış tek katlı bir bina uygun görüldü. Eksik kalmış yapı tamamlandı, okullardan toplanan ve halkın katkısıyla sağlanan eşyalarla donatıldı. Hazırlıklar tamamlanınca, Atatürk 21 Nisan'da yayınladığı ikinci bir bildiri ile, Meclis'in 23 Nisan günü toplanacağını ve açılış töreninin nasıl yapılacağını duyurdu. 23 Nisan 1920 Cuma sabahı erken saatlerde, Ankara'da bulunan herkes Meclis Binası çevresinde toplandı. Halk, kendi kaderine sahip çıkmanın coşkusu içindeydi. Hacı Bayram Camii'nde kılınan öğle namazından sonra, Meclis binası girişinde gözleri yaşartan muhteşem bir tören yapıldı. Saat 13.45'de, Ankara'ya gelebilen 115 milletvekili Meclis salonunda toplandı. Parlamento geleneklerine göre, en yaşlı üye olan Sinop Milletvekili Şerif Bey (1845), Başkanlık kürsüsüne çıktı ve aşağıdaki konuşmayı yaparak Meclis'in ilk toplantısını açtı. "Burada Bulunan Saygıdeğer İnsanlar, İstanbul'un geçici kaydiyle yabancı kuvvetler tarafından işgal olunduğu ve bütün temelleri ile halifelik makamının ve hükümet merkezinin bağımsızlığının yok edildiği hepimizce bilinmektedir. Bu duruma baş eğmek, milletimizin, teklif olunan yabancı köleliğini kabul etmesi demektir. Ancak tam bağımsızlık ile yaşamak için kesin olarak kararlı bulunan ve ezelden beri hür ve başına buyruk yaşamış olan milletimiz, kölelik durumunu son derece ve kesinlikle reddetmiş ve hemen vekillerini toplamaya başlıyarak Yüksek Meclisimizi meydana getirmiştir. Bu Yüksek Meclisin en yaşlı üyesi sıfatıyla ve Allah'ın yardımıyla milletimizin iç ve dış tam bağımsızlık içinde alın yazısının sorumluluğunu doğrudan doğruya yüklenip, kendi kendisini yönetmeye başladığını bütün dünyaya ilan ederek, Büyük Millet Meclisi'ni açıyorum." Bu açış konuşmasında, millî egemenliğe dayalı yeni Türk parlamentosunun adı da "Büyük Millet Meclisi" olarak konulmuştu. Bu ad herkesçe benimsedi. Daha sonra Atatürk'ün tüm konuşmalarında yer aldığı şekliyle ve ilk kez 8 Şubat 1921 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesinde de yazılı olarak, "Türkiye Büyük Millet Meclisi" (TBMM) adı kalıcılık kazandı. TBMM, 24 Nisan 1920 günü yaptığı ikinci toplantısında Mustafa Kemal Paşa'yı (Atatürk), başkanlığa seçti. Mustafa Kemal Paşa, kendi öncülüğünde kurulan TBMM'nin başkanlığını Cumhurbaşkanı seçildiği gün olan 29 Ekim 1923 tarihine kadar sürdürdü. TBMM, açılışından iki gün sonra, sadece yasama değil, yürütme gücüne de sahip olacak hukukî ve siyasî yapısını düzenleme çalışmalarına başladı. Bu düzenlemeler, TBMM'nin tam bir güçler birliği ilkesini benimsediğini göstermişti. 2 Mayıs 1920'de Bakanlar Kurulunun seçilmesi hakkındaki yasa çıkarıldı. 11 Bakandan oluşan "Meclis Hükümeti", 5 Mayıs'da TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığında ilk toplantısını yaptı. TBMM'nin açılışı ile birlikte, millî egemenliğe dayalı yeni Türk Devleti doğmuş oluyordu. Birinci TBMM'nin iki temel hedefi, kesin zaferi kazanmak ve yeni devletin otoritesini güçlendirmek, kalıcılığını gerçekleştirmekti. Öncelikle, ülke topraklarının yabancı işgalinden kurtarılması gerekiyordu. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=58548 3 Aralık 1920'de Ermenistan Cumhuriyeti ile imzalanan Gümrü Barış Andlaşması, TBMM'nin yaptığı ilk uluslararası andlaşmaydı. Böylece Doğu cephesi kapandı. 16 Mart 1921'de imzalanan Moskova Andlaşması ile Rusya, yeni Türk Devletini ve Misak-ı Millî ilkelerini tanıdı. 6-11 Ocak 1921'de Birinci İnönü, 23-31 Mart 1921'de İkinci İnönü ve 13 Eylül 1921'de Sakarya Zaferleri sonucunda, 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara Andlaşması ile Fransızlar savaştan çekildi. Aynı yılın sonunda İtalyanlar da TBMM hükümetiyle işbirliğine giriştiler. 1922 yılında, Yunanistan ve İngiltere dışında, TBMM, tüm ülkelerle iyi ilişkiler içindeydi,TBMM Orduları, 26 Ağustos 1922'de Büyük Zaferi kazandılar. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=58548 9 Eylül'de İzmir kurtarıldı. 18 Eylül'de ise Anadolu'da hiçbir yabancı askerî güç kalmamıştı. Yeni Türk Devleti'nin bu başarıları karşısında İngiltere de dahil olmak üzere İtilaf Devletleri ile 11 Ekim 1922'de Mudanya Mütarekesi imzalandı. Doğu Trakya kurtuldu. İtilaf Devletleri, 27 Ekim'de Lozan'da barış görüşmelerinin yapılmasını kararlaştırdılar. Uzun süren görüşmeler sonunda 24 Temmuz 1923'de imzalanan Lozan Barış Andlaşması 24 Ağustos 1923'de TBMM'de onaylandı. Yeni Türk Devleti, askerî, siyasî ve ekonomik özgürlüğüne kavuştu. Düzenleyen MuRaTTK : 23-04-2007 at 10:07. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Co-Admin
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2005
Üye numarası: #2199 Yer: Kastamonu - 37
Mesaj sayısı: 8,778
Karma etkisi: 375223
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 37520707
|
Kişisel Egemenlikten Milli Egemenliğe Milli devlet ve tam bağımsızlık ilkeleriyle birlikte Atatürk'ün devlet anlayışının temellerini oluşturan üçüncü ana ilke, milli egemenliktir. Milli egemenlik, devlet içinde en üstün buyurma kudreti olarak tanımladığımız egemenliğin, millete ait olduğunu ifade eder. Bu anlamda milli egemenlik, kişi veya zümre egemenliği ile, yani monarşik veya oligarşik yönetim biçimleriyle kesinlikle bağdaşamaz. Tıpkı tam bağımsızlık ilkesi gibi milli egemenlik de, Atatürk'ün Milli Mücadele'nin ilk günlerinden beri açıkça ortaya koyduğu, ısrarla vurguladığı bir temel ilkedir. Daha Erzurum ve Sivas Kongreleri'nde ülke bütünlüğünün ve milli bağımsızlığımızın korunması için, "kuvayı milliyeyi amil ve iradei milliyeyi hakim (milli güçleri etken ve milli iradeyi egemen) kılmak" esasının kesin olduğu belirtilmiştir. Atatürk, Ankara'ya gelişinin ertesi günü (28 Aralık 1920) şehrin ileri gelenleriyle yaptığı görüşmede bu konuda şunları söylemiştir: "Bir millet, varlığı ve hakları için bütün kuvvetiyle, bütün fikri ve maddi güçleriyle alakadar olmazsa, bir millet kuvvetine dayanarak varlığını ve bağımsızlığını temin etmezse, şunun bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz... Bu sebeple teşkilatımızda milli güçlerin etken ve milli iradenin egemen olması esası kabul edilmiştir. Bugün bütün cihanın milletleri yalnız bir egemenlik tanırlar: Milli egemenlik..." Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=58548 Padişahlığın resmen kaldırılmasından hemen hemen iki yıl önce ve Büyük Millet Meclisi'nde padişahlık kurumuna ilke olarak taraftar çok sayıda milletvekilinin bulunduğu bir dönemde çıkarılan 20 Ocak 1921 tarihli Anayasa (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu) milli egemenlik ilkesini en açık biçimde ifade etmiştir: "Hakimiyet bila kaydü şart (kayıtsız şartsız) milletindir. İdare usulü, halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. İcra (yürütme) kudreti ve teşri (yasama) salahiyeti milletin yagane ve hakiki mümessili olan Büyük Millet Meclis'nde tecelli ve temerküz eder (belirir ve toplanır)." Bu ifadelerin monarşik meşrulukla bağdaşmasının mümkün olmadığı, o an için adının konulması sakıncalı görülmüş bile olsa, Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nin gerçekte milli egemenliğe dayanan bir cumhuriyet olduğu açıktır. Milli egemenlik ilkesi, 1924, 1961 ve 1982 tarihli daha sonraki anayasalarımızdan da temelini oluşturmuştur. Atatürk, Milli Mücadele'nin başlangıcından, kendisinin hayata veda ettiği ana kadar, her fırsatta milli egemenliği Türk toplumuna benimsetmeye çalışmış, her zaman kişisel yönetimin sakıncalarıyla milli egemenliğin üstünlüklerini çarpıcı şekilde karşılaştırmıştır. Çağdaş bir topluma ve çağdaş bir devlete yakışan yönetim şekli, ancak milli egemenliğe dayanan sistemdir. Saltanatın kaldırılmasıyla ilgili Büyük Millet Meclisi görüşmeleri sırasında söylediği şu sözler, bunun en güzel ifadesidir: Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=58548 "Cihan tarihinde bir Cengiz, bir Selçuk, bir Osman devleti tesis eden ve bunların hepsini hadiselerde tecrübe eyleyen Türk Milleti bu defa doğrudan doğruya kendi nam ve sıfatında bir devlet tesis ederek bütün felaketlerin karşısında doğuştan taşıdığı kabiliyet ve kudretle yerini aldı. Millet, mukadderatını doğrudan doğruya eline aldı ve milli saltanat ve egemenliği bir şahısta değil, bütün fertleri tarafından seçilmiş vekillerinden meydana gelen bir yüce mecliste temsil etti. İşte o meclis, yüce Meclisi'nizdir. Atatürk'e göre monarşik sistemlerde, "tacidarlar kendilerini Allah tarafından gönderilmiş bir şahsiyet farzederlerdi. Bir de tacidarların etrafını alan menfaatçiler vardı. Onlar da padişahların zihniyetleri ile zihniyetlenirler ve padişahın bu zihniyetini, bu arzusunu gökten inen bir emir, bir Kur'an emri gibi herkese telkin ederlerdi. Bu gayet koyu ve sürekli telkinler karşısında hakikaten bir gün bütün halk, bu arzu ve iradelerin yapılması lazım gelen ve kayıtsız şartsız gerekli, gökten inmiş iradeler gibi olduğuna inanırlardı. Böyle idare ve egemenlikten vazgeçmeye rıza gösteren bir milletin akibeti elbette felakettir, elbette musibettir". Atatürk'ün sözleriyle "yeni Türk devleti, bir halk devletidir. Müessesat-ı maziye ise, bir şahıs devleti idi, eşhasın devleti idi". Bu şahıs devleti, Türk toplumunun tabii gelişme sürecini tıkamış, onun gelişme potansiyelini engellemiş ve toplumu çöküntünün eşiğine getirmişti. Ülkenin kurtarılması ve toplumun tabii sürecinde ilerleyebilmesi, "eşhas devleti"nin yerini "halkın devleti"ne bırakmasına bağlıydı. Gene aynı yönde olarak Atatürk, 16 Ocak 1923'te İstanbul basın temsilcilerine şunları söylemiştir: Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=58548 Hadiseler ve tarihi tecrübelerimiz bize, milleti koyun sürüsü halinde keyfin, arzu ve ihtirasların ve hiçbir suretle tatmin edilemeyen menfaatlerin elde edilişine sürüklemekle mahvına yol açar mahiyete dönüşen idare tarzlarının artık memleketimizde tatbik yeri kalmadığını göstermiştir. Millet, egemenliğini değil, egemenliğin bir zerresini dahi başkasına bırakmanın sebep olabileceği felaketin, yok olmanın, hüsranın elemini her an kalp ve vicdanında hissetmektedir". Atatürk'e göre milli egemenlik, sadece padişahlığın değil, eski veya yeni bütün kişisel yönetim biçimlerinin karşıtıdır. "Türkiye devletinde ve türkiye devletini kuran Türkiye halkında tacidar yoktur, diktatör yoktur. Tacidar yoktur ve olmayacaktır. Çünkü olamaz... Bütün cihan bilmelidir ki, artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da milli egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve varlığıdır". Atatürk, milli egemenliği yeni devlet düzenimizin temeli olarak görür. Toplum ve devlet hayatının temel değerleri, ancak milli egemenlik ilkesi altında gerçekleşebilir: "Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitlik ve adaletin istikrarının ve korunmasının sağlanması, ancak ve ancak tam ve kesin manasıyla milli egemenliğin kurulmuş bulunmasına bağlıdır. Dolaysıyla hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası milli egemenliktir". Ve nihayet, milli egemenlik, çağımızın önüne geçilmez, karşı konulmaz bir akımdır: "Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar". Atatürk'ün milli egemenlik ilkesine sadece düşünceleriyle değil, derin kişisel duygularıyla da ne kadar bağlı olduğu, annesinin ölümünden birkaç gün sonra onun mezarı başında yaptığı şu konuşmada gözlemlenmektedir: "Valdem bu toprağın altında, fakat milli egemenlik ilelebet payidar olsun. Beni teselli eden en büyük kuvvet budur... Valdemin mezarı önünde ve Allah huzurunda and içiyorum, bu kadar kan dökerek milletin elde ettiği ve belirttiği egemenliğin muhafaza ve müdafaası için icabederse valdemin yanına gitmekte asla tereddüt etmeyeceğim. Milli egemenlik uğrunda canımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun". |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2006
Üye numarası: #55242
Mesaj sayısı: 1,776
Karma etkisi: 31
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 2384
|
herkesin bayrami kutlu olsun. pek umrumuzda degil haklisin
![]() |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Co-Admin
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2005
Üye numarası: #2199 Yer: Kastamonu - 37
Mesaj sayısı: 8,778
Karma etkisi: 375223
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 37520707
|
Türk Kurtuluş Savaşımızın menşei olan ve yurdumuzun farklı bölgelerinden farklı görüşte yurttaşların Mustafa Kemal Paşamızın etrafında tek amaç olan “Tam Bağımsız Türkiye” için toplanması ile oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun 86’ıncı yılı ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı anısına meclisten çok önemli oturumlardaki bazı konuşmaları sizlerle paylaşıyorum arkadaşlar : Refik Şevket Bey(Saruhan):Bizler,birbirine bağlı ve sonsuz kötülüklerin doğurduğu faciaların son aktörleriyiz.Öyle aktörler ki herhalde milletin azim ve dayanmasından,kuvvet ve imanından meydana geldik.Bu azmimizle ümit ve temenni ediyorum ki iyilik,refah ve kurtuluş bizde olacaktır. Sevr Anlaşmasına Tepkiler : Necati Bey(Manisa): Galya ormanlarında,Normandiya sahillerinde insanlar daha çıplak ve vahşi gezerken,bizim atalarımız çok büyük bir medeniyet kurmuş,Hint hudutlarından Akdeniz’e kadar yayılmışlar,büyük bir medeniyet vücuda getirmişlerdir.Her nereye uğramışlarsa hakim olmuşlar,altı bin senelik kocaman,hür bir tarih sahibi olmuşlardır. Şimdi böyle büyük bir milleti öldürmek istemişler… Fakat,hayır efendiler,bu millet hiçbir vakit esir yaşamamıştır ve hiçbir zaman esir yaşamayacaktır. Hayır efendim,biz öyle alçalmış bir surette ölmeyeceğiz…Hindistan’dan sesler yükselirken,Mısır’dan feryatlar koparken,İslam alemi,Ey Türkler,uyanın,bizi kurtarın derken alçak ve küçülmüş ölmeyeceğiz.Kudretimiz ve kuvvetimizle cihana hakkımızı tasdik ettireceğiz.İngilizler drednotları ile,vahşetleri ile,orduları ile üzerimize yürüsünler.Türk’ün imanı vardır.O imanını Allah’tan almıştır.”Bizim karşımızda zulmün sesi yükselemeyecektir.Zulmün sesi yükselemez.Halkın sesi yükselecektir ve halk ebedidir,efendiler.” Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=58548 Nebil Efendi(Karahisar): Boşuna yorulmuşlar,Türkiye’yi yok diyeydiler daha iyi ederlerdi. Bursa’nın Düşü İle İlgili Olarak : Sırrı Bey(İzmit): …Yunan hiçbir zaman kalbimizdeki kaleyi fethedemez,ayak basamaz.Bizi daha imanlı,daha kuvvetli bir suretle hadiselere bakmaya götürecek sebepler vardır. 1.İnönü Zaferi Ardından: Muhittin Baha Bey(Bursa):Efendiler,silah yok,top yok dediler;Osmanlı ordusu çürümüş dediler.Umum harpten sefil ve perişan çıktı dediler;ihtiyarların gözünde parlayan iman ışığına bakınız.Gençlerin fedakarlığına bakın ki,bütün dünyayı karşılarında gördükleri halde,bütün dünya fabrikalarının yıkıcı aletlerini düşmanlarının elinde gördükleri halde,ellerinde kırık tüfekleriyle onların üzerlerine hücum ettiler ve onları kahrettiler… Efendiler,yenilmiş olan her millet,zayıf ve galip olan her millet hayret içinde ! Yalnız zayıf olamayan ve yalnız zayıflık hissetmeyen bir millet vardır.Onu siz temsil ediyorsunuz,onunla iftihar ediniz. …Evet çok yandık,çok harap olduk.Avrupalılar ellerinden geleni yaptılar.Onların bizde vücuda getirdikleri yangınlar,ruhlarımızdaki külleri dağıtmak için birer rüzgar oldu.Yananlar yanarken,ölenler ölürken doğanlar daha kuvvetli,daha metin,daha gayretli,daha azimli oluyorlar.Ben istikbale bu ümitle bakıyorum. Son söz Mustafa Kemal Paşamızdan: Milletimiz bugün,bütün mazisinde olduğundan daha çok ve ecdadından daha çok ümitlidir…Cennetten vatanımıza merhum Kemal(Namık Kemal) demiştir ki: Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini, Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini. İşte ben,bu kürsüden,bu Yüksek Meclis’in reisi sıfatıyla,yüksek heyetinizi teşkil eden bütün azaların her biri namına ve bütün millet namına diyorum ki: Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini. Arkadaşlar ben vakitim yettiği kadar bu kadar yazabildim tabiki daha binlerce hayati oturum kaydı vardır. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2005
Üye numarası: #25165 Yer: Trabzon
Mesaj sayısı: 5,612
Karma etkisi: 356
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 34451
|
Murat süper olmuşl eline sağlık ayrıca tüm çocukların ve bizim bayramımız kutlu olsun
![]() |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Co-Admin
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2005
Üye numarası: #2199 Yer: Kastamonu - 37
Mesaj sayısı: 8,778
Karma etkisi: 375223
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 37520707
|
Birinci meclis binası |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2005
Üye numarası: #5694 Yer: Balıkesir/Burhaniye
Mesaj sayısı: 4,117
Karma etkisi: 1861
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 184907
|
valla sen soylemesen haberim bile yoktu dostum sagol ayrıca erinmemiş yazmışşsın +4
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Co-Admin
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2005
Üye numarası: #2199 Yer: Kastamonu - 37
Mesaj sayısı: 8,778
Karma etkisi: 375223
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 37520707
|
2.Meclis binası |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #48613
Mesaj sayısı: 176
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 7652
|
Bugün okulda kutladık çok kalabalıktı çok güzeldi herşey güzeldi...Yaşa Mustafa KEMAL ATATÜRK BİN YAŞA SEN...
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Co-Admin
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2005
Üye numarası: #2199 Yer: Kastamonu - 37
Mesaj sayısı: 8,778
Karma etkisi: 375223
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 37520707
|
Bugünkü parlemento |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2005
Üye numarası: #3082
Mesaj sayısı: 779
Karma etkisi: 1016
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 100893
|
paylaşım için saol bazılarının umrunda olmaya bilir ama benim umrumda herkezinde öle olmalı bence
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
Co-Admin
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2005
Üye numarası: #2199 Yer: Kastamonu - 37
Mesaj sayısı: 8,778
Karma etkisi: 375223
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 37520707
|
|
|
|
|
|
|
#13 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2006
Üye numarası: #81321 Yer: İstanbul
Mesaj sayısı: 12,307
Karma etkisi: 36064
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 3604673
|
Yurtta Barış Dünyada Barış Bayramımız Mübarek olsun.
|
|
|
|
|
|
#14 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2006
Üye numarası: #79550
Mesaj sayısı: 937
Karma etkisi: 697
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 69124
|
bayramdan haberimiz olmaz olur mu_? okul tatıl nasıl olmasın haberimiz
![]() şaka bi yanada çok güzel hazırlamıssın elıne saglık |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Elit Üye
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: May 2006
Üye numarası: #65251 Yer: in kulağı vardır
Mesaj sayısı: 2,377
Karma etkisi: 626
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 61749
|
tüm çocuklarımızın bayramını kutluyorum
|
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
