Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz

Güzel bir makale ....Konu Her Türk’ün bilmesi gereken bir gerçek ... Araştıranlar için ve Meraklıları için kolaylık olsun Çanakkale Dosyasına Buradan Devam edelim. Diğerlerini de burada Toplamaya çalışacağım. Konuyu Beğenen Konu Esc0 tarafından açılmış, 1911 kişi tarafından görüntülenip, 40 yanıt almış.

Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!


Karşı sistemi kendi makineniniz gibi kullandıran uzaktan yönetim programı.
  • Canlı ekran izleme,vnc ve mouse kontrolü
  • Antiviruslerce %100 tanınmaz, güncelleme garantili
  • Ortam sesi dinleme
  • Webcam izleme
  • Online/offline keylogger
  • Kopyala/Yapıştır, Clipboard Yöneticisi (Canlı)
  • Warlogger desteği
  • Çalıştırma,upload,download,yeniden adlandırma,silme,gizli çalıştırma,thumbnail görüntüleme(indirmeden dosya görme)
  • Registry yöneticisi (tam özellikli)
  • Msn şifrelerini ve geçmişteki tüm adresleri çıkartma
  • Firefox şifrelerini çözme
  • Görev yöneticisi, görev sonlandırma
  • Çalışan programları listeleme
  • Bağlı sistemlerin yaptığı işlemleri tek listede görme!
  • Binder / dosya birleştirici
  • Virus tipinde resource kullanmadan bindleme özelliği
  • Mp3,resim,jpeg,vs her türlü dosya ile birleşip,exploitler ile link üzerinden,htmlden yayılır
  • Keyloggerda dll kullanmadan system hooklarıyla loglama ve tabii dll kullanmadan kimse yapamıyorken %100 sisteme zarar vermeden stabil bütün dünya dillerinde loglama.
  • Internet Explorer 9 şifre çözme
  • Chrome Şifreleri (bütün sürümler)
  • Firefox Şifreleri (bütün sürümler)
  • Internet Exporer Şifreleri (bütün sürümler)
  • Safari Şifreleri (bütün sürümler)
  • Reklam Bot ile site reklamı, dosya yükletme, bulaştırma,vs. MSN,Yahoo Messenger,ICQ ve AIM sistemlerinin hepsini tanır. Reklam bot aynı anda birden fazla sisteme komut verebilir.
  • Browserda geçmiş verileri, form girdilerini kayıt edip trojandan erişme
  • Klavye Kilitleme
  • Mouse Kilitleme
  • Masaüstü Gizleme
  • Sistemlere takılı flash/usb disk varsa bulaştırma Birden fazla sisteme aynı anda autorun oluşturabilir.
  • Uzaktan exe yükletme Aynı anda birden fazla sisteme exeleri tek komutla yükletebilir.
  • Fake sistem kilitleme. Tek tıklama ile karşı sistemi restart/yeniden başlat moduna geçmiş gösterip kilitleme. Kullanıcı fişten çekmediği sürece siz istemedikçe bilgisayarı kapatamaz, yeniden başlatamaz.
  • Karşı sistemin yeniden başlatılma talebinde masaustu ve bütün ekranı kapanıyor gibi gösterip kapanış sesini çalara kullanıcıyı bekletme. Kullanıcı sistemi kapatmak istediğinde siz izin vermezseniz windows kapanmaya çalışıyor gibi görünür ancak yonetim panelinden her türlü işlem yapılır.
  • Sistem servislerini yönetme
  • Outlook şifreleri çözme. (bütün outlook versiyonları outlook expressler dahil)
  • Otomatik güncelleme özelliği ile yakalanma durumunda kısa sürede otomatik güncelleme alma
Sadece 690 TL! Satın almak için iletişim formunu kullanabilirsiniz.


Ayrıca, iki farklı üst sürümü var:
Özel Trojan 990 TL: İstediğiniz isimle çalışıp, istediğiniz yere kopyalanır ve başlangıçta, msconfig'de, registry'de görünmez.
ÖZEL TROJAN 1490 TL: Görev yöneticisinde ve sistemin hiç bir yerinde görünmez.


Sürümler: 1200 TL: - Kimsenin bulamayacağı şekilde çalışır!> m3hm3t. 1750 TL: %100 gizlidir, RAM'de çalışır ve bentrojanim.exe olarak çalışsa dahi hiç bir yerde görünmez.

Wardom.Com.TR bir bilgisayar güvenliği sitesidir; hack konuları bilgisayar güvenliğinin ve bilgisinin uç noktaları olduğundan dolayı, kullanıcıları bu konularda bilgilendirmek ve güvenliklerini arttırmak için yazılmaktadır.

Geri Dön   Wardom.Com.TR > Milli ve Dini Unsurlar > Türk ve Dünya Tarihi
Üye Ol Sözlük Üye Listesi Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Konu Başlıkları: bilmediklerimiz canakkale ilgili
Üye Olmadan Yorum Yazmak İçin Tıklayın!
Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz konusundaki toplam yorum: 40, okunma sayısı: 1911.
 
Eski 12-03-2008, 15:08   #1
Esc0
Daimi Üye
 
Esc0's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972
Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194 Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000
Karma: 18856
1stClass Üye 
Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz

Güzel bir makale ....Konu Her "Türk"’ün bilmesi gereken bir gerçek ...

Araştıranlar için ve Meraklıları için kolaylık olsun Çanakkale Dosyasına Buradan Devam edelim. Diğerlerini de burada Toplamaya çalışacağım. Konuyu Beğenen arkadaşlar "Oylayarak" Katkıda bulunsular. Teşekkürler.


ÇANAKKALE İLE İLGİLİ BİLMEDİKLERİMİZ




(Bu makale, teknolojinin her şeyi çözeceğine inanan teknoloji budalalarına ithaf edilmiştir)

Aç ve perişan halkın dişinden tırnağından artırarak devletine kazandırmak
istediği ve parası peşin ödenmiş iki savaş gemimize İngilizlerin göz göre
el koyduğunu, tüm ültimatomlarımıza rağmen paramızı geri ödemediklerini ve
bu gemilere daha sonra askerlerini doldurarak Çanakkale’ye yolladıklarını
________________________________


Enver Paşa’nın Alman hayranlığının bize 500 bin vatan evladına ve bir
imparatorluğun tasfiyesine neden olduğunu, Almanlarla yapılan gizli
anlaşmanın kabinedeki bakanlardan bile gizlendiğini, aradan yüz yıl
geçmesine rağmen yabancı hayranlığı hastalığımızın geçmediğini, sadece
hayran olunanların değiştiğini
________________________________


Sultan Abdülhamid’in olayları kırk yıl önceden görerek Çanakkale’deki
tabyaları güçlendirdiğini ve elden geçirdiğini, Bazı yeni tabyaları inşa
ettirdiğini, O’nun yaptığı çalışmaların belki de savaşın seyrini değiştirdiğini
________________________________


İngilizlerin daha savaş ilan edilmeden Seddülbahir’i bombaladıklarını ve 86 şehit verdiğimizi
________________________________


Avustralya’nın ve Yeni Zelanda’nın gençlerinin “Avrupa’yı Almanlardan
kurtarmak ve Avrupa’nın özgür kalmasını sağlamak” propagandasıyla
toplandığını, Bu gençlerin daha önce Gelibolu denilen yerin adını bile
duymadıklarını
________________________________


İkinci çıkarma için savaşa giden bir Avustralya askerine nereye gittiğini
soran bir yaşlı adama “Türkler buraya gelip yerleşecekler, onları öldürmeye
gidiyoruz” dediğini, bu söz üzerine yaşlı adamın binlerce kilometrekarelik
çöle doğru baktığını ve “Eee gelsinler ne olacak ki burada yer
çok” dediğini
________________________________


Padişahın “Cihad” ilanını duyan ve Avustralya’da yaşayan iki zenci
müslümanın, Türklerle savaşa giden birliğe ateş açtığını ve orada şehit edildiklerini, Orada bulunan ve olayı yaşayan Avustralyalıların bu olayın nedenini uzun süre anlayamadıklarını
________________________________
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282


İngiliz-Fransız donanmasının Gelibolu öncesi 200 yıldır hiç yenilmediğini,
dünyanın gelmiş geçmiş en iyi donanması olarak bilindiğini, bu donanmanın
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282
bayraklarını gören Türklerin topukları yağlayıp kaçacaklarını düşündüklerini, daha da trajik olanı bu düşünceye saplantı derecesinde inandıklarını
________________________________


İngiliz-Fransız donanmasının seksen parça gemiyle boğaza saldırdığını,
gemilerden birinin adının “Agamemnon” olduğunu, Agamemnon’un binlerce yıl
önce Truva’ya saldıran Yunan ordusunun kalleşçe yöntemler kullanan
komutanının adı olduğunu
________________________________


Agamemnon’un yaşadığı topraklarda doğmasına rağmen kanının son damlasına
kadar Türk olan ve kendisini Anadolulu hisseden Mustafa KEMAL’in Çanakkale
zaferi sonrası öldürülen Truva kahramanını “Hektor’un İntikamını Aldık”
diyerek unutmadığımızı ve Truvalıların bizim için ne anlama geldiğini en
güzel şekilde ifade ettiğini
________________________________


İngilizlerin sabah saatlerinde girdikleri boğazı ellerini kollarını
sallayarak, canlarının istediği her yeri bombalayarak geçebileceklerini
zannettiklerini, Akşam beş çayını Marmara denizinin ortasında içmeyi
planladıklarını, İstanbul üzerine bahisler
kurduklarını
________________________________


Şair deyince insanların aklına terbiye, iman ve insanlık sahibi yüce
kişiliklerin geldiği (Mehmet Akif ERSOY gibi), İngiliz şairlerin de –hem
de yüksek ideallerle- savaşa katıldığını, bu ideallerini günlüklerinde
“Lokum ve halıları yağmalamak, Ayasofya’nın çinilerini sökmek, İstanbul’un
en güzel lokantalarında balık yemek” olarak yazdıklarını
________________________________


Yüzlerce yıl Osmanlının ekmeğini yemiş olan ve Osmanlıdan sadece saygı ve hoşgörü görmüş olan gayr-i müslimlerin, İngiliz-Fransız donanmasının gelmekte olduğunu haber alınca İstanbul’da sevinç gösterileri yaptığını
________________________________


Bu tehlikeli gelişmeler karşısında devleti yönetenlerin başkenti
Eskişehir’e taşımayı düşündüğünü, hatta gerekli binaların ayarlandığını,
gitmesi için teklif götürülen devrik Sultan Abdülhamid’in bu teklife
şiddetle karşı çıktığını, “Biz İstanbul’u alırken Bizans İmparatoru kanının
son damlasına kadar savaştı ve öldü Ben ondan daha mı az şerefliyim!
Gelirlerse burada savaşır ve ölürüz” dediğini, bu sözler üzerine payitahtın
utandığını ve İstanbul’da kalmaya karar verdiğini, Direkten dönen bu
düşüncesizliğin belki de askerimiz üzerinde korkunç bir moral çöküntü
yaratmış olabileceğini
________________________________


Osmanlı Devletinin elinde sadece 26 deniz mayını kaldığını, Nusret (Yardım)
gemimizin kaptanının (Tophaneli Hakkı Binbaşı ) mayınları nereye ve ne zaman
bırakması gerektiğini bir gece önce rüyasında bir yüce kişi tarafından
kendisine bildirildiğini, Bu mayınların hiç akla gelmeyecek biçimde
Ertuğrul koyunda kıyıya paralel olarak döküldüğünü, İngilizlerin boğazı
defalarca dikine kontrol etmelerine rağmen bu mayınları tespit
edemediklerini çünkü Nusret’in bu mayınları son mayın kontrolünden sonra
sabaha karşı bıraktığını
Esc0 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Görüntülediğiniz konu içerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanunun 8. Maddesine ve T.C.Knın 125. Maddesine göre yayınlanmakta olup içeriğinden yazarı sorumludur. Bu konu hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
Eski 12-03-2008, 15:10   #2
Esc0
Daimi Üye
 
Esc0's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972
Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194 Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000
Karma: 18856
1stClass Üye 
Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz

Donanma boğazı geçmeye başladığında düşük top menzilli Fransız gemilerinin
taktik gereği tabyalarımızı şaşırtmak için öncü atışlar yaptıklarını daha
sonra arkalarından gelen uzun menzilli İngiliz gemilerine yol açmak için
kenara kaydıkları Bu kayma esnasında kıyıya paralel yerleştirilen
mayınlara çarptıklarını, büyük bir panik yaşandığını, ortalığın
karıştığını, gemilerin birbirine girdiğini, 200 yıldır yenilmeyen dünyanın
en büyük donanmasının iki saatte dağıldığını Türklerin batan düşman gemilerindeki savunmasız askerlere ateş etmeyi bıraktıklarını ve diğer gemilere ateş ettiklerini Bunu gören İngiliz komutanlarının –muhtemelen kendileri
tersini yapmış olacakları için- olaya bir anlam veremediklerini Her
fırsatta bize insan hakları, medeniyet, modernite tokatları patlatanların
o gün aldıkları bu insanlık dersi karşısında şok geçirdiklerini
________________________________


Edremitli Seyit Onbaşının, Topun ağzına mermi süren vinç tesisatı
bombardımanda kullanılamaz hale gelince “Ya Allah Bismillah” diyerek üç
tane 275 kiloluk mermiyi tek başına arka arkaya kaldırarak yatağa sürdüğünü
ve ateşlediğini, bu işlemi yapabilmesi için her defasına üç basamaklı metal
bir merdivenden çıkması gerektiğini, üçüncü atışta İngilizlerin “Ocean”
zırhlısının dümenini parçaladığını, dümeni kırılan “Ocean”ın sarhoş bir
serseri gibi mayınlara sürüklendiğini bir mayına çarparak havaya uçtuğunu ve yirmi dakika içinde battığını
________________________________


Bu olayın ertesinde bölük komutanının Seyit Onbaşıyı çağırttığını, aynı
mermiyi kaldırmasını istediğini ancak Seyit Onbaşının bunu
başaramadığını Bunun üzerine Komutanın “Bu merminin tahtadan bir
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282
maketini getirsinler, Bu yiğidin fotoğrafını çeksinler” diye emir
verdiğini, Bu fotoğrafın hepimizin çok iyi bildiği ve Seyit Onbaşının
günümüze ulaşan tek fotoğrafı olduğunu
________________________________


Cumhuriyet kurulduktan çok sonra Mustafa KEMAL’in Edremit’i ziyareti
sırasında Seyit Onbaşıyı sorduğunu ve Kaymakam dahil kimsenin
bilmediğini Kaymakamın Seyit Onbaşı’yı Mustafa KEMAL’in huzuruna
çıkarmadan önce kılığını beğenmeyip, tıraş ettirip takım elbise
giydirdiğini, bu olayın Mustafa KEMAL’i derinden yaraladığını Kaymakam
dahil orada bulunan herkesi azarladığını Seyit Onbaşının ölene kadar ormancılık yaparak sefalet içinde perişan yaşadığını
________________________________


Nusret Mayın gemisinin yakın zamana kadar Mersin’de demirli olduğunu ve
ömrü dolduğu için jilet yapılmasının planlandığını, sırf bu ihtimalin bile
Türk Milleti adına yüz kızartıcı bir utanç levhası olarak kalacağını,
birkaç vatanseverin çırpınışıyla şimdilik bu olayın durdurulduğunu
____________________________________


İngilizlerin 18 Mart faciasının suçlusu olarak mayın
taramacıları sorumlu tuttuğunu, Hepsinin kurşuna dizdirildiğini, savaş bittikten yıllar sonra her iki ordu arşivleri açıklanıp gerçekler öğrenilince bu askerlerin
ailelerinden özür dilendiğini, tazminat ödendiğini, iade-i itibar
yapıldığını ve şerefli birer asker olarak öldüklerini ilan ettiklerini
________________________________


İngiliz-Fransız ortaklığının boğazı donanmayla geçemeyeceklerini anlayınca
onlara geçit vermeyen Türk topçularını arkadan ele geçirerek temizlemek için çıkarma harekatı yapmaya karar verdiklerini, bunun için Mısır’da piramitlerin dibinde, sömürgelerinden getirdikleri on binlerce askeri toplayıp “Nasıl olsa orada
Türklerle işimiz çok kolay olacak” diyerek bu askerlere baştan savma bir
eğitim verdiklerini, Burada toplanan askerlerin 16 farklı ülkeden
geldiğini, Aralarında Müslümanların bile olduğunu, daha sonra bu askerlerin
savaş esnasında kandırıldıklarını anlayıp taraf değiştirdiklerini, Burada
toplanan askerlerin büyük çoğunluğunun çapulcular gibi davrandığını, kahire
sokaklarında yapmadıkları rezilliğin kalmadığını
________________________________


Mısırda toplanan askerlerin kayıtlarını tutan bir katibin sürekli
“Australia and New Zealand Army Company/ Avustralya ve Yeni Zelanda Ordu
Birliği” yazmaktan sıkıldığını pratik bir çözüm olarak bu kelimelerin baş
harflerini alarak ANZAC kısaltmasını bulduğunu, bu kısaltmanın dünya tarihine geçtiğini
________________________________


İngilizlerin çıkarma harekatını ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını,
akıntı ve hava durumu dahil yaptıkları hiçbir hesabın tutmadığını,
aralıklarla çıkmaları gereken geniş kumsala değil, dar bir koya ve
kalabalık bir şekilde çıkmak zorunda kaldıklarını, karşılarında ise Ezineli
***** Çavuş ve 62 kişilik takımı dışında hiçbir birliğimizin olmadığını
________________________________


Türk ordusunun başındaki Alman Liman Von Sanders Paşa’nın çıkarma beklenen
bölgeleri kasıtlı olarak yanlış hesapladığı, İngilizleri ve Türkleri
olabildiğince birbirine kırdırarak İngilizlerin dikkatini bu bölgeye
çekmeyi, bu sayede Avrupa’da savaşan Alman askerlerinin karşısında daha
zayıf bir askeri güç olmasını ve Alman birliklerini rahatlatmayı
amaçladığını, bu gizli hesabın her iki taraftan da 500 bin cana mal
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282
olduğunu, bunun ispatlanamamış bir iddia olduğunu, Tüm savaş boyunca Liman Paşanın hiçbir askeri tahmininin tutmadığını, aradan yüz yıl geçmesine rağmen bu şüphenin hala kafaları kemirdiğini
________________________________


Çanakkale savaşlarındaki en büyük askeri dehaların Mustafa KEMAL ve Esat
Paşa olduğunu, düşmanın her hamlesini doğru tahmin ettiklerini, yaptıkları
kritik hamleler ve aldıkları cesur kararlarla savaşın seyrini
değiştirdiklerini, gelişen olaylar neticesinde askerlerinin de yüksek
güvenini ve hayranlıklarını kazandıklarını, bir işaretleriyle
emrindekilerin hiç düşünmeden ölüme koştuklarını İngiliz ve Fransız
Kurmaylarının bu kadar zor şartlarda çarpışan Türk ordusunun bu kadar
akıllıca sevk ve idare edilebilmesine anlayamadıklarını, Zaten onların tüm
savaş boyunca olan biten hiçbir şeyi anlayamadıklarını
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282

________________________________


Çıkarma beklenmediği için küçük bir takımdan başka hiçbir askeri birliğin
bulunmadığı koya çıkan 4000 İngiliz askerine ***** Çavuş ve arkadaşlarının
eski tip piyade tüfekleriyle 18 saat boyunca karşı koyduğunu, mermi israfı
yapmamak için asla tek dolaşan hedeflere ateş edilmediğini, neredeyse
hiçbir mermi israfının yapılmadığını, adamların orada çakılı kaldığını, bir
santimetre ilerleyemediklerini, takım komutanlarının üstlerine
telsizlerinden verdikleri raporlarda karşılarında kalabalık bir makineli
tüfek (!) birliğinin bulunduğunu bildirdiklerini, dışarıdaki kıyımı gören
İngiliz askerlerinin çıkmak istemediklerini bunun üzerine komutanlarının
onlara arkalarında ateş ederek zorla savaşmaya gönderdiklerini Havadan
savaşın seyrini takip etmekle görevli bir İngiliz pırpır uçağının pilotunun
kıyıdan 50 m kadar açığa kadar denizin kıpkırmızı kan ile dolduğunu
gördüğünü, bunun hayatında gördüğü en korkunç şey olduğunu söylediğini ve
muhtemelen aklını oynattığını
Esc0 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 12-03-2008, 15:12   #3
Esc0
Daimi Üye
 
Esc0's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972
Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194 Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000
Karma: 18856
1stClass Üye 
Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz

Ezineli ***** Çavuş ve arkadaşlarının hepsinin orada şehit olduğunu Bu
çarpışma ve şehadetin belki de savaşı kurtardığını, bu bölgeye çıkarma
yapıldığını haber alan diğer birliklerin bölgeye yetişmesi için gereken
zamanın kanla kazanıldığını
________________________________


Bir bölgeye çıkarma yapan 2000 kişilik İngiliz ve Fransız bölüğünün o
bölgede bulunan selvi ağaçlarını Türk birliği sandıklarını, hepsinin
kaçarak bölgeyi terk ettiklerini, bu olayın yıllar sonra kendi
raporlarından ve yazılı kaynaklarından öğrendiğimizi, kimsenin nasıl olup
ta 2000 kişinin aynı anda hayaller gördüğünü açıklayamadığını
________________________________


Tüm çıkarma harekatı boyunca İngilizlerin yılan gibi sinsice davranmaya
çalıştıklarını, Başta Anzak birlikleri olmak üzere diğer tüm sömürge
askerlerini hep kendilerine kalkan olarak kullandıklarını Ölümün kesin
olduğu taarruzlarda öncü siper birlikleri olarak hep bu askerlerin kullanıldığını Mel GIBSON’un gençlik yıllarında başrol oynadığı “Gallipoli” adlı sinema filminde bu
konuya inceden göndermeler yapıldığını
________________________________
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282


İngilizlerin tüm savaş boyunca hata üstüne hata yaptıklarını, aptalca
kararlar aldıklarını, emir-komuta zincirlerinde sürekli kopukluklar
olduğunu, verilen önemli emirlerin asla yerine ulaşmadığını, kimden
geldiği belli olmayan emirlerle önemli stratejik hatalar yaptıklarını,
mevzi ve can kaybının bu nedenle çok artığını, İngiliz savaş kaynaklarında,
askerlerin anılarında ve araştırma eserlerinde bunun gibi yüzlerce olay
yaşandığını
________________________________


Gelibolu siper savaşlarının tarihin gördüğü en acıklı savaş olduğunu,
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282
on binlerce askerin savaştığı düşman askerini bir kere bile göremeden can
verdiğini, İngilizlerin tokat üstüne tokat yedikçe Türk siperlerine kurşun
yağdırır gibi bombalar yağdırdıklarını, kolların bacakların havalarda uçtuğunu,
yerin altının ve üstünün sürekli yer değiştirdiğini, her defasına “Tamam
bu sefer canlı Türk bırakmadık” diyerek saldırıya geçtiklerini, her
defasında Allah’tan başka sığınacak hiçbir şeyleri kalmamış Mehmetlerin
kabus gibi tekrar tekrar karşılarına çıktığını
________________________________


Savaş istatistiklerine göre bir m2’ye 6000 mermi düştüğünü, bu oranın dünya
savaş tarihinin en yüksek oranı olduğunu Havada iki merminin çarpışma
ihtimalinin 600 milyonda bir olduğunu, bu çarpışan mermilerden Çanakkale’de
onlarca bulunduğunu Savaş Gazilerinin “Cehennem diye bir yer vardır
Biz orayı gördük” dediklerini
________________________________


Galatasaray Sultanisi (Lisesi) öğrencilerinin okul sıralarını bırakarak
cepheye koştuklarını, 15-16 yaşlarındaki bu fidanların hepsinin tek bir
saldırıda İngiliz makinelisi ile biçildiğini, Olayı
gören bir Türk askerinin yıllarca ağzını bıçak açmadığını ve ne zaman
Çanakkale’den bahsedilse hüngür hüngür ağladığını
________________________________


Darü’l Fünun’un tüm son sınıf öğrencileri şehit olduğu için o sene hiç mezun
vermediğini
________________________________


Gömülemeyen ölülerin on binleri bulduğunu, ortalığın kokundan ve sineklerden
geçilmediği, domuzun bile yaşamayacağı şartlarda askerlerin savaştığını,
ilk ateşkesin dostluk gösterisi değil, şartların her iki taraf için de
artık kaldırılamayacak kadar ağırlaştığı için zorunlu olarak alındığını
İki tarafın askerlerinin o gün arkadaşlık yaptıklarını, birbirlerine
cigara, yiyecek ve tespih, yüzük, rütbe gibi ufak tefek hediyeler
verdiklerini, bu manzarayı gören bir Türk Subayının “gören insanın
zalimleşeceğini, bir zaliminde insanlaşacağını” ifade ettiğini
________________________________


Ortalığı basan sinekler yüzünden hiçbir yiyecek maddesinin birkaç tane
sinek yutmadan yenilemeyeceğini, Salgın hastalıkların da savaş kadar can
aldığını, bir İngiliz askerinin hasta arkadaşını büyük abdestini yapmak
için tuvalet çukuruna girerken gördüğünü, oradan çıkmayınca çukura
koştuğunu, hasta askerin bayılarak pisliklere batmış olduğunu,
arkadaşlarının ise onu yukarı çekemeyecek kadar güçsüz kalmış olduklarını,
bu hasta askerin kendi pisliğinde boğularak can verdiğini Çanakkale
savaşlarına daha önce hiç bilinmeyen zeka ürünü hileler ve aldatmacalara
başvurulduğunu, Türklerin soba borularından top bataryaları yaptığını ve bu
şaşırtmacanın işimize çok yaradığını, askerlerin Tahta düzenekler yaparak
siperden hiç çıkmadan tüfek atışı yapabildiklerini, bomba fırlatan düzenekler yapıldığını, İngilizlerin Türk topçusunu yanıltmak ve zaten az olan mühimmatı boşa harcatmak için tahtadan kocaman gemiler inşa edip yüzdürdüklerini Toprağın altında bile savaş olduğunu, her iki tarafın tüneller açarak düşman siperlerinin altına kadar gelip patlayıcı yerleştirdiklerini, bu şekilde iki tarafın da çok kayıp verdiğini
________________________________


İkinci çıkarmadan önce İngilizlerin komutanlarını değiştirdiğini, yeni
gelen Sopford’un emekli bir asker olduğunu, çıkarma yapıldıktan sonra uzun
zamandır Gelibolu’da bulunan tüm subay kadrosunun şiddetli itirazlarına ve
“Hemen şimdi saldırırsak Türkleri arkadan çevirip bu işi bitiririz, bu
tepeler bomboş” önerilerine karşın büyük bir aptallık yaparak “Yoldan
geldik yorgunuz Bugün dinlenelim, yarın rahat rahat savaşırız” diyerek
askerlerine dinlenme emrini verdiğini, çıkarma yapan askerlerin bomboş
tepeler önünde gün boyu denize girerek eğlendiğini, mangal yaparak keyif
yaptığını
________________________________


Bu sırada çıkarmayı haber alan Esat Paşa’nın Yarımadanın öbür ucunda
bulunan birliğe düşmanı karşılama emrini verdiğini, bu komutanın ise “Askerlerim günlerdir uykusuz ve yorgun Bu şartlar altında yarımadayı yürüyerek geçemeyiz” itirazını anında o subayı görevden alarak cevaplandırdığını, yerine Anafartalar Grup komutanı olarak Mustafa KEMAL’i görevlendirdiğini, aç, yorgun ve sefil Mehmetlerin Mustafa KEMAL’in arkasından 20 saat yürüdüğünü, bu sırada İngiliz askerlerinin kıyıda mangal ve piknik yaparak dinlendiklerini, bu iki zıt ve mantıksız şartları yaşan birliklerin sabah güneşinde karşılaştıklarını, Türk askerinin mermiyle, mermi bitince süngüyle ve daha sonra kendini uçurumdan aşağı atarak vatan toprağına yapılan son saldırıyı da durdurduğunu, Conkbayırı’nın 24 saat içinde 7 kere el değiştirdiğini, bunun bir savaş değil, boğuşma olduğunu, sonunda İngilizlerin ne yaparlarsa yapsınlar bu işi başaramayacaklarını anladıklarını, İngilizlerin ve tüm işbirlikçilerinin bu işten vazgeçme kararı aldıklarını, Çanakkale seferinin son direnişinin ileride vatanı bir kere daha kurtaracak ve Cumhuriyeti kuracak olan genç liderimizi tüm dünyaya tanıttığını Müslüman ülkelerde Mustafa KEMAL’in kahraman ilan edildiğini, kartpostallarının ve posterlerinin kapış kapış satıldığını
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282
________________________________


Mustafa Kemal’in Anafartalar’da yaralandığını, kalbinin üstünde bulunan cep
saatinin parçalandığını ve şarapnel parçasının derine girmesini
engellediğini, bu yaranın aylarca kapanmadığını, Mustafa KEMAL’in askerin
morali bozulmasın diye bu olayın tek şahidine sus emri verdiğini, daha
sonra Liman Paşa’ya parçalanan saatini hatıra olarak verdiğini ve Liman
Paşa’nın çok şaşırıp heyecanlandığını ve kendi altın köstekli cep saatini
Mustafa KEMAL’e hediye ettiğini
________________________________


Çanakkale’de doktorların askerlerden daha çok yorulduğunu, binlerce
yaralıyla ilgilenmek zorunda kaldıklarını, Ümitsiz vakalarla hiç ilgilenilmediğini ve kurtulma şansı olanlara öncelik verildiğini, Bir Türk doktorun önüne kendi oğlunun getirildiğini, “Kurtulma şansı yok” diye oğlunu tedavi etmediğini, hemen bir sonraki yaralıyı istediğini, yaralılardan ancak ertesi gün başını alabildiğini ve o zaman oğlunun mezarına gidebildiğini
________________________________


İngilizlerin kendi ifadelerine göre mükemmel bir geri çekilme planı
yaptıklarını, hiçbir kayıp vermeden çekip gittiklerini, onların ifadesine
göre Türklerin hiçbir şeyden haberinin olmadığını ama yine kendi
yalanlarını kendi kaynaklarından suratlarına tükürürcesine, ger çekilme
esnasında bizim siperlerden onların siperlerine üzerine kağıt sarılmış bir
taş fırlatıldığını, bu kağıtta düzgün bir İngilizceyle “Gittiğinize
üzülüyoruz, Süveyş Kanalında Görüşürüz” yazdığını Bu olayın, geri
çekilmeden Türklerin haberleri olduğunu ama artık savaşamayacak kadar yıpranmış olduklarını ispatladığını Okuma yazma oranının yüzde beşlerde olduğu bir dönemde bizim Çanakkale’ye hangi yetişmiş evlatlarımızı yolladığımızı ve memleketin en az 100 yılını bozuk para harcar gibi harcadığımızı
Esc0 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 12-03-2008, 15:15   #4
Esc0
Daimi Üye
 
Esc0's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972
Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194 Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000
Karma: 18856
1stClass Üye 
Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz

Gelibolu topraklarına çıkıp, Marmara denizini görebilen sadece tek bir
İngiliz askeri olduğunu, bu askerin aslen İrlandalı olduğunu, Türk askerini
şaşırtmak için gece kumsala tek başına çıkıp bir sürü meşale yakarak
çıkarma sanki oraya yapılıyormuş gibi bir kandırmaca yapmaya çalıştığını,
bu askerin daha sonra yolunu kaybederek yarımadanın çok içerisine kadar
girdiğini, daha sonra bir şekilde dönerek kurtulduğunu, bu olayın yıllar
sonra askeri günlükler okununca öğrenildiğini

________________________________


Savaşta Türk ordusunun tek bir pırpır uçağı olduğunu, bu uçağın arada
sırada askere moral vermek için uçtuğunu, bu uçağın tüm birliklerimizin sevgilisi olduğunu ve ona “Tek Kuyruk” adını taktıklarını
________________________________


Savaşın özellikle sonlarına doğru ordunun istihkakları azalttığını, askere
günde sadece yarım ekmek verilebildiğini, bu ekmeğin de taş gibi kuru
olduğunu Açlık içinde siperlerde yaşayan Mehmetlerin ayakkabı köselelerini kaynatıp çorba niyetine içmeye çalıştıklarını Eğer fedakarlık buysa bizim bildiğimiz hiçbir fedakarlığın fedakarlık olmadığını
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282
________________________________
Medeniyetin öncüsü İngilizlerin beyaz bayrak sallayan Türk askerlerini
kurşuna dizdiğini, esir askerlerimizi tahta barakalara doldurarak
diri diri yaktıklarını Esir alınan aç Türk esirlere maymunlara fıstık atar gibi yiyecek kırıntıları atarak eğlendiklerini Türk askerinin savaşta silahsız düşman askerini öldürmediklerini hayretle gördüklerini, bu sayede çok sayıda İngiliz ve Anzak’ın ölümden döndüğünü, bunlardan birinin sonraki yıllarda İngiltere Genel Kurmay Başkanı olduğunu, bu adamların insanlık adına ne varsa Çanakkale’de bizden öğrendiğini, savaşın sonlarına doğru az da olsa evcilleştiklerini, Çanakkale ile yapılan her belgeselde bu temanın abartıyla işlendiğini, bu savaşın kendilerine de
büyük pay çıkararak ve yaşadıkları ağır yenilgiyi psikolojik olarak örtbas
etmek için yapılan son centilmen (!) savaş olduğunu utanmadan söylediklerini, Türk kökenli yapılan belgesellerde inanılmaz bir İngiliz
yalakalığı yapıldığını, Hiçbir belgeselde Çanakkale’de yaşanan olayların
sansürsüz ve adam gibi anlatılmadığını
________________________________


İngiltere ve Avustralya’nın aradan bu kadar yıl geçtikten sonra
Gelibolu’nun küresel miras olduğunu ve uluslar arası toprak sayılmasını
istediklerini, kendi şehitliklerinin olduğu bölgelerin ise kendi toprakları
olarak kabul edilmesini istediklerini

________________________________


Anzak günü olarak kutlanan 25 Nisan’da TV’lerde Anzak törenlerinin en ince
ayrıntısına kadar anlatıldığını, aynı gün yapılan bu memleketin gerçek
sahibi her görüşten Türk gençlerin 20 bin kişilik yürüyüşünün ise Türk
TV’leri tarafından sansürlendiğini, gösterilmediğini, Atatürk’ün
Çanakkale’de emperyalizme attığı tokat cezalandırılırcasına kendisinden
kerhen (zoraki) bahsedildiğini
________________________________


Çanakkale deniz zaferinin 91 Anma yıldönümü olan 18 Mart Gecesi, Biri
hariç hiçbir ulusal kanalın adam gibi bir yayın yapmadığını, bu kanalın
yayınladığı belgeselin ise prime Time bitiminden sonra (24:00)
yayınlandığını Diğer TV’lerin belgesel ya da tartışma programı yapmak
yerine magazin, eğlence, yarışma ve dizi film gösterimi yaptıklarını Bu
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282
konuyla ilgili yayın yapan diğer TV’lerin ise marjinal çizgiye sahip ulusal
ölçekli kanallar olduğunu Gazetelerin ise
konuya lütfen değindiklerini
________________________________


Çanakkale savaşının sonuçları itibariyle hiçbir savaşla kıyaslanamayacak
kadar Dünya’yı etkilediğini, Bir çok ülkede politik gidişi etkilediğini,
özellikle Rusya’da Bolşevik devrimine yol açtığını Yarım milyon cesedin
ise Gelibolu’da toprağın kimyasını değiştirdiğini ve yeşillendirdiğini
Hâlâ toprağın altında kemikler, boş mermi kovanları ve patlamamış top
mermileri çıktığını
________________________________


Tarihin en büyük teknolojisine ulaşan ve teknolojiyle her şeyi
halledeceklerini zannedenlerin tarihin en büyük yenilgisini aldıklarını
Göğüs göğüse hiçbir çarpışmayı kazanamadıklarını Torunlarının güya
bundan ders çıkarıp şimdi uzun menzilli silahlar yaptıklarını, uzaktan
kumanda ile savaştıklarını, hiçbir uçaksavarın vuramayacağı yükseklikten
uçan ve bombalar atan uçaklar yaptıklarını, Irak’ta bu silahlarını
denediklerini Ne var ki göğüs göğüse çarpışmaya giriştiklerinde gene çuvalladıklarını, teknolojinin bir kere daha mağlup olduğunu
________________________________


Ayrılırken hırsını alamayan İngiliz ve Avustralyalı askerlerin ölü Türk
askerlerinin kafataslarını keserek ülkelerine götürdüklerini Bu
yenilgiyi asla unutamayacaklarını, Bir gün mutlaka buraya yeniden
geleceklerini Biliyor muydunuz?Bilmiyorduk tabi Nereden bileceğiz
ki? Ders kitaplarında yazmıyordu Öğretmenlerimiz bahsetmediler Gazeteler
yazmadı
________________________________


Şu anda televizyona bakıyorum Bir manken hanım kızımız sevgilisinin cipine
binerken müthiş bir frikik vermiş Kameralar zoom yapıyor Görüntü
büyüyor Hayatımız bu ekran ve görüntü tüm ekranı kaplıyor, hayatımızı
kaplar gibi Uzaklarda bir yerlerde soğuk bir rüzgar esiyor Ağaç dalları
sallanıyor, yapraklar hışırdıyor, Bir köpek uluması geliyor bir
yerlerden Yerin altından iniltiler geliyor sanki Yolcular artık
durmuyor gelip geçtikleri ve bir devrin battığı bu yerlerde
Toprak üzgün, sükunetini koruyor Belli ki bağrında yatanları düşünüyor Ve
Mehmetlerin kemikleri sızlıyor, sızlıyor, sızlıyor
Esc0 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 12-03-2008, 15:32   #5
Esc0
Daimi Üye
 
Esc0's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972
Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194 Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000
Karma: 18856
1stClass Üye 









Esc0 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 12-03-2008, 15:35   #6
Esc0
Daimi Üye
 
Esc0's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972
Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194 Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000
Karma: 18856
1stClass Üye 














Düzenleyen ESTERGON : 14-03-2008 at 17:29. Sebep: 5.fotoğraf düzeni bozduğu için küçültüldü.
Esc0 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 12-03-2008, 15:38   #7
Esc0
Daimi Üye
 
Esc0's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972
Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194 Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000
Karma: 18856
1stClass Üye 
Bir Devrin Battığı Yer

Her ne kadar, teşebbüsün muvaffak olabilmesi için, deniz ve kara kuvvetlerinin birlikte hareket etmesi ve darbenin bir baskın şeklinde olması gerektiğini ileri sürenler olmuşsa da, Çanakkale seferine, donanmanın boğazı zorlaması ile başlanmış, bunda muvaffak olunamayınca, tahkîmâtı karadan düşürmeye teşebbüs edilmiş, yakın Balkan harbinin intibâlarına dayanılarak, Türk’lerin ciddî bir mukâvemette bulunamayacakları farz olunmuştu. Bu tahmînlerin ne kadar yanlış olduğu çabuk meydana çıktı ve İngiliz’lerin "Gelibolu seferi" dedikleri Çanakkale Savaşları, 1915 yılında, buraya sevk edilen i’tilâf kuvvetlerinin sür’atle yıpranarak, geri çekilmeleri ile sona erdi.

1- Giriş... 1914-1918 ’de Türkiye’nin de merkezî devletler yanında harbe girmesi üzerine, bir yandan Rus’lara yardım etmek, diğer yandan Garp cebhesinin üzerindeki Alman baskısını azaltmak maksadı ile İngiliz devlet adamları, donanmanın yardımı ile, Osmanlı İmparatorluğu’nu, en zayıf bir yerinden vurmayı düşündüler. Yakın Doğu’nun hassas noktası olan Istanbul ’u zabt etmek üzere, Çanakkale boğazı zorlanacak olursa, yalnız Rus’ların karşılaştıkları güçlükler azaltılmakla kalmayıp, Rusya ile doğrudan doğruya temâsa gelineceği, Süveyş kanalı ve Mısır üzerindeki tehdîtlerin ortadan kalkacağı, tereddütlü bir siyâset uygulayan eden Balkan devletlerinin i’tilâf cebhesine katılacağı ve bu suretle, bir çıkmaza girmiş gibi görünen harbin gidişi üzerinde büyük bir te’sîr oluşacağı fikri hâkim oldu.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282

2- Savunma düzenlemesi... İki sâhili tepelerden oluşan dar ve dolambaçlı boğaz, savunmaya pek elverişli bulunduğundan, iyi tabya edilmiş toplar, bol cephâne ve sağlam piyâde mevzi’leri sâyesinde, hemen hemen ele geçirilmez bir hâle getirilebilirdi. Fakat 1914 Ağustosu’nda boğazın tahkîmâtı, kuvvetli bir donanmanın tecâvüzüne dayanamayacak kadar zayıf görünüyordu. Dış savunma denilen tahkîmât, Sedd-ül bahir ve Kum Kale’ye konmuş 20 toptan ibâret olup, bunlardan yalnız dördünün son menzili 14.800 m., diğerlerininki ancak 7.500 m. idi. Ara savunma mevzi’leri bu sırada hemen tamâmiyle boştu. Elde mevcût bütün toplar, boğazın en dar kısmı olan iç savunma tertîbâtında toplanmıştı. 15-35,5 cm. çapında bulunan 78 toptan yalnız 18’inin son menzili 14.800-16.900 m. arasında idi. Cephâne son derece kıt olduğu gibi, silâhların kifâyetsizliği, kat’î savaşın boğazın içinde yapılmasını zarûrî kılıyordu. Bu bakımdan 1914 yılında, Ağustos ile Kasım ayları arasında, bâzı düzenlemeler yapıldı. Ara savunma sâhasına bataryalar yerleştirildi ve boğazın aşağı kısmı mayın (sâbit torpil) hatları ile kapatıldı.

3- Boğazın denizden zorlanması... Harb îlânından bir kaç gün sonra (3 Kasım 1914) İngiliz abluka filosu, boğazın dış istihkâmlarını topa tuttu. Bombardıman kısa sürmekle beraber, Sedd-ül bahir istihkâmları alt-üst olmuştu. Sonradan tabyalar tâmîr edildi ise de, bunların kuvvetli bir donanmaya karşı koyamayacağı anlaşıldığından, kuvvetleri arttırılmadı. Diğer yandan, mayın hatlarının varlığına rağmen, düşman deniz altı gemileri boğaza sokulabiliyor (13 Aralık 1914’te, 1876 İngiliz yapımı Mes’ûdiye zırhlımız Sarısığlar koyunda demirli hâlde iken torpillenerek batırılmıştır. Gemi kumandanı Beşiktaşlı Ârif Nebî Beğ, 10 subay ve 27 er şehit olmuşlardır.) ve hattâ Marmara’ya girerek, gemileri batırmak sûretiyle, Istanbul’dan Çanakkale’ye asker ve levâzım nakline engel oluyorlardı. Başa dön
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282

Nihâyet Amiral Carden kumandasında bir müttefik filosu Cevad Paşa’nın kumandası altında bulunan Çanakkale istihkâmlarına karşı harekete me’mûr edildi. Harb plânı ilk safhada dış istihkâmların düşürülmesini hedefliyordu. Taarruz 19 Şubat 1915’te başladı. Dış tabyalar, top ateşi ile tahrîb edildi. 26 Şubat ile 4 Mart arasında Sedd-ül bahir ve Kum Kale’ye filodan düşman müfrezeleri çıkarılarak, tahrîb işi tamamlandı. Büyük bir deniz hücûmu, Carden ’in yerine gelmiş olan Amiral J. M. de Robeck kumandasındaki İngiliz ve Fransız harp gemileri tarafından 18 Mart 1915’te yapıldı. Düşmanın gâyesi boğazın orta kısmındaki tabyalar ile mayın tarlalarını koruyan bataryaları susturmaktı. Bundan sonra mayın tarayıcılar donanmaya yol açacaklar, harp gemileri de boğaza girerek, iç istihkâmları yakın mesâfeden tahrîb edecek ve buradaki torpiller de temizlendikten sonra, Marmara’ya geçmek imkânı elde edilmiş olacaktı. Plânlarının esâsı, savaş gemilerinin torpilden temizlenmiş sâhada kullanılması idi. Bunun için boğazın aşağı kısmını dikkatle taramışlardı. Fakat 17/18 Mart gecesi Nusret mayın gemisi, Mayın Kumandanı Yeniköy’lü Hâfız Nazmî Beğ ve Süvârî Tophâne’li kolağası Hakkı Beğ’in kumandasında, boğaza giren donanmanın dönüş manevrası yaptığı Karanlık Liman’ın yukarı kısmına elde kalan son 20 torpilden oluşan bir mayın hattı döşemişti. 16 harp gemisi (18 büyük zırhlı, bir çok muhib ve denizaltı *), 18 Mart sabahı saat 11’de üç filo hâlinde boğaza girip, tabyalara karşı şiddetle ateş açtı. İngiliz filolarına Amiral Robeck, Fransız filosuna ise Amiral Guépratte kumanda etmekte idiler. Düşmanın 316 (506 *) topuna Türk’ler 93 (150 *) topla karşılık veriyorlardı. Karadan yapılan karşılık zayıf kalıyordu. Saat 14’te Çanakkale ateşler içinde kalmış, tabyalar ile telefon irtibâtı kesilmiş, topların bir kısmı tahrîb edilmiş, bâzıları toprağa gömülmüş ve kamaları sıkışmış olduğundan, ateş çok zayıflamış bulunuyordu ki, öncülük etmiş bulunan Fransız gemileri, nöbet değiştirmek üzere, manevra yaparlarken, Bouvet zırhlısı, bir torpile çarparak 600 mürettebâtıyla birlikte battı. Yerlerini almaya gelen İngiliz gemilerinden Irresistible, iki saat sonra aynı âkıbete uğradı. Onun yardımına koşan Ocean suların dibine gömüldü ve Inflexible zırhlısı da ağır sûrette yaralandı. Bundan başka, Fransız’ların Suffren ve Gaulois zırhlıları da, top mermisi isâbeti ile, büyük hasâra uğramışlardı. Bunun üzerine düşman donanması geri çekilmeye mecbûr kaldı. Bu suretle Cevad Paşa emrinde Çanakkale istihkâmları müttefik donanmasına karşı tam bir galebe kazanmış oldu. Onların ağır zâyiatına karşılık (2000 küsûr), Türk’lerin kaybı, bir cephânelik, bir ağır top, 25 şehit (3 subay, 22 er) ve 61 yaralı (2 subay, 59 er) dan ibâret idi. (Bizim zâyiâtımız 44 şehit, 70 yaralı ve 8 toptan ibârettir. 22 şehit ve 74 yaralıdan da bahsedilir. 8 toptan 6’sı sonradan tâmir edilmiştir. *) 18 Mart hücûmunun uğradığı bu âkıbet, karadan yardım görmedikçe donanmanın boğazı geçemeyeceğini meydana çıkarmış oldu. Bundan sonra boğaz bir daha denizden zorlanmadı ve deniz hücûmu ile karaya çıkış arasında 5 hafta geçmesi de, Türk’lere vakit kazandırdı.

4- Kara savaşlarına hazırlık... Deniz hücûmunda uğradıkları başarısızlık i’tilâf devletlerini karadan taarruza geçmeye sevketti. Bunun üzerine, Akdeniz müttefik kuvvetleri baş kumandanlığına tâyin edilen Sir Ian Hamilton’un emrine verilmiş 75.000 kişilik bir ordu adalara yığılmaya başladı (umûmî karargâh Limni adasında Mondros limanı ). Bu ordu, Arı burnu cebhesine çıkartılacak Avusturalya Yeni Zelanda kolordusundan (General Birdwood), Sedd-ül bahir kesimine çıkartılacak İngiliz (General Hunter Weston) ve Fransız (General d’Amade, sonra General Gouraud ve onun yaralanmasını tâkiben General Bailloud) kuvvetlerinden oluşuyordu. Bunlara karşı takrîben 80.000 kişilik Türk kuvveti. 5. Ordu (5inci Ordû-yı Hümâyûn) adı altında toplanarak, 24 Mart’ta Alman Mareşali Liman von Sanders Paşa’nın (Limon Paşa) emrine verildi. Bu kuvvetlerin kumandanları şu zâtlar idi: Bolayır berzâhı civârındaki 5. ve 7. Fırkaların kumandanları Miralay van Sanderstern ve Remzi Beğ, Gelibolu yarım adası üzerindeki 9. Fırka kumandanı Kaymakam Sami Beğ; 19. Fırka (ordu ihtiyâtı olmak üzere, Bigalı civârında) kumandanı Kaymakam Mustafa Kemâl Beğ; 2. Fırka kumandanı Kaymakam Re’fet Beğ. Liman von Sanders bu kuvvetleri, her tarafa dağıtmak yerine, îcâbında derhâl harekete geçecek şekilde, toplu bulundurdu ve sâhile ancak ileri karakollar yerleştirdi.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282

İ’tilâf seferî hey’eti baş kumandanlığı, i’tinâlı bir tetkikten sonra, iki cebhe üzerinden harekete geçmeye karar vermişti. 29. İngiliz Fırkası ve Fransız kuvvetleri yarım adanın güney ucunda 4 yerde karaya çıkacak, ilk hedef olarak, Alçı Tepe’yi alacak ve sonra Kilitbahir üzerine yürüyecekti. Kaba Tepe kuzeyine çıkartılacak Avustralya-Yeni Zelanda kuvvetleri de boğazın dar kısmına doğru kat’î bir hamle yapacaklardı. Bu kuvvetler çıkartılırlarken Beşike Limanı’nda ve Bolayır berzâhında şaşırtma hareketleri yapılacak ve Fransız kuvvetleri tarafından da Kum Kale civarında bir oyalama muhârebesi verilecekti.
Esc0 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 12-03-2008, 15:40   #8
Esc0
Daimi Üye
 
Esc0's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972
Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194 Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000
Karma: 18856
1stClass Üye 
Bir Devrin Battığı Yer

5- Kıyıda savaşlar... Çıkartma hareketleri: 25 Nisan 1915 sabahı erkenden başladı. Anadolu kıyısında Kum Kale’ye çıkarılan 3 Fransız müstemleke taburu oradaki bölük tarafından karşılandı. Fransız’lar, Kum Kale’yi ele geçirdiler ise de, Yenişehir’e doğru ilerleyemediler, gittikçe artan tazyik karşısında, 26/27 Nisan gecesi burayı terk edip, çekildiler ve karşı sâhile çıkarılmış bulunan esâs kuvvetlere katıldılar. Buradaki iki günlük çarpışmalarda Fransız’ların 780’i (778 *) telef olurken Türk’ler 1.750 şehit verdiler. Başa dön
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282

Sedd-ül bahir kıyılarındaki çıkartma, sâhili delik deşik ettiği hâlde, Türk’lerin mâneviyatını sarsamayan şiddetli bir topçu ateşinden sonra, yapıldı. İlk gün Morto limanı kıyısına çıkan Fransız kuvvetleri ile Teke burnunun iki tarafına çıkarılan İngiliz müfrezeleri, oldukları yerden ileri gidemediler. Sedd-ül bahir’e gelen İngilizler, kale harâbeleri arasında gizlenen bir iki ağır makinalı tüfekle donatılmış Türk kuvvetleri tarafından karşılandılar ve akşama kadar 300 zâyiat verdikleri hâlde, bir adım ilerleyemediler. Batı’da Zığın-Dere civârına çıkarılan 2 tabur, acele yetişen Türk kuvvetlerinin baskısı ile, burayı terke mecbûr oldu. Arı burnu’nun hemen Güney’indeki koya çıkan düşman kolordusuna (Australian and New Zeeland Army Corps ) ilk harfleri ile, İngilizler tarafından ANZAC (Anzak) denilmiş ve bu cebheye de kendilerince aynı ad verilmiştir. İşte bu Anzak’lar 25 Nisan sabahı saat 04:20’de ilk kâfile olarak 1500 kişiyi karaya çıkardılar. Bu cebhedeki gözetleme postalarımız geri çekilmeye mecbûr kaldıklarından her ne kadar 27. Alay’ın yetişmesi ile, düşmanın ileri hareketi bir az geciktirilmiş ise de, vazîyet endîşe verici idi. Çünkü düşmanın 2500 kişilik öncü kuvveti, ardından da asıl kuvvetinin 4000 kişisi de karaya çıkmıştı. Bu kuvvete karşılık Türk birliği sâdece bir taburdan ibâretti. Bu tabur düşmanı oyala mümkün olduğunca ağır geri çekilmeye başlamıştı. İşte o arada 19. Fırka kumandanı Kaymakam Mustafa Kemâl Beğ, taarruzu haber alınca, asıl tehlikenin nerede olduğunu derhâl kavradı. Emir beklemeksizin, ihtiyâtta bulunmasına rağmen, fırkasının yine de büyük kısmını Bigalı’da ihtiyâtta bırakarak, fırkanın 57nci Alayı ile birlikte düşmandan önce Conk Bayırı’na geldi. Koca-Çimen tepesi istikâmetinde hemen mukâbil harekete geçti ve düşmanı durdurdu. Bu davranış 57nci Alay’ın cebheye tam intikâli için gereken zamânı kazandırmıştı.

6- Çıkartmadan sonraki savaşlar...

a- Düşman 25 Nisan’da güney cebhesi olan Sedd-ül bahir’e biri Fransız, ikisi İngiliz olmak üzere 3 fırka ile (40.000 kişi) çıktı. Bu çıkartmayı 6 zırhlı, 4 kruvazör ve pek çok sayıda muhrib denizden top atışı ile desteklediler. Bu destek ile fırkalar 5 noktadan (Zığındere, Tekeburnu, Tekekoyu, Ertuğrulkoyu, Morto limanı) karaya çıktılar. Güney cebhesindeki Türk kuvvetleri 26ncı Alay’ın sâdece iki taburu, bir jandarma taburu, bir istihkâm bölüğü (toplam ve yaklaşık 3.000 kişi) ile 24 toptan ibâretti. Makinalı tüfeğimiz hiç yoktu. Bu kuvvet düşmanın insan yüklü birkaç şalopesini batırdı ve Ertuğrulkoyu’na yapılan ilk ihrâcı önledi. Düşmanın karaya çıkışından sonra ilk saftaki bölüğümüz en az 8-10 tabur düşmanla saatlerce boğuştuktan sonra geri çekildi. 26ncı Alay kumandanı Kaymakam Kadri Beğ ve onun bir avuç askeri o gün dillere destan bir kahramanlıkla düşmanı durdurmayı başardılar.

Güney (Sedd-ül bahir) cebhesinde düşman ilk defa 26 Nisanda taarruza geçti ve zayıf kalmış ve yıpranmış olan savunma kuvvetlerimiz ilkin geri çekilmeye mecbûr oldu ise de, sonra bir karşı taarruz ile düşmanı püskürttü. 26 Nisan taarruzunda düşmanın 35-40 taburluk kuvvetine karşılık Türk’lerin sâdece 9 taburu vardı. 1 Mayıs’a kadar buraya gelen takviyelerle Türk kuvvetleri 19 tabura yükselmişti. Türk kuvvetleri 1/2 ve 3/4 Mayıs geceleri düşmanı denize dökmek üzere, karşı taarruzlar yaptılarsa da, geçen süre içinde takviye edilen ve donanmasının büyük yardımından faydalanan düşman, esâs mevzi’lerinden çıkartılamadı. Bunu 6 Mayısta başlayan ve 9 Mayısta sona eren İngiliz-Fransız taarruzları tâkib etti. Savunma durumumuz hiç elverişli değildi. Topçu kuvveti pek az olduğu gibi, tahkîm mâlzemesinin eksikliği esâslı savunma mevzi’leri hazırlamaya engel oluyordu. Geceleyin yapılan siperler, gündüzün donanma ateşi ile yıkılıyordu. Türk askeri açık arâzîde ve üç taraftan donanma ateşi altında, emsâlsiz bir savunma savaşı yaptı ve 3 gün süren taarruz, hedefine varamadan kırıldı. 15 Mayıs’ta ise Türk kuvvetleri bir karşı taarruz ile mühim bir tepeyi ele geçirdiler. 22 Mayıs’ta Fransız’lar sol cenâhımıza hücûm ettilerse de bu taarruz da kırıldı. Bu hücûmun bilançosu 2000 küsûr düşman telefâtına karşılık 43 şehit ve 427 yaralıdır. Düşman 4 ve 5 Haziran taarruzlarında takviyeli 5 fırka ile (65.000 kişi) 37 taburluk (25.000 kişi) Türk’lerin üzerlerine geldiler. Bu taarruzda 12.000 (düşman telefâtı 7.500, Türk kaybı 9.000 şehit *) şehit verdikse de taarruzu kırmayı başardık. İngiliz’lerle çarpıştığımız ve 28 Haziran’da başlayıp 5 Temmuz’da biten Zığındere savaşlarında da düşman taarruzları akâmete uğratıldı. Bu süre içinde de Türkler 14.000 zâyiât verdiler. 12/13 Temmuz günlerinde Kerevizdere mevki’inde 2 Fransız ve 1 İngiliz fırkasının savletleri de kırılarak başarısızlığa uğratıldı. Bu vuruşmada düşmanın 3.840 telefâtına karşılık Türkler 9.822 zâyiât verdiler. Düşman 6 Ağustos’ta başlayıp, 8 gün süren diğer bir taarruzundan da sonuç alamadı. Bundan sonra Güney cebhesinde siper savaşları devâm etti. Cebhenin Doğu kısmında bulunan Fransız kuvvetleri Kereviz Dere’yi aşamadıkları gibi, bunların solundaki İngiliz kuvvetleri, seferin sonuna kadar, Alçı Tepe’ye ve sâhilden 4 km. içerideki Kirte köyüne bile varamadılar. Güney cebhesi, Vehib Paşa’nın (Es’ad Paşa’nın kardeşi) kumandası altında idi. Bu cebheye bir müddet Weber Paşa da kumanda etmiştir. Bu Güney grubu savaşları aralıksız 236 gün sürmüştür.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282
b. Kuzey cebhesinde (ki bu cebhede evvelce Es’ad Paşa, daha sonra Ali Rıza Beğ ’Paşa’ kumandanlık etmiştir) karaya çıkan kolordunun ilk kademesi, 25 Nisan sabahı, harp târîhimizde Kemal Yeri adı ile anılan mevki’e kadar ilerlemiş ve ertesi gün taarruza geçmişti. 27 Nisan’da bir cebel bataryasının korumasındaki yaklaşık 4500 kişilik Türk kuvvetleri 12.000 kişilik Avustralya fırkasına, karşı taarruz yapmıştı. 28 Nisan’da düşmanın mukâbelesi tâkip etmişti. İki taraf da, bu kanlı savaşlarda bir kaç yüz metre ilerlemekten başka bir şey yapamadılar. 2 Mayıs’ta karşılıklı yapılan taarruzlar da bir netice vermedi. Kumandanlık önce Arı burnu’ndaki düşmanı tamâmen etkisiz hâle getirdikten sonra ağırlığı güney cebhesine kaydırma karârı aldı. Mareşal von Sanders Istanbul’dan yeni gelen 2nci Fırka ile 42.000 mevcutlu bir Türk kuvvetini 18/19 Mayıs gecesinde taarruza sevketti ise de, dar sâhil şeridi üzerinde tutunan Anzak kuvvetleri, denize dökülmemek için, şiddetli bir savunma yaptılar. Bu taarruzda Türk zâyiatı 10.000’i (3.000 şehit, 6.000 yaralı *) aşıyordu. Bundan sonra bu cebhede de siper muhârebeleri devâm etti. Düşman başkumandanlığı, bir netîce alabilmek için, büyük takviyeler getirtip, bunların bir kısmını Arı burnu cebhesine çıkararak, yarımadanın kilit noktası olan Koca Çimen tepesine taarruz etti; diğer kısmını da Türk’leri arkadan çevirmek maksadı ile daha kuzeyde Suvla limanı sâhillerine çıkardı. Bu arada Güney cebhesinde başarılı olamayacaklarını anlayan İngiliz’ler ve Fransız’lar, birliklerinin ağırlıklarını Anafartalar’a nakletmişler ve üçüncü bir cebhe açmışlardı. Böylece gizlice 17.800 kişi ile takviye edilen İngiliz ordusu, 6 Ağustos’ta, Anzak cebhesinin Güney ucunda (Kanlı Sırt) taarruza başladı; Taarruz, 6/7 Ağustos gecesi, hedefi Koca Çimen olmak üzere, daha Kuzey’e yayıldı. Aynı gece, General Stopford emrine verilmiş olan 9. İngiliz kolordusunun Anafartalar kıyısında (Suvla limanı ve civârı) ihrâca başladığı haberi geldi. 4 gün süren Koca Çimen taarruzu, Miralay Mustafa Kemâl Beğ’in kumandasındaki kuvvetler ile, Conk bayırında durduruldu ve 9 Ağustos akşamı bizzat bu cebheye gelen kumandan, ertesi sabah, topçu desteği olmaksızın iki yandan yaptırdığı süngü hücûmu ile düşmanı geriye attı. Bu savaşta İngiliz’lerin 12.000 telefâtına karşılık biz 18.000 şehit verdik. Anafartalar önünde açılan yeni cebheye gelince, 6 Ağustos gecesi 20 tabur (13.000 kişi) 24 toptan oluşan İngiliz birlikleri üç noktadan karaya çıktılar. 7 Ağustos günü İngiliz kuvvetlerinin toplamı 26.750 kişiyi bulmuştu. Buna karşılık burayı tutan 2,5 taburluk Türk kuvveti, düzenli bir şekilde adım adım güneyde Ismailoğlu tepesi ile kuzeyde Kireç Tepe’ye çekilmiş ve Bolayır civârındaki 2 fırkamız da, cebrî yürüyüşle, cebheye yetişmişti. Düşman kuvvetleri, karşıdaki tepeleri tutmak üzere, derhâl harekete geçecekleri yerde, sâhile yapışıp kalmışlardı. 8/9 Ağustos gecesi Mustafa Kemâl Beğ, bütün Anafartalar grubu kumandanlığına tâyin edildi ve ertesi sabah yaptığı karşı taarruz ile, düşmanı olduğu yere mıhladı. 12 Ağustos’ta yeni ihrâc edilen 54üncü düşman fırkasının yaptığı taarruz da bir sunuç vermedi. Üstelik fırkanın 1inci Alay’ı da esîr edildi. 21-22 Ağustos’ta General Hamilton’un yönetiminde yapılan takviyeli taarruzda da başarılı olunamadı. Bu taarruzda 7.500 İngiliz telefâtına karşılık Türk’ler 3.300 şehit verdiler. Bundan sonra çıkarma kuvvetlerinin bütün hücûmları neticesiz kaldı. General Stopford azledildi. Artık Anafartalar cebhesinde de siper savaşları sürüp gitti. Düşman kuvvetleri, kıyıdan itibâren, en fazla 4 km. ilerleyebilmişlerdi. Arı burnu’nda ise, düşmanın ileri siperleri kıyıdan ancak 1 km. içeride idi. Anafartalar cebhesi kumandanlığında bir aralık vekâleten Fevzi Paşa (Mareşal Fevzi Çakmak) da bulunmuştur. Bu kuzey grubu savaşları aralıksız 136 gün sürmüştür.
Esc0 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 12-03-2008, 15:41   #9
Esc0
Daimi Üye
 
Esc0's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972
Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194 Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000
Karma: 18856
1stClass Üye 
Bir Devrin Battığı Yer

7- Son safhalar ve düşmanın çekiImesi... Çanakkale savaşlarının son safhası, bâzen birbirinin çok yakınında, hemen hemen oldukları yerlere mıhlanmış siperlerde karşı karşıya duran kuvvetler arasında yapılan mevzi’ çarpışmaları şeklinde oldu. Her iki taraf da büyük mahrûmîyet ve meşakkatler içinde ve kahramanca dövüştüler. Ekim ayı ortalarında i’tilâf kuvvetleri başkumandanlığına getirilen Sir Charles Monro tahliye fikrinde idi. Kasım ayında cebheyi ziyârete gelen İngiltere harbiye nâzırı Lord Kitchener de bundan başka bir çâre bulunmadığı hükmüne vardı. Tahliye işi, çıkartma işine göre, başarıyla ve kayıpsız uygulandı.1915 bahârında parlak ümitlerle ayak bastıkları, fakat elîm başarısızlıklara uğradıkları Gelibolu yarımadası üzerindeki düşman kuvvetleri, 19/20 Aralık 1915 gecesi Anafartalar ve Arı burnu cebhesinden, 8/9 Ocak 1916 gecesi de Sedd-ül bahir’den çekilip gittiler.

8- Deniz hareketleri... Savaşların devâmı sırasında kayda değer bâzı deniz hareketleri olmuştur. 12/13 Mayıs gecesi Yüzbaşı Ayasofyalı Ahmed Beğ’in idâre ettiği Mukâvemet-i Millîye muhribi boğazdan çıkıp, Goliath İngiliz zırhlısını torpil ile batırarak, bu geminin cebhenin Güney yanına ateş etmesini önlemişti. Akdeniz ’e giren Alman denizaltı gemilerinin 25 Mayısta Triumph ve 27 Mayıs’ta Majestic (her ikisi İngilizlere âittir) harp gemilerini batırması, i’tilâf donanmasının Mondros limanına kapanıp kalmasına sebeb oldu. Böylece harp gemilerinin askerî hareketlere yardımı da azalmış oldu. Yine sefer sırasında, 8 düşman denizaltı gemisi tahrîb edildi. Almanlar, Çanakkale seferine, teknisyen ve mütehassıs olarak, 500-600 kişi ve denizaltıları ile Balkan yolu açıldıktan sonra da, silâh ve cephâne göndererek yardım ettiler.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282

9- Sonuç... Çanakkale seferinde i’tilâf devletlerinin uğradıkları başarısızlığın sebepleri araştırılırken, harekâtın iyi hesaplanarak hazırlanmamış olması, kara ve deniz kuvvetlerinin istedikleri kadar cephâne bulamaması, kumandanların çoğunun tecrübesizliği ve bir kısım kuvvetlerin görgüsüzlüğü, taarruzun baskın özelliğini kaybetmiş bulunması, arâzînin tanınmaması v.b. ileri sürülmekte ise de, en ağır basan sebeb, şübhesiz ki, Türk askerinin savunma alanındaki emsâlsiz kâbilîyeti ve Türk kuvvetlerinin pek mükemmel idâre edilmiş bulunması olmuştur. Düşmanlar yakın târîhteki hâdiselere bakarak, Türk’lerin ciddî bir direniş gösteremeyeceklerini zannetmişler ve bu, kendileri için, yanlış ve tehlikeli bir hesâb olmuştur. Seferin devâmı boyunca Türk’ler, mevzi’ tutmak husûsunda, fevkalâde cesâret göstererek, düşmanlarının haklı takdîrini kazandılar ve bütün savaş süresince değerli ve mert bir hasım olduklarını isbât ettiler. Türk askerlerinin gösterdiği başarının anlamını iyi anlamak için, kendilerinin çok zayıf bir topçu ile desteklendiklerini, cephânelerinin az ve kötü olduğunu ve Balkan yolunun kapalı bulunması yüzünden, Almanya’dan gelecek mâlzeme yardımından da, harbin son safhalarına kadar, yararlanamadıklarını hatırlamak yerinde olur. Türkiye hizmetinde bulunan L. von Sanders (Fünf Jahre Türkei, s. 97 v.d.) "İstîlâ ordusunun gerisinde bütün Dünyâ kaynakları açık bulunduğu hâlde, Türk’ler harp mâlzemesi bulabilmek için İngiliz’lerden ganîmet almayı bekliyorlardı. Kum torbaları çok azdı. Kıt’alara bu maksatla çuval gönderildiği zaman, askerler bunu elbiselerini yamamak için kullanıyorlardı" demektedir. General C. F. Aspinall-Oglander (Büyük Harbin Târîhi - Çanakkale, II, 471; ’Türkçe’ye tercümesi, M. Hulûsî, Istanbul, 1940’) von Sanders ’in çabuk karar vermek, cesâret ve soğuk kanlılık göstermek sûretiyle savaşların mukadderâtı üzerindeki müsbet rolünü anlatırken, o zaman bir fırka kumandanlığında bulunan Mustafa Kemâl’den de bahsederek, 25 Nisan’da Anzak kuvvetlerinin hedeflerini zabta muvaffak olmayışının, 9 Ağustos’ta Anafartalar cebhesine çıkartılan kuvvetlerin durdurulmasının, Conk bayırında parlak bir taarruzla Avustralya-Yeni Zelanda kuvvetlerinin kat’î olarak önlenmesinin doğrudan doğruya bu kumandanın eseri olduğunu söyler.

İ’tilâf devletleri Çanakkale’ye evvelâ nisbeten küçük kuvvetler göndermişler, sonra bunların miktarını hemen hemen 500.000’e kadar arttırmışlardır (400.000 İngiliz, 79.000 Fransız ). İngiliz’lerin zâyiâtı 205.000 (115.000 ölü, yaralı, esir ve kayıp; 90.000 memlekete gönderilen hasta), Fransız’larınki ise, 47.000’dir. Türk’lerin zâyiâtı, şehit, yaralı ve hasta olmak üzere, 252.300’e bâliğ olmuştur.
Esc0 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 12-03-2008, 18:55   #10
Esc0
Daimi Üye
 
Esc0's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972
Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194 Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000
Karma: 18856
1stClass Üye 
çanakkale Savaşlari’nin Ardinda Biraktiklari...

MİLLÎ PARK- 1973 yılında ihdâs edilmiştir. Parkın kara sınırlarını Gelibolu Yarımadasının Saroz körfezindeki Kabatepe limanı ile Çanakkale Boğazında yer alan Akbaş iskelesi arasında çizilecek bir hat oluşturur. Sedd-ül bahir köyü çevresindeki Teke ve Hisarlık burunları, Ertuğrul, Morto, İkiz koyları, Alçıtepe, Kerevizdere, Zığındere ile Kuzeydoğu’da yer alan Arı burnu, Conkbayırı, Kocaçimen, Kanlısırt, Anafartalar ve Suvla koyları Millî Park sınırları içindedir. ÇANAKKALE ŞEHİTLER ÂBİDESİ, Morto koyunda, Hisarlık Tepesi üzerinde tüm şehitlerimizin hâtırâsına dikilmiştir.

ÇAMBURNU ANITI- Eceabat - Sedd-ül bahir yolunun 2nci km.sinde yer alır. Anıt, Balkan ve Çanakkale Şehitleri adına 1962 yılında yaptırılmıştır. Anıtın boyu 2.5 m. dir. Çevresi demir motiflerle süslenmiştir. Anıtın bir yüzünde, "Burada Balkan ve Çanakkale Harplerinde şehit düşen binlerce kahramanlar yatar" yazısı, diğer yüzünde de "DUR YOLCU" şiirinin bir kıtası yer alır.

HAVUZLAR ŞEHİTLİĞİ- Kerevizdere savaşlarında yaralanıp bu yerde vefat eden 2 subay ile 8 erin hâtırâsına 1961 yılında dikilmiştir.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282

ZIĞINDERE SARGI YERİ ANITI- Alçıtepe köyünün Kuzeybatı’sındadır. 1947 yılında yapılmıştır. 25inci ve 26ncı Piyâde Alayları’nda şehit düşen bütün personel ve 2nci Tümen Kurmay Başkanı Kurmay Yüzbaşı Kemâl Beğ ile Zığındere’deki ilk yardım istasyonunda tedâvî görmekte iken düşmanın açtığı ateş esnâsında şehit olan askerlerimizin hâtırâsına inşâ edilmiştir.

İLK ŞEHİTLER ANITI (CEPHÂNELİK ŞEHİTLİĞİ)- Sedd-ül bahir köyündedir. Çanakkale Savaşları’nın ilk şehitleri olan 5 Subay ve 81 er adına 1986 yılında dikilmiştir.

***** ÇAVUŞ ANITI- Sedd-ül bahir köyünün karşısında, Ertuğrul koyuna hâkim tepecik üzerinde yer alır. Anıt, 25 Nisan 1915 günü çıkartma yapan İngiliz kuvvetlerine kahramanca karşı koyan ve büyük kayıplar verdiren ***** Çavuş ve takımı adına 1993 yılında yaptırılmıştır.

SON OK ANITI- Alçıtepe köyünün yanındadır. Mülga’ 7. Tümen Komutanlığı’nca 10.000 şehidimizin hâtırâsına 1948 yılında inşâ olunmuştur.

NÛRİ YAMUT ANITI- 26 Haziran - 12 Temmuz 1915 târîhleri arasında yapılan Zığındere savaşlannda şehit düşen 10.000 kahramanımızın adına yaptırılmıştır. Alçıtepe köyünün 2,5 km. Batı’sındadır.

MEHMET ÇAVUŞ ANITI- Düşmanın hiçbir zaman ele geçiremediği ve bu nedenle "Cesâret tepesi" diye adlanan tepede bulunmaktadır. Silâhı kırıldığından düşmana. taşla ve yumrukla hücûm eden Mehmet Çavuş’un hâtırâsına izâfeten, Mehmet Çavuş Anıtı olarak adlandırılmıştır.

57. PİYÂDE ALAYI ŞEHİTLİĞİ- Çanakkale Savaşları sırasında kahramanlıkları destanlaşan ve bütünü şehit olan 57. Piyâde Alayı Şehitleri hâtırâsına 1994 yılında yapılmıştır.

CONKBAYIRI MEHMETÇİK ANITI- Conkbayırı’ndaki savaşta hayatını kaybeden Türk askerleri adına dikilmiştir. Çanakkale Savaşları’nın odak noktası olan ve düşmana ilk sillenin indirildiği Mehmetçik Parkı içersinde yapılan Anıt, tepeyi tümüyle kaplayacak tarzda ve kademeli olarak yükselen beş panelden oluşmaktadır. Bu beş panel, Tanrı’ya duâ eden bir insanın beş parmağını sembolize etmektedir. 6-10 Ağustos târîhleri arasında yapılan Sarıbayır savaşlarında Yeni Zelandalılar Conkbayırı’nın en uç noktasını ele geçirmeye çalıştılar. Fakat Mustafa Kemâl’in başında bulunduğu güçlü savunma karşısında başarısızlığa uğradılar. Ne Liman Von Sanders ve ne de bir başka komutanın göremediğini, o inanılmaz askerî dehâsı ile Mustafa Kemâl görmüş ve Conkbayırı ile Sarıbayır’ın bütün Güney yarımadanın anahtarı olacağını anlamıştı. Mustafa Kemâl, "Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum..." emrini, işte bu Conkbayırı’nda vermiştir.

KABATEPE TANITMA MERKEZİ- Çanakkale Savaşları sonrası harp sâhasında bulunan silâh, mermi, giyim, vb. malzemeler ile savaşların çeşitli sahnelerini gösteren fotoğrafların sergilendiği bir müzedir.

ÇAMYAYLA ATATÜRK EVİ- Çanakkale Savaşları sırasında Mustafa Kemâl’in 19. Tümen Karargâhı olarak kullandığı ve bir odasında ikâmet ettiği ev, 1973 yılında müze hâline getirilmiştir. Müzede Mustafa Kemâl’in şahsî eşyâları, sivil ve askerî kıyâfetleri ile fotoğrafları sergilenmektedir.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282

HASAN-MEVSUF ŞEHİTLİĞİ- Çanakkale deniz savaşları esnâsında inanılmaz cesâreti ile ün yapan Dardanos bataryası, Çanakkale’ye 12 km. uzaklıktadır. 18 Mart 1915 deniz savaşında şehit düşen Batarya Komutanı Üsteğmen Hasan ve Gözetleme Subayı Teğmen Mevsuf’un hâtırâlarına izâfeten şehitliğe ve içindeki küçük anıta Hasan-Mevsuf Şehitliği adı verilmiştir. 1990 yılında Çanakkale Valiliği’nce restore edilmiş ve çevre düzenlemesi yapılmıştır.

ÇANAKKALE SAVAŞLARI’NIN KRONOLOJİSİ

3 Kasım 1914- İngiliz abluka filosunun boğazın dış istihkâmlarını topa tutması...

13 Aralık 1914- Mes’ûdiye zırhlımızın Sarısığlar koyunda demir üzerinde torpillenerek batırılması...

19 Şubat 1915- Düşman gemilerinin Sedd-ül bahir ve Kum Kale’ye taarruzu... Sedd-ül bahir ve Kum Kale’nin tahrîbi...

26 Şubat 1915- Tahrîbin ikmâli için düşman filolarından Sedd-ül bahir ve Kum Kale’ye müfrezelerin ihracı...

4 Mart 1915- Sedd-ül bahir ve Kum Kale tahrîbâtını tamamlayan düşman müfrezelerinin Türk taaruzu karşışında karadan çekilmeleri...

7/8 Mart 1915- Düşman gemileri bataryalarının sâhillerimizi yeniden dövmesi...

10/11 Mart 1915- (Gece) Boğaza hücûm eden bir düşman filosunun zâyiâta uğratılarak püskürtülmesi...

17/18 Mart 1915- (Gece) Nusret mayın gemisinin Karanlık limanın yukarı kısmına 20 torpillik mayın hattı döşemesi...

18 Mart 1915- (Sabah, saat: 11) İngiliz ve Fransız’ların 16 (18 *) harp gemisi ile Çanakkale Boğazı’na taarruzu...

18 Mart 1915- (Saat: 14) Çanakkale’nin ateşler içinde kalması...

18 Mart 1915- (Saat: 17:45) Fransız Bouvet zırhlısının bir torpile çarparak batması...

18 Mart 1915- (Saat: 17:45’ten sonra) Bouvet zırhlısının yerini almaya gelen İngiliz Irresistible gemisinin de aynı âkibete uğraması...

18 Mart 1915- (Saat: 17:45’ten sonra ) Irresistible gemisinin yardımına gelen İngiliz Ocean gemisinin de aynı âkibete uğraması... İngiliz Inflexible zırhlısının ağır sûrette yaralanması... Fransız Suffren ve Gaulois zırhlılarının top mermisi isâbeti ile büyük hasâra uğramaları...

24 Mart 1915- Yeni teşkîl edilen 80.000 kişilik 5. Ordu’nun (5inci Ordû-yı Hümâyûn) Alman Mareşal Liman von Sanders Paşa’nın emrine verilmesi... Ordunun Bolayır berzahı civarındaki 5. Fırka kumandanlığına Alman Miralay van Sanderstern’in, ve 7. Fırka kumandanlığına Remzi Beğ’in, Gelibolu yarımadası üzerindeki 9. Fırka kumandanlığına kaymakam Sami Beğ’in, Bigalı’da ordu ihtiyâtı olan 19. Fırka kumandanlığına Kaymakam Mustafa Kemâl Beğ’in, 2. Fırka kumandanlığına Kaymakam Refet Beğ’in getirilmesi...

25 Nisan 1915- (Güney cebhesi, Anadolu yakası) 3 Fransız müstemleke taburunun Anadolu kıyısında Kum Kale’ye çıkması...

25 Nisan 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) Sedd-ül bahir kıyılarındaki ihrâc ile bir Fransız fırkasının Morto limanı kıyısına, iki İngiliz fırkasının da Teke burnunun iki tarafına çıkmaları...

25 Nisan 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) Düşmanın Batı’da Zığın dere civârına 2 tabur çıkartması...

25 Nisan 1915- (Sabah, Saat 04:20), (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Arı burnu) 12.000 kişilik Avustralya fırkasının ilk kademesinin (1.500 kişi) Arı burnu’nun hemen Güney’indeki koya çıkarılması... Anzak’ların ileri harekâta başlamaları ve Kemal Yeri mevki’ine kadar ilerlemeleri...

25 Nisan 1915- (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Arı burnu) 9. Fırka, 27. Alay’ın yetişmesi ile, düşmanın ileri harekâtının geciktirilmesi...
Esc0 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 12-03-2008, 18:57   #11
Esc0
Daimi Üye
 
Esc0's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972
Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194 Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000
Karma: 18856
1stClass Üye 
çanakkale Savaşlari’nin Ardinda Biraktiklari...

25 Nisan 1915- (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Arı-Burnu) 19. Fırka kumandanı Kaymakam Mustafa Kemâl Beğ’in, fırkasının büyük kısmını Bigalı’da ihtiyâtta bırakarak fırkanın 57nci Alayı ile birlikte düşmandan önce Conk Bayırı’na gelmesi...

25 Nisan 1915- (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Arı burnu) 57nci Alay’ın Koca Çimen tepesi istikâmetinde hemen mukâbil harekete geçip düşmanı durdurması ve alayın cebheye tam intikâli...
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282

26 Nisan 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) Düşman’ın ilk umûmî taarruza geçmesi... Umûmî taarruzun püskürtülmesi...

26 Nisan 1915- (Güney cebhesi, Anadolu yakası) Anadolu kıyısına çıkan Fransız kuvvetlerinin bozulması...

26 Nisan 1915- (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Arı burnu) Anzak umûmî taarruzu...

26/27 Nisan 1915- (Gece), (Güney cebhesi, Anadolu yakası) Anadolu kıyısında Kum Kale ’ye çıkan ve burada bozulan kuvvetlerin Paşaeli sâhiline çıkarılmış olan esâs kuvvetlere iltihâkı...

27 Nisan 1915- (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Arı burnu) Bir cebel bataryasının korumasındaki yaklaşık 4500 kahraman Türk’ün Avustralya fırkasına karşı taarruzu...

28 Nisan 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) Birinci Kirte savaşı... 3.000 telefât verdirilen düşmanın tard edilmesi...

28 Nisan 1915- (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Arı burnu) Anzak’ların mukâbil taarruzları...

1/2 Mayıs 1915- (Gece), (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) Düşmanı denize dökmek için yapılan ilk mukâbil Türk taarruzu...

2 Mayıs 1915- (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Arı burnu) Karşılıklı Türk ve Anzak taarruzları...

3/4 Mayıs 1915- (Gece), (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) Düşmanı denize dökmek için gerçekleştirilen ikinci mukâbil Türk taarruzu...

6 Mayıs 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) İkinci Kirte savaşı... İngiliz-Fransız umûmî taarruzları...

9 Mayıs 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) İngiliz-Fransız umûmî taarruzlarının kırılması...

11 Mayıs 1915- Hârbîye Nâzırı ve Başkumandan vekîli Enver Paşa’nın cebhe teftîşine gelişi...

12/13 Mayıs 1915- (Gece) Mukâvemet-i Millîye muhribimizin boğazdan çıkarak, İngiliz Goliath zırhlısını torpil ile batırması...

15 Mayıs 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) Türk kuvvetleri mukâbil taarruzu...

18/19 Mayıs 1915- (Gece), (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Arı burnu) Türk kuvvetlerinin ağır toplarla dövülmeyen düşman mevzi’lerine taarruza başlaması... Anzak kuvvetlerinin, denize dökülmemek için, şiddetli savunması...

22 Mayıs 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) Fransız’ların sol cenâhımıza taarruzları... Bu taarruzların Türk kuvvetlerince kırılması...

25 Mayıs 1915- Alman denizaltılarının İngiliz Triumph harp gemisini batırmaları...

27 Mayıs 1915- Alman denizaltılarının İngiliz Majestic harp gemisini batırmaları...

4 Haziran 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) Üçüncü Kirte savaşı...Düşmanın 65.000 kişilik takviyeli 5 fırka ile 25.000 kişilik 37 Türk taburunun üzerine gelmesi...

5 Haziran 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) Düşman taarruzlarının devâmı ve durdurulması...

28 Haziran 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) Zığındere savaşı... İngiliz’ine Zığındere’ye taarruzu...

5 Temmuz 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) Zığındere savaşının düşman taarruzlarının kırılmasıyla sonuçlanması...
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282

12/13 Temmuz 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) Kereviz dere savaşı... Fransız’ların yeni bir taarruzu... Bu taarruzun da başarısızlığa uğratılması...

13 Temmuz 1915- Ramazan Ayı’nın başlaması...

6 Ağustos 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) Düşmanın yeni bir umûmî taarruza başlaması...

6 Ağustos 1915- (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası) Kuzey cebhesinin daha Kuzey’inde üçüncü bir cebhe aşılması... Anafartalar cebhesi...

6 Ağustos 1915- (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Anafartalar) 17.800 kişi ile takviye edilen İngiliz ordusunun Anzak cebhesinin güney ucunda (Kanlı Sırt) taarruza başlaması...

6/7 Ağustos 1915- (Gece), (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Anafartalar) İngiliz taarruzunun, hedefi Koca Çimen olmak üzere, daha kuzeye sirâyet etmesi... 9. İngiliz kolordusunun Anafartalar kıyısında (Suvla limanı ve civârı) ihrâca başlaması... 20 tabur (13.000 kişi) 24 toptan oluşan İngiliz birlikleri üç noktadan karaya çıkması...

7 Ağustos 1915- (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Anafartalar) İngiliz kuvvetlerinin mecmuunun 26.750 kişiyi bulması...İngiliz’lerin bütün kuvvetleriyle taarruza kalkmaları...Bütünü 2,5 tabur olan Türk kuvvetlerinin muntazam bir şekilde adım adım güneydeki Ismail-oğlu tepesi ile kuzeydeki Kireç Tepe’ye çekilmeleri... Bolayır civârındaki 2 fırkamızın, cebrî yürüyüşle, cebheye yetişmesi...

8/9 Ağustos 1915- (Gece) Mustafa Kemâl Beğ’in, bütün Anafartalar grubu kumandanlığına tâyin edilmesi...

9 Ağustos 1915- Istanbul’dan Çanakkale’ye asker ve malzeme götüren Barbaros zırhlımızın, Marmara Denizi’ne sızan düşman denizaltıları tarafından batırılması...

9 Ağustos 1915- (Akşam), (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Anafartalar) İngiliz’lerin Koca Çimen taarruzunun, Miralay Mustafa Kemâl Beğ’in kumandasındaki kuvvetler ile, Conk bayırında durdurulması... Miralay Mustafa Kemâl Beğ’in bizzat cebheye gelmesi...

10 Ağustos 1915- (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Anafartalar) Türk ordusunun, topçu desteği olmaksızın iki yandan yaptığı süngü hücûmları ile düşmanı geriye atması...

11 Ağustos 1915- Ramazan Bayramı arefesi...

12 Ağustos 1915- Ramazan Bayramı...

12 Ağustos 1915- (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Anafartalar) Yeni ihrâc edilen 54üncü düşman fırkasının yaptığı taarruzun akâmete uğraması...Bu fırkanın 1inci Alay’ının Türk’ler tarafından esîr edilmesi...

14 Ağustos 1915- (Güney cebhesi, Paşaeli yakası, Sedd-ül bahir) 6 Ağustos 1915 günü başlayan umûmî düşman taarruzunun akâmete uğratılması...

21-22 Ağustos 1915- (Kuzey cebhesi, Paşaeli yakası, Anafartalar) General Hamilton’un yönetiminde yapılan takviyeli taarruzun da akâmete uğraması...

19/20 Aralık 1915- (Gece) Düşmanların Anafartalar cebhesinden mağlûb ve perîşan olarak çekilip gitmeleri...

19/20 Aralık 1915- (Gece) Düşmanların Arı burnu cebhesinden mağlûb ve perîşan olarak çekilip gitmeleri...

8/9 Ocak 1916- (Gece) Düşmanların Sedd-ül bahir cebhesinden mağlûb ve perîşan olarak çekilip gitmeleri...
Esc0 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 12-03-2008, 18:59   #12
Esc0
Daimi Üye
 
Esc0's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972
Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194 Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000Esc0 seviye: 2000
Karma: 18856
1stClass Üye 
çanakkale Savaşıyla İlgili Korkunç Bir Gerçek

Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden çıkan yeni bir belge, Türk tarihine şanlı bir zafer olarak geçen çanakkale Savaşları’yla ilgili korkunç bir gerçeği ortaya çıkarttı.



Tarihi kahpelik!


Büyük zaferin 90’ıncı yıldönümünde ortaya çıkan korkunç gerçek: İhtilaf devletleri, çanakkale’de Mehmetçik’e karşı boğucu kimyasal silah kullanmış.


Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden çıkan yeni bir belge, Türk tarihine şanlı bir zafer olarak geçen çanakkale Savaşları’yla ilgili korkunç bir gerçeği ortaya çıkarttı. Türk ordusunun 251 bin şehit verdiği, 1 milyonun üzerinde askerimizin yaralandığı ve 10 bin askerimizin kaybolduğu çanakkale Savaşı’nda, İngilizler liderliğindeki itilaf devletlerinin kimyasal silah kullandıkları anlaşıldı. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde görevli uzmanlarca ortaya çıkartılan yeni bir arşiv belgesinde, itilaf devletlerinin Türk askerlerine karşı boğucu türden gaz içeren kimyasal silah kullandığı belirtiliyor. Belgede, gazın hangi ülke kuvvetleri tarafından kullanıldığından söz edilmiyor. Verdiği zarar konusunda da bir bilgi yok. Fakat araştırmacılar, binlerce askerin kimyasal silahların tesiriyle şehit düşme ihtimalinin olduğunu belirtiyor ve muhtemelen İngilizler tarafından böyle bir yola başvurulduğu görüşünde birleşiyor.


DOST DEVLETLER SESİNİ ÇIKARTMADI!

2 Temmuz 1915 tarihinde başkumandan vekili namına müsteşar imzasını taşıyan ve cepheden Hariciye Nezareti’ne gönderilen belgede, düşman kuvvetleri tarafından kimyasal silahlar kullanıldığı belirtilip, tarafsız ve dost devletlerin olayı protesto etmesi isteniyor. Dost devletlerin insanlık dışı bu hadiseyi protesto ettiğine dair bir bilgiye rastlanmıyor; ama bu belge çanakkale’yi kimyasal silahların kullanıldığı savaşlar arasına sokuyor. Daha önce 19. Yüzyıl’ın sonlarında Fransızlar Almanlar’a karşı zehirli gaz kullanmış, aynı şekilde Almanlar da Fransızlar’a misillemede bulunmuştu.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=197282


HASTANEYE BİLE BOMBA YAĞDIRDILAR

çanakkale’de destan yazan askerlerimize yönelik uluslararası savaş hukukuna aykırı hareketler, kimyasal silahlarla sınırlı değil. Tespit edilen 2 ayrı belgeye göre, savaş hukukuna kesinlikle aykırı olmasına rağmen, Mehmetçik’e domdom (parçalayıcı, dağıtıcı özelliği çok fazla) kurşunları da sıkılmış. 10 Mayıs 1915’e ait bir başka belgede de İngiliz savaş gemilerinin balonlar yardımıyla Maydos kasabasında Hilal-i Ahmer bayrağı çekmiş hastaneyi bombalayıp, 30 yaralı askeri şehit ettiği belirtiliyor. Osmanlı Hükümeti, ’’insanlığa sığmayan’’ bu saldırı sonrasında, Amerika Sefareti aracılığıyla İngiltere’nin uyarılması talebinde bulunuyor. Bu belgeler, savaş kurallarının hiçe sayıldığı Gelibolu’da nasıl bir trajedinin yaşandığını gösterirken, çanakkale’yi ’geçilmez’ yapan Türk askerinin kahramanlığını da bir kez daha gözler önüne seriyor.
Esc0 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 12-03-2008, 19:07   #13
pesimist
Forum Ustası
 
pesimist's Avatar
 
Kayıt Tarihi: May 2006
Üye numarası: #67814
Yer: Wardom.Org > Spor
Mesaj sayısı: 6,445
Karma etkisi: 16325 pesimist seviye: 2000pesimist seviye: 2000pesimist seviye: 2000pesimist seviye: 2000pesimist seviye: 2000pesimist seviye: 2000pesimist seviye: 2000pesimist seviye: 2000pesimist seviye: 2000pesimist seviye: 2000pesimist seviye: 2000
Karma: 1631221

gerçekten gidip bizzat görülmesi gereken bir yer çanakkale. geçen sene iş sebebiyle gitmiştim bu resimdeki yerlerin hepsini gezdim tüylerim diken diken olmuştu.
pesimist Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 14-03-2008, 11:12   #14
bacak99
Daimi Üye
 
bacak99's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Oct 2007
Üye numarası: #149788
Mesaj sayısı: 508
Karma etkisi: 39 bacak99 seviye: 2000bacak99 seviye: 2000bacak99 seviye: 2000bacak99 seviye: 2000bacak99 seviye: 2000bacak99 seviye: 2000bacak99 seviye: 2000bacak99 seviye: 2000bacak99 seviye: 2000bacak99 seviye: 2000bacak99 seviye: 2000
Karma: 3435
abi süper ya eline sağlık

abi allah var okumadım da hepsini ama çalısmaya harbi teşşekür ediler allah razı olsun
bacak99 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 14-03-2008, 11:52   #15
tolgahan
Forum Ustası
 
tolgahan's Avatar
 
Kayıt Tarihi: May 2005
Üye numarası: #18198
Yer: siz yurtsuz ucra köşe
Mesaj sayısı: 3,329
Karma etkisi: 214 tolgahan seviye: 2000tolgahan seviye: 2000tolgahan seviye: 2000tolgahan seviye: 2000tolgahan seviye: 2000tolgahan seviye: 2000tolgahan seviye: 2000tolgahan seviye: 2000tolgahan seviye: 2000tolgahan seviye: 2000tolgahan seviye: 2000
Karma: 20307
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder

biliyormusunuz die verdiğin yazının tamamını okudum.Çok etkileyici.
tolgahan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Üye Olmadan Yorum Yazmak İçin Tıklayın!
Konudaki toplam yorum: 40, okunma sayısı: 1911.
Cevapla





Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Forum Seç


Hacking ve Bilgisayar Güvenliği Öğrenmek İçin!

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 12:36.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Wardom.org



İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Wardom hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.


You Rated this Thread: