Çİzmeyİ AŞmak!!!!ÇİZMEYİ AŞMAK Ultra Emperyalizm çağını yaşadığımız bu süreçte, birleşen gerçek holdinglerin tröstleşmesi ve pazar yaratma savaşları nedeniyle, finansörlüğünü üstlendiği, akla gelen her alana dağılmış, sömürgeci, işgalci, işbirlikçi güçler, ulusal (milli)
Konu alpi_09 tarafından açılmış, 255 kişi tarafından görüntülenip, 2 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
Çİzmeyİ AŞmak!!!! konusundaki toplam yorum: 2, okunma sayısı: 255. |
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
En Agresif Üye
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: May 2006
Üye numarası: #66357 Yer: AYDIN
Mesaj sayısı: 11,196
Karma etkisi: 26968
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 2695061
|
ÇİZMEYİ AŞMAK
Ultra Emperyalizm çağını yaşadığımız bu süreçte, birleşen gerçek holdinglerin tröstleşmesi ve pazar yaratma savaşları nedeniyle, finansörlüğünü üstlendiği, akla gelen her alana dağılmış, sömürgeci, işgalci, işbirlikçi güçler, ulusal (milli) sermayedarlara bile tahammül edemeyip tasfiye yoluna gitmiştir/gitmektedir. Ulusal sınırlarına sahip çıkan ülkelerin vatansever sermayedarları -ki varlığını sürdürmesi için, doğası gereği, orta ve küçük sermayedarlar milli olmak (vatansever olmak) zorundadır-, vatansever güçleri her gün yeni komplolara maruz kalmakta, saldırı üzerine saldırı almaktadırlar. Yeryüzünde gelişen sınır ötesi sömürü sistemi, ülkelerin milli sınırlarından rahatsız olmakta, özellikle de merkeziyetçi (üniter) yapı baş hedefleri haline gelmektedir, çünkü Milliyetçilik, Vatanseverlik, sınır tanımayan tröstlere kayıtsız şartsız teslimiyeti engellemekte, milli bir davranış sergilemektedir, dolayısıyla sömürgecilerin vahşi sömürü yöntemleri engellenmekte, yüksek maliyetli bir pazar haline gelinmektedir, sonuç itibariyle yalnızca parasal kazanç amacıyla hareket eden tröstler, merkeziyetçi yapıya ve sınırlara tahammül edememektedirler. Üstelik söz konusu Türk Milleti olunca iyice hırçınlaşmaktadırlar, çünkü Türkler çok geniş coğrafyaya yayılmış 8 devlete sahip bir millet olması nedeniyle tröstlerin önüne güçlü bir cephe olarak, mazlumların umudu olarak çıkma ihtimali taşımaktadırlar ve buna önderlik edebilecek olan Türkiye Cumhuriyeti, bölünmek amacıyla, içten ve dıştan kemirilmektedir. Avrupa, ABD gibi Türkiye’yi gizli/açık işgal niyetlileri, sömürge yaratma çabalarında Sivil Toplum Kuruluşları’nı (NGO=Non Goverment Organisation) Truva Atı olarak kullanma stratejisini Türkiye’de de uygulamak istemekte ve merkeziyetçi (üniter) yapıyı zayıflatmayı amaçlamaktadırlar. Nitekim bu STK’ların (NGO) yönetiminde söz sahibi olanlar; devletin önemli organlarında çalışanları kadar devletin devamlılığını (bekasını), bölünmezliğini, şu anını, geleceğini (istikbalini) düşünmeyecekleri, iyi niyetli olanlarının bile bunları düşünecek donanıma ve verilere sahip olamayacakları açıktır. Dolayısıyla işgalciler tarafından gayet kolay Vatan aleyhine yönlendirilebilecek bir yönetim gücü oluşturmaktadırlar, söz edilen Truva Atlarından biri de TÜSİAD’tır (Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği), çünkü onlar, yukarda anlatılanlara ek olarak Devlet ve Vatan esenliği yerine tröstlerle işbirliğinin geleceğini, devamlılığını düşünmektedirler. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=118713 Milli Sermayedarların tasfiye olduğu günümüz Türkiye’sinde, bir kısım alt ve üst yapılar, tröstlerle işbirliğine girmiş ve kazanacakları paralar engellenir korkusuyla Türkiye'nin şu anki sınırlarından rahatsızlık duyan, milli olmayan, tröst işbirlikçisi sermayedarların eline geçmiştir, bu anlamda TÜSİAD Türkiye Cumhuriyeti' nin sınırlarının savunucusu olamaz, yaşanan olaylar, tartışmalar bunu bize defalarca kanıtlamaktadır, TÜSİAD ülkelerin sınırlarından rahatsızlık duyan tröstlerin sesi olmuştur. Bu kapsamda bakıldığında devletleri (İngiltere, Fransa, ABD, Almanya vb.) bile kullanan tröstlerin her yandan, her alandan yaptıkları saldırılar bizi şaşırtmamaktadır, elbette ülkemizdeki yerli işbirlikçileri bölünmenin ilk adımlarını atacaktır. TÜSİAD tarafından açıklanan “Güncelleştirilmiş Demokrasi Raporu”’nda savunulanlar –ki bu talihsiz rapor, bir takım hesaplar sonucunda, TÜSİAD’ın başkanlık değişimi öncesi acele yayınlanmış bir rapordur-; bölücü güçlerin, Yolbaşımız Mustafa Kemal ATATÜRK'ün mimarı olduğu Türkiye Cumhuriyeti' nin kuruluşundan beri gerçekleştirmek istedikleri hayaldir, ancak bu ülkede Vatanseverler oldukça ki her zaman var olacaktır, asla hayata geçmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti' nin Merkeziyetçi yapısının karşısında olan, yeri belli, hizmet ettiği güçler belli olan Ömer Sabancı'nın Türkiye'nin dinamiklerine dikkat edilmesi uyarısı, son derece yersiz, haksız, hırsızın ev sahibini bastırma telaşıdır, gerek raporun açıklanışı, gerek siyasal tartışmaları ile bu dönemin ve Ülkenin dinamiklerini, hassasiyetini göz ardı eden, TÜSİAD'ın ta kendisidir. Ömer Sabancı Hrant Dink' e yapılan saldırıyı hem bireysel olarak tanımlamış hem de " Bu saldırı, esas olarak demokrasi ve fikir özgürlüğü alanlarında gerçekleştirilen kazanımları geri çevirmeyi, Türkiye'nin Batı dünyasından koparılarak içine kapanmasını sağlamayı isteyenlerin " diye cümle kurarak bunun organize bir hareket olduğunu ifade etmiştir. Görülen odur ki; Ömer Sabancı kavram kargaşası yaşamaktadır, ne dediğini bilmemektedir ve Türkiye'nin batıya teslim olmama ihtimali olan tedirginliğini dile getirmektedir. “Demokrasi TÜSİAD için hiç bir zaman dönemsel siyasi konularla mücadele maksadıyla gündeme getirilen konu olmamıştır" diyen Ömer Sabancı yalan söylemektedir, TÜSİAD Türkiye siyasal hayatında her zaman taraftır, kuruluş amacı budur, böyle olmaması doğasına aykırıdır, kendini inkardır, artık bu yalanlarla Türk Milleti'ni, Türk Vatanseverlerini kandırmak mümkün değildir. TÜSİAD Tüzüğünün 2.maddesinin (e) bendinde “TÜSİAD, bu çerçevede oluşan görüş ve önerileri, doğrudan parlamentoya, hükümete, yabancı devletlere, uluslararası kuruluşlara ve basın aracılığı ile de kamuoyuna ileterek yukarıdaki amaçlar doğrultusunda düşünce ve hareket birliği oluşturur” yazmaktadır, dikkat edilirse yabancı devlet ve kuruluşlara Türkiye Cumhuriyeti’ni jurnal olağandır, yabancı devletlerle, uluslararası kuruluşlarla hareket birliği içindedir ve tüzüğün amaç bölümü incelendiğinde görülecektir ki dönemsel siyasi konulara karışmak, aralıksız yönlendirme çabası içindedirler. "Direnç odaklarının, bir süredir hareket halinde olduğunu hepimiz biliyoruz. Dileğimiz odur ki, bu hareketlenme yeni bir evreye girmiş olmasın..." diyerek kimliğini açık bir dille ifade eden, hizmet ettiği yerleri ele veren Ömer Sabancı "neye dirençten" söz etmektedir, biz yanıtını verelim; Türkiye'nin işgaline, Vatan'ın bölünüşüne, vahşi biçimde sömürülüşüne, aşağılanmaya direnen odaklardan söz etmektedir, Türk Vatanseverlerinden söz etmektedir. Ömer Sabancı'nın dileği yerine gelmemiştir/gelmeyecektir, direnç odakları yeni bir evreye girmiştir, şimdiden yas tutmaya başlayabilir, ayrıca ülkenin dinamiklerini gözetmeye, bunlara saygı duymaya şimdiden başlayabilir/başlamalıdır, demokrasiyi yüceltmekle bölünmeyi okşamanın farkına varabilir/varmalıdır. 301. madde utanç değil, efendilerinin işareti üzerine, kaldırılması için bu kadar uğraş verilmesi utançtır, Türk Milleti; seni bu düzeye getirdiği, sana bu kazanımları sağladığı için, TÜSİAD'ı bu kadar süre gereksiz yere, etkin konumda tuttuğu için utanmaktadır. Türkiye'de kapalı ekonomiyi özleyenlerden korkulmasının nedenini bilmekteyiz; tröstlerin işbirlikçilere kamu mallarını, ülkenin zenginlik kaynaklarını yağmalanmasını emrettiği tarafımızdan bilinmektedir, bunları işbirlikçilerin iktidarla birlikte nasıl yağmaladığını, yağmalayamadıklarını da nasıl efendilerine peşkeş çektiğini görmekteyiz. Tröstler size ne kadar yetki ve temsilcilik verirse versin, şunu unutmayın ki eğer mallarınızı Türkiye’de pazarlayamazsanız ne kadar büyük bir holding olursanız olun hiçbir şey ifade etmez, konunun özü şu; size temsilcilik veren tröstler değil, alıcınız olan Türk Milleti ekmek kapınızdır. İşveren olmak, Türk Vatandaşlarını fabrikalarınızda çalıştırmak sizlerin EGO’larını yükseltip her şeyden üstün olma duygusu verebilir ama Türk Vatanseverleri olarak sizi uyarıyoruz ve bu uyarımızı Almanya’ya ve Fransa’ya kadar gönderiyoruz; “Türk vatandaşlarını emrinizde çalıştırabilirsiniz, sakın ola ki bu işverenlik sizi Türk Milleti’nin üzerinde olma hissine kaptırmasın”. Türkiye Cumhuriyeti ile kavga etmek ne TÜSİAD'ın –ki yalnızca bir dernektir- ne de Ömer Sabancı'nın haddi değildir, temel ilkelerine saldırıdan başka Türkiye Cumhuriyeti' nin, devlet bürokrasisinin içine sindiremediği hiç bir şey yoktur, tam tersine onların içine sindiremediği bir şeyler vardır; bu da Türkiye'nin parçalanmasından alacakları pastadan bir an önce pay alamamalarıdır. Her birey, her güç yerini bilecektir, haddini aşan işlere bulaşmayacaktır, Ülkeye SEVR' in uygulandığı bu dönemde hassasiyetlerle oynayanlar hassas durumda kalırlar, el bombalarının pimini çekenler, en ufak zamanlama hatasında ellerinden olabilirler. Biz Türk Vatanseverlerinin barış zamanındaki görevi, ekonomik, siyasal, kültürel her saldırıyı gereğince karşılamak, kuramsal ve uygulama bazında bu saldırıların mahkumiyetini sağlamaktır, bu, Türk Milleti'ne aidiyet, Vatan uğruna şehit olanlarımıza vicdan borcumuzdur. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=118713 Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=118713 Türk Vatanseverleri, Türk Devletlerinin tam bağımsızlığını hedeflemektedir, işgalci/yıkıcı/bölücü iç ve dış güçlere rağmen gerçekleştirecektir, yeryüzündeki tüm mazlum halkların umududur, EL UZATAN OLACAKTIR. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #50243 Yer: Ankara
Mesaj sayısı: 6,002
Karma etkisi: 20834
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 2082174
|
Hoca çok güzel yazılmış ya. Senin kendi düşüncelerin mi bunlar acaba? Bilgilendirici ve ibret alınası bir yazı... Sagolasın...
Bu arada TRÖST kelimesinin anlamı : Firmalarin tek yonetim altinda gruplasmasiyla trostler olusur. trostler 19. yuzyilda abd'de ortaya cikmis ve gelismistir. trostlerin piyasayi etkilemesi o derece ileri duzeye varmistir ki, sonucta antitrost yasalar ortaya cikmistir. Trostler ticari veya sanayi isletmelerinin piyasada daha guclu olabilmeleri, daha cok kar saglamak amaciyla, gerek mali ve gerek yonetim bakimindan daha buyuk kuruluslar haline gelmeleridir. Rakip kuruluslari piyasadan uzaklastirmak icin cesitli yonetemler kullanirlar. oyle ki, rakip isletmeyi zayif duruma sokmak ve sonucta ortadan kaldirmak veya kendilerine bagimli kilmak icin caba harcarlar. trostlerin en cok faaliyet gosterdikleri alanlar petrol, madenler, otomotbil, ucak, gida, ulastirma ve buyuk magazalardir. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
En Agresif Üye
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: May 2006
Üye numarası: #66357 Yer: AYDIN
Mesaj sayısı: 11,196
Karma etkisi: 26968
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 2695061
|
yok yazı bana ait değil... meyılıma gelmiş...
|
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
