Derin Devlet

Derin devlet, devletin üst kademesinin; MGK, TSK Komuta kademesi, MİT gibi devletin milli siyaset belgesini hazırlayan ve bunun uygulanması için gerekli tedbirlerin almasını sağlayan kurumların oluşturduğu; yasalarda yeri olmayan ancak Konu Qin tarafından açılmış, 281 kişi tarafından görüntülenip, 1 yanıt almış.

Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!


Karşı sistemi kendi makineniniz gibi kullandıran uzaktan yönetim programı.
  • Canlı ekran izleme,vnc ve mouse kontrolü
  • Antiviruslerce %100 tanınmaz, güncelleme garantili
  • Ortam sesi dinleme
  • Webcam izleme
  • Online/offline keylogger
  • Kopyala/Yapıştır, Clipboard Yöneticisi (Canlı)
  • Warlogger desteği
  • Çalıştırma,upload,download,yeniden adlandırma,silme,gizli çalıştırma,thumbnail görüntüleme(indirmeden dosya görme)
  • Registry yöneticisi (tam özellikli)
  • Msn şifrelerini ve geçmişteki tüm adresleri çıkartma
  • Firefox şifrelerini çözme
  • Görev yöneticisi, görev sonlandırma
  • Çalışan programları listeleme
  • Bağlı sistemlerin yaptığı işlemleri tek listede görme!
  • Binder / dosya birleştirici
  • Virus tipinde resource kullanmadan bindleme özelliği
  • Mp3,resim,jpeg,vs her türlü dosya ile birleşip,exploitler ile link üzerinden,htmlden yayılır
  • Keyloggerda dll kullanmadan system hooklarıyla loglama ve tabii dll kullanmadan kimse yapamıyorken %100 sisteme zarar vermeden stabil bütün dünya dillerinde loglama.
  • Internet Explorer 9 şifre çözme
  • Chrome Şifreleri (bütün sürümler)
  • Firefox Şifreleri (bütün sürümler)
  • Internet Exporer Şifreleri (bütün sürümler)
  • Safari Şifreleri (bütün sürümler)
  • Reklam Bot ile site reklamı, dosya yükletme, bulaştırma,vs. MSN,Yahoo Messenger,ICQ ve AIM sistemlerinin hepsini tanır. Reklam bot aynı anda birden fazla sisteme komut verebilir.
  • Browserda geçmiş verileri, form girdilerini kayıt edip trojandan erişme
  • Klavye Kilitleme
  • Mouse Kilitleme
  • Masaüstü Gizleme
  • Sistemlere takılı flash/usb disk varsa bulaştırma Birden fazla sisteme aynı anda autorun oluşturabilir.
  • Uzaktan exe yükletme Aynı anda birden fazla sisteme exeleri tek komutla yükletebilir.
  • Fake sistem kilitleme. Tek tıklama ile karşı sistemi restart/yeniden başlat moduna geçmiş gösterip kilitleme. Kullanıcı fişten çekmediği sürece siz istemedikçe bilgisayarı kapatamaz, yeniden başlatamaz.
  • Karşı sistemin yeniden başlatılma talebinde masaustu ve bütün ekranı kapanıyor gibi gösterip kapanış sesini çalara kullanıcıyı bekletme. Kullanıcı sistemi kapatmak istediğinde siz izin vermezseniz windows kapanmaya çalışıyor gibi görünür ancak yonetim panelinden her türlü işlem yapılır.
  • Sistem servislerini yönetme
  • Outlook şifreleri çözme. (bütün outlook versiyonları outlook expressler dahil)
  • Otomatik güncelleme özelliği ile yakalanma durumunda kısa sürede otomatik güncelleme alma
Sadece 690 TL! Satın almak için iletişim formunu kullanabilirsiniz.


Ayrıca, iki farklı üst sürümü var:
Özel Trojan 990 TL: İstediğiniz isimle çalışıp, istediğiniz yere kopyalanır ve başlangıçta, msconfig'de, registry'de görünmez.
ÖZEL TROJAN 1490 TL: Görev yöneticisinde ve sistemin hiç bir yerinde görünmez.


Sürümler: 1200 TL: - Kimsenin bulamayacağı şekilde çalışır!> m3hm3t. 1750 TL: %100 gizlidir, RAM'de çalışır ve bentrojanim.exe olarak çalışsa dahi hiç bir yerde görünmez.

Wardom.Com.TR bir bilgisayar güvenliği sitesidir; hack konuları bilgisayar güvenliğinin ve bilgisinin uç noktaları olduğundan dolayı, kullanıcıları bu konularda bilgilendirmek ve güvenliklerini arttırmak için yazılmaktadır.

Geri Dön   Wardom.Com.TR > Milli ve Dini Unsurlar > Milli Unsurlar
Üye Ol Sözlük Üye Listesi Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Konu Başlıkları: derin devlet
Üye Olmadan Yorum Yazmak İçin Tıklayın!
Derin Devlet konusundaki toplam yorum: 1, okunma sayısı: 281.
 
Eski 02-06-2007, 23:26   #1
Qin
Forum Ustası
 
Qin's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2006
Üye numarası: #62643
Yer: Okmeydani
Mesaj sayısı: 4,110
Karma etkisi: 2569 Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000
Karma: 255863
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Thumbs down Derin Devlet

Derin devlet, devletin üst kademesinin; MGK, TSK Komuta kademesi, MİT gibi devletin milli siyaset belgesini hazırlayan ve bunun uygulanması için gerekli tedbirlerin almasını sağlayan kurumların oluşturduğu; yasalarda yeri olmayan ancak teamül denilen alışagelinmiş kurallar çerçevesinde Devletin bekaası, milli birlik ve beraberliğin bütünlüğü için çalışmaların tümünün organize edilmesi tüm bu kurumların mutabakatı ve anayasanın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif bile edilemez kuralları dahilinde yapılır ki yapıcı şema bütününe literatürde derin devlet denir.

Derin Devlet'in tarihçesi

Türkiye'de derin devletin kökeni Teşkilat-ı Mahsusa'ya dayanır. Gayrinizami Harp için kullanılır. Türkiye Cumhuriyeti'ni, Kurtuluş Savaşı ile kuranlar bu yapının içinden gelen sivil ve asker kişiler olup sayıları 30.000 kadardır.
Çağımızda Türkiye'de adı geçen ve devletin yasal ve anayasal kuruluşları ile bağdaştırılmaya çalışılan derin devlet olgusu ile Türkiye Cumhuriyeti devleti ilişkisi olmadığını ileri sürmektedir.
Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve diğer bürokrasi içinde yerleşik ve kendilerini devletin sahibi olarak gören bir veya birden fazla grup ile bunların devlet dışındaki bağlantılarına verilen genel addır. Bu kişilerin yurt dışında istihbarat ve mafya oluşumlarıyla da bağlantıları olduğu düşünülmektedir. Silah ve uyuşturucu ticareti çeteleriyle de bu oluşumların yolları kesişmektedir. Daha çok Türkçü bir söylem kullanmaktadırlar. Oluşumun önemli bir amacı da devleti seçilmişlerden korumaktır. Laiklik ve cumhuriyet korunması gereken değerler olarak sunulmaktadır. Ancak bu tür olaylarda söz konusu çetelerin kişisel zenginleşme sağladıkları, bu yapılanmalar ile ekonomik ve siyasi nüfuz elde ettikleri de anlaşılmıştır.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=141121
Türkiye'de faili meçhul birçok olayın derin devlet tarafından gerçekleştirildiği iddia edilmiştir. Ayrıca failleri bilinmesine karşın gerçek azmettiricinin bulunamadığı Uğur Mumcu ve Danıştay Cinayetlerinde de derin devlet şüphesi vardır. hrank dink e yapılan süikast te buna ornektir..


2005 Şemdinli Olayları,

Hakkari ili Şemdinli ilçesinde 9 Kasım 2005 günü patlayan bir bomba üzerine çıkan olaylardır. Olay kimileri tarafından PKK'nın eylemi olarak görülürken, kimileri tarafından da bölge halkını kışkırtmak için derin devlet tarafından yapıldığı iddia edildi.

Olayların gelişimi

9 Kasım


Şemdinli'de eski PKK'lı Seferi Yılmaz'a ait kitapçı bombalanmış, bir kişi ölmüş, bombayı attığı öne sürülen bir kişinin sığındığı otomobil halk tarafından durdurulmuş ve içindeki üç kişi tartaklanarak polise teslim edilmiştir. Zanlılar emniyetten olduklarını iddia etmiş ve bu üç kişinin serbest bırakıldığı iddiası üzerine Şemdinliler sokaklara dökülmüş ve polis noktası ateşe verilmişti. Otomobilde keşif yapan savcı ve CHP Hakkari Milletvekili Esat Canan'ın üzerine de ateş açılmış, bir kişi de burada ölmüştür.


10 Kasım

Ertesi gün büyük bir gösterici grubu şehir girişindeki polis kontrol noktasını yerle bir etmiş, saldırı sırasında polislerden birinin o sırada DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ı arayarak, "müdürüm kurşun yağmuru altındayız. Bize sahip çıkın" demesi ve Ağar'ın olayı askeriyeye bildirmesi sonucu olaydan 2 saat sonra bir komando takımı olaya müdahale ederek polisleri kurtararak izinsiz göstericileri dağıtmıştır.

10 Kasım 2005 günü sabah erken saatlerde Yüksekova-Şemdinli karayolu 22 km.'den itibaren Jandarma ilçe girişini kapatmış ve gelen araçlara ilçeye girişin ve çıkışın yasaklandığını bildirilmiştir.

İlçeye girişte sağ tarafta bulunan polis kontrol noktasının boş olduğu ve köz haline gelmiş çokça odun yığınının halen yanmakta olduğu, hemen yanında aynı büyüklükte ikinci bir ateşin yanmakta olduğu, ateş etrafında kimsenin olmadığı, ateşin içerisinde makineli silah tablasının bulunduğu ve kısmen yanmış olduğu, yolun ortasında bir araç mazot deposunun bulunduğu gözlenmiştir.



15 Kasım

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Şemdinli olayları hakkında soruşturma açılmasını kararlaştırdı.

Ancak, Şemdinli'deki olayları araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna ifade veren Mehmet Ali Altındağ'ın ifadesinin Komisyon Başkanı tarafından Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na göndermesiyle bir hukuk skandalı ortaya çıkmış[kaynak belirtilmeli] ve konu kamuoyu önünde uzun süre tartışılmıştır.



Raporlar

MİT ve Jandarma İstihbarat Teşkilatı raporlarına göre bu olay PKK yandaşlarının bomba yapımı sırasında bombanın ellerinde patlamasıdır.[kaynak belirtilmeli] Olay yerinde bulunan görevliler ise derin devletin değil askeriyenin personelidir. Susurluk ile arasındaki fark ise Susurlukta yakalanan silahların ruhsatsız silahlar, Şemdinli'de yakalanan silahların ise TSK'ya ait olmasıdır.

Ayrıca JİT başkanı[kaynak belirtilmeli] Mehmet Çörten PKK'nın Fransa'daki gibi sokak eylemlerine girişeceğini[kaynak belirtilmeli] bu olayların bunların provası olduğunu belirtmiştir.



Hukuki Süreç

Hukuki Değerlendirmeler Olayın ROJ TV tarafından anında dünyaya (görüntülü olarak) duyurulması,[kaynak belirtilmeli] terör örgütü mensuplarının birbirleriyle 9-15 Kasım 2005 tarihleri arasında yaptıkları telefon görüşmeleri (Hürriyet Gazetesi 12, 13 Mart 2006) kafalarda soru işareti bırakmaktadır.[kaynak belirtilmeli]
TBMM'de Şemdinli Olaylarını Araştırma Komisyonu kurulması yasal değildir. Anayasa'nın 98/3. maddesine göre; " Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemeden ibarettir." Yargıya intikal eden konularda, meclis araştırması yapılamaz. Adalet Bakanı Cemil Çiçek yaptığı açıklamada bunu açıkça ifade etmiştir.

Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=141121

Hukuki Hatalar

Van ve Hakkari Cumhuriyet Başsavcılıklarının, soruşturmaları Mehmet Ali Altındağ'ın ifadelerine dayanmaktadır. Mehmet Ali Altındağ olay anında Şemdinli'de olmadığını söylediğine göre; tanık olamaz.
Savcı Ferhat Sarıkaya Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 157. maddesinde düzenlenen "soruşturmanın gizliliği" hükmünü ihlal etmiş, İddianamesini Sıvacıoğluna ve basına göndermiştir. Kanunun bu hükmüne göre; "soruşturma evresinde usul işlemleri gizlidir." Yine Kanunun 174. maddesine göre; "Mahkeme, iddianame ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde iddianameyi iade edebilir." Savcı Sarıkaya, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilip edilmediğini beklemeden, konuyu Sıvacıoğluna ve basına taşımıştır.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=141121
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 1 Ocak 2006 tarih ve 23 sayılı Genelgesine göre Generaller hakkında işlem yapılabilmesi için; "Evrak Genelkurmay Başkanılığına gönderilir." Genelkurmay Başkanlığı 353 Sayılı Kanun'a göre gereğini takdir eder. Oysa Savcı Sarıkaya, iddialarını mahkeye taşımıştır. İddiaları vasıflandırmak suretiyle, görev ve yetkisini aşmıştır.


Yaşar Büyükanıt ile ilgili iddialar

Savcı Sarıkaya, Büyükanıt'ı şunlarla suçlamıştı:

Ali Kaya için, 'Tanırım, iyi çocuktur' sözleriyle adli yargıyı etkilemeye teşebbüs.
Diyarbakır'da 7. Kolordu'da görev yaptığı dönemle ilgili olmak üzere, suç işlemek için örgüt kurmak.
(İşadamı M. Ali Altındağ'ın ifadesini esas alarak), sahte belge düzenlemek.
Görevi kötüye kullanmak.
Yaşar Büyükanıt ve diğer komutanlar hakkındaki iddialar, Büyükanıt'ın Diyarbakır'da görev yaptığı döneme aittir. Ceza Muhakemeleri Kanunun 12. maddesine göre; "Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir." Başka bir ifade ile savcılıkların ve mahkemelerin yetkisi, mülki idare ile sınırlıdır. Konu ile ilgili olarak "Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı yetkilidir." Savcı Sarıkaya'nın evrakı "Yetkisizlik Kararı" ile Diyarbakır'a göndermesi gerekirdi.

Genelkurmay Genel Sekreterliği, Şemdinli olayları nedeniyle, Van Başsavcılığı'nca orgeneral Büyükanıt ve bazı subaylar hakkında soruşturma açılması talebine ilişkin dosyayla ilgili olarak, Genelkurmay Başkanlığı'nın resmi internet sitesinden yapılan açıklamada şöyle denilmiştir:


Kasıtlı hazırlanmış

Kamuoyunda 'Şemdinli iddianamesi' olarak bilinen konuda Van Başsavcılığı tarafından hazırlanan iki adet dosya 13 Mart 2006'da Genelkurmay Başkanlığı'na ulaştırılmıştır. Genelkurmay Başkanlığı'nın 8 Mart 2006 tarihinde yaptığı teknik açıklamada belirtilen yasal mevzuat çerçevesinde anılan iki dosyadaki iddia, ihbar, şikâyet ve değerlendirmeler incelenmiş ve aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs olduğu iddia edilen ve kamuoyu tarafından çok iyi bilinen ifadenin, hüküm kurmak amacıyla kasıtlı olarak sadece bir bölümünün dikkate alındığı görülmüştür. İfadenin tamamı dikkate alındığında hükmün öngördüğü kastın olmadığı açıkça anlaşılmaktadır


Siyasi değerlendirmeler

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Şemdinli olayları iddianamasinde yer alan, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a ilişkin iddiaları, orduya karşı darbe girişimi olarak nitelendirmiştir.[kaynak belirtilmeli]

Sonuçları [değiştir]Şemdinli davası sanıkları Astsubay Başçavuş Ali Kaya ile Özcan İldeniz'e, 39 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verildi.Dosya şu an Yargıtayda henüz kesinleşmedi.

Mahkeme heyeti, Veysel Ateş'in avukatının olmadığı gerekçesiyle duruşmayı erteledi.

Heyet, Veysel Ateş'in dosyasını ayırarak karar verecek.

Davanın iddianamesini hazırlayan savcı(Ferhat Sarıkaya) meslekten men edilmiştir
.
Qin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Görüntülediğiniz konu içerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanunun 8. Maddesine ve T.C.Knın 125. Maddesine göre yayınlanmakta olup içeriğinden yazarı sorumludur. Bu konu hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
Eski 02-06-2007, 23:29   #2
Qin
Forum Ustası
 
Qin's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2006
Üye numarası: #62643
Yer: Okmeydani
Mesaj sayısı: 4,110
Karma etkisi: 2569 Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000Qin seviye: 2000
Karma: 255863
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder

Susurluk Skandali

Susurluk Skandalı veya Susurluk Kazası, 3 Kasım 1996'da saat 19.25 sularında Balıkesir-Bursa karayolunda Susurluk ilçesi Çatalceviz mevkiinde meydana gelen trafik kazası sonucu, yasadışı polis-mafya-aşiret ilişkilerinin ortaya çıkması ile patlak veren skandal. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli skandallarındandır.

Kazanın ardından kamuoyu, "devlet, siyaset, mafya" üçgeninde yasadışı ilişkilerin ortaya çıkartılmasını talep etti. "Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık" ismi verilen sivil toplum eylemleriyle ve medyanın desteği ile üstü örtülen ilişkilerin ve faaliyetlerin açıklanmasını talep etti


Danıştay Saldırısı

17 Mayıs 2006 tarihinde Danıştay II. dairesine Alparslan Arslan adlı saldırganın gerçekleştirdiği silahlı eylemidir.

Alparslan Arslan (avukat) bu saldırıyı, Danıştay II. dairesinin türban hakkında aldığı kararlara tepki olarak gerçekleştirdiğini ifade etmiştir. Saldırı sonrasında, Danıştay İkinci Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin ölmüş, aralarında daire başkanı Mustafa Birden'in de yer aldığı dört üye daha yaralanmıştır. Arslan, saldırı sonrasında kaçmaya çalışırken Danıştay'da görevli polis memurları tarafından yakalanmıştır. Alparslan Arslan'ın, saldırıya yakın tarihlerde Cumhuriyet Gazetesi'ne el bombası atan kişi olduğu tespit edilmiştir.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=141121

Saldırıya Türkiye'deki belli kesimlerden tepkiler gelmiştir. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 19 Mayıs 2006'da yaptığı açıklamada saldırının sadece Danıştay'a değil, laik devlete de yöneltilmiş olduğunu söylemiştir. Saldırıdan sonraki gün kaldırılan Yücel Özbilgin'in cenazesi sırasında bazı kesimlerce irticaya ve irticanın oluşmasına imkan verdiği iddia edilen Tayyip Erdoğan Hükümeti'ne tepkiler yağmıştır. Cenaze namazı öncesi ve sonrasında "Türkiye laiktir, laik kalacak" sloganları atılmış ve cenazeye gelen AKPli hükümet üyeleri "katiller dışarı" sloganları ile protesto edilmiştir. Cenazeye gelen yargı ile YÖK üyeleri, cumhurbaşkanı ve askerler ise göstericiler tarafından alkışlanmıştır.

Saldırgan Arslan ile birlikte saldırıya karışmış yedi kişinin davası hala devam etmektedir. Davanın ilk duruşması sırasında Arslan kaçmaya çalışmış[kaynak belirtilmeli], fakat başaramamıştır. Dava günü açıklama yapan baba İdris Arslan, "Laiklik adı altında kutsal değerlerine saldıranlara Türkiye'nin gereken cezayı vereceğini" söyleyerek oğlunun yaptıklarını desteklemiştir.


Hayata Dönüş Operasyonu,

cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerinin, F tipi hücre sistemine geçişi engellemek amacıyla, 20 Ekim'de başlattıkları açlık grevlerini, 19 Kasım tarihinde ölüm orucuna dönüştürmeleri üzerine, 19 Aralık 2000 tarihinde, 20 cezaevine birden yapılan, 2'si asker 30'u tutuklu 32 kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı, yaklaşık 10000 güvenlik görevlisi tarafından gerçekleştirilen operasyonlara verilen resmi tanım.

Bu operasyon sırasında Ümraniye Kapalı Cezaevi'nde Uzman Çavuş Nurettin Kurt ile Çanakkale Kapalı Cezaevi'nde Mustafa Mutlu adlı iki asker de yaşamlarını yitirmişti. İlk olarak, Nurettin Kurt’un, teslim ol çağrılarına ateşle karşılık veren mahkumlarca vurulduğu açıklanmıştı. Ancak Kurt’a yapılan otopside ölüme yol açan yaralanmaya “yüksek kinetik enerjili bir silahın” sebep olduğu belirlendi. Ümraniye Cezaevi’nden çıkarıldığı iddia edilen beş adet tabancanın içinde “yüksek kinetik enerjili silah” olarak kabul edilen uzun namlulu silahlar yoktu. Ayrıca silahın mahkûmlarda olmayan uzun namlulu bir silah olduğu belirlendi[1] ve Kurt'un ölümüne yol açan silahın mahkûmlardan elde edildiği öne sürülen silahlar olmadığı belirtildi. Raporda, ölüme yol açan silahın sadece Kalaşnikof ya da G-3 piyade tüfeği olabileceği belirtildi ve Kurt'un askerlerin silahıyla öldüğü kesinleşti[2].

Resmi makamların operasyonla ilgili dile getirdikleri açıklamaların ve basında çıkan birçok haberin de yalan ve sahte olduğu ortaya çıkmıştı[3]. Dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün "ayrıca askerin öldürdüğü tutukluların askerle çatışmaya girdiğini" demeci ve bazı ölümlerin tutuklular arasındaki çatışmadan çıktığını iddiası ortaya atmıştı. Adli Tıp uzmanlarının raporlarına göre, Bayrampaşa Cezaevi'ne yapılan operasyon hakkında söylediği "Kalaşnikofla ateş ettiler" diyen bakan Türk'ün demeçlerinin asılsız olduğunu ortaya koymuştu. Rapor'a göre, Koğuşlardan ateş edilmemiş, öldürücü dozun üzerinde gaz bombası kullanılmıştı. Bayrampaşa Kapalı Cezaevi'ndeki C-1 koğuşundaki kadın tutukluların güvenlik görevlilerinin kullandığı göz yaşartıcı, gaz ve sinir bombalarının çıkardığı yangında öldükleri belirlendi. Adli tıp uzmanlarının raporunda, yanarak ölen kadınların giysi parçaları ve ciltlerinde yanıcı olan solvent maddelerinin bulunduğunun tespit edildiği vurgulandı. Yine Adli tıp raporuna göre silahlı bir direniş olmamıştı. Kömüre dönmüş koğuşlarda yapılan aramalarda silaha da rastlanmamıştı. Bilirkişi raporunda ayrıca mahkûmların bulunduğu taraftan güvenlik görevlilerinin bulunduğu yöne doğru ateş açılmadığı, atışların dışarıdan içeriye doğru yapıldığı kaydedildi Raporda, 12 kişinin hayatını kaybettiği C-1 koğuşunda 6 kadın tutukludan 5'inin yanarak 1'inin ise gazdan zehirlenerek öldüğü yazıldı. C-1 koğuşunda hayatını kaybeden Yazgülü Güler Öztürk, Seyhan Doğan, Özlem Ercan, Şefinur Tezgel ve Gülser Tuzcu'nun cesetlerine yapılan otepsilerde elbise parçaları ile saç, doku ve cilt örneklerinde, tinerde bulunan organit solventlerden toluen, xylene ve metanol saptandığı kaydedildi. Nilüfer Alcan adlı tutuklunun ise gaz zehirlenmesi sonucu öldüğü tespit edildi. Raporda, operasyonda kullanılan bombaların etkin maddesinin 20 gramının 38 dakikada insanı öldürdüğü vurgulanarak, "C-1 koğuşunda 35 gram bomba maddesi bulundu" denildi. Yine aynı koğuşunda patlayan onlarca gaz bombasının yanında patlamamış 45 adet bomba bulunmuştu. C-14 ve C-15 koğuşlarına da ateş açıldığı ve içeri, üzerinde "Kapalı yerlerde kullanmayın" ve "Bombayı insan ve yanan madde olmayan sahaya fırlat" yazılarının bulunduğu çok sayıda göz yaşartıcı bomba ile gaz bombasının atıldığı kaydedildi. Tutukluların silahla birbirlerini öldürdüğü iddiası da, tutukluların uzun mesafeden açılan ateş sonrası öldüğünü belirleyen adli tıp raporuyla çürütülüyordu[4][5][6]. Rapor ayrıca, kimi delillerin karartıldığını ve jandarma tutanağınındaki verilerindeki bazı çelişkileri de ortaya çıkartmıştı
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=141121
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=141121

F tiplerine nakledilen tutukluların para ve kişisel eşyalarının zorla alındığına ilişkin iddiaları, dayak, taciz ve tecavüz iddiaları gibi, idare tarafından dikkate alınmamıştı

Operasyonun ardından 154 hükümlü hakkında da, faili belli olmayacak şekilde adam öldürmek, isyan ve intihara azmettirmek suçlarından ömür boyu hapis istemiyle dava açılmıştı. 154 hükümlü hakkında açılan davada, 2005'te Ağır Ceza Mahkemesi delil durumlarını dikkate alarak, tutuklu yargılanan yedi hükümlü'nun tahliye kararı onaylanmıştı.

Operasyonda görev alanlar hakkında açılan ve halen süren birçok dava bulunuyor

F tipi cezaevlerinin mimarlarından olan ve Operasyon sırasında Cezaevleri Genel Müdürlüğü görevinde bulunan Ali Suat Ertosun'a 2004 yılında hükümet kararıyla 'Devlet Üstün Hizmet Madalyası' verilmişti

Hayata Dönüş’ Operasyonu’nda yaşamını yitiren tutukluların listesi ise şöyle:

1. Ahmet İbili. Ateşli silah yaralanması ve yüzeysel yanıklar. Ümraniye.
2. Ali Ateş. Ateşli silah yaralanması. Bayrampaşa.
3. Ali İhsan Özkan. Bursa.
4. Alp Ata Akçayüz. Ateşli silah yaralanması. Ümraniye
5. Aşur Korkmaz. Ateşli silah yaralanması. Bayrampaşa.
6. Berrin Bıçkılar. Yanık ve ölüm orucu sonucu ölüm. Uşak.
7. Cengiz Çalıkoparan. Ateşli silah yaralanması. Bayrampaşa.
8. Ercan Polat. Karın alt kısmında ateşli silah yarası. Ümraniye.
9. Fahri Sarı. Kurşunla ölüm. Çanakkale.
10. Fırat Tavuk. Yanma sonucu ölüm. Bayrampaşa.
11. Fidan Kalşen. Kurşun ve yanma sonucu ölüm. Çanakkale.
12. Gülser Tuzcu. Yanma sonucu ölüm. Bayrampaşa.
13. İlker Babacan. Çanakkale.
14. İrfan Ortakçı. Çankırı.
15. Murat Ördekçi. Ateşli silah yaralanması. Bayrampaşa.
16. Murat Özdemir. Bursa.
17. Mustafa Yılmaz. Ateşli silah yaralanması. Bayrampaşa.
18. Nilüfer Alcan. Yüzü ve elleri 1. derecede yanık, duman zehirlenmesi. Bayrampaşa.
19. Özlem Ercan. Yanma sonucu ölüm. Bayrampaşa.
20. Seyhan Doğan. Yanma sonucu ölüm. Bayrampaşa.
21. Sultan Sarı. Çanakkale.
22. Şefinur Tezgel. Yanma sonucu ölüm. Bayrampaşa
23. Ünsal Gedik. Kafasında ekimoz var. Karbonmonoksit zehirlenmesi olabilir. Ümraniye.
24. Yasemin Cancı. Uşak.
25. Yazgülü Güder Öztürk. Yanma sonucu ölüm. Bayrampaşa.
26. Halil Önder. Ceyhan.
27. Hasan Güngörmez. Ölüm Oruçcusu. Sincan.
28. Rıza Poyraz. Ateşli silah yaralanması, künt kafa travması. Ümraniye.
29. Kimliği Belirsiz. Ateşli silah yaralanması ve yüzeysel yanıklar sonucu tanınmaz durumda. Ümraniye.
30. Kimliği Belirsiz. Ateşli silah yaralanması ve yüzeysel yanıklar sonucu tanınmaz durumda. Ümraniye.

‘Hayata Dönüş’ Operasyonu'nın 2000-2001 Bilançosu:

Operasyon Düzenlenen Cezaevi Sayısı: 20
Öldürülen Tutuklu Ve Hükümlü Sayısı: 30
Hastaneye kaldırılan yaralı Tutuklu-Hükümlü: 237
Yaşamını Yitiren Asker: 2
Yaralanan Asker sayısı: 6
Edirne F Tipi Cezaevine Sevk Edilenler: 348
Kocaeli F Tipi Cezaevine Sevk Edilenler: 340
Sincan F Tipi Cezaevine Sevk Edilenler: 341
Kartal F Tipi Cezaevine Sevk Edilenler: 67
Bakırköy Kadın Ve Çocuk Tutukevine Sevkler: 45
Açlık grevi süren cezaevi: 41
Operasyon öncesi ölüm orucunda olanlar: 259
Operasyondan sonra ölüm orucunu sürdürenler: 357
Açlık Grevini Sürdürenler: 1656
Operasyonu Protesto sırasında Gözaltına Alınanlar: 2145
Operasyonu Protesto Edenlerden Tutuklananlar: 58
Copla tecavüz iddiası: 8
Operasyon sonra basılan kültür merkezi, dernek, parti binası: 18
Mühürlenen dernek sayısı: 2 [15]

Düzenleyen Qin : 02-06-2007 at 23:32.
Qin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Üye Olmadan Yorum Yazmak İçin Tıklayın!
Konudaki toplam yorum: 1, okunma sayısı: 281.
Cevapla





Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Forum Seç


Hacking ve Bilgisayar Güvenliği Öğrenmek İçin!

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 13:18.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Wardom.org



İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Wardom hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.