Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu (1954 - 2002)

1954 yılında Ankara'da doğan Hablemitoğlu, 1977 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. 1977-1978 yıllarında Dilde Fikirde İşde Birlik adlı aylık bir dergi yayınladı. Uzun Konu yasba tarafından açılmış, 649 kişi tarafından görüntülenip, 6 yanıt almış.

Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!


Karşı sistemi kendi makineniniz gibi kullandıran uzaktan yönetim programı.
  • Canlı ekran izleme,vnc ve mouse kontrolü
  • Antiviruslerce %100 tanınmaz, güncelleme garantili
  • Ortam sesi dinleme
  • Webcam izleme
  • Online/offline keylogger
  • Kopyala/Yapıştır, Clipboard Yöneticisi (Canlı)
  • Warlogger desteği
  • Çalıştırma,upload,download,yeniden adlandırma,silme,gizli çalıştırma,thumbnail görüntüleme(indirmeden dosya görme)
  • Registry yöneticisi (tam özellikli)
  • Msn şifrelerini ve geçmişteki tüm adresleri çıkartma
  • Firefox şifrelerini çözme
  • Görev yöneticisi, görev sonlandırma
  • Çalışan programları listeleme
  • Bağlı sistemlerin yaptığı işlemleri tek listede görme!
  • Binder / dosya birleştirici
  • Virus tipinde resource kullanmadan bindleme özelliği
  • Mp3,resim,jpeg,vs her türlü dosya ile birleşip,exploitler ile link üzerinden,htmlden yayılır
  • Keyloggerda dll kullanmadan system hooklarıyla loglama ve tabii dll kullanmadan kimse yapamıyorken %100 sisteme zarar vermeden stabil bütün dünya dillerinde loglama.
  • Internet Explorer 9 şifre çözme
  • Chrome Şifreleri (bütün sürümler)
  • Firefox Şifreleri (bütün sürümler)
  • Internet Exporer Şifreleri (bütün sürümler)
  • Safari Şifreleri (bütün sürümler)
  • Reklam Bot ile site reklamı, dosya yükletme, bulaştırma,vs. MSN,Yahoo Messenger,ICQ ve AIM sistemlerinin hepsini tanır. Reklam bot aynı anda birden fazla sisteme komut verebilir.
  • Browserda geçmiş verileri, form girdilerini kayıt edip trojandan erişme
  • Klavye Kilitleme
  • Mouse Kilitleme
  • Masaüstü Gizleme
  • Sistemlere takılı flash/usb disk varsa bulaştırma Birden fazla sisteme aynı anda autorun oluşturabilir.
  • Uzaktan exe yükletme Aynı anda birden fazla sisteme exeleri tek komutla yükletebilir.
  • Fake sistem kilitleme. Tek tıklama ile karşı sistemi restart/yeniden başlat moduna geçmiş gösterip kilitleme. Kullanıcı fişten çekmediği sürece siz istemedikçe bilgisayarı kapatamaz, yeniden başlatamaz.
  • Karşı sistemin yeniden başlatılma talebinde masaustu ve bütün ekranı kapanıyor gibi gösterip kapanış sesini çalara kullanıcıyı bekletme. Kullanıcı sistemi kapatmak istediğinde siz izin vermezseniz windows kapanmaya çalışıyor gibi görünür ancak yonetim panelinden her türlü işlem yapılır.
  • Sistem servislerini yönetme
  • Outlook şifreleri çözme. (bütün outlook versiyonları outlook expressler dahil)
  • Otomatik güncelleme özelliği ile yakalanma durumunda kısa sürede otomatik güncelleme alma
Sadece 690 TL! Satın almak için iletişim formunu kullanabilirsiniz.


Ayrıca, iki farklı üst sürümü var:
Özel Trojan 990 TL: İstediğiniz isimle çalışıp, istediğiniz yere kopyalanır ve başlangıçta, msconfig'de, registry'de görünmez.
ÖZEL TROJAN 1490 TL: Görev yöneticisinde ve sistemin hiç bir yerinde görünmez.


Sürümler: 1200 TL: - Kimsenin bulamayacağı şekilde çalışır!> m3hm3t. 1750 TL: %100 gizlidir, RAM'de çalışır ve bentrojanim.exe olarak çalışsa dahi hiç bir yerde görünmez.

Wardom.Com.TR bir bilgisayar güvenliği sitesidir; hack konuları bilgisayar güvenliğinin ve bilgisinin uç noktaları olduğundan dolayı, kullanıcıları bu konularda bilgilendirmek ve güvenliklerini arttırmak için yazılmaktadır.

Geri Dön   Wardom.Com.TR > Off-Topic > Unuttuklarımız / Hatırlatmak İstedikleriniz
Üye Ol Sözlük Üye Listesi Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Konu Başlıkları: 1954 2002 doc hablemitoglu necip
Üye Olmadan Yorum Yazmak İçin Tıklayın!
Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu (1954 - 2002) konusundaki toplam yorum: 6, okunma sayısı: 649.
 
Eski 29-04-2007, 21:22   #1
yasba
Forum Ustası
 
yasba's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Mar 2006
Üye numarası: #55471
Mesaj sayısı: 10,872
Karma etkisi: 20514 yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000
Karma: 2049777
Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu (1954 - 2002)

1954 yılında Ankara'da doğan Hablemitoğlu, 1977 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. 1977-1978 yıllarında "Dilde Fikirde İşde Birlik" adlı aylık bir dergi yayınladı. Uzun yıllar çeşitli kuruluşlarda basın müşaviri olarak çalıştıktan sonra Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü'nde master ve doktora yaptı.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=133747

Türkiye dışındaki Türk topluluklarının yakın tarihi ile ilgili olarak çalışmalar yapan Hablemitoğlu, Orta Avrupa ve Balkanlar'da Türk eserleri, Türk azınlıkları ve şehitliklerimiz konusunda alan çalışmaları yürüttü. Bu çalışmalar çeşitli gazetelerde yazı dizisi olarak yayınlandı. 1995-1996 yılları arasında Birleşmiş Milletler Örgütü'nün bir projesinde (UNDP) görev alarak Moldova'da Gagauz Türkleri'nin Latin alfabesine geçişi ile ilgili olarak danışmanlık hizmeti verdi. Buradaki görevi sırasında, Cumhuriyet döneminin başında bölgede Atatürk tarafından görevlendirilen öğretmenlerin bulunduğunu belirleyerek, bu öğretmenlerin bugün yaşayan öğrencilerinin anılarını derledi ve bir kısmını Kemal'in Öğretmenleri başlığı ile yayınladı.

Çalışma alanına ilişkin çok sayıda kitap ve makalesi bulunan Hablemitoğlu, şehit edildiği 18 Aralık 2002 tarihine kadar Ankara Üniversitesi'nde Doktor Öğretim Görevlisi olarak binlerce öğrenciye yirmi yıl boyunca Atatürk İlkeleri ve Devrim tarihi derslerini verdi.

İlk kitabı, II. Dünya Savaşı sırasında Sovyet Rusya tarafından Kırım Türkleri'nin kendi topraklarından zorunlu göç ettirilişini anlatan ve 1974 yılında yayınlanan "Yüzbinlerin Sürgünü" dür.

Diğer kitapları, "Çarlık Rusyası'nda Türk Kongreleri (1905-1917)", "Şefika Gaspıralı ve Rusya'da Türk Kadın Hareketi (1893-1920), "Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası" ve "Kırım'da Türk Soykırımı" isimli çalışmalardır. Hablemitoğlu'nun özellikle Türkiye dışında yaşayan Türk toplulukları ve Kırım Türkleri konusunda yayınlanmış tarihi belgelere dayalı çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Bir Kırım Türkü olan Dr. Necip HABLEMİTOĞLU, Kırım Türkleri"nin Türkçü lideri İsmail Gaspıralı"ya ait tarihi belgelerden oluşan bir arşive de sahipdi.

Ayrıca, Türkiye'de ve yurt dışında faaliyet gösteren bölücü terör örgütleri ve Alman Vakıfları ile Avrupa Birliği Uyum Yasaları içinde yer alan vakıflar yasası konularında çeşitli araştırmaları bulunan Hablemitoğlu, çalışma alanına ilişkin Türkiye"de ve yabancı ülkelerde sempozyum, panel gibi toplantılarda sayısız konferanslar verdi, çeşitli televizyon ve radyo programlarına katıldı.

Din sömürücülerine karşı devamlı mücadele içerisinde oldu; Köstebek adlı eserinde Emniyet ve İstihbarat birimlerindeki Fetullahçı yapılanmayı derinlemesine inceledi.

Kendisi gibi öğretim üyesi olan Doç.Dr. Şengül HABLEMİTOĞLU ile evli, Kanije ve Uyvar adında iki kız çocuk babası idi.
yasba Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Görüntülediğiniz konu içerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanunun 8. Maddesine ve T.C.Knın 125. Maddesine göre yayınlanmakta olup içeriğinden yazarı sorumludur. Bu konu hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
Eski 29-04-2007, 21:26   #2
laser69
Forum Kalfası
 
laser69's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #50219
Yer: sen! Yemessen Gargara Yap!
Mesaj sayısı: 1,033
Karma etkisi: 227 laser69 seviye: 2000laser69 seviye: 2000laser69 seviye: 2000laser69 seviye: 2000laser69 seviye: 2000laser69 seviye: 2000laser69 seviye: 2000laser69 seviye: 2000laser69 seviye: 2000laser69 seviye: 2000laser69 seviye: 2000
Karma: 21992
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder

Köstebek adlı kitabını okumuştum şiddetle tavsiye ederim okunmasını özellikle eğitim vakfı adı altında dönen üçkağıtları ap açık ortaya koymuş Allah Rahmet eylesin Hatırattığın için sağol
laser69 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 29-04-2007, 21:27   #3
yasba
Forum Ustası
 
yasba's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Mar 2006
Üye numarası: #55471
Mesaj sayısı: 10,872
Karma etkisi: 20514 yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000yasba seviye: 2000
Karma: 2049777

--------------------------------------------------------------------------------

Prof. Şengül Hablemitoğlu, eşi Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesininin ardından dört yıl geçmesine rağmen başlatılan soruşturmada hiçbir gelişme kaydedilmemiş olmasına isyan ediyor. Eşinin adi bir olaya kurban gitmiş gibi gösterilmeye çalışıldığını belirten Prof. Şengül Hablemitoğlu “Benim eşim gaspçı mıydı, hırsız mıydı, hortumcu muydu ki adi bir cinayete kurban gitsin” dedi.

Dört yıl önce faili meçhul bir cinayete kurban giden Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, ölüm yıldönümünde ardında bıraktığı sorular ve sır perdesiyle bir kez daha anılacak. Eşini bir suikaste kurban veren Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, cinayetin ardından tam dört yıl geçmesine rağmen başlatılan soruşturmanın hiçbir gelişme kaydetmemiş olmasına isyan ederken, sitemini “Aradan geçen süre içinde biz acımızı yönetmeyi öğrendik. Artık hiç kimseden bir beklentim yok” sözleriyle dile getirdi. Soruşturma ile ilgili kendisine ve avukatına hiçbir yeni bilgi ulaşmadığını söyleyen Hablemitoğlu, AKP Hükümeti’ni de “Başbakan’ın ’Bu ülke Necip Hablemitoğlu cinayetini örtbas etmiş bir ülkedir’açıklamasından sonra eşimin cinayeti ile ilgili gelişmeleri artık yorumlayamaz duruma geldim” sözleriyle eleştirdi. Son bir yıl içinde tuttuğu notları kitap haline getirdiğini ve “Sessiz Ağıt” adlı eserinin kısa bir süre içinde okuyucu ile buluşacağını ifade eden Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu ile Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu cinayetinin ardından geçen dört yılı konuştuk.

Tarih 18 Aralık 2002....
Türkiye bir suikastle sarsıldı. “Türküm ve başka Türkiye yok” sözlerini hayatının rehberi edinen Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, Portakal Çiçeği Sokak’taki evinin önünde kurşunlara hedef oldu. Yıllarca genç dimağlara vatan sevgisi aşılayan Hablemitoğlu’na kurşun sıkanlar amacına ulaşamadı... Onu öldürmek için sıkılan kurşunlar onu ölümsüzleştirdi. Bölücü örgütlerin oyunları O’nun kaleminden Türkiye’ye duyuruldu... Ömrünün son demlerini Alman vakıflarının oyunlarını deşifre etmekle geçirdi... Ölümünün ardından tam 4 yıl geçti. Suikaste ilişkin bir adım bile ileri gidilemedi...
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=133747

Biz Necip’e gözümüz gibi baktık ama...
Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu eşinin öldürülmesinin ardından tam dört yıl geçmesine rağmen mücadelesini südürüyor. Önceki gün Uludağ Üniversitesi Mezunlar Derneği Bursa Şubesi’nce Kültürpark Medya Restaurant’ta düzenlenen ‘Sessiz Ağıt’ başlıklı söyleşi programında konuşan Şengül Hablemitoğlu, eşi Necip Hablemitoğlu’nu her yerde ve ortamda anlatmaya devam edeceğini dile getirdi.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=133747

Ülkemize sahip çıkalım
Şengül Hablemitoğlu, “Bundan 2-3 yıl önce bunu söyleyemiyordum. Ama artık söyleyebiliyorum. Benim kocam, alçakca, evimizin önüne kadar gelen aşağılık, insan bile diyemeyeceğim adi bir varlık, tarafından gözünden vurularak öldürüldü. Ben de, kızlarım da Necip’e gözümüz gibi baktık. O da bize öyle baktı. Ama maalesef böyle birşey yaşadık. Bir mirasyedi toplum olmaktan bir an önce vazgeçmemiz gerekiyor. Bize bırakılmış bir miras var ve biz hiç çekinmeden bu mirası gayet güzel yemekle meşgulüz. Ama bir bakacağız ki bir gün, gözümüzü bir açacağız ki, o bizim kapımızın önüne kadar gelen, namlusunu Necip’in gözüne doğrultan zihniyet, hepimizin kapısında olacak.” diye konuştu. Türkiye’nin cumhuriyet olmak için çok acılar çektiğini anlatan Hablemitoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Giyecek, yiyecek hiçbir şeyi olmayan insanların savunup da bize bıraktıkları bir ülkede, o topraklar üzerinde yaşıyoruz. Dolayısıyla herkesin bireysel sorumluluğunun çok iyi bilincine varması gerekiyor. Necip, sorumluluk sahibi bir insandı.”

Bu cinayet özenle örtbas EDILIYOR
Eşi Necip Hablemitoğlu’nun adi bir olaya kurban gitmiş gibi gösterilmeye çalışıldığını belirten Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu “Benim eşim gaspçı mıydı, hırsız mıydı, hortumcu muydu ki adi bir cinayete kurban gitsin” dedi

Necip Hablemitoğlu cinayetinin üzerinden dört yıl geçti. Sır perdesi bir türlü aralanamadı ancak Hükümet’in zaman zaman yaptığı açıklamalar oldu. Hatta siz İçişleri Bakanlığı’na bir tazminat davası açtınız. Bu süreç ve son gelişmeler hakkında bilgi alabilir miyiz?

Bu konuda kullanacağım cümleler Hükümet kanadından farklı bir yanıt alabilir ve ben bunu istemiyorum. Ancak bu Hükümetin, Hablemitoğlu cinayetini bir sorumluluk olarak algıladığını düşünmüyorum. Öncelikle ben bunun karmaşık bir cinayet olduğuna inanmıyorum. Son derece fütursuzca işlenmiş bir cinayetti. Birileri evimizin kapısına kadar hiç uğraşmadan ya da bomba gibi bir mekanizma bile kurmaya gerek görmeden, zaman ayırmadan son derece rahat bir şekilde kotardı bu cinayeti. Ben böyle söyleyince İçişleri Bakanlığı’nın açtığımız davalara verdiği yanıtları da sanki teyit ediyormuşum gibi oluyor aslında. Biz ortada bir siyasi cinayet olduğunu ve Bakanlığın bunda sorumluluğu olduğunu belirterek, bu sorumluluğu almadıkları gerekçesiyle açtık davayı. Ama bize “Hayır. Bu adi ve sıradan bir cinayetti” diye cevap verdiler. Necip Hablemitoğlu bir akademisyendi. 25 yıl üniversitede hizmet vermiş, binlerce öğrenciye devrim tarihini ve Atatürk’ü anlatmış biriydi. Ama İçişleri Bakanlığı bunun adi ve sıradan bir cinayet olduğunu söyledi. Alacak verecek davası mı, namus cinayeti mi? Bu insan gaspçı değil, banka içi boşaltmamış, hırsızlık yapmamış, kimseye zararı dokunmamış. Bu saçma sapan bir şey. Bir yazarın babasının bavulundan çıkanları gördük. Ama benim eşimin iki odayı dolduracak kadar malzemesi var ve bunlardan pek çok şey çıkıyor.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=133747

Tehdit ediliyorum
Soruşturmayla ilgili çaba gösterilmediğini mi düşünüyorsunuz?Bu şartlar altında siz, bugünkü yönetimin bu cinayetle ilgili herhangi bir şey yapabileceğini düşünebilir misiniz? Bakanlık bize böyle bir yanıt veriyor. Ben internette kriminal olayları araştırıyorum. Necip Hablemitoğlu ile ilgili dünya kadar bilgi var. Ben buradan pek çok şey öğrenebiliyorken, bu araştırmayı yürütenler ne yapıyor? Ellerinde bize gelen tehdit mailleri var ama hiçbir şey yapmadılar. Ne bana ne de avukatıma bir bilgi ulaşmadı. Son dönemde ortaya atılan iddialar var. Daha öncesi var. Bunların değerlendirilip değerlendirilmediğini bilmiyorum. Artık sonuca dair hiçbir beklentim yok. Bu ülke örtbas ediyor. Hükümet’in de benim kocamın adını

Eşinizin öldürülmesinin üzerinden geçen 4 yılda neler yaşadınız?
Kendimi çok yaşlı hissediyorum. Ruhum gerçekten yaşlandı. Bu konuda konuşmak öyle zor ki. Bir süre öncesine kadar “mezarlık” kelimesini kullanamıyordum örneğin. “Necip öldü” diyemiyordum. Bu ifade onun ölümünü anlatamayacak kadar basit kalıyordu. Çünkü onun ölümü basit bir ölüm değildi. Kolay bir ölüm değildi. Ben hastalanıp ölmesini tercih ederdim. Ama en azından bu tür bir ölümde sizin acınızı yönetmenizi sağlayacak elinizde kalan bir şeyler oluyor. Onun onurlu yaşamı gibi, ülkesine olan sevgisi gibi...

MİT’le ilişkisi olsaydı bizden gizlemezdi “Bu ülke birbirini sevmeyen insanlarla dolu maalesef. Necip’in konumundaki insanlar üzerinden bir takım pazarlıklar yapılıyor...”

Hablemitoğlu cinayetinin ardından bazı iddialar gündeme geldi. Örneğin MİT Müsteşarlığı için isminin geçtiği yönünde bir iddia vardı. MİT ile ilgili iddiaları mantıklı bulmuyorum. Böyle bir şey olsaydı benden ya da ailesinden gizlemezdi elbette. Bu durumda, yedinci-sekizinci kişilerin nasıl haberi olabilir böyle bir gelişmeden bilemiyorum. Bu ülke birbirini sevmeyen insanlarla dolu maalesef. Necip’in konumundaki insanlar üzerinden bir takım pazarlıklar yapılıyor. Bunun mantıklı olmadığı şuradan belli. Bu hükümette Necip’in MİT müsteşarı olması mantıksız bir şey. Bunun olmayacağını her insan görebilir. Bazı uluslararası örgütlerden çok büyük miktarlarda para alındığı yönünde iddialar da gündeme geldi bir dönem. Uluslararası örgütler, sivil toplum örgütleri için ödenen paralar havalarda uçuşuyor. Türkiye’de euro’lar sivil toplum örgütlerinin başına saçılıyor adeta. Bu da bir kültür oldu bu ülkede. Bunu çok doğal karşılıyor insanlar. ‘İş yaptık karşılığını alıyoruz’ diyorlar. Bize hiçbir örgütten hiçbir şekilde para teklif edilmedi. Necip zaten öyle bir teklifin yapılabileceği, bir adam değildi. Buna kimse cesaret edemezdi çünkü deşifre ederdi. Teklif gelmedi sadece bol bol tehdit geldi.

Bu tehditlerden hiç tedirgin olmadınız mı? Kendisi ne düşünüyordu?
Aslında o kadar ilginç ki o tehditler son bir yılda çok yoğundu. 18 Aralık 2002 tarihine kadar sürdü. Bir gün sokakta adamın birinin Necip’in üzerine arabasını sürdüğünü hatırlıyorum. Adam “Seni Allahsız, kitapsız, nasıl böyle konuşursun?” diye Konur Sokak’ta arabayı üzerine sürmüş. Necip bana anlatırken üzüntüsünü ifade etti. Hem çok şaşırmıştı ve hem de yaşadıklarına inanamamıştı. E-mail ya da cep telefonuna pek çok tehdit mesajı alıyordu. Ama hiçbir şekilde korkan bir insan olmadı.

Necip Hablemitoğlu’nun yayınlanmamış çalışmaları olduğunu dile getiriyorsunuz. Bu eserleri derlemeyi ve okuyucu ile buluşturmayı planlıyor musunuz?
Elbette yapılacak çok şey var. Ama zaman bulamıyorum. Şu ana kadar yayınlanan 10 kitabı var. Çıkardığı dergilerdeki makaleleri toparlayacağız. Bugüne ışık tutan özellikle Türk dünyası ile ilgili makaleler bunlar. Onları hazırlayabileceğim günleri bekliyorum. Ben henüz Necip ile ilgili kurumsal bir yapı oluşturamadım. Benim bundan sonraki amacım bu. Hiçbir iddiası olmayacak bir yapı aslında. Vakıf gibi bir şey düşünmüyorum çünkü bunun için çok büyük destek almak lazım. Kimse destek vermiyor. Ya da sormuyor. Yapmak istediğim şeyin adını koydum ancak maddi imkanlar henüz yeterli değil. Eşimin yayınlarını basan ancak teliflerini ödemeyen iki yayınevi ile çalıştım. Bu çok büyük bir ahlaksızlıktı. Belki bir yayınevi kurup O’nun eserlerini çıkarmak çok daha kolay olacak.
yasba Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 29-04-2007, 21:30   #4
ESTERGON
Moderator
 
ESTERGON's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #47801
Yer: im KALBİN
Mesaj sayısı: 9,821
Karma etkisi: 44090 ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000
Karma: 4407476
Atatürk Çalışmaları Ödülü 6.Oskar ödülü kazanan üyelerimiz. 

Dostum, konu için çok teşekkür ederim.
Ülkenin önemli değerlerinden Abdi İpekçi, Uğur Mumcu gibi katledilmiş insanlar
sayılırken ne hikmetse Hablemitoğlu bir kesim tarafından özellikle ihmal edilir.
Ama onun gibi değerlerimizi, unutmamak unutturmamak zorundayız.
Kolay gelsin,esen kalın.
ESTERGON Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 27-11-2008, 19:29   #5
MarcoS_
Forum Ustası
 
Kayıt Tarihi: May 2006
Üye numarası: #68255
Yer: lavinyanın kalbinden
Mesaj sayısı: 6,129
Karma etkisi: 0 MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000MarcoS_ seviye: 2000
Karma: 254899

hiçbir şey birdenbire olmadı

önce ezanı arapçaya çevirdiler
dinlediniz.

sonra 'siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz' dendi
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=133747
demokrasi sandınız

sonra bir çığ gibi kur'an kursları,
imam hatip okulları açıldı
din dersleri anaysal zorunluluk oldu.
kabullendiniz.

tesettür arttı,cami sayısı okulları geçti,
inanç özgürlüğü saydınız.

giyim kuşama müdahale ettiler,
oruç tutmayanı öldürdüler.
şaşırdınız.

daha sonra bilim adamı ve yazarları vurdular.
milletvekili ve gazetecileri parçaladılar.
şairleri ve dansçıları yaktılar.
kimin yaptığını düşünüp durdunuz.

en sonunda kapınızı çalacaklar,
size kendinizden başka yardım edecek kimse
kalmayacak!

Bazı insanların korkulu rüyası cesur insan. Ruhun tekrar şad olsun...
MarcoS_ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 27-11-2008, 19:33   #6
Selçuk.
Forum Kalfası
 
Selçuk.'s Avatar
 
Kayıt Tarihi: Nov 2007
Üye numarası: #163022
Yer: imiz Burası
Mesaj sayısı: 1,382
Karma etkisi: 9006 Selçuk. seviye: 2000Selçuk. seviye: 2000Selçuk. seviye: 2000Selçuk. seviye: 2000Selçuk. seviye: 2000Selçuk. seviye: 2000Selçuk. seviye: 2000Selçuk. seviye: 2000Selçuk. seviye: 2000Selçuk. seviye: 2000Selçuk. seviye: 2000
Karma: 900000

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi MarcoS_ Mesajı Göster
Bazı insanların korkulu rüyası cesur insan. Ruhun tekrar şad olsun...
Bu dileklere bende katılıyorum. cesur insandı.

konu için teşekkürler yasba
Selçuk. Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 20-12-2009, 13:59   #7
KizilTug
Forum Kalfası
 
KizilTug's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2009
Üye numarası: #325337
Mesaj sayısı: 2,215
Karma etkisi: 8677 KizilTug seviye: 2000KizilTug seviye: 2000KizilTug seviye: 2000KizilTug seviye: 2000KizilTug seviye: 2000KizilTug seviye: 2000KizilTug seviye: 2000KizilTug seviye: 2000KizilTug seviye: 2000KizilTug seviye: 2000KizilTug seviye: 2000
Karma: 867199
1stClass Üye 

Türkler öldürülür ama Türklük asla !

Eşinin bugünlerde yazdığı bir makale

Türkiye’de aydınlatılmayı bekleyen birçok gazeteci ve bilim insanı cinayeti bulunuyor. Bu isimlerden biri de Dr. Necip Hablemitoğlu… 18 Aralık 2002’de gerçekleşen Hablemitoğlu suikastı hala tam anlamıyla aydınlanabilmiş değil...

Eşinin cinayeti üzerinden geçen yedi yıla rağmen olumlu bir adım atılmadığını düşünen Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi.

“Halil Cibran diyor ki; “… şeytan için bir doğru adam, bir milyon görmezden daha büyük bir tasadır.”

Dr. Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002 akşamı evinin önünde arabasından iner inmez canından çok sevdiği, gözünden sakındığı kızlarına ve can yoldaşına son kez sarılma fırsatı bulamadan gözünden ve ensesinden sıkılan iki kuşunla park yerinde öldürüldü. Canına kıyan kahpe ellerdeki kanlar yıkandı, failler ortadan kayboldu.

Necip canımızın Türkiye’deki daha binlerce başka canlar gibi kanı yerde kaldı. Üzerinden 7 koca uzun yıl, 2600 gün geçti. Güneş 2600 kez doğdu, battı, neredeyse 30 mevsim geçti… Bir gözbebeği Hukuk öğrencisi oldu, diğer gözbebeği meslek edineceği sınava hazırlanıyor, kendisini çok seven, portakalçiçeği kokulu hocam diyen gençler, yetişkin olup çoluk çocuğa karıştılar…

Neden öldürüldü ? Düşünelim, hem de öyle uzun uzun değil…
Söylediklerine bakalım;

"Devletin gücünü (polis, adalet, maliye..., ellerinden gelse ordu...) devlet savunucularına karşı kullanma aşamasına gelmiş olan fetullahçıların, operasyonel anlamda kayda değer başarıları olmuştur. Operasyonlarında, amaca ulaşmada her yolu mübah sayan ve her türlü sınır tanımaz Fırsatçılık, Ahlaksızlık, Takiye unsurlarını içeren bir konsept çerçevesinde hareket eden fetullahçı istihbaratçıların kullandıkları yöntemler şöyledir: Telefon dinleme, tehdit, sahte belge üretimi ve montaj,çarpıtılmış bilgiye yönelik kampanyalar, hırsızlık, kundakçılık, şantaj amaçlı kadın pazarlama ve görüntü kaydı, her türlü illegal kayıt kullanımı (böcek, gizli kamera vb) rüşvet, gasp, darp, bilgisayar sahtekarlıkları, ev ve işyeri kurşunlama, emniyeti suistimal, "hakim kiralama" ve diğerleri...."

Köstebek, 5.8.2002.

Başka ne yapmış, 2001 yılında ilk basımı Otopsi yayınlarından yapılan Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası kitabını yazmış. Başına gelmeyen kalmamış. Bizzat bazı devlet temsilcileri dönemin Ankara Üniversitesi Rektörüne giderek atın bu adamı işten demişler. Tehdit edilmiş, hem de ilgili vakıf başkanları tarafından açıkça, pervasızca. Vakıfların Türkiye’de yasa dışı olduklarını kanıtlamış, haklarında dava açılmasını sağlamış, öldürüldükten sonra tanık olarak dinleneceği bu dava reddedilmiş. Vakıflar tam gaz çalışmaya devam etmişler, Türkiye’de legal faaliyetleri sürdürülebilir olsun diye Vakıflar yasası çıkarılmış, vakıflar daha da etkin hale gelmiş, Alman Devleti Türkiye’de Türk Devleti eli ile bir ortaklık üniversitesi kurmaya karar vermiş, maden el değiştirmiş vs. vs. İşte bu kadar… Bir de Necip Hablemitoğlu, çok cesur, gözüpek, vatanperver, yüreği aklı gibi aydınlık, yüzü kadar güzel, mert, ihanet bilmez adam gibi adammış…

Katledilmesi Türkiye’nin alacağı yoldaki engellerin kaldırılması için işaret fişeği olması için gerekliymiş…
Ne dersiniz, haklıyım değil mi? Gerçekten anlaması hiç de zor değil…

Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu”

Necip Hablemitoğlu gelecekte neler olacağını biliyordu, ve aynısıda oldu.. Bunun için öldürüldü...
KizilTug Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Üye Olmadan Yorum Yazmak İçin Tıklayın!
Konudaki toplam yorum: 6, okunma sayısı: 649.
Cevapla





Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Forum Seç


Hacking ve Bilgisayar Güvenliği Öğrenmek İçin!

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 13:25.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Wardom.org



İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Wardom hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.