duymadığımız tarihi gercekler...Çağdaşlaşma Yolunda 1930’lu yılların Türkiyesi’nin Urla gibi bir Ege şehrinde dahi açlıktan insanların öldüğünü... Ortalama bir memurun aylık maaşının 50 lira olduğu bu dönemde, çağdaşlaşma yolunda(!) 75 000 lira gibi
Konu Esc0 tarafından açılmış, 408 kişi tarafından görüntülenip, 9 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
duymadığımız tarihi gercekler... konusundaki toplam yorum: 9, okunma sayısı: 408. |
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972 Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 18856
|
Çağdaşlaşma Yolunda
1930’lu yılların Türkiyesi’nin Urla gibi bir Ege şehrinde dahi açlıktan insanların öldüğünü... Ortalama bir memurun aylık maaşının 50 lira olduğu bu dönemde, çağdaşlaşma yolunda(!) 75 000 lira gibi büyük paralar ödeyerek heykel yaptırdığımızı (1) Kendinizi Türklere Emanet Edin 16. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin gelişme yolu üzerinde direnmiş ve Türk orduları ile savaşa tutuşmuş olmasından dolay Katolik Avrupa tarafından kendisine "Hıristiyanlığın şövalyesi" ünvanı verilen Boğdan Beyi Büyük Stefan’ın ölüm döşeğin de, evlatlarına gayet ibretli bir şekilde: "Belki de yakında himayeye muhtaç olacaksınız Asla Rus’a yanaşmayın. Haindir, sizi yok eder. Fakat kendinizi Türklere emanet edin. Adil ve merhametlidirler" diyerek nasihat ettiğini …(2) Talan Edilen Mirasımız Şanlı Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazinin mübarek anası Hayme Hatunun Domaniç’teki türbesini ulu hakan Abdülhamid Han’ın, ecdadına hürmetinin ifadesi olarak büyük bir itina ile tamir ettirip pencerelerini atlas perdelerle kaplattırdığını ve zeminini de Hereke dokuması muhteşem bir halı ile, döşettiğini . . . Daha sonraları iş başına gelen Halk Partisi döneminde ise o muhteşem halının türbeden gasp edilerek, partinin İnegöl ilçe yöneticilerinin kapılarına paspas yapıldığını ve atlas perdelerinin de kaymakamlık binasında kullanıldığını... (3) Ecdadımızın Silinmez İzleri 1976 yılında Suudi Arabistan’ın Cidde şehrinde, deniz suyunu tatlı suya çeviren bir tesisin açılışından sonra meslektaşları ile sohbete girişen dönemin Türkiye Büyükelçisi Necdet Özmen’in bir ara söze: "Bu Suudi Arabistan’ın ilk tuzdan arıtma tesisidir" diye başlaması üzerine Fransız Büyükelçisinin hayretler içinde kalarak:"No... Sör... Bu Suudi Arabistan’ın ilk tuzdan arıtma tesisi değildir. İlki Osmanlılar’ın 1800.lü yılların sonunda yaptığıdır" diyerek ecdadımızın eşsiz mirasından habersiz yaşayan elçimizi mahcup ettiğini ,,(4) Bitmeyen Osmanlı Sevgisi Balkanlar’dan Orta Doğu’ya kadar büyük bir coğrafyanın 1. Cihan Savaşından sonra elimizden çıkmasına rağmen, o topraklarda yaşayan halkın hala büyük bir hasretle "Osmanlı, Osmanlı " diye sayıkladığını .. Budapeşte’den gelen bir yazarımıza bir Boşnak,ın’. "Madem ki İstanbul’a gidiyorsun Allah aşkına o şehrin toprağını benim için öp Allah benim canımı İstanbul’u görmeden . alması!" dediğini Trablusgarp’daki ihtiyar Cezayirlilerin , boyunlarına muska diye Osmanlı parası taktıklarını…(5) Biliyor muydunuz. Avrupa’da Akıncı Korkusu 1534 yılında Viyana’daki St. Stephen Katedrali’nde. Osmanlı akıncılarının yaklaştığını görüp çan çalarak haber vermekle vazifeli bir memuriyetin ihdas edildiğini ve bu memuriyetin ancak 1956 yılında, Viyana Belediye Meclisince. Artık bir Osmanlı tehlikesi kalmadığından, bu vazifenin lüzumu yoktur" diye bir karar alınarak iptal edildiğini...(6) Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=301799 Cennette Yer Osmanlı Devleti’nin zirvelerde şahlandığı, akıncılarının Avrupa içlerinde at oynattığı bir dönemde. kilisede bir papazın vaaz verirken"Dünya hakimiyetinin Türklere fakat Cennet’in de kendilerine ait olduğunu... " söylemesi üzerine. bu taksime aklı yatmayan cemaatten bazılarının büyük bir ümitsizlik içinde: "Dünyada bizi yurtlarımızdan çıkaran Türkler hiç Cennet’te yer bırakırlar mı?" dediklerini...(7) Batışın Remzi Yükseliş dönemimizin ruhunu yansıtan mütevazı Topkapı Sarayına karşılık, Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=301799 yıkılışımızı remzeden Varsay taklidi Dolmabahçe Sarayının Avrupa’dan borç alınan para ile, 9 ton altın ve 41 ton gümüş kullanılarak inşa edildiğini... (8) Şefzade’nin Dolmabahçe Sefası İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı yaptığı dönemde, oğlu Ömer İnönü nün gerek talebelik gerekse daha sonraki yıllarda koskoca Dolmabahçe Sarayını ikametgah olarak kullanıp, yattığı bir oda için bütün sarayın kaloriferlerini yaktırdığın ve ayrıca bu şefzadenin sarayda kadınlı kızlı gece alemleri düzenlediğini... Bütün bu olanların dönemin Millet Meclisinde ciddi tartışmalara yol açtığını ve o gün mecliste bulunan baba İnönü nün kulaklığı takılı olduğu halde müzakereleri işitmemezlikten geldiğini (9) Ağaca Asılan Zekat Parası Fatih Sultan Mehmet Han devrinde bir Müslümanın. günlerce dolaşıp yıllık zekatını verebileceği fakir birini arayıp bulamadığını Bunun üzerine zekatının tutarı olan parayı bir keseye koyarak Cağaloğlu’ndaki bir ağaca asıp, üzerine de: "Müslüman kardeşim, bütün aramalarıma rağmen memleketimizde zekatımı verecek kimse bulamadım. Eğer muhtaç isen hiç tereddüt etmeden bunu al" diye yazdığını.. Ve bu kesenin üç ay kadar o ağaçta asılı kaldığını (10) Nebiler Sultanı nın Güzellikleri Aşk bahçesinin yanık bülbülü Hazreti Mevlana’nın, Peygamberimiz’in (sav) üstün vasıflarıyla alakalı olarak: Nebiler Sultanı’nın (sav) vasıflarının şerhini. eğer ben devamlı, durmadan söylesem, yüzlerce kıyamet geçer de o yine bitmez. " dediğini... Sahabi efendilerimizden Amr bin As’ın (ra): "Benim gözümde Resulullah’dan (sav)daha sevgili, benim gözümde Ondan daha büyük bir kimse yoktur. Ne var ki, Ona olan tazimimden gözüm doya doya Ona bakamıyordu " dediğini. . . İmam Kurtubi’nin de "Nebiler Nebisi’nin (sav) güzellikleri bize tamamıyla gösterilmemiştir. Gösterilmiş olsaydı, gözlerimiz Ona bakmaya takat getiremezdi " diyerek İki Cihan Saadet Güneş’inin güzelliklerini bir nebzecik olsun Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=301799 anlatmaya çalıştıklarını..(11)Biliyor muydunuz? Osmanlı Arması Merhum Necip Fazıl Kısakürek in 1954 lü yıllarda çıkardığı Büyük Doğu mecmuasının bir sayısının kapağında, Osmanlı arması işlemeli sanat eseri bir kumaş resmini yayınlayınca, "padişahlık propagandası yapmak " gibi saçma bir gerekçe ile derginin o sayısının toplatıldığını ve kendisinin de suçlanarak mahkemeye sevkedildiğini Necip Fazıl’ın mahkemede kendisini suçlayan savcıya gayet ibretli bir şekilde: İçinde adalet işlerine bakılan bu binanın tepesinde aynı Osmanlı arması var Siz de mi padişahlık propagandası yapıyorsunuz?" diye haykırdığını (12) Biliyor muydunuz? |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972 Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 18856
|
Haram Yemeyen Ordu
Osmanlı ordusunun, İslam’ı tek bir bayrak altında toplamak gayesiyle Mısır seferine giderken Gebze yakınlarındaki bağlık-bahçelik bir arazide mola verdiğinde Yavuz Sultan - Selim’in bütün askerlerin heybelerini arattığını ve hiçbirinde meyve cinsinden birşey çıkmaması üzerine ellerini Ulu Dergah kaldırıp : "Allahım, sonsuz şükürler olsun. Bana haram yemeyen bir ordu lutfettin. Eğer askerimin içinde tek bir kişi sahibinden izinsiz bir meyve yeseydi ve ben bunu haber alsaydım Mısır seferinden vazgeçerdim’.’ diyerek Rabbine sonsuz hamd ü senalarda bulunduğunu. ... (51) Ecdadımız Yüz Akımız Altı asır gibi uzun bir süre üç kıtada hükmünü yürüten ecdadımızın medeniyet mirasını inceleyip araştırmadan içte ve dıştaki bazı gafil ve hainlerin ona, "emperyalist" yaftasını yapıştırarak mahkum etmeye çalışmalarına mukabil, Macaristan İlimler Akademisi tarafından ortaya çıkartılıp yayınlanan bir belgede belirtildiğine göre, Osmanlı Devleti’nin Macaristan’da hakim olduğu devirlerde, Macar halkından yılda 7 milyon akçe 21 milyon vergi toplayıp, buna karşılık aynı yıl Macaristan’a 21milyon akçe yatırım yaptığını... (52) Tuz ve Ekmek Hakkı Osmanlı sarayındaki hanedan çocuklarını yetiştirmek üzere"muallime-i selatin-" (sultan hocası) olarak tayin edilen Safiye Hanım’ a padişah Vl. Mehmed Reşad’ın ilk iradesinin: Namaz kılmayanlara, oruç tutmayanlara yedirdiğim tuz ve ekmeği haram ediyorum. Bu iradem hoca hanım tarafından talebe şehzade ve hanım sultanlara söylensin" olduğunu. . .(53) Bir Savaşın Bedeli 1991 yılında meydana gelen Körfez Savaşı’nın bir günlük maliyeti ile 3 milyon çocuğun 2, 7 yıllık süt ihtiyacının karşılanabildiğini... Bu savaşın otuz günlük savaş gideri ile 50 milyon insanın 4 yıllık ekmek ihtiyacının giderilebildiğini... 1 adet Stealth avcı uçağının bedeli ile 13 milyon kitap alına bildiğini . . . Ve 1 adet Patroit füzesi ile 74 milyon adet fidan dikildiğini .. (54) Ne Sen Baki Ne Ben Baki Kanuni Sultan Süleyman’ ın, bir meseleden dolayı dönemin şairi Baki’yi, ``Baki bed - Nef-yi ebed Bursa ya red" diyerek Bursa’ya sürgüne gönderdiğini ve Baki’nin de buna karşılık: "Öldünse ey Baki Değildir cihan mülkü Süleyman’a baki Buna çarkı felek derler Ne sen baki, ne ben baki" diyerek şairane bir şekilde cevap verdiğini . . . (55) Barbar Kim? Bizans’ı kurtarmak üzere İstanbul’a çağrılan Haçlı ordularının Hristiyanlığın mukaddes kilisesi Ayasofyanın tepesinde ki altın haçı sökerek eritip sattıklarını... Yıllar sonra Osmanlı ordusunun İstanbul’un fethi sırasında bir yeniçerinin, fetih hatırası olarak saklamak maksadıyla Ayasofya nın küçük bir çini parçasını Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=301799 koparmak istemesini, Fatih Sultan Mehmed’in "tahribe teşebbüs"le suçlayıp cezalandırdığını... |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972 Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 18856
|
Fatih İle Napolyon Arasındaki Fark
Adı dünya tarihindeki büyük kumandanlar arasında anılan Napolyon Bonapart’a, Saint Helena adasında hapis bulunduğu sırada "Kimler büyük adamdır?" diye sormaları üzerine Bonapart’ın Fatih Sultan Mehmed’den bahsederek: "Büyüklükte ben onun çırağı bile olamam. ’Niçin?’ derseniz, bana pek acı gelen bir gerçeği açıklamam icap eder i o da şudur.. Ben kılıçla fethettiğim yerleri, hayatta iken geri vermiş bir bedbahtım. O ise, fethettiği yerleri nesilden nesile intikal ettirmenin sırrına ermiş bir bahtiyardır" diyerek bir hakikati ortaya koyduğunu...(353) Biliyor muydunuz? Uluğ Bey ve Rasathanesi Büyük İslam astronomu ve devlet adamı Uluğ Bey’ in 11394/1449), Semerkant’da kurmuş olduğu rasathanesinde,yeryüzünün güneş etrafındaki tam devrini yani bir yılı, 365 yeryüzünün güneş gün 6 saat, 9 dakika, 6 saniye olarak hesapladığını... Aradan asırlar geçip 20. yüzyılın en modern cihazları ile yapılan hesaplarla, Uluğ Bey’in hesapları arasında sadece 58 saniye farkın bulunduğunu... (354) Vah Türkistan Rusların Türkistan’ı işgal etmesinden önce, ülkede korkunç bir cehalet ve bağnazlığın hüküm sürdüğünü... Rus saldırganlara karşı ülkesini savunmak için silahlarına sarılanlara karşı : "Elinizdeki silahlar domuzyağı ile yağlanmıştır. İsam’da domuza da domuz yağına da dokunmak haramdır" diye, milletin silahlarını ellerinden atmalarına Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=301799 sebep olacak akıl almaz fetvalar yayınlandığını...(355) Fatin Rüştü Zorlu’nun Fanatizmi 29 Ağustos 1955’de başlayan Kıbrıs Konferansı öncesin de, Ankara’daki İngiliz Büyükelçiliği’nin Londra’ya gönderdiği raporda, Dışişleri Bakanı Fatin Rüşdü Zorlu hakkında: 1910’da doğdu. İnsafsız ve alaycı fakat yetenekli.Türk menfaatlerini korumada fanatizm derecesinde dikkatli. Batıcılık kisvesi altında muhtemelen bir yabancı düşmanı ve inatçı bir müzakereci... " diye yazıldığını... "Türk menfaatlerinin korunmasında fanatizm derecesinde dikkatli..." denilen bu Menderes hükümetinin Dışişleri Bakanı’nı ise bizim, darağacında sallandırarak mükafatlandırdığımızı(!). . .(356) kasırgadan Seher Yeline İtalyan şairi Tasse ’nin, Türkleri tanıdıktan sonra, onlar hakkındaki görüşlerini hayranlık içinde: Deviren, kırıp-döken, silip-süpüren yaman bir kasırgayı seher gibi yumuşatmak mümkün müdür? Korkunç dalgalarını kabarta kabarta yürüyen bir denizi birden sakinleştirmek kabil midir.?Yıldırımı güle çevirmek imkanı var mıdır? İnsanlar bu sorulara ’hayır, hayır’ demekte tereddüt etmez değil mi? Halbuki ben, kasırganın seher yeline,Coşkun denizin sevimli bir göle, yıldırımın güle inkılap ettiğini gördüm. Türkten bahsediyorum. Düşmanına saldırırken amansız bir kasırgaya, korkunç bir denize ve insafsız bır yıldırıma benzeyen Türk, dost yanında ve silahsız kalmış bir düşmanın karşısında bir seher yelidir,bir güldür" diyerek ifade ettiğini.. (357) İslamiyeti Islah Projesi ! 1928 da İstanbul İlahiyat Fakültesi’ne mensup bir heyet tarafından ’İslamiyeti İslah" adı altında bir proje hazırlandığını. . . Bu projenin bazı maddeleri arasında: "İbadetin lisan Türkçe olmalı mabetlerde sıralar elbiselikler tesis edilmeli ve temiz ayakkabı ile girilmeli. Mabedlere musiki aletleri konulmalı. . ." vs. gibi hezeyanlar bulunduğunu.. Heyette oldukları halde bu hıyanet projesine Babanzade Ahmet Naim ile Ferit Kam’ın imza koymadığını... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972 Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 18856
|
Mehmet Akif ve Kalpak
Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ankara’ya çağırıldığını ve orada halledilmesi gereken o kadar önemli mesele varken "kalpak " meselesinin görüşülmesi üzerine iyice canı sıkılan Akif’in: "Ben de bu adamların başımın içine bakacaklarını sanmıştım. Ama onlar tepesine baktılar" diye hayıflandığını. . .(201) Osmanlı’nın Adalet Şemsiyesi Kurtuluş Savaşı’ndan önceki İstanbul’un işgal yılları sırasında, birçok yerli Rum’un taşkınlıklar yaparak Türk düşmanlığını körüklemesine mukabil , İstanbul’da yıllarca Osmanlı’nın adalet şemsiyesi altında huzur içinde hayat sürmüş hakperest bir Rum olan Alerko Mandacı’nın, elinde tesbihi, başında fesi ile dolaşıp : ``Ben bu fesin altında doğdum, bunun altında ölürüm!" diyerek soydaşı diğer Rumlara muhalefet edip onlarla yaka paça mücadele ettiğini . . . (202) Batıda Kilisenin Serveti Bugün Avrupa’da kiliseye kayıtlı olan milyonlarca insanın maaş, ücret veya gelir vergilerinden bir bölümünün kiliseye aidat olarak kesildiğini. . . Bu aidatların 1991 yılı toplamının sadece Almanya’daki karşılığının 15 milyar 700 milyon markı bulduğunu... Ayrıca Almanya’da aynı yıl kiliseden kaydını sildirenlerin sayısının 300.000 kişiyi bulduğunu. (203) Kadının Ruhu Var mı? 16. Yüzyıl Avrupa’sında, kadınların ruhlarının olup olmadığı ve Cennet’e gidip gidemeyecekleri meselesinin Hristiyan çevrelerde durmadan tartışıldığını... Yine o dönemde bir üniversite hocasının, kadınların insan türünden olmadıklarını ispat etmek üzere Latince tezler yazdığını ve o dönemin kraliyet fermanlarında, kadınların dövülme meselesi ile alakalı olarak: "Dövme aletinin ucu keskin demir olmasın ve açılan yara da makul bir cezanın hudutlarını aşmış olmasın" diye hükümler yer aldığını... (204) Zekanın Böylesi Bediüzzaman Hazretleri’nin bir lütf-u İlahi olarak çok zeki bir yaratılışa sahip olduğunu... Bir defasında ikibinbeşyüz alternatifli bir ihtimal hesabını iki saat zarfında zihninden hesap edip çözdüğünü... Yine gençlik yıllarında giriştiği bir münazaradan sonra misafir kaldığı ev Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=301799 sahibine dert yanarak: Acem Ağa, bu adamlar benimle münazaraya girişiyorlar. VAllahi azim ben, yerden ta asumana kadar, buğday taneleri birbirine binip eklenseler, kaç tane edeceğini zihnim de hemen bulabilir çıkartabilirim" dediğini... |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2007
Üye numarası: #106213 Yer: Misin Yemez Misin
Mesaj sayısı: 739
Karma etkisi: 3363
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 335729
|
Çalışmalarının devamını diliyorum, bu konuda cidden sağlam araştırmalar ve veriler sunuyosun. Teşekkürler..
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972 Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 194
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 18856
|
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2008
Üye numarası: #213152 Yer: İstanbul
Mesaj sayısı: 5,668
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1444875
|
atatürk hastayken, ona yalakalık yapacam dien bir takım zihniyetler, daha o tarihte bir yat yaptırdılar atatürk için...
bir kaç sene öncesine kadar "dünyanın en büyük ve pahalı yatı ünvanına sahipti"...düşünün, millet fakirlik ten kırılırken, o dalkavuk takımı bir yata onca parayı verebilmişti...hemde dünyada eşi benzeri olmayan bir yat...ki o yatın adını hepiniz bilirsiniz ![]() sonrada çıkar başbakan ın aldığı uçağa laf atarlar... ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Cool Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2009
Üye numarası: #349908
Mesaj sayısı: 142
Karma etkisi: 256
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 25373
|
Umarım devamı gelir.. Teşekkürler.
![]() |
|
|
|
|
|
#9 | |
|
Cool Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2009
Üye numarası: #349908
Mesaj sayısı: 142
Karma etkisi: 256
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 25373
|
Alıntı:
![]() |
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2006
Üye numarası: #83606
Mesaj sayısı: 1,946
Karma etkisi: 7755
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 774811
|
dogru fakat yanli yazilmis yazilar, neden osmanli donemlerinden mesela lale devrinden falan bahsedilmiyo? ayrica yazilarda ataturk ve doneminin osmanli karsiti ve milletine karsi duyarsiz oldugu temasi islenmis, yazik...
|
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
