Futbol Kulüpler Tarihihttp://2.bp.blogspot.com/_LGgyBjg4j0g/ScAiGAvnPSI/AAAAAAAAANo/iePtInYVuFk/s400/oldfirmsouness.jpg Rangers ise 1989’da Souness’ın daha önce Celtic’te forma giymiş Mo Johnston adlı Katolik oyuncuyu transfer etmesiyle 100 yıl sonra Primrose’un ayrımcılığına son noktayı koymaya çalıştı. Aslında Johnston, Rangers’ta oynayan
Konu SimeVrsaljko tarafından açılmış, 11940 kişi tarafından görüntülenip, 33 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
Futbol Kulüpler Tarihi konusundaki toplam yorum: 33, okunma sayısı: 11940. |
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#31 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #46448 Yer: Boğaziçi Üniversitesi
Mesaj sayısı: 4,186
Karma etkisi: 3284
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 327339
|
![]() Rangers ise 1989’da Souness’ın daha önce Celtic’te forma giymiş Mo Johnston adlı Katolik oyuncuyu transfer etmesiyle 100 yıl sonra Primrose’un ayrımcılığına son noktayı koymaya çalıştı. Aslında Johnston, Rangers’ta oynayan 14. Katolik futbolcuydu ama daha öncekilerin hiçbiri Johnston gibi boynuna haç takacak kadar ayan beyan bir Katolik değildi ve hiçbiri daha önce Celtic formasını giymemişti. Souness, bir anda tüm tabuları yıkmaya çalışırken, farkında olmadan Old Firm’üm makus talihini kökünden değiştirecekti. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=146572 ![]() Mo Johnston’ın golüyle Rangers’ın 1-0 üstünlüğü ile biten ilk Celtic maçı, birçok Rangers’lı için 0-0 bitmişti! Çünkü Johnston bir Katolikti ve daha önce Celtic’in sembol oyuncularından birisiydi. Birçok Rangers’lı bununla da yetinmedi, Ibrox’un önünde “Billy Boys”u söyleyerek kombine biletlerini yaktılar ve asla Johnston’ın attığı golleri golden sayıp sevinmediler. Ama Souness ve yerine göreve getirilen yardımcısı Walter Smith yönetiminde Rangers, Katolik oyuncuları da takımda oynatarak 9 sezon üst üste şampiyon oldu. Hatta sonunda bir Katolik olan Lorenzo Amoruso, Rangers’a kaptan oldu. Aslında yıllar sonra ortaya çıkacağı gibi Souness’ın Ibrox’a transfer ettiği ilk futbolcu olan Terry Butcher zaten Katolikti ve uzun yıllar Rangers’a kaptanlık yapacak ama Mo Johnston olayında yaşananlardan dolayı bu gerçek gizli tutulacaktı. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=146572 1980’lerin ikinci yarısında ve 1990’lı yıllarda İskoçya Ligi’nde, Rangers Katolikleri de oynatmaya başlayıp üst üste 9 kez şampiyon olduğunda bu kez bağnazlık sırası Celtic’e geçmişti. ![]() Rangers’ın ezici üstünlüğünde geçen yıllar, bir kısım Celtic taraftarının da sinirlerini onulmayacak ölçüde bozmuş ve başarısızlıkların ana nedenini takımda yeteri kadar İrlandalı ve Katolik oyuncu olmamasına bağlamaya başlamışlardı. Tam bu sırada 1998 yılında Hollandalı bir Protestan olan Win Jansen teknik direktör olarak Celtic’i şampiyonluğa taşıyacak ve Rangers’ın 10. kez üst üste lig şampiyonu olarak Celtic’in rekorunu kırmasına son anda engel olacaktı. Souness’ın başlattığı “normalleşme” süreci, globalizm futbolu derinden etkiledikçe gelişerek devam etti. Celtic-Rangers rekabeti İskoç ekonomisine yılda 120 Milyon Euro’luk bir katkı sağlarken, Old Firm’ün de anlamı değişmeye başladı. “Katı, sert, değişmez, sabit” anlamına gelen “Firm”ün bir diğer anlamı olan “şirket” yönü öne çıktı. Endüstriyel futbol çağında, Celtic-Rangers rekabeti, tam olarak liberal kapitalizmin kutsallaştırdığı “Serbest rekabet, zenginliği arttırır” hipotezinin en somut örneği. Dünyada aynı anda 80 televizyon kanalı tarafından canlı yayınlanan ve 60 Milyon Dolarlık bir reklam payı olan Old Firm, artık dünyanın en büyük futbol ekonomisi olan İngiltere Ligi’nde yer almak istiyor. Halihazırda İskoçya’da diğer takımların yaklaşık 10 katı bir gelire sahip olan Rangers-Celtic rekabeti, geçtiğimiz yıl, İngiltere ile karşılaştırınca ancak 2. lig düzeyinde olan televizyon ve reklam gelirlerini arttırmak için Premiership’e dahil olmak istediğini açıkladı. Eğer Old Firm, İngiltere’ye ithal olursa bu da İskoçya Ligi’nin ekonomik bağlamda İngiltere 4. ligi seviyesine inmesi anlamına geleceği için İskoçya Federasyonu ve UEFA buna izin vermeyeceklerini açıkladılar. Yine de futbol ekonomisi bağlamında Rangers ve Celtic beraber hareket edecek kadar birbirine eklemlenmiş olsa da tribünler için ezeli düşmanlık kabuk değiştirerek devam ediyor. Her iki takımın yönetimi “mezhepsel düşmanlığı ve siyasi kutuplaşmayı” körükleyen tüm tezarühat ve sembolleri elbirliğiyle yasaklamasına rağmen, Rangers taraftarları Avrupa Kupaları’nda serbest olduğunu iddia ederek “Billy Boys”u söyledikleri için kulüp UEFA’dan ağır bir ceza aldı. Son oynanan Old Firm derbisine, Celtic kalecisi Boruc, Rangers’lı futbolcuların elini sıkmayı reddetti ve zehir zemberek açıklamalar yaptı: “Yenilselerdi hiçbiri de gelip elimi sıkmak istemezdi, yendikleri zaman geldiler çünkü amaçları beni Polonyalı bir Katolik olduğum için aşağılamaktı. Takımlarını da oyuncularını da sevmiyorum” Aynı maçta Dalglish’ten beri futbola en yetenekli İskoç olarak nitelenen Celtic’li Aiden McGeady’nin top her ayağına geldiğinde kıyamet koptu çünkü genç yıldız İskoçya yerine İrlanda Milli Takımı’nda oynamayı seçmişti. Celtic’in Japon yıldızı Nakamura korner atarken, kale arkası tribünündeki Rangers’lıların hepsi kollarını uçak kanadı gibi açarak 2. Dünya Savaşı’nda Japonya’nın İngiliz-Amerikan müttefik uçaklarıyla yerle bir edilmesine gönderme yaptılar. Celtic tribünleri, kulübe yeni başkan olan John Reid’ı Blair hükümetinde Irak’a savaş açan bakanlardan birisi olarak protesto ettiler ve “Savaş Suçlusu, Amerikan uşağı Celtic’e başkan olamaz” pankartı açtılar. Daha da kötüsü Rangers’lıların diline düştüler. Artık post-modern 21. yüzyılda, Old Firm de birçok tarihsel olgu gibi bir dönüşüm süreci yaşıyor. Glasgow’da, kamusal alanda mezhepsel düşmanlık artık çok düşük düzeylerde seyrediyor. Yapılan son anketlerde polis tarafından ayrımcılık % 5, kamu hizmetinde ayrımcılık % 3 düzeylerinde. Ama “mahalle baskısı düzeyinde” her iki kulübün taraftarlarının % 22’si mezhepsel şiddete uğramış oldukları için kendilerini mağdur hissediyorlar. Son olarak 1997’de 16 yaşındayken okula Celtic atkısı ile gittiği için bir Rangers’lı tarafından öldürülen genci anma töreninde her iki takımın taraftarları bir araya gelip “Dinsel Ayrımcılığa Karşı Futbol” örgütünü kurdular ama kısa süre sonra birbirlerini ayrımcılıkla suçlayarak ikiye bölündüler. Celtic’in efsanevi Protestan teknik direktörü Jock Stein’a göre mesele din değil, tam tersine futbol dışında bir dinin olmaması. Glasgow diyanet işleri de aynı görüşte: “Kiliselere devamlılık % 10 düzeyinde, barlara ve Pub’lara ise %90!” Glasgow’lu kadınlara göre de meselenin özünde her ne kadar din olsa da burada söz konusu olan din farklı İncil’lerde yazanlar değil, Rangers ve Celtic’in yarattığı yeni iki dinin savaşı. Bu dinin en büyük vecibesi de alkol! Birçok kadına göre mesele kimin daha iyi oynadığı değil, kimin daha çok içtiği! Hem Rangers’lılar, hem de Celtic’lilerin nazarında Old Firm derbisine içmeyip sadece futbol izlemek için gelenler Allahsız ateistler! 16-26 yaş arasındaki genç taraftarların %90’ı bir kez bile kiliseye gitmemişken en az 11 Celtic-Rangers maçına gitmişler. Büyüdükleri Glasgow’daki okullarda ise “Romeo ve Jülyet” temsillerinde aşıkların bir araya gelmesine izin vermeyen iki düşman aile “Rangers ve Celtic gibi” diye nitelenerek anlatılıyor. Hatta, James McPherson’ın “Romeo ve Jülyet” uyarlamasının son sahnesi şöyle: -Romeo, babam bir Katoliğin asla bizim eve gelemeyeceğini söylüyor. -İyi de ben sadece sana olan aşkıma inanıyorum Jülyet, Tanrı’ya inanmıyorum… Ben ateistim. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=146572 -Zaten o da Katoliklerin dinsiz oldukları ve Celtic’i tuttukları için bizim eve giremeyeceklerini söylüyor. -Ben de zaten asla bir Rangers’lının evine gitmem, merak etmesin! -Ama o zaman haftasonu Londra’ya tatile gittiklerinde sevişemeyiz Romeo… -Hayır sevişebiliriz Jülyet, 2003 UEFA Finali’nde Rangers’lılar bir geceliğine bize karşı Katolik bir takım olan Porto’yu tutmuşlardı. Ben de bir geceliğine senin için bir Protestan’ın evine gelirim bebeğim! Hem Larsson da Protestan’dı! ![]() -son- |
|
|
|
|
|
#32 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2009
Üye numarası: #325139 Yer: bursa
Mesaj sayısı: 485
Karma etkisi: 696
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 69296
|
devam edin
|
|
|
|
|
|
#33 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2009
Üye numarası: #343446 Yer: BURSA
Mesaj sayısı: 179
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 18065
|
güzel olmuş kardeş
|
|
|
|
|
|
#34 |
|
Hızlı Çırak
![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2008
Üye numarası: #244433
Mesaj sayısı: 61
Karma etkisi: 95
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 9145
|
teşekkürler
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| davidbrownfootball |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
