Geçmişten Günümüze Türk Milliyetçiliğinin Gelişim SüreciGEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN TARİHİ GELİŞİM SÜRECİ Milliyetçilik, milletten türetilmiş bir kelimedir. Arapça olan millet kelimesi din topluluğu, manasına gelmektedir. Dilimizde millet nation kelimesine karşılık olarak kullanılmaktadır. Lâtince bir fiil
Konu gokhan32 tarafından açılmış, 429 kişi tarafından görüntülenip, 3 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
Geçmişten Günümüze Türk Milliyetçiliğinin Gelişim Süreci konusundaki toplam yorum: 3, okunma sayısı: 429. |
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2006
Üye numarası: #82725 Yer: paylaşılamayan yalnızlık!!
Mesaj sayısı: 1,632
Karma etkisi: 153
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 14676
|
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN TARİHİ GELİŞİM SÜRECİ
Milliyetçilik, milletten türetilmiş bir kelimedir. Arapça olan millet kelimesi "din topluluğu", manasına gelmektedir. Dilimizde millet "nation" kelimesine karşılık olarak kullanılmaktadır. Lâtince bir fiil olan "nasci" den gelen "nation" aynı yerde doğmuş bir insan topluluğu manasını ifade etmektedir. İngilizcede milliyet anlamına gelen "nationality" kelimesinin varlığı 1691'den itibaren tespit edilmişse de, bunun bugünkü anlamda ilk kullanılışı 19. yüzyılın başlarındadır. Fransızcada da aynı anlama gelen "nationalite" kelimesi ilk defa 1885'te Akademi Sözlüğü'ne girmiştir. Milletin tanımı, tartışmalı bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları'nda milleti "dilce, dince, ahlâkça ve bediiyatça müşterek olan, yani aynı terbiyeyi almış fertlerden mürekkep bulunan bir zümredir" şeklinde tanımlamaktadır. Yusuf Akçura'ya göre ise millet, "ırk ve dilin esasen birliğinden dolayı içtimaî vicdanında birlik hasıl olmuş bir cemiyet-i beşeriye"dir. Sadri Maksudi Arsal'a göre milleti teşkil eden unsurlar şöyle sıralanabilir; "milleti teşkil eden kişilerin bir devlet içinde yaşaması veya yaşamış olması, nüfus, coğrafi alan, bağımsızlık, dil birliği, örf ve âdetler birliği, ortak dinî inançlar, millî seciye, çoğunluğun aynı ırktan olması". Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=147145 Mehmet Gönlübol, milliyetçiliği "millî devletleri siyasî örgütlenmenin ideal birimi olarak kabul eden, milletlerin yaratıcı kültür enerjisinin ve ekonomik refahın kaynağı olduğuna inanan görüşün ve duyuş ve düşünüş havasının geniş halk kitlelerine yayılmış biçimidir" diye tanımlamaktadır. Halk arasında milliyetçilik ile insanın üyesi olduğu millete duyduğu derin bağlılık duyusu anlatılır. Diğer bir ifade ile milliyetçilik, millet olmanın eyleme dönük bilincidir. Seton-Watson'a göre milliyetçiliğin iki esas anlamı vardır. İlk anlamıyla milliyetçilik milletlerin karakterleri, çıkarları, hakları ve görevleri ile ilgili doktrini ifade etmektedir. Diğer anlamıyla milletlerin ileri sürdükleri amaçları ile çıkarlarını ilerletmeyi amaç edinen örgütlenmiş siyasî bir akımdır. Bu akımın gerçekleştirmeyi istediği iki ana amaç bulunmaktadır. Bunlar; milletin hakim olduğu bağımsız bir devletin yaratılması ile millî birliktir. Mehmet Nihat ve Emre Cemiloğlu'na göre "millet ve milliyetçilik, temelde, bir mensubiyet şuurunu ve şuurun icaplarının yerine getirilmesini" ifade eder. Ernest Gellner'e göre "Milliyetçilik en genel ve basit anlamıyla, siyasî birim ile millî birimin çakışmalarını, örtüşmelerini öngören siyasî bir ilkedir". Marksistlere göre ise millet, milliyetçilik ve din, birer sahte bilinçler olup sahici ilişki ve kimlikleri tayin eden sınıf ilişkileridir Millet ve milliyetçilik evrensel değildir ve aşılması gereken geri unsurlardır. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2006
Üye numarası: #82725 Yer: paylaşılamayan yalnızlık!!
Mesaj sayısı: 1,632
Karma etkisi: 153
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 14676
|
Çünkü insanlık tarihi bir ilerleme tarihidir. Burada Marksistler, sınıf ilişkilerinin ve sınıf kimliğinin tek etken olduğunu ve millet ile din kimliklerini yok eden bir mahiyet taşımadığını ileri sürerek ve insanlık tarihinde dinin ve milletin medenileşme hareketlerinde oynadığı rolü göz ardı etmişlerdir. Genellikle milliyetçiliğin ana kavramları, ana vatan ve millî sınır, ana dil ve yazı, din, tarih ve eğitim, ırk ile sınırlandırılmıştır. Bunlar milliyetçiliği şekillendiren millî karakteri oluştururlar. Buna göre her milletin müşterek bir karakteri vardır. Bazıları millî karakteri ırk ve kanın tayin ettiğini belirtmişler; bazıları ise iklimin, siyasî-dinî- sosyal-ekonomik şartlarla değişen âdetlerin millî karakteri tayin ettiğini belirtmişlerdir. Elie Kedourie milliyetçiliği açık ve kapalı olmak üzere iki kısma ayırmıştır. Açık milliyetçilik ırk ve etnik kökeni göz önüne almadan vatandaşlardan meydana gelen siyasal bir toplumu, bir toprak teşkilâtını ifade eder ve idealini gelecekte arar. Kapalı milliyetçilik ise, milletin millî karakteri olan kan ve ırk gibi ortak kökenler ve ana vatanlarında köklü bir şekilde bulunmuş olma gibi konuları işler. Bu şekilde millî karakterin saflığını ileri sürerek bunun yabancı etkiler altında bozulmamasına çalışır ve ideallerini kavmi ve eski geçmiş üzerine kurar. Türkiye'de bu adla anılan bir partinin, Milliyetçi Hareket Partisi'nin kurucusu ve genel başkanı olan Alparslan Türkeş'e göre milliyetçilik "Türk milletini sevmektir. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=147145 Türk milletini sevmek ise, Türk milletinin iyiliğini istemek, onun yüceltilmesi için çalışmak, onun hakkını, hukukunu çiğnetmemek ve milletimizi kısa zamanda dünyanın en çok refaha ermiş, en zengin, en güçlü toplumu hâline getirmek; dağınıklığı gidermek, esaret altında bulunanların esaretten kurtulmasını sağlamaya çalışmak ve Türklerin kendi aralarında sıkı bir sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasî iş birliğinin gelişmesini sağlamak demektir. Türk milliyetçiliğinin ilk izlerini 8. yüzyılın ilk yarısında yazılmış bulunan Orhun Abideleri'nde görmekteyiz. "Türk" adı da yazılı olarak ilk defa bu abidelerde zikredilmektedir. Abidelerde Türk adı, yalnızca Türk kavminin adı değil Türk devletini karşılayan geniş bir deyim olarak kullanılmıştır. Göktürk Hakanı Bilge Kağan, "Çin milletinin sözü tatlı, hediyesi yumuşak imiş, Çin milleti tatlı sözü, yumuşak kumaşıyla Türk milletini kendine yakınlaştırmış, kendine yakınlaşmayanı da öldürmüş. Pek çok Türk milleti bu tatlı sözlere ve yumuşak hediyelere kanarak öldünüz" diye milletini uyarmış; "Türk milletinin adı, sanı yok olmasın diye gece uyumadım, gündüz oturmadım. Tanrı buyurduğu ve bahtlı olduğum için ölecek hâle gelen milleti dirilttim. Aç milleti tok, az milleti çok hâle getirdim" diyerek milleti için çalışmanın gerekliliğini belirtmiş; "Ey Türk, Oğuz Beyler, millet işitin! Yukarıda mavi gök çökmezse, aşağıda yağız yer delinmezse, senin ilini töreni kim bozabilir?... |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2006
Üye numarası: #71884 Yer: bırakıcam bu işleri,gidicem buralardan
Mesaj sayısı: 1,085
Karma etkisi: 83
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 7685
|
bilgilendirdiğin için teşekkürler. bazıları milliyetçiliğin ne olduğunu dahi bilmeden kökten bir karşı çıkıyor...
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Dec 2006
Üye numarası: #101602
Mesaj sayısı: 1,571
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 33363
|
"Türk milletini sevmek ise, Türk milletinin iyiliğini istemek, onun yüceltilmesi için çalışmak, onun hakkını, hukukunu çiğnetmemek ve milletimizi kısa zamanda dünyanın en çok refaha ermiş, en zengin, en güçlü toplumu hâline getirmek; dağınıklığı gidermek, esaret altında bulunanların esaretten kurtulmasını sağlamaya çalışmak ve Türklerin kendi aralarında sıkı bir sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasî iş birliğinin gelişmesini sağlamak demektir."
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=147145 Buradan mhpnin kafatasçı oldugunu nasıl iddaa ediyorlar. Anlamıyorum! Neyse dönelim gerçek kafatasçılarına onların söylemlerine; "Arven ırkının üstünlüğünü, diğer ırklara kabul ettirmek" sözüyle yola çıkan kafatasçı almanlarla, Türk milliyetçileri arasındaki farkı bu sözle anlamaka daha kolay sanırım... Eyvallah gokhan32... |
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
