Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL!


Karşı sistemi kendi makineniniz gibi kullandıran uzaktan yönetim programı.
  • Canlı ekran izleme,vnc ve mouse kontrolü
  • Antiviruslerce %100 tanınmaz, güncelleme garantili
  • Ortam sesi dinleme
  • Webcam izleme
  • Online/offline keylogger
  • Kopyala/Yapıştır, Clipboard Yöneticisi (Canlı)
  • Warlogger desteği
  • Çalıştırma,upload,download,yeniden adlandırma,silme,gizli çalıştırma,thumbnail görüntüleme(indirmeden dosya görme)
  • Registry yöneticisi (tam özellikli)
  • Msn şifrelerini ve geçmişteki tüm adresleri çıkartma
  • Firefox şifrelerini çözme
  • Görev yöneticisi, görev sonlandırma
  • Çalışan programları listeleme
  • Bağlı sistemlerin yaptığı işlemleri tek listede görme!
  • Binder / dosya birleştirici
  • Virus tipinde resource kullanmadan bindleme özelliği
  • Mp3,resim,jpeg,vs her türlü dosya ile birleşip,exploitler ile link üzerinden,htmlden yayılır
  • Keyloggerda dll kullanmadan system hooklarıyla loglama ve tabii dll kullanmadan kimse yapamıyorken %100 sisteme zarar vermeden stabil bütün dünya dillerinde loglama.
Sadece 690 TL! Satın almak için özel mesaj: m3hm3t


Ayrıca, iki farklı üst sürümü var:
Özel Trojan 990 TL: İstediğiniz isimle çalışıp, istediğiniz yere kopyalanır. Bu sayede geç yakalanır
ÖZEL TROJAN+: Görev yöneticisinde, başlangıçta, msconfig'de,hiç bir yerde görünmez; 1490 TL'dir!


Sürümler: 1200 TL: - Kimsenin bulamayacağı şekilde çalışır!> m3hm3t. 1750 TL: %100 gizlidir, bentrojanim.exe olarak çalışsa dahi hiç bir yerde görünmez.

Hadis-i Şerif Deryası

Teşekkürler.
Konu NeCoLaS tarafından açılmış, 4060 kişi tarafından görüntülenip, 92 yanıt almış.

Wardom.Com.TR bir bilgisayar güvenliği sitesidir; hack konuları bilgisayar güvenliğinin ve bilgisinin uç noktaları olduğundan dolayı, kullanıcıları bu konularda bilgilendirmek ve güvenliklerini arttırmak için yazılmaktadır.


Geri Dön   Wardom.Com.TR > Milli ve Dini Unsurlar > Dini Unsurlar > Hadisler
Üye Ol Sözlük Üye Listesi Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Konu Başlıkları: deryasi hadisi serif
Üye Olmadan Yorum Yazmak İçin Tıklayın!
Hadis-i Şerif Deryası konusundaki toplam yorum: 92, okunma sayısı: 4060.
 
Eski 04-01-2010, 22:55   #16
bilme
Daimi Üye
 
Kayıt Tarihi: Dec 2009
Üye numarası: #393908
Mesaj sayısı: 531
Karma etkisi: 55788 bilme seviye: 2000bilme seviye: 2000bilme seviye: 2000bilme seviye: 2000bilme seviye: 2000bilme seviye: 2000bilme seviye: 2000bilme seviye: 2000bilme seviye: 2000bilme seviye: 2000bilme seviye: 2000
Karma: 5578581

Teşekkürler.
bilme Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 06-01-2010, 00:47   #17
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,986
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

25 - Peygamberimiz buyuruyor ki:
وَﻋَﻦْ اَﺑِﻰ ﻣَﺎﻟِﻚٍ اﻟْﺤَﺎرِثِ ﺑْﻦِ ﻋَﺎﺻِﻢٍ اْﻟﺎَﺷْﻌَﺮِىِّ رَﺿِﻰَ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻨْﻪُ ﻗَﺎلَ ﻗَﺎلَ رَﺳُﻮلُ اﻟﻠّٰﻪِ ﺻَﻠَّﻰ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ وَﺳَﻠَّﻢَ اَﻟﻄُّﻬُﻮرُ ﺷَﻄْﺮُ اْﻟﺎِﻳﻤَﺎنِ وَاﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺗَﻤْﻠَﺎُ اﻟْﻤِﻴﺰَانَ وَﺳُﺒْﺤَﺎنَ اﻟﻠّٰﻪِ وَاﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺗَﻤْﻠَﺎنِ اَوْ ﺗَﻤْﻠَﺎُ ﻣَﺎ ﺑَﻴْﻦَ اﻟﺴَّﻤٰﻮَاتِ وَاْﻟﺎَرْضِ وَاﻟﺼَّﻠٰﻮةُ ﻧُﻮرٌ وَاﻟﺼَّﺪَﻗَﺔُ ﺑُﺮْﻫَﺎنٌ وَاﻟﺼَّﺒْﺮُ ﺿِﻴَﺎٓءٌ وَاﻟْﻘُﺮْاٰنُ ﺣُﺡَّﺔٌ ﻟَﻚَ اَوْ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻛُﻞُّ اﻟﻨَّﺎسِ ﻳَﻐْﺪُو ﻓَﻨَﺎٓءِعٌ ﻧَﻔْﺴَﻪُ ﻓَﻤُﻌْﺘِﻘُﻬَﺎ اَوْ ﻣُﻮﺑِﻘُﻬَﺎ رَوَاهُ ﻣُﺴْﻠِﻢٌ
Ebû Mâlik el Haris (R.A.), rivayet etmiştir:
"Temizlik imanın yarısıdır. El-hamdülillah (Allah'a hamd ederim) cümlesi, mizânı doldurur. Sübhânallah ve'l-hamdülillah (Allah'ı tesbih ederim ve Allah'a hamd ederim) cümleleri yeryüzü ile gökyüzü arasını doldururlar. Namaz bir nûrdur; sadaka, burhândır; sabır, ışıktır; Kurân-ı Kerîm senin lehine veya aleyhine delildir. Her insan sabahleyin işine çıktığında kendisini satar; ya kazanır, ya zarar eder."
(O gün iyilik yaparsa kendisini kurtardığı için kazançlı, kötülük yaparsa kendisini helâk ettiği için zararlıdır).
BUHÂRİ VE MÜSLİM

26 - Peygamberimiz buyuruyor ki:
وَﻋَﻦْ أَﺑٖﻰ ﺳَﻌٖﻴﺪٍ ﺳَﻌْﺪِ ﺑْﻦِ ﻣَﺎﻟِﻚِ ﺑْﻦِ ﺳِﻨَﺎنٍ اﻟْﺨُﺪْرِىِّ رَﺿِﻰَ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻨْﻬُﻤَﺎ أَنَّ ﻧَﺎﺳًﺎ ﻣِﻦَ اﻟْﺎَٔﻧْﺼَﺎرِ ﺳَﺎَٔﻟُﻮا رَﺳُﻮلَ اﻟﻠّٰﻪِ ﺻَﻠَّﻰ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ وَﺳَﻠَّﻢَ ﻓَﺎَٔﻋْﻄَﺎﻫُﻢْ ﺛُﻢَّ ﺳَﺎَٔﻟُﻮهُ ﻓَﺎَٔﻋْﻄَﺎﻫُﻢْ ﺣَﺘَّﻰ ﻧَﻔِﺪَ ﻣَﺎ ﻋِﻨْﺪَهُ ﻓَﻘَﺎلَ ﻟَﻬُﻢْ ﺣِﻴﻦَ اَﻧْﻔَﻖَ ﻛُﻞَّ ﺷَﻰْءٍ ﺑِﻴَﺪِهِ ﻣَﺎ ﻳَﻜُﻦْ ﻣِﻦْ ﺧَﻴْﺮٍ ﻓَﻠَﻦْ أَدَّﺧِﺮَهُ ﻋَﻨْﻜُﻢْ وَﻣَﻦْ ﻳَﺴْﺘَﻌْﻔِﻒْ ﻳُﻌِﻔَّﻪُ اﻟﻠّٰﻪُ وَﻣَﻦْ ﻳَﺴْﺘَﻐْﻦِ ﻳُﻐْﻨِﻪِ اﻟﻠّٰﻪُ وَﻣَﻦْ ﻳَﺘَﺼَﺒَّﺮْ ﻳُﺼَﺒِّﺮْهُ اﻟﻠّٰﻪُ وَﻣَﺎ أُﻋْﻄِﻰَ أَﺣَﺪٌ ﻋَﻄَﺎءً ﺧَﻴْﺮًا وَأَوْﺳَﻊَ ﻣِﻦَ اﻟﺼَّﺒْﺮِ ﻣُﺘَّﻔَﻖٌ ﻋَﻠَﻴْﻪ
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333683
Ebû Saîd Sa'd b. Mâlik (R.A.) şöyle demiştir:
Ensâr'dan bir topluluk, Allah'ın Resûlünden mal istediler;
Allah'ın Resûlü de istediklerini verdi. Aynı isteği tekrar ettiler; yine verdi. Sonunda Allah'ın Resûlü'nün yanında bulunan mal tükendi. O zaman o topluluğa şöyle buyurdu:
"Eğer yanımda daha mal olsaydı sizden sakınmazdım. İstemekten çekinenleri Allah temiz kılar; insanlara tenezzül etmeyenleri de zengin eder. Kim sabretmek isterse, Allah ona sabır (gücü) verir. Hiçbir insana sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir şey verilmiş değildir."
BUHÂRİ VE MÜSLİM

27 - Peygamberimiz buyuruyor ki:
وَﻋَﻦْ اَﺑِﻰ ﻳَﺤْﻴٰﻰ ﺻُﻬَﻴْﺐِ ﺑْﻦِ ﺳِﻨَﺎنٍ رَﺿِﻰَ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻨْﻪُ ﻗَﺎلَ ﻗَﺎلَ رَﺳُﻮلُ اﻟﻠّٰﻪِ ﺻَﻠَّﻰ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ وَﺳَﻠَّﻢَ ﻋَﺡَﺒًﺎ ﻟِﺎَﻣْﺮِ اﻟْﻤُﻮْٔﻣِﻦِ اِنَّ اَﻣْﺮَهُ ﻛُﻠَّﻪُ ﻟَﻪُ ﺧَﻴْﺮٌ وَﻟَﻴْﺲَ ذٰﻟِﻚَ ﻟِﺎَﺣَﺪٍ اِﻟَّﺎ ﻟِﻠْﻤُﻮْٔﻣِﻦِ اِنْ اَﺻَﺎﻳَﺘْﻪُ ﺳَﺮَّآءُ ﺷَﻜَﺮَ ﻓَﻜَﺎنَ ﺧَﻴْﺮًا ﻟَﻪُ وَاِنْ اَﺻَﺎﺑَﺘْﻪُ ﺿَﺮَّآءُ ﺻَﺒَﺮَ ﻓَﻜَﺎنَ ﺧَﻴْﺮًا ﻟَﻪُ رَوَاهُ ﻣُﺴْﻠِﻢٌ
Ebu Yahya Suheyb b. Sinan (R.A.) rivayet etmiştir:
"Mü'minin işi hayret edilmeğe lâyıktır; çünkü onun her işi kendisi için hayırlıdır. Bu, sadece mümin için böyledir. Mümin sevinirse (Allah'a) şükreder, bu ise onun için bir hayırdır;belâ ile karşılaşırsa sabreder, bu da onun için bir hayırdır."
MÜSLİM

Kaynak: Riyazü-s Salihin 25.26.27.Hadis
NeCoLaS Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 07-01-2010, 13:54   #18
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,986
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

28 - Peygamberimiz buyuruyor ki:
Râvilerden Enes b. Mâlik (R.A.) şöyle demiştir:
Allah'ın Resûlü'nün hastalığı ilerleyince, Hz. Fatıma(R.A.):
"Vah babacığım üzüntün ne kadar büyük", dedi.
Allah'ın Resûlü
"Bugünden sonra baban için artık üzüntü yoktur," buyurdu.
Allah'ın Resûlü, vefat edince Hz. Fatıma (R.A.):
"Babacığını, Rabbi'nin davetine icâbet etti. Babacığımın varacağı yer Firdevs Cenneti'dir. Babacığım, bundan sonra derdimizi Cebrail'e bildireceğiz" dedi.
Allah'ın Resülü defnedilince de Hz. Fatıma şöyle dedi:
"Allah'ın Resûlü'nün üzerine toprak atarken nasıl ürpermediniz?"
BUHÂRİ
29 - Peygamberimiz buyuruyor ki:
Râvilerden Hârise oğlu Zeyd'in oğlu Üsame (R.A.)şöyle demiştir:
Allah'ın Resûlü'nün kızı babasına şu haberi gönderdi:
"Oğlun ölmek üzeredir, bize kadar geliniz."
Allah'ın Resûlü kızına selâm yolladı ve şöyle buyurdu:
"Veren de, alan da Allah'tır. Allah'ın indinde her şeyin zamanı belirlenmiştir. Bu yüzden sabretsin ve mükafâtını beklesin."
Bunun üzerine Allah'ın Resûlü'nün kızı babasına tekrar şu haberi gönderdi:
"Söz veriyorum; babam mutlaka gelsin"
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333683
Allah'ın Resûlü yanına Sa'd b. Ubâde, Muâz b. Cebel, Übeyy b. Kâ'b. Zeyd b. Sâbit ve daha başkalarını alarak kızının evine gitti Çocuğu Allah'ın Resûlüne verdiler: onu kucağına oturttu. O sırada, Allah'ın Resûlü'nün nefesleri sıklaştı ve gözleri yaşlarla doldu. Bunu gören Sa'd,
"Bu ne hal, ey Allah'ın Resûlü?" dedi. O da şöyle buyurdu:
"Bu bir rahmettir, Allah onu kullarının kalblerine yerleştirmiştir."
Başka bir rivâyet şöyledir:
"Dilediği kullarının kalblerine onu koymuştur; Allah sadece kalblerinde merhamet taşıyan kullara rahmet eder."
BUHÂRİ VE MÜSLİM
30-Peygamberimiz buyuruyor ki:
Suheyb (R.A.) rivayet etmiştir:
"Sizden önce yaşayanlar içinde bir Padişah ve onun bir büyücüsü vardı. Büyücü yaşlanınca padişaha şöyle dedi:
- Ben yaşlandım, bana bir uşak gönder ki ona büyücülük öğreteyim. Padişah da ona bir genç yolladı. Gencin yolu üzerinde bir râhip vardı. Genç râhibin yanına oturup sözlerini dinledi, bu sözler onun hoşuna gitti. Daha sonraları büyücüye her gidişinde râhibe de uğrar ve râhibin yanında otururdu. Genç, büyücünün yanına gittiğinde büyücü, geç kaldın diyerek onu dövüyordu. O da, büyücünün bu davranışını râhibe söyledi. Bunun üzerine râhip şöyle dedi:
- Büyücü seni dövmeğe kalktığında, evden bırakmadılar; Âilen dövmeğe kalktığında da büyücü bırakmadı, dersin.
Durum bu şekilde devam edip giderken, genç bir gün halkın yolunu kesen büyük bir hayvan gördü ve kendine şöyle dedi:
- Büyücünün mü, yoksa râhibin mi daha üstün olduğunu bu olaydan anlayacağım. Yerden bir taş aldı ve:
Allah'ım, râhibin yaptıklarını büyücünün yaptıklarından daha çok seviyorsan bu hayvanın canını al, böylece insanlar yollarına devam edip gitsinler, deyip taşı hayvana attı; onu öldürdü. İnsanlar da yollarına devam edip gittiler. Genç, daha sonra râhibin yanına gelip olayı anlattı. Râhip söyle dedi:,
- Oğlum, bugün sen benden daha üstünsün: Senin için gördüğüm dereceye ulaşmış, sen yakında bir bela ile karşılaşacaksın, başın bir belâya uğradığı zaman. benim bulunduğum yeri kimseye bildirme.
Genç, körleri ve alaca benekleri iyi eder, insanları daha başka hastalıklardan kurtarırdı. O sıralarda Padişahın yakın arkadaşlarından kör olan birisi onun şöhretini duydu ve bir çok hediye alarak gencin yanına gitti.
- Beni hastalığımdan kurtarırsan bu hediyeleri sana vereceğim, dedi. Genç:
- Allah dilemedikçe ben, hiç kimseye şifa veremem; Eğer Allah'a iman getirirsen, ben de dua ederim, O da sana şifa verir, dedi.
Adam Allah'a iman getirdi; Allah'da ona şifa verdi. Daha sonra bu adam Padişah'ın yanına geldi ve eskiden oturduğu gibi onun yanına oturdu. Padişah:
- Gözünü kim iyileştirdi. diye sordu. Adam:
- Rabbim iyileştirdi, diye cevap verdi. Padişah;
- Senin benden başka bir rabbin var mı?, diye sordu. Adam:
- Benim de, senin de Rabbimiz Allah'dır, dedi. Bu cevap üzerine padişah o adamı yakalattı ve durmadan işkence ettirdi. Sonunda adam Gencin bulunduğu yeri söyledi.
Genç getirildi. Padişah ona şöyle dedi:
- Oğlum, körleri, alaca benekleri iyi ediyor ve su, şu işleri yapıyormuşsun." Genç şöyle dedi:
- Ben hiç kimseye şifa veremem, onu sâdece Allah verir. Bu cevap üzerine Padişah onu da yakalattı ve durmadan işkence ettirdi. Sonunda genç, rahibin bulunduğu yeri söyledi. Derhal râhip getirildi ve;
- Dinden dön denildi; fakat râhip dininden dönmedi. Bunun üzerine padişah bir testere getirtti ve râhibin başının tam orta yerine koyup onu ikiye böldü. Her parçası bir yana düştü. Sonra padişahın yakın arkadaşı çağırıldı, ona da;
- Dininden dön, denildi, fakat o da dininden dönmedi. Bunun üzerine onun başı da testere ile ikiye bölündü, her parçası bir yana düştü. En sonunda genç çağrıldı ve ona da;
- Dininden dön; denildi, ancak o da dininden dönmedi. Bunun üzerine Padişah onu arkadaşlarından birkaçının yanına verdi ve onlara şöyle dedi:
- Bunu falan dağa götürüp tepesine çıkarınız, orada dininden dönerse kurtulur, dönmezse dağın tepesinden aşağı atınız.
Padişahın yakın arkadaşları, genci dağın tepesine çıkardılar. Genç:
"Allah'ım beni bunlardan kurtar, diye dua etti. Dağ sarsıldı, onlar da aşağı yuvarlandılar. Genç, Padişahın yanına geldi. Padişah ona;
- Arkadaşların nerede? diye sordu. Genç;
- Allah beni onlardan kurtardı, diye cevap verdi. Gencin bu cevabı üzerine Padişah onu, arkadaşlarından bir kaçına verdi ve onlara şöyle dedi:
- Bunu Karkur adındaki gemiye bindirip deniz ortasına götürünüz, orada dininden dönerse kurtulur, dönmezse denize bırakınız.
Padişahın arkadaşları öyle yaptılar. Genç, deniz ortasında Allah'a dua etti:
- Allah'ım, beni bunlardan kurtar!. Bu dua üzerine gemi onlarla birlikte devrilip battı onlar boğuldular. Genç, Padişah'ın yanına geldi. Padişah ona:
- Arkadaşların nerede? diye sordu. Genç:
- Allah beni onlardan kurtardı, diye cevap verdi ve şu cümleyi de ekledi:
- Benim söyleyeceğim işi yapmadıkça beni öldüremezsin. Padişah:
- Ne söyleyeceksin? dedi. Genç,
"İnsanları büyük bir meydana topla. Beni de hurma ağacına bağla. Sonra oklarından birini al, yayın tam ortasına yerleştir. Daha sonra da,
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333683
- Gencin Rabbi olan Allah'ın adı ile, de ve oku at, ancak böyle yaparsan beni öldürebilirsin, dedi.
Padişah gencin dediği gibi yaptı, onu da bir hurma ağacına bağladı ve gencin oklarından birim aldı. Oku yayın tam ortasına yerleştirdi.
"Gencin Rabbi olan Allah'ın adıyla" deyip oku attı. Ok, gencin şakağına saplandı. elini şakağına götürdü ve öldü. Bunu gören halk,
- Gencin Rahbine iman ettik dediler. Bunun üzerine padişaha şöyle dediler:
- Gördün mü? İşte korktuğun şey başına geldi, halk onun Rabbına iman etti. Bu olay üzerine padişah, sokak başlarına içleri ateş dolu hendekler kazılmasını emretti ve:
- Yeni dinden dönmeyenleri zorla ateşe atın. dedi. Dediği gibi yapıldı. En sonunda kucağında çocuk olan bir kadın geldi. Kadın duraklar gibi olunca kucağındaki yavru şöyle dedi:
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333683
- Anneciğim sabredip dişini sık, çünkü sen hak yoldasın..."
MÜSLİM

Kaynak: Riyazü-s Salihin 28.29.30.Hadis
NeCoLaS Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 09-01-2010, 12:35   #19
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,986
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

31 - Peygamberimiz buyuruyor ki:
وَﻋَﻦْ أَﻧَﺲٍ رَﺿِﻰَ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻨْﻪُ ﻗَﺎلَ ﻣَﺮَّ اﻟﻨَّﺒِﻰُّ ﺻَﻠَّﻰ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ وَﺳَﻠَّﻢَ ﻋَﻠَﻰ اﻣْﺮَأَةٍ ﺗَﺒْﻜٖﻰ ﻋِﻨْﺪَ ﻗَﺒْﺮٍ ﻓَﻘَﺎلَ اﺗَّﻘِﻰ اﻟﻠّٰﻪَ وَاﺻْﺒِﺮٖى ﻓَﻘَﺎﻟَﺖْ إِﻟَﻴْﻚَ ﻋَﻨِّﻰ ﻓَﺎِٕﻧَّﻚَ ﻟَﻢْ ﺗُﺼَﺐْ ﺑِﻤُﺼٖﻴﺒَﺘٖﻰ وَﻟَﻢْ ﺗَﻌْﺮِﻓْﻪُ ﻓَﻘٖﻴﻞَ ﻟَﻬَﺎ إِﻧَّﻪُ اﻟﻨَّﺒِﻰُّ ﺻَﻠَّﻰ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ وَﺳَﻠَّﻢَ ﻓَﺎَٔﺗَﺖْ ﺑَﺎبَ اﻟﻨَّﺒِﻰِّ ﺻَﻠَّﻰ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ وَﺳَﻠَّﻢَ ﻓَﻠَﻢْ ﺗَﺡِﺪْ ﻋِﻨْﺪَهُ ﺑَﻮَّاﺑٖﻴﻦَ ﻓَﻘَﺎﻟَﺖْ ﻟَﻢْ أَﻋْﺮِﻓْﻚَ ﻓَﻘَﺎلَ إِﻧَّﻤَﺎ اﻟﺼَّﺒْﺮُ ﻋِﻨْﺪَ اﻟﺼَّﺪْﻣَﺔِ اْﻟﺎُٔوﻟَﻰ ﻣُﺘَّﻔَﻖٌ ﻋَﻠَﻴْﻪِ
وَﻓِﻰ رِوَاﻳَﺔٍ ﻟِﻤُﺴْﻠِﻢٍ ﺗَﺒْﻜِﻰ ﻋَﻠَﻰ ﺻَﺒِﻰٍّ ﻟَﻬَﺎ

Râvilerden Enes (R.A.) şöyle demiştir:
Allah'ın Resûlü bir kabrin başında ağlayan bir kadının yanından geçiyordu kadına;
"Allah'tan kork ve sabret." dedi. Kadın,
"Sen yoluna devam et çünkü benim başıma gelen belâ senin başına gelmemiştir," dedi. Allah'ın Resûlünü tanıyamamıştı. Kadına, sabır tavsiye edenin Allah'ın Resûlü olduğunu bildirdiler. Bunu öğrenen kadın hemen onun kapısına geldi, kapıda nöbetçilerin bulunmadığını görünce:
"Seni tanıyamadım," diyerek özür diledi. Bunun üzerine Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:
"Gerçek sabır belânın İlk anında gösterilendir."
BUHÂRİ VE MÜSLİM

32 - Peygamberimiz buyuruyor ki:
وَﻋَﻦْ أَﺑٖﻰ ﻫُﺮَﻳْﺮَةَ رَﺿِﻰَ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻨْﻪُ اَنَّ رَﺳُﻮلَ اﻟﻠّٰﻪِ ﺻَﻠَّﻰ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ وَﺳَﻠَّﻢَ ﻗَﺎلَ ﻳَﻘُﻮلُ اﻟﻠّٰﻪُ ﺗَﻌَﺎﻟَﻰ ﻣَﺎ ﻟِﻌَﺒْﺪِى اﻟْﻤُﻮْٔﻣِﻦِ ﻋِﻨْﺪٖى ﺟَﺰَآءٌ إِذَا ﻗَﺒَﻀْﺖُ ﺻَﻔِﻴَّﻪُ ﻣِﻦْ أَﻫْﻞِ اﻟﺪُّﻧْﻴَﺎ ﺛُﻢَّ اﺣْﺘَﺴَﺒَﻪُ إِﻟَّﺎ اﻟْﺡَﻨَّﺔَُ رَوَاهُ اﻟْﺒُﺨَﺎرِىُّ
Ebû Hüreyre (R.A.). rivayet etmiştir:
"Allah; "bir mümin kulumun dünyada sevdiği bir kişiyi aldığım zaman o mümin kulum sabredip. Benden mükafat beklerse gideceği yer cennettir buyurdu.."

33 - Peygamberimiz buyuruyor ki:
وَﻋَﻦْ ﻋَﺎءِﺷَﺔَ رَﺿِﻰَ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻨْﻬَﺎ اَﻧَّﻬَﺎ ﺳَﺎَٔﻟْﺖُ رَﺳُﻮلَ اﻟﻠّٰﻪِ ﺻَﻠَّﻰ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ وَﺳَﻠَّﻢَ ﻋَﻦِ اﻟﻄَّﺎﻋُﻮنِ ﻓَﺎَٔﺧْﺒَﺮَﻫَﺎ أَﻧَّﻪُ ﻛَﺎنَ ﻋَﺬَاﺑًﺎ ﻳَﺒْﻌَﺜُﻪُ اﻟﻠّٰﻪُ ﻧَﻌَﺎﻟٰﻰ ﻋَﻠَﻰ ﻣَﻦْ ﻳَﺸَﺎءُ ﻓَﺡَﻌَﻠَﻪُ اﻟﻠّٰﻪُ ﺗَﻌَﺎﻟَﻰ رَﺣْﻤَﺔً ﻟِﻠْﻤُﻮْٔﻣِﻨٖﻴﻦَ ﻓَﻠَﻴْﺲَ ﻣِﻦْ ﻋَﺒْﺪٍ ﻳَﻘَﻊُ ﻓِﻰ اﻟﻄَّﺎﻋُﻮنِ ﻓَﻴَﻤْﻜُﺚُ ﻓٖﻰ ﺑَﻠَﺪِهٖ ﺻَﺎﺑِﺮًا ﻣُﺤْﺘَﺴِﺒًﺎ ﻳَﻌْﻠَﻢُ أَﻧَّﻪُ ﻟَﺎ ﻳُﺼٖﻴﺒُﻪُ إِﻟَّﺎ ﻣَﺎ ﻛَﺘَﺐَ اﻟﻠّٰﻪُ ﻟَﻪُ إِﻟَّﺎ ﻛَﺎنَ ﻟَﻪُ ﻣِﺜْﻞُ أَﺟْﺮِ اﻟﺸَّﻬٖﻴﺪٍ رَوَاهُ اﻟْﺒُﺨَﺎرِىُّ
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333683
Hz. Aişe (R.A.), Allah'ın Resûlüne tâûnu sordu. Allah'ın Resûlü de şöyle haber verdi:
"Tâûn bir azap idi. Allah onu dilediği kavme gönderiyordu. Allah tâûnu müminlere rahmet kıldı. Tâûna yakalandığında sabredip, başına Allah'ın yazdığının dışında bir şey gelmeyeceğini bilerek (her türlü tedbire baş vurmak şartıyla) yerinde duran kimse, (öldüğü takdirde) şehid sevabına kavuşur."
BUHÂRİ

Kaynak: Riyazü-s Salihin 31.32.33.Hadis
NeCoLaS Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 10-01-2010, 02:58   #20
Reset
Forum Kalfası
 
Reset's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Apr 2005
Üye numarası: #14278
Mesaj sayısı: 905
Karma etkisi: 1333 Reset seviye: 2000Reset seviye: 2000Reset seviye: 2000Reset seviye: 2000Reset seviye: 2000Reset seviye: 2000Reset seviye: 2000Reset seviye: 2000Reset seviye: 2000Reset seviye: 2000Reset seviye: 2000
Karma: 132628

necolas tşkler
cok guzel hadisler
Reset Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 11-01-2010, 09:11   #21
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,986
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

34 - Peygamberimiz buyuruyor ki:
وَﻋَﻦْ أَﻧَﺲٍ رَﺿِﻰَ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻨْﻪُ ﻗَﺎلَ ﺳَﻤِﻌْﺖُ رَﺳُﻮلَ اﻟﻠّٰﻪِ ﺻَﻠَّﻰ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ وَﺳَﻠَّﻢَ ﻳَﻘُﻮلُ إِنَّ اﻟﻠّٰﻪَ ﻋَﺰَّ وَﺟَﻞَّ ﻗَﺎلَ إِذَا اﺑْﺘَﻠَﻴْﺖُ ﻋَﺒْﺪٖى ﺑِﺤَﺒٖﻴﺒَﺘَﻴْﻪِ ﻓَﺼَﺒَﺮَ ﻋَﻮَّﺿْﺘُﻪُ ﻣِﻨْﻬُﻤَﺎ اﻟْﺡَﻨَّﺔَ ﻳُﺮٖﻳﺪُ ﻋَﻴْﻨَﻴْﻪِ رَوَاهُ اﻟْﺒُﺨَﺎرِىُّ
Enes (R.A.) rivayet etmiştir:
Allah buyuruyor ki: "Bir kuluma gözlerinden mahrum olmak belâsını verdiğimde eğer sabrederse, gözlerinin karşılığı olarak onu Cennet'e gönderirim."
BUHÂRİ

35 - Peygamberimiz buyuruyor ki:
وَﻋَﻦْ ﻋَﻄَﺎءِ ﺑْﻦِ اَﺑِﻰ رَﺑَﺎحٍ ﻗَﺎلَ ﻗَﺎلَ ﻟِﻰ اﺑْﻦُ ﻋَﺒَّﺎسٍٍ رَﺿِﻰَ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻨْﻬُﻤَﺎ اَﻟَﺎ اُرِﻳﻚَ اﻣْﺮَاَةً ﻣِﻦْ أَﻫْﻞِ اﻟْﺡَﻨَّﺔِ ﻓَﻘُﻠْﺖُ ﺑَﻠٰﻰ ﻗَﺎلَ ﻫٰﺬِهِ اﻟْﻤَﺮْأَةُ اﻟﺴَّﻮْدَاءُ أَﺗَﺖِ اﻟﻨَّﺒِﻰَّ ﺻَﻠَّﻰ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ وَﺳَﻠَّﻢَ ﻓَﻘَﺎﻟَﺖْ إِﻧِّﻰ أُﺻْﺮَعُ وَإِﻧِّﻰ أَﺗَﻜَﺸَّﻒُ ﻓَﺎدْعُ اﻟﻠّٰﻪَ ﺗَﻌَﺎﻟَﻰ ﻟٖﻰ ﻗَﺎلَ إِنْ ﺷِﺌْﺖِ ﺻَﺒَﺮْتِ وَﻟَﻚِ اﻟْﺡَﻨَّﺔُ وَإِنْ ﺷِﺌْﺖِ دَﻋَﻮْتُ اﻟﻠّٰﻪَ ﺗَﻌَﺎﻟَﻰ أَنْ ﻳُﻌَﺎﻓِﻴَﻚِ ﻓَﻘَﺎﻟَﺖْ إِﻧِّﻰ أَﺻْﺒِﺮُ ﻓَﻘَﺎﻟَﺖْ إِﻧِّﻰ أَﺗَﻜَﺸَّﻒُ ﻓَﺎدْعُ اﻟﻠّٰﻪَ أَنْ ﻟَﺎ أَﺗَﻜَﺸَّﻒَ ﻓَﺪَﻋَﺎ ﻟَﻬَﺎ ﻣُﺘَّﻔَﻖٌ ﻋَﻠَﻴْﻪِ
Râvilerden Atâ b. Ebî Rebâh, İbn-i Abbâs (R.A.)ın kendisine şöyle dediğini bildirmiştir:
"Sana Cennet ehlinden olan bir kadını göstereyim mi?" Ben de;
"Evet, göster," dedim. İbn-i Abbas (R.A.):
"İşte şu siyah kadın, O, Allah'ın Resûlüne geldi ve şöyle dedi:
"Sara'ya tutuluyorum, o zaman vücûdum açılıyor, Allah'a benim için dua ediniz." Bunun üzerine Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:
"Dilersen sabreder ve Cennetlik olursun; dilersen sana şifa vermesi için Allah'a dua ederim." O zaman kadın şöyle dedi:
"Öyleyse sabredeceğini; fakat vücudum açılıyor, vücudumun açılmaması için dua ediniz."
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333683
Allah'ın Resûlü de onun için dua etti.
BUHÂRİ VE MÜSLİM

36 - Peygamberimiz buyuruyor ki:
وَﻋَﻦْ اَﺑِﻰ ﻋَﺒْﺪِ اﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﻋَﺒْﺪِ اﻟﻠّٰﻪِ ﺑْﻦِ ﻣَﺴْﻌُﻮدٍ رَﺿِﻰَ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻨْﻪُ ﻗَﺎلَ ﻛَﺎَﻧِّﻰ اَﻧْﻈُﺮُ اِﻟَﻰ رَﺳُﻮلِ اﻟﻠّٰﻪِ ﺻَﻠَّﻰ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ وَﺳَﻠَّﻢَ ﻳَﺤْﻜِﻰ ﻧَﺒِﻴًّﺎ ﻣِﻦَ اْﻟﺎَﻧْﺒِﻴَﺎءِ ﺻَﻠَﻮَاتُ اﻟﻠّٰﻪِ وَﺳَﻠَﺎﻣُﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﺿَﺮَﺑَﻪُ ﻗَﻮْﻣُﻪُ ﻓَﺎَدْﻣَﻮْهُ وَﻫُﻮَ ﻳَﻤْﺴَﺢُ اﻟﺪَّمَ ﻋَﻦْ وَﺟْﻬِﻪِ وَﻫُﻮَ ﻳَﻘُﻮلُ اﻟﻠّٰﻬُﻢَّ اﻏْﻔِﺮْ ﻟِﻘَﻮْﻣِﻰ ﻓَﺎِﻧَّﻬُﻢْ ﻟَﺎ ﻳَﻌْﻠَﻤُﻮنَ ﻣُﺘَّﻔَﻖٌ ﻋَﻠَﻴْﻪِ
Râvilerden Ebû Abdurrahman Abdullah b.Mesûd (R.A.), şöyle demiştir:
Allah'ın Resûlü, Peygamberlerden birisini anlatırken dikkatle dinliyordum. Kavmi onu dövmüş ve yüzünü kanatmışlardı. Peygamber yüzündeki kanı siliyorken şöyle diyordu:
"Allah'ım, kavmimi bağışla: çünkü onlar bilmiyorlar."
BUHÂRİ VE MÜSLİM

Kaynak: Riyazü-s Salihin 34.35.36.Hadis
NeCoLaS Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 13-01-2010, 00:12   #22
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,986
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

37 - Peygamberimiz buyuruyor ki:
وَﻋَﻦْ أَﺑٖﻰ ﺳَﻌٖﻴﺪٍ وَأَﺑٖﻰ ﻫَﺮَﻳْﺮَةَ رَﺿِﻰَ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻨْﻬُﻤَﺎ ﻋَﻦِ اﻟﻨَّﺒِﻰِّ ﺻَﻠَّﻰ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ وَﺳَﻠَّﻢَ ﻗَﺎلَ ﻣَﺎ ﻳُﺼٖﻴﺐُ اﻟْﻤُﺴْﻠِﻢَ ﻣِﻦْ ﻧَﺼَﺐٍ وَﻟَﺎ وَﺻَﺐٍ وَﻟَﺎ ﻫَﻢٍّ وَﻟَﺎ ﺣَﺰَنٍ وَﻟَﺎ أَذًى وَﻟَﺎ ﻏَﻢٍّ ﺣَﺘَّﻰ اﻟﺸَّﻮْﻛَﺔُِ ﻳُﺸَﺎﻛُﻬَﺎ إِﻟَّﺎ ﻛَﻔَّﺮَ اﻟﻠّٰﻪُ ﺑِﻬَﺎ ﻣِﻦْ ﺧَﻄَﺎﻳَﺎهُ ﻣُﺘَّﻔَﻖٌ ﻋَﻠَﻴْﻪِ
Ebû Said ve Ebû Hüreyre (R.A.), rivayet etmişler:
"Bir Müslümanın başına bitkinlik, hastalık düşünce, keder, acı ve üzüntüden, diken batmasına varıncaya kadar, her ne gelirse, Allah bütün bunları, O Müslümanın hatalarına karşılık sayar."
BUHÂRİ VE MÜSLİM

38 - Peygamberimiz buyuruyor ki:
وَﻋَﻦِ اﺑْﻦِ ﻣَﺴْﻌُﻮدٍ رَﺿِﻰَ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻨْﻪُ ﻗَﺎلَ دَﺧَﻠْﺖُ ﻋَﻠَﻰ اﻟﻨَّﺒِﻰِّ ﺻَﻠَّﻰ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ وَﺳَﻠَّﻢَ وَﻫُﻮَ ﻳُﻮﻋَﻚُ ﻓَﻘُﻠْﺖُ ﻳَﺎ رَﺳُﻮلَ اﻟﻠّٰﻪِ اِﻧَّﻚَ ﺗُﻮﻋَﻚُ وَﻋْﻜًﺎ ﺷَﺪِﻳﺪًا ﻗَﺎلَ اَﺟَﻞْ اِﻧِّﻰ اُوﻋَﻚُ ﻛَﻤَﺎ ﻳُﻮﻋَﻚُ رَﺟُﻠَﺎنِ ﻣِﻨْﻜُﻢْ ﻗُﻠْﺖُ ذٰﻟِﻚَ اَنَّ ﻟَﻚَ اَﺟْﺮَﻳْﻦِ ﻗَﺎلَ اَﺟَﻞْ ذٰﻟِﻚَ ﻛَﺬٰﻟِﻚَ ﻣَﺎ ﻣِﻦْ ﻣُﺴْﻠِﻢٍ ﻳُﺼِﻴﺒُﻪُ اَذًى ﺷَﻮْﻛَﺔٌ ﻓَﻤَﺎ ﻓَﻮْﻗَﻬَﺎ اِﻟَّﺎ ﻛَﻔَّﺮَ اﻟﻠّٰﻪُ ﺑِﻬَﺎ ﺳَﻴِّﺌَﺎﺗِﻪِ وَﺣُﻄَّﺖْ ﻋَﻨْﻪُ ذُﻧُﻮﺑُﻪُ ﻛَﻤَﺎ ﺗَﺤُﻂُّ اﻟﺸَّﺡَﺮَةُ وَرَﻗَﻬَﺎ ﻣُﺘَّﻔَﻖٌ ﻋَﻠَﻴْﻪِ
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333683
Râvîlerden İbn-i Mesûd (R.A.), şöyle demiştir:
Allah'ın Resûlü'nün yanına girdim, sıtmaya tutulmuştu. "Ey Allah'ın Resûlü, sıtmadan çok zahmet çekiyorsunuz," dedim.
"Evet, sizden iki adamın çekebileceği kadar zahmet çekiyorum," dedi. Ben,
"Size iki kat sevap verileceği için mi?" diye sordum. Bunun üzerine şöyle buyurdu:
"Evet, onun için. Bir Müslüman bir dikenin veya ondan daha büyüğünün acısına sabrederse Allah bu yüzden onun kötülüklerini bağışlar. Ağacın yaprakları nasıl dökülürse onun günahları da öyle dökülür."
BUHÂRİ VE MÜSLİM

39 - Peygamberimiz buyuruyor ki:
وَﻋَﻦْ اَﺑِﻰ ﻫُﺮَﻳْﺮَةَ رَﺿِﻰَ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻨْﻪُ ﻗَﺎلَ ﻗَﺎلَ رَﺳُﻮلُ اﻟﻠّٰﻪِ ﺻَﻠَّﻰ اﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ وَﺳَﻠَّﻢَ ﻣَﻦْ ﻳُﺮِدِ اﻟﻠّٰﻪُ ﺑِﻪِ ﺧَﻴْﺮًا ﻳُﺼِﺐْ ﻣِﻨْﻪُ رَوَاهُ اﻟْﺒُﺨَﺎرِىُّ
Ebû Hüreyre (R.A.), rivayet etmiştir: ' "Allah kime hayır dilerse, (İlâhi adalet gereğince günahlarının bağışlanması için) onu bir musîbete maruz kılar."
BUHARİ

Kaynak: Riyazü-s Salihin 37.38.39.Hadis
NeCoLaS Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 13-01-2010, 00:26   #23
nfs23
Banned
 
Kayıt Tarihi: Jan 2010
Üye numarası: #409795
Mesaj sayısı: 78
Karma etkisi: 0 nfs23 seviye: 2000nfs23 seviye: 2000nfs23 seviye: 2000nfs23 seviye: 2000nfs23 seviye: 2000nfs23 seviye: 2000nfs23 seviye: 2000nfs23 seviye: 2000nfs23 seviye: 2000nfs23 seviye: 2000nfs23 seviye: 2000
Karma: 75638

Saolun Allah cümlemizden Razı olsun Amin.
nfs23 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 15-01-2010, 23:56   #24
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,986
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

40 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Enes b. Malik (R.A.), rivayet etmiştir:
"Başına gelen bir belâdan ötürü içinizden kimse ölmeyi arzu etmesin. Bunu mutlaka yapmak zorunda kalırsa şöyle desin:
- Allah'ım, benim için yaşamak hayırlı ise beni yaşat, benim için ölmek hayırlı ise beni öldür.."
BUHÂRİ VE MÜSLİM

41 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Râvîlerden Ebû Abdullah Habbâb b. el-eret (R.A.), şöyle demiştir:
Allah'ın Resûlü, Kâbe'nin gölgesinde hırkasına dayanmış duruyordu. Kendisine hâlimizden şikâyette bulunarak şöyle dedik:
"Bizim için Allah'tan yardım istemez misiniz? Bizim için Allah'a dua etmez misiniz? Bu dileğimiz karşısında Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:
"Sizden önce bir mümin adam yakalanır, dininden dönmesi için kazılan bir çukura atılır, testere ile baştan başa kesilerek vücûdu ikiye ayrılır, sonra da demir taraklarla etleri ve kemikleri taranırdı da, yine dininden dönmezdi. Allah'a yemin ederim ki, Allah bu dini tamamlayacaktır. (O zaman) atlı bir kimse San'a'dan Hadramevt'e kadar Allah'tan ve koyunlarına kurdun saldırmasından başka hiç bir şeyden korkmayacaktır, lâkin siz sabırsızlık gösteriyorsunuz."
Başka bir rivâyet şöyledir:
Allah'ın Resûlü, hırkasına dayanmıştı. Biz, müşriklerden çok zorluk çekiyorduk.


42 - Peygamberimiz buyuruyor ki:


Râvilerden İbn-i Mesûd (R.A.), şöyle demiştir:
Allah'ın Resûlü, Huneyn gününde ganimeti bölüştürürken bâzı kimselere fazla ikramda bulundu. Akra' b. Hübis'e yüz deve Uyeyne b. Hısn'a da o kadar verdi. Bâzı Arab ileri gelenlerine de aynı şekilde davrandı. Böylelikle o gün bâzılarını üstün tuttu. Bunu gören bir adam,
"Allah'a yemin ederim ki. bu bölüştürmede adalet yoktur, bunda Allah'ın rızası gözetilmemiştir," dedi. Ben de;
"Allah'a yemin ederim ki, bunu Allah'ın Resûlüne söyleyeceğim," dedim ve Allah'ın Resûlü'nün yanına gidip o adamın sözlerini söyledim. Rengi değişerek (sırf) adı verilen boya gibi kıpkırmızı oldu. Sonra şöyle buyurdu:
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333683
"Allah ve Resûlü âdil davranmazsa başka kini âdil davranır? Allah Musa'ya rahmet eylesin, bundan daha çok eziyete uğradığı halde sabretti."
Bunun üzerine ben de şöyle dedim:
"Bundan sonra Allah'ın Resûlüne kimsenin sözünü ulaştırmayacağım."
BUHÂRİ VE MÜSLİM

Kaynak: Riyazü-s Salihin
NeCoLaS Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 17-01-2010, 14:38   #25
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,986
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

43 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Enes (R.A.), rivayet etmiştir:
"Allah, bir kulu için iyilik dilerse, dünyada çekeceği cezayı acele verir; kötülük dilerse, islediği suçun cezasını dünyada vermez, böylece o kul kıyamet günü suçu ile beraber gelir."
Yine Allah'ın Resûlü şöyle buyuruyor:
"Mükâfâtın büyüklüğü. belânın büyüklüğüne göredir. Allah bir kavmi sevdiği zaman, onları belâya maruz kılar. Kim kadere râzı olursa Allah ondan râzı olur. Kini belâya sabretmeyip râzı olmazsa, Allah da ondan râzı olmaz."
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333683
TİRMİZİ
Açıklama:
Belâya sabrın mükâfâtı büyüktür diye insan belâya uğramak istememelidir, sağlık istemelidir, ancak elinde olmadan belâya maruz kalırsa sabretmelidir.

44 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Râvilerden Enes (R.A.) şöyle demiştir:
Ebû Talha'nın oğlu hastalanmıştı. Ebû Talha dışarı çıktı, çok geçmeden çocuk öldü. Eve döndüğü zaman eşi Ümmü Süleym'e, "Çocuk nasıl oldu?" diye sordu. Eşi:
"O şimdi sükûnete kavuştu," diye cevap verdi.
Ebû Talha, akşam yemeğini yedikten sonra eşi ile cinsî temasta bulundu. Daha sonra karısı ona şöyle dedi:
"Çocuğu gömünüz!"
Sabah olunca, Ebû Talha, Allah'ın Resûlü'nün yanına gidip gecede olup bitenleri anlattı. Allah'ın Resûlü, ona,
"Bu gece gerdeğe girdiniz mi?" diye sordu. Ebû Talha;
"Evet," diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah'ın Resûlü şöyle dua etti:
"Allah'ım, Bunlara bereket ver!"
Ümmü Süleym bir erkek çocuk doğurdu. Ebû Talha beni çağırıp,
"Çocuğu, Allah'ın Resûlü'ne götür" dedi. Annesi de biraz hurma yolladı. Allah'ın Resûlü;
"Çocuğun yanında bir şey var mı?" diye sordu. "Evet, biraz hurma var," dedim.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333683
Hurmaları ağzına alıp çiğnedi, sonra çocuğun ağzına koydu, damağını oğdu ve adını Abdullah koydu.
BUHÂRİ VE MÜSLİM
Buhâri'nin başka bir rivâyetinde, İbn-i Üyey'ne şöyle demiştir:
Ensardan birisi,
"Abdullah'ın dokuz çocuğunu gördüm, hepsi de Kur'ân-ı Kerim'e bağlı idiler."
Müslim'in başka bir rivâyeti şöyledir:
Ebû Talha'nın, Ümmü Süleym'den doğan çocuğu öldü. kadın evdekilere,
"Ebû Talha'ya çocuğunun öldüğünü söylemeyin, ben kendim söylerim," dedi.
Ebû Talha eve gelince, kadın ona akşam yemeğini hazırladı. O da yiyip içti. Sonra kadın kocası için en güzel şekilde süslendi. Bunun üzerine Ebû Talha, eşi ile cinsî temasta bulundu. Ümmü Süleym, kocasının karnı doyduğunu, daha sonra kendisi ile cinsi temasta bulunduğunu görünce ona şöyle dedi:
"Bir kavim, bir ev halkına ödünç bir şey verir de sonra onu geri almak isterse, ev halkının onu vermemeğe hakkı var mıdır? Böyle bir davranışı doğru kabul eder misin?" Ebû Talha şöyle cevap verdi:
"Hayır." Bunun üzerine eşi;
"Öyleyse oğluna karşılık Allah'tan sevap bekle," dedi. Bunu duyan Ebû Talha kızdı ve eşine şöyle dedi:
"Kirleninceye kadar bu haberi beklettin, daha sonra oğlumun ölüm haberini bana duyurdun."
Bunu söyledikten sonra kalkıp yürüdü ve Allah'ın Resûlü'nün yanına geldi, olup biteni ona anlattı. Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:
"Allah gecenizi mübarek eylesin."
Enes şöyle dedi: Kadın gebe kaldı. Allah'ın Resûlünün çıktığı bir seferde kadın da bulunuyordu. Allah'ın Resûlü, sefer dönüşünde geceleyin Medine'ye girmiyordu. Medine'ye yaklaşıldığı zaman kadının doğum ağrıları başladı. Allah'ın Resûlü yoluna devam etti, kocası Ebû Talha ise karısının yanında kaldı.
Enes şöyle devam etti: Ebu Talha şunu söyledi:
"Ey Rabbim, Allah'ın Resûlü sefere çıkarken onunla beraber çıkmaktan, döndüğü zaman da onunla beraber dönmekten ne kadar hoşlandığımı bilirsin, oysa şimdi karımın ağrıları yoluma devam etmemi engelledi."
Kocasının bu sözü üzerine kadın da şöyle dedi:
"Ey Ebû Talha. çocuğumu doğururken önceki doğumlarda duyduğum acıyı duyuyorum yoluna devam et." Ümmü Süleym'in bu sözü üzerine biz de yolumuza devam ettik. Medine'ye varıldığında kadın bir oğlan çocuğu doğurdu. Annem bana şöyle dedi:
"Enes oğlumu kimse emzirmesin, sabah olunca onu Allah'ın Resûlüne götür." Ben de öyle yaptım. dedi ve hadisin bütününü söyledi.


45 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Ebû Hüreyre (R.A.), rivayet etmiştir:
"Güçlü insan, başkalarını güreşte yenen değil, kızgınlık ânında kendisine mâlik ve iradesine sahip olandır."
BUHÂRİ VE MÜSLİM

Kaynak: Riyazü-s Salihin
NeCoLaS Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 18-01-2010, 16:37   #26
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,986
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

46 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Râvilerden Süleymân b. Sured (R.A.), şöyle demiştir:
Bir gün Allah'ın Resûlü ile oturuyorduk. iki adam birbirlerine sövüyorlardı. Birisinin yüzü kıpkırmızı olmuş ve şah damarları şişmişti. Onların bu halleri üzerine Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333683
"Ben bir söz biliyorum ki, eğer bu adam onu söylerse üzerindeki hal gider. O söz şudur: Eûzü billahi mine'ş şeytâni'r racim (Koğulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım.) Bunun üzerine O adama Allah'ın Resûlü'nün "kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığın" buyurduğunu söylemişlerdir.
BUHÂRİ VE MÜSLİM


47 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Muâz b. Enes (R.A.), rivayet etmiştir:
"Bir adanı. öfkesinin gereğini yerine getirmeğe muktedir olduğu halde (sabredip) onu yenerse, Allah Kıyamet Günü'nde herkesin gözü önünde onu çağırır ve hûrilerden dilediğini seçmekte onu serbest bırakır."
EBÛ DÂVÛD VE TİRMİZİ


48 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Râvilerden Ebû Hüreyre (R.A.), şöyle demiştir:
Allah'ın Resûlüne bir adam geldi ve:
"Bana öğüt ver." dedi. Allah'ın Resûlü ona;
"Öfkelenme" diye buyurdu. Adam isteğini birkaç kez tekrarlayınca, Allah'ın Resûlü yine:
"Öfkelenme" buyurdu.
BUHÂRİ

Kaynak: Riyazü-s Salihin
NeCoLaS Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 19-01-2010, 19:03   #27
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,986
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

49 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Ebû Hüreyre (R.A.), rivayet etmiştir:
"Müminin erkek olsun, kadın olsun tertemiz olarak Allah'a ulaşıncaya kadar kendi başından, çocuğundan ve malından belâ eksik olmaz."
TİRMİZİ

50 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Râvilerden İbn-i Abbas (R.A.) şöyle demiştir:
Uyeyne b. Hısn (Medine'ye) geldi ve kardeşinin oğlu Hürr b. Hays'ın evine misafir oldu. Hûrr, Hz. Ömer'e yakınlığı olanlardandı. Kurrâ genç olsun, yaşlı olsun Hz. Ömer'in meclis ve müşâvere arkadaşları idiler. , Bu yüzden üyeyne, kardeşinin oğluna şöyle dedi:
"Ey kardeşimin oğlu. Hz. Ömer'in yanında itibârın var, huzuruna çıkabilmem için kendisinden izin iste."
Hürr b. Kays, Hz. Ömer'den izin alınca, Uyeyne Halife'nin huzuruna çıktı ve şöyle dedi:
"Ey Hattab oğlu! Allah'a yemin ederim ki. bize fazla bir şey vermiyorsun, üstelik aramızda adâletle de hükmetmiyorsun." Hz.Ömer, Uyeyne'nin bu sözüne kızdı, cezâ bile vermek istedi. Ancak, Hürr araya girdi ve şöyle dedi:
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333683
"Ey Müminlerin Emiri! Allah, Resûlüne şöyle buyurmuştur:
"Bağışlama yolunu tut, iyiliği emret, câhillerden yüz çevir" (A'raf Sûresi, âyet: 199.) O da câhillerdendir."
Allah'a yemin ederim ki, Hürr bu âyet-i kerimeyi okuyunca Hz. Ömer durdu ve âyetin hükmünü çiğnemedi.
BUHÂRİ

51 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

İbn-i Mesûd (R.A.). rivayet etmiştir:
"Şüphesiz ki benden sonra insan kayırmalar ve hoş görmeyeceğiniz birtakım işler olacaktır." Hazır bulunanlar;
"Ey Allah'ın Resûlü, o zaman nasıl davranmamızı emredersiniz?" diye sordular. Resûl-i Ekrem şöyle cevap verdi:
"Üzerinize borç olan hakları yerine getirir, kendi hakkınızı da Allah'tan istersiniz."
BUHÂRİ VE MÜSLİM

Kaynak: Riyazü-s Salihin
NeCoLaS Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 21-01-2010, 17:55   #28
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,986
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

52 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Râvilerden Ebû Yahyâ Üseyd b. Hudayr (R.A.), şöyle demiştir:
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333683
Ensâr'dan bir adam şöyle dedi:
"Ey Allah'ın Resûlü, filân kimseyi âmil tayin ettiğiniz gibi beni de âmil tayin etmez misiniz?" Cevap olarak Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:
"Siz benden sonra haksızlığa uğrayacaksınız, bu yüzden havuz başında bana kavuşuncaya kadar sabrediniz."
BUHÂRİ VE MÜSLİM


53 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Ravilerden Ebû İbrâhim Abdullah b. Ebî Evfa (R.A.) dan şöyle rivayet edilmiştir:
Allah'ın Resûlü, düşmanla karşılaştığı gazâ günlerinden birinde güneşin meyletmesini bekledi. Güneş meyledince onlara şöyle seslendi:
"Ey insanlar, düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyiniz, Allah'tan âfiyet (barış) isteyiniz; fakat düşmanla karşılaştığınız zaman da sabrediniz, biliniz ki, Cennet kılıç gölgeleri altındadır."
Sonra şöyle devam etti:
"Ey kitabı indiren, bulutları gezdiren ve Resûlü'ne karşı toplanan düşmanı dağıtan Allah! Düşmanlarımızı perişan eyle ve onlara karşı bize yardım et."
BUHÂRİ VE MÜSLİM


54 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Râvilerden İbn-i Mesûd (R.A.), rivayet etmiştir:
"Doğruluk, insanı iyiliğe, iyilik de Cennet'e götürür. İnsan doğru söyleye söyleye Allah hatında sıddıklar derecesine yükselir. Yalancılık, insanı fenalığa, fenalık da Cehennem'e götürür. İnsan, yalan söyleye söyleye sonunda Allah katında "yalancı" diye yazılır.."
BUHÂRİ VE MÜSLİM

Kaynak: Riyazü-s Salihin
NeCoLaS Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 22-01-2010, 14:42   #29
Kinqs40
Daimi Üye
 
Kinqs40's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Jan 2010
Üye numarası: #413778
Mesaj sayısı: 358
Karma etkisi: 1979 Kinqs40 seviye: 2000Kinqs40 seviye: 2000Kinqs40 seviye: 2000Kinqs40 seviye: 2000Kinqs40 seviye: 2000Kinqs40 seviye: 2000Kinqs40 seviye: 2000Kinqs40 seviye: 2000Kinqs40 seviye: 2000Kinqs40 seviye: 2000Kinqs40 seviye: 2000
Karma: 197663

alah razı olsun NeCoLaS
Kinqs40 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 23-01-2010, 23:40   #30
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,986
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

55 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Râvilerden Ebû Muhammed el Hasen b. Ali b. Ebî Tâlib (R.A.) rivayet etmiştir:
"Sana şüpheli gelen işi bırakıp, şüpheli gelmeyen işi yap;
çünkü kalb, doğruyu benimser. yalanı şüphe ile karşılar."
TİRMİZİ


56 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Râvilerden Ebû Süfyân Sahr b. Harb (R.A.)şöyle demiştir:
Hirakl bize sordu:
"Allah'ın Resûlü size ne emrediyor?" Şöyle cevap verdim:
"Sadece Allah'a kulluk ediniz, Ona hiçbir şeyi ortak koşmayınız, babalarınızın söylediklerini terkediniz" buyuruyor. "Bize, namaz kılmayı. doğru söylemeyi. iffetli olmayı ve sıla-yı rahm de bulunmayı emrediyor."
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333683
BUHÂRİ VE MÜSLİM


57 - Peygamberimiz buyuruyor ki:

Bedir savaşında bulunan, bir rivâyete göre Ebû Sâbit, başka bir rivâyete göre, Ebû Saîd ve daha başka bir rivâyete göre de Ebûl- Velid diye adlandırılan Sehl b. Huneyf (R.A.), Allah'ın Resûlü'nün şöyle buyurduğunu işittim. demiştir:
"Bir kimse tanı bir doğruluk ve içtenlik ile Allah'tan şehitlik İsterse, Allah onu, yatağında ölse bile, şehitler mertebesine yükseltir."
MÜSLİM

Kaynak: Riyazü-s Salihin
NeCoLaS Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Üye Olmadan Yorum Yazmak İçin Tıklayın!
Konudaki toplam yorum: 92, okunma sayısı: 4060.
Cevapla

Etiketler
(s.a.v), efendimiz, hadis, hureyre, riyazüs-salihin




Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama

Bu Konuda Aradığınızı Bulamadıysanız Şunlara Bakmanızı Öneririz
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Kırk Hadis (imamı nevevi)rha'dan wardom clon Hadisler 6 23-11-2010 18:36
Kılıçdaroğlu'na hadis şoku ωαгзż Siyaset 27 22-03-2009 06:13
Peygamber Efendimizden Hadisler azizcan Genel 4 13-01-2008 07:47
Peygamber Efendimizin Sözlerinden En Sağlam Hadis Mütehassislerinden 40 Tanesi softexpert abi Çöp Kutusu 4 02-08-2007 16:40
Sahih-i Buhari (kuran-i Kerimden Sonra En Kiymetli Kitap) sinekwalesi Genel 2 05-04-2007 18:46

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Forum Seç


Hacking ve Bilgisayar Güvenliği Öğrenmek İçin!

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 03:41.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Wardom.org



İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Wardom hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.


You Rated this Thread: