Hz.Hüseyin ve Kerbelâ Faciası

Bismillâhirrahmânirrahîm Okuyucularımıza sunduğumuz bu kitap; İslâm Tarihi-Hz. Muhammed Aleyhisselam ve İslâmiyet adıyla cilt cilt yayınlanmakta bulunan eserimizde Medine devrine ait 4. cilt içinde Hz. Hüseyin'in çocukluk hayatı anlatılırken zikri geçen, Konu NeCoLaS tarafından açılmış, 895 kişi tarafından görüntülenip, 11 yanıt almış.

Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!


Karşı sistemi kendi makineniniz gibi kullandıran uzaktan yönetim programı.
  • Canlı ekran izleme,vnc ve mouse kontrolü
  • Antiviruslerce %100 tanınmaz, güncelleme garantili
  • Ortam sesi dinleme
  • Webcam izleme
  • Online/offline keylogger
  • Kopyala/Yapıştır, Clipboard Yöneticisi (Canlı)
  • Warlogger desteği
  • Çalıştırma,upload,download,yeniden adlandırma,silme,gizli çalıştırma,thumbnail görüntüleme(indirmeden dosya görme)
  • Registry yöneticisi (tam özellikli)
  • Msn şifrelerini ve geçmişteki tüm adresleri çıkartma
  • Firefox şifrelerini çözme
  • Görev yöneticisi, görev sonlandırma
  • Çalışan programları listeleme
  • Bağlı sistemlerin yaptığı işlemleri tek listede görme!
  • Binder / dosya birleştirici
  • Virus tipinde resource kullanmadan bindleme özelliği
  • Mp3,resim,jpeg,vs her türlü dosya ile birleşip,exploitler ile link üzerinden,htmlden yayılır
  • Keyloggerda dll kullanmadan system hooklarıyla loglama ve tabii dll kullanmadan kimse yapamıyorken %100 sisteme zarar vermeden stabil bütün dünya dillerinde loglama.
  • Internet Explorer 9 şifre çözme
  • Chrome Şifreleri (bütün sürümler)
  • Firefox Şifreleri (bütün sürümler)
  • Internet Exporer Şifreleri (bütün sürümler)
  • Safari Şifreleri (bütün sürümler)
  • Reklam Bot ile site reklamı, dosya yükletme, bulaştırma,vs. MSN,Yahoo Messenger,ICQ ve AIM sistemlerinin hepsini tanır. Reklam bot aynı anda birden fazla sisteme komut verebilir.
  • Browserda geçmiş verileri, form girdilerini kayıt edip trojandan erişme
  • Klavye Kilitleme
  • Mouse Kilitleme
  • Masaüstü Gizleme
  • Sistemlere takılı flash/usb disk varsa bulaştırma Birden fazla sisteme aynı anda autorun oluşturabilir.
  • Uzaktan exe yükletme Aynı anda birden fazla sisteme exeleri tek komutla yükletebilir.
  • Fake sistem kilitleme. Tek tıklama ile karşı sistemi restart/yeniden başlat moduna geçmiş gösterip kilitleme. Kullanıcı fişten çekmediği sürece siz istemedikçe bilgisayarı kapatamaz, yeniden başlatamaz.
  • Karşı sistemin yeniden başlatılma talebinde masaustu ve bütün ekranı kapanıyor gibi gösterip kapanış sesini çalara kullanıcıyı bekletme. Kullanıcı sistemi kapatmak istediğinde siz izin vermezseniz windows kapanmaya çalışıyor gibi görünür ancak yonetim panelinden her türlü işlem yapılır.
  • Sistem servislerini yönetme
  • Outlook şifreleri çözme. (bütün outlook versiyonları outlook expressler dahil)
  • Otomatik güncelleme özelliği ile yakalanma durumunda kısa sürede otomatik güncelleme alma
Sadece 690 TL! Satın almak için iletişim formunu kullanabilirsiniz.


Ayrıca, iki farklı üst sürümü var:
Özel Trojan 990 TL: İstediğiniz isimle çalışıp, istediğiniz yere kopyalanır ve başlangıçta, msconfig'de, registry'de görünmez.
ÖZEL TROJAN 1490 TL: Görev yöneticisinde ve sistemin hiç bir yerinde görünmez.


Sürümler: 1200 TL: - Kimsenin bulamayacağı şekilde çalışır!> m3hm3t. 1750 TL: %100 gizlidir, RAM'de çalışır ve bentrojanim.exe olarak çalışsa dahi hiç bir yerde görünmez.

Wardom.Com.TR bir bilgisayar güvenliği sitesidir; hack konuları bilgisayar güvenliğinin ve bilgisinin uç noktaları olduğundan dolayı, kullanıcıları bu konularda bilgilendirmek ve güvenliklerini arttırmak için yazılmaktadır.

Geri Dön   Wardom.Com.TR > Milli ve Dini Unsurlar > Dini Unsurlar > Peygamberler, Evliyalar ve Sahabeler
Üye Ol Sözlük Üye Listesi Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Konu Başlıkları: faciasi hzhuseyin kerbel
 
Eski 21-06-2010, 11:09   #1
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,985
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow Hz.Hüseyin ve Kerbelâ Faciası

Bismillâhirrahmânirrahîm

Okuyucularımıza sunduğumuz bu kitap; İslâm Tarihi-Hz. Muhammed Aleyhisselam ve İslâmiyet adıyla cilt cilt yayınlanmakta bulunan eserimizde Medine devrine ait 4. cilt içinde Hz. Hüseyin'in çocukluk hayatı anlatılırken zikri geçen, kendisinin Kerbelâ'da şehit edileceği hakkındaki ihbar-ı Nebevî münasebetiyle ve bu cildin bir mütemmimi, İslâm Tarihi'nin bir safhası olmak üzere hazırlanmıştır.

En muteber kaynaklara dayanılarak hazırlanmış olan Hazret-i Hüseyin ve Kerbelâ Faciası, üç safhada anlatılmış; birinci bölümde Hz. Hüseyin'in doğumu ve çocukluk hayatı, ikinci bölümde Kerbelâ faciası, sonraki bölümlerde de Kerbelâ intikamının nasıl alındığı, başka bir deyişle Kerbelâ sorumlularının başlarına gelenler anlatılmıştır.
Kerbelâ hadisesi, dehşetli olduğu kadar ibretlerle de dolu bir hadise olduğundan, onu kaynaklardan olduğu gibi aktarmaya çalıştık.
Bunun için, okuyucular, kitabımızda tarafların birbirlerine karşı olan öfkeli tutum ve davranışlarını, hınçlarını da yer yer göreceklerdir.
Bunlar mütalaa edilirken, o günün şartları ve heyecanları gözönünde tutulmalı ve itidal süzgecinden geçirilmelidir.
Unutulmamalıdır ki, Kerbelâ faciasının sorumluları, birkaç kişi veya bir zümre değildir.
Kanaatimize göre, bu facianın bellibaşlı sorumluları; kendisinden başka imam ve önder tanımadıklarını, yoluna baş koyduklarını ve her hususta kendisine yâr ve yardımcı olacaklarını ardarda gönderdikleri elçiler, yağdırdıkları mektuplarla bildirerek Hz. Hüseyin'i Kûfe'ye ısrarla davet ettikten sonra İbn Ziyad'a harar ve çuvallar dolusuna satılıp Hz. Hüseyin'den yüz çeviren ve bu ihanetleri yetmiyormuş gibi onu Kerbelâ'da kuşatarak şehit eden ve ettiren Kûfe eşrafıdır.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=392050

Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=392050
Kûfe eşrafından sonra; mevki ve makam ihtirası gözlerini bürümüş ve Kûfelilerin Hz. Hüseyin'e bey'atlarını Yezid'e jurnal edecek kadar şahsiyetsizleşmiş olan Ömer b. Sa'd gelir. Bu zavallı adam, Hz. Hüseyin'le aralarındaki akrabalığı da bir yana iterek, tüyler ürpertici Kerbelâ cinayetinin kumandasını üzerine almış, yapılan bütün nasihat ve uyarmalara rağmen, bundan sıyrılmak, kurtulmak yolunu tutmamıştır.
Yezid b. Muaviye ve onun sırdaşı ve en güvendiği adamı olan Ubeydullah b. Ziyad gibi, saltanatlarını korumak ve sağlama bağlamaktan başka düşünceleri olmayan ve Hz. Hüseyin'le Ehl-i Beytini yok etmek için tuzaklar kuran ve bu yolda herşeyi mübah gören kimselerden, zaten, Hz. Hüseyin'e karşı daha insaflı bir davranış beklenemezdi.
Bunlardan sonra, sırasıyla, Şimr b. Zilcevşen ve benzerleri gibi, kraldan çok kralcı, kaba, cahil ve meziyetsiz satılmışlar güruhu gelir.
Onüç küsur asır önce cereyan eden ve sorumluları Allah'ın yüce huzuruna çıkarılıp muhakeme olunmak üzere kabirlerinde tutuklu bulunan Kerbelâ faciasının, bugün vatandaşlar arasında herhangi bir anlaşmazlığa vesile yapılması için bir sebep yoktur.
Çünkü, Hz. Hüseyin "Ey Allah'ım! Bunlarla ve kavmimizden olanlarla aramızda Sen hükmünü ver" diyerek bu yoldaki dâvâsını Allah'a havale etmiş bulunmaktadır.

Bu faciaya sebep olan veya isimleri karışanlara çatmak, lânet okumak da faydasızdır.
Adalete yakalarını teslim etmiş olanlara, en ağır suçlu da olsalar, dışarıdan yapılacak karışmalar hoş karşılanmaz.
Kerbelâ faciasından ürpermeyen, kan ağlamayan kim vardır?
Bu konuda en doğru ve yerinde söz, Muhammed b. Hanefiyye Hazretlerinin sözüdür:
"O, bir melhame, büyük ve çetin bir öldürme vak'ası idi. Hüseyin'in alınyazısı idi.
Allah, onu bununla şereflendirmek, o kavim karşısında derecelerle yükseltmek, başkalarını da alçaltmak için ona bunu nasip etmiştir.
Allah'ın emri yerine gelir. (Nisâ: 47)
Allah'ın emri behemehal yerini bulan bir kaderdir." (Ahzâb: 38)
Emevî saltanatı yıkıldıktan sonra, ortada Emevîlik-Alevîlik diye bir dâvâ kalmamıştır.

Alevîlik-Sünnîlik ayrımına ve bid'atına gelince; biz bunun da yersiz ve hatta mânâsız olduğuna kâniiz.
Çünkü, Hz. Hüseyin Iraklılara gönderdiği bir mektubunda "Ben sizi Allah'ın Kitabına ve Allah'ın Peygamberi olan Muhammed Aleyhisselamın sünnetine davet ediyorum. O sünnete ki; öldürülmüş, yok edilmiş, onun yerine bid'atlar ihdas edilmiştir" diyerek halkı sünnete bağlanmaya davet ettiğine; Hz. Hüseyin'in kanını ve intikamını almak için ayaklanan Muhtar b. Ebu Ubeyd es-Sakafî de, Tevbeciler ve Ehl-i Beyt fedailerinden Rifâa b. Şeddad'a yazdığı yazıda "Sizi Allah'ın Kitabına ve Allah'ın Peygamberinin sünnetine sarılmaya davet ediyorum" diyerek bu dâvâyı gerçekleştirmeye çalıştığına; Sünnîlik Peygamberimizin sünnetine bağlılık demek olup bu Ehl-i Beyt taraftarı olan Alevîlerin ana dâvâsı ve şiarı bulunduğuna göre, bugün onların kendilerini Sünnîliğe karşı imiş gibi sanmaları veya saymaları yersiz ve mânâsız olmaz mı?
Gerek Kur'ân-ı Kerîm'in hükümlerine, gerek Peygamberimizin sünnetlerine herkesten çok Ehl-i Beyt taraftarlarının sarılmış, bağlanmış olmaları yaraşır.
Başta Hz. Ali olmak üzere bütün Ehl-i Beyt ile Ehl-i Beyt taraftarlarından bellibaşlılarının Kur'ân-ı Kerîm'e ve Peygamberimizin sünnetine dört elle sarıldıkları, hayat ve gidişatlarını onlara göre düzenledikleri, tarihen sabit gerçeklerdendir.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=392050
Okuyucular, sunduğumuz kitapta bunun örneklerini göreceklerdir.
Allah'ın Kitabına ve Peygamberimizin sünnetine göre hareket etmekte bütün Müslümanlar için selamet vardır.
Nitekim, Peygamberimiz, bir hadislerinde "Kendisine sımsıkı sarıldığınız takdirde, hiçbir zaman yolunuzu şaşırmayacağınız iki şeyi; Allah'ın Kitabını ve Peygamberinin sünnetini bırakıyorum size!" buyurmuştur.
Hazret-i Hüseyin ve Kerbelâ Faciası'nın, okuyucular için olduğu kadar, bu yolda yapılacak yayınlar için de faydalı olması dileğiyle önsözümüze son veriyoruz.
İnâyet ve muvaffakiyet Allah'tandır.

M. Âsım KÖKSAL


Yazarın Kullandığı Kaynaklar:

Allah Kelâmı Kur'ân-ı Kerîm.
Ahmed b. Hanbel (ö. 2), Müsned, c. 1-, Beyrut, Matb. İslâmî, 1.
Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 1-. Mısır, Dâru'l-maârif, 1-.
Aliyyü'l-Müttakî (ö. 9), Kenzu'l-ummâl, c. 1-, Beyrut, Matb. İslâmî, 1.
Aliyyü'l-Kârî, Şerhu'ş-Şifâ, c. 1.
Buhârî (ö. 2), el-Câmi'u's-Sahîh, c. 4, İstanbul, Matb. Âmire, 1.
Buhârî, Edebü'l-Müfred, Kahire, Matb. Selefiye, 1.
Belâzurî (ö. 2), Ensâbu'l-eşrâf, c. 4, Mısır, 1.
Beyhakî (ö. 4), es-Sünen, c. 9, Haydarabad, 1.
Dineverî (ö. 2), Kitâbu'l-ahbâr, Kahire, 1.
Diyarbekrî (ö. 9), el-Hamîs, c. 1, Osman Abdurrezzak Matb., 1.
Ebu'l-Fidâ (ö. 7), el-Bidâye ve'n-Nihâye, c. 8, Beyrut, 1, Matb. Maârif.
Hâkim (ö. 4), Müstedrek, c. 3, 4, Riyad.
İbn Abdi Rabbih, Ikdu'l-ferîd, c. 2, Mısır, 1.
İbn Abdilberr (ö. 4), el-İstiâb, c. 1, 2, Kahire.
İbn Habîb, Kitâbu'l-muhabber.
İbn Esîr (ö. 6), el-Kâmil, c. 4, Mısır, 1.
İbn Esîr (ö. 6), Usdu'l-gâbe, c. 2, 1.
İbn Haldun, Târîh.
İbn Mâce (ö. 2), es-Sünen, c. 1, Mısır, 1/.
İbn Sa'd (ö. 2), Tabakât, c. 1, 4, 5, 8, Beyrut, 1/.
Makrizî (ö. 8), Hıtat, c. 1-, Beyrut.
Müslim (ö. 2), el-Câmi'u's-Sahîh, c. 7, İstanbul, 1.
Mes'ûdî (ö. 3), Murûcu'z-zeheb, c. 3, Mısır, 1/.
Mus'abu'z-Zübeyrî (ö. 2), Nesebi Kureyş, Kahire, 1.
Tirmizî (ö. 2), es-Sünen, c. 4, 5, Mısır, 1.
Taberî (ö. 3), Târîh, c. 6, 7, Mısır, 1.
Yâkubî (ö. 2), Târîh, c. 2, Beyrut, 1/.
Zehebî (ö. 7), Târîhu'l-islâm, c. 3, Kahire, 1.
Zehebî, Siyeru a'lâmi'n-nübelâ, c. 3, Mısır.
Zehebî, el-İber fi haberin men gaber, c. 1, Kuveyt, 1.

Yarından İtibaren Buradan Takip Edebilirsiniz...
NeCoLaS Çevrimdışı  

Görüntülediğiniz konu içerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanunun 8. Maddesine ve T.C.Knın 125. Maddesine göre yayınlanmakta olup içeriğinden yazarı sorumludur. Bu konu hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
Eski 21-06-2010, 11:15   #2
derbederi
Hızlı Çırak
 
Kayıt Tarihi: May 2010
Üye numarası: #446522
Mesaj sayısı: 77
Karma etkisi: 25144 derbederi seviye: 2000derbederi seviye: 2000derbederi seviye: 2000derbederi seviye: 2000derbederi seviye: 2000derbederi seviye: 2000derbederi seviye: 2000derbederi seviye: 2000derbederi seviye: 2000derbederi seviye: 2000derbederi seviye: 2000
Karma: 2514149

Teşekkürler konu için
derbederi Çevrimdışı  

Eski 21-06-2010, 11:21   #3
N3F3R
Forum Ustası
 
N3F3R's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Aug 2009
Üye numarası: #358720
Yer: imdeyim
Mesaj sayısı: 4,359
Karma etkisi: 26782 N3F3R seviye: 2000N3F3R seviye: 2000N3F3R seviye: 2000N3F3R seviye: 2000N3F3R seviye: 2000N3F3R seviye: 2000N3F3R seviye: 2000N3F3R seviye: 2000N3F3R seviye: 2000N3F3R seviye: 2000N3F3R seviye: 2000
Karma: 2677521
1stClass Üye 

Hz. Muhammed (s.a.v) Diyor ki; Hüseyin Cennet Gençlerinin Efendisidir. Konu ve kitap öneriniz için teşekkür ederim. Yalnız Alevilik hakkında bir kaç yanlış değerlerdirmeler olduğu kanaatindeyim.

Düzenleyen N3F3R : 21-06-2010 at 11:25.
N3F3R Çevrimdışı  

Eski 22-06-2010, 08:52   #4
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,985
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

BİRİNCİ BÖLÜM HZ. HÜSEYİN'İN DOĞUŞU

Hz. Hüseyin'in Doğum Tarihi

Peygamberimizin kızı Hz. Fâtıma, Hz. Hasan'ın doğumundan elli gece sonra, Hz. Hüseyin'e hâmile kalmıştı.
Hicretin dördüncü yılı Şaban ayının beşinde, Peygamberimizin torunu ve Hz. Ali'nin ikinci oğlu Hz. Hüseyin, Hz. Fâtıma'dan doğdu.

Hz. Hüseyin'in Sütannesi

Hz. Abbas'ın zevcesi Ümmü Fadl, bir gün, Peygamberimizin yanına gelip:
"Yâ Rasûlallah! Ben, gece bir rüya gördüm!" dedi.
Peygamberimiz:
"Nedir o gördüğün rüya?" diye sordu.
Ümmü Fadl:
"O, çok şiddetli ve mihnetli bir rüya!" dedi.
Peygamberimiz:
"Nedir o, söyle!" buyurdu.
Ümmü Fadl:
"Senin cesedinden bir parçasının kesilip evime konulduğunu gördüm!" dedi.
Peygamberimiz
"Hayır görmüşsündür inşaallah!
Fâtıma bir oğlan doğuracak, sen de ona oğlun Kusem'in sütünü emzireceksin!" buyurdu.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=392050
Hz. Hüseyin doğunca, Ümmü Fadl onu alıp götürdü, debeleninceye kadar ona Kusem'in sütünü emzirdi.
Ümmü Fadl der ki:
"Bir gün, Hüseyin'i alıp Resûlullah'a götürmüştüm. Hüseyin, Resûlullah'ı görünce, üzerine atıldı. O da, onu öptü, sevdi. Sonra eteğine oturttu. Hüseyin, oturunca, Resûlullah'ın üzerine akıttı.
Resûlullah:
'Ey Ümmü Fadl! Al, tut oğlumu, üzerime akıttı!' buyurdu.
'Resûlullah'ın üzerine akıttın da, üzdün onu!' dedim. Canını acıtacak bir tutuşla tutup boynuna vurunca, Hüseyin ağlamaya başladı.
Resûlullah:
'Ey Ümmü Fadl! Allah iyiliğini versin, Allah seni rahmetiyle esirgesin! Sen oğlumun canını acıtmak, onu ağlatmakla beni üzdün!' buyurdu.
Ben de:
'İhramını çıkar, başka bir elbise giy de, yıkayayım!' dedim.
'Oğlan çocuğunun sidiği bulaşan yere su saçılır, akıtılır. Kız çocuğunun sidiği bulaşan yer de, yıkanır' buyurdu."
Peygamberimiz, bir gün, Hz. Hüseyin'in ağladığını işitti. Hz. Hüseyin'in annesi Hz. Fâtıma'ya:
"Onun ağlamasına üzüldüğümü bilmiyor musun?" buyurdu.


Hz. Hüseyin'e Akîka Kurbanı Kesilmesi ve İsim Takılması

Akîka kurbanı, çocuğun doğumunun yedinci günü kesilir, ismi takılır ve başının saçı kestirilir.
Peygamberimiz de, Hz. Hüseyin'in doğumunun yedinci günü, akîka kurbanı olarak iki koç boğazlattı, ismini koydu, saçını kestirdi.
"Ey Fâtıma! Hüseyin'in saçını kes! Saçının ağırlığınca sadaka ver" buyurdu.
Tartılan saçının ağırlığı bir dirhem geldi.
Hz. Fâtıma da, Hz. Hüseyin'in kesilen saçının ağırlığınca gümüşü fakirlere dağıttı.
Peygamberimiz, Hz. Hüseyin'in akîka kurbanından ebeye bir but gönderilmesini, kalanın da kemikleri kırılmadan pişirilip yenmesini ve başkalarına da yedirilmesini tavsiye etti.
Hz. Ali der ki:
"Ben harbi, darbı sever bir adamdım. Hasan doğduğu zaman, ona Harb ismini koymuştum.
Resûlullah Aleyhisselam geldi.
'Gösteriniz oğlumu bana! Ne isim koydunuz ona?' buyurdu.
'Harb ismini koydum!' dedim.
'Hayır! O, Hasan'dır!' buyurdu.
Hüseyin doğduğu zaman da, ona yine Harb ismini koydum.
Resûlullah Aleyhisselam geldi.
'Gösteriniz oğlumu bana!
Ne isim koydunuz ona?' buyurdu.
'Harb ismini koydum!' dedim.
'Hayır! O, Hüseyin'dir!' buyurdu.
Üçüncü oğlan doğduğu zaman, yine ona Harb ismini koydum.
Resûlullah Aleyhisselam geldi.
'Gösteriniz oğlumu bana!
Ne isim koydunu ona?' buyurdu.
'Harb ismini koydum!' dedim.
'Hayır! O, Muhassin'dir!' buyurdu.
Sonra da:
'Ben, bunlara, Hârun Aleyhisselamın oğulları olan Şebber, Şebir ve Müşebbir'in isimlerini koydum!' buyurdu."

Kaynak: Kerbelâ-M.Âsım Köksal
NeCoLaS Çevrimdışı  

Eski 30-06-2010, 00:42   #5
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,985
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

Koyduğu İsimlerin Peygamberimize Cebrail Tarafından Haber Verilmesi

Peygamberimizin her üç torunun doğumunda, Cebrail gelip, onlara koyacağı ismi Peygamberimize bildirmişti.
Nitekim, Hz. Hüseyin doğduğu zaman, Cebrail gelip:
"Yâ Muhammed! Rabbin sana selam söylüyor. 'Oğluna şu Hârun'un oğlunun ismini koy!' diyor" dedi.
Peygamberimiz:
"Ey Cebrail! Hârun'un oğlunun ismi nedir?" diye sordu.
Cebrail:
"Şebir!" dedi.
Peygamberimiz:
"Benim dilim Arapça!" dedi.
Cebrail:
"Öyleyse, bunun Arapça karşılığı olan Hüseyin ismini koy!" dedi.

Hz. Ali'nin Oğullarına Harb İsminden Önce Koyduğu İsimler

Hz. Ali, daha önce Hz. Hasan'a Hamza, Hz. Hüseyin'e de Cafer ismini koymuştu.
Peygamberimiz, her birisi için:
"Bunun ismini değiştirmekliğim bana emrolundu!" buyurmuş;
Hz. Ali de:
"Allah ve Resûlü daha iyi bilir!" demişti.

Hz. Hüseyin'in Kulağına Ezan Okunması

Peygamberimiz, Hz. Hüseyin'in ismini koyarken, kulağına ezan okudu.

Hz. Hüseyin'in Künyesi

Hz. Hüseyin'in künyesi, Ebu Abdullah idi. Kendisine "Ebu Abdullah!" diye hitap edilirdi.

Hz. Hüseyin'in Sünnet Ettirilmesi

Hz. Hüseyin, doğumunun yedinci günü, sünnet ettirildi.

Hz. Hüseyin'in Peygamberimize Benzerliği


Hz. Ali der ki:
"Hasan Resûlullah'a göğsünden başına kadar olan kısmında, Hüseyin de bundan aşağı olan kısmında çok benzerdi."

Peygamberimizin, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'e Olan Sevgisi

Peygamberimiz, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'e bakıp:
"Allah'ım! Ben bunları seviyorum. Sen de sev bunları!" diyerek dua etmiştir.
"Hasan ve Hüseyin ki, onlar benim dünyada kokladığım iki reyhanımdır!"
"Hasan ve Hüseyin'i seven beni sevmiş, onlara kin tutan da bana kin tutmuş olur!"
"Hasan ve Hüseyin, cennetlik gençlerin iki seyyididir!" buyurmuştur.
Ebu Eyyub el-Ensârî der ki:
"Bir gün, Resûlullah Aleyhisselamın huzuruna girmiştim. Hasan'la Hüseyin, önünde oynuyorlardı.
'Yâ Rasûlallah! Sen bunları çok mu seversin?' dedim.
'Nasıl sevmem? Bunlar benim dünyada kokladığım iki reyhanımdır!' buyurdu."
Hz. Abbas, Peygamberimizi, hastalığında ziyarete gelmişti. Kendisinden sonra, Hz. Ali, müsaade isteyip, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'le birlikte içeri girdi.
Hz. Abbas:
"Yâ Rasûlallah! Senin evlatların bunlar!" dedi.
Peygamberimiz:
"Evet, amca! Onlar senin de evlatlarındır!" buyurdu.
Hz. Abbas:
"Çok mu seversin bunları?" diye sordu.
Peygamberimiz:
"Evet!" buyurdu.
Hz. Abbas:
"Senin onları sevdiğin gibi, Allah da seni sevsin!" dedi.
Kaynak: Kerbelâ-M.Âsım Köksal
NeCoLaS Çevrimdışı  

Eski 01-07-2010, 11:38   #6
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,985
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

Ha Göreyim Seni, Gayret!

Peygamberimiz, bir gün, cenazelerin konulduğu yerde oturuyordu.
Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin dövüşmeye başladılar.
Peygamberimiz gülerek:
"Ha gayret Hasan! Göreyim seni, yakala Hüseyin'i!" diyerek Hz. Hasan'ı kayırınca, Hz. Ali:
"Yâ Rasûlallah! Sen Hüseyin'i kayırmalı değil miydin?! Hasan daha büyüktü?" dedi.
Peygamberimiz:
"Baksana! Şu Cebrail de, Hüseyin'e 'Ha gayret Hüseyin, göreyim seni!' diyor" buyurdu.

"Hüseyin Bendendir, Ben de Hüseyin'denim!

Peygamberimiz, bir gün, ashabıyla birlikte davet edildiği yemeğe gidiyordu.
O sırada, Hz. Hüseyin de, sokakta çocuklarla oynuyordu.
Peygamberimiz, ashabını geride bırakarak ilerledi. Ellerini açtı. Hz. Hüseyin'i tutmak istedi.
Hz. Hüseyin bir oraya bir buraya kaçıyor, Peygamberimiz de gülüyor ve onu tutmaya uğraşıyordu.
En sonunda, tuttu.
Bir elini onun kafasının arkasına, öbür elini de çenesinin altına koyup onu öptü.
Sonra da:
"Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin'denim!
Allah'ı seven, Hüseyin'i sever!
Hüseyin, torunlardan bir torundur!" buyurdu.

Cennetlik Gençlerin Seyyidi

Câbir b. Abdullah der ki:
"Hüseyin Mescide girince, Resûlullah Aleyhisselam:
'Cennetlik gençlerin seyyidine bakmak isteyen, şuna baksın!' buyurdu."

Peygamberimizin Ehl-i Beyti

Peygamberimizin üvey oğlu Ömer b. Ebu Seleme der ki:
"Şu 'Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden kiri, günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak ister' Ahzâb: 3 âyeti, Ümmü Seleme'nin evinde nâzil oldu.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=392050
Peygamber Aleyhisselam Fâtıma'yı, Hasan'ı, Hüseyin'i çağırdı. Onları bir örtü ile bürüyüp örttü.
O sırada Ali arkada, geride bulunuyordu. Onu da örtü ile bürüdü, örttü.
Sonra da:
'Allah'ım! Bunlar, benim Ehl-i Beytimdir! Bunlardan günah kirini gider, kendilerini tertemiz yap!' diyerek dua etti.
Ümmü Seleme:
'Yâ Nebiyyallah! Ben de onlarla birlikte miyim?' diye sordu.
Resûlullah, ona:
'Sen yerindesin ve bana hayırlısın!' buyurdu."
Hz. Âişe de, bu hadiseyi şöyle anlatır:
"Peygamber Aleyhisselam, bir sabah, üzerinde siyah kıldan dokunmuş, nakışlı, Yemen işi bir örtü bulunduğu halde erkenden çıkınca, yanına Hasan b. Ali geldi. Onu, hemen örtüsünün içine aldı.
Sonra Hüseyin geldi. Onu da, onun yanına aldı.
Sonra Fâtıma geldi. Onu da örtünün içine aldı.
Daha sonra Ali geldi. Onu da örtünün içine aldıktan sonra:
'Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden kiri, günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak ister' Ahzâb: 33 âyetini okudu."
Kaynak: Kerbelâ-M.Âsım Köksal
NeCoLaS Çevrimdışı  

Eski 05-07-2010, 20:31   #7
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,985
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

Peygamberimizin Ehl-i Beytine Dost Olana Dost, Düşman Olana Düşman Olacağı

Peygamberimizin; Hz. Ali, Hz. Fâtıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için:
"Ben bunlarla sulh olanlarla sulh olurum, çarpışanlarla da çarpışırım!" buyurduğu rivayet edilir.

Çocukluk Çağında Peygamberimize Bey'at Edenler

Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve Abdullah b. Cafer, çocuk oldukları halde, Peygamberimize İslâmiyet üzerine bey'at etmişlerdi.
Peygamberimiz, bunlardan başka hiçbir çocuğun bey'atını almamıştır.

Haccac'ın Hz. Hüseyin Hakkındaki Yersiz Bir İddiası

Bir gün, meşhur Haccac'ın huzurunda bir toplantı yapılır. Hz. Hüseyin'den söz açılır.
Haccac; Hz. Hüseyin'in kız çocuğundan olduğunu ileri sürüp:
"O, Peygamber Aleyhisselamın zürriyetinden olamaz, sayılamaz!" der.
Mecliste bulanan bilginlerden Yahya b. Ya'mür:
"Ey emîr! Sen yalan söyledin!" diyerek Haccac'ın iddiasını reddeder.
Haccac, Yahya b. Ya'mür'ün sözüne son derece kızar.
"Ya bana Yüce Allah'ın Kitabından açık bir delil ile sözünü isbat eder, canını elimden kurtarırsın; yahut seni öyle bir ölümle öldürürüm ki, parça parça ederim!" der.
Bunun üzerine, Yahya b. Ya'mür kendisinin haklı, Haccac'ın iddiasının ise haksız ve yersiz olduğunu Kur'ân-ı Kerîm'le isbatlamak için:
"Biz ona (İbrahim'e) İshak ile Yâkub'u ihsan ettik ve her birini hidayete (peygamberliğe) erdirdik.
Daha önce de, Nuh'u ve onun neslinden Dâvud'u, Süleyman'ı, Eyyûb'u, Yûsuf'u, Musa'yı ve Hârun'u da hidayete (peygamberliğe) kavuşturduk.
Biz, iyi hareket edenleri, işte böyle mükâfatlandırırız.
Zekeriyya'ya, Yahya'ya, İsa'ya ve İlyas'a da böyle hidayet (peygamberlik) verdik.
Onların hepsi salihlerdendir" (En'am: 84-85) âyetlerini okur ve:
"Yüce Allah, Hz. İsa'nın, annesi tarafından Hz. Âdem'in zürriyetinden olduğunu haber vermiştir.
Bunun için, Hüseyin b. Ali de, annesi tarafından Muhammed Aleyhisselamın zürriyetindendir!" cevabını verir.
Haccac:
"Doğru söyledin, ama sen beni meclisimde yalanlamaya kalkıştın?" der.
Yahya b. Ya'mür:
"Yüce Allah, gerçekleri halka bildirmeleri ve onları saklamamaları için peygamberlerden bile ahd almadı mı?
Yüce Allah 'Vaktiyle, kendilerine kitab verilenlerden, 'Onu herhalde açıklayıp anlatacaksınız. Onu gizlemeyeceksiniz' diye, Allah teminat almıştı. Onlar ise o sözü sırtlarının arkasına attılar. Onun karşılığında az bir menfaati satın aldılar. Müşteri oldukları o şey ne kötüdür!' (Âl-i İmrân: 187) buyurmuyor mu?" der.
Haccac, Yahya b. Ya'mür'ü Horasan'a sürer.
Kaynak: Kerbelâ-M.Âsım Köksal

Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=392050
NeCoLaS Çevrimdışı  

Eski 27-07-2010, 10:58   #8
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,985
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

Evlatların Ana Babalar İçin Birer İmtihan, İbtilâ ve Mihnet Olduğu

Peygamberimiz, bir gün, Mescidinde hutbe irad ederken, Hz. Hasan'la Hz. Hüseyin'in kırmızı gömleklerini giyinmiş oldukları halde iki tarafa baka baka kendisine doğru yavaş yavaş yürüyüp geldiklerini görünce, hutbesini kesti. Minberden indi. Onları önüne oturttuktan sonra:
"Yüce Allah ne kadar doğru buyurmuş!" diyerek, "Mallarınız ve evlatlarınız sizin için hiç şüphesiz bir imtihan, bir belâ ve mihnettir..." (Tegâbün: 15) mealli âyeti okudu.

Hz. Hüseyin'in Şehit Edileceği Hakkındaki Bazı İhbar ve Müşahedeler

Peygamberimizin zevcesi Hz. Ümmü Seleme der ki:
"Resûlullah Aleyhisselam bir gün yanı üzerine yattı. Kaygılı ve üzüntülü olarak uyandı.
Sonra uyudu. Yine kaygılı ve üzüntülü olarak uyandı.
Yine uyudu. Sonra uyandı. Avucunda kırmızı bir toprak bulunuyor ve onu öpüyordu!
'Nedir bu?' diye sordum.
'Hüseyin için, Cebrail, bunun Irak toprağında öldürüleceğini bana haber verdi. Bu da, oranın toprağıdır!' buyurdu."
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=392050
Hz. Hüseyin'in şehit edileceği yerden Cebrail'in getirdiği toprağın Kerbelâ toprağı olduğu, Peygamberimizin bu yeri "Kerb-ü belâ; tasa, üzüntü" diye vasıfladığı da rivayet edilir.
Enes b. Mâlik'ten rivayete göre de; Yağmur Meleği Rabbinden izin alarak Peygamber Aleyhisselamın yanına gelir.
Peygamber Aleyhisselam:
"Ey Ümmü Seleme! Kapıyı üzerimize kapa, yanımıza kimseyi bırakma!" buyurur.
O sırada Hz. Hüseyin koşarak kapıya gelir. Hz. Ümmü Seleme onu içeri bırakmaz. Fakat, Hz. Hüseyin kapıyı zorlayıp içeri dalar. Kendisini Peygamberimizin kucağına atar.
Peygamberimiz onu boynuna, omuzuna alır; öper, sever.
Melek, Peygamberimize:
"Onu çok mu seversin?" diye sorar.
Peygamberimiz:
"Evet" buyurur.
Melek:
"İyi ama, ümmetin onu öldürecektir" der.
Peygamberimiz:
"Demek onu öldürecek olanlar, mü'minler ha?!" buyurur.
Melek:
"Evet! İstersen, onun öldürüleceği yeri de sana göstereyim?" der.
Peygamberimiz "Olur!" deyince, melek getirdiği bir avuç ıslak, kızıl toprağı Peygamberimize gösterir.
Hz. Ümmü Seleme de onu alıp elbisesinin eteğine koyar.
Peygamberimiz, Hz. Ümmü Seleme'ye toprağı verirken:
"Bu toprak kan haline gelince, Hüseyin şehit edilir!" buyurur.
Hz. Ümmü Seleme, onu sırça bir çanak içinde yanında saklar.
Hz. Hüseyin'in şehit edildiği gün, toprağın kan haline geldiğini görür.
Peygamberimizin bu husustaki ihbar ve müşahedeleri, vefatlarından elli yıl sonra, Hicretin 61. yılında Kerbelâ'da cereyan eden facia ile gerçekleşmiştir.
Kaynak: Kerbelâ-M.Âsım Köksal

NeCoLaS Çevrimdışı  

Eski 27-07-2010, 11:10   #9
Artser
Banned
 
Kayıt Tarihi: Jan 2008
Üye numarası: #182683
Yer: BURSA
Mesaj sayısı: 8,960
Karma etkisi: 0 Artser seviye: 2000Artser seviye: 2000Artser seviye: 2000Artser seviye: 2000Artser seviye: 2000Artser seviye: 2000Artser seviye: 2000Artser seviye: 2000Artser seviye: 2000Artser seviye: 2000Artser seviye: 2000
Karma: 9451306

YouTube Video
HATA: Videoları görebilmek için tarayıcınızda flash yüklü olması gerekmektedir.
Artser Çevrimdışı  

Eski 27-07-2010, 12:04   #10
denizkilic
Banned
 
Kayıt Tarihi: Feb 2009
Üye numarası: #314690
Mesaj sayısı: 3,959
Karma etkisi: 0 denizkilic seviye: 2000denizkilic seviye: 2000denizkilic seviye: 2000denizkilic seviye: 2000denizkilic seviye: 2000denizkilic seviye: 2000denizkilic seviye: 2000denizkilic seviye: 2000denizkilic seviye: 2000denizkilic seviye: 2000denizkilic seviye: 2000
Karma: 3666288
1stClass Üye 
O

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi NeCoLaS Mesajı Göster
Bismillâhirrahmânirrahîm



Alevîlik-Sünnîlik ayrımına ve bid'atına gelince; biz bunun da yersiz ve hatta mânâsız olduğuna kâniiz.
Çünkü, Hz. Hüseyin Iraklılara gönderdiği bir mektubunda "Ben sizi Allah'ın Kitabına ve Allah'ın Peygamberi olan Muhammed Aleyhisselamın sünnetine davet ediyorum. O sünnete ki; öldürülmüş, yok edilmiş, onun yerine bid'atlar ihdas edilmiştir" diyerek halkı sünnete bağlanmaya davet ettiğine; Hz. Hüseyin'in kanını ve intikamını almak için ayaklanan Muhtar b. Ebu Ubeyd es-Sakafî de, Tevbeciler ve Ehl-i Beyt fedailerinden Rifâa b. Şeddad'a yazdığı yazıda "Sizi Allah'ın Kitabına ve Allah'ın Peygamberinin sünnetine sarılmaya davet ediyorum" diyerek bu dâvâyı gerçekleştirmeye çalıştığına; Sünnîlik Peygamberimizin sünnetine bağlılık demek olup bu Ehl-i Beyt taraftarı olan Alevîlerin ana dâvâsı ve şiarı bulunduğuna göre, bugün onların kendilerini Sünnîliğe karşı imiş gibi sanmaları veya saymaları yersiz ve mânâsız olmaz mı?


M. Âsım KÖKSAL


Yazarın Kullandığı Kaynaklar:


Yarından İtibaren Buradan Takip Edebilirsiniz...
Bu paragrafı tamamen çöpe atıp, hiç yazılmamış farzedersek ufak bilgi zerrecikleri içeren fakat TARAFlı bir yazı.
paylaşımı beğenmedim..

Yukardaki paragrafı çöpe atmamın sebebi aslında çoookk uzundur ama burda yazıp kimsenin dini bilgisizlikleriyle uğraşamayacam..

Aleviliği yalnızca Hz Hüseyin ve Hz Ali nin öldürülmesiyle gelen bir tepki olarak gören kör cahiller ilk başta Pirsultan
Hacıbektaş ı Veli , Mevlana , Karacaoğlan , Yunusemreyi okumalı ki Aleviliğin gerçek yolunun ne olduğunu bilsin.

Yoksa bu yazıyı yazan adam gibi kumda debelenmenin haricinde 1 adım öteye gidemez.
Yazı Taraflıdır - Kötü niyetlidir sebebi ise çok açık ; bir asimilasyon , birleştirme ve yoksayma çabasının ürünüdür.

Yüzyıllardır yapılan fiili şiddet eylemleriyle yok edilemeyen bir düşüncenin
sizde bizsiniz deyerek düşünsel olarak yok sayılması getirilmesi saçmalıktan ibarettir. kör cahilliği gösterir..

Eğer siz olsaydık farklı isimle anılmazdık demek geliyor. Yani biz siz değiliz..!
Biz hümanizim akımını doğuran Mevlananın Hacıbektaşı velinin , Pirsultanın evlatlarıyız.
BİZ BİR FELSEFENİN BAŞLANGICIYIZ..!
Hiç bir dönemde üzerimize sıçramış bir kan , yada elimizde bıçak , silah , ATEŞ bulunmamıştır..
Çünkü bize doğduktan sonra SEVGİ öğretilir . TANRI İNSANDADIR.. KENDİ SURETİNDEN PARÇALAR VERMİŞTİR TANRI İNSANA...
BU YÜZDEN İNSANI SEVMELİSİNİZ..!
Çünkü kendinden parçalar vererek yarattığı insanı severseniz , Tanrıyı da sevmiş olacaksınız..
vs.. vs... vs.. diyerek başlar çocukluk öğretilerimiz. Çocukken öğretilir insana İNSANI Sevmek bizde..!
Bu yüzden elimizde kan lekesi asla OLMADI . Her dönemde SIRTIMIZDA Bir bıçak izi olsada BİZE SEVGİ ÖĞRETİLİR.. Mevlanadan kalma bir aşkla bağlanılır Tanrıya ( ALLAHA)


Ortak yönlerin olmasına rağmen Farklılıklar da o kadar çok ki , KONU DİN YADA İBADET olduğunda birileri saygı duyup
bu farklılıkları kabul etmek yerine siz bizsiniz derse ASİMİLASYON çabasını belli eder..

Bu yüzden Sevgili NECOLAS dini bilgileri senden almak güzel olsada Konu alevilik olduğunda yanlış kitaplardan yanlış insanlardan
kopy/ paste yapacağını bildiğim için ulaşacağın sonuçlarda yanlış olacaktır..

Yazı için teşekkürler , zerre kadar beğenmesemde benim için büyük bir kısmı çöplüğü ifade etsede Emeğin geçmiş..

Emeğine , eline koluna sağlık dostum.. Tekrar teşekkür ederim paylaşımın için..

Düzenleyen denizkilic : 27-07-2010 at 12:15.
denizkilic Çevrimdışı  

Eski 27-07-2010, 12:21   #11
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,985
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder

Görüşlerinize saygı duyuyorum...
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=392050

Konuyu paylaşmamda ki maksat yanlış olan bazı düşünceleri ve yaklaşımları bir ihtimal ortadan kaldırmaktı..

Her zaman yanlı veya tek taraflı olacagını düşündüğüm konuları paylaşmamaya özen gösterdim..

Yinede konuda geçen bazı söylemlerden dolayı Alevi kardeşlerimin kırılmasına veya gücenmesine sebebiyet verdiysem affola... Konunun gidişatını veya içeriğini yanlış-yalan olarak görüyorsanız ESTERGON moduma başvurabilirsiniz, ki ben bu postdan sonra konunun incelenmesini modumdan talep edeceğim...

Saygı çerçevesinde eleştirilerinize her zaman açığız.. Ama biraz daha yapıcı olmanız temennimdir...

Saygılar..
NeCoLaS Çevrimdışı  

Eski 27-07-2010, 19:32   #12
ESTERGON
Moderator
 
ESTERGON's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #47801
Yer: im KALBİN
Mesaj sayısı: 9,816
Karma etkisi: 44090 ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000ESTERGON seviye: 2000
Karma: 4407476
Atatürk Çalışmaları Ödülü 6.Oskar ödülü kazanan üyelerimiz. 

Konu, bölümü takip eden arkadaşlara örnek olması açısından silinmemiştir.

Bu günlerde yaşadığımız olaylar "etnik milliyetçilik" ile nasıl ülke bölünmenin

eşiğine getirilmişse, mezhep-tarikat-cemeat lerle de dinimiz aynı konuma

bilinçsizce düşürlmektedir.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=392050

O nedenle kurallar belirlenirken 12. madde özellikle yazılmıştır.

Ayrıca bu tür konular bölümdeki "tartışma" yasağının göz ardı edilmesine

neden olacaktır.

Bütün bunlar da gereksiz cezalarla son bulacaktır.

Bölümün önemine lütfen gerekli hassasiyeti gösteriniz.
ESTERGON Çevrimdışı  

Kapalı Konu

Etiketler
alevi, ali, ehli-beyt, hüseyin, kerbela





Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Forum Seç


Hacking ve Bilgisayar Güvenliği Öğrenmek İçin!

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 02:41.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Wardom.org



İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Wardom hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.