İslam Tarihi

Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler Allah hizmetinizi daim kılsın. Konu NeCoLaS tarafından açılmış, 4661 kişi tarafından görüntülenip, 128 yanıt almış.

Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!


Karşı sistemi kendi makineniniz gibi kullandıran uzaktan yönetim programı.
  • Canlı ekran izleme,vnc ve mouse kontrolü
  • Antiviruslerce %100 tanınmaz, güncelleme garantili
  • Ortam sesi dinleme
  • Webcam izleme
  • Online/offline keylogger
  • Kopyala/Yapıştır, Clipboard Yöneticisi (Canlı)
  • Warlogger desteği
  • Çalıştırma,upload,download,yeniden adlandırma,silme,gizli çalıştırma,thumbnail görüntüleme(indirmeden dosya görme)
  • Registry yöneticisi (tam özellikli)
  • Msn şifrelerini ve geçmişteki tüm adresleri çıkartma
  • Firefox şifrelerini çözme
  • Görev yöneticisi, görev sonlandırma
  • Çalışan programları listeleme
  • Bağlı sistemlerin yaptığı işlemleri tek listede görme!
  • Binder / dosya birleştirici
  • Virus tipinde resource kullanmadan bindleme özelliği
  • Mp3,resim,jpeg,vs her türlü dosya ile birleşip,exploitler ile link üzerinden,htmlden yayılır
  • Keyloggerda dll kullanmadan system hooklarıyla loglama ve tabii dll kullanmadan kimse yapamıyorken %100 sisteme zarar vermeden stabil bütün dünya dillerinde loglama.
  • Internet Explorer 9 şifre çözme
  • Chrome Şifreleri (bütün sürümler)
  • Firefox Şifreleri (bütün sürümler)
  • Internet Exporer Şifreleri (bütün sürümler)
  • Safari Şifreleri (bütün sürümler)
  • Reklam Bot ile site reklamı, dosya yükletme, bulaştırma,vs. MSN,Yahoo Messenger,ICQ ve AIM sistemlerinin hepsini tanır. Reklam bot aynı anda birden fazla sisteme komut verebilir.
  • Browserda geçmiş verileri, form girdilerini kayıt edip trojandan erişme
  • Klavye Kilitleme
  • Mouse Kilitleme
  • Masaüstü Gizleme
  • Sistemlere takılı flash/usb disk varsa bulaştırma Birden fazla sisteme aynı anda autorun oluşturabilir.
  • Uzaktan exe yükletme Aynı anda birden fazla sisteme exeleri tek komutla yükletebilir.
  • Fake sistem kilitleme. Tek tıklama ile karşı sistemi restart/yeniden başlat moduna geçmiş gösterip kilitleme. Kullanıcı fişten çekmediği sürece siz istemedikçe bilgisayarı kapatamaz, yeniden başlatamaz.
  • Karşı sistemin yeniden başlatılma talebinde masaustu ve bütün ekranı kapanıyor gibi gösterip kapanış sesini çalara kullanıcıyı bekletme. Kullanıcı sistemi kapatmak istediğinde siz izin vermezseniz windows kapanmaya çalışıyor gibi görünür ancak yonetim panelinden her türlü işlem yapılır.
  • Sistem servislerini yönetme
  • Outlook şifreleri çözme. (bütün outlook versiyonları outlook expressler dahil)
  • Otomatik güncelleme özelliği ile yakalanma durumunda kısa sürede otomatik güncelleme alma
Sadece 690 TL! Satın almak için iletişim formunu kullanabilirsiniz.


Ayrıca, iki farklı üst sürümü var:
Özel Trojan 990 TL: İstediğiniz isimle çalışıp, istediğiniz yere kopyalanır ve başlangıçta, msconfig'de, registry'de görünmez.
ÖZEL TROJAN 1490 TL: Görev yöneticisinde ve sistemin hiç bir yerinde görünmez.


Sürümler: 1200 TL: - Kimsenin bulamayacağı şekilde çalışır!> m3hm3t. 1750 TL: %100 gizlidir, RAM'de çalışır ve bentrojanim.exe olarak çalışsa dahi hiç bir yerde görünmez.

Wardom.Com.TR bir bilgisayar güvenliği sitesidir; hack konuları bilgisayar güvenliğinin ve bilgisinin uç noktaları olduğundan dolayı, kullanıcıları bu konularda bilgilendirmek ve güvenliklerini arttırmak için yazılmaktadır.

Geri Dön   Wardom.Com.TR > Milli ve Dini Unsurlar > Dini Unsurlar
Üye Ol Sözlük Üye Listesi Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Konu Başlıkları: islam tarihi
 
Eski 26-08-2010, 11:46   #121
totalwar
Çırak
 
Kayıt Tarihi: Aug 2010
Üye numarası: #477454
Mesaj sayısı: 2
Karma etkisi: 0 totalwar seviye: 10
Karma: 10

Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler Allah hizmetinizi daim kılsın.
totalwar Çevrimdışı  

Eski 27-08-2010, 13:27   #122
detanx
Daimi Üye
 
Kayıt Tarihi: Jun 2010
Üye numarası: #460749
Mesaj sayısı: 419
Karma etkisi: 3653 detanx seviye: 2000detanx seviye: 2000detanx seviye: 2000detanx seviye: 2000detanx seviye: 2000detanx seviye: 2000detanx seviye: 2000detanx seviye: 2000detanx seviye: 2000detanx seviye: 2000detanx seviye: 2000
Karma: 365112
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder

Güzel Araştırma olmuş Tbr.
detanx Çevrimdışı  

Eski 30-08-2010, 01:16   #123
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,985
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

Müşriklerin Peygamberimiz Aleyhisselama ve Müslüman Olanlara İşkenceler Yapmaya Başlamaları

Kureyş müşrikleri; Peygamberimiz Aleyhisselama ve Kureyşîlerden Müslüman olup Peygamberimiz Aleyhisselamla birlikte bulunanlara karşı düşmanlıkta daha şiddetli, daha katı davranmaya başladılar.
Aşağılık adamlarını kışkırttılar, Peygamberimiz Aleyhisselama saldırttılar.
Peygamberimiz Aleyhisselamı yalanladılar.
Ona şairlik, sihirbazlık, kâhinlik ve mecnunluk.. gibi, kendilerinin de inanmadıkları türlü isnad ve iftiralarda bulunarak eziyet ettiler.
Peygamberimiz Aleyhisselam ise; Allah'ın emrini açıklamaktan; müşrikleri putlarından ayırmak, küfürlerinden uzaklaştırmak için, dinlerini yermek gibi, hiç hoşlanmadıkları şeyleri söylemekten geri durmadı.
Yüce Allah; müşriklere karşı Peygamberimiz Aleyhisselamı amcası Ebu Talib ile, Hz. Ebu Bekir'i de kavim ve kabilesi ile korudu.
Diğer Müslümanlara gelince;
Müşrikler onları yakalıyorlar, çıplak vücutlarına demir gömlekler giydiriyorlar, kızgın güneşin altına yatırıp vücutlarının yağlarını eritiyorlardı!
Müşriklerden hiçbiri yoktu ki, yaptıkları dayanılmaz işkencelerle istediklerini onlara söyletmesin!
Ancak, Bilal-i Habeşî'ye söyletemediler.
Kureyşîlerden her kabile; içlerinden Müslüman olanları, Peygamberimiz Aleyhisselama sahabi olanları;
Hapsetmek,
Dövmek,
Aç ve susuz bırakmak,
Mekke'nin en sıcak saatlerinde, en sıcak yerlerinde güneş altında tutmak.. gibi türlü işkencelerle yıldırıp dinlerinden döndürmeye kalkıştılar.
Kimisi karşılaştığı ağır işkencelere dayanamayıp dininden dönüyor; kimisi de direniyor, dönmüyor, Allah da onu dininden dönmekten koruyordu.
Ammar b. Yâsir'in babası, annesi ve kardeşi gibi, dinlerinden dönmeyip işkenceler altında can verenler de vardı. Kureyş müşrikleri, adamına ve yerine göre, her hakareti ve işkenceyi yapıyorlardı.
Ebu Cehil şerefli ve arkalı bir kimsenin Müslüman olduğunu işitince varıp ona çatıyor, hakaret ediyor:
"Sen babanın dinini bıraktın ha! Halbuki, o senden daha hayırlı idi. Demek sen onun fikrini hiçe saydın, şerefini düşürdün, öyle mi? Andolsun ki; biz de senin aklını akılsızlık ve ahmaklık sayacağız! Senin görüşünün yanlışlığını ortaya koyacağız! Şerefini kaybettireceğiz!" diyerek tehditlerde bulunurdu.
Eğer Müslüman olan zât ticaretle uğraşan bir kimse ise, ona:
"Vallahi, senin ticaretini durgunluğa uğratacağız, servetini yok ettireceğiz!" derdi.
Müslüman olan zayıf ve fakir bir kimse ise, onu döver, aldatıcı sözlerle kandırmaya ve Müslümanlıktan döndürmeye çalışırdı.
Abdullah b. Abbas'a:
"Resûlullah Aleyhisselamın ashabı, dinlerini bırakmak için mazur sayılacak kadar, müşriklerden işkence görürler miydi?" diye sorulmuştu.
Abdullah b. Abbas:
"Evet!" dedi. "Vallahi, müşrikler onlardan yakaladıkları herhangi birisini o kadar döverler, o kadar aç ve susuz bırakarak döverlerdi ki, atılan dayağın şiddetinden oturamaz hale gelir, dininden döndürmek için söylemesini istedikleri herşeyi söylerdi.
Hatta kendisine 'Allah'tan başka, Lât ve Uzzâ da tanrı mıdır?' diye sorarlar, o da 'Evet!' derdi.
Yanlarından geçmekte olan cual (yellengen) böceğini gösterip, 'Şu cual de, Allah'tan başka, tanrın mıdır?' diye sorarlar; o da, kendisine yaptıkları ağır işkenceden kurtulabilmek için 'Evet!' derdi."
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333695
Ayılıp aklı başına geldiği zaman ise, tevhide dönerdi. İşte "Kalbi iman üzere sabit ve bununla mutmain ve müsterih olduğu halde cebr ve ikraha uğratılanlar müstesna olmak üzere, kim imanından sonra Allah'a inanmaz, küfre göğüs açarsa, işte Allah'ın gazabı o gibilerin başındadır! Onların hakkı, en büyük bir azabdır!" mealli âyetteki istisna, böyleleri hakkında inmiştir.
Kaynak: İslam Tarihi Ve Efendimizin Hayatı-Mustafa Âsım Köksal
NeCoLaS Çevrimdışı  

Eski 01-09-2010, 14:58   #124
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,985
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

Peygamberimiz Aleyhisselamı Korumak Üzere Hâşim ve Muttalib Oğullarının Ebu Talib'in Çevresinde Toplanmaları

Kureyş müşrikleri birbirlerini Peygamberimiz Aleyhisselamın ashabına işkence yapmaya kışkırttıkları zaman, her kabile kendi aralarında bulunan Müslümanlara işkence etmeye ve onları dinlerinden döndürmek için zorlamaya başladılar.
Ebu Talib Kureyş müşriklerinin yaptıklarını görünce, Hâşim ve Muttalib oğullarını toplayıp, onları, kendisinin yaptığı gibi, Peygamberimiz Aleyhisselamı korumaya davet etti.
Bu iki kabile Ebu Talib'in teklifini hemen kabul ettiler ve onunla birlikte oldular.
Ancak, Allah düşmanı Ebu Leheb, Ebu Talib'in teklifini, davetini kabul etmedi.
Ebu Talib, bu münasebetle söylediği yedi beyitlik bir manzumesinde:
Kureyşîler içinde Abdi Menaf oğullarının,
Abdi Menaf oğulları içinde Hâşim oğullarının,
Hâşim oğulları içinde de Muhammed Aleyhisselamın üstünlüğünü dile getirdi.

Müşriklerin Tavaf Sırasında Peygamberimiz Aleyhisselama Laf Atmaları ve Saldırmaları

1. Bir gün Kureyş eşrafı Kâbe'nin Hicr diye anılan yerinde toplanarak Peygamberimiz Aleyhisselamı konuşmaya başladılar:
"Bizim, bu adamın işinde sabrettiğimiz kadar, hiçbir şeye sabrettiğimizi görmedik!
O, akıllarımızı akılsızlık saydı. Baba ve atalarımıza dil uzattı. Dinimizi yerdi. Topluluğumuzu bölüp dağıttı. İlahlarımıza hakaret etti.
Biz onun yapmış olduğu bu kadar ağır şeylere hep katlandık durduk" dediler.
Onlar böyle konuştukları sırada idi ki, Peygamberimiz Aleyhisselam göründü, yürüyerek geldi.
Hacerü'l-Esved'i istilam ettikten sonra, Kâbe'yi tavaf ederken, yanlarından geçti.
Yanlarından geçerken, Peygamberimiz Aleyhisselama laf attılar.
Müşriklerin bu hareketine Peygamberimiz Aleyhisselamın kızdığı, yüzünden belli olmakta idi.
Peygamberimiz Aleyhisselam Kâbe'yi tavafa devam etti.
İkinci kere, yanlarından geçtiği sırada, onlar yine aynı şekilde laf attılar.
Onların bu hareketine Peygamberimiz Aleyhisselamın kızdığı, yüzünden belli olmakta idi.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333695
Peygamberimiz Aleyhisselamın üçüncü geçişinde, onlar yine önceki gibi laf attılar.
Bunun üzerine Peygamberimiz Aleyhisselam durdu, sonra da:
"Ey Kureyş cemaatı! İşitiyor musunuz? Varlığım Kudret Elinde bulunan (Allah)'a yemin ederim ki, hakkınızda telakki eylediğim helâk haberiyle geldim!" buyurunca, onlar tutulakaldılar, başlarına kuş konmuş gibi başlarını önlerine eğip, kımıldamadılar.
Hatta, bundan önce Peygamberimiz Aleyhisselama karşı onların en şiddetli davrananı (Ebu Cehil) bile, bulabildiği en güzel, en yumuşak sözleri kullandı da:
"Ey Kasım'ın babası! Geç git, doğru yolda olduğun halde git! Vallahi, sen cahil bir kişi değilsin!" dedi.
Bunun üzerine, Peygamberimiz Aleyhisselam onların yanından ayrıldı.
Ertesi günü, Kureyş müşrikleri yine Hicr'de toplandılar. Birbirlerine:
"Onun size yaptıklarını ve hakkında size anlatılanları anıp duruyorsunuz. Fakat, o karşınıza dikilerek hoşlanmadığınız şeyleri size tekrarladığı zaman kendisini serbest bırakıyorsunuz!" dediler.
Onların böyle konuştukları sırada, Peygamberimiz Aleyhisselam çıkageldi.
Hemen, oldukları yerden sıçrayıp Peygamberimiz Aleyhisselamın çevresi sardılar. İlahları ve dinleri hakkındaki sözlerini anarak, Peygamberimiz Aleyhisselama:
"Şöyle şöyle söyleyen sen misin?" dediler.
Peygamberimiz Aleyhisselam:
"Evet! Bunları söyleyen benim" buyurunca, içlerinden birisi Peygamberimiz Aleyhisselamın yakasına yapıştı.
Hz. Ebu Bekir hemen kalkıp Peygamberimiz Aleyhisselamın önünde durdu ve ağlayarak, "Yazıklar olsun size! Siz bir adamı 'Rabbim Allah' diyor diye öldürecek misiniz?" deyince, Peygamberimizin üzerinden ayrıldılar.
Müşrikler, Hz. Ebu Bekir'i de, o gün başının sık ve uzun saçından ve sakalından çekerek yaraladılar.
Kaynak: İslam Tarihi Ve Efendimizin Hayatı-Mustafa Âsım Köksal
NeCoLaS Çevrimdışı  

Eski 03-09-2010, 03:59   #125
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,985
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

Peygamberimiz Aleyhisselamın İki Kötü Komşusundan Çektikleri

2. Peygamberimiz Aleyhisselamın evi; iki kötü komşusu Ebu Leheb ile Ukbe b. Ebi Muayt'ın evleri arasında idi.
Bunlar; hayvan işkembesini getirip Peygamberimiz Aleyhisselamın kapısının önüne atarlardı.
Peygamberimiz Aleyhisselam bu iki komşusunun yaptıklarına üzülür:
"Ey Abdi Menaf oğulları! Bu ne biçim komşuluk?!" diye sitemlenerek pislikleri kapısının önünden yayı ile ilerilere doğru iterdi.
Ebu Leheb bir gün getirdiği pisliği Peygamberimiz Aleyhisselamın kapısının önüne dökmek isterken, Hz. Hamza gördü. Pisliği onun elinden alıp onun başına döktü!
Ebu Leheb pislikleri başından yere silkerken, Hz. Hamza'ya:
"Ahmak!" diyerek hakaret etti.
Ebu Leheb, yaptığı bu kötülükle de kalmaz, kendi evinden ve komşusu Adiyy b. Hamrau's-Sakafî'nin evinden, Peygamberimiz Aleyhisselama taş atar dururdu.

Ebu Leheb'in Karısı Ümmü Cemil'in Peygamberimiz Aleyhisselama Düşmanlığı ve İşkenceleri

Ebu Leheb'in karısı Ümmü Cemil-ki, Ebu Süfyan'ın kızkardeşi ve Muaviye b. Ebi Süfyan'ın da halası idi-Peygamberimiz Aleyhisselama düşmanlıkta aşırı gider; küfründe, inkârında ve inadında kocasına yardımcı olurdu.
Ümmü Cemil her gece pıtırakları, dikenleri, dikenli ağaç dallarını toplayıp büyük demet yapar, boynuna bağlar, geceleyin ayağına batsın, yaralar açsın diye Peygamberimiz Aleyhisselamın geçeceği yollara atar, saçardı!
Peygamberimiz Aleyhisselam ise, onlara kum yığınına, ipek üzerine basar gibi basar, geçerdi.
Yüce Allah, gerek Ebu Leheb, gerek karısı Ümmü Cemil hakkında indirdiği sûrede:
"Yuh oldu iki eli Ebu Leheb'in, kendisi de yuh oldu!
Ona ne malı yarar verdi, ne de kazandığı!
O da, boğazında kıskıvrak bükülmüş bir urgan bulunduğu halde odun hammalı olarak karısı da, yaslanacak bir alevli ateşe!" buyurdu; onların âhiretteki durumlarını duyurdu.
Ümmü Cemil kendisi ve kocası hakkında Tebbet sûresinin indiğini işitince, Peygamberimiz Aleyhisselamın Hz. Ebu Bekir ile birlikte Kâbe Mescidinde oturduğu sırada oraya vardı. Kendisinin elinde bir taş bulunuyordu.
Hz. Ebu Bekir, onu görünce, Peygamberimiz Aleyhisselama:
"Yâ Rasûlallah! Bu Ümmü Cemil'dir. Eziyet edici bir kadındır. Sana doğru geliyor! Onun seni görmesinden korkuyorum! Keşke bu kadın sana bir zarar vermeden, eziyet etmeden kalkıp gitmiş olsaydın, bir köşeye çekilseydin!" dedi.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333695
Peygamberimiz Aleyhisselam:
"O beni göremez!" buyurdu.
Gerçekten de, Ümmü Cemil Peygamberimiz Aleyhisselamı göremedi! Yüce Allah ona göstermedi.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333695
O ancak Hz. Ebu Bekir'i görebildi. Gelip, Hz. Ebu Bekir'in başına dikildi. Ona:
"Ey Ebu Bekir! Arkadaşın nerede?" diye sordu.
Hz. Ebu Bekir:
"Ne yapacaksın onu? Sen benim yanımda hiç kimse görmüyor musun?" dedi.
Ümmü Cemil:
"Benimle alay etme! Ben senin yanında senden başkasını göremiyorum. Bana haber verildi ki, arkadaşın beni hicvetmiş.
O şairse, vallahi, ben de şair bir kadınım. Kocam da şairdir.
İşte, ben de onu hicvediyorum:
'Biz o yerilmişe isyan ediyoruz.
Onun peygamberlik işinden yüz çeviriyoruz.
Onun dininden hiç hoşlanmıyoruz.'
Vallahi, onu bulsaydım, şu taşı kendisinin ağzına vuracaktım!" dedi.
Hz. Ebu Bekir:
"Hayır! Vallahi, arkadaşım şair değildir. O şiir söylemez de.
Şu Beyt'in (Kâbe'nin) Rabbine andolsun ki, o seni hicvetmiş değildir" dedi. Ümmü Cemil:
"Muhakkak ki, sen benim katımda doğru sözlüsündür.
Kureyşîler iyi bilir ki, ben onların ulu kişilerinin kızıyımdır!" diyerek dönüp gidince, Hz. Ebu Bekir:
"Yâ Rasûlallah! O seni görmedi mi?" diye sordu.
Peygamberimiz Aleyhisselam:
"Beni görmedi! Allah onun gözünü alıp beni göremez hale getirdi!" buyurdu.
Peygamberimiz Aleyhisselamdan hoşlanmayan Kureyş müşrikleri, Peygamberimiz Aleyhisselamın 'Övülmüş' mânâsına gelen Muhammed ismini zıddına çevirerek, Müzemmem (Yerilmiş) derlerdi.
Peygamberimiz Aleyhisselam, bunu şu hadis-i şerifleriyle açıklamışlardır:
"Yüce Allah'ın Kureyş müşriklerinin sövmelerini, lânetlemelerini benden nasıl uzaklaştırdığına şaşmaz mısınız?
Onlar 'Müzemmem=Yerilmiş' diye söver ve 'Müzemmem' diye lânetlerlerdi.
Halbuki ben Muhammed'im ('Övülmüş'üm)."
Kaynak: İslam Tarihi Ve Efendimizin Hayatı-Mustafa Âsım Köksal
NeCoLaS Çevrimdışı  

Eski 05-09-2010, 06:08   #126
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,985
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

Ebu Leheb ile Karısının, Oğullarını Peygamberimiz Aleyhisselamın Kızlarından Ayırmaları

Peygamberimiz Aleyhisselama peygamberlik gelmeden önce, Peygamberimiz Aleyhisselamın kızı Hz. Ümmü Külsûm Ebu Leheb'in oğlu Uteybe ile, Hz. Rukayye de Ebu Leheb'in diğer oğlu Utbe ile nişanlanmış olup, henüz evlenmemiş bulunuyorlardı.
Tebbet sûresi nâzil olunca, Ebu Leheb'in karısı Ümmü Cemil oğullarına:
"Rukayye ve Ümmü Külsûm dinden çıkmışlardır. Onları boşayın, ayrılın onlardan!" dedi.
Ebu Leheb de, oğullarının her ikisine:
"Muhammed'in kızını boşamazsan, başım başına haram olsun!" diyerek yemin etti.
Bunun üzerine, Uteybe Peygamberimiz Aleyhisselamın yanına gelerek:
"Ben senin dinini tanımıyorum. Kızından da ayrıldım. Artık ne sen beni sev, ne de ben seni severim. Ne sen bana gel, ne de ben sana gelirim!" dedikten sonra, Peygamberimiz Aleyhisselamın gömleğini yırttı!
Uteybe o sırada ticaret maksadıyla Şam tarafına gitmek üzere idi.
Ebu Leheb, Uteybe'nin satması için, Şam'a elbise yüklemişti.
Peygamberimiz Aleyhisselam Uteybe'nin yapmış olduğu çılgınlığa karşı:
"Dilerim ki, Allah köpeklerinden bir köpeği senin üzerine salar!"
"Allah köpeklerinden bir köpeği senin üzerine salsın!"
"Allah'ım! Köpeklerinden bir köpeği onun üzerine sal!" diyerek aleyhinde dua etti.
Buna binaen, Ebu Leheb:
"Muhammed'in oğlum aleyhindeki duasından korkuyorum!" dedi.

Uteybe'nin Bir Arslan Tarafından Isırılıp Öldürülüşü

Uteybe Kureyşîlerden bir ticaret kafilesiyle yola çıktı.
Zerka' diye anılan bir yerde geceleyin konakladılar.
O gece bir arslan gelip çevrelerinde dolaşmaya başlayınca, Uteybe:
"Vay anam! Vallahi, Muhammed'in dediği gibi, bu beni yiyecek! Benim katilim İbn Ebi Kebşe'dir. Kendisi Mekke'de, ben Şam'da olsam da!" dedi.
Arslan o gece çevrelerinde dolaştıktan sonra dönüp gitti!
Arkadaşları Uteybe'yi ortalarına alıp uyudular.
Arslan geri geldi. Aralarından geçti. Yavaş yavaş ve koklaya koklaya, Uteybe'nin yanına kadar vardı, başını yakalayıp öyle bir ısırışla ısırdı ki, işini bitiriverdi!
Uteybe, can çekişirken:
"Ben size 'Muhammed insanların en doğru sözlüsüdür' demedim mi?" diyerek ölüp gitti.
Oğlunun arslan tarafından öldürüldüğünü işitince, Ebu Leheb de:
"Ben size 'Muhammed'in oğlum hakkındaki duasından korkuyorum' dememiş miydim?" demiştir.
4. Ukbe b. Ebi Muayt da, Peygamberimiz Aleyhisselama düşmanlıkta ve işkence yapmakta müşriklerin en aşırılarındandı.
Peygamberimiz Aleyhisselam, ona:
"Ey Eban'ın babası! Senden gördüğümüz şeyleri sen daha kısmayacak, azaltmayacak mısın?"diye sorduğu zaman, Ukbe:
"Hayır! Sen üzerinde durduğun şeyi (peygamberliği) bırakıncaya kadar, kısmayacağım!" dedi.
Peygamberimiz Aleyhisselam:
"Vallahi, sen ya bu davranışlarından vazgeçersin, ya da başına ansızın bir belâ gelip çatar!" buyurdu.
Ukbe b. Ebi Muayt bir gün bir zenbile doldurduğu insan pisliğini Peygamberimiz Aleyhisselamın kapısının önüne dökmek isterken, Peygamberimiz Aleyhisselamın halası Ervâ Hatunun oğlu Tuleyb b. Umeyr gördü. Hemen zenbilini elinden alarak, Ukbe'nin başına döktü!
Ukbe, Tuleyb'e yapışıp, onu çeke çeke annesi Ervâ Hatunun yanına götürdü. Ona:
"Oğlunun Muhammed yüzünden bana şu yaptığını görmüyor musun?" dedi.
Ervâ Hatun:
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333695
"Sen, ondan, bundan daha lâyık bir davranış mı beklerdin? O, onun dayısının oğlu olur. Mallarımız ve canlarımız Muhammed'in uğruna fedâ olsun!" dedi.
Kaynak: İslam Tarihi Ve Efendimizin Hayatı-Mustafa Âsım Köksal
NeCoLaS Çevrimdışı  

Eski 17-09-2010, 11:00   #127
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,985
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

Peygamberimiz Aleyhisselamın Kureyş Müşriklerinden Yedi Kişi Aleyhinde Dua Edişi

5. Abdullah b. Mes'ud der ki:
"Peygamber Aleyhisselam, Beytullah'ın yanında durup namaz kılıyordu.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333695
Kureyşîlerden birtakım kimseler; Ebu Cehil ve arkadaşları, ki onlar:
1. Ebu Cehil b. Hişam,
2. Şeybe b. Rebia,
3. Utbe b. Rebia,
4. Ukbe b. Ebi Muayt,
5. Ümeyye b. Halef
ve daha başka iki kişiden oluşan yedi kişilik bir topluluk, Hicr'de, Peygamber Aleyhisselamın çevresinde oturuyorlardı.
Bir gün önce bir dişi deve boğazlanmıştı; onun dölyatağı ve işkencesinin pisliği, tersi, yakın bir yerde bulunuyordu.
Peygamber Aleyhisselam secdesini uzattı.
Müşriklerin içlerinden birisi, Ebu Cehil:
'Görmüyor musunuz şu müraiyi (gösterişçiyi)? Hanginiz varıp filan oğullarının boğazlanan devesinin dölyatağını, işkembe içindeki tersini, kanını getirir ve secdeye vardığı zaman Muhammed'in sırtına, iki omuzunun arasına koyar?' diye sordu.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333695
Oradakilerin en şakîsi, en bedbahtı olan Ukbe b. Ebi Muayt 'Ben yaparım' dedi. Hemen kalkıp gitti. Dölyatağını, işkembe içindeki tersini alıp getirdi.
Peygamber Aleyhisselamın secdeye gitmesini bekledi.
Secdeye vardığı zaman, onları Peygamber Aleyhisselamın iki omuzunun arasına koyunca, gülmeye başladılar.
Katıla katıla gülmekten, (yere yıkılmamak için) birbirlerinin üzerine eğildiler, dayandılar!
Peygamber Aleyhisselam secdeden ayrılmıyor, başını kaldırmıyordu,
Ben ise, hiçbir işe yaramıyor, ayakta dikilip duruyor, sadece ona bakıyordum.
Konuşmaya bile gücüm yetmiyordu.
Beni koruyacak kavim ve kabilem yoktu.
Ne olurdu, o zaman, koruyacak bir gücüm ve koruyucum olaydı da, Resûlullah Aleyhisselamın sırtından onları hemen kaldırıp ataydım!
Nihayet, bir insan gidip Fâtıma'ya haber verdi.
Fâtıma o zaman küçük bir kızdı. Koşarak geldi
Resûlullah Aleyhisselamın üzerinden, onları alıp attı.
Bunu yapanlara ilendi. Ağır sözler söyledi.
Onlar Fâtıma'ya hiçbir karşılık vermediler.
Peygamber Aleyhisselam, her zaman olduğu gibi, secdesini tamamlayıp başını kaldırdığı ve namazını bitirdiği zaman, Beytullah'a, Kâbe'ye yöneldi. Sesini yükseltti. Kureyşîlerden, içlerinde:
Ebu Cehil,
Ümeyye b. Halef,
Utbe b. Rebia,
Şeybe b. Rebia,
Ukbe b. Ebi Muayt'ın da bulunduğu yedi kişi aleyhinde dua etti.
Resûlullah Aleyhisselamın üç kere:
'Ey Allah! Kureyş'i Sana havale ediyorum!
Ey Allah! Kureyş'i Sana havale ediyorum!
Ey Allah! Kureyş'i Sana havale ediyorum!
Ey Allah! Kureyş'ten şu topluluğu Sana havale ediyorum!
Ey Allah! Ebu Cehl Amr b. Hişam'ı Sana havale ediyorum!
Ey Allah! Utbe b. Rebia'yı Sana havale ediyorum!
Ey Allah! Şeybe b. Rebia'yı Sana havale ediyorum!
Ey Allah! Ukbe b. Ebi Muayt'ı Sana havale ediyorum!
Ey Allah! Ümeyye b. Halef'i Sana havale ediyorum!
Ey Allah! Velid b. Utbe'yi Sana havale ediyorum!
Ey Allah! Umâre b. Velid'i Sana havale ediyorum!'
diyerek aleyhlerinde dua ettiğini işittikleri zaman, onların gülmeleri, gülüşmeleri birden kesilip gidiverdi.
Peygamber Aleyhisselamın onların aleyhlerinde dua etmesi çok ağırlarına gitti.
Çünkü, kendileri de, bu beldede yapılacak duanın muhakkak kabul olunacağı inancında idiler.
Bunun için, Peygamber Aleyhisselamın aleyhlerindeki duasından korktular.
Muhammed Aleyhisselama Kitabı indiren, Muhammed Aleyhisselamı hak dinle Peygamber gönderen, canım Kudret Elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki: Resûlullah'ın adlarını saymış olduğu bu kişilerin hemen hepsinin Bedir Günü öldürüldüklerini, yerlere serildiklerini, kuyuya atıldıklarını gördüm. Çok sıcak bir gündü. Güneş onları değiştirmiş (kokutmuş) idi. Sonra onlar çukura, Bedir kuyusuna sürüklendiler, atıldılar!"
Bundan sonra, Resûlullah Aleyhisselam Mescid-i Haram'dan çıktı.
Ebu'l-Bahterî'ye rastladı.
Ebu'l-Bahterî'nin elinde bir sopa vardı. Ona dayanıyordu.
Ebu'l-Bahterî, Peygamber Aleyhisselamı görünce, onun benzi hiç de boşuna gitmedi.
Kendisini tutup:
"Gel! Bana söyle bakayım, sana ne oldu?" dedi.
Peygamber Aleyhisselam:
"Bırak beni gideyim!" buyurdu.
Ebu'l-Bahterî:
"Sen bana ya halini bildireceksin, ya da, Allah bilir ki, seni bırakmayacağım! Muhakkak senin başına birşeyler gelmiş!" diyerek, halini sordu.
Peygamber Aleyhisselam, Ebu'l-Bahterî'nin söyletmedikçe kendisini bırakmayacağını anlayınca:
"Ebu Cehil benim üzerime pislik atılmasını emretti" diyerek, kendisine yapılanı ona haber verdi.
Bunun üzerine, Ebu'l-Bahterî:
"Haydi, gel benimle birlikte Mescid'e!" dedi.
Peygamber Aleyhisselam gelmek istemeyince, Ebu'l-Bahterî tutup onu zorla Mescid'e koydu. Mescid'e girince, Ebu Cehil'e yönelerek:
"Ey Hakem'in babası! Muhammed'in üzerine pislik atılmasını sen mi emrettin?" diye sordu. Ebu Cehil:
"Evet!" der demez, elindeki sopayı kaldırıp Ebu Cehil'in başına vurdu!
Orada bulunan adamlar; Ebu Cehil'in mensup bulunduğu Mahzum oğullarıyla, Ebu'l-Bahterî'nin mensup bulunduğu Esed b. Abduluzzâ oğulları, yerlerinden sıçrayıp birbirlerinin üzerine atıldılar. Ebu Cehil:
"Yazıklar olsun sizlere! Sizin şu davranışınız kimin için olmuş (kimin işine yaramış) oluyor? Muhammed ancak aranıza düşmanlık sokup kendisinin ve ashabının kurtulmasını istiyor" diyerek bağırdı.
Kaynak: İslam Tarihi Ve Efendimizin Hayatı-Mustafa Âsım Köksal
NeCoLaS Çevrimdışı  

Eski 25-09-2010, 11:45   #128
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,985
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

Ukbe b. Ebi Muayt'la Ebu Cehil'in Peygamberimiz Aleyhisselamı Öldürmeye Kalkışmaları

6. Abdullah b. Amr b. Âs'ın bizzat görüp anlattığına göre; bir gün Peygamberimiz Aleyhisselam Kâbe'nin Hicr mevkiinde namaz kılarken, Ukbe b. Ebi Muayt gelmiş, Peygamber Aleyhisselamı boğmak için ridasını boynuna dolayarak şiddetle çekmeye başlamış, Hz. Ebu Bekir yetişerek onu omuzundan tutup Peygamber Aleyhisselamın üzerinden def etmiştir.
7. Peygamberimiz Aleyhisselam Kureyş müşriklerinin ileri gelenlerinden birtakım kişilerin güneş battıktan sonra Kâbe'nin arkasında toplanarak konuşmak bahanesiyle kendisini çağırıp, peygamberlikten vazgeçirtmek için kendisine türlü hakaret ve yersiz tekliflerde ve ölümle tehditlerde bulunmaları üzerine, meclislerinden kalkıp derin bir üzüntü içinde evine gittikten sonra, Ebu Cehil:
"Ey Kureyş cemaatı! Görüyorsunuz ki, Muhammed dininizi ayıplamaktan, baba ve atalarınıza dil uzatmaktan, akıllarınızı akılsızlık saymaktan, ilahlarınıza dil uzatmaktan başka birşey kabul etmedi!
Ben Allah'a söz veriyorum ki, yarın kolay kolay taşıyamayacağım bir taş alıp oturacak, namazda secdeye kapandığı zaman, o taşla Muhammed'in başını ezeceğim!
Bunun üzerine, siz beni ister koruyunuz, ister Abdi Menaf oğullarına teslim ediniz. Bundan sonra, Abdi Menaf oğulları bana istediklerini yapsınlar (razıyım)" dedi. Kureyş müşrikleri:
"Vallahi, biz seni hiçbir zaman onlara teslim etmeyiz! Git, istediğini yap!" dediler.
Ebu Cehil, sabaha çıkınca, vasıfladığı gibi, güçlükle taşıyabileceği iri bir taş aldı. Oturup Peygamber Aleyhisselamın gelmesini bekledi.
Peygamberimiz Aleyhisselam; her zaman olduğu gibi, sabahleyin Kâbe'ye geldi. Kendisinin, Mekke'de kıblesi, Şam'a doğru idi.
Bunun için, namaz kılacağı zaman, Yemen köşesiyle Hacerü'l-Esved arasında kılar, Kâbe'yi Şam ile kendi durduğu yer arasına alırdı.
Peygamberimiz Aleyhisselam durup namaz kılmaya başladı.
Kureyş müşrikleri toplantı yerlerine gelip oturmuşlar, Ebu Cehil'in ne yapacağını bekliyorlardı.
Ebu Cehil taşı yüklendikten sonra Peygamberimiz Aleyhisselama doğru ilerledi.
Peygamberimiz Aleyhisselamın yanına yaklaşır yaklaşmaz, yenilgiye uğramış, benzi sararmış, büyük bir korkuya tutulmuş, elleri taşı tutamaz olmuş, hatta taş elinden yere düşmüş olarak hemen geri döndü.
Kureyş müşriklerinin ileri gelenleri ona doğru vardılar.
"Ey Hakem'in babası! Sana ne oldu?!" dediler. Ebu Cehil:
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333695
"Dün size söylediğim şeyi ona yapmak üzere kalkıp ona doğru vardım. Kendisinin yanına yaklaştığım zaman, önüme develerden bir puğur çıkıverdi! Hayır! Vallahi, o puğurun ne tepesi ve boyun kökü, ne de dişleri gibisini hiçbir puğurda görmemişimdir. O beni hemen yemek istemişti!" dedi.

Hz. Ebu Bekir'le Talha b. Ubeydullah'a Yapılan İşkence

8-. Hz. Ebu Bekir ile Talha b. Ubeydullah'ı İslâm dininden döndürmek ve kendilerinin namaz kılmalarına mani olmak için; "Kureyşîlerin Arslanı" diye anılan Nevfel b. Huveylidü'l-Adevî ile Talha b. Ubeydullah'ın ağabeyi Osman b. Ubeydullah, tutup ikisini bir ipe bağlarlardı. Bundan dolayı, Hz. Ebu Bekir'le Talha b. Ubeydullah'a "Karînan," "Karîneyn" denilmiştir.
Hz. Ebu Bekir ile Talha b. Ubeydullah, kendilerine yapılan bu işkenceye rağmen, yaptırılmak istenileni yapmazlardı.
Hz. Ebu Bekir'in mensup olduğu Teym oğulları, bunlara işkence yapıldığını gördükleri halde pek aldırış etmezler, onları pek korumazlardı.
Osman b. Ubeydullah, her ikisinin bağlarından kurtulmuş oldukları halde namaz kıldıklarını görüp korkuya düşmedikçe, onlara bu işkenceyi yapmaktan vazgeçmedi.
Mes'ud b. Hıraş der ki:
"Safâ ile Merve arasında sa'y ettiğimiz sırada, birçok insanların elleri boynuna bağlı bir gencin ardına düştüklerini gördüm.
'Kimdir bu genç? Nedir kendisinin suçu?' diye sordum.
'Talha b. Ubeydullah'tır! Dininden çıkmış, başka bir dine girmiş' dediler.
'Ya şu kadın da kim?' diye sordum.
'Onun annesidir' dediler."
Kaynak: İslam Tarihi Ve Efendimizin Hayatı-Mustafa Âsım Köksal
NeCoLaS Çevrimdışı  

Eski 30-09-2010, 01:55   #129
NeCoLaS
Banned
 
Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #282929
Yer: Dini Unsurlar
Mesaj sayısı: 1,985
Karma etkisi: 0 NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000NeCoLaS seviye: 2000
Karma: 3370568
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Arrow

Hz. Ebu Bekir'le Talha b. Ubeydullah'a Yapılan İşkence

8-. Hz. Ebu Bekir ile Talha b. Ubeydullah'ı İslâm dininden döndürmek ve kendilerinin namaz kılmalarına mani olmak için; "Kureyşîlerin Arslanı" diye anılan Nevfel b. Huveylidü'l-Adevî ile Talha b. Ubeydullah'ın ağabeyi Osman b. Ubeydullah, tutup ikisini bir ipe bağlarlardı. Bundan dolayı, Hz. Ebu Bekir'le Talha b. Ubeydullah'a "Karînan," "Karîneyn" denilmiştir.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333695
Hz. Ebu Bekir ile Talha b. Ubeydullah, kendilerine yapılan bu işkenceye rağmen, yaptırılmak istenileni yapmazlardı.
Hz. Ebu Bekir'in mensup olduğu Teym oğulları, bunlara işkence yapıldığını gördükleri halde pek aldırış etmezler, onları pek korumazlardı.
Osman b. Ubeydullah, her ikisinin bağlarından kurtulmuş oldukları halde namaz kıldıklarını görüp korkuya düşmedikçe, onlara bu işkenceyi yapmaktan vazgeçmedi.
Mes'ud b. Hıraş der ki:
"Safâ ile Merve arasında sa'y ettiğimiz sırada, birçok insanların elleri boynuna bağlı bir gencin ardına düştüklerini gördüm.
'Kimdir bu genç? Nedir kendisinin suçu?' diye sordum.
'Talha b. Ubeydullah'tır! Dininden çıkmış, başka bir dine girmiş' dediler.
'Ya şu kadın da kim?' diye sordum.
'Onun annesidir' dediler."

Zübeyr b. Avvam'a Yapılan İşkence

10. Zübeyr b. Avvam'ı amcası bir hasıra bağlar, yaktığı ateşin dumanını ona doğru tüttürür:
"Eski dinine dön!" diye zorlar, Zübeyr b. Avvam da:
"Ben hiçbir zaman küfre dönmem!" derdi.

Hz. Osman'a Yapılan İşkence

11. Hz. Osman'ı, amcası Hakem b. Ebi'l-Âs bir ipe bağlayıp:
"Sen atalarının dinini bıraktın da, sonradan sonraya ortaya çıkarılmış bir dine, Muhammed'in dinine girdin ha!? Vallahi, sen üzerinde bulunduğun bu dini bırakıncaya kadar seni çözmeyeceğim!" derdi. Hz. Osman da:
"Vallahi, ben onu hiçbir zaman bırakmam! Ondan hiçbir zaman ayrılmam" derdi.
Hakem b. Ebi'l-Âs, Hz. Osman'ın dinine son derece bağlı olduğunu görünce, onu kendi haline bıraktı.

Mus'ab b. Umeyr'e Yapılan İşkence

12. Mus'ab b. Umeyr, annesinden ve kavminden korkarak, Müslümanlığını gizli tutar, Peygamberimiz Aleyhisselamın yanına gizlice giderdi.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=333695
Osman b. Talha, Mus'ab b. Umeyr'in namaz kıldığını görüp onu annesine ve kavmine haber verdi.
Onlar da Mus'ab'ı tutup hapsettiler.
Allah yolunda Habeş ülkesine yapılan ilk hicrete katılıp Mekke'den ayrılıncaya kadar, kendisini serbest bırakmadılar.

Zinnîre Hatuna Yapılan İşkence

13. Zinnîre Hatun; müşrikler tarafından kendi dinlerine döndürülmek için en ağır işkencelere uğratılan kadın köleler arasında idi.
Hz. Ömer'in de Müslüman olmadan önce yaptığı gibi, kendisinin üzerine yürünüp boğazı sıkılır, elleri yanlarına düşer, öldü sanılırdı.
Ebu Cehil'in yaptığı işkenceler yüzünden Zinnîre Hatunun gözleri görmez olmuştu.
Ebu Cehil:
"Gördün mü? Lât ve Uzzâ senin gözünü de kör etti!" dedi.
Zinnîre Hatun:
"Hayır! Vallahi, bu öyle değildir!
Benim gözümü böyle eden onlar değillerdir!
Lât ve Uzzâ, ne yarar, ne de zarar vermeye asla kadir olamazlar.
Lât ve Uzzâ, hiçbir şeyi göremezler!
Onlar kendilerine tapanları da, tapmayanları da bilemezler!
Fakat, bu, semavî bir iştir.
Benim Rabbim gözümü geri vermeye, beni gördürmeye de kâdirdir!" dedi.
Diğer Kureyş müşrikleri de:
"Onun gözlerini ancak Lât ve Uzzâ kör etmiştir!" dediler.
Zinnîre Hatun, bunu işitince:
"Allah'ın Beyt'ine (Kâbe'sine) yemin ederim ki, onlar yalan söylüyorlar!
Lât ve Uzzâ ne zarar verebilir, ne de yarar" dedi.
O gece geçip sabaha çıkınca, Yüce Allah, Zinnîre Hatunun gözünü geri çevirdi, gördürdü. Kureyş müşrikleri:
"Bu da Muhammed'in sihirlerindendir!" dediler.
Ebu Cehil, Zinnîre Hatun ve benzeri Müslümanlar hakkında:
"Muhammed'in izinden giden şu akılsızlara şaşmaz mısınız?! Eğer Muhammed'in getirdiği şey hayırlı ve gerçek olsaydı, biz ona uymakta bunlardan daha önce davranır ve kendilerini geçerdik! Zinnîre'nin doğruyu bulmakta bizi geçeceğini mi sanırsınız?" demişti.
Bunun üzerine inen âyette şöyle buyuruldu:
"O kâfirler, iman edenler için 'Eğer onda bir hayır olsaydı, bu hususta onlar bizim önümüze geçemezlerdi, bizden önce ona koşamazlardı' dediler.
Halbuki, onlar onunla (Kur'ân'la) hidayeti kabul etmedikleri için de 'Bu, eski bir yalandır' diyeceklerdir."
Kaynak: İslam Tarihi Ve Efendimizin Hayatı-Mustafa Âsım Köksal
NeCoLaS Çevrimdışı  

Kapalı Konu

Etiketler
İslam, müslüman, tarih





Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama

Bu Konuda Aradığınızı Bulamadıysanız Şunlara Bakmanızı Öneririz
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Birbirinden güzel 10 tane jenerik domain domainsiteniz Domainler 1 17-09-2008 17:46
Birbirinden güzel 10 tane jenerik domain istediğinize teklif verin domainsiteniz Domainler 0 01-09-2008 22:06
34 türk filmi vizyona girecek!!! eseskartal Güncel 5 20-01-2007 21:55
Satılık Domainler kursadcakir Web Hosting 0 26-11-2006 00:21

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Forum Seç


Hacking ve Bilgisayar Güvenliği Öğrenmek İçin!

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 03:20.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Wardom.org



İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Wardom hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.


You Rated this Thread: