Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL!


Karşı sistemi kendi makineniniz gibi kullandıran uzaktan yönetim programı.
  • Canlı ekran izleme,vnc ve mouse kontrolü
  • Antiviruslerce %100 tanınmaz, güncelleme garantili
  • Ortam sesi dinleme
  • Webcam izleme
  • Online/offline keylogger
  • Kopyala/Yapıştır, Clipboard Yöneticisi (Canlı)
  • Warlogger desteği
  • Çalıştırma,upload,download,yeniden adlandırma,silme,gizli çalıştırma,thumbnail görüntüleme(indirmeden dosya görme)
  • Registry yöneticisi (tam özellikli)
  • Msn şifrelerini ve geçmişteki tüm adresleri çıkartma
  • Firefox şifrelerini çözme
  • Görev yöneticisi, görev sonlandırma
  • Çalışan programları listeleme
  • Bağlı sistemlerin yaptığı işlemleri tek listede görme!
  • Binder / dosya birleştirici
  • Virus tipinde resource kullanmadan bindleme özelliği
  • Mp3,resim,jpeg,vs her türlü dosya ile birleşip,exploitler ile link üzerinden,htmlden yayılır
  • Keyloggerda dll kullanmadan system hooklarıyla loglama ve tabii dll kullanmadan kimse yapamıyorken %100 sisteme zarar vermeden stabil bütün dünya dillerinde loglama.
Sadece 690 TL! Satın almak için özel mesaj: m3hm3t


Ayrıca, iki farklı üst sürümü var:
Özel Trojan 990 TL: İstediğiniz isimle çalışıp, istediğiniz yere kopyalanır. Bu sayede geç yakalanır
ÖZEL TROJAN+: Görev yöneticisinde, başlangıçta, msconfig'de,hiç bir yerde görünmez; 1490 TL'dir!


Sürümler: 1200 TL: - Kimsenin bulamayacağı şekilde çalışır!> m3hm3t. 1750 TL: %100 gizlidir, bentrojanim.exe olarak çalışsa dahi hiç bir yerde görünmez.

Kaş yaparken göz çıkarmak

Çok veciz bir deyimimiz var: “Kaş yapa(yım de)rken göz çıkarmak.” Kim kaş yapmak için uğraşırken hiç istemediği halde göz çıkarıverir? Tabiî ki, kaş yapmanın ne demek olduğunu iyi bilmeyen, kaşın
Konu sudem tarafından açılmış, 734 kişi tarafından görüntülenip, 4 yanıt almış.

Wardom.Com.TR bir bilgisayar güvenliği sitesidir; hack konuları bilgisayar güvenliğinin ve bilgisinin uç noktaları olduğundan dolayı, kullanıcıları bu konularda bilgilendirmek ve güvenliklerini arttırmak için yazılmaktadır.


Geri Dön   Wardom.Com.TR > Milli ve Dini Unsurlar > Dini Unsurlar
Üye Ol Sözlük Üye Listesi Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Konu Başlıkları: cikarmak goz kas yaparken
Üye Olmadan Yorum Yazmak İçin Tıklayın!
Kaş yaparken göz çıkarmak konusundaki toplam yorum: 4, okunma sayısı: 734.
 
Eski 16-03-2010, 18:55   #1
sudem
Forum Ustası
 
sudem's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Sep 2007
Üye numarası: #145665
Yer: sevdiklerimin yanı
Mesaj sayısı: 2,538
Karma etkisi: 21318 sudem seviye: 2000sudem seviye: 2000sudem seviye: 2000sudem seviye: 2000sudem seviye: 2000sudem seviye: 2000sudem seviye: 2000sudem seviye: 2000sudem seviye: 2000sudem seviye: 2000sudem seviye: 2000
Karma: 2131123
Arrow Kaş yaparken göz çıkarmak

Çok veciz bir deyimimiz var: “Kaş yapa(yım de)rken göz çıkarmak.” Kim kaş yapmak için uğraşırken hiç istemediği halde göz çıkarıverir? Tabiî ki, kaş yapmanın ne demek olduğunu iyi bilmeyen, kaşın nasıl yapılacağına dair gerekli bilgi ve beceri donanımına sahip olmayanlar, kaş yaparken istemeye istemeye gözü çıkarırlar. Çünkü böyleleri, neyi nasıl yapacağını, hangi hareketin neye/nelere yol açacağını bilemez ve beceremezler; dolayısıyla işlemleri, gerçekte olması gerektiği gibi yönetemezler, yönlendiremezler. Böylece, iyilik yapalım derken, yapmayı düşündükleri iyilikle hiç kıyaslanamayacak kadar büyük kötülüklerin oluşmasına neden olurlar. Sonuç karşısında kahrolurlar, çok üzülürler; ama boşuna!

Çok hassas bir faaliyet olan din eğitiminde de bu deyimle dile getirilebilecek durumlar söz konusudur. Hem de çok... Anne-baba, öğretmen, hoca, öğretim üyesi vb. olarak nicelerimiz, din eğitimi yaparken hiç arzu etmediği sonuçların doğmasına farkında olmadan hizmet etmektedir. Sebep, aynı: Yaptığı işle ilgili gerekli bilimsel bilgi ve beceri donanımından yoksunluk.

İnsanın varlık özellikleri ve din eğitimi olgusunun mahiyeti bilimsel yolla bilinmeden/tanınmadan ve bu tanımanın uzantısı olarak o olguya ilişkin işlemleri gerçekleştirme bilgi ve becerisine sahip olmadan din eğitimi sürecini kontrol etmek, denetlemek ve yönetip yönlendirmek mümkün değildir. Eğitim sürecine yönelik bu bilgi ve becerilerin bilimsel olması, atılacak adımların gerçekçi ve etkili olması için kaçınılmazdır. Kontrol edilip yönetilemeyen eğitim sürecinin sonunda elde edilecek çıktının ne olacağı garanti edilemez. Önceden belirlenen hedeflerin tam aksi sonuçlar bile doğabilir. Bir başka deyişle, kaş yaparken göz çıkarılabilir. Zira, istenen sonucun elde edilmesi, gerekli şartların yerine getirilmesine, bu bağlamda din eğitimi sürecinin kontrol edilmesine, olması gereken biçimde yönetilip yönlendirilmesine bağlıdır. Bu olmadığı takdirde elbette, rastgelelik, gelişigüzellik sürece hakim olacak; dolayısıyla sonucun ne olacağı da belirli olamayacak; beklenilen/tahmin edilen ürünler ortaya çık(a)mayacaktır.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=360410

Bu yüzdendir ki, insanı tanımadan, ona yönelik din eğitimi hakkında bilimsel bilgi ve becerilerle donanmadan din eğitimi yapanlar (anne-baba, öğretmen, hoca vb.), başarılı olamazlar. Zaman zaman tikel başarılara ulaşırlarsa, o da, gerekli önlemler alınarak gerçekleşmesi olabildiğince önceden belirlenmiş, bilinçle üretilmiş başarı değil de; belki şartların şu veya bu sebeple denk düşmesiyle oluşmuş bir başarıdır.

Bilimsel bilgi, bilinç ve beceriyle din eğitimi yapamayanlar, din eğitimi sürecinin hassasiyetlerini bilemedikleri; dolayısıyla attıkları adımın hangi şartlarda ne tür sonuçlar doğuracağını isabetle tahmin edemedikleri için, çok iyi niyetle ve ilke olarak iyi görülen işlemleri bile dezavantaj kaynağına dönüştürebilirler. Üstelik, böyleleri, belirledikleri hedeflere ulaşamadıklarında da, eğitim sürecini tekrar gözden geçirip bütün iş ve işlemleri yeniden düzenleyerek sonuç almak yerine, hatayı ve başarısızlığın neden(ler)ini dışarıda görmek suretiyle mazeret üretip teselli olurlar.

Sözü edilen bu tür olumsuzlukların örneklerini çevremizde rahatlıkla görebilmekteyiz. Özellikle çocukluğun incinmişliklerini oluşturan tutum ve davranışlar, din açısından çok derin yaraların açılmasına, bireyin onu ruhunda kalıcı bir dövme gibi taşımasına neden olabilmektedir. Söz gelimi, Salzman’ın belirttiği gibi, çocuklarını Allah’ın azabıyla tehdit ederek, onları Allah’ın taş edeceğini, cezalandıracağını söyleyerek terbiye etmeye çalışan bir anne, son derece iyi niyetle, Allah’ın sevilmesi gereken değil de korkulması gereken olduğu anlayışının çocukların zihnine yerleşmesine katkıda bulunmakta, onları Allah’tan soğutup uzaklaştırmaktadır.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=360410

En çok kimi sevdiği sorulan çocuk, Hz. Peygamber’i en çok sevdiğini belirtir. Neden Allah’ı değil de onu en çok sevdiği sorulunca da şu cevabı verir: “Çünkü onun cehennemi yok.”
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=360410

Buyurgan/dayatmacı bir yaklaşımla veya çocuğun gelişim özelliklerinin müsait olmadığı bir anlayışla çocuğuna namazı empoze etmeye çalışan anne-baba, kendilerinden çocuğun nefret etmesine, onun namazla arasını açmaya, namazın rahatlatıcı ruhundan uzaklaştırmaya, namazı içtenlikle benimsemesini dinamitlemeye neden olabilmektedir. Bir lise birinci sınıf öğrencisi, “Babam yüzünden namazı terk ettim.” dedikten sonra sebebini şöyle açıklıyor:

“Babam her akşam bize dinî kasetler, programlar izletir. Her akşam din, din... Dinle ilgili her şeyden soğudum, her şeyde çok ısrarcıdır, kabadır, artık ondan nefret ediyorum.” (Ahmet ALTUN, “Çocuklara Din Eğitiminde Yol ve Yöntemler”, Tohum, Kasım-Aralık, 2009.)

Camide yanlış gördüğü hareketini düzeltmek amacıyla çocuğu sert bir üslupla uyaran yetişkin, onun camiden kopmasına yol açabilmektedir. Cem Karaca anlatıyor: “Yedi yaşlarındaydım. Koca Mustafa Paşa semtindeki Sümbül Efendi camisine gitmiştim. Camide oturmuş kubbedeki muhteşem tezyinat sanatını seyre dalmıştım, manevi bir atmosferde hoş duygular yaşıyordum. Dizimde ağrı olduğu için bir ayağımı uzatmıştım. Birden yaşlı bir adamın ayağıyla ayağıma vurmasıyla irkildim. Sonra haşin bir ifadeyle “Utanmıyor musun, Allah’ın evinde ayağını uzatmış oturuyorsun, kalk!” gibi sözlerine muhatap oldum. Kalktım ve camiden öyle çıktım ki, ancak yetmiş sene sonra camiye dönebildim.” (Altun, 2009)

Çocuklarının yanında, din öğretenlerin, dini tebliğ edenlerin hep aleyhinde konuşup onlara hakaret eden, onları küçük düşürücü değerlendirmeler yapan bir baba, hiç farkına varmadan, çocuklarının dinden soğumalarına, nefret etmelerine neden olabilmektedir. Zira çocuk, din öğretenin/hocanın şahsına ilişkin oluşturduğu olumsuzluğu, rahatlıkla onun ilişkili olduğu veya temsil ettiğini düşündüğü dine transfer edebilmektedir.

Çocukluğunda akşam namazı ezanı her okunduğunda müezzine kızdığını söyleyen kişiye nedeni sorulduğunda şunları söylemektedir: “Annem evden çıkarken, “Akşam ezanı okunurken eve gel.” derdi. Ezan okunmaya başlayınca oyunumuzu bırakmak zorunda kalıyorduk. Ben de çok çok sinirlenirdim. Ne olurdu sanki biraz daha geç okusaydı! ”

Bir tanıdığım çocuklarıyla birlikte ziyarete gelmişti. Bir ara baba, oğluna arabada biraz beklemesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine çocuk, “Para verirsen olur.” diye cevap verdi. Çok yadırgadığım bu cevabın nedenini merak ettim. Konuşmalar sonunda anladım ki, bu anne-baba, çocuklarını sürekli bu tür ödüllerle yönetmeye, yönlendirmeye çalışmışlar. İstedikleri iyi tutum ve davranışları onlara kazandırmak için ödülü çokça kullanmışlar. Sonuçta çocuklar, dışsal ödüle iyice endekslenmiş, ona tutsak hale gelmişler. Bu ise, çocuğun kendi değerlerini oluşturmasının, vicdanını ve ahlakını geliştirmesinin önünü tıkamaktadır. Onun için Başkanlık olarak biz, kurslarda dış ödüllendirmelerde ölçülü olunmasını, asıl yapılması gerekenin, din eğitimini çekici kılmak olduğunu vurguluyoruz.

Hakaretle, korkutarak, sert bir tutum takınarak, daha kötüsü dayakla disiplini sağlayıp hafızlık eğitimi yapan iyi niyetli/samimî bir hoca, öğrencisini kendinden tiksindirdiği gibi, kendisiyle doğrudan ilişkilendirilen Kur’an’dan da soğutabilmektedir. Böyle bir eğitimden geçen hafızlardan bu olumsuzlukların izini kapatacak veya silecek fırsatları yakalayamayanlar, hafızlığını tamamladıktan sonra, kolay kolay eline Kur’an’ı alamamakta, onunla sıcak ilişki kuramayabilmektedir. Dahası, bu soğukluk, hafızın dinden, din eğitiminden de soğumasına neden olabilmektedir. Hafızlığını tamamladıktan sonra, “Artık bana din eğitimi demeyin.” diye anne babasına çıkışan hafızların bu tutumlarının nedeni, işte bu tür eğitimlerdir.

On yıl kadar önce şöyle bir vak’a ile karşılaşmıştım: İlköğretim öncesinde bir çocuğa gelişim özelliklerine uygun düşmeyen nitelik ve nicelikte dinî bilgiler aktarılır. Erken uyarım sağlayan bu yükleme, onun birtakım sorular sormasına yol açar. Bu sorular bahanesiyle daha da boca edilen dinî bilgiler, onu iyice zora sokar. Bu süreç devam ederken, çocuğun ruh sağlığı bozulur. Çok büyük sıkıntılar yaşamaya başlayan aile, psikiyatrik destek alarak sorunun üstesinden gelmeye çalışıyordu.

Örneklerde de görüldüğü gibi, din eğitimi sürecinde atılan iyi niyetli bir adım, eğitim açısından uygunluğu sağlanamayınca, hiç beklenmeyen ve büyük olumsuzluklara neden olabilmektedir. Yani samimiyetle kaş yapmaya çalışılırken gözler çıkarılmaktadır. Onun içindir ki, din eğitimi yapan herkes, her hareketinin anlamı ve ne tür etkilerinin olacağı hakkında iyi düşünüp dikkatli hesaplar yapmalıdır. Bunu başarabilmek için de, artık kulaktan dolma bilgi ve pasif tecrübelerle yetinme kolaycılığını terk etmek gerekmektedir. Düne ait bu müktesebatın özellikle günümüz karmaşık hayatı içinde geçerliklerini iyiden iyiye yitirdiklerini fark etmek şarttır. Bugün din eğitimi faaliyetlerimizi, sıradan bilgi ve tecrübelerle değil de, tamamen günümüzde üretilen bilimsel bilgilerin ışığında gerçekleştirmek zorundayız.

Bu zorunluluk, hem din eğitiminin mahiyetinden, hem de dinimizin öğretisinden kaynaklanmaktadır. Yani ancak bunu yaptığımız takdirde din eğitimi sürecini başarıyla yönetip yönlendirme imkânını elde etmiş olacağız, hem de dinimizin değerlerine uygun/muhsince hareket etmiş; dolayısıyla Allah’ın hoşnutluğunu kazanmış olacağız. “Allah, kendisinin emir ve tavsiyelerine karşı gelmekten sakınıp/saygılı (muttakî) olup yaptıklarını sağlam ve güzel yapanlarla mutlaka beraberdir.” (Nahl,128)




kaynak
sudem Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Görüntülediğiniz konu içerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanunun 8. Maddesine ve T.C.Knın 125. Maddesine göre yayınlanmakta olup içeriğinden yazarı sorumludur. Bu konu hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
Eski 16-03-2010, 19:46   #2
Özgür's
En Oyuncu Üye
 
Özgür's's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Dec 2006
Üye numarası: #100318
Yer: Merkür
Mesaj sayısı: 4,851
Karma etkisi: 53373 Özgür's seviye: 2000Özgür's seviye: 2000Özgür's seviye: 2000Özgür's seviye: 2000Özgür's seviye: 2000Özgür's seviye: 2000Özgür's seviye: 2000Özgür's seviye: 2000Özgür's seviye: 2000Özgür's seviye: 2000Özgür's seviye: 2000
Karma: 5336381

Teşekkürler. Güzel çalışma olmuş
Özgür's Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 17-03-2010, 01:22   #3
kretamans
Çırak
 
Kayıt Tarihi: Mar 2010
Üye numarası: #432353
Mesaj sayısı: 14
Karma etkisi: 0 kretamans seviye: 2000kretamans seviye: 2000kretamans seviye: 2000kretamans seviye: 2000kretamans seviye: 2000kretamans seviye: 2000kretamans seviye: 2000kretamans seviye: 2000kretamans seviye: 2000kretamans seviye: 2000kretamans seviye: 2000
Karma: 4426

sağol eline sağlık
kretamans Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 17-03-2010, 15:05   #4
Tekkelii
Forum Kalfası
 
Kayıt Tarihi: Sep 2009
Üye numarası: #361930
Yer: siz konuşanı sevmem
Mesaj sayısı: 793
Karma etkisi: 12274 Tekkelii seviye: 2000Tekkelii seviye: 2000Tekkelii seviye: 2000Tekkelii seviye: 2000Tekkelii seviye: 2000Tekkelii seviye: 2000Tekkelii seviye: 2000Tekkelii seviye: 2000Tekkelii seviye: 2000Tekkelii seviye: 2000Tekkelii seviye: 2000
Karma: 1227191

teşekkürler güzel çalışma
Tekkelii Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 22-04-2010, 00:28   #5
Emissary
Daimi Üye
 
Kayıt Tarihi: Nov 2009
Üye numarası: #391265
Mesaj sayısı: 183
Karma etkisi: 610 Emissary seviye: 2000Emissary seviye: 2000Emissary seviye: 2000Emissary seviye: 2000Emissary seviye: 2000Emissary seviye: 2000Emissary seviye: 2000Emissary seviye: 2000Emissary seviye: 2000Emissary seviye: 2000Emissary seviye: 2000
Karma: 60785

sağol eline sağlık
Emissary Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Üye Olmadan Yorum Yazmak İçin Tıklayın!
Konudaki toplam yorum: 4, okunma sayısı: 734.
Cevapla




Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Forum Seç


Hacking ve Bilgisayar Güvenliği Öğrenmek İçin!

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 21:59.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Wardom.org



İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Wardom hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.