Kıbrıs Harekatında Kendi Gemimizi Nasıl Batırdık?!:confused:KIBRIS HAREKATINDA KENDİ GEMİMİZİ NASIL BATIRDIK 20 Temmuz 1974'de Kıbrıs çıkarma harekatı başladığında Kocatepe gemisi de Mersin Limanı'nda hazır durumdaydı. Harekat sırasında Yunanistan gemilerinin Türk bayrağı çekeceği, ve telsiz operatörü
Konu Altunizade tarafından açılmış, 980 kişi tarafından görüntülenip, 3 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
Kıbrıs Harekatında Kendi Gemimizi Nasıl Batırdık?! konusundaki toplam yorum: 3, okunma sayısı: 980. |
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2005
Üye numarası: #5804 Yer: Sakarya
Mesaj sayısı: 12,504
Karma etkisi: 17131
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1711158
|
KIBRIS HAREKATINDA KENDİ GEMİMİZİ NASIL BATIRDIK20 Temmuz 1974'de Kıbrıs çıkarma harekatı başladığında Kocatepe gemisi de Mersin Limanı'nda hazır durumdaydı. Harekat sırasında Yunanistan gemilerinin Türk bayrağı çekeceği, ve telsiz operatörü olarak Türkçe bilen kişiler kullanacağı, bu sayede Türk uçaklarının kandırılacağı öğrenilmişti. Bu konuda dönemin Başbakanı Ecevit, Amerikalı yöneticilerle de görüşmüş ancak bir sonuç alınamamıştı. Çıkarma operasyonları devam ederken 21 Temmuz 1974'de bölgede (Baf açıklarında) konvoy halinde Yunan gemileri olduğu yönünde bir istihbarat alınmış ancak bu doğrulanamamıştı. Bunun üzerine 301 nci Filo’ya ait S-2E tipi Tracker Deniz Karakol uçakları keşif için gönderildi. Radar görüntüleri, 4 destroyer ve 7 nakliye gemisinin Ada’ya yaklaşmakta olduğuna işaret ediyordu. Teyit için 184 ncü Filo’ya ait RF-84F uçakları da keşif için gönderildi. Elde edilmiş radar bulgularının aksine, denizde olması gereken yerlerde ve Ada ile Antalya arasındaki alanda fiziki hiçbir netice elde edilemedi.Kocatepe ve iki tane daha muhribimiz bölgeye bu konvoyu aramak ve önünü kesmek için gönderildi. 21 Temmuz 1974 Pazar sabahı saat 11:00 sularında Ankara’daki ilgili bütün birimler gergin bir bekleyiş içindeydi. Çünkü 6 nakliye gemisiyle 2 Yunan Komando Taburu’nun önemli bir malzemeyle Ada’ya varması endişesi başlamıştı. Uçaklarımızın taradıkları alanda hiçbir gemi olmamasına karşın Anamur radar müfrezesinin ve keşifteki S-2E uçaklarının radar ekranlarında Ada’ya yönelmiş gemiler gözükmeye devam ediyordu. Harekât merkezlerimiz bu birliğin Ada’ya ulaşmasını engellemeye kesin kararlıydı. Gece boyu radarlarda gözüken bu gemilere karşı saat 13:00’de kesin bir saldırı planlandı. Deniz Kuvvetleri sahada kendi gemisi bulunmadığını teyit etmişti. Saat 14:00’de 111 nci Filo’nun F-100D ve 141 nci Filo’nun F-104 uçakları havalandı. Olası bir Yunan çıkarmasına karşı çok kararlı bir şekilde söz konusu bölgede ne varsa batırılacaktı. Saat 15:30’da gelen haber büyük bir gerginlik içinde Yunan Gemilerinin bulunmasını, batırılmasını bekleyenleri adeta yıktı, derin bir üzüntüye boğdu. Çünkü bölgede hiçbir gemi bulunmadığı söylenmesine karşın, olmaması gereken yerde bulunan veya bulunması gerektiği halde bulunmadığı söylenen Kocatepe muhribimiz 22 Temmuz 1974'de uçaklarımızca batırılmış,Adatepe ve Mareşal Çakmak muhriplerimiz yaralı halde Mersin’e ulaşmayı başarmışlardı. Bu trajik olayla 54 denizcimiz şehit oldular. Olayların bu şekilde gelişmesinde en büyük neden, her ne pahasına olursa olsun bir Yunan destek harekâtının Ada’ya ulaşmasının engellenmesi çabası ile bunun yol açtığı gerginlik ve bir gün evvel Rum güçlerinin gemilerine Türk bayrakları astıkları, Türkçe konuştukları, cevap verdikleri, helikopterlerimizi Türkçe sahte komutlarla yönlendirmek, aldatmak istedikleri konusunda alınan haberlerdi. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=368783 Silahlı Kuvvetlerimizdeki haberleşme unsurlarının, araç, gereç ve sistemlerinin eksikliği ile Kara-Hava-Deniz koordinasyonunda o günün koşullarında ortaya çıkan zafiyetler sonradan tespit edilerek süratle giderildi. Bu konuda boşluğu doldurmak, tamamen milli çevrim sistemleri ve gereçlerin üretimi için çalışmalar yapıldı. Aselsan ve Havelsan gibi kuruluşlar bu konuda hızla geliştirildi. Yine bu olayın üzerinde sonradan yapılan yorumlar ve ortaya atılan iddialara göre ortada bir elektronik yönlendirme söz konusu idi. Kim olduğu bilinmeyen bir güç, sanal olarak radar ekranlarında böyle görüntüler yaratmış ve bizi aldatmış olabilirdi. Geminin Akrotiri açıklarında olduğu düşünülmektedir.Gemi batmadan önce kaptan Albay Güven Erkaya'nın emriyle gemi terkedildi. Kurtulanlar çok farklı kişiler tarafından kurtarıldı. Kaptanın da dahil olduğu bir grup İsrailliler tarafından, bir grup İngilizler tarafından, bir grup da diğer muhriblerimiz tarafından kurtarılmışlardır. 72 kişiyi gemiden gemiye helikopterle kurtaran Captain Ian McKechnie'ye Türkiye tarafından Turkish Distinguished Service Madalyası verilmiştir. Kocatepe muhribinin komutani Albay Güven Erkaya yıllar sonra Deniz Kuvvetleri Komutani oldu. Sonuçta ABD Disisleri Bakanı Kissinger'in dediği oldu; Türk bayrağı taşıyan ve Türkçe konuşulan gemilerin Türk uçakları tarafından batırılmasından dolayı kimse Türkiye'yi suçlamadı ! Zaten bir süre "Devlet SIRRI" olarak kalan bu facia nedeniyle Türkiye içinde de kimse kimseyi suçlamadı, kimseden hesap sorulmadı ! Türk Hava Kuvvetleri ile Türk Deniz Kuvvetleri arasında meydana gelen çarpışmada 54 denizci hayatını kaybetmiş oldu. PARDON YUNAN GEMİSİ SANMIŞTIK ! Kocatepe Muhribinin Türk Uçaklarınca Batırılması 21 Temmuz 1974 Kıbrıs Açıkları ... 20 Temmuz sabahı başlayan savaş 21 Temmuz günü de bütün şiddetiyle sürerken Ankara’da savaşı yönetmekte olan Genelkurmay Karargahına gelen bir istihbarata göre Yunanistan’dan Kıbrıs’a doğru yola çıkan bir filo adaya silah ve asker götürüyordu. Baf limanı açıklarına doğru ilerlediği bildirilen bu Yunan savaş gemilerinin durdurulması gerekiyordu. Girne limanında bulunan üç Türk muhribi Kocatepe Adatepe ve Mareşal Çakmak gemilerine bölgeye doğru hareket etmeleri ve bu Yunan filosunu karşılamaları emri verilirken Türk savaş uçaklarına da aynı şekilde bölgeye intikal etmeleri ve Yunan gemilerini vurmaları bildirildi. Ama bu arada Ankara’daki savaş karargahı çok ilginç bir şey daha saptadı. Bu Yunan gemileri Türk bayrağı çekmişti ve telsiz konuşmaları da Türkçe yapılıyordu! Karargah hemen bu durumu değerlendirdi; Yunan gemileri Türkleri şaşırtmak ve kendi gemileri sanmalarını sağlamak için Türk bayrağı çekmek ve Türkçeyi iyi bilen Yunan personelini kullanmak gibi çok kurnazca bir savaş hilesine başvurmuşlardı ama Türk Genelkurmayı bu numarayı yemezdi ! Türk ve Yunan askerleri NATO’da birlikte çalıştıkları için ortak yürütülen tatbikatlarda Türk birliklerinin kullandığı dili ve kodları iyi incelemişlerdi ve görüldüğü kadarıyla gayet güzel taklit ediyorlardı. Bu durum hemen Başbakan Ecevit’e de bildirilecekti. Çünkü yine o saatlerde ateşkes görüşmeleri de sürüyordu ve ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’la Ecevit arasında sürekli telefon görüşmesi yapılıyordu. Kissinger Yunanistan’ın ateşkes istediğini söylüyor ve Türkiye’nin de buna olumlu yanıt vermesi için baskı yapıyordu. Yoksa savaş Kıbrıs’la sınırlı kalmayarak bir Türk-Yunan savaşına dönüşebilirdi. Adaya çıkartma yapmış Türk birliklerinin ilk hedeflerine ulaşmadan bir ateşkese yanaşmak istemeyen Ecevit de zaman kazanmaya çalışıyordu. Ecevit’e “Türk bayrağı çekmiş ve Türkçe konuşan” Yunan savaş gemilerinin Kıbrıs açıklarında bulunduğu bilgisi verilince Türkiye Başbakanı çok sevindi. İşte Kissinger’ın ateşkes baskısını geriletmek için eline iyi bir silah geçmişti. Kissinger’a Yunanistan’ın ateşkes isterken samimi olmadığını artık kanıtlayabilirdi; hem ateşkesten söz ediyor hem de asker ve cephane yüklü savaş gemilerini Kıbrıs’a gönderiyordu. Ve üstüne üstlük de bu gemilere Türk bayrağı çekip Türkçe bilen personel yerleştirerek kötü bir savaş hilesine başvuruyordu. Kissinger’a tüm bunları anlattığında ABD Dışişleri Bakanının söyleyebileceği bir şey kalmayacaktı. Nitekim Başbakan Ecevit ABD Dışişleri Bakanı ile bu konuyu tam da bu çerçevede görüşecekti. Daha sonra Henry Kissinger anılarını yayımladığında o 21 Temmuz sabahı kendisiyle Ecevit arasında geçen telefon görüşmesini bütünüyle aktaracaktı. Ecevit telefonda bazı Yunan savaş gemilerine Türkçeyi iyi bilen personelin yerleştirilip Türk bayrağı çekildiğini ve bu gemilerin batırılacağını söyleyince Kissinger da şaşırmış Ecevit’in sözünü ettiği bölgede Yunan savaş gemilerinin bulunduğu bilgisine sahip olmadığını söylemiş ama Ecevit’in verdiği bilgilere de kuşkuyla yaklaştığı için çok ilginç bir cümle daha kurmuştu Kissinger; “Evet sayın Başbakan” demişti “Türk bayrağı taşıyan ve Türkçe konuşulan gemileri batırdığı için Türkiye’yi kimse suçlayamaz.” Kissinger'ın anılarında aktardığına göre Ecevit’le konuşmaları şöyle olmuştu: Ecevit: Yunanistan’ın ateşkes istediğinden söz ediyorsunuz ama ortada ciddi bir sorun var. Yunanistan'ın samimiyetinden ve güvenilirliğinden kuşkuluyuz. Yuannides'in şeref sözü bir oyundan ibaret. Yuannides'in sözlerinin gerisindeki oyunu şimdi anladık. Yunan bayrağı taşıyan her gemiye ateş açabileceğimizi söyleyip ardından da gemilerine Türk bayrağı çekiyor ! Kissinger: Eh kendi gemilerinizi batırırsanız sizi hiç kimse suçlayamaz. Ecevit: Hayır Dr. Kissinger onlar bizim gemilerimiz değil. Onlar Yunan gemileri. Türk bayrağı çekmiş Yunan gemileri. Kissinger: Evet sayın başbakan Türk bayrağı taşıyan ve Türkçe konuşulan gemileri batırdığı için Türkiye’yi kimse suçlayamaz. Ecevit: Yunanlılar hile yapıyorlar. Biz NATO müttefikiyiz ve Yunan pilotlar kodumuzu biliyorlar. Türkçe konuşuyorlar pilotlarımızla Türkçe ve bizim kod kelimelerimizi kullanarak temas kuruyorlar. Bu durumda Yunanistan'ın sözlerine nasıl güvenebiliriz ? Kissinger: Tam olarak istediğiniz nedir ? Sizin zeki bir insan olduğunuzu Harvard günlerinden biliyorum. Size saygı duyuyorum ama bu çatışma devam etmemeli. Bu iş böyle giderse altı hafta boyunca devam edebilir. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=368783 Ecevit: Ateşkes istediklerini söylüyorlar ama ateşkesi adaya askeri yığınak yapmak için istedikleri açıkça ortaya çıktı. Yunanlılar bu yöntemlere son vermeliler. Kissinger: Hangi yöntemlere son vermeliler ? Ecevit: Ateşkese hazır olduklarını söylüyorlar. Ama bir yandan da bize ateşkesi çiğnemekte kullanacakları hileleri de göstermiş durumdalar. Kissinger: Bana ateşkesi kabul etmeyeceğinizi mi söylüyorsunuz ? Ecevit: Ateşkesi kabul edeceğiz. Kissinger: Bugün mü ? Ecevit: Şu anda sorunu görüşmekle meşgulüz. Kissinger’la bu görüşmenin ardından “Türk bayrağı çekmiş ve Türkçe konuşulan” Yunan gemilerinin batırılması için bir engel kalmamıştı. Çünkü Türkiye resmen Yunanistan’la savaş halinde değildi ama bu gemiler batırıldığında iş bu noktaya kadar gidebilirdi. Ancak ABD Dışişleri Bakanı’nın da onayladığı gibi Yunanistan yaptığı hilenin sonuçlarına katlanacaktı ! Türk savaş uçakları üç Türk gemisinin üzerinde görüldüğünde gemidekiler bunların Türk uçakları olduğunu anladılar. Çünkü Yunan uçaklarının menzili bulundukları bölgeye kadar gelip böyle uzun uzun dolaşmalarına yetmezdi. Uçakların saldırıya geçmeye hazırlandığını gören gemiler şaşkınlık içindeydi. Pilotlarla temas kurmaya çalıştılar. Ama tüm çabalar beyhudeydi Türkçe konuşmaları ve kendilerini Türk gemileri olarak tanıtmalarının bir şeyi değiştirmesi mümkün değildi. Zaten pilotlara bunun bir Yunan savaş hilesi olduğu bildirilmişti. Pilotlar kendileriyle temas kurmaya çalışan Türk gemilerinin subaylarına küfürler yağdırarak saldırıya geçtiler ve bombalarını bırakmaya başladılar. Saldıranın Türk uçakları olduğunu bilen gemiler ateş de edemiyor kendilerini savunamıyorlardı. Böylece Akdeniz’in ortasında kolay bir hedef haline gelen üç Türk muhribine Türk uçakları rahat rahat bombalarını attılar. Uçakların ilk saldırısında üç Türk muhribinden Kocatepe ağır yara aldı ve hızla batmaya başladı. Mareşal Çakmak muhribi Kocatepe’nin yanına doğru hareket ederek gemiyi terk etmekte olan personeli kurtarmak istedi. Ama bu durumu gören uçaklar döndüler ve ikinci bir kez daha saldırıya geçerek bu kez yağdırdıkları bombalarla Mareşal Çakmak muhribinde de ağır hasar meydana getirdiler. İsabet alan Mareşal Çakmak da kendi derdine düştü batmaktan kurtulmak için Kocatepe’den uzaklaştı ve hala çalışmaya devam eden tek kazanıyla zigzaglar çizerek Mersin sahillerine doğru çekilmeye başladı. Aynı şekilde Adatepe de yara almış ve o da bölgeyi terk etmeye çalışıyordu. Görevlerini başarıyla tamamladığına inanan pilotların üslerine dönerken duydukları bir telsiz anonsu gariplerine gidecekti; Baf bölgesinde Türk gemilerinin batırıldığını bildiriyordu telsiz. Ama üslerine dönene kadar ne olduğunu anlamayacaklar ancak yere indikten sonra faciayı öğrenebileceklerdi. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=368783 Adatepe ve Mareşal Çakmak muhripleri delik deşik vaziyette de olsa ancak ertesi gün Mersin’e ulaşmayı başarırken kaderine terk edilen Kocatepe muhribi Akdeniz’in sularına gömülecekti. Kocatepe mürettebatından 54 kişi hayatını kaybedecek kurtulanlar denizde sallar üzerinde yaklaşık bir gün geçirdikten sonra tesadüfen bir İsrail balıkçı gemisi tarafından kurtarılarak İsrail’e götürüleceklerdi. Kurtulanlar arasında Kocatepe muhribinin komutanı Albay Güven Erkaya da vardı ve yıllar sonra Deniz Kuvvetleri Komutanı olacaktı. Sonuçta ABD Dışişleri Bakanı Kissinger’ın dediği oldu; Türk bayrağı taşıyan ve Türkçe konuşulan gemilerin Türk uçakları tarafından batırılmasından dolayı kimse Türkiye’yi suçlamadı ! Zaten bir süre “Devlet Sırrı” olarak kalan bu facia nedeniyle Türkiye içinde de kimse kimseyi suçlamayacak kimseden hesap sorulmayacaktı ! Evet bu konuya son vererek Kocatepe anektodlarımı burada kesiyorum. Bu hava operasyonu ile kendi muhbirimizi batırmamızın acısı bir yana dursun işin ironik yanı hava operasyonun parolanın "Şenlik Başladı" olduğudur... |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Nov 2009
Üye numarası: #387740
Mesaj sayısı: 841
Karma etkisi: 72490
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 7248742
|
teşekkürler altunizade
![]() |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: May 2009
Üye numarası: #328927 Yer: BURSA
Mesaj sayısı: 4,891
Karma etkisi: 37197
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 3718973
|
Hepsini okudum acı verici bi olay...
Teşekkürler |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Elit Üye
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2008
Üye numarası: #196371 Yer: Eznora
Mesaj sayısı: 4,489
Karma etkisi: 25318
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 2530908
|
Konuyu paylaştığınız için teşekkürler, harita da benden olsun.
![]() Düzenleyen Mnesitheos : 10-04-2010 at 15:01. |
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
