Osmanlı'da Türk olmakİstanbul alındıktan sonra, Osmanlı yönetiminde, devletin en yüksek yürütme organları Türk’e kapalı tutulmuş, devlet adamlarının yetiştirildiği Enderun okullarına Türkler alınmamışlardır. - Geçmiş yüzyılda Jön Türkler’in kendilerine bilinçli olarak Türk demelerinden
Konu ary192000 tarafından açılmış, 340 kişi tarafından görüntülenip, 7 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
Osmanlı'da Türk olmak konusundaki toplam yorum: 7, okunma sayısı: 340. |
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2005
Üye numarası: #10042
Mesaj sayısı: 260
Karma etkisi: 1611
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 160310
|
İstanbul alındıktan sonra, Osmanlı yönetiminde, devletin en yüksek yürütme organları Türk’e kapalı tutulmuş, devlet adamlarının yetiştirildiği Enderun okullarına Türkler alınmamışlardır.
- Geçmiş yüzyılda Jön Türkler’in kendilerine bilinçli olarak Türk demelerinden önce, Türk kelimesinin ”geri kalmış köylü” anlamında kullanıldığını okumuştum. - 1912 yılında Sebilürreşat dergisinde çıkan bir yazıda ”Türk” kelimesinin kullanılması, dinsizlik, kafirlik sayılıyordu. ”Türk hükümeti”, ”Türk Ordusu”, ”Türk ülkesi” deyimlerinin Osmanlı halkı üzerinde rahatsızlık yarattığı biliniyordu. - 1913 tarihli ”Mecmuai Ebuzziya” dergisinin 94. sayısında, ”Bizim Türklüğümüz sembolizmden başka bir şey değildir. Bizler, yani Türkler Müslümanlık içinde erimişizdir. Türk falan değil, sadece Müslümanız” denilmektedir. - Üniversitede profösörlük yapmış olan Ahmet Naim, 1913 yılında yazdığı ”İslamda Davai Kavmiye” adlı kitabında, Türk’e karşı savaş açmış ve ”Türkün geçmişini bilmesine, öğrenmesine lüzüm ve ihtiyaç yok, gerekli olan şeriatı öğrenmektir” demiştir. - 1919-1920 yıllarında şeyhülislamlık görevine getirilmiş ve padişahla birlikte ülkeden kaçmak zorunda kalmış olan Mustafa Sabri Efendi ise, Türk’e Türklük benliğini vermek isteyenlere ”soysuzlar” yakıştırmasında bulunmuştur. Atatürk de bir hatırasını şöyle anlatıyor: ”Orduya ilk katıldığım günlerde, bir Arap binbaşısının ‘Kavm-i Necip evladına sen nasıl kötü muamele yaparsın’ diye tokatladığı bir Anadolu çocuğunun iki damla göz yaşında Türklük şuuruna erdim. Onda gördüm ve kuvvetle duydum. Ondan sonra Türklük benim derin kaynağım, en derin övünç membaım oldu. Benim hayatta yegane fahrim, servetim, Türklükten başka bir şey değildir.” (Türk ve Türklük, Türk Standartları Enstitüsü, s.19). Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları adlı eserinde şu bilgileri veriyor: ”Bu milletin yakın zaman kadar kendisine mahsus bir adı yoktu. Tanzimatçılar ona: ‘Sen yalnız Osmanlısın. Sakın başka milletlere bakarak sen de milli bir ad isteme! Milli bir ad istediğin dakikada Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasına sebep olursun’ demişlerdi. Zavallı Türk, vatanımı kaybederim korkusu ile, ‘Vallahi Türk değilim. Osmanlılıktan başka hiç bir içtimai zümreye mensup değilim’ demeye mecbur edilmişti”(s.34). ”Osmanlı İmparatorluğu genişledikçe, yüzlerce milletleri siyasi idaresine aldıkça idare edenlerle idare olunanlar iki ayrı sınıf haline geliyorlardı. İdare eden bütün kozmopolitler Osmanlı sınıfını, idare olunan Türkler de Türk sınıfını teşkil ediyorlardı. Bu iki sınıf birbirini sevmezdi. Osmanlı sınıfı kendini millet-i hakime (egemen ulus) suretinde görür, idare ettiği Türklere millet-i mahkure (aşağı ulus) nazarı ile bakardı. Osmanlı Türk’e daima eşek Türk derdi…” (s.27). Falih Rıfkı Atay, Batış Yılları adlı eserinde şunları yazıyor: ”Kendime ilk defa ne zaman Türk dediğimi pek hatırlamıyorum. Bizim çocukluğumuzda Türk, kaba ve yabani demekti. İslam ümmetinden ve ‘Osmanlı’ idik. İlmihallerde baş dersimiz ‘Din ile milliyetin bir olduğunu’ öğrenmekti. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=472630 Vatan sözü yasaktı. Onu ben büyüyüp de Namık Kemal’i okuduğum günlerde kitapta gördüm. Kulağımla ancak Meşrutiyet’te duydum. Padişah kulları idik. Okul çıkışlarında her akşam sıraya girer, ‘Padişahım çok yaşa’ diye bağırırdık. … Okullarda da Arab’a Arap, Arnavut’a Arnavut, Rum’a Rum, fakat kendimize Osmanlı derdik.” Ahmet Vefik Paşa, Bursa Valisi iken (1880) ilçeleri teftişe çıkıyor. Paşa, uğradığı bir ilçede, halkla sohbet ederken, etnik kökenlerini soruyor; aldığı cevaplar, konuştuklarının Çerkez, Arnavut, Boşnak, Gürcü vb. olduklarını gösteriyor. Sorduğu soruya utanarak, cevap vermek istemeyen bir ihtiyara, ”hangi milletten” olduğunu ısrarla söyletmek isteyince, o, bir kabahat ifşa ediyormuş gibi ürkek, titrek bir sesle, ”Ben Türküm Efendim” diyor. Bunun üzerine Paşa ”Niçin sıkılıyor, saklanıyorsun? Türk olmak kabahat mı? Bak ben de Türküm” diyor. O titrek ihtiyar birden canlanarak, ”Sahi sen de Türk müsün? Demek Türk’ten Paşa da olurmuş ha” diye sevinçle karışık hayret ifade edince, Vefik Paşa ”Paşa da kim oluyormuş, Padişah da Türk, Padişah da” diye haykırıyor. Sonra, imparatorluğun iki dertli ihtiyarı, sakallarını ıslatan yaşlar birbirine karışarak sarılıp, Türkün hazin kaderi için ağlaşıyorlar. (Türk ve Türklük, Türk Standartları Enstitüsü Yayını, s.238). Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=472630 Şair Fuzuli bir şiirinin son beytinde şöyle diyor; Fuzuli, gökten yere insen sana yer yok Yürü var gel, ya Araptan ya Acemden Not: Vural Savaş’ın, Milliyetçilik: Neden Şimdi? adlı kitap için yazdığı makaleden derlenmiştir. Hepimiz bize çocukluğumuzdan beri empoze edilen tarih öğretimiyle de Osmanlının torunları olmakla gurur duyarız. Peki Osmanlı da Türk olmakla gurur duyuyor muydu ya da kendini Türk olarak görüyor muydu? Bu sorunun kesin cevabı Osmanlı’nın kendini Türk olarak nitelendirmediği hatta Türk kelimesinin anlamının Osmanlı için bir aşağılama terimi olmasıdır. Osmanlılar için Türk’ün sözlük anlamı idrak-ı bilhak(anlayış yoksunu,cahil) idi. Eğer birçok kişi merak edip Osmanlı belgelerini incelerse Osmanlı hanedanının birçok yazılı belgede özmü öz Türkmen soyundan geldiği halde kendini Türk olarak nitelemekten itinayla kaçındığını görecektir. Gerçek şudur ki Osmanlı hanedanı birazda saltanatının diğer soylu Türk ailerince de tehdit edilmemesi için özellikle devletin üst kademelerine ve orduya Türk soylu halkın geçişini tamamen engelleme yoluna gitmiştir. Bunun yerine devlet adamı ihtiyacını Avrupa ülkelerinden 7 yılda bir ve her bölgeden en az 40 kişi olaacak biçimde, 12-15 yaşlarındaki sağlıklı ve akıllı çocukları ailerinden zorla koparıp enderun ve yeniçeri ocağında yetiştirerek karşılama yoluna gitti. Yani bahtsız anadolu Türklüğüne kendi soyundan gelen bir devlette hem ordu hem de devlet yönetimi yolu kapanmış oldu. Osmanlı Devleti’nin gerileme dönemine kadar son Türk soylu sadrazamı Çandarlı Halil Paşa idi ve oda devşirme kökenli vezirlerin de etkisiyle Fatih Sultan Mehmet tarafından boğdurulmuştur. Böylece Osmanlı Devletinde başta sadrazamlık olmak üzere üst düzey yönetimi, Türk kökenlilerin elinden çıkıp hristiyan kökenli devşirmelerin eline geçmiştir. Zoraki devşirmelerin ortak yönü şudur: Bu devşirmeler analarından, babalarından, kardeşlerinden, yurtlarından zorla sökülüp alınmış mutsuz kişilerdir. Daha çocuk yaşlarında aile ve yurtlarından alınmış bu devşirmelerden çok az sayıda olanı Osmanlı’yı ve İslam’ı tam olarak benimsemiş ve hayatları boyunca kin ve nefret duygularıyla dolu olarak bu nefretlerini Anaolu Türk halkına eziyet ederek açığa vurmuşlardır. Osmanlı Devleti’ni yöneten devşirmelerin büyük çoğunluğu Anadolu Türklerini sürekli olarak aşağılamışlar, ellerine güç geçtiğinde asıp keserek malını, canını, ırz ve namuslarını ellerinden alarak yapmadıkları rezillik bırakmamışlardır. * Hırvat kökenli devşirme sadrazam Kuyucu Murat Paşa, Güney Doğu Anadolu’da 70.000 Kızılbaş Alevi Türkmeni öldürmüş ya da diri diri kuyulara doldurmuştur. Aman dileyen Anadolu insanına Kuyucu’nun yanıtı ”Vurun şu pis Türk’ün başını olmuştur!” *Osmanlı sarayının devşirme yazarlarından Hafız Ahmet Çelebi’nin 1499 yılında yazdığı şiirin bir kıtası şöyledir: SAKIN TÜRK’Ü İNSAN SANMA BİR AN BİLE OLSA TÜRKLE OLMA TÜRK ELİNE ŞEKER OLSA, O ŞEKER ZEHİR OLUR TÜRK’ÜN BAŞINI KESERKEN SAKIN GAM YEME BABAN BİLE OLSA TÜRK’Ü ÖLDÜR. *Fatih Sultan Mehmet’in sadrazamı Mehmet Paşa, Rum çocuğu bir devşirmeydi. Bu nedenle kendisi Rum Mehmet Paşa olarak anılırdı. Osmanlı’nın Karaman seferindeki kıyımın ve talanın durdurulması için padişiha yalvarmaya gelen yaşlı Türklere Rum Mehmet Paşa şu yanıtı verir. ”NİCE SIZLARSINIZ AKILSIZ TÜRKLER! VATANIMIN, IRKIMIN ÖCÜNÜ SİZLERDEN KARAMAN ÜLKESİNDE ALMAYA MUVAFFAK OLDUM” Osmanlının Anadolu Türklerine yaptığı zulümün listesi daha böyle uzar gider. Biz ise kendimizi,kendini Türk saymayan hatta Türklüğü aşağılayan bir hanedanın ve devletin torunları olarak görmeye hala devam ediyoruz. Ne mutlu ki, Atatürk ve onun silah arkadaşları Türk Milletinin en ihtiyacı olduğu anda çıktılar ve bizi Osmanlının köleliğinden, kendimizin efendiliğine; ümmetten millet olmanın bilincine, atalarımız ve Türk olmamızla gurur duyduğumuz bu günlere getirdi. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=472630 Not: Alıntıdır! |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Dec 2009
Üye numarası: #394350
Mesaj sayısı: 4,058
Karma etkisi: 69797
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6979033
|
Kaynak olması lazım değil mi,ben mi yanılıyorum...?
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2005
Üye numarası: #10042
Mesaj sayısı: 260
Karma etkisi: 1611
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 160310
|
Yanılıyorsun galiba. Milli Unsurlar kurallarında öyle bir maddeye rastlamadım. Ayrıca bir çok yazının nerden alındığı gösterilmiş. Burada amaç bilgilendirme, kimseyi kandırmaya falan çalıştığım yok yani, merak etme
. Gerçekliğinden şüphe duyduğunuz birşey varsa da, aksini ispatlayın, bizde aydınlanalım... |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Dec 2009
Üye numarası: #394350
Mesaj sayısı: 4,058
Karma etkisi: 69797
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6979033
|
Alıntı:
Benim sorumdan bu kadar çok sonuç çıkarman dikkat çekici; ne diyeyim..... ![]() |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2005
Üye numarası: #10042
Mesaj sayısı: 260
Karma etkisi: 1611
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 160310
|
Yok. Ben önceden belirteyim dedim
Kusura bakma.. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2009
Üye numarası: #341550 Yer: Vodka şişesinin Dibinde
Mesaj sayısı: 796
Karma etkisi: 1545
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 154274
|
teşşekurler yazı için
ctrl+v ctrl+c yaptım ![]() |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2010
Üye numarası: #460341 Yer: 06
Mesaj sayısı: 253
Karma etkisi: 346
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 34443
|
*Osmanlı sarayının devşirme yazarlarından Hafız Ahmet Çelebi’nin 1499 yılında yazdığı şiirin bir kıtası şöyledir:
SAKIN TÜRK’Ü İNSAN SANMA BİR AN BİLE OLSA TÜRKLE OLMA TÜRK ELİNE ŞEKER OLSA, O ŞEKER ZEHİR OLUR TÜRK’ÜN BAŞINI KESERKEN SAKIN GAM YEME kıl oldum ahmet celebiye.. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2011
Üye numarası: #531099 Yer: Herkes Rahatına Baksın ;)
Mesaj sayısı: 328
Karma etkisi: 216
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 21414
|
Ellerine Saglık Kardeş
|
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
Bu Konuda Aradığınızı Bulamadıysanız Şunlara Bakmanızı Öneririz
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Tek Suçum Türk Olmak..! | tarıkbuğra | Çöp Kutusu | 1 | 03-10-2010 01:45 |
| >> Nasıl Bir Duygudur TÜRK OLMAK << | veznedar1 | Genel | 8 | 08-06-2010 14:32 |
| Türk Edebiyatı'nda tarihi dönemler. | erzi77 | Türk ve Dünya Tarihi | 1 | 23-05-2010 13:50 |
| Zor İştir Türk Olmak | Cybercm | Genel | 11 | 09-05-2009 00:04 |
| Türk Olmak Nedir? | Noodls | Milli Unsurlar | 30 | 14-03-2009 14:11 |
|
|
