Peygamberimizin, fazilet toplumunu oluşturmadaki yöntemleri...Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Sallalahü Aleyhi ve Sellem'in İslâm toplumu oluşturma noktasında Ensar ve Muhaciri eğitirken, onların incelikten uzak davranışlarını anlayışla karşılamış, onlara engin bir müsamaha, anlayış ve tatlılıkla eğitme
Konu JohnnyVicious tarafından açılmış, 393 kişi tarafından görüntülenip, 0 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
Peygamberimizin, fazilet toplumunu oluşturmadaki yöntemleri... konusundaki toplam yorum: 0, okunma sayısı: 393. |
|
|
|||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Dec 2009
Üye numarası: #402664 Yer: Sokak Lambası
Mesaj sayısı: 2,750
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1900000
|
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Sallalahü Aleyhi ve Sellem'in İslâm toplumu oluşturma noktasında Ensar ve Muhaciri eğitirken, onların incelikten uzak davranışlarını anlayışla karşılamış, onlara engin bir müsamaha, anlayış ve tatlılıkla eğitme cihetine gitmiştir. Çoğu kez onların hoş olmayan söz ve davranışlarını görmezden gelmiş, büyük bir özveri ile "saadet asrı" diye simgeleşen bir "saadet toplumu" oluşturmuştur. Sahabenin içerisinde "medeni" diye niteleyebileceğimiz, çok zeki ve fıtrat itibariyle çok nitelikli insanlar olduğu gibi, "bedevi" diye nitelenen, eğitim ve öğretimden hiç nasibini alamayan kaba ve sert insanları da bitimsiz bir sabır, çaba ve özveriyle eğitmesini bilmiştir. Onun oluşturduğu toplum faziletli bir toplum, medeni bir toplum, ideal bir toplumdur. Hatta bununla da yetinmeyerek, O "Yesrib" şehrinin ismini "Medine"ye dönüştürmüştür.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=334112 Diğer taraftan Hz. Peygamber'in sahabeye karşı uyguladığı, gösterdiği yumuşaklık, tatlılık, özveri ve anlayış Allah tarafından da övgüye mazhar olmuştur. Bir başka ifadeyle, O bir muallim olarak toplumu her açıdan eğitirken, talebelerine karşı gösterdiği tavır ve anlayış, Allah tarafından takdire değer bulunmuştur. Nitekim Kutlu Kitap Kur'an'da Peygamber'e yapılan bu övgü şöyle dile getirilir: "(Ey Habibim!) Allah'ın rahmeti ile Sen onlara karşı çok yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalbli olsaydın, şüphesiz etrafındakiler dağılıp giderlerdi. Onları affet, onlara mağfiret dile, iş hakkında onlara danış..."* Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=334112 Bu ayet aynı zamanda Hz. Peygamber'in şahsında liderliğin sırları verildiği gibi, eğitimcinin özelliklerini de ortaya koyuyor. Bu ayete göre eğitimci: - Öğrencilerine karşı anlayışlı ve müşfik olmayı, - Öğrencilerine kaba ve katı davranışlardan uzak olmayı, - Öğrencilerin yaptığı hataların affedilmesi gerektiğini, - Onların hakkında iyi dilek ve temennilerde bulmayı, - Öğrencilerin fikirlerine önem vermeyi bütünüyle gözler önüne sermektedir. Hz. Peygamber'in davranışlarının liderlik planında çok önemli kıstaslar taşıdığı da bir vakıadır. Nitekim Celal Yıldırım Hoca bunu şöyle izah eder: "Putperest Araplar ırkları ve iklimleri gereği, haşin ve sert mizaçlı insanlardır. Onları yola getirmek büyük bir basiret işidir. Hz. Muhammed Aleyhisselam ise son derece yumuşak, şefkatli ve merhametli bir peygamberdir. Mizacında sertlik, tabiatında kabalık, vicdanında katılık yoktur. Müslümanların Uhud Savaşı'nda yaptığı hata affedilir cinsten değildir. Başka bir kumandan ya da emir olsaydı, o gün onlara en ağır cezayı verirdi. Ama Resulullah Efendimizin tabiatındaki bütün yumuşaklık ve güzelliği, sevgi ve yakınlığı sergileyerek onları çağırdı ve hiçbirini kırıcı mânâda kınamadı. Yukarıdaki ayetle bu hususa dikkat çekiliyor ve liderlere en güzel ölçü ve kıstas veriliyor. Bir başka önemli husus da, liderlerin çevresindeki aklı eren görüş sahibi kişilerle istişarede bulunmasıdır..."** Peygamber Efendimiz "Saadet Asrı" diye nitelenen dönemde bedevilere karşı gösterdiği örnek anlayış modeli O'nun neden âlemlere rahmet olarak gönderildiğinin de bir göstergesidir: Bedevi çölde yaşayan, kaba, sert mizaçlı insanlardır. İşte bir gün bir bedevi Hz. Peygamber'in yanına yaklaşıp, cübbesinden tutup öylesine sert asılır ki, cübbesinin yakası omuzu başında iz bırakır ve yüksek sesle bağırır: "Ey Muhammed! Allah'ın sana verdiği şu mallardan bana vermeleri için adamlarına emir ver!" Hz. Peygamber'in canını acıtan bu hadise karşısında metanetini korur ve tebessümle adama yüzünü çevirir. Adama bir şeyler verilmesini emreder."** Yine bir gün, bir bedevi, mescidin bir köşesine küçük abdestini yapmaya başlar. Sahabe öfkeyle bedevinin üstüne yürür. (Hatta kılıçlarını dahi çekenler olur.) Ancak Hz. Peygamber müdahale ederek, bedeviyi korur. Bedevi yaptığı küçük abdest üzerine bir kova su getirtip boşaltarak temizler." Hz. Peygamber'in bu tutum ve davranışları eğitim ve öğretimde en önemli örneklerdir. Mizaçları sert, anlayışları kıt olan insanları eğite eğite "medeni bir toplum" oluşturarak insanlık âlemine de öncülük etmiştir... * Âl-i İmran, 3/ 159 ** Celal Yıldırım, Tefsirli Kur'an-ı Kerim Meali, c. I, İzmir 1984, s. 145. *** Buhârî, Libas, 18. **** Müslim Taharet Alıntıdır. |
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
