Savaş Döneminde Yazılan ŞiirlerArkadaşlar alıntı yaptım ama inanın yapmamak mümkün değildi bu şiirler için.Bi okuyun eminim pişman olmicaksınız :) BİR YOLCUYA ( Bu şiir Gelibolu yamaçlarında yazıldı.). Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın, Bu
Konu ZerzavatçI tarafından açılmış, 1981 kişi tarafından görüntülenip, 13 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
Savaş Döneminde Yazılan Şiirler konusundaki toplam yorum: 13, okunma sayısı: 1981. |
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2006
Üye numarası: #52298 Yer: "ŞANLI"urfa!!!
Mesaj sayısı: 2,331
Karma etkisi: 1005
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 99615
|
Arkadaşlar alıntı yaptım ama inanın yapmamak mümkün değildi bu şiirler için.Bi okuyun eminim pişman olmicaksınız
![]() BİR YOLCUYA ( Bu şiir Gelibolu yamaçlarında yazıldı.). Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın, Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın, Bir vatan kalbinin attığı yerdir. Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda, Gördüğüm bu tümsek, Anadolu’nda, İstiklal uğrunda, namus yolunda, Can veren Mehmed’in yattığı yerdir. Bu tümsek, koparken büyük zelzele, Son vatan parçası geçerken ele, Mehmed’in düşmanı boğuldu sele, Mübarek kanını kattığı yerdir. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=77715 Düşün ki, hasrolan kan, kemik, etin Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin, Bir harbin sonunda, bütün milletin, Hürriyet zevkini tattığı yerdir. NECMETTİN HALİL ONAN *************************************** Arkadaşlar bu şiirimizin verildiğini biliyorum veren arkadaştanda çok özür diliyorum kusuruma bakmasın ama alıntıyı eğiştirmek istemedim.. ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi, -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya, Ne hayasızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde-gösterdiği vahşetle “bu: bir Avrupalı” Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi! Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer Kaynıyor kum gibi, Mahşer mi, hakikat mahşer. Yedi iklimi cihanın duruyor karşında, Osrtralya’yla beraber bakıyorsun ; Kanada! Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk. Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk. Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela... Hani tauna da zuldür bu rezil istila... Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil, Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkiyle sefil, Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına; Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına, Maske yırtılmasa hala bize affetti o yüz ... Medeniyet denilen kahbe, hakikat yüzsüz. Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbab, Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harab. Öteden saikalar parçalıyor afakı; Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı; Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin; Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=77715 Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin. Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam, Atılan her lağımın yaktığı: Yüzlerce adam. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yer O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer... Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak, Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak. Saçıyor zırha bürünmüş de namerd eller, Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller. Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere, Sürü halinde gezerken sayısız tayyare. Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler... Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler! Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman? Hangi kuvvet onu, başa, edecek kahrına ram? Çünkü te’sis-i ilahi o metin istihkam. Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler, Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer; Bir göğüslerse Huda’nın edebi serhaddi; “O benim sun’-i bediim, onu çiğnetme” dedi. Asım’ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek. Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar... O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar, Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i... Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın? “Gömelim gel seni tarihe”desem, sığmazsın. Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab... Seni ancak ebediyetler eder istiab. “Bu, taşındır” diyerek Ka’be’yi diksem başına; Ruhumun vayhini duysam da geçirsem taşına; Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle; Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan; Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsan oradan; Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına; Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına, Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem; Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana... Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına. Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini, Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin’i, Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran... Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran, O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın; Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın; Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın... Heyhat, Sana gelmez bu ufukalar, seni almaz bu cihat... Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber. MEHMET AKİF ERSOY ******************************************* ÇANAKKALE “Söyle arkadaşım “dedi Anadolulu Mehmet Yanıbaşında ki Anzak erine “Nerelerden kopup gelmişin Neden çökmüş bu mahsunluk üzerine” “DÜNYANIN ÖBÜR UCUNDAN” dedi gencecik Anzak “Öyle yazmışlar mezar taşıma Doğduğum yerler öylesine uzak Örtündüğüm topraksa gurbet bana” Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=77715 “Dert edinme arkadaşım” dedi Mehmet “Değil mi ki yurdumuzun koynundasın ilelebet Sende artık bizdensin Sende bencileyin bir Mehmet” Çanakkale toprağının Üstü cennet altı mezar Kavga bitmiş mezarlarda Kaynaş olmuş yiten canlar “Ya sen” dedi Mehmet Oyun çağındaki İngiliz erine “Yaşın ne senin kardeş böylesine erken buralarda işin ne” “Yaşım sonsuza dek on beş” dedi ufak tefek İngiliz eri “Köyümde askercilik oynar coştururdum trompetle bizimkileri Derken kendimi cephede buldum Oyun muydu gerçek miydi anlamadan Bir sahici kurşunla vuruldum Sustu boynumdaki trompet Son verildi böylece oyundan bozma işime Gelibolu’da bana bir yer kazıldı Mezar taşıma ON BEŞİNDE TRAMPETÇİ yazıldı Öyküm de künyem de bundan ibaret Yağmur yağıyordu usul usul toprağa Gözyaşları düşerek üstüne sanki Damla damla ağlıyordu uzaktan uzağa Sahibini yitiren bir trompet “Ya sizler” dedi Mehmet Dünyanın dört kıtasından Mezar dolusu erlere “Hangi rüzgar savurdu sizleri bu bilmediğiz yerlere” Kimi İngiliz’di kimi İskoç Kimi Fransız dı kimi Senegalli Kimi Hintli kimi Nepall Kimi Avustralya’ dan Yeni Zellanda ’dan Anzak Gemiler dolusu asker Her biri niye geldiğinden habersiz Gelibolu’nun oya gibi koylarından sızarak Tırmanmışlardı dağa bayıra Siper siper yara gibi yarılan toprak Mezar olmuştu savaş ardından onlara Kiminin BURADA YATTIĞI SANILIR Kiminin ADI BİLİNSE DE MEZARI BİLİNMEZ Kiminin de mezar taşında On altı,on yedi on sekiz yaşında EBEDİ İSTİRAHATE ÇEKİLDİĞİ yazılı Çanakkale topraklarında Her birinin erken biten yaşam öyküsü Eski yazıtlar gibi taşlara böyle taşlara böyle kazılı “anlamaz mıyım”dedi “halinizden kardeşler” adına yazılı taşı bile olmayan asker Anadolulu Mehmet “Bende yüzyıllarca yaban ellerde Neyin uğruna bilmeden can vermişim Kendi yurdum uğruna can vermenin tadına İlk kez Çanakkale’ de ermişim Uğrunda can verdikçe vatanlaştı ancak Ekip biçtiğim padişah mülkü toprak Değil mi ki sizler alamazsanız bile Bu topraklar almış sizleri basmış bağrına Sizlere de vatan sayılır artık Çanakkale “ Çanakkale toprağının Üstü cennet altı mezar Kavga bitmiş mezarlarda Kaynaş olmuş yiten canlar Bir garip savaştı Çanakkale Savaşı Kızıştıkça kızgınlığı dindiren Ara verdikçe ateşe düşmanı kardeşe Döndüren bir savaş Kıyasıya bir savaştı Ama saygı üreten bir savaş Yaklaştıkça birbirine Karşılıklı siperler Gönüllerde yakınlaştı Düştükçe vuruşanlar toprağa Dostlar gibi kaynaştı Savaş bitti Ölenler kaldı sağlar gitti Köylü köyüne döndü evli evine Kır çiçekleri geldiler akın akın Çekilen askerlerin yerine Yaban gülleri dağ laleleri papatyalar Kilim kilim yayıldılar toprağa Siper siper Toprağın savaş yaralarını örttüler Koyunlar koruganları yuva yaptı kendine Kuşlar döndü gökyüzüne kurşunların yerine Çiçeğiyle yemişiyle yeşiliyle Silah yerine sapan tutan elleriyle Geri aldı savaş alanlarını doğa Can geldi toprağa silindikçe kan izleri Yeryüzünde cennet oldu öylece O cehennem savaş yeri Şimdi Çanakkale Gelibolu Bahçe bahçe Ülke ülke Mezar dolu Üstü cennet altı mezar Çanakkale toprağının Kavga bitirmiş mezarlarda Kaynaş olmuş yiten canlar “Huzur içinde uyusun” Vuruştukları topraklarda Kavgadan kinden uzakta Yanyana dostça yatanlar *********************************** Mustafa Kemal Bir gemi yanasti Samsun'a sabaha karsi Sel'am durdu kayigi, çapari, takasi Selam durdu tayfasi. Bir duman tüterdi bu geminin bacasindan, bir duman Duman degildi bu! Memleketin uçup giden kaygilariydi. Samsun limanina bu gemiden atilan Demir degil! Sarilan anayurda Kemal Pasanin kollariydi. Selâm vererek Anadolu çocuklarina Çikarken yüce komutan Karadeniz'in halini bir görmeliydi. Kalkip ayaga ardi sira bakti dalgalar Kalkti takalar, Izin verseydi Kemal Pasa Ardindan gürleyip giderlerdi Erzurum'a kadar. Cahit Külebi |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: May 2005
Üye numarası: #20767
Mesaj sayısı: 2,125
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 2620
|
süper şiirler saol dostum. şu boğaz harbi zaten bitiriyor beni.
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
En Karizma Üye
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2005
Üye numarası: #23165 Yer: İstanbul / Beyoğlu
Mesaj sayısı: 7,577
Karma etkisi: 33297
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 3328310
|
Kod:
Nasıl da istemiştim savaşa gitmeden sevgilimle evlenmeyi ama nereden bilebilirdim ki silahın demirine çarpıp saklandığım yeri belli edeceğini parmağımdaki yüzüğün... Kod:
Kurşuna dizecekler elleri bağlı bir adamı, ateş etmek için sıralanmışlar, dört asker. Dört asker, sessiz, dört asker elleri bağlı, öldürecekleri adam gibi elleri bağlı. "Bir kaçabilseydin!" "Koşamam ki!" "Tetiği çekecekler neredeyse!" "Ne yapsak dersin?" "Belki boştur tüfekleri..." "Zalim kurşunlar var tüfeklerinde!" "Kimbilir, ateş etmezler belki." "Az salak değilsin sende!" Ateş edecekler (Nasıl edebildiler?) Öldürecekler. (Nasıl öldürebililer) Dört askerdiler, sessiz, Bir subay kılıcıyla komut verdi; dört askerdiler, bağlı, öldürdükleri adam gibi elleri bağlı. Kod:
Halk, dört duvar cenderede, Düşünür mü özgürlüğü, karın zil Gözlerinde güvercin kanadı, Uzatır düşsü duyargalarını; Kendi kendilerini görürler. Işıklanıverir yollar bir gün: Birden, yıkılır kara duvarlar. Her varlık yerini alır, Çalışan bilekler isteyince: Hele de sevi dolu yürekler, Barış yazılır gökyüzüne; Barış içinde olmalı evren. Doğmak da, ölmek de, dostlukla. Var olmanın soylu yasası: Barış, Sevi. Barış, Sevi. Barış... Oğuz TANSEL Kod:
ÖLÜ ASKER
- Kimin kurşunu öldürmüş onu?
- Bilen yok.
- Nereliymiş?
- Jovellanos' lu diyorlar.
- Nerede bulmuşlar?
- Yolun yanında yatıyormuş,
öteki askerler görmüş.
- Kimin kurşunu öldürmüş onu?
Gelip öpüyor onu nişanlısı;
anası geliyor sonra ağlıyor.
Sonra da yüzbaşı çıkageliyor.
bağırıyor:
- Gömün onu!
Dan! Dan! Dan!
GİDİYOR ÖLÜ ASKER.
Dan! Dan! Dan!
YOLUN YANINDA BULMUŞLAR ONU.
Dan! Dan! Dan!
BİR ASKERDEN NE ÇIKAR.
Dan! Dan! Dan!
DAHA NE ASKERLER VAR BİZDE.
Nicolas GUILLEN (Küba, 1902) Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=77715 +k veremiyorum kusura bakma borcum olsun. edit; savas karsiti siirler eklemek istedim. Düzenleyen Joker : 21-07-2006 at 13:25. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: May 2006
Üye numarası: #68255 Yer: lavinyanın kalbinden
Mesaj sayısı: 6,129
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 254899
|
mükemmel bir çalışma dragut karma veremiorum
![]() |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2006
Üye numarası: #52298 Yer: "ŞANLI"urfa!!!
Mesaj sayısı: 2,331
Karma etkisi: 1005
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 99615
|
ne karması beyler yorumlarınız yeter hepiniz sağolun
![]() |
|
|
|
|
|
#6 | |
|
En Karizma Üye
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2005
Üye numarası: #23165 Yer: İstanbul / Beyoğlu
Mesaj sayısı: 7,577
Karma etkisi: 33297
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 3328310
|
Alıntı:
Allah'ina kurban olayim senin... Dun geceden beridir bir cok milli unsur ve Ataturk ile ilgili yazi yayinladin eline koluna saglik. |
|
|
|
|
|
|
#7 | |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2006
Üye numarası: #52298 Yer: "ŞANLI"urfa!!!
Mesaj sayısı: 2,331
Karma etkisi: 1005
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 99615
|
Alıntı:
![]() |
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2006
Üye numarası: #55615 Yer: ist/bçekmece
Mesaj sayısı: 2,272
Karma etkisi: 75
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6616
|
bak şimdi çanakkale gezisinde bize rehberlik eden adamın ağlaması aklıma geldi...
allah kimseye böle deneyimler yaşatmasın... |
|
|
|
|
|
#9 | |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2006
Üye numarası: #52298 Yer: "ŞANLI"urfa!!!
Mesaj sayısı: 2,331
Karma etkisi: 1005
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 99615
|
Alıntı:
![]() |
|
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2006
Üye numarası: #55615 Yer: ist/bçekmece
Mesaj sayısı: 2,272
Karma etkisi: 75
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6616
|
Alıntı:
ama sen madem öyle istiyon ok kaldırıyorum... |
|
|
|
|
|
|
#11 | |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2006
Üye numarası: #52298 Yer: "ŞANLI"urfa!!!
Mesaj sayısı: 2,331
Karma etkisi: 1005
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 99615
|
Alıntı:
![]() |
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2006
Üye numarası: #75910 Yer: Gazete bürosu- matbaa:)
Mesaj sayısı: 3,653
Karma etkisi: 394
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 38544
|
necmettin halil onan çok büyük şair. Çanakkale'den geçen herkese bir yolcuya şiirini ezberletmiştir.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=77715 Yaptığımız araştırmalar sonucu kendisinin istanbul çatalca ilçesinde doğduğunu öğrendik ve girişimlerimiz sonucu da çatalca'da yapımı tamamlanan bulvara recep tayyip erdoğan bulvarı ismi verilirken necmettin halil onan'ın bulvara isminin verilmesini sağladık. Yapılan belediye meclisi ile de karar kesinleşti. hayırlısı olsun ![]() |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2006
Üye numarası: #52298 Yer: "ŞANLI"urfa!!!
Mesaj sayısı: 2,331
Karma etkisi: 1005
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 99615
|
bilgiler için çok sağol üstad aydınlattın bizi
![]() |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2006
Üye numarası: #75910 Yer: Gazete bürosu- matbaa:)
Mesaj sayısı: 3,653
Karma etkisi: 394
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 38544
|
önemli değil kardeş. doğru yaptığımızı düşünüyorum. recep tayyip erdoğanın ismi her yere veriliyor nasıl olsa. şairimizi yad ettiysek ne mutlu bize
|
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
