Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL!
Sözde ermeni soykırımıYüz yıl önce Ataları aynı çirkin kumarı türkiye de oynadılar... Yer:Azerbaycan, Hocalı 26/02/1992 Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu.Bu kanlı |
|
|||||||
Sözde ermeni soykırımı konusundaki toplam yorum: 307, okunma sayısı: 29025. |
|
|
|
|
#286 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972 Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 193
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 18856
|
Yüz yıl önce Ataları aynı çirkin kumarı türkiye de oynadılar...
Yer:Azerbaycan, Hocalı 26/02/1992 Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu.Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önceAnadolu toprağında Kars’ta Ağrı’da Van’da Erzurum’da da ataları oynamıştı.Onlardan duymuşlardı. Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı...Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı:-Akçik, manç?.. (Kızmı, oğlan mı?) -Akçik... (Kız) Bu cevap üzerine ’oğlan’ diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı.Kan b! ürülügözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi. Tunşahetsar,ınger... (Sen kazandın,yoldaş)-Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana... (Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?) -Mayrigı bedge gişdatsine.(Annesi besleyecek elbette) Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturayageçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı: -Mayrig yerahayin zizdur.(Çocuğa meme ver) Aynı dakikalarda Hocalı’nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, toparayışına girmişlerdi.Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde iseErmeni çeteci sevinçle bağırdı: -Asixn ma/,çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek... (Bu hem saçsız hem de küçük,iyi yuvarlanır. Kopartın...) Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa,başı da orta yere düşmüştü... Ermeniler zafer naraları! atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu. Bu iki olay Hocalı’da bundan çok değil yalnızca 14 yıl önce yaşandı .Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzatşahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır. Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir. Ajanslar,katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağırbir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu. Türkiye’de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi. 26 Şubat’ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi’nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366’ncı Rus MotorizeAlayı, Hocalı’ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarından birini yaptılar. 26 Şubat! gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerekkentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler. Ermenilerin işgal ettikleri Hocalı’da dehşet verici olaylar yaşandı.Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler, sağ olarak elegeçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak,insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar. Hızar ve testereler ile diridiri insanların kol ve bacaklarını kestiler. Genç kızların önce saçlarını,sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanın gözü önündeevladını,evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler. Kesik kafalarısepetlere doldurdular. Peki neydi bu düşmanlık? Ermenistan’daki okulduvarlarında asılan haritalarda Türkiye’nin 12 ili yer lmaktayken,Ermenistan’ın bayrağ ında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı’nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı’nda ’Topraklarımız işgal altında, butoprakları azat etmek için ölün,öldürün’ denmekteyken, başkaca birneden aramaya zaten gerek yok sanırım. Dağlık Karabağ Bölgesi’ndebulunan Hocalı’ya, eski Sovyet İttıfaki Silahlı uvvetleri’ne ait 366.Alay’ın desteği ile Ermeni Sılahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenensaldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk’ünün hayatınıkaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. 56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur.Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış,geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın********ından ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır.Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı.! Fakat katliam sonrası Hocalı’ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarınınabartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı’da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet’ningördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu: ’Pek çok savaş hikâyesi dinledim.Faşistlerin zulmünü işittim,ama Hocalı’daki gibi bir vahşete umarım kimsetanık olmaz’ Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kimvermişti; Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi. Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksutyunörgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996’da Ermenistan Başbakanı oldu. Karabağ’da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna,’Hocalı Katlia! mı’ başsorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu. Ermeniler Türk hamile kadınlarına tecavüz edip karnını hamile olduğu halde taş ile doldurup öldürmüşler ve küçük Türkkızlarına tecavuz edip öldürmüşlerdi.Ülkemizde sadece 1 ermeniöldürüldü diye yürüyüş yaptılar ve o kadar araştırdılar ama hiç bir insankalkıpta bu masum insanlara iskence edilip öldürüldükleri için yürüyüş yapmadı... |
|
|
|
|
|
#287 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972 Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 193
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 18856
|
NEREDE ERMENİ KATLİAMI, NEREDE HOCALI KATLİAMI
Dünya Sözde Ermeni Katliamını konuşuyor ve destekliyor peki ya Hocalı’da olanlar.... TARİHİN YÜZ KARASI HOCALI KATLİAMI 1990 yılının Ağustos ve Eylül aylarında Ermeniler saldırılarını doğrudan Azerilere yöneltmeye başlamışlar, otobüs baskınları, yol kesme gibi terör eylemlerine kalkışmışlardır. 1990 yılı başlarında yaklaşık 186 bin Azeri, Ermenistan’dan Azerbaycan’a gitmeye zorlanmıştır. Ekim 1991’de ilk Azeri köyü Ermenilerce ele geçirilmiştir. Hocalı Katliamı, Rus askerlerinin desteğiyle 25–26 Şubat 1992’de Hocalı’ya ulaşan Ermeni kuvvetlerince gerçekleştirilmiştir. Rusya olaylarla ilgisinin olmadığını iddia etse de, Rus ordusuna ait 366. alayın 1991’in sonbaharından beri Ermenilerin safında savaştığı, alaydan kaçan dört askerce doğrulanmıştır. 10 bin nüfuslu Hocalı’da olaylar sırasında yaklaşık 3.000 Azeri bulunmaktaydı. Saldırıda ölenler hakkında verilen resmi rakam 613 kişi olmakla birlikte, katledilen toplam Azeri sayısının 1.300 kişi olduğu söylenmektedir. Saldırılar sırasında Hocalı’da yaşayan Ahıska Türkleri de evlerinde yakılarak öldürülmüştür. Kadın, çocuk ve yaşlılar da dahil olmak üzere siviller katledilmiştir. Katliamın ilk gecesinde sekiz aile bütün fertleriyle öldürülmüş, 700’den fazla çocuk anne ya da babasını kaybetmiştir. Yaralılar ise 1.000’in üzerindedir. 1992 yılı 25 Şubatı 26 Şubata bağlayan gecede bölgedeki 366. Alayın da desteği ile önce giriş ve çıkışını kapadığı Hocalı köyünde sivil, kadın, çocuk, yaşlı ayırımı yapmadan resmi rakamlara göre 613 kişiyi katletmişlerdir. Katledilenlerin 83’ü çocuk, 106’sı kadın ve 7’ten fazlası ise yaşlıydı. Normalde en şiddetli savaşlarda dahi savaş dışında tutulan, dokunulmayan bu kesime Ermeniler yaşlı, kadın ve çocuk demeden acımasız işkenceler yaparak katletmiştir. Bu katliamdan toplam 487 kişi ağır yaralı olarak kurtulmuştur. 1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, kulakları, burunları ve kafaları ile vücutlarının çeşitli uzuvlarının kesildiği görülmüştür. Aynı vahşetten hamile kadınlar ve çocuklar bile nasibini almıştır. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=54218 KATLİAMA TANIK OLAN BİR GAZETECİ, YAŞANANLARI ŞU ŞEKİLDE AKTARMAKTADIR: “Dağlık Karabağ’ın Hocalı kentinin düşüşünü bir gün boyunca yaşadım. Görüntülerle belgeledim ve video çekimleriyle bir günde 1.300 Azerbaycan Türk’ünün Ermeni çetecilerce öldürülüşünü bütün dünyaya duyurdum. Hocalı katliamı anlatılamaz bir vahşetti. Azerbaycan yönetimi ve Cumhurbaşkanı Ayaz Mütellibov, olayı dört gün boyunca kamuoyundan gizlemeye çalıştılar. Bütün Azerbaycan şok olmuştu. Ermeni bıçaklarından, kurşunlarından kurtulmayı başaranlar; kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar karlı dağlarda tipi altında Agdam’a gelmeyi başardıklarında çoğunun ayakları donmuştu. Bazılarının ayakları ise kangrenden dolayı kesilmişti. Ermeniler vahşetin her türlüsünü sanki ibret olsun, örnek olsun diye yapmışlardı. İhtiyar dedelerin, yaşlı anaların yüzleri jiletlerle doğranmış, genç kadınların göğüsleri peynir gibi kesilmiş, bebeklerin kafa derileri yüzülmüştü. Hocalı ile Agdam arasındaki 12 kilometrelik orman boyunca cesetler dizilmişti.” Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=54218 HOCALI ŞAHİTLERİNİN İFADELERİNDEN SOYKIRIM * Cemil Cümşüdoglu Memmedov: Nehçivanik koyüne gidip Ermenilere torunuma acımalarını söyledim. Bana hakaret edip komutana verdiler. O da bizi hapsetmelerini emretti. Burada çok sayıda kadın¬kız, çocuk vardı. Sonra bizi Askeran’a getirdiler. Karım, kızım, eniştem oradaydı. Tırnaklarımızı çektiler. Zenciler havaya sıçrayıp, yüzüme tekme atıyorlardı. Çok işkenceden sonra beni Ermeniler ile değiştirdiler. Karım, kızım ve torunumdan hiç haber alamadım. * Seriye Talibova: Gözümün önünde 4 Mesket Türk’ünün, 3 komşumuzun başını Ermeni askerinin mezarı başında kestiler. Ermeniler, anne babalarının önünde çocuklarına işkence yapıp öldürdüler. Sonra cesetleri buldozerlerle dereye döktüler. * Cemal Allahverdioglu Orucov: 16 yaşındaki oğlumu kurşunladılar. 23 yaşındaki kızımı iki ikiz oğlu ve 18 yaşındaki hamile kızımı elimizden aldılar. * Hatice Abdullayeva: Bir süre yalın ayak ormanda kaldıktan sonra babam, annem ve 16 yaşındaki kız kardeşim soğuğa dayanamadılar. Esir düştüm, taşnak esirlerle değiştirildim. Şimdi iki ayağımdan da mahrumum. * Mirza Allahverdiyev: Ermenilerin saldırısından sonra ormana kaçtık. Burada 3 gün aç-susuz kaldık. 28 Şubat akşamı bizi kuşattılar. Bizi Askeran’da ölüm hücresine aldılar. Her gün birkaç adamı götürüp öldürüyorlardı. Altın dişlerimi kelpetenle çıkardılar. Babamı, iki kardeşimi, kardeşimin oğlunu öldürdüler. * Nesibe Aliyeva: Ormandan çıkar çıkmaz Ermeniler ateş açtılar. 40 kişiydik. 26 kişiyi aralarında oğlumu ve eşimi de öldürdüler. * Hatice Orucova: 8 yaşındaydım. Gözümün önünde babamı, annemi, 6 yaşındaki kız kardeşimi Ermeniler kurşunlayıp öldürdüler. Kurşun bana da geldi. * Muhammed Orucov: Ermeniler esirler arasında 10-13-15 yaşlarında kızları ayırarak götürdüler. * Cemil Memmedov: Şehre giren tanklar ve zırhlı taşıyıcılar evleri yıkıyor ve insanları eziyordu. * Talibov Samed: Yapılan işkenceler karşısında seslerini çıkaranları hemen öldürüyorlardı. Esirlikte gördüğüm dehşeti hiç unutamayacağım. Hocalı’daki vahşet ve soykırım, Ermenilerin, "Büyük Ermenistan" ideali çerçevesinde, 1987 yılından itibaren, Ermeni Diasporası ile birlikte yeni hedef olarak seçilen Dağlık Karabağ bölgesinin Azerbaycan Türklerinden temizlenmesi amacına yönelik gerçekleştirilmişti. Ermenilerin "Toprak genişletmek" arzusuna, tarihi Türk düşmanlığı ve nefreti de eklenerek işlenen bu katliamla, çağın en büyük zulmü ve soykırımı Hocalı’da yaşanmış oldu. Hocalı vahşeti, yalnızca Azerbaycan halkına karşı değil, tüm halklara karşı işlenmiş ve tarifi imkansız bir insanlık suçuydu. Hocalı faciası, bir rastlantı eseri olmayıp, tersine son 200 yıldan bu yana Ermeniler tarafından Azerbaycan halkına karşı yürütülen planlı ve kararlı soykırım ve etnik temizlik siyasetinin sonucuydu. Bu vazgeçilmez sinsi siyaset, Ermeni Diasporası’nın ve lobisinin her türden desteği ve kışkırtmaları ile yıllarca sürdürülmüştü. Ermeniler, amaçlarına ulaşmak için, terör, katliam, etnik temizlik gibi insanlık suçlarından çoğu zaman çekinmemişlerdir. Etnik temizlik ve soykırım politikalarına kendi topraklarında maruz kalan milyonlarca Azeri’nin katledildiğine, aralarında hamile kadınların da bulunduğu çok sayıda insana yapılan işkencelere ve bu insanların ata baba yurtlarından zorla çıkarıldıklarına dair eldeki belgeler, çok net ve açık bir şekilde tarihe tanıklık etmektedir. Ne yazıktır ki, tarihin ve insanlığın bu en kanlı trajedisi Hocalı’da yaşanırken ve üstelik masum insanların hunharca katledildiği cinayetin kanıtı niteliği taşıyan video kayıtları ve belgeleri de eldeyken, dünya kamuoyu yeterince bilgilendirilemeyerek yıllarca sonuç alınamamış, nihayetinde, Hocalı vahşetinin, dünya devletleri ve uluslararası örgütlerce soykırım olarak tanınması için gerekli adımların atılamadığı anlaşılmıştır. “Hocalı katliamı”. Adı her ne olursa olsun, nasıl anılıyorsa anılsın, kim tarafından, kime yönelik, hangi şartta ve ne şekilde olursa olsun sonuçta vahim olayların yaşandığı bir vahşet var ortada. Hal böyle iken, insanlık dışı bu olayın, sadece ve sadece Azeriler ve Türkler tarafından anılarak kınanması gerçekten çok üzücü. Diğer taraftan, bu katliamın, aradan 17 yıl geçmesine rağmen halen dünya kamuoyuna anlatılamamış olması da maalesef çok daha üzücü ve düşündürücü 1994 yılında iki taraf arasında ateşkes ilan edilmiştir. Savaş sonrası çözüme kavuşturulamayan bir diğer sorun da, ülke içerisinde yerinden edilen ya da sığınmacı durumuna düşen bir milyon civarı Azeri’dir. Bunların büyük bir çoğunluğu Azerbaycan sınırları dahilinde yaşamaktadırlar. Azerbaycan nüfusunun %10’undan fazlası ülke içinde yerinden edilmiş sığınmacılardan oluşmaktadır ki bu, kişi başına dünyada yerinden edilmiş en büyük nüfus hareketlerinden biri anlamına gelmektedir. Bu insanlar hâlâ Ermenilerce işgal edilen topraklarda bulunan evlerine geri dönmeyi beklemektedirler. Azerbaycan Cumhuriyeti’nde yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalan veya başka ülkelerden Azerbaycan’a gelen Azerbaycan vatandaşları, Azerbaycan hükümeti tarafından “göçkün” olarak adlandırılmaktadır. Sorunlarına hâlâ kalıcı çözümler bulunamayan göçkünler; mesken, iş, yiyecek, sağlık, eğitim ve can güvenliği gibi birçok sorunla karşı karşıyadırlar. Bu kişiler Bakü ve çevresinde, zor koşullar altında çadırlarda, barakalarda, okul ve yurtlarda, pansiyonlarda, dükkanlarda, yük vagonlarında, hatta yol kenarlarında yaşam mücadelesi vermektedirler... |
|
|
|
|
|
#288 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972 Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 193
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 18856
|
HAKMEHMET KÖYÜ ANIT MEZARI
Iğdır merkeze bağlı Hakmehmet köyünde 17 Eylül 1919 tarihinde Ermenilerce katledilen 51 vatandaşımızın anısına Iğdır Valiliğince yaptırılarak 4 Ağustos 2002 tarihinde açılmıştır. Tarihte Su Kuyusu katliamı olarak bilinir. Toplu mezar 5 Ekim 1999 tarihinde açılarak Dünya kamuoyuna gösterilmiştir. IĞDIR OBA KÖYÜ TOPLU MEZAR KAZISI Arkeolog Prof. Dr. Cevat Başaran, şunları nakletmektedir: "Iğdır’a bağlı Oba köyünde Ermenilerce katledilmiş Türklere ait bir toplu mezar olduğu ilk defa Prof. Dr. Enver Konukçu tarafından tespit edilmiş ve bu arşiv belgeleriyle de desteklenmiştir. 1 Mart 1986’da yerinde yapılan toplu mezar kazısında tarihi belgeleri doğrulayan bulgular edinilmiş ve olayın görgü tanıklarından Sakine Aksu’nun anlattıkları ile de "Tandır damı katliâmı"daha da açıklığa kavuşmuştur. Yapılan kazıda 6 x 8 m. boyutlarındaki yapının kuzeye bakan kapısının iç bölümünde başlatılan ilk açmada,"Kapalı Demir Kilit" bulunmuş, daha sonra odanın orta kısmında yapılan ikinci açmada 1 m.lik üst dolgu toprağın altında 90’a yakın insan iskeletine ulaşılmıştır. Bazı kafataslarının üzerinde delik, çatlak ve kırıkların olduğu görülmüştür. Odanın ortasındaki tandırın güneyinde bulunan taş altlık, yapının toprak damlı örtüsünü taşıyan tek ahşap direğe ait olmalıydı ve bu direğin yanık parçaları da elde edildi. Bulgular görgü tanığı ifadesi ile birleştirilince; Ermeni çetecilerinin; "Tandır Damı Katliamı”nda Oba köyünden zorla topladıkları silahsız sivil insanların birçoğuna işkence yaptığı, hepsini yüzükoyun yere yatırarak odaya kilitledikleri, üzerlerine ateş açtıkları ve daha sonra bacadan gazyağı dökerek tandır damını ateşe verdikleri, ahşap direğin yanmasıyla da toprak damın çöktüğü anlaşılmaktadır. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=54218 Yapılan kazı sırasında erimiş demir parçaları, yanık ahşap parçaları, cam kırıkları, mermi çekirdekleri ve bir parça kumaşla beraber iskeletler bulunmuştur. Damın duvar ve tabanındaki kalın yanık katmanı ve kül tabakası diğer belgelerin bu yangında yok olduğunu göstermektedir. ORİJİNAL KAYNAKLARDAN KONUŞMALARLA KATLİAMLAR ANLATILIYOR Söz konusu Osmanlı arşiv belgesinde Gedikli olayı şu şekilde anlatılmıştır: "Iğdır havalisinde meskûn aşiret rüesasından Hamid Bey’den alınan mektûbda Ermeniler tarafından Yukarıkatırlı (Koturlu) ve Aşağıkatırlı (Koturlu)ve Köseler namındaki İslâm köylerini yağma ve ihrâk ve Tavus köyü ahali-i İslâm iyesinden yüz elli nüfus katleyledikleri cihetle taarruzlarına maruz kalan mütebaki ahali - i İslamiyyeyi kurtarmak maksadıyla bi’l - mukabele Ermenilere hücum ettikleri ve firar eden Ermenilerden iki top, bir mitralyöz iğtinam eyledikleri ve cephaneleri tükenmesinden dolayı muavenet talebinde bulundukları gösterilmekte olduğu Karakilise Kaim - î Makamlığı’ndan bildirilmiştir. Efendim. Aslına Mutabıktır “ Mühür" Hacı Abbas Güneş: (Iğdır ın Hakmehmet Köyünde oturur) Köye Ermenilerin jandarma komutanı Leçenlik-Piristav gelmiş, köylü ile konuşacaklar diye gelip babamı çağırdılar. Babam köyün içine gitti. Derken köyün bütün aile reisleri ve erkeklerini köy meydanına toplarmışlar ve köyün etrafını da sarmışlar, bundan kimsenin haberi yoktu. Daha sonra da ev ev dolaşarak toplantıya gelmeyenler olup olmadığını kontrol etmişler. Bu kontrol sırasında köy camisinin karşısında oturan 100 yaşındaki ihtiyar hiç bir şeyden habersiz evinde Kuran okuyormuş, Ermeni askerleri bu ihtiyarı evde bulup yürümeyecek halde olmasından başından kılıçla vurarak öldürmüşler, bu olaydan sonradan haberimiz oldu.Köydeki arama ve tarama işi akşam saatlerine kadar devam etti. Köy dışında olanlar,tarlada çalışanları da topladılar. Ben karanlık düştüğü için korku içindeydim.Baktım ki iki Ermeni askeri bizim hayata (bahçeye) geliyor, duvarın karanlık olan kısmına saklandım. Beni görmediler. Evimizin kapısı açıktı, eve girerek hertarafını aradılar. Sonra da bizim (Kendi) dediğimiz (içine un konulan iki metre boyunda kilden yapılan büyük toprak kabın içine kılıçlarını sarkıtarak sağa sola sallayarak kontrol ettiler, sonra da bir şey bulamayınca evden çıkıp benim yanımdan geçip gittiler. Saklandığım yerden çıkarak yola baktım. Bir Ermeni bizim ahırdan çamışlarımızı (Manda) çıkarıp götürüyor. Ermeni beni görünce"Gel bunları sür, Ermeniler gelip seni yakalayıp öldürecekler, gel bunları götürmeme yardım et seni götürüp saklayayım, böylece kurtulursun" dedi. Bende bu çamışlar bizim, onları nereye götürüyorsun ağama diyeceğim (Ağa: Baba)şimdi ağam gelecek söyleyeceğim. Seninle de gelmiyorum dedim. Ermeni çamışlarımızı aldı gitti. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=54218 Köyün içine doğru yürüdüm. Ortalıkta kimse yoktu. Biraz daha yürüdükten sonra atları yanında iki Ermeni süvarisi gördüm. Onlar da beni görünce beni yanlarına çağırdılar. Yanlarına gittim. Bana "Türk müsün" diye sordular. Ben de evet deyince, "git o zaman bizim atlara ot bul getir" dediler. Ben atlara ot getirmeye giderken baktım ki köyün bütün halkını bir evin hayatına doldurmuşlar.Hayat kapısının önünde iki Ermeni nöbet tutuyor. Diğer yerlerde de Ermeni askerleri duvarların üstünden halkı gözetliyor. Hayat duvarının dibinden geçerek gittim. Ot bulup getirdim. Ermeni askerleri getirdiğim otu beğenmediler. Bana "Git doğru dürüst ot bul getir" dediler. Üç defa bulup getirdiğim otu beğenmediler, beni tekrar gönderdiler. Son gidişimde, duvarın alçak olan kısmından geçerken köylülerimizden biri babama" Meşedi bak Abbas orda" Babam Beytullah ve kardeşim "Ne yapalım" dediler. Otu götürüp Ermenilere verdikten sonra kadınların toplandıkları hayata gittim. Duvardan bakarken kadınlardan biri beni gördü, annerne Huri bacı bak Abbas orda derken annemi gördüm. Hayat kapısına doğru gittim. Kapıdan girerken kapıdaki nöbetci eteğimden yakaladı. Annemgil kolumdan, nöbetçi eteğimden birileri içeri öbürü dışarı çekiyordu. Nöbetçinin elinden eteğimi kurtarıp annemin yanına kaçtım. Aradan epey zaman geçti. Kadınlara: "Toplanın gidiyoruz" diye emir verdiler. Bizleri topluca çıkardılar köyün dışında bir yerde topluca oturttular.İçlerinden biri "Kimin üzerinde altın, gümüş para ne varsa çıkarsın versin.Yoksa bir arama yapacağız kimde bulursak önü öldüreceğiz" dedi. Kimin verip vermediğini bilmiyorum. Tekrar bizi topluca kaldırarak köyden epey uzaklaştığımızda yanımıza bir atlı geldi. Ermenice bizi götüren Ermeni askerlerine bir şeyler söyledikten sonra, bizi tekrar oturttular. Atlı:"İçinizde Cafer isminde biri var mı?" diye sordu. Bu Ermenin aradığı Cafer Çalgıcı imiş, bu atlı Ermeni de onu tanıyormuş. Atlı bizlere "analar,bacılar, ben Kızılzakir’li Keğam’ım. Bunların (Kaktaganların) hepsinin Mezhepleriniz bunlar size bir şey yapsalar, bir şey deseler, sizlere dalaşsalar bana çekinmeden söyleyin. Hepsini geberdim." dedi. Bizi tekrar kaldırarak bizim köyle Arapkirli köyü arasında bizim yedi arklar dediğimiz yerde bize mola verdiler. Keğam burda "Biliyor musunuz ne var. Analarım, bacılarım, çocuğunuz ağlasa bırakmayın ağlasın boyun eğin ama sesini çıkarmayın. Ben sizi Arapkirli köyünden götürsem Kaktaganlar toplanıp sizleri benim elimden alırlar, sizleri rezil rüsva ederler. Ben atı nerden sürsem siz beni sessizce takip edin. Gürültü etmeyin. Bizi tekrar kaldırarak padişah yoluna çıkardılar. Keğam bizlere gideceğimiz yolu tarif ederek "Gidin Şamil Beyin çetesine" dedi. Keğamın bu konuşmasından sonra Ermeni süvarilerinden biri ayrılarak Küllük köyüne gitti. Bizler dağlara doğru koşuşmaya başladığımızda Kegam bizlere kızdı "Dağılmayın topluca gidin.Süvari gitti haber vermeye, yolda hiç oturmayın topluca kaçın yoksa gelip sizi öldürecekler. Biz topluca kaçtık. O gece Şamil Beyin çetesi Küllük köyünü bastılar. Bu baskında Kerem isimli biri daha vardı. Allah rahmet eylesin. Kerem bey baskından sonra geldi, Hakmehmet köyündeki halkı keserek kuyuya doldurduklarını anlattı. Kerem Bey bizim köyün baskınından üç gün sonra köye gitmiş kuyudan iniltiler geldiğini duyduğunu söylüyordu. Kuyuda 80 kişi var. İsimlerini yazmışım. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=54218 HAKMEHMET KÖYÜNDE KATLEDİLEREK KUYUYA DOLDURULANLARIN İSİMLERİ 1- Ballı oğlu Behman 2- Behman oğlu Ballı 3- Ballı oğlu Aziz 4- Ali oğlu Rustem 5- Ali oğlu Beşir 6- Ali oğlu Nağdeli 7- Ali oğlu Tevekkül 8- Ali oğu Behrem 9- Ali oğlu Kulu 10- Şerif oğlu Ali Asker 11- Mamoş oğlu Abdul Haşim 12- ısmail oğlu ’Mütellir;ı 13- İsmail oğlu Bayra"! 14- Abbas oğlu Celal 15- Ali Asker oğlu Müsella 16- ısmail oğlu Hüseyin 17- Jsmail oğlu Hasan 18- Esat oğlu Haşım 19- Esat oğlu Merdan 20- Esat oğlu Ali 21- Gellebani oğlu Jsmail 22- Rıza oğlu Mehmet Hüseyin 23- Rıza oğlu Hamza 24- Rıza oğlu Selman 25- Hasan oğlu Kamber 26- Kamber oğlu Rıza 27- Ali oğlu Hüseyin 28- Ali oğlu Müseyip 29- Ali oğlu Hüseyin 30- Mehmet Hüseyin oğlu Yusuf 31- Keşe Selman oğlu Müseyip 32- Mustafa oğlu Eyüp 33- Cafer oğlu Ali 34- Cafer oğlu Veli 35- Cafer oğlu Haşım 36- Cafer oğlu Rıza 37- Cafer oğlu Mehmet 38- Cafer oğlu Timur 39- Cafer oğlu Hasan 40- Süleyman oğlu Abdullah 41- Abdullah oğlu Timur 42- Kahraman oğlu Merdan 43- Kahraman oğlu Kamber 44- Kamber oğlu iskender 45-Hüseyin oğlu Şükür 46- Sofu oğlu Asker 47- Sofu oğlu Ali 48- Ahmet oğlu Hasan 49- Hüseyin oğlu Abbas 50- Bağır oğlu Yusuf 51- Ağa oğlu Hasan 52- Abdullah oğlu Mehmet 53- Kadim Ali oğlu Mehmet 54- Mehmet oğlu Cafer 55- Mehmet oğlu Abdullah 56- Tağı oğlu Aziz 57- Tağı oğlu Mehmet 58- Aziz oğlu Mehmet Tağı 59- Tağı oğlu Kaffar 60- Tağı oğlu Hacı 61- Mustafa oğlu Ali 62- Hüseyin oğlu Müslüm 63- Süleyman oğlu Kasım 64- Tağı oğlu Hüseyin 65- Tağı oğlu Hasan 66- Ahmet oğlu Haydar 67- Hüseyin oğlu Nevruz Ali 68- Jsmail oğlu Hasan 69- Abdullah oğlu Cafer 70- Hüseyin oğlu’ Nağdeli 71- Kaffar oğlu ***** 72- Kaffar oğlu Ekber 73- Veli oğlu Abdul 74- Veli oğlu Jbrahim 75- Veli oğlu Ağa Ali 76- Veli oğlu Abdullah 77- Esedullah oğlu Haydar 78- Selah oğlu Ali Asker 79- Selah oğlu Samet 80- Ali Asker oğlu Hüseyin 81- Samel oğlu Abbas 82- Ekber oğlu Nağdeli 83- Habib oğlu Hasan 84- Mamoş oğlu Hüseyin 85- Mamoş oğlu Abdullah 86- Mamoş oğlu Seyfeli 87- Mamoş oğlu Kamber 88- Mamoş oğlu Muharrem 89- Mamoş oğlu Mehmet 90- Mamoş oğlu Nağdeli 91- Mamoş oğlu Jbiş 92- Mamoş oğlu Timur 93- Mamoş oğlu Muhsin 94- Mamoş oğlu Müseyip 95- Musa oğlu Mehmet 96- Musa oğlu Cafer 97- Musa oğlu imam Ali Daha Fazla Bilgi İçin http://www.ermenisorunu.gen.tr/turkc...gdir_anit.html http://www.ermenisorunu.gen.tr/turkc...igdir_oba.html |
|
|
|
|
|
#289 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2007
Üye numarası: #121972 Yer: altı mafyası
Mesaj sayısı: 430
Karma etkisi: 193
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 18856
|
GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI ARŞİVLERİNDEN ermeni MESELESİ
Tıklayın... http://www.tsk.tr/8_TARIHTEN_KESITLE...aliyetleri.htm |
|
|
|
|
|
#290 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Oct 2009
Üye numarası: #373379 Yer: den göğe kadar haklısın...
Mesaj sayısı: 538
Karma etkisi: 3938
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 393506
|
Ellerin dert görmesin kardeş. Çok güzel paylaşım. Bu ülkenin gençleri bunları bilmeli + karma verecektim ama karma etkim yok.
|
|
|
|
|
|
#291 |
|
Hızlı Çırak
![]() ![]() Kayıt Tarihi: Nov 2009
Üye numarası: #385335
Mesaj sayısı: 67
Karma etkisi: 141
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 13893
|
yazın için teşekkürler
|
|
|
|
|
|
#292 |
|
Çırak
![]() Kayıt Tarihi: Feb 2009
Üye numarası: #309867
Mesaj sayısı: 26
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 2666
|
ya herkes bize iftira atıyo zaten kimse ingilizlere,fransızlara,ermenilere bakmıyo şerrolar ya..
|
|
|
|
|
|
#293 |
|
Çırak
![]() Kayıt Tarihi: Dec 2009
Üye numarası: #402896 Yer: Mersin
Mesaj sayısı: 6
Karma etkisi: 0
![]() Karma: 10
|
cok tesekkurler daha bugun derste hoca ıle kafa yormustuk sınıfta bu konu ıle bılgı ıcın tesekkurler
![]() |
|
|
|
|
|
#294 |
|
Banned
![]() ![]() Kayıt Tarihi: Dec 2009
Üye numarası: #401479
Mesaj sayısı: 71
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 2032
|
|
|
|
|
|
|
#295 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2008
Üye numarası: #187165 Yer: Es Angeles
Mesaj sayısı: 2,917
Karma etkisi: 6046
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 603940
|
Teşekkürler adminim...
|
|
|
|
|
|
#296 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2009
Üye numarası: #351132 Yer: adana
Mesaj sayısı: 3,591
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 2543321
|
eskide kaldı ama bende şunu söylemek istiyorum
Nobel Ödülünü Almak İçin "EVET BİZ ERMENİ SOYKIRIMI YAPTIK" diyen şahsiyetsiz Orhan Pamuk efendiye lanetler olsun ... |
|
|
|
|
|
#297 |
|
Cool Çırak
![]() Kayıt Tarihi: Nov 2008
Üye numarası: #281956
Mesaj sayısı: 58
Karma etkisi: 97
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 9354
|
Ermenilerin ne yapmaya çalıştığı acık ve net
|
|
|
|
|
|
#298 |
|
Cool Çırak
![]() Kayıt Tarihi: Sep 2007
Üye numarası: #144343 Yer: kagıthane
Mesaj sayısı: 55
Karma etkisi: 5
![]() Karma: 10
|
soyuna yapılanları gormeyerek, şanlı ırkı karalayıp ilim adamı olmaya calısan soysuzları,,
biliyoruz.... |
|
|
|
|
|
#299 |
|
Hızlı Çırak
![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2010
Üye numarası: #419094 Yer: From The HeLL
Mesaj sayısı: 52
Karma etkisi: 3392
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 338956
|
bilgiler için Teşekkürler Arkadaşım
|
|
|
|
|
|
#300 |
|
Çırak
![]() Kayıt Tarihi: Mar 2010
Üye numarası: #430133
Mesaj sayısı: 21
Karma etkisi: 0
![]() Karma: 10
|
Anne tarafı Hristiyan bir aileden geliyorum.Hepsi vatanını seven insanlar,ancak hala yaşayan anneannemden duyduğum kadarıyla(ki yalan söylemesi için bir sebe yok kendisi ermeni değildir)
Ermeniler Türk askerlerine saldırmaya başlayınca ve birkaç Türk köyü basılınca Türk askerleri ermenileri avlamıştır. Bu olay bize de sıçrar düşüncesiyle Hristiyan mahallesindeki insanların çoğu Osmanlıyı terk etmiş,bizimkiler de gitmek istemiş ancak o zamanın en zengin ailelerinden birisiymiş anne tarafım,evleri tarlaları bırakamamışlar. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=54218 Ama tabi ki başlarına birşey gelmemiş. Tamamiyle duyduğumu anlattım ve açıkçası inandım. Ha öldürdüysek bir yerimdemi,yok ![]() |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
