Suriye KomedisiUSTA KÖŞE YAZARI EMİN ÇÖLAŞAN KALEMİNDEN: Sevgili okuyucularım, şimdi bir de Suriye olayı yaşamaya başladık ve tam bir komediye dönüştü. Tayyip açıklama yaptı ve inanılmaz cümleler kullandı: “Suriye bizim iç
Konu SecretSilence tarafından açılmış, 229 kişi tarafından görüntülenip, 2 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
Suriye Komedisi konusundaki toplam yorum: 2, okunma sayısı: 229. |
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2010
Üye numarası: #471623 Yer: Balıkesir Astsubay Meslek Yüksekokulu
Mesaj sayısı: 710
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 195000
|
USTA KÖŞE YAZARI EMİN ÇÖLAŞAN KALEMİNDEN:
Sevgili okuyucularım, şimdi bir de Suriye olayı yaşamaya başladık ve tam bir komediye dönüştü. Tayyip açıklama yaptı ve inanılmaz cümleler kullandı: “Suriye bizim iç meselemiz!” “Sabrımız taşmak üzere!” “Dışişleri Bakanını Suriye’ye gönderiyorum!” Bak kardeşim, beğenelim veya beğenmeyelim, Suriye’deki kanlı olaylar o ülkenin iç meselesidir. Sen komşu ülke olarak orada olanlarla ilgilenirsin ama böyle sözler söylemeye hakkın yoktur. Adama gülerler! Sabrın taşıyormuş, Esad’a uyarıda bulunacakmışsın! Geçmiş olsun, çok geç kaldın! Adına Abdullah Öcalan denilen adam neredeyse ömrü boyunca Suriye’nin başkenti Şam’da yaşadı, Suriye devletinin kanatları ve koruması altında örgütünü oradan yönetti. Sen bir gün olsun Esad’a geçmiş olaylar konusunda baskı yapıp “Önce Türkiye’den özür dile” diyebildin mi? Bırak ona baskı yapmayı da bir yana, Türkiye’de ağzını bu konuda hiç açabildin mi? Tam tersine, son olaylar başlayana kadar cani, hırsız ve diktatör Esad senin en yakın dostundu. Sen Suriye gezilerine çıkardın, o buralara gelirdi ve birbirinize övgüler düzerdiniz. Biz burada “Suriye önce Türkiye’den özür dilesin” dedikçe bıyık altından gülerdin. “Dostumuz, kardeşimiz, komşumuz Suriye ile vizeleri kaldırdık” diye hava atar dururdun. Abdullah’ın örgütü Suriye’de üslenmişti ve bilançoda sadece üniformalılardan (asker-polis) tam altı bin şehit verdik. Bunlar olurken senin sabrının taştığına hiç tanık olmadık! Şimdi diyorsun ki “Dışişleri Bakanı’nı Salı günü Suriye’ye göndereceğim.” Bu nasıl söz? Sen ilah mısın, tek adam mısın, diktatör müsün? Ne demek “Göndereceğim!..” Hayır, olsa olsa “Gidecek” dersin. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=496660 ********** Senin ağzından kısa süre önce çıkan bazı sözleri henüz unutmadık! Libya olayları başlamadan önce operet soytarısı kılıklı Kaddafi ile aranızda su sızmazdı. Birbirinize yağ çekerdiniz. Libya olayları başladıktan sonra NATO, Kaddafi’ye müdahale kararı aldı. Sen o zaman bangır bangır bağırıyordun “NATO’nun Libya’da ne işi var” diye!..Çünkü olacakları önceden göremiyordun. Sonra baktın ki ABD ve AB müdahale edecek, bu kez 180 derece çark ettin. O kadar ki, bunların karargahının İzmir’de kurulmasına izin verdin ve isyancıların yanında yer aldın. Geçenlerde Türkiye’den isyancılara 200 milyon dolar para gönderdin. Türk milletinin vergileri böylece Libya’lı isyancılara uçtu gitti! Ne bileyim, belki Suriye’li isyancılara da bir şeyler göndermiş veya gönderecek olabilirsin. O paraların hesabı senden bir gün sorulur. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=496660 Şimdi baktın ki ABD ve AB Suriye yönetimine ters çıkıyor, yine onların yanında yer alıp bir anda “Şahin(!)” kesildin! Posta koymaya, “Sabrımız taşıyor, Suriye bizim iç işimizdir” diye Esad’ı uyarmaya başladın! Bu nasıl dış politikadır yaaa? Bizim dış politikamızı ABD ve AB’mi belirler, yoksa biz kendimiz, ulusal çıkarlarımız doğrultusunda mı belirleriz? Ne dersin Tayyip! ********** RAMAZAN SÖMÜRÜSÜ İFTAR ÇADIRLARINDA Türkiye’nin dört bir yanında iftar çadırları kuruldu. Yapılan hesaplara göre en az üç milyon kişi buralarda iftar açıyor! Ancak bunların yarıdan fazlası beleşçi vatandaşlar! Niyetli olmadığı halde iftarı bekliyor, çadırın önünde iki saat önceden kuyruğa girip yer kapıyor, sonra karnını iyi kötü doyurup “Bugünü de atlattık, darısı yarının başına” diyor! Okuyucum Adil Hacıömeroğlu bu komediyi dünkü mesajında ne güzel anlatmış. Özetliyorum: “Ramazan gelmeden önce birçok belediye iftar çadırı kurma yarışına başlamıştı. On bini aşkın kişinin yemek yiyeceği çadırlar günlercde televizyonlarda reklam edilip durdu…Çünkü mahalle baskısı ve din üzerinden siyaset yapma anlayışı, mevcut yönetimleri çadır kurmaya zorluyor! Sadece İstanbul’un tüm iftar çadırlarının günlük kapasitesine bakıldığında, buralarda yemek yiyenlerin sayısı yüzbinleri geçmekte. Burada amaç yoksula iftar sofrası hazırlamak, kentin yoğunluğu nedeniyle evine gidemeyen yurttaşa yemek yeme olanağı sağlamak değil mi? Eğer bu çadırlarda iftar açan yurttaşların hepsi yoksulsa, vay bizim halimize! Yüzbinlerce yoksulun karnını sokaklarda doyurduğu bir ülkede refahtan, huzurdan, çağdaşlıktan söz edilebilir mi?.. Geçenlerde eşimle birlikte Üsküdar’da akşam yemeğine gittik. Meydan hınca hınç dolu. İnsanlar iftar çadırlarının önünde kuyruk olmuş. Herkes kuyrukta. Çoğu kendilerine mütevazı sofralar kuracak görünümde. Yemek dönüşümüzde saat 21.30 olmuştu. Çadırların önünde hala kuyruk var! Yemek dağıtılan yere yaklaşıyoruz. Bardakta çorba bitmiş, bekleyenler yalvarmada! Pilav kalmamış, ayran var! Personel yorgun, bir an önce toparlanmanın peşinde. Tulumba tatlıları şerbetin içinde yüzüyor. Kimi kaşıkla, kimi de elleriyle tatlıyı tepsi gibi kabın içine doldurma çabasında. Yoksul olan veya olmayan insanların beleş bir öğün yemek uğruna saatlerce bekletildiği sofracıkların olduğu bir yerde özgür iradeden söz edilebilir mi? ‘Nerde beleş orda yerleş’ sözünün dillerden düşmediği bir toplumun arınması acaba kolay olur mu? Bir lokmaya muhtaç yüzbinlerin olduğu kentlerde demokrasinin boy atıp gelişmesi, toplumu sarmalaması mümkün mü? Yoksula yardım etmek güzel bir davranıştır. Ancak yardımı alanlar gizli olmalı, yardım alan kişinin onurunu rencide etmemeli. Yoksulu kamuoyu önünde deşifre etmek, konu komşunun yanında küçük düşürmek, insanlık dışı bir davranıştır. Geleneklerimizde yardımın gizliliği esastır. Boşuna dememiş atalarımız ‘Bir elin verdiğini öbür el görmesin’ diye. Dünyanın hiçbir yerinde yöneticiler, yoksullarının artmasıyla övünmez. Yoksulları senede bir ay doyurmakla mı, yoksa yoksulluğu ortadan kaldırmakla mı sevinmeliyiz! ‘Yoksulumuz çok olsun, ben de onları Ramazan boyunca doyurup sevap alayım’ düşüncesini egemen kılmak ne kadar acı. İftar çadırlarıyla toplum dönüştürülmekte, ‘Muhtaç insan’ tipi yaratılmakta. Krallar krallıklarını sürdürsün, efendiler lüks içinde yaşasın diye!” Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=496660 ********* Okuyucum Adil Hacıömeroğlu içini böyle dökerken haksız mı? Daha önceki gün İstanbul’da AKP’nin Ümraniye Belediyesi 100 bin kişilik iftar sofrası hazırlamış, kuyruklarda izdiham çıkmış. İnsanlar birbirini ezmiş ve katılanlar “Bu yemekler bozuk, kokmuş” diye bütün yemekleri çöpe atmış, çöp tenekeleri ve sokaklar atıklarla dolup taşmış. İnsaf be, 100 bin kişilik yemek mi olur! Olursa kalitesi ne olur? Elbette kokar. Guiness rekorlar kitabına mı gireceksiniz, kime gösteriş yapıyorsunuz? Toplumu Ramazan sömürüsü ile kandırmaya yeltenen, bir yandan da “Dindar ve Müslüman (!) geçinen bu tipler, acaba Fatih Sultan Mehmet’in vasiyetini bilirler mi? Bugünkü Türkçe ile aynen şöyledir: “Ayrıca külliyemde inşa eylediğim imarethaneden (fakir fukara için yemek pişirilip dağıtılan yerden) şehit karıları ve fukara yemek yiyeler. Ancak yemek yemeye ve almaya kendileri gelmeyüp, yemekleri güneşin loş bir karanlığında ve hiç kimse görmeden kapalı kaplar içerisinde evlerine götürüle." Fatih’ten günümüze dinimizin kimlerin, hangi din tüccarlarının elinde kaldığını iyi görünüz. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Nov 2005
Üye numarası: #38182 Yer: le gök arasında bir yerlerde...
Mesaj sayısı: 2,175
Karma etkisi: 9309
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 930034
|
mükemmel bir yazı, teşekkürler...
![]() |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Oct 2007
Üye numarası: #154269
Mesaj sayısı: 5,231
Karma etkisi: 30110
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 3010064
|
güzel bir yazı..
herkes satırı satırına okusun... çünkü görünen köy kılavuz istemezmiş. Yine de" görünen köyü, göremeyenleri "uyarmış Çölaşan.. Kendi düşen ağlamaz diyeceğiz ya.. kendi düşen beraberinde bir ülkenin menfaatlerini de düşürüyorsa.. orada dur ! ![]() |
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
Bu Konuda Aradığınızı Bulamadıysanız Şunlara Bakmanızı Öneririz
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bu Gün Suriye Yarın Türkiye! | cmos | Siyaset | 0 | 21-06-2011 21:38 |
| Türkiye ile Suriye arasında 51 anlaşma | BedliS | Güncel | 2 | 24-12-2009 10:07 |
| Rum lidere Suriye şoku! | lordvider | Güncel | 0 | 01-09-2009 06:07 |
| Suriye İsrail uçaklarına ateş açtı | neronaga | Güncel | 17 | 07-09-2007 12:04 |
| Ñïghtwât©H.. | Komplo Teorileri | 2 | 02-08-2006 15:47 | |
|
|
