Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL!
Tarihe yön verenler SiT@R€&murattk ortak çalışma!çalışma için süper moderatörümüz murattk ya çok teşekkür ve tebrik ediyorum :) (radyo anonsu gibi oldu :p) gerçekten güzel oldu.. devamı gelecek.. eklemek isteyen arkadaşlar burdan devam edebilir artık :) |
|
|||||||
Tarihe yön verenler SiT@R€&murattk ortak çalışma! konusundaki toplam yorum: 96, okunma sayısı: 16914. |
|
|
|
|
#31 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2006
Üye numarası: #77683 Yer: le yeksan...
Mesaj sayısı: 2,719
Karma etkisi: 178
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 17069
|
çalışma için süper moderatörümüz murattk ya çok teşekkür ve tebrik ediyorum
(radyo anonsu gibi oldu ) gerçekten güzel oldu.. devamı gelecek.. eklemek isteyen arkadaşlar burdan devam edebilir artık ![]() |
|
|
|
|
|
#32 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2006
Üye numarası: #77683 Yer: le yeksan...
Mesaj sayısı: 2,719
Karma etkisi: 178
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 17069
|
Karl Marx Karl Marx, 5 Mayıs 1818'de Almanya'nın Rhine Eyaleti'nin Trier kasabasında doğdu. Orta öğretimini Trier'de tamamladı. Bonn ve Berlin üniversitelerinde hukuk öğrenimi görürken tarih ve felsefeyle ilgilendi, Hegelci E. Gans'ın derslerini izledi. 1841'de "Demokritos'un ve Epikuros'un Doğa Felsefelerinin Farklılıkları" adlı doktora tezinde, dinin maddecilik açısından eleştirisini yaptı. Sol Hegelcilere katılarak Bauer kardeşlerle dostluk kurarken, bir yandan da Feuerbach'ın etkisinde kalıp 1842'de, muhalefetteki radikal burjuvalar tarafından kurulan Rheinische Zeitung gazetesinin yazı işleri yöneticiliğini yaptı. Saint-Simon, Fourier, Proudhon gibi yazarları okuyarak Fransız sosyalizmini tanımaya çalıştı. 1843'te çocukluk arkadaşı Jenny von Westphalen ile evlendi. Rheinische Zeitung gazetesi 1843'te kapatıldıktan sonra Paris'e yerleşti. Fransız-Alman Yıllıkları'nı yayımladı (1844). Derginin bu ilk ve tek sayısında, Yahudi Sorunu adlı yazısıyla siyasal savaşım konusundaki görüşlerini ilk kez açıkladı. Aynı yıl Engels'le dostluk kuran Marx okurken tuttuğu notlardan oluşan 1844 El Yazmaları'nda, ana temasını yabancılaşmanın oluşturduğu hümanist bir felsefe geliştirdi. Engels'le ortak ilk metninde (Kutsal Aile, 1845) tarih felsefesini maddeci görüş açısından eleştirdi. 1845'te Vorwarts gazetesi yazıkurulu üyeleriyle birlikte sürülünce Brüksele yerleşti. Birkaç ay sonra Engels'in de Brüksel'e gitmesiyle ortak eserlerinin ikincisini (Feuerbach Üzerine Savlar, 1845) ve üçüncüsünü (Alman İdeolojisi, 1845-1846) yayımladı. Kuramsal çalışmalarının yanısıra, sosyalist işçilerle ve Alman göçmenlerle ilişkilerini sıklaştırdı. Brüksel Alman İşçileri Derneği'ni kurdu ve Engels'le birlikte bir komünist yazışma ağı oluşturdu. Komünistler Birliği'nin isteği üzerine Komünist Manifesto'yu yazdıkları bu yıllar, ikisi için de geçmişteki felsefi bilinçleriyle hesaplaşma ve tarihsel maddeciliği geliştirme yılları oldu: Bu yüzden, geçmişten kopuşları hem siyasal hem de kuramsal nitelikteydi. 1848 İhtilali patlak verince, Belçika'dan sınır dışı edilen Marx, Köln'e yerleşerek, Neue Rheinische Zeitung gazetesini çıkarmaya başladı. Bu gazetede işçilere yönelik makaleler yayımladı (Ücretli Emek ve Sermaye, 1849). Almanya'dan, hemen sonra da yeniden Fransa'dan sınırdışı edilince, 1849'da, ömrünün sonuna kadar kalacağı Londra'ya yerleşti. Yoksulluk içinde yaşadığı bu dönemde iktisat incelemelerine ağırlık verdi. Temel eseri olan Kapital'i hazırlamaya başladı. 1851-1861 yıllarında New York Daily Tribune gazetesinin Avrupa muhabirliğini yaptı. 1864'te Uluslararası İşçiler Derneği'nin kurucuları arasında yeraldı. 1. Enternasyonal'in açılış konuşmasını ve tüzüğünü yazdıktan sonra, Kapital'in birinci cildini Almanya'da yayımlattı (1867). Kızını görmek için gittiği Paris'te Paris Komünü'ne tanık oldu. İngiltere'ye dönünce Fransa'da İç Savaş (1871) adlı eserinde bu devrim denemesini değerlendirdi. Kapital'in yazımını sürdürürken, bir yandan da işçi partililerinin programlarının oluşturulmasına etkili biçimde katıldı. Dühring'e karşı kalem tartışmasında Engels'i destekledi. Anti-Dühring'in (1878) bir bölümünün yazımında Engels'le çalıştıktan sonra hastalanarak çalışmalarını büyük ölçüde yavaşlatmak zorunda kaldı. 14 Mart 1883'te Londra'da öldü. |
|
|
|
|
|
#33 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2006
Üye numarası: #77683 Yer: le yeksan...
Mesaj sayısı: 2,719
Karma etkisi: 178
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 17069
|
Piri Reis (.....-1554) Osmanlı denizci. Dünya haritaları ve denizcilik kitabıyla tanınmıştır. Doğum tarihi kesin olarak bilinmiyor. 1465-1470 arasında Gelibolu'da doğdu. Kahire'de öldü. Asıl adı Muhiddin Pirî'dir. Karamanlı Hacı Ali Mehmed'in oğlu ve ünlü Osmanlı denizcisi Kemal Reis'in yeğenidir. Akdeniz de korsanlık yapmakta olan amcasının yanında yaklaşık 1481'den sonra denize açıldı. 1487'de onunla birlikte İspanya'daki Müslümanlar'ın yardımına gitti. 1491-1493 arasında Sicilya, Sardunya, Korsika adalarına ve Güney Fransa kıyılarına yapılan akınlara katıldı. Amcasıyla birlikte Osmanlı Devleti'nin hizmetine girerek 1499-1502 Osmanlı-Venedik Savaşı'nda bir savaş gemisinde kaptanlık yaptı. 1511'de amcasının ölümü üzerine Gelibolu'ya çekilerek Kitab-ı Bahriye (Denizcilik Kitabı) üzerinde çalıştı ve 1513'te bir dünya haritası çizdi. 1516 Mısır seferinde Osmanlı donanmasında kaptan olarak savaştı. 1517'de ilk çizdiği haritayı I. Selim'e (Yavuz) sundu. 1521'de Kitab-ı Bahriye'yi tamamladıktan sonra 1522'de Rodos seferine katıldı.1524'te sadrazam Makbul İbrahim Paşa'yı Mısır'a götüren gemiye kılavuzluk etti. Sadrazamın ilgilenmesi üzerine 1525'te Kitab-ı Bahriye'yi yeniden düzenleyerek onun aracılığıyla I. Süleyman'a (Kanuni) sundu. 1528'de çizdiği ikinci haritasını da padişaha armağan etti. 1528'den sonra güney denizlerinde görev yaptı. Portekizlilerin Aden'i alması üzerine Süveyş'teki Osmanlı donanmasına kaptan atanarak 26 Şubat 1548'de Aden'i geri aldı. 1552'de önemli bir Portekiz üssü olan Maskat'ı ve ardından Kişm Adası'nı alarak Hürmüz Kalesi'ni kuşattı. Portekizliler'in Basra Körfezi'ni kapatmak istediklerini duyarak kuzeye yöneldi. Katar Yarımadası'na, Bahreyn Adası'na egemen olarak Mısır'a geçti. Donanmayı Basra Körfezi'nde bıraktığı için sefer sırasında kendisinden yardımını esirgeyen Basra Valisi Kubâd Paşa'nın da girişimleriyle suçlu görülerek idam edildi. Büyük bir denizci olduğu kadar büyük bir haritacı olan Pirî Reis, korsanlık günlerinden başlayarak gezip gördüğü yerleri yabancı kaynaklardan da yararlanarak tarihi ve coğrafi özellikleriyle birlikte kitabında anlatmış ve haritalarını çizmiştir. Kitab-ı Bahriye'nin nazımla yazılan ve denizcilikle ilgili tüm bilgilerin toplandığı başlangıç bölümünde, genel açıklamalardan sonra Ege ve Akdeniz adaları tanıtılarak, denizle ilgili gözlem ve deneyim önemi vurgulanır. Fırtına, rüzgâr çeşitleri, pusula ve haritanın tanımından sonra dünyayı kaplayan denizler ve karaların oranı belirtilir. Portekizliler'in denizcilikteki ilerlemeleri ve keşifleri, Çin Denizi, Hint Okyanusu, Akdeniz ve Ege Denizi'ndeki rüzgârlar, Basra Körfezi, Atlas Okyanusu ayrıntılı biçimde anlatılır. Düz yazı ile anlatımın başladığı haritalı bölüm asıl metni oluşturur. Bu bölümde Çanakkale Boğazı'ndan başlayarak Ege Denizi kıyı ve adaları, Adriyatik denizi kıyıları, Batı İtalya, Güney Fransa, Doğu İspanya kıyılarıyla çevresindeki adalara ilişkin tarihi, coğrafi bilgiler verilerek kuzey Afrika kıyıları, Filistin, Suriye, Kıbrıs ve Anadolu kıyıları izlenerek Marmaris'te tüm Akdeniz'in havzası noktalanır. 1513'te çizdiği ilk haritasında Kristof Kolomb'un 1498'de çizdiği Amerika haritasından, Portekiz ve Arap haritalarından yararlandığını belirtir. Elde kalan parçası Avrupa ve Afrika'nın batı kıyılarıyla Atlas Okyanusunu, Antil Adalarını, Orta ve Güney Amerika'yı gösterir. 1528'de çizdiği ikinci haritasından günümüze kalan parça, büyük bir dünya haritasının kuzey batı köşesi olup Atlas Okyanusu'nun kuzeyini, kuzey ve orta Amerika'nın yeni keşfedilmiş kıyılarını ve Grönland'dan Florida'ya uzanan kıyı şeridini içerir. Adalar ve kıyılar son keşiflere dayalı olarak daha doğru çizilidir. Keşfedilmeyen yerler ise beyaz bırakılarak, bilinmediği için çizilmediği belirtilir. İlk haritadan daha büyük ölçekli ve gelişkin olan ikincisi, teknik olarak döneminin en ileri örneğidir. |
|
|
|
|
|
#34 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2006
Üye numarası: #77683 Yer: le yeksan...
Mesaj sayısı: 2,719
Karma etkisi: 178
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 17069
|
Ali Kuşçu (.....-1474) Onbeşinci yüzyılda yaşamış olan önemli bir astronomi ve matematik bilginidir. Babası Timur'un (1369-1405) torunu olan Uluğ Bey'in doğancıbaşısı idi. "Kuşçu" lâkabı buradan gelmektedir. Ali Kuşçu, Semerkand'da doğmuş ve burada yetişmiştir. Burada bulunduğu sıralarda, Uluğ Bey de dahil olmak üzere, Kadızâde-i Rûmî (1337-1420) ve Gıyâsüddin Cemşid el-Kâşî (?-1429) gibi dönemin önemli bilim adamlarından matematik ve astronomi dersleri almıştır. Ali Kuşçu bir aralık, öğrenimini tamamlamak amacı ile, Uluğ Bey'den habersiz Kirman'a gitmiş ve orada yazdığı Hall el-Eşkâl el-Kamer adlı risalesi ile geri dönmüştür. Dönüşünde risaleyi Uluğ Bey'e armağan etmiş ve Ali Kuşçu'nun kendisinden izin almadan Kirman'a gitmesine kızan Uluğ Bey, risaleyi okuduktan sonra onu takdir etmiştir. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=86398 Ali Kuşçu, Semerkand'a dönüşünden sonra, Semerkand Gözlemevi'nin müdürü olan Kadızâde-i Rûmî'nin ölümü üzerine gözlemevinin başına geçmiş ve Uluğ Bey Zîci'nin tamamlanmasına yardımcı olmuştur. Ancak, Uluğ Bey'in ölümü üzerine Ali Kuşçu Semerkand'dan ayrılmış ve Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yanına gitmiştir. Daha sonra Uzun Hasan tarafından, Osmanlılar ile Akkoyunlular arasında barışı sağlamak amacı ile Fatih'e elçi olarak gönderilmiştir. Bir kültür merkezi oluşturmanın şartlarından birinin de bilim adamlarını biraraya toplamak olduğunu bilen Fatih, Ali Kuşçu'ya İstanbul'da kalmasını ve medresede ders vermesini teklif eder. Ali Kuşçu, bunun üzerine, Tebriz'e dönerek elçilik görevini tamamlar ve tekrar İstanbul'a geri döner. İstanbul'a dönüşünde Ali Kuşçu, Fatih tarafından görevlendirilen bir heyet tarafından sınırda karşılanır. Kendisi için ayrıca karşılama töreni yapılır. Ali Kuşçu'yu karşılayanlar arasında, zamanın ulemâsı İstanbul kadısı Hocazâde Müslihü'd-Din Mustafa ve diğer bilim adamları da vardır. İstanbul'a gelen Ali Kuşçu'ya 200 altın maaş bağlanır ve Ayasofya'ya müderris olarak atanır. Ali Kuşçu, burada Fatih Külliyesi'nin programlarını hazırlamış, astronomi ve matematik dersleri vermiştir. Ayrıca İstanbul'un enlem ve boylamını ölçmüş ve çeşitli Güneş saatleri de yapmıştır. Ali Kuşçu'nun medreselerde matematik derslerinin okutulmasında önemli rolü olmuştur. Verdiği dersler olağanüstü rağbet görmüş ve önemli bilim adamları tarafında da izlenmiştir. Ayrıca dönemin matematikçilerinden Sinan Paşa da öğrencilerinden Molla Lütfi aracılığı ile Ali Kuşçu'nun derslerini takip etmiştir. Nitekim etkisi onaltıncı yüzyılda ürünlerini verecektir. Ali Kuşçu'nun astronomi ve matematik alanında yazmış olduğu iki önemli eseri vardır. Bunlardan birisi, Otlukbeli Savaşı sırasında bitirilip zaferden sonra Fatih'e sunulduğu için Fethiye adı verilen astronomi kitabıdır. Eser üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde gezegenlerin küreleri ele alınmakta ve gezegenlerin hareketlerinden bahsedilmektedir. İkinci bölüm Yer'in şekli ve yedi iklim üzerinedir. Son bölümde ise Ali Kuşçu, Yer'e ilişkin ölçüleri ve gezegenlerin uzaklıklarını vermektedir. Döneminde hayli etkin olmuş olan bu astronomi eseri küçük bir elkitabı niteliğindedir ve yeni bulgular ortaya koymaktan çok, medreselerde astronomi öğretimi için yazılmıştır. Ali Kuşçu'nun diğer önemli eseri ise, Fatih'in adına atfen Muhammediye adını verdiği matematik kitabıdır. |
|
|
|
|
|
#35 |
|
Co-Admin
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2005
Üye numarası: #2199 Yer: Kastamonu - 37
Mesaj sayısı: 8,592
Karma etkisi: 375222
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 37520707
|
Louis Pasteur Louis Pasteur, 1822 yılında Fransa'nın Dura bölgesindeki Dole kasabasında dünyaya geldi. Pasteur kimyager ve daha sonra bakteriyolog olarak yaşadığı çağda, tıbbın ilerlemesine çok büyük katkılarda bulundu. Fakat o tıp doktoru olmadığı için, 1800'lü yılların doktorları onun teorilerine burun kıvırıyorlardı. Pasteur buna hiç aldırmadan çalışmalarını sürdürdü, çünkü Pasteur'ün bakterilerin ya da mikropların gerçekten var olduklarına ve bunların hastalıklara yol açabileceğine olan inancı tamdı. O kendi bildiği yöntemle yaptığı işe ve kendine inancını sürdürerek araştırmalarına devam etti. Bundan sonra ise ipekböceği hastalığına ve kuduza çare buldu. Pasteur ayrıca içtiğimiz sütün bozulmasını önlemenin yöntemini de keşfetti. Burada sütü 140 (fahrenheit) derecede otuz dakika süreyle ısıtmak ve sonra hızlı bir biçimde soğuttuktan sonra sütü kapalı ve sterilize edilmiş şişelere koymak gerekiyordu. Bu yöntem sütü mikroplardan arındırmak için günümüzde de kullanılmaktadır. Bu yönteme, Louis Pasteur'ün adıyla 'Pastörize' etmek denilmektedir. Pasteur, Strasberg'li Marie Laurent ile evlendi. Birbirlerini çok seviyorlardı. Marie eşini, araştırmalarını her şeyin üstünde tutması için özendiriyordu. Bu yüzden Pasteur, laboratuar çalışmaları üzerinde yoğunlaşabiliyor ve işine gereken zamanı ve önemi verebiliyordu. Küçük Joseph Meister kuduz bir köpek tarafından on dokuz yerinden ısırıldığında, anne ve babası yavrucağı Louis Pasteur'e getirdiler. Bu bilim insanı daha önce insan üzerinde hiç denenmemiş olan kuduz aşısını çocuğa uygulamakta tereddüt etti. Pasteur bunu ancak, kendisine gelen iki doktorun, çocuğun kuduzdan her durumda öleceğini ve başarılı olursa ilacın kuduza bir çare olabileceğini söylemesinden sonra denemeye karar verdi. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=86398 Pasteur kuduzun çaresini bulmuştu. Louis'nin aşısı küçük Joseph Meister'in hayatını kurtardı. Meister büyüdüğünde Pasteur Enstitüsü'nün kapıcılarından biri olacaktı. Çünkü Louis Pasteur'e karşı duyduğu minnet duygusu, ömrünün sonuna kadar Enstitü'de çalışmak istemesine neden olmuştu. Pasteur kendine inanan bir insandı. Başkalarının söyledikleriyle değil, kendi doğrularıyla yaşayan ve sezgilerine güvenen bir bilim insanıydı. 1895 yılında hayata gözlerini yumduğu güne kadar son derece alçak gönüllü, gösterişiz ve sade bir yaşam sürdürdü. Yaşlılık yıllarında insanların ona gösterdikleri büyük saygı karşısında şaşkınlığa düşer ve bunu pek komik bulurdu. Bir keresinde Londra'da bir uluslarası tıp kongresine davet edilmişti. Kongre salonuna girdikten kısa bir süre sonra Pasteur kürsüye davet edildi. Pasteur'ün yüzünde hayal kırıklığına uğramış gibi bir ifade belirdi. Pasteur, "İngiltere veliaht (kral adayı) Prens'i buraya geliyor olsa gerek" dedi. "Keşke dışarda dursaydık. Gelişini de izleyebilirdik böylece." Bu içten sözler herkesi çok duygulandırmıştı. Kongre başkanı Pasteur'e "Hayır Bay Pasteur" dedi. "Gelen sizsiniz. Herkesin takdir ettiği ayakta alkışladığı insan sizsiniz." |
|
|
|
|
|
#36 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2005
Üye numarası: #6799
Mesaj sayısı: 4,712
Karma etkisi: 13323
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1331260
|
benim eklemek istediklerim vardı ama hesi eklenmiş
bu durumda ikinizinde eline saglık diyorum!!! ![]() |
|
|
|
|
|
#37 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Sep 2005
Üye numarası: #34552 Yer: le bir
Mesaj sayısı: 3,787
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 185831
|
elinize sağlık harika olmuş
![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#38 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: May 2005
Üye numarası: #18673 Yer: Tesadüfen Yaşanılan Şehir...
Mesaj sayısı: 5,344
Karma etkisi: 2658
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 264677
|
mükemmel arşiv....çok teşekkürler....saygılar...
|
|
|
|
|
|
#39 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2006
Üye numarası: #77683 Yer: le yeksan...
Mesaj sayısı: 2,719
Karma etkisi: 178
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 17069
|
Vladimir İliç Lenin (1870 - 1924) Vladimir İliç Ulyanov, 22 Nisan 1870'te Simbirsk kentinde doğdu. Orta halli bir öğretmen ailesinin altı çocuğundan ikincisidir.Ağabeyi Aleksandr'ın çara karşı suikast girişimine katıldığı için kurşuna dizildiği yıl, 1887'de, liseyi bitirerek Kazan Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi ve üç ay sonra devrimci öğrenci hareketi içinde yeraldığı için üniversiteden atıldı. 1891'de St.Petersburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni dışarıdan bitirdi. 1895'te ülke dışına çıkıp marksizmin önemli temsilcileriyle tanıştıktan sonra St.Petersburg'a dönüp İşçi Sınıfının Kurtuluşu İçin Mücadele Birliği adlı gizli bir örgüt kurdu.Aynı yıl sonunda tutuklandı, ondört ay hücrede kaldıktan sonra Sibirya'ya, Şuşenskoye köyüne sürgüne gönderildi; orada Krupskaya ile evlendi. Sosyal-demokrat gruplarla bağını sürdürdü ve bir parti program taslağı hazırladı. RSDİP(Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi) 1898 Mart'ında Minsk'te toplanan bir kongreyle kuruldu. 1900'de serbest bırakıldıktan birkaç ay sonra yurtdışına kaçtı ve İsviçre'ye yerleşti. Aralık 1900'de yayımlanmaya başlayan İskra gazetesindeki bir makalesinde ilk kez 'Lenin' takma adını kullandı. RSDİP'nin 1903'te ikinci kongresinde, demokratik merkeziyetçilik ve devrimci-demokratik diktatörlük konularında ortaya çıkan görüş ayrılığı sonrasında, Merkez komite ve İskra yazıkurulunda çoğunluğu sağlayan Lenin ve yandaşları Bolşevik(çoğunluk), muhalifleri ise Menşevik(azınlık) adlarıyla anılmaya başladılar. 1905 devriminin yenilgiye uğramasından sonra Aralık 1907'de yeniden Avrupa'daki sürgün yaşamına döndü. Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra kendi hükümetlerine destek olma politikasının sosyal-şoven bir politika olduğunu ileri sürerek, emperyalist savaşı iç savaşa döndürme çağrısında bulundu. 1917 Şubat Devrimi'nden sonra Petrograd'a döndü. Nisan Tezleri'yle bolşeviklerin sosyalist iktidar perspektifiyle hareket etmeleri gerektiğini vurguladı. Baskı ve yasaklama girişimlerinden dolayı Finlandiya'ya kaçmak zorunda kaldı. Burada yazdığı Devlet ve Devrim adlı eseriyle proletaryanın iktidarı burjuva devlet mekanizmasını parçalayarak alması gerektiğini belirtti. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=86398 1917 Ekim'inde gizlice Petrograd'a döndü. 7 Kasım 1917'de Lenin'in önderliğinde Bolşevikler iktidarı ele geçirdi. 8 Kasım 1917'de Halk Komiserleri Kurulu başkanlığına seçildi. 21 Ocak 1924'te Gorki kentinde öldü. |
|
|
|
|
|
#40 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2005
Üye numarası: #27966
Mesaj sayısı: 3,917
Karma etkisi: 417
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 40757
|
gercekten cok güsel olmus calkısmalarınızdan dolayı tşk ederım sıze devamını beklerız
sızden st@re bu arada sende yakında mod olacan ha baksana calısmadıgın bolum kalmadı ![]() |
|
|
|
|
|
#41 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2006
Üye numarası: #77683 Yer: le yeksan...
Mesaj sayısı: 2,719
Karma etkisi: 178
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 17069
|
eheh sağol ozyy o sizin güzelliğiniz
görevim wardoma yakışır bi user olmak hepsi bu.. yüksekte gözüm yok sorumluluk isteyen bi iş hem boş bölümde yok aslında senin bölümü istiyodum ama sen erken davrandın neyse ben konuya devam ediyim ![]() |
|
|
|
|
|
#42 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: May 2006
Üye numarası: #68255 Yer: lavinyanın kalbinden
Mesaj sayısı: 6,130
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 254899
|
kim kimdir gibi olmuş güzel arşiv ellerinize sağlık
![]() .ya sitore siz tam grup gibi olmuşsunuz avatarlara baktımda ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#43 |
|
Super Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Nov 2005
Üye numarası: #39488 Yer: kripton
Mesaj sayısı: 20,578
Karma etkisi: 41496
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 4146906
|
edison 'u görünce nikolai tesla'yı unutmak olmaz.. çünkü edison'dan cok daha fazla yararı olmuş bi insandır dünyaya tesla..
nikola tesla ![]() simdiki yugoslavya'da,smiljana köyünde,9 temmuz 1856` da dogdu. bir hiçken bilim dünyasinin en üst noktasina yükseldi. 32 yasinda önemli kesifleri ile milyoner oldu, daha sonra karanliga kaybolup bes parasiz öldü. babasi papazdi. hiçbir zaman okuyup yazamamasinina ragmen, annesi halk arasinda pratik ev aletleri mucidi olarak bilinirdi. ona göre tesla, yaratici dahi olmaya adaydi.papaz olmasina için babasinin zorlamasina karsi çikarak ,genç tesla mühendislik mesleginde israretti. annesi de onu destekledi ,fizik ve matematikte bilgisini arttirirken graz`daki politeknik okuluna girdi ve prag üniversitesinde egitimine devam etti. yabanci teknik eserleri okuyabilmek için,orada yabanci dil kursuna devam etti. anadili olan sirpça ve ailece bildikleri almancaya ek olarak ingilizce, fransizca ve italyancayi da ögrendi. pragdaki tahsilini 1880 `de bitirdikten sonra, budapeste de lisans üstü yaparken ,profesörüyle alternatif akimin özelliklerini tartisti. sonra paris telefon sirketinde çalismaya basladi. burada dogru akim motorlari ve dinamolar konusunda genis ve önemli tecrübeler edindi. oradayken çalistirdigi döner makinalari korumak için regüle edici kontrol cihazlari icat etti. o ilk günlerde genellikle dogru akim, isitmaya, isik vermeye, güçsaglamaya ve iletmeye en uygun , elektrik akimi olarak bilinirdi.fakat da direnç kayiplari büyüktü ki, her mil kare için bir güç santraline gerek vardi. ilk akkor ampuller ( 110 volta `ta ), güç santrallarina yakin olsalar bile parlak yanmiyorlar ve bir milden daha az uzaliktakiler ise kaybolan güce bagli olarak sönük yaniyorlardi. 1884 de genç tesla, kafasinda fikirlerle dolu ve cebinde 4 sentle new york'da gemiden indi. tecrübesi ,onu dogru akim motorlari ve dinamolardaki komütatör ün sonsuz sorunlar yaratan gereksiz bir karisiklik olduguna inandirmisti.dogru akim üretecinin bir komülatörle dis devrede tamamen ayni yöne akan dalga dizileri seklinde alternatif akim olusturdugunu gördü. o zamanlar , motorda dönme hareketini elde etmek için, elektrik motorunun endüvi si motoru alternatif ( aa ) beslemek için döndügü anda manyetik kutuplarin yönlerini degistiren, döner komülatörlere sahipti. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=86398 tesla'ya göre dogru akim saçmaligin daniskasiydi. hem jeneratör ( üreteç ) hem de motordaki komütatörü ortadan kaldirmak ve aa’yi tüm sistemde kullanmak akla uygun gelmekteydi. fakat hiç kimse alternatif akimda çalisan bir motoru olusturmamisti, ve tesla bu sorunu çok düsündü. 1882 subat’in da, budapeste’nin bir parkinda szigetti adinda bir sinif arkadisyla gezinirken aniden haykirdi. !buldum ! simdi degistirime dikkat et! o anda tüm elektrik endüstirisinde devrim yapacak olan, dönen manyetik alani bulmustu. dönen elemana baglanti geregi olmayacakti. komütatör yoktu artik. sonradan tüm alternatif akim elektrik sistemini tasarladi. alternatörler, elektrik enerjisinin ekonomik iletimi ve dagitimi için aa motorlari ... dünyanin her tarafinda harcanip giden su gücünün bollugundan esinlenip, gerekli olan heryere enerjiyi dagitabilen hidroelektrik santrallariyla bu büyük gücün elde edilmesi. budapeste de ‘ bir gün niyagara çaglayani ni, elektrik elde etmek için kullanacagim’ diyerek dinleyenleri sasirti. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=86398 tesla ‘nin aradigi ve sans kolayca eline geçmedi. o zamanlar new york’da,pearl caddesindeki ilk labaratuarinda akkor lambasi için pazar aramakla mesgul olan edison’a rastladigi zaman tesla, gençlik heycaniyla, kendisin buldugu alternatif akim sisteminin açiklamasini yapti. bu düsünceyi derhal ve tamamen kestirip atan o büyük adam, ‘‘sen teori üzerinde vaktini harciyorsun’’ dedi. bir yil boyunca, uzun boylu , zayif yugoslav , bu yabanci ülkede açliktan korunmak için mücadele etti. gün geldi, çukur kazarak geçimini sagladi. fakat birlikte çalistigi çukur kazici, western union’un ustasi yemek saatlerinde tesla’nin ilgilendigi yeni elektrik sistemlerinin hayali tariflerini dinleyerek, bu konu üzerinde bir plan yapti. tesla’yi a. k. brown adli firmanin sahibiyle tanistirdi. tesla nin parlak planlariyla büyülenerek , brown ve bir ortagi büyük bir atilim yapmaya karar verdiler. ortaya belirli bir miktarda para koydular ve bu parayla tesla ( simdiki bati brodway ) güney besinci cadde 33-35 no’da bir deney labaratuari kurdu. orada tesla jenaratör, transformatörler,transmisyon( iletim ) hatti,motorlar ve isiklar gibi tasarladigi sistemlerin tümünün planlarini hazirladi ve usanmadan çalisti, her detay için planlar silinmez biçimde zihnine kazinmisti. hatta iki ve üç fazli sistemleri de tasarladi. cornell üniversitesinden profesör w.a. anthony yeni aa sistemini sinadi ve de tesla’nin senkron motorunu en iyi da motoruna esit yeterlilikte oldugunu açikladi. o zaman tesla bütün kisimlara sahip bir tek patent altinda sistemini tescil ettirmek istedi. patent bürosu her önemli fikir için ayri bir dilekçeyle basvurulmasinda israr etti. tesla 1887’nin kasim ve araliginda dilekçesini verdi, ve daha sonraki alti ayda yedi tane abd patenti aldi. 1888 nisanin da çok fazi da içeren dört ayri patent için bas vurdu. bunlar da hizla, bekletilmeden verildi. yilin sonuna kadar 18 patent daha aldi. bunlari, çesitli avrupa patentleri izledi bu kadar hizla dagitilan bu patent çiginin, esi görülmemisti. fakat fikirler ilginçti. o kadar ki, bir gelisme ve tahmin yoktu. bu yüzden patentler tek bir tartisma bile yapilmadan verildi. bu sirada tesla, new york da aiee (simdiki ieee) nin bir toplantisinda çok gösterisli bir konferans verip, tek ve çok fazli aa sistemlerinin gösterisini yapti. dünya mühendisleri, muazzam gelismenin kapisini açarak, telle yapilan elektirik enerjisi iletimindeki sinirlamalarin giderilmis oldunu gördüler. fakat, kim bu tümüyle daha iyi olan, sistemi uygulayacakti? dogal olarak, kurulan edison-general electric kurulusu degil, aksi halde kendi tüm yatirimlarinin eskimis oldugunu kabul edeceklerdi. iste tan o sira da george westinghouse, tesla nin laboratuarina gitti ve tesla ile tanisti. tanistiklari sirada tesla 32, westinghouse 42 yasindaydi. her ikiside yetenekli, basarili birer mühenndis ve elektrigin hayrani idiler. westinghouse, teslanin açiklamasini dinledi, gösterisini izledi ve hemen karar verdi. "alternatif akim patentlerin için bir milyon dolar nakit ve ayrica satis payi verecegim" diyerek teklifini yapti. tesla heycanla’’satis payini beygir gücü basina bir dolar yap, anlastik ‘’diye cevap verdi. iki adam bu kadar kolayca, tarihi anlasmayi yapip el sikistilar. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=86398 tesla amacina erismisti. fakat fikirlerine inanip kendisine destek veren insanlari unutacak biri degildi, ve derhal laboratuarina paraca destek veren brown ve ortagina bir milyon dolarlik çekini gönderdi. daha sonra weshinghouse’in ardindakiler, onu, tesla’yla yaptigi anlasmanin beygir gücü basina bir dolarlik kismindan vazgeçirmeye çalistilar buna ragmen iliskileri hizla gelisti. fakat tesla’nin ömrünün geri kalan kisminda geçimini ve arastirmalarini destekleyecek olan satis payindan feragat etti. ülke çapindaki westinghouse yaptirimlarinin basarisi, gelisen elektrik endüstrisinde rakip durumunu korumak için general electric, westinghouse lisansini satin almak zorunda kaldi. iyi bir ücretle tartisilan lisans, tesla için bir serefti. tartismada tesla, açikça alternatif akimin ümitsizligi ve denemelerin ise zaman kaybi konusundaki, edison'nun ilk sözlerini hattirladi. 1890’da ulusrararasi niyagara komisyonu elektrik üretmek için, niyagara çaglayaninin gücünü kullanmak amaciyla çalismaya basladi. bilgin lord kelvin komisyonun baskanlina atandi ve o derhal da sisteminin en iyi olacagini açikladi. fakat, eger güç 26 mil ilerdeki buffalo’ya iletildigi taktirde, aa’nin gerekli oldugunu sonuçta kabul etti.böylece,sonuçta tesla’nin sistemini kullanmaya ve büyük türbünlerle aa üretmeye karar verdiler.teklifler 1892 de yeni kurulan cataract construction co.sirketi tarafindan istenildi. washingtonhouse on tane 5000 hp’lik hidroelektrik jeneratörü için ve general electric ise iletim hatti için kontrat yaptilar.bütün sistem iletim hatti,yükseltici ve alçaltici transformatörlerle tesla’nin iki faz projesine uygundu.hareket eden parçalari azaltmak için,distan dönen alan ve içi sabit armatürlü büyük alternatörler planlanmisti. |
|
|
|
|
|
#44 |
|
Super Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Nov 2005
Üye numarası: #39488 Yer: kripton
Mesaj sayısı: 20,578
Karma etkisi: 41496
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 4146906
|
o zamana kadarki bu en büyük tarihi proje büyük heyecan yaratti.dakikada 250 devir yapan her biri 1775 amper veren,2250 voltluk on büyük alternatör, iki fazli 25 hz’de 50000hp veya 37000 kw lik çikis olusturuyordu. rotorlarin herbiri, 3 metre çapinda, 4,5metre uzunlgunda (düsey jeneratörlerde 4,5metre yükseklik) ve 34 ton agirligindaydi. sabit parçalar 50 ton agirligindaydi. gerilim iletim için 22000 volt’a çikarildi.
sonradan telsiz denilen, radyo alaninda tesla’nin öncülügü, mors koduyla yapilan haberlesmeden de daha ileri gitti. 1898 new york sehrinin madison square garden'da telsizle uzaktan kontrola ait parlak bir gösteri düzenledi. birinci geleneksel elektrik fuarinin gelistigi yer ve genellikle barnum-bailey sirkinin çalistigi büyük alanin ortasina büyük bir tank koydu ve su ile doldurdu. bu küçük gölün üzerine,yüzmesi için, 1 metre uzunlugunda anten diregi olan,sac gövdeli bir tekne koydu. teknenin içinde bir radyo alicisi ve gemi manevralarina yapmak için batarya ile çalisan bir çesit elektirik motoru vardi. seyredenlerin arka tarafindan,tesla gemiye seyirçilerinin istegine göre ileri gitme,sola veya saga dönme, durma,geri gitme ve donanimindaki isiklari yakip söndürme gibiçesitli hareketleri yaptirdi. unutulmaz gösteri tüm seyircileri hayran biraktigi gibi günlük gazetelerin ön sayfalarinda yer aldi.bu uzaktan radyo ile kontrol yöntemlerini kullanarak,günümüzde ayin yüzeyine insanlari indirecegimizi,o gün kaç kisi düsünebilirdi ki? tesla’nin matematik dehasi,westinghouse ve g.e.’nin imalatini yaptigi alternatif akim cihazlarinin, parçalarinin yapiminda da büyük yarar sagladi. ilk ögrencilik günlerinde karisik sorunlari kagit ve kalemsiz akildan çözerdi. ögretmeni onun hile yaptigindan süphe eder,ve ona testler uygulardi. genç tesla, bütün logaritma cetvellerini ezberlemisti. simdi abd de kullanilan 60 hz ‘lik frekans, tesla’nin mantik hesaplarindan çikarilmisti . çünkü tesla bunun ticari yönden en uygun oldugunu saptamisti. daha yüksek frekanslarda, aa motorlari yetersiz olacakti. daha alçak frekanslarda daha çok demir kullanilacakti . isiklar da alçak frekanslarda titresecekti. niyagara çaglayaninin ana tesisi ,ilk westinghouse türbin jenaratörlerinin kapasitelerine uymasi için, 25hz’e göre planlanmisti. bunu izleyen gelismeler ile 60hz’e çevirme yapildi.günümüzde bu,niyagara’dan elde edilen enerji 360 mil uzaktaki new york’a kadar iletilmektedir.bir zamanlar,daha büyük uzakliklar,kuzey dogu sebekesinden beslenmekteydi.tesla new york’a geldigi zaman,yeterli enerji iletimi için sinir 1 milden daha azdi. arastirmalarinda yüksek gerilim ve yüksek frekansin bilinmeyen alanlarinda daha çok ilgilendi.yüksek frekans cihazlarini kullanirken,bir elini daima cebinde tutardi.bütün laboratuar asistanlarina bu ön tedbiri almalarinda israr ederdi,ve bu kural,bu güne kadar daima gerilim bakimindan tehlikeli cihaz etrafindaki uyanik arastiricilar tarafindan da uygulanmaktadir. o zaman yararlanilmamis olmasina ragmen ,tesla’nin yüksek frekans ve yüksek gerilim alanindaki kesifleri,modern elektronigin yolunu açti.biricik yüksek frekans transformatörüyle (tesla bobinleri) çiplak elinde tuttugu gazli tüpü yakacak sekilde vücudundan,zarar vermeden ve yüksek gerilimli akim geçiriyordu.o ilk günlerde tesla,aslinda neon tüpünün ve floresan tüpünün aydinlatmasini gösteriyordu. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=86398 bazen,frekans araliginin alt ve üst kisimlarinda yaptigi denemeler,tesla’yi kesfedilmemis bölgelere yöneltti.mekaniksel ve fiziksel titresimlerle çalisirken,houston caddesindeki yeni labaratuarinin etrafindaki hakiki bir depreme neden oldu.binanin dogal rezonans frekansina yaklasan ,tesla’nin mekanik osilatörü eski binayi sarsarak tehdid etti.bir blok ötede,polis karakolundaki esyalar esrarengiz bir sekilde dans etmeye basladi.böylece,tesla, rezonans,vibrasyon ve ‘’dogal periyod’a ait matematiksel teorilerini ispatladi. yüksek frekans ve yüksek gerilimli elektrik iletimi konusundaki arastirmalar, tesla’yi colorado springs yakinindaki bir dagin üzerine dünya’nin en güçlü vericisini kurup çalistirmaya yönelti. 60 metrelik diregin etrafina 22.5 metre çapinda hava çekirdekli transformatörü yapti. iç kismindaki sekonder 100 sarimli ve 3 metre çapindaydi. üreticisi, istasyondan birkaç mil uzakta bulunan enerjiyi kullanirken, tesla ilk insan yapisi olan simsegi olusturdu. bu diregin tepesindeki 1 metre çapli bakir küreden 30 uzunlugundaki kulaklari sagir edici, simsekler çakti. gürültüsü ufka kadar ulasti. 100 milyon volt degerinde gerilim kullaniliyordu. yarim asirlik bir süre içerisinde giderilemeyen bir hayret yaratti. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=86398 ilk denemesinde, vericideki güç jenaratörünü yakti. fakat tamir ederek gücü 26 mil uzaga, telsizle iletebilinceye dek deneylerine devam etti. o uzaklikta, toplam 10 kw’lik 200 tane akkor lamba yakmayi basardi. daha sonra, kendi radyo patentleriyle meshur olan fritz lowenstson, tesla’nin yardimcisi iken bu gösterisli basariya sahit oldu. 1899’da aa alternatif akim patentleri için westinghouse’den aldigi paranin sonunu harcadi. albay john jacob astor, onu mali yönden kurtarmaya geldi ve colarado springs’deki denemeleri için ona 30.000 dolari sagladi. sonra bu parada bitti ve tesla new yourk’a geri döndü. new yourk’da century dergisinin sahibi, tesla arkasi robert underwood johnson araciligi ile, colarado springs’deki basarilarini anlatan hikayeler yazarak, geçimini sagladi. fakat tesla’nin yazdigi hikaye, felsefe ve ’’insanligin mekaniksel gelisimi’’ konusuma giren bir konusma oldu. çok yüksek edebi kalitesine ragmen, eser colarado springs’deki güçlü vericiden çok az söz ediyordu. sonunda makale ‘’insanlgin artan enerji ihtiyaci’’ basligi altinda basildi. basinda yayinlandigi zaman heyecan yaratti. derinden etkilenen okuyuculardan biri, john pierpont morgan’di. bu kisi, dogru akim günleri basinda ve daha sonralari da niyagara selalesi projesinde genaral electric firmasini paraca desteklemisti. morgan, gösterisli basarilari ve sahsiyeti dolayisiyla, nikola tesla’hayrani idi. tesla, kisa zamanda morganin sürekli misafiri oldu. kusursuz giyinisli, birkaç dilde yaptigi kültürlü konusmasi ve medeni davranislariyla gösterisli ve centilmen tesla, new york sosyetesi gözdesi oldu. genellikle taninmis aileler kizlari için ‘’iyi bir av’’ olarak saydilar, fakat tesla hayatinda kadinlara ve ask hikayelerine yer bulunmadigini israrla tekrarladi. çünkü onlar, onun arastirmalarina engel olacakti. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=86398 tarihçiler, tesla’nin daha sonraki büyük projesini,morgan’in paraca desteklemesine neyin yönelttigi konusunda çeliskilere düserler.bazilari,onun aslinda telsizle güç iletimiyle ilgili olduguna inanirlar.digerleri,daha sonraki gelismelerin isiginda,morgan’in ilgili oldugu elektrik endüstrisindeki yatirimlarini korumak için,tesla’yi ve basarilarini kontrol altina almak oldugunu söylerler.bu nedenle,tesla’nin tekrar çaresiz kaldigini anlayarak,telsizle elektrik gücü iletimini garantilemeye razi olur. 1904’de tesla ‘’elektrik dünyasi ve mühendisligi’’ dergisine verdigi beyanatta ‘’yapmis oldugum isin büyük bir kismi için,bay j.pierpont morgan’in asil alicenapligina borçluyum.’’ demisti. bu birlikten, long island ’daki ilginç’’dünya çapindaki telsiz’’kulesi filizlendi. long island’in tepelik bölümünde,wardenclyffe yakininda yavas yavas yükselen garip yapi bütün seyredenlerin ilgisini çekerdi. tek parça olmamasi disinda, büyük bir mantara benzeyen,yapi,yerden genis ve 62 metre yukaridaki tepesine dogru daralan, kafes seklinde bir iskelete sahipti. tepede 30 metre çapinda bir yarim küreyle örtülüydü.iskelet, bronzdan kalin civata ve bakir lamalarla birbirine baglanmis, saglam agaç kolonlardan yapilmisti. yarim küresel tepe, üsten yüzeysel olarak bakir bir elekle kapliydi. tüm yapida demir metali yoktu. ünlü mimar stanford white, konuyla o kadar ilgilendi ki, en iyi yardimcisi w.d.crown’u görevlendirerek proje isini ücretsiz yapti. |
|
|
|
|
|
#45 |
|
Super Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Nov 2005
Üye numarası: #39488 Yer: kripton
Mesaj sayısı: 20,578
Karma etkisi: 41496
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 4146906
|
caddedeki eski waldorf-astoria otelinde oturan tesla, her gün, taksiyle,çarkli araba araba vapuruna binerek long island sehrine gidip, long island demiryoluyla shoreham’e aktarma yaparak insaata gidiyordu. proje kontrolunun aksamamasi için, trenin yemek servisi onun için özel yemekler hazirladi.
büyük kulenin yaninda 30 metre karelik tugla bina tamamlandigi zaman, tesla houston caddesindeki laboratuarini bu binaya tasimaya basladi. bu sirada radyo frekans jeneratörleri ve onlari çalistiran motorlarin yapiminda üzücü bazi gecikmelerle karsilasildi. birkaç camci planlari hazir olan özel tüpleri sekillendirmeye çalisiyorlardi. bu sirada tesla (1904), mors koduyla sinirli olan büyük endüstrinin gelecegine ait, uzak görünüsü açiklayan kurumsal brosürünü yayinladi bu brosür, tesla’nin kahin oldugunu herkese inandirdi. “ dünya çapinda telsiz sistemi” nde, çesitli olanaklari saglayacak olan özellikler açiklaniyordu. brosürde, telgraf, telefon, haber yayini, borsa görüsmeleri, deniz-hava trafigine yardim, eglence ve müzik yayini, saat ayari, resimli telgraf, telefoto ve teleks hizmetleriyle, tesla’nin sonradan olusumunu gördügü radyo sitesi anlatiliyordu. 1904 marti, elektrik dünyasi ve mühendisligi dergisinde, tesla, kanada niyagara enerji firmasinin telsiz enerji iletim sisteminin uygulamasini istedigini ve bunun için 10 milyon voltluk gerilimde 10000 beygir gücü dagitabilecek bir sistem kullanmayi istedigini açikladi. niyagara projesi asla gerçeklesmedi. fakat gösterisli long island’in kaderine etki yapti. aydinliga çikmayan nedenler yüzünden, j.p. morgan düsüncesini degistirdi, ve tesla’nin para kaynagi birden kurudu. baslangiçta tesla , morgan’nin hemen hemen bitmek üzere olan isin tamamlanmasini saglayamayacagina inanmak istemedi, ama morgan’nin geri çekilisi ani ve kesin oldu. endüstri tarihçileri bu durumun nedenini merak ederler, neden morgan sabrini tüketti ? ünlerine inandigi mühendisler, brosürde açikça yer alan tesla’nin görüslerinin saçma olduguna ve parasinin ümitsiz bir hayla için harcadigina mi onu ikna ettiler ? yoksa tesla’nin vaktini ve parasini niyagara projesine sarfettigine mi süphelendi ? bunun asli bilinmeyecektir. birinci dünya savasi sirasinda, ulusal savunma adina çok saçma saygisizliklar öne sürüldü. garip bir nedene göre (veya nedensiz) long island, wardenclyffe’deki tesla’nin sansli kulesinin a.b.d.’nin emniyetini tehlikeye soktuguna ve tahrip edilmesi gerektigine karar verildi. kablo baglayarak yüksek yapiyi öne çekip, dengesini bozmak için yapilan bos tesebbüslerden sonra, en sonunda temelini dinamitleyerek, devrildi. o zaman bile, kule çökerken parçalanmadi. zedelenmeksizin yana yatti, ve en sonunda parça parça söküldü. fakat bu yapi neden parçalanmaliydi bilinmiyor. 1890’da tesla yüksek frakans aa üreteçlerini yapmisti.184 kutuplu olan bir tanesi 10 khz ‘lik çikis veriyordu.daha sonra,20 khz kadar yüksek frekanslari elde etti.ancak on yil sonra 50 kwa çikisli radyo frekans üretecine reginald fessenden gelistirdi.bu makine,general electric tarafindan 200 kwa ‘ya çikarildi ve fessenden’in ilk alternatörlerini kuran,çalismasini kontrol eden adamin adi verilerek,alexanderson alternatörü satisa çikarildi. hemen hemen dünya kablolarinin çogunu elinde tutan ingiliz isadamlarinin,bu makineye ait patentleri elde etmek üzere olduklari görülünce,a.b.d.donanmasinin acele çagrisiyla ‘’radio corporation of america,(rca)’’ sirketi kuruldu.yeni firmanin 1919’da kurulmasiyla,marconi wireless telegraph co.of america firmasinin güçlü fakat yetersiz,marconi kivilcimli vericileri,çok basarili olan rf alternatorleriyle yer degistirdiler. birincisi n.j.new bruswick’te kuruldu.200kw’da 21,8 khz frekansli titresim olusturdu ve ticari iste kullanildi.bu ilk,sürekli,güvenilir atlantik asiri radyo servisi idi.bu alternatörler,tesla’nin kulesinin yerine,radyo merkezinin tüm güçlerini sagladi.böylece nicola tesla’nin dünya çapinda telsiz hayali,30 sene sonra,icat ettigi vericinin kullanilmasiyla gerçeklestirildi. tesla,birçok alanlarda yaratici arastirmalara devam etti.1917’de uzaktaki cisimlerin üzerine kisa dalga darbeleri gönderip,yansiyan kisa dalga darbelerinin bir floresan ekran üzeride toplanmasiyla izlenebileceklerini açikladi.eger bu radar degilse,neydi? diger bilim adamlarinin varliklarini kesfetmelerinden 20 yil önce,kozmik isinlari açikladi. 1929’a kadar çesitli zamanlarda,buhar ve gaz için”kepçesiz”yüksek hizli türbinler üzerinde çalisti.kolay öfkelenen tesla ile edison waterside enerji tesisi ve allis chalmers fabrikasindaki arastirmalarinda onunla çalisan bazi mühendis ve yardimcilari arasinda ortaya çikan sürtüsme,aleyhine oldu. bugün,düz rotorlu tesla türbinlerinin sonucu hakkinda hiçbir bilgimiz yoktur. yillar geçtikçe,ondan,gittikçe daha az haber alinmaya basladi.bazen gazeteci ve biyografi yazarlari onu arayip mülâkat yapmak istiyorlardi.gittikçe gariplesti,gerçeklerden uzaklasti aldatici hayalcilige yöneldi.not alma aliskanligin edinmemisti.her zaman tüm arastirma ve deneylerine ait tüm bilgiyi aklinda tutabildigini iddia ve ispat etti.150 sene yasamaya kararli oldugunu ve 100 yasinin üstüne eristigi zaman,arastirma ve deneyleri sirasinda topladigi bütün bilgiyi etraflica anlatarak,anilarini yazacagini söylerdi.ikinci dünya savasi sirasinda öldügü zaman kasasina askeri yöneticiler el koydular,ve kayitlarin cinsine ait herhangi bir sey duyulmadi. olsaydi açiklanirdi. saniriz. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=86398 Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=86398 tesla’nin kendine özgü bir tutarsizlik da, iki seref ünvani verildigi zaman ortaya çikti.birini reddetti , fakat digerini kabul etti. 1912’de nicola tesla ve thomas a.edison’a verilen 40 bin dolarlik nobel ödülünü edison’la paylasmayi reddetti. her nasilsa,edison’u sevenler tarafindan kurulan aiee edison madalyasi 1917’de tesla’ya layik görüldügünde,bunu kabul etmeye yanasabildi. tesla’nin dogal davranisi aristokrat gibiydi.zamanin geçisiyle ve kaynaklarin tükenmesiyle,asil bir fakirligin içine gömüldü.eniyi otellerde yasamaya devam ederken,kredisi tükenecek ve baska yerler arayacakti.en sonunda new york’a tasinarak sorunlarini çözümledi.kendilerine milyonlar kazandirdigi bazi kuruluslar,yaslanan dahiye bakmalari konusunda yeni otel idaresiyla anlastilar. bir gün bir tren istasyonunda kendisisni gören bir dostu,karisikligin ortasinda onun yanlizligini bozarak,”iyi aksamlar,dr tesla.tren mi bekliyorsunuz?”demis.o’nun yumusak ifadeli cevabi unutulmazdi”hayir,buraya düsmeye geldim.” Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=86398 tesla yemege baslamadan önce,tüm gümüs,porselen ve cam esyanin ayri ayri peçetelerle silinmesinde israr ederdi.saglik konusundaki bu görünüse karsilik,hizmetçi tesla’nin odasini bir”cehennemi karisiklik”olarak tarif ederdi.sikayet ettigi tesla’nin düzensizligi degil,güvercinleriydi.onlari,parka gidip yemliyemedigi zaman,içeriye girip çikabilmeleri amaciyla pencereyi açik birakir ve onlari odanin içinde beslerdi. dünya’daki herhangi bir kimseyle ücretsiz olarak konusabilmesini sağlayan yataginin basindaki altin kaplamali telefon,en sevdigi gri benekli beyaz güvercinin tünegi idi.”o öldügü zaman bende ölecegim”derdi tesla. ve 1943 ocaginda,bir gün en sevdigi güvercin onu son kez ziyaret etti. tesla bitkin ve üzgün olarak”o ölüyor. gözlerinin isiginda mesajini aldim”diye inledi. uzun zamandir tesla’nin kapisinin kulbunda asili bulunan “rahatsiz etmeyin”levhasini gören bir hizmetçi,durumu arastirmak ve anlamak için anahtarini kilide sokup içeri girdi. tesla 87 yillik narin çerçevesini yataginda sükunet içerisinde terk edip aslina dönmüstü.hizmetçi mirildanan güvercinleri yemledi,ve onlari yumusak hareketlerle disariya kovup pencereyi kapadi.gariptir ki,hizmetçinin dedigine göre tesla’nin sözüne ettigi o beyaz güvercin digerlerinin arasinda yoktu. ekşi sözlükten alıntı ![]() |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
