Tarihten bir sayfa...TROİATroja ve tahta at bir masal mı? Birçok araştırmacıya göre Troya Efsanesi, Homeros´ın yazdıkları ve tahta at birer masaldan ibaret. Gizemi aydınlatan Hitit tabletleri, kimliği bilinmeyen Deniz Adamları, insanımsı tanrılar
Konu Ñïghtwât©H.. tarafından açılmış, 689 kişi tarafından görüntülenip, 7 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
Tarihten bir sayfa...TROİA konusundaki toplam yorum: 7, okunma sayısı: 689. |
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jul 2006
Üye numarası: #78537
Mesaj sayısı: 7,969
Karma etkisi: 10150
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1013753
|
Troja ve tahta at bir masal mı?
Birçok araştırmacıya göre Troya Efsanesi, Homeros´ın yazdıkları ve tahta at birer masaldan ibaret. Gizemi aydınlatan Hitit tabletleri, kimliği bilinmeyen "Deniz Adamları", insanımsı tanrılar ve Homeros´dan binlerce yıl sonra efsaneyi gerçekten yaşayan adı bilinmeyen Sicilyalı genç kız... Çoğumuzun yolu Çanakkale´den geçmiştir. Dünyanın jeo-politik önemi büyük en önemli boğazlarından biri olmasının yanısıra Çanakkale bir savaş destanının da odağı ve simgesidir. Ama Çanakkale´nin bir diğer yönü daha vardır ve bu yönü ile Çanakkale tüm dünya kültüründe yer alır çünkü Homeros´un ölümsüz Troya´sı oradadır. Bu günlerde, Troya adı yine gündemde çünkü yüzyılın başında Çanakkale kıyılarından Schliemann adlı hırsız tarafından kaçırılan ve Troya Kralı Priam´a ait olduğu varsayılan hazine yıllardan sonra Rusya´da sergilenmek üzere ortaya çıktı. Şimdi, Almanlar hazinenin kendilerinden kaçırıldığını ileri sürerken, Yunanlılar da, Schliemann´nın Yunanlı karısı yüzünden olsa gerek hak sahibi olduklarını iddia ediyorlar ve tabii biz de varız, çünkü hazinenin bulunduğu yer bizim topraklarımız, öyleyse Priam´ın Hazineleri bize iade edilmeli diyoruz. Ama gelin biz konumuza dönelim ve Troya Gizemi´ne doğru yol alalım. ![]() Bir Kadın İçin On Yıl Savaştılar mı? Tarihin babası Heredot, Troya destanının yaratıcısı olduğu bilinen Homeros´u kör bir ozan olarak anlatır; Giritli fakir bir köle kadının oğlu olarak, eski İzmir yakınlarında bulunan Meles Çayı kıyısında doğmuştur. Efsaneye göre, annesinin bir dil öğretmeni ile evlenmesinden sonra eğitim görebilen homeros yaşamının sonraki yıllarında, Yunanistan, İtalya ve İspanya´ya yolculuklar yapar, Kios Adası´nda yaşar ve Atina´ya giderken yolda ölür. Heredot, bize Homer´in kendisinden 400 yıl önce yaşamış olduğunu yazar ve Homer´ de Troya savaşından 80 yıl sonra yaşamıştır der. Öyleyse konumuz olan Troya olayı MÖ 1180-1250 yılları arasındadır. Troya Savaşı, bazı görüşlere göre, aynen Kurtuluş Savaşı´ ında olduğu gibi, Yunanistan´dan Anadolu´ya yapılan bir saldırıdan başka birşey değildir. Neyse, yazımızın konusu bu değil, bizi ilgilendiren veya araştırdığımız gizem Troya Efsanesi´nin ardında yatıyor. Bir diğer iddianın peşindeyiz acaba Troya Savaşı gerçekten yaşandı mı? Örneğin on yıl sürdüğü varsayılan Troya Savaşı gerçekten de bir kadın yüzünden mi başladı? ![]() Üç tanrıça arasındaki güzellik yarışmasını kazandırdığı için Aşk Tanrıçası Afrodit, Yunanlı dilber Güzel Helena´yı, Troya Kralı Priam´ın oğlu Çoban Paris´e aşık eder ve Paris´de evinde konuk olduğu bir dönemde, kocası Kral Menelaos´un önünde Helena´yı kaçırarak Troya´ya getirir. Ve işte koca bir savaş böyle başlar? Eski Yunanlıların mantık ve felsefeye dayanan bir yaşam biçimine inandıklarını biliyoruz, biran için olaya böyle bir açıdan bakacak olursak acaba bir kadın için koca bir ordu on yıl süreyle bir başka ülkeye gidip savaşır mı?Pek akıllıca görünmüyor, her ne kadar bu bir efsaneyse, her ne kadar kadınların tarihi tersyüz ettiklerini biliyorsak da, Josephine, Hürrem Sultan, Kleopatra gibi kadınlardan söz ediyorum; Bunlara rağmen Troya örneği yine de biraz fazla. ![]() Troya mı? Yoksa To-Ro-ja mı? Derken ortaya ciddi bir isim çıktı; Tarihçi Michael Wood, "Troya Savaşını Araştırırken" adlı tv dizisinde ortaya çok farklı bir iddia attı. Evet, Troya´ya bir saldırı yapılmıştı ama herşey çok farklıydı. Bir kere Kral Priam, Helena falan yoktular, çünkü, Hititler´den kalan yazılı tabletlerde kral III. Hattuşil´in Troya Prensi Alaxandus´dan söz ettiğini ve deniz adamları ile savaştıkları belirtiliyordu. Kentin adı Troya değil, ´Villios´du. Alaxandus, Homeros´un efsanesindeki Prens Paris´in gerçek adıdır, yani Alexander. Ve Homeros´un Troya´ya verdiği isim; İlion yani Hitit kenti Villios benzerliği hemen dikkat çekiyor. Wood, tabletlerde ünlü Kadeş Savaşı´nda Firavun Ramses´e karşı Hitit ordusunda Prens Alaxandus´un da savaştığı yazılı olduğunu ve sonra Asurlular´ın baskısından bunalan Hitit Kralı´nın Prensi Yunanlılar´a yardım istemek için yolladığını da ekliyor. Öyleyse, Hitit Prensi Alaxandus, gerçekten Mısırlılar´a karşı yardım istemek için Yunanlılar´a gidip, Kralın sarayında misafir kalmışmıydı; acaba o Kralın karısı mı Güzel Helena´ydı? Hani şu Paris´in kaçırdığı kadın? Bu arada yine aynı kaynaklarda, Yunan gemilerinin köle olarak taşıdığı 700 kadın, 400 genç kız ve 300 oğlan çocuğundan söz edilmekte ve de bunlara "TO RO JA" lı adı verilmiş, Troya´ya benzemiyor mu? Efsanelerle tarih karışıyor ve tabii yorumlar daha da bunaltıyor. Bin yıl sonra da böyle olacak, cd´lere, video kasetlere rağmen. Bu anlatılanlara ve burada çok zaman alacak daha birçok kaynağa göre, Troya Savaşı hiç de sanıldığı gibi olmayabilir; Pekala da Homeros bir masal yazmış ve insanlarla, tanrılar arasında bir drama yaratmış olabilir. Diğer karşıt iddiaların arasında askeri, stratejik ve sosyo-psikolojik görüşler de dikkat çekiyor. ![]() MÖ 1200´ lerde kendilerine Akha diyen bir Yunanlı birleşik ordunun, üstelik deniz yoluyla bir başka uzak anakaraya gidip, on yıl süreyle savaşması, gerek dönemin koşulları için, gerekse de askeri yönden mümkün değil deniyor. Bugünün Troya´sı denizden yaklaşık iki km içerde ve ovaya hakim bir yerde. Ve kışın iklim sert ve rüzgarlı, bu üçbin yıl önce de böyleydi. Hiçbir ordu, Homeros´un yazdığı gibi on yıl boyunca burada konaklayamaz ve dayanamazdı. Troya´nın konumu yani bulunduğu tepe ovaya öylesine hakimdir ki, şahinin bir kaplumbağayı gökten inip avlaması gibi tüm saldırganlar güçleri ne olursa olsun kolay birer av olurlar. Nitekim, Çanakkale Savaşı´ında aynı kıyılara çıkartma yapan Fransızlar başarısız olmuşlardı. Kaldı ki diğer Anadolu kavimleri Troyalılar´ın müttefiğiydiler, Homeros bunların adlarını tek tek saymaktadır. Peki, nasıl oldu da bu kadar insan bir tahta ata yenik düştüler? ![]() Küçücük Bir Savaşın Abartılmış Sonucu mu? Ve 3000 yıl önce, içine ancak 40-50 kişinin girebileceği bir tahta at yapılabilirdi. Hatırlayın, efsane ne diyor? Tahta atı yaparak çekilen Akhalar, saklanıp beklediler. Kuşatma bitti diye sevinen Troyalılar da tahta atı kentin içine alıp, eğlenceye koyuldular. Sonra? Sonra geceyarısı tahta attan çıkan adamlar kentin kapılarını açtılar ve Akhalar on yıldır giremedikleri Troya´ya girerek yakıp yıktılar. Aptalca görünüyor değil mi? Adamlar çekilecek, Yüzlerce gemi denize ufuk hattında görünmeyecek kadar uzaklaşacak, bu arada kıyıya saklanan binlerce adam bekleyecekler, sonra iki km´lik ovayı aşıp, kentin önüne yığılarak ve kapının açılmasıyla içeri dalarak Troya´yı ele geçirecekler. Bu arada onları kimse görmeyecek. İşte bu arada, Troyalılar on yıldır duman ettikleri düşmanlarını hiç farketmiyorlar. Çünkü o kadar eğleniyorlar ki, bir kişi dahi ayakta kalmıyor ve bu arada da hiçbirisi bu tahta at da neyin nesi, içinde acaba ne var? demiyor. Mantık olarak on yıl direnen bir kentin bu kadar basit bir oyuna kurban olmayacağını gerçekten düşünmek gerek. Bu iddialar az değil, Troya ile ilgili iki fikrimiz olabilir. İlki Troya Efsanesi sadece efsanedir, Homeros´un bir fantazyası olabilir, o kadar. ![]() Ama Batı´dan gelen deniz adamları vardır; Hitit kaynaklarında onlardan söz ediliyor ve onlar Yunanlılar değildir çünkü Hitit kayıtlarında Yunanlılar ayrıca belirtiliyor, peki öyleyse kimdir batıdan gelen bu korkunç deniz adamları? Nereden geldiler? Üstelik, antik tarihçi Cyrios bu deniz adamlarının Girit´teki Miken uygarlığını da yok ettiklerini belirtmekte. Onların tek bir ulus olmadıkları anlaşılıyor, "Deniz Adamları" müttefik bir ordu gibiler. Bir olasılıkla, çeşitli Akdeniz kavimlerinden oluşmuş bir korsan filosu olamazlar mı? Yani Troya Efsanesi aslında Akdeniz korsanlarının bir kıyı saldırısından doğmuş olamaz mı? Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=103241 Truva savaşı genç bir kızın eseri mi? ![]() Her şeye rağmen, Troya tarihin bir dönüm noktasıdır, çünkü MÖ 1200´lerden sonra iki dev imparatorluk Hititler ve Mısırlılar çöküşe geçmişler, Asurlular güçlenerek yerlerini almıştır. Savaşçı bir ulus olan Asurlular, Eski Yunanlılar´a ulaşamadılar, bu sayede demokrasi doğdu ve yaşadı, Ege´den yola çıkanlar Roma´yı kurarak gelecek bir dünya imparatorluğunun temelini attılar. Bu değişimin yaşandığı süreçte, Homerus´un veya benzerlerinin söylenceleri bir efsaneyi başlattı. Eğer tarihçi Samuel Butler haklıysa, asil bir aileden gelen Sicilyalı genç bir kız, bu eski söylencelerden yola çıkarak Homeros´a aftedilen "Iliada ve Odyssey"i yazdı. Bu konuda bir de kitap yazan Butler, ortaya koyduğu kanıtlarla en büyük muhalifi Bernard Shaw´da dahil olmak üzere büyük kabul görmüştü. Kısacası, Troya Savaşı ve insan kahramanları hayalgücünün ürünü olmaktan başka birşey değildiler. Edebi bir değer olarak asla unutulmayacaklar. Geriye iki şey kalıyor, hala kimlikleri kesin olarak bilinemeyen şu gizemli "Deniz Adamları" ve tabii ki efsanenin Tanrılarıın kim oldukları.. Yani Tanrıların Dağı Olimpos´un sakinlerinin nasıl bu kadar canlı ve neden o kadar insansı olduklarının açıklaması bulunamıyor. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=103241 Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=103241 Acaba, insanlara bu kadar benzeyen, ağlayan, gülen, üzülen, sevişen, savaşan, yaralanan ama ölmeyen, kıskanç ve entrikacı Tanrılar kimdiler? Ve neden daha çok gizemli "Deniz Adamları"nın tarafını tutuyorlardı? Ama bu iki gizem başka iki başlığın konusunu oluşturacak. Antik tanrıların kimliği ile uzak denizlerin gizemli uygarlıkların varlıklarını... |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #47500 Yer: izmir karşıyaka
Mesaj sayısı: 6,019
Karma etkisi: 2929
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 291681
|
Güzel bir kaynak hazırlamışsın.
![]() Saygılar. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2005
Üye numarası: #5804 Yer: Sakarya
Mesaj sayısı: 12,504
Karma etkisi: 17131
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1711158
|
GEne Araştırmış resimler Eklemiş Döktürmüşsün valla Ellerine Sağlık Hasan.! Ama şunu söyleyim.! Truvayı izlediğimde Hektör ölünce Kıprkırmızı olmuşum hatun sinemadan sonra söyledi.!
DEmekki bende duygusala bir insanım ![]() |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2006
Üye numarası: #75910 Yer: Gazete bürosu- matbaa:)
Mesaj sayısı: 3,653
Karma etkisi: 394
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 38544
|
filmini izlemiştim gerçekten bi kadın için savaşıyorlar senelerce
![]() değer mi derseniz değer ![]() |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2006
Üye numarası: #57568 Yer: Loading.... "çok beklersin"
Mesaj sayısı: 5,787
Karma etkisi: 1198
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 118686
|
bunları arşivleyeyim bi ellerine sağlık dostum mucuk
![]() |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Co-Admin
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2005
Üye numarası: #2199 Yer: Kastamonu - 37
Mesaj sayısı: 8,778
Karma etkisi: 375223
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 37520707
|
teşekkürler night bölümde ilk konularımdan biriydi.
+ bilgi isteyenler bu konuyada bakabilir http://www.wardom.org/dogu-ile-batin...2.html?t=86802 |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2006
Üye numarası: #55471
Mesaj sayısı: 10,872
Karma etkisi: 20514
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 2049777
|
güzel ve ilgi çekici bir konu . konuyla ilgili çekilen filmde konuyu daha farklı kılmış gözüküyor .sağolasın night
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Oct 2006
Üye numarası: #95842 Yer: A T A T Ü R K İ Y E
Mesaj sayısı: 3,750
Karma etkisi: 4618
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 460964
|
gercekten tarihe geçmiş bir olayı konu yapmışsın emeğine sağlık arkadaşım sağolasın
|
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
