TBMM bir Osmanlı meclisi miydi?Yok, yok, sandığınız gibi değil, bu yazıda, 89. kuruluş yıldönümünü kutladığımız TBMM'nin açılış günü kurbanlar kesildiğini, Sakal-ı Şerif taşındığını, mevlit okutulduğunu filan yazacak değilim. Amacım, TBMM'nin aslında yeni bir meclis
Konu +Zafer tarafından açılmış, 599 kişi tarafından görüntülenip, 13 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
TBMM bir Osmanlı meclisi miydi? konusundaki toplam yorum: 13, okunma sayısı: 599. |
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2007
Üye numarası: #140016 Yer: MERSİN
Mesaj sayısı: 12,463
Karma etkisi: 64233
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6421621
|
Yok, yok, sandığınız gibi değil, bu yazıda, 89. kuruluş yıldönümünü kutladığımız TBMM'nin açılış günü kurbanlar kesildiğini, Sakal-ı Şerif taşındığını, mevlit okutulduğunu filan yazacak değilim.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=277140 Amacım, TBMM'nin aslında yeni bir meclis olmadığı, daha doğrusu İstanbul'daki meclisin bal gibi devamı olduğunu ortaya koymak. Yalnız bunu yapabilmek için tarihin en sıkıcı faslı olan zaman dizimini (kronolojiyi) bir miktar hatırlamamız gerekiyor. 12 Ocak 1920'de İstanbul'da Meclis-i Mebusan açılır. 28 Ocak'ta Misak-ı Millî ilan edilince işgal kuvvetleri öfkelenir. 4 Mart'ta Celaleddin Arif, Meclis başkanlığına seçilir. 16 Mart'ta İstanbul resmen işgal edilir. 2 gün sonra Meclis son olarak toplanıp tatile girer. 2 Nisan'da Salih Paşa kabinesi istifa eder. Artık İstanbul'da yapılacak iş kalmamıştır. 9 Nisan'da birçok milletvekili gibi Meclis Başkanı Celaleddin Arif, Ankara'ya gelir ve 10 Nisan'da bir bildiri yayımlayarak milletvekillerini Ankara'da toplanmaya davet eder. Ertesi gün Sultan Vahdettin Meclis'i feshettiğini bildiren iradeyi yayımlar. 21 Nisan'da Mustafa Kemal Paşa, Meclis'in 2 gün sonra açılacağı ilan eder. Ve 23 Nisan. Olaylar zincirini bu şekilde okuyunca İstanbul-Ankara sürekliliği daha net kavranabiliyor ve tarih kitaplarımızdaki saptırmalardan sıyrılabiliyoruz. Ancak yine sabrınızı istirham ederek olaylar zincirini 10 gün daha sürdürmek istiyorum. 24 Nisan'da M. Kemal Paşa Meclis Başkanı seçilir, C. Arif Bey ise 2. başkandır. Aynı gün ilk kanun çıkar. Ne kanunu bu, biliyor musunuz? "Ağnam", yani koyun keçi vs. vergisi kanunu. İşin ilginç yanı şu ki, bu kanun, İstanbul Meclisi'nin son görüştüğü kanundur. Ankara'da Osmanlı meclisi Başkan aynı, gündem aynı, milletvekillerinin çoğu aynı, daha da çarpıcı olanı, mantık aynı. Evet, bu düpedüz bir 'Osmanlı' meclisidir. Şimdi birileri kızacak ama "Osmanlı meclisi" tabirini ben değil, Mustafa Kemal Paşa kullanıyor. Nerede? TBMM'de. Ne zaman? 24 Nisan'da. Beraber okuyalım: "Meclisimizde şekillenen ve tecelli eden milli kudretimiz hilafet ve saltanat makamını yabancı baskılarından ve Osmanlı Devleti'ni dağılma ve esaretten kurtaracak tedbirleri alacaktır. Heyet-i Temsiliyemiz Osmanlı kanunlarının yürürlüğünü temin etti. Bu dakikadan itibaren Osmanlı milletinin akıbetinden sorumluluk, muhterem heyetinizin faaliyet sebebi olacaktır." Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=277140 Şimdi bu fikirleri yukarıdaki olaylar zincirine bağlayarak tekrar okuyalım: 1. Milli kudretimiz TBMM'de şekillenmiş olup bu meclis hilafet ve saltanatı kurtaracak, dahası Osmanlı Devleti'ni dağılmaktan koruyup özgürlüğe çıkaracaktır. 2. Erzurum Kongresi'nde kurulan ve M. Kemal Paşa'nın başkanı olduğu Heyet-i Temsiliye, 'Osmanlı kanunları'nın yürürlüğünü sağlayan organ olmuştur. 3. Asıl önemlisi, milletvekilleri 'bu dakikadan itibaren' 'Osmanlı milleti'nin, yani Org. İlker Başbuğ'un açıkladığı anlamda 'Türkiye halkı'nın sorumluluğunu üstlenmişlerdir. ![]() Kronolojiye devam edersek, 26 Nisan'da Meclis Sultan Vahdettin'e bağlılığını bildirir, ertesi gün Osmanlı Devleti'nin Harbiye Nazırı Fevzi Çakmak Ankara'ya gelir, Meclis, oturumunu tatil ederek onu karşılamaya gider. Fevzi Paşa Meclis'e gelerek konuşma yapar, bir hafta sonra da başbakan seçilir. Tahsin Demiray'ın 1950'de yazdığı gibi bu manzara, aşağı yukarı Fransa'nın İkinci Dünya Savaşı'nda ikiye bölünmesini andırır. Fransız kuvvetleri Almanya karşısında yenilince bir kısmı Vichy'de bir hükümet kurmuş ve işgalcilerle iyi geçinmeye çalışmış, diğer kısmı ise Afrika'ya geçerek silahlı mücadele birlikleri meydana getirmişti ama sonunda iki Fransa birleşmesini bilmişti. Aynı şekilde 1920 Türkiye'si de ikiye bölünmüştü; başkenti işgal edilmiş, devlet başkanı düşmanın elinde esir kalmıştı. Ama halk direniş cepheleri oluşturmuş, milletvekilleri başkentten Anadolu'ya geçmiş, meclis faaliyetine Ankara'da devam etmişti. Ayrı bir devlet kurmak için Ankara'ya gidilmediği şuradan bellidir ki, 1921 Anayasası, asla bir devlet başkanı öngörmemiştir. Neden? Başkan İstanbul'daki padişahtır da ondan. Bayrak bile aynı; sadece hükümetler farklıdır. Lozan'da asıl korku neydi? İlginçtir, bu hükümetin kuruluşu, yabancı ülkelerin devletlerin başkanlarına değil, dışişleri bakanlıklarına bildirilmiştir. Bu da 'Biz yeni bir devlet kurmuyoruz.' mesajının anlamlı bir parçasıdır. Öyle ya, işgal altındaki topraklarda yeni bir devlet kurmaya kalksanız sizi kim tanıyacak, varlığınızı kime kabul ettirecektiniz? Böylece aynı devletin içinden yeni bir hükümetin doğuşunun başlangıcı olduğu daha iyi anlaşılır 23 Nisan'ın. Bu hükümet nihayet 29 Ekim 1923'te Osmanlı'nın yerini alacak ve bir devlet başkanı seçmek gereğini duyacaktır. Oysa o tarihte Vahdettin yurtdışına çıkalı 1 yıl olmuştur. O zaman bir soru: 1922 Kasım'ından 1923 Ekim'ine kadar devlet başkanımız kimdi? Atatürk mü? Ama o Meclis Başkanı değil miydi? Rauf Orbay? O Başbakan değil miydi? Halife Abdülmecid? Sadece Halife değil miydi? Cevap, TBMM olacaktı. Mustafa Armağan'ın makalesinden alıntı yapılmıştır... Kaynak |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Sep 2006
Üye numarası: #86141
Mesaj sayısı: 1,542
Karma etkisi: 2226
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 221900
|
güzel bir yazı teşekkürler.
+Zafer isimli kullanıcıya daha önce karma vermişsiniz. Tekrar karma verebilmek için, başka kullanıcılara karma dağıtmanız gerekiyor. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2007
Üye numarası: #102974
Mesaj sayısı: 6,021
Karma etkisi: 7226
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 721415
|
Mustafa armağanın kitapları çok güzel...
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Super Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Nov 2005
Üye numarası: #39488 Yer: kripton
Mesaj sayısı: 20,962
Karma etkisi: 42827
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 4280084
|
tabii ki bir osmanlı meclisiydi..
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Oct 2007
Üye numarası: #154342 Yer: İstanbul
Mesaj sayısı: 1,376
Karma etkisi: 18661
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1865509
|
Boşa okumuşuz biz bilmediğimiz çok şey var ( yada unuttuk
)Teşekkürler ZAFER Usta +Zafer isimli kullanıcıya daha önce karma vermişsiniz. Tekrar karma verebilmek için, başka kullanıcılara karma dağıtmanız gerekiyor |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2008
Üye numarası: #213580 Yer: İstanbul
Mesaj sayısı: 421
Karma etkisi: 733
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 72819
|
"1. Milli kudretimiz TBMM'de şekillenmiş olup bu meclis hilafet ve saltanatı kurtaracak, dahası Osmanlı Devleti'ni dağılmaktan koruyup özgürlüğe çıkaracaktır."
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=277140 Komedi...Bu Mustafa Armağan'ın yazdığı herşey saçmalık zaten.Meclisin böyle bir amacı yoktu.Birlik beraberliği sağlamak saltanat ve hilafet taraftarlarını da yanına çekebilmek için böyle bir maddeye yer verildi. Hatırlatalım: Osmanlı Devleti 1299-1922 TÜRKİYE CUMHURİYETİ 1923- Ben ortalıkta Osmanlı göremiyorum ve Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı olduğum için kendimle gurur duyuyorum... Düzenleyen Gilbert1900 : 05-05-2009 at 21:27. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: May 2009
Üye numarası: #327227
Mesaj sayısı: 563
Karma etkisi: 1173
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 116956
|
"Meclisimizde şekillenen ve tecelli eden milli kudretimiz hilafet ve saltanat makamını yabancı baskılarından ve Osmanlı Devleti'ni dağılma ve esaretten kurtaracak tedbirleri alacaktır. Heyet-i Temsiliyemiz Osmanlı kanunlarının yürürlüğünü temin etti. Bu dakikadan itibaren Osmanlı milletinin akıbetinden sorumluluk, muhterem heyetinizin faaliyet sebebi olacaktır."
bence söylenen bu söz siyasi bir taktik gereğidir. düşündürücü bir nokta var tbmm bir osmanlı meclisi yani meclis-i mebusanın devamı ise daha öncesinde meclis-i mebusanda meclis başkanı için aday olup da seçilemeyen mustafa kemal nasıl oluyor da tbmm de seçiliyor hemde zorlanmadan(ankaragörüşmesi) bunun dışında meclis-i mebusan osmanlı devletinin varlığınının hilafetin ve saltanatın korumasından yanaydı nasıl oluyorda tbmmde aksi gerçekleşiyor bir de yazar makelede bahsederken bunların dışında atatürkün hilafet ve saltanat yanlısı sözlerinden alıntı yapmış bunların gerçekci bir yanı yok çünkü milli mücadelede bölünmeleri en aza indirgemek için hilafet ve saltanat yanlısı ifadeler çokca söylenmiştir ayrıca halktan destek almanın bir yoluda saltanat ve hilafet yanlısı olmaktan geçiyordu |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2005
Üye numarası: #14373 Yer: Attaleia / Magnesia ad Sipylum
Mesaj sayısı: 9,404
Karma etkisi: 12461
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1244417
|
Mustafa Armağan başka bir yazısında; 10. Yıl Marşı'nın yabancı bir eserden "esinlenme" olduğunu yazmıştı. İlginç. Tarih hocama sorayım.
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Apr 2008
Üye numarası: #213152 Yer: İstanbul
Mesaj sayısı: 5,668
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1444875
|
orda bir nüans olmadığı için haklısın...
ama, ben bir nüans koyacağım ve hayır diyeceğim...anladınız siz onu ![]() ![]() ![]() ....osmanlı meclisi dendiğinde aklıma hep meşrutiyetle oluşturulan meclisler gelir..ki onların çoğu memleketin aleyhine işler yaparlardı..malum 26 millet, azınlıkta bir kurucu millet ![]() ![]() ![]() ...ilk meclis kutsal bir meclistir..ve belkide tek gerçek meclis ![]() |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2005
Üye numarası: #5933 Yer: li
Mesaj sayısı: 2,254
Karma etkisi: 7003
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 699373
|
Ben bir T. Cumhuriyeti Tarihçisi olarak Mustafa ARMAĞAN'ın nerdeyse tüm kitaplarını okudum fakar kendisi normalden farklı şeyleri , herkes tarafından kabul gören konuların dışında onları yalanlamak adına kurguladığı dünyasında çoğu belgelere dayanmayan bir Popüler Tarihçidir...! Kendisi eğer BOA, ATASE, TİTA 'nın Zabıt Ceridelerine nerden ulaşılacağını bilmiyorsa o zaman bu işi bıraksın..
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=277140 Saygılar |
|
|
|
|
|
#11 | |
|
Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #47801 Yer: im KALBİN
Mesaj sayısı: 9,821
Karma etkisi: 44090
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 4407476
|
Alıntı:
Armağan iyi bir araştırmacıdır ama yazdığınız gibi "masabaşı popüler tarihçi" dir. Osmanlıcasının bir fermanı okuyup anlayacak boyutta olmadığını iddia edenler vardır. Bu durumda gerçek tarihçilik diyebileceğimiz "arşive yani belgeye dayalı" tarihçilik yapamaması heralde bundandır. |
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2009
Üye numarası: #341093
Mesaj sayısı: 268
Karma etkisi: 1718
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 171572
|
"Meclisimizde şekillenen ve tecelli eden milli kudretimiz hilafet ve saltanat makamını yabancı baskılarından ve Osmanlı Devleti'ni dağılma ve esaretten kurtaracak tedbirleri alacaktır. Heyet-i Temsiliyemiz Osmanlı kanunlarının yürürlüğünü temin etti. Bu dakikadan itibaren Osmanlı milletinin akıbetinden sorumluluk, muhterem heyetinizin faaliyet sebebi olacaktır."
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=277140 8. sınıfta inkilap tarihi gören bir çocuğa sorsak bunun o zamanların koşullarına göre "tepki çekmemek" için söylenmiş bir söz olduğunu rahatlıkla bilir. Yapmayın lütfen. |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Çırak
![]() Kayıt Tarihi: Jun 2009
Üye numarası: #342307 Yer: İstanbul
Mesaj sayısı: 5
Karma etkisi: 0
![]() Karma: 10
|
Mustafa Armağan adındaki şahsın kitaplarıi makaleleri vb. beni ilgilendirmiyor. Ben onu dikkate almıyorum
![]() |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #47801 Yer: im KALBİN
Mesaj sayısı: 9,821
Karma etkisi: 44090
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 4407476
|
Arkadaşlar, ilk meclis Osmanlı tebeasından oluşuyordu.
Oradan hareketle, Mustafa Armağan, Türkiye'nin Osmanlının devamı olduğunu vurgulamaya çalışmaktadır. Aslında bunda pek de haksız sayılmaz. Bugün önemli tarihçiler Osmanlı'yı Selçuklular'ın devamı, Türkiye Cumhuriyeti'ni de Osmanlı'nın devamı olarak görmektedirler. Buna kanıt olarak da bazı devlet kurumlarının kuruluş yıldönümlerini göstermektedirler. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=277140 Mesela: Türkiye Cumhuriyeti....... 86. yılı Danıştay.........................141.yılı Istanbul Üniversitesi.......550.yılı Deniz Kuvvetleri K...........927.yılı Sayıştay..........................147.yılı Kara Kuvvetleri K...........2217.yılı Görüldüğü gibi bazı devlet kurumları Türkiye Cumhuriyeti'den yaşlıdır. Kolay gelsin. |
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
