TSK, ABD güdümlü "özel örgüt"ün hedefi!TSK, ABD güdümlü özel örgütün hedefi! Arslan Bulut Çeteler operasyonlarının Silahlı Kuvvetlere yönelik olduğu netlik kazanıyor. Eski bir istihbaratçı olan Prof. Dr. Mahir Kaynak da aynı görüşte. ABD Dışişleri Bakanlığı
Konu alpi_09 tarafından açılmış, 318 kişi tarafından görüntülenip, 0 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
TSK, ABD güdümlü "özel örgüt"ün hedefi! konusundaki toplam yorum: 0, okunma sayısı: 318. |
|
|
|||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
En Agresif Üye
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: May 2006
Üye numarası: #66357 Yer: AYDIN
Mesaj sayısı: 11,196
Karma etkisi: 26968
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 2695061
|
TSK, ABD güdümlü "özel örgüt"ün hedefi!
Arslan Bulut Çeteler operasyonlarının Silahlı Kuvvetlere yönelik olduğu netlik kazanıyor. Eski bir istihbaratçı olan Prof. Dr. Mahir Kaynak da aynı görüşte. ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya işlerinden sorumlu Bakan Yardımcısı Matt Bryza'nın, Washington'da Yabancı Muhabirler Merkezinde geçen ay yaptığı açıklamada, demokratik ve AB üyesi olmaya çalışan bir ülke olarak Türkiye'nin, ordunun siyasetteki rolünü sınırlandırmasını istediğini dün de hatırlatmıştık. Mahir Kaynak, "Ülkemizde günaşırı yeni bir çete yakalanıyor ve bunların hemen hepsi askerlerle ilişkilendiriliyor. Bazı yorumcular 28 Şubat süreciyle günümüz arasında benzerlik kuruyor ve demokrasiye yönelik yeni bir komplodan söz ediyor. Bu analizlerin hiçbirine katılmıyorum ve silahlı kuvvetlerin tertiplerin bir parçası değil hedefi olduğunu düşünüyorum" diyor. Kaynak, meseleyi net bir şekilde ortaya koyuyor: "Türkiye'nin bugünkü manzarası, doğal sürecin bir sonucu değil, başarılı dış operasyonların eseridir. (…) Yeni hedef Silahlı Kuvvetlerin siyasi etkisini sınırlamak hatta yok etmektir. Bugün yaşadığımız coğrafya askeri operasyonların cereyan edeceği bölgedir ve ordumuzun oynayacağı rol belirleyici olacaktır. Bu şartlar altında ordu ile halk arasındaki güvenin zedelenmesi Türkiye'nin bölgede oynayacağı rolü zora sokabilir hatta engelleyebilir. Olayları Orduyu töhmet altında bırakacak biçimde yorumlayanlar bir karşı hamleye zemin hazırlamaktadır." *** Eryaman çetesi ile ilgili Genelkurmay açıklamasında ''Olayın içeriği hakkında askeri makamlara herhangi bir bilgi ve belge ulaşmadan olayla ilgili bilgilerin bütün detaylarıyla basın kuruluşlarına ulaşmış olması dikkat çekici bulunmuştur'' denildi. Devletin içinde yuvalanan özel bir örgüt, Genelkurmay Başkanlığı'nın ana kapısının önünde, basına Genelkurmay adına sarı zarflar dağıtabiliyorsa, gazetelerin bir kısmı da bu sözde belgeleri hiç sorgulamadan yayınlayabiliyorsa, durum sadece dikkat çekici değil, vahimdir! *** MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural, olayları bir "derin koalisyon"un eseri olarak gördüğünü açıkladı. Vural, bu koalisyonu AKP, eski marksistler, bölücüler ile bunların uluslararası kaynakları ve uzantılarının oluşturduğunu söyledi. Vural, şöyle dedi: "Ortada krokiler dolaşıyor, birileri medya organlarına servis yapıyor. Görülüyor ki, AKP Hükümeti manipülasyonlara çok açık bir yapıyı gerçekleştirmiş. Bu konularda çalışan ekip oluşturmuş. Devletin içinde bir takım özel gruplar ve hizmet ekipleri oluşturulmuş. Danıştay saldırının hemen ardından Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, 'sürprizlerimiz var' derken, nereden hangi bilgiyi o anda aldı da bu sözü söyledi. Genelkurmay"ın önünde kim, neden servis yaptı? Hangi güç Danıştay saldırısından sonra saldırgan için 'Türk-İslam sentezcisi' diye yazdırdı?" *** İşçi Partisi Basın Bürosu Başkanı Hikmet Çiçek ise, kısa bir mektupla durumu şöyle izah ediyor: "Sayın Arslan Bulut, Bugünkü 'Her zarf verene bir avuç tuzla koşanlar!' başlıklı yazınızda, haklı olarak 'Birileri Türk Silahlı Kuvvetleri'ne istihbarat yöntemleri ile savaş açmış durumdadır!' diyorsunuz ve bir 'güç merkezi'nden söz ediyorsunuz. Görüşlerinize katılıyorum, TSK 'bir güç merkezi'nin hedefi durumdadır. Türkiye, Şemdinli olaylarından beri büyük bir tertip içindedir. Şemdinli, Sauna, Küre, Danıştay derken şimdi de kamuoyu 'Atabey çetesi' ile karşılaştı. Dikkat edilirse bu olayların tümünde Özel Harekatçı bir subay ya da emekli subay 'zanlılar' arasına yerleştiriliyor. Kuşkusuz son üç-dört ay içinde medyanın yansıttığı olaylarla Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) mensupları arasında bir bağlantının kurulması bir tesadüf değil. Sözünü ettiğiniz 'güç merkezi'nin adını koymak gerekiyor. Bu merkez ABD'dir. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=66819 Anlaşılıyor ki ABD, Türk Ordusu'na karşı cepheden saldırı taktiğine girişti. Türk Ordusu'nu içten bölme faaliyetinde başarısız olunca, bu kez cepheden saldırıya geçtiler. Amerika için en büyük tehdit olan, hem Kuzey Irak'taki operasyon gücü, hem de iç yıkıcılık ve bölücülüğe karşı Türk Ordusu'nun en vurucu gücüne, ÖKK'ye karşı saldırıyı yoğunlaştırdı. ABD, Türkiye'nin iç savunma mekanizmasını yok etmek istiyor. Bunun için orduyu 'dize getirmeye' çalışıyor. Daha önce devşirdiği bazı unsurları devreye sokarak operasyonlar yapıyor. Amerikan derin devleti, Türkiye'nin savunma mekanizmalarını tahrip etmeye çalışıyor" Çiçek, bu ********a devlet içinde oluşturulan "özel bir örgüt"ten kaynaklandığını belirtiyor. |
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
