Türkçemizi Korumak İçin 11 ÖneriTürkçemizin bağımsız bir dil olarak yaşaması, gelişip zenginleşmesi için şunlar önerilebilir: 1. “Önce Türkçe!” sloganı kafalara ve gönüllere yerleştirilmeli, herkesi güzel Türkçe öğrenmeye ve kullanmaya özendirmeliyiz. 2. “Önce Türkçe!” konusunda
Konu +Zafer tarafından açılmış, 6536 kişi tarafından görüntülenip, 24 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
Türkçemizi Korumak İçin 11 Öneri konusundaki toplam yorum: 24, okunma sayısı: 6536. |
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2007
Üye numarası: #140016 Yer: MERSİN
Mesaj sayısı: 12,463
Karma etkisi: 64233
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6421621
|
Türkçemizin bağımsız bir dil olarak yaşaması, gelişip zenginleşmesi için şunlar önerilebilir:
1. “Önce Türkçe!” sloganı kafalara ve gönüllere yerleştirilmeli, herkesi güzel Türkçe öğrenmeye ve kullanmaya özendirmeliyiz. 2. “Önce Türkçe!” konusunda bireysel ve toplumsal duyarlık, dil duygusu ve ana dili bilinci oluşturulmalıdır. Bu konuda herkese görev düşer. Asıl sorumluluk ise, örgün ve yaygın eğitim kurumlarına; yazılı, sözlü ve görüntülü kitle iletişim araçlarına, sanatçılara, yazarlara, aydın kesime düşmektedir. 3. Özellikle aydın kesim, yabancı hayranlığı ile yabancı sözcük düşkünlüğünden kurtarılmalıdır. 4. Yabancı dil öğretimi ile yabancı dilde öğretimin çok farklı şeyler olduğu kafalara iyice yerleştirilmelidir. Okullarımızda hâlen yürütülmekte olan yabancı dil öğretiminin çok verimsiz olduğu göz önüne alınarak, verimli ve etkili yabancı dil öğretimi için gerekli önlemler hiç zaman geçirmeden alınmalı, yabancı dilde öğretime ise son verilmelidir. 5. Verimli bir yabancı dil öğretimi için, yüksek öğretim kurumlarında ilk yıl küçük gruplar hâlinde ve nitelikli okutmanlarla etkili bir “yabancı dil hazırlık sınıfı” uygulaması, daha sonraki yıllarda “meslekî yabancı dil” dersleri önemli bir çözüm yoludur. Ankara Üniversitesinin TÖMER kanalıyla yürütmekte olduğu hazırlık sınıfı uygulaması esas alınabilir. 6. Bütün öğretim kademelerinde Türkçe eğitiminin yeterince etkili, verimli yapılabilmesi için gerekli duyarlık ve özen gösterilmelidir. Bu önemli konu, gelip geçici olan bakan ya da hükümet politikası olarak değil, sıkı ve değişmez bir devlet politikası olarak görülmelidir. İşin özü, etkili ve bilinçli ana dili eğitiminde yatmaktadır. Şunu hiç unutmayalım ki iyi bir yabancı dil öğretimi için de iyi bir ana dili eğitimi ön koşuldur. 7. Çok kolay olmamakla birlikte dil gümrüğü uygulamasına bir an önce geçilmeli, baskın dile/dillere karşı koyabilmek için sözcük ve terim üretimine yeterince önem verilmeli, çeşitli dallardan uzmanları da devreye sokarak bu konuda yoğun çalışmalar yapılmalıdır. 8. Dil alanında en etkili kesimlerin başında eğitimciler, öğretmenler geldiğini göz önünde tutarak, öncelikle Türkçe ve edebiyat öğretmenleri olmak üzere, bütün öğretmenlerin ana dili duyarlığı ve bilinci ile yetiştirilmelerine büyük önem verilmelidir. 9. 1930’lardan 1980’lere kadar yürürlükte olan 5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 21. maddesi, çeşitli işyerlerinin kapılarına asılacak levha ve tabelaların Türkçe olmasını şart koşuyordu. Bu yasanın uygulamadan kaldırılmış olması ve değişen şartlar durumu tersine çevirmiştir. Adı geçen yasaya yeniden işlerlik kazandırılması uygun olur. 10. Türkçenin yozlaşmaktan korunması ve kurtarılması için genel ve yasal bir düzenleme amacıyla hazırlanan “Türk Dilinin Kullanılmasına İlişkin Kanun” tasarısı, dil-anlatım ve konuya yaklaşım bakımından gerekli düzeltme ve düzenlemeler de yapılarak bir an önce yasalaşmalıdır. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=217679 11. Bir ülkenin kültürü ve dili tek başına ele alınamaz. Dil ülkenin sosyal, ekonomik, kültürel ve teknolojik yapısı ve özellikleri ile iç içedir ve onlardan ayrı düşünülemez. Eğer bir malı veya aracı kendimiz üretmiyor da dışarıdan alıyorsak, sadece onu değil, onun adını ve onunla ilgili terimleri de almak zorundayız demektir. O hâlde, ekonomi ve teknoloji başta olmak üzere her alanda üretmeden tüketmek çılgınlığına karşı çıkmak da ulusal bir görev ve sorumluluktur. Çünkü üretimi bir yana bırakarak sadece tüketim toplumu olmakla hiçbir yere varılamaz. Bu şekilde olup da tarihten silinen toplum ve ülke sayısı az değildir. Görüldüğü gibi en çarpıcı ve can alıcı noktalardan biri, dili bir bütünün parçası olarak görmek, önce o bütünü geliştirmektir. Kaynak: Prof. Dr. Cahit KAVCAR' dan alıntı yapılmıştır... Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #47801 Yer: im KALBİN
Mesaj sayısı: 9,815
Karma etkisi: 44090
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 4407476
|
Bu konu çok güzel, teşekkür ederim.
Sabitlendi. + |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2005
Üye numarası: #2687 Yer: 'im şişelerin dibi
Mesaj sayısı: 5,893
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 824732
|
07-02-2008, 18:27 konunun tarihi nerden buldun sabitledin sayın modum
ama konu gercekten güzel sabitlik saygılar. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #47801 Yer: im KALBİN
Mesaj sayısı: 9,815
Karma etkisi: 44090
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 4407476
|
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Feb 2005
Üye numarası: #2687 Yer: 'im şişelerin dibi
Mesaj sayısı: 5,893
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 824732
|
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Dec 2005
Üye numarası: #44463 Yer: Sıkıldım Güneşle Yalnızlığı Paylaşmaktan Bu Boş Sahilde
Mesaj sayısı: 3,407
Karma etkisi: 2194
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 218465
|
ch = ç
sh = ş yh = y k = q ks = x (Göxel) ..... bunlarda benden olsun, Knight OnLine ın özürlü Türk'lerine... inanmıyacaksınız ben bunları yapmayın dediğimde; bana bu oyun dili diyen var ![]() |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Nov 2007
Üye numarası: #163022 Yer: imiz Burası
Mesaj sayısı: 1,382
Karma etkisi: 9006
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 900000
|
Dilimizin sözlü ve yazılı kullanımında akıl almayacak yanlışlar yapılıyor. Kurallarına uygun, doğru ve düzgün kullanılmıyor Türkçe.
İlköğretimden yükseköğretime kadar okullarımızda görülen Türkçe yetersizlikleri, üniversite öğrencilerinde bile sık sık göze çarpan sözlü ve yazılı anlatım kusurları, bozuk cümleler ve söyleyiş yanlışları, bir dilekçe yazarken yapılan yanlışlar, resmî yazışmalarda göze batan anlatım kusurları, basın yayın organlarındaki akıl almaz özensizlikler, sokak ve caddelerde bulunan tabelalardaki yabancı sözcük hastalığı Türkçemizin geleceği için önemli bir tehlike oluşturmaktadır. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=217679 Radyo dinlerken, televizyon izlerken insan bazen şaşırıp kalıyor. Osmanlıcadan gelme sözcüklerin yanlış telaffuzları, damıtık dilin giderek argo dile dönüşmesi, vurguların ve tonlamaların ürkünçlüğü, görüntülü yayınlarda sunucuların garip el kol hareketleri, konuşma sırasındaki tuhaf jestleri, Türkçeyi sevenleri üzüyor. Konu için Zafer' e çok teşekkür ediyor saygılar sunuyorum. Ayrıca "Türkçemizi Korumak İçin 11 Öneri" konusunun bu bölümde sabitlenmesi çok önemlidir. Burada en azındam wardomdaki arkadaşlarımızında fikirleri düşünceleri önemlidir. Türkçemizi korumak için sorunlarımızı burada belirterek belki birşeyler yapma imkanına sahip olabiliriz. Saygılarımla..... |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Dec 2007
Üye numarası: #175708
Mesaj sayısı: 307
Karma etkisi: 453
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 44895
|
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2007
Üye numarası: #140016 Yer: MERSİN
Mesaj sayısı: 12,463
Karma etkisi: 64233
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6421621
|
"Milli duygu ve dil arasındaki bağ çok güçlüdür.
Dilin milli ve zengin olması milli duygunun gelişmesinde başlıca etkendir." Atatürk yukarıdaki sözünde, dilin bir millet için ne kadar önemli olduğunu ve milli duygular üzerindeki güçlü etkisini vurgulamıştır. Gerçekten de dil bir milleti millet yapan en önemli unsurlardan biridir. Günümüzde, dünya üzerinde birçok ulus vardır. Bu uluslardan her birinin kendine ait dilleri ve dillerin ulusların geçmişinde belli bir tarihi bulunur. Bu tarihi süreçte dille birlikte gelişen bir diğer şey de bağımsızlıktır. Uluslar ancak özgür ve bağımsız olduklarında kendilerine ait bir dil kullanabilmişlerdir. Diyebiliriz ki, ulusal bir dilin kullanılması o devletin özgür ve bağımsız kimliğinin bir göstergesidir. Bu sonuç ise, bize dilin titizlikle korunması ve geliştirilmesi gereken bir milli değer olduğunu kanıtlar. Atatürk'ün, Cumhuriyet'i yeni kurduğu yıllarda yaptığı çalışmaların başında, Türk Dil Kurumu'nun kurulması gelir. Bu kurumun kuruluş amacı, Türk dilini geliştirmek ve dilin milletleri birleştirici bir unsur olduğunu Türk Milletine anlatmaktır. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=217679 Böylece, bugün Türk dili anlaşılır ve genel geçerliliği olan tek bir yapıya kavuşmuştur. Osmanlı'ya baktığımızda dilin saray çevresinde farklı, halk arasında farklı olduğunu görürüz. Bu da sarayla yani yönetimle halkı birbirinden uzak tutan bir etkendi. Cumhuriyet yıllarıyla birlikte bu engelin aşılması halkla yönetimi birbirine yaklaştırmış ve halkın da demokrasinin temeline uygun olarak yönetimde söz sahibi olmasını kolaylaştırmıştır. Buradan, dil üzerinde yapılan çalışmaların faydası ve gerekliliği daha iyi anlaşılır. Türkiye'nin bugününe baktığımızda, dilimizin dünyanın süper gücü sayılan bazı ülke dillerinin etkisinde kaldığını görüyoruz. Bu etkileşimin Türk dili üzerindeki etkileri çok açıktır. Türk gençlerine düşen ise, Batı kültürünün olumlu yönlerini alırken hiçbir milli değerden ödün vermemektir. Türkçeyi her zaman en doğru şekilde kullanmak ve onu korumak, milli bütünlüğü sağlamak için gerçekten önemli bir davranıştır. Zira, bize kimlik kazandıran bu olguyu zayıflatmak kendi kimliğimizi silik bir hale getirmekle eşdeğerdir. Yapmamız gereken şey, güçlü Batılı devletlerin dillerini daha çok kullanmak değil, kendi dilimizi nasıl daha yaygın ve diğer uluslarca talep gören bir dil haline getirebileceğimizin yollarını aramaktır. Unutmamalıdır ki, dilimizin talep görmesinin yolu diğer uluslara üstünlük sağlamış, siyasi ve kültürel açıdan ileri gitmiş bir medeniyet olmaktan geçer. Kuşkusuz, Türkçe'yi dünyanın hemen her ülkesinde geçerlilik kazanmış ve dünya nüfusunun çoğunluğunun konuştuğu bir dil olarak görmek her Türk insanına gurur verir. Alıntı yapılarak yazıldı... |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2007
Üye numarası: #140016 Yer: MERSİN
Mesaj sayısı: 12,463
Karma etkisi: 64233
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6421621
|
Bir milleti oluşturan unsurların başıda dil önemli bir yere sahiptir. Ortak duygu ve düşüncelerimizi dil sayesinde birbirimize aktarırız. Dil sayesinde anlaşır, dil sayesinde ortak kültür değerleri yaratır, dil sayesinde birbirimizi anlarız. Bu nedenle köydeki çobandan ülkenin başındaki Cumhurbaşkanına kadar aynı dili konuşmanın önemi yadsınamaz.
Toplumumuzu birbirine düşürmek, parçalara ayırıp emellerine ulaşmak niyetinde olan dış güçler dil konusunada el atmışlardır. Türk Dilinin özünden uzaklaşması için her çabayı harcarlar. Batı kompleksine kapılan kendi vatandaşlarımız da, ana dilinden uzaklaşıp onların emellerine alet olmakta, güzelim dilimizin özünden uzaklaşmasına yardım etmektedir. İşyerlerinin tabelaları bu konuda ne denli açmaz içinde olduğumuzu kanıtlar. Sanki başka bir ülkedeymişiz gibi her taraf ne olduğu bilinmeyen bu tabelaların istilasına uğramıştır. Türkçe anlam taşıyan bir tabelaya neredeyse rastlamak mümkün değildir. Bilimde, teknolojide batıyı örnek alabiliriz. Bu doğaldır. Ama biz kültürünü, dilini, yaşam tarzını alırız. Bu şekilde çağdaş uygarlığı yakalamak mümkün değildir. Ancak çağdaş bir sömürge devleti olur, Batı'nın oyuncağı haline geliriz. Ülkemizde yabancı dille eğitim yapan kolejler, üniversiteler vardır. Ana dilinin özellikleni bilmeden, ana dilini tam öğrenmeden yabancı bir dilde eğitim ancak gelişmemiş devletlerde, kukla cumhuriyetlerinde olasıdır. Pırıl pırıl beyinler bu uğurda harcanır. Asla kendi öz dilinin yerini tutmayan bir dilde eğitimle bilim adamı yetiştiremeyiz. Beklentiler boşunadır. Utanmazlar ana sınıflarında bile yabancı dil öğrettikleriyle öğünmekte, taze beyinleri daha o yaşta yıkamakta, iki üç kelimeyle dil öğrettiklerini sanmakta. Reklam yapıp acımasız kapitalizmin çarklarında vatandaşı ezip, parasına göz dikmekteler. Özenti öyle bir noktaya getirilmiştir ki, acil önlem almak mecburiyeti vardır. İlköğretim ve liselerde dil öğretimini yapılamamaktadır. Lisede öğretilen yetersiz bir dil ile bir turistin basit bir sorusuna bile cevap veremeyiz. Ayrıca hiç kimsenin de elin turistine cevap verme mecburiyeti yoktur. Onu meslek edinmiş, o işten ekmek yiyen insanlarımız yeterince vardır. Bırakalım her insan kendi görevini eksiksiz yapsın. Eğer meslek olarak yabancı bir dile ihtiyaçları varsa, bırakalım onlar öğrensiler dil derslerinin yerine. Pozitif Bilimler. Türkçemiz, hızlı okuma teknikleri, matematik öğretilmeli. Düşünen, doğmatik düşüncelerden uzak, muhakeme yeteneği gelişmiş, analiz ve sentez yapabilen, olaylar arasında bağ kurabilen beyinler yetiştirmeliyiz. Zaman zaman duyarız. Bazı insanlarımız duygularımı anlatamıyorum. Kelimeler yetmiyor. Ya da sen beni yanlış anladın. Ben onu demek istememiştim. Kendi diline hakim ise, kendi dilinin tüm özelliklerini kavramış ise, kelimeler de yeter, yanlış anlamaya neden olmayacak şekilde anlatmak istediğini de anlatır. Ama dili çeşitli dillerin istilası altındaysa, kendi diline önem vermemişse, kendini bile anlatması mucize sayılmalıdır. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=217679 Milletimizi sıkı sıkıya birbirine kültür, tarih ve dil bağlar. Dil unsuru milletimizin çimentosudur. Asla gözardı edilemez. Bir Fransız kadar, bir İngiliz kadar dilimize sahip çıkmalıyız. Ulusunu, ülkesini sevmek diline sahip olmaktan geçer. Çünkü birbirimizi dil sayesinde anlar, ortak değerlerimizi dil sayesinde yaratır ve geliştiririz. |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2007
Üye numarası: #140016 Yer: MERSİN
Mesaj sayısı: 12,463
Karma etkisi: 64233
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6421621
|
Özensizlik ve Yanlış Kullanım
Dilimizin sözlü ve yazılı kullanımında akıl almayacak yanlışlar yapılıyor. Kurallarına uygun, doğru ve düzgün kullanılmıyor Türkçe. İlköğretimden yükseköğretime kadar okullarımızda görülen Türkçe yetersizlikleri, üniversite öğrencilerimizde bile sık sık göze çarpan sözlü ve yazılı anlatım kusurları, bozuk cümleler ve söyleyiş yanlışları, bir dilekçe yazarken yapılan yanlışlar, resmî yazışmalarda göze batan anlatım kusurları, basın yayın organlarındaki akıl almaz özensizlikler, sokak ve caddelerde bulunan tabelalardaki yabancı sözcük hastalığı... Türkçemizin geleceği için önemli bir tehlike oluşturmaktadır. Radyo dinlerken, televizyon izlerken insan bazen şaşırıp kalıyor. Osmanlıcadan gelme sözcüklerin yanlış telaffuzları, damıtık dilin giderek argo dile dönüşmesi, vurguların ve tonlamaların ürkünçlüğü, görüntülü yayınlarda sunucuların garip el kol hareketleri, konuşma sırasındaki tuhaf jestleri, Türkçeyi sevenleri üzüyor. Yabancı Sözcük Tutkusu Günümüzde Türkçe, neredeyse ana dilimiz olduğunu unutturacak ölçüde yabancı sözcüklerle dolduruluyor, kendi sözcüklerimiz acımasızca dışlanıyor. Sorunların belki de en önemlisi, dilimizin kamuoyu önündeki kullanımında görülen “Türkçeden kaçış” diyebileceğimiz süreçtir. Ülkeyi yönetenler, basın-yayın kuruluşları ve bir kısım aydınlar, çok güzel Türkçe karşılıkları bulunsa da yabancı sözcükleri kullanmaktan sanki olağanüstü bir zevk alıyorlar. Türkçe konuşmaktan kaçan bir kamuoyu oluşmuş görünüyor. Bu durum dilimiz için büyük tehlikedir. Konuşmada veya yazıda aralara yabancı sözcük sıkıştırmak, bağımsızlık gururunun nasıl törpülendiğini gösteren acı bir örnek değil midir? Neredeyse, ana dilimizin Türkçe, anavatanımızın Türkiye olduğunu unutuyoruz. Yabancı Dil Düşkünlüğü Ülkemizde özellikle 1980’den sonra görülen büyük yanlışlardan biri, yabancı dil öğretimi ile yabancı dille öğretimin birbirine karıştırılmasıdır. Günümüz dünyasında yabancı dilin ve yabancı dil öğrenmenin önemi elbette ki tartışılamaz. Her türlü ilişki, iletişim ve gelişme için yabancı dil elbette ki çok gerekli. Ama ülkemizde özellikle son zamanlarda düşülen önemli bir yanılgı, yabancı dilin araç değil amaç olarak görülmesidir. İşte bu nedenle, yabancı dille öğretim yapan okulların ve üniversitelerin sayısı hızla artmaktadır. Oysa yabancı dil amaç değil araçtır. İşin en acı ve düşündürücü yanı da, yabancı dille öğretim yapan kurumlarda okuyan Türk çocuklarının Türkçeyi ihmal etmeleri, giderek unutmaları, özellikle yazılı anlatım yetersizlikleri içine düşmeleri ve kendi dillerini küçümseyip hor görmeleridir. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=217679 İşte en büyük tehlike de burada yatıyor. Ana dilinin yetersiz olduğu inancı ile yetiştirilen bir genç, kendi diline ve kültürüne nasıl saygı duyacaktır? Türkçenin Bilim Dili Olmadığı Görüşü Türkçenin bilim dili olarak yetersiz olduğu öne sürülüyor. Eksik yanları elbette vardır ve bu, her dil için söz konusudur. Peki, böyle bir durumda yapılması gereken şey, dilimizi tümüyle bir kenara atmak mıdır, yoksa kendi olanaklarıyla onu geliştirmeye ve zenginleştirmeye çalışmak mı? Yetersiz ve eksik diye dilimizi kendi kaderine bırakırsak, Türkçe bir bilim ve kültür dili olarak nasıl ve ne zaman gelişecektir? İşte hiç düşünülmeyen ve gelecek açısından büyük tehlike oluşturan sorun burada. Eğer dil duyarlığı ve dil bilinci bakımından sorumsuzluk böyle sürerse, Türkçe 14. yüzyıldaki durumuna düşecektir. O zamanlar ve Selçuklular döneminde aydınlar arasında bilim dili Arapça, kültür ve sanat dili Farsça idi. Türkçe sadece halk arasında konuşuluyor ve halk edebiyatı sanatçıları tarafından kullanılıp yaşatılıyordu. Ve dilimizin bu acı serüveni, yaşam savaşı, Tanzimat dönemine, özellikle 20. yüzyıl başlarındaki Millî Edebiyat Akımına kadar sürdü. Şimdi ise tehlike daha çok batı dillerinden gelmektedir. ÖNERİLER: 1. “Önce Türkçe!” sloganı kafalara ve gönüllere yerleştirilmeli, herkesi güzel Türkçe öğrenmeye ve kullanmaya özendirmeliyiz. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=217679 2. Özellikle aydın kesim, yabancı hayranlığı ile yabancı sözcük düşkünlüğünden kurtarılmalıdır. 3. Yabancı dil öğretimi ile yabancı dilde öğretimin çok farklı şeyler olduğu kafalara iyice yerleştirilmelidir. Okullarımızda halen yürütülmekte olan yabancı dil öğretiminin çok verimsiz olduğu göz önüne alınarak, verimli ve etkili yabancı dil öğretimi için gerekli önlemler hiç zaman geçirmeden alınmalı, yabancı dilde öğretime ise son verilmelidir. 4. Dil alanında en etkili kesimlerin başında eğitimciler, öğretmenler geldiğini göz önünde tutarak, öncelikle Türkçe ve edebiyat öğretmenleri olmak üzere, bütün öğretmenlerin ana dili duyarlığı ve bilinci ile yetiştirilmelerine büyük önem verilmelidir. 5. Türkçenin yozlaşmaktan korunması ve kurtarılması için genel ve yasal bir düzenleme amacıyla hazırlanan “Türk Dilinin Kullanılmasına İlişkin Kanun” tasarısı, dil-anlatım ve konuya yaklaşım bakımından gerekli düzeltme ve düzenlemeler de yapılarak bir an önce yasalaşmalıdır... |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2007
Üye numarası: #140016 Yer: MERSİN
Mesaj sayısı: 12,463
Karma etkisi: 64233
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6421621
|
Oktay Sinanoğlu, günümüz Türk gençlerine şöyle sesleniyor:
"...Gençler, Türkiye' de adet haline gelmiş göstermelik işlerden kaçının. Sırf 'üniversite bitirdi' desinler diye, ananız babanız 'Amerika'da mastır yaptı' diye öğünebilsin diye yükseköğrenime gitmeyin. Sonunda ancak kendinizi kandırırsınız. Temel gayeleriniz, kendinizin ufak çıkarları ötesinde, kendiniz dışında, bu ülke, bu ulus, Türk dünyası, Avrasya, insanlık için olsun.Yüksek hedefleriniz için çalışın. O zaman, kendi durumunuz da kendiliğinden düzelecektir. Maddiyat ile maneviyatı dengeleyin. Formülünüz 'bilim' + 'gönül' dür. Bu iki kanadın biri eksik olursa ne kendinize ne de insanlığa hayrınız dokunur. Gündelik, siyaset , çıkar grupları, dışardan güdümlü gizli veya açık 'cemiyet'lerden uzak durun. Atatürk'ün dediklerini bol bol okuyun, onları işte bu günler için demiş, yazmış. Türkiye'nin şerefli, refahlı, itibarlı ve bağımsız geleceği için Atatürk yolumuzu çizmiştir. Dış ülkelerden, onların yerli kuyruklarından medet ummayın. Gayeleri bize yardımcı olmak değil, Türk adını tarihten silmektir. Dünyanın neresinde olursanız olun, kimliğinizi, Türk dilini, Türk tarih bilincini, binlerce yıllık geleneğini kaybetmeyin. Dış ülkelerde ne kadar kimliğinizi korursanız yabancılar da size o kadar itibar edecektir. Başkasını taklit etmeyin. Kendi yolunuzu çizip azimle yürüyün. O zaman herkes sonradan sizi taklit edecektir. Eğitimde önce bir meslek gerçek bir beceri bir altın bilezik sahibi olmaya bakın Ne yaparsanız yapın en iyisini yapın. Siyasetçinin bilimcinin en kötüsü olunacağına tamircinin parmakla gösterilen en iyisi olmak yeğdir. Bulabilirseniz Türk okuluna, eğitimin Türkçe verildiği okullara gidin. Konulara merak sarın not için çalışmayın. O meslekte yararlı olacak bir yabancı dili öğrenin. Bülbül gibi konuşup yabancıdan ayırt edilemez hale gelmek hiç şart değil. Unutmayın ki Türk olmak bir kafa, gönül işidir. Türk; kültürüyle, diliyle, ata sevgisiyle Türktür. Soy sop meselesi karıştırarak, o her şeyimizi borçlu olduğumuz şerefli atalarımızı karalamaya çalışan iç düşmanların kitaplarına, yaygaralarına kulak asmayın. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=217679 Kültür genleri, ırk genlerinden daha önemlidir. Vatanı, milleti için her türlü fedakarlığa hazır bir taban gerekiyor. Bu taban son elli yılda hayli eritilmiş, kafası, gönlü karıştırılmış, birbirine düşen kesimler, dışa bağımlı sahte aydınlar, içinde vatanının geleceğini düşünmeyen, daha da acısı vurdum-duymazlaşmış kalabalıklar oluşturulmuştur. Bu durumda gerçek bir önder çıkabilse bile başarılı olması pek azdır. Şimdi yapılacak iş hızla bu toplumun yeniden kaynaşmasına, bilinçleşmesine, vatanını, milletini kendisinden önce düşünen insanların çoğalmasına önayak olmaktır. Türkiye’yi tekrar Kuvayi Milliye ruhu, Atatürk ruhu kurtaracaktır..." |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2007
Üye numarası: #140016 Yer: MERSİN
Mesaj sayısı: 12,463
Karma etkisi: 64233
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6421621
|
1. Kelime hangi kökten ve hangi dilden gelirse gelsin öncelikle biz o kelimeyi duyduğumuz gibi yazmalı ve öyle okumalıyız.
Kelimeleri sondan ekleyerek türetmeliyiz. Bunu yaparken, ilk önce, yabancı kelimenin anlamını karşılayacak bir Türkçe kelime varsa mutlaka onu tercih etmeliyiz. Yoksa o yabancı kelimeyi Türkçe kurallara göre okuyup yazmalıyız. Mesela: “Legal”, yerine “Yasal”; “İllegal” yerine de “Yasadışı”, demeliyiz. Bu iki kelime yerine “Kanunî” ve “Kanun dışı” da diyebiliriz. “Normal” yerine “Olağan”, “Anormal” yerine de “Olağan dışı=Sıradışı”, spor alanındaki “Finish” yerine “Bitiş”, bilimsel çalışmalarda sıkça kullanılan “deadline, Outline” yerine “Son Teslim Tarihi, İçindekiler= Başlıklar”; diyebiliriz. Fakat bütün bunlardan daha önemlisi kelimeleri Türkçe kurallarıyla yazıp okumaktır. Böylece sadeleştirmenin yan tesiri olarak ortaya çıkan “Kısırlaşma” ve “Fakirleşme” önlenmiş olur. 2.Hangi amaçla olursa olsun yazılacak her çeşit tabela muhakkak Türkçe harflerle ve Türkçe kurallarıyla yazılmalı, eğer yabancı dil kullanılmak isteniyorsa bu Türkçe’nin altına daha küçük harflerle ve parantez içinde yazılmalıdır. Mesela: LOKANTA (Restaurant) gibi. Ayrıca bu işle uğraşan kişiler de bağlı oldukları esnaf birlikleri veya diğer Sivil Toplum Kuruluşları tarafından zaman zaman Türkçe Yazım Kuralları kursuna çağrılmalı ve kendilerine bir belge verilmelidir. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=217679 3. Yazılı ve Görüntülü Kitle İletişim Araçları olan Gazeteler, Radyolar ve Televizyonlar Türkçe’nin doğru kullanılması konusunda duyarlı davranmalı, yanlış yapanlar uyarılmalı, bilhassa sunucuları eğitilmelidir. 4.Kısaltmalardaki İngilizce söylenişe derhal son verilmelidir. TV, Ti Vi olarak değil, Te Ve olarak; NTV, En Ti Vi değil, Ne Te Ve olarak; CNN, Si En En olarak değil, Ce Ne Ne olarak, SHOW TV, ŞOV TeVe olarak, FLASH TV de Flaş TeVe; CD, Si Di olarak değil, Ce De olarak söylenmelidir. Yazarken de aynı şekilde yazılmalıdır. 5. Hiç tereddüt etmeden Türkçe’nin içinde kullandığımız İngilizce kelimeleri duyduğumuz gibi yazmalıyız. Çekap, Şovrum... gibi. 6.Türkçe’de olmayan harfleri asla kullanmamalıyız. TAXİ değil, TAKSİ; WAP değil, Vap, Quiz (Kuiz= arasınav)...gibi. Çok basit gibi, bazıları tarafından da gereksiz gibi görülen bu küçük tedbirlere uyulmazsa söylediği kelimeyi yazamayan insanlarımızın, hatta aydınlarımızın sayısı hızla artacaktır. Türkçe git gide bir aşiret, hatta bir kabile dili haline gelecek, bilimsel faaliyetlerden çekildikten sonra günlük hayatta da ihtiyaçlara cevap veremez duruma düşecektir. Yaşanmakta olan başıboşluğun en kısa zamanda sona erdirilmesi gerekmektedir. Daha fazla geç kalmadan!!! |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Elit Üye
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #47520 Yer: denizde
Mesaj sayısı: 24,474
Karma etkisi: 61554
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6152345
|
Türkçemizi Korumak İçin 11 Öneri
12 ciyi ekliyim docka yeni bi klavye yumusak g siz |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2007
Üye numarası: #140016 Yer: MERSİN
Mesaj sayısı: 12,463
Karma etkisi: 64233
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6421621
|
|
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
