Türkçenin Kullanımı ve Dil Politikası

Türkçe, dünyanın en çok konuşulan altıncı dilidir ve yayıldığı alan bakımından dünyanın üç büyük dili arasındadır. Türkçe, günümüzde resmi dil, devlet dili, azınlık dili ve göçmen dili olarak 12 milyon Konu +Zafer tarafından açılmış, 1447 kişi tarafından görüntülenip, 0 yanıt almış.

Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!


Karşı sistemi kendi makineniniz gibi kullandıran uzaktan yönetim programı.
  • Canlı ekran izleme,vnc ve mouse kontrolü
  • Antiviruslerce %100 tanınmaz, güncelleme garantili
  • Ortam sesi dinleme
  • Webcam izleme
  • Online/offline keylogger
  • Kopyala/Yapıştır, Clipboard Yöneticisi (Canlı)
  • Warlogger desteği
  • Çalıştırma,upload,download,yeniden adlandırma,silme,gizli çalıştırma,thumbnail görüntüleme(indirmeden dosya görme)
  • Registry yöneticisi (tam özellikli)
  • Msn şifrelerini ve geçmişteki tüm adresleri çıkartma
  • Firefox şifrelerini çözme
  • Görev yöneticisi, görev sonlandırma
  • Çalışan programları listeleme
  • Bağlı sistemlerin yaptığı işlemleri tek listede görme!
  • Binder / dosya birleştirici
  • Virus tipinde resource kullanmadan bindleme özelliği
  • Mp3,resim,jpeg,vs her türlü dosya ile birleşip,exploitler ile link üzerinden,htmlden yayılır
  • Keyloggerda dll kullanmadan system hooklarıyla loglama ve tabii dll kullanmadan kimse yapamıyorken %100 sisteme zarar vermeden stabil bütün dünya dillerinde loglama.
  • Internet Explorer 9 şifre çözme
  • Chrome Şifreleri (bütün sürümler)
  • Firefox Şifreleri (bütün sürümler)
  • Internet Exporer Şifreleri (bütün sürümler)
  • Safari Şifreleri (bütün sürümler)
  • Reklam Bot ile site reklamı, dosya yükletme, bulaştırma,vs. MSN,Yahoo Messenger,ICQ ve AIM sistemlerinin hepsini tanır. Reklam bot aynı anda birden fazla sisteme komut verebilir.
  • Browserda geçmiş verileri, form girdilerini kayıt edip trojandan erişme
  • Klavye Kilitleme
  • Mouse Kilitleme
  • Masaüstü Gizleme
  • Sistemlere takılı flash/usb disk varsa bulaştırma Birden fazla sisteme aynı anda autorun oluşturabilir.
  • Uzaktan exe yükletme Aynı anda birden fazla sisteme exeleri tek komutla yükletebilir.
  • Fake sistem kilitleme. Tek tıklama ile karşı sistemi restart/yeniden başlat moduna geçmiş gösterip kilitleme. Kullanıcı fişten çekmediği sürece siz istemedikçe bilgisayarı kapatamaz, yeniden başlatamaz.
  • Karşı sistemin yeniden başlatılma talebinde masaustu ve bütün ekranı kapanıyor gibi gösterip kapanış sesini çalara kullanıcıyı bekletme. Kullanıcı sistemi kapatmak istediğinde siz izin vermezseniz windows kapanmaya çalışıyor gibi görünür ancak yonetim panelinden her türlü işlem yapılır.
  • Sistem servislerini yönetme
  • Outlook şifreleri çözme. (bütün outlook versiyonları outlook expressler dahil)
  • Otomatik güncelleme özelliği ile yakalanma durumunda kısa sürede otomatik güncelleme alma
Sadece 690 TL! Satın almak için iletişim formunu kullanabilirsiniz.


Ayrıca, iki farklı üst sürümü var:
Özel Trojan 990 TL: İstediğiniz isimle çalışıp, istediğiniz yere kopyalanır ve başlangıçta, msconfig'de, registry'de görünmez.
ÖZEL TROJAN 1490 TL: Görev yöneticisinde ve sistemin hiç bir yerinde görünmez.


Sürümler: 1200 TL: - Kimsenin bulamayacağı şekilde çalışır!> m3hm3t. 1750 TL: %100 gizlidir, RAM'de çalışır ve bentrojanim.exe olarak çalışsa dahi hiç bir yerde görünmez.

Wardom.Com.TR bir bilgisayar güvenliği sitesidir; hack konuları bilgisayar güvenliğinin ve bilgisinin uç noktaları olduğundan dolayı, kullanıcıları bu konularda bilgilendirmek ve güvenliklerini arttırmak için yazılmaktadır.

Geri Dön   Wardom.Com.TR > Milli ve Dini Unsurlar > Milli Unsurlar > Türkçe ve Türkçe kullanımı
Üye Ol Sözlük Üye Listesi Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Konu Başlıkları: dil kullanimi politikasi turkcenin
Üye Olmadan Yorum Yazmak İçin Tıklayın!
Türkçenin Kullanımı ve Dil Politikası konusundaki toplam yorum: 0, okunma sayısı: 1447.
 
Eski 14-11-2007, 09:09   #1
+Zafer
Forum Ustası
 
+Zafer's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Aug 2007
Üye numarası: #140016
Yer: MERSİN
Mesaj sayısı: 12,463
Karma etkisi: 64233 +Zafer seviye: 2000+Zafer seviye: 2000+Zafer seviye: 2000+Zafer seviye: 2000+Zafer seviye: 2000+Zafer seviye: 2000+Zafer seviye: 2000+Zafer seviye: 2000+Zafer seviye: 2000+Zafer seviye: 2000+Zafer seviye: 2000
Karma: 6421621
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Türkçenin Kullanımı ve Dil Politikası

Türkçe, dünyanın en çok konuşulan altıncı dilidir ve yayıldığı alan bakımından dünyanın üç büyük dili arasındadır. Türkçe, günümüzde resmi dil, devlet dili, azınlık dili ve göçmen dili olarak 12 milyon kilometrekarelik bir coğrafyada kullanılmaktadır. Türkçe, yazı ve edebi dil, eğitim ve öğretim dili, sözlü, görüntülü yayın ve basın dili, ağız ve lehçe, yabancı dil olarak da Avrasya’da, Asya’da ve Avrupa’da en fazla kullanılan dil olmasına rağmen devletimizin ve milletimizin belirgin bir Türkçe dil politikası olmaması ‘Türkçe sevdalılarını’, ‘filologları’ ve ‘Türkologları’ derinden üzmektedir.

Tarihi ve kültürel alanda varlık mücadelesi veren Türkçe yakın çevresinde ve komşu ülkelerde iç içe kullanılmaktadır. Türkiye ve çevresine, Kafkaslar’a, Türkistan’a, İdil Ural Bölgesi’ne, Sibirya’ya, Balkanlar’a yayılan Türkçe, bugün soy, din, tarih ve kültür ortaklıklarıyla beslenip geleceğe zengin kelime hazinesiyle ve iletişim dili olarak varlığını sürdürme mücadelesi vermektedir. Günümüzde Türkçe, eski Doğu Bloku’nun ortak kültür dili olan Rusça’nın ve bilim, teknik, diplomasi dili olarak kullanılan İngilizce’nin baskısıyla karşı karşıyadır.

Bulgarca, Sırpça, Romence, Yunanca, Arapça, Farsça, Çince gibi resmi dillerin devlet dili olarak kullanıldığı ülkelerde Türkçe, siyasi ve sosyal şartlara bağlı olarak, hatta uluslar arası ilişkiler çerçevesinde tamamıyla yasaklanmış, bazen serbest bırakılmış şekliyle ‘azınlık dili’ olarak varlığını devam ettirmiştir. Avrupa’da Almanca, Fransızca, İngilizce ve Flamence dilleriyle birlikte kullanılan Türkçe’ye ‘azınlık dili’ statüsü bile verilmemiştir.

Yeni dil politikaları geliştirilirken dünyanın en önemli beş dili ve o dilleri dünya dili, iletişim dili, kültür dili, yabancı dil haline dönüştüren ‘dil politikası üreten merkezlerin stratejileri’ araştırılmalı ve karşılaştırmalı çalışmalar yapılarak “uygulamalı Türkçe politikası” gündeme getirilmelidir. Türkçe eğitim ve öğretim merkezlerinin, özellikle Türkçe’nin yabancı dil olarak öğretilmesi konusunda yeni stratejilerin geliştirilerek uygulanmasının Türk varlığına ve Türk ekonomisine de katkısının büyük olacağı şüphesizdir.

Çünkü Türkçe’nin zengin, kültürel, tarihi derinliğe sahip, iletişim, mantık ve bilgisayar, hatta müzik dili olduğunu bütün dilbilimciler kabul etmiş durumdadır.

Türkçe, Türkiye’de ‘Türkiye Türkçe’siyle’, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Azerbaycan’da, Özbekistan ve Türkmenistan’da o ülkenin geçerli lehçesi ile, Kazakistan ve Kırgızistan da ise resmi dil özelliğini Rusça ile paylaşarak kullanılmaktadır. Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerinde Kumuk ve Nogay, Karaçay -Malkar Türkçesi ve Kafkas Türkmen Türkçeleri eğitim-öğretim, yazı, günlük konuşma ve basın dili olarak kullanılmaktadır. Gürcistan’daki Türk Toplulukları, Ahıska Bölgesinden sürgün edilen Ahıska Türkleri de Türkçeyi konuşma dili olarak kullanırken,

Çuvaşistan’da Çuvaş, Başkurdistan’da Başkurt, Tataristan’da Tatar Türkçeleri resmi dil olarak kullanılmaktadır. Saha Cumhuriyeti’nde Saha, Altay Cumhuriyeti’nde Altay, Hakas Cumhuriyeti’nde Hakas, Tuva Cumhuriyeti’nde Tuva Türkçeleri Rusça gibi resmi dil olarak kullanılmaya devam edilmekte olup, Altay ve Hakas Türklerinde dil kaybolmakta olduğundan ‘ana dilleri Türkçe’ye sahip çıkmak’ haysiyet meselesi haline gelmiştir.

Şor Türkleri de yok olmak üzere olan dillerini yaşatma gayreti içerisindedir. Kırım Tatar Türkçesi yeniden eğitim-öğretim, basın ve yayın dili haline gelirken, Kırımçak ve Karay Türkçesi kaybolmak üzeredir. Abhazya ve Azak Denizine yakın yerlerde yaşayan Urumlar ise Türkçe’yle birlikte ‘iki dilli’ hayatlarını sürdürmektedir. Gagavuz Yeri’nde ise Gagavuz Türkçesi, Rusça ve Moldava diliyle birlikte resmi dil olarak kullanılmaya devam etmektedir. Odesa Bölgesindeki Gagavuz Türkleri de Moldova’daki Gagavuzlarla dil ve kültür ilişkilerini pekiştirmektedir.

Bulgaristan ve Yunanistan’da yaşayan Gagvuz ve Pomak Türkleri ile Romanya’daki Kırım Tatar, Gagavuz ve Nogay Türkleri Türkiye Türkçe’sinden farklı şiveleri kullanmaktadırlar. Türkçe, İran’da, Irak’ta ve Suriye’de azınlık dili olarak varlığını devam ettirmektedir. Türkçe, Irak’ta Türkmenler tarafından radyo-televizyon dili olarak kullanılırken, Suriye’de konuşma dilinden öteye adım atamamıştır. Türkçe son günlerde Suriye’de AB dili olarak eğitimi verilen 18 yabancı dil arasına girmiştir.

Özellikle İran’da ‘Türkçe şuuru ve kullanımı’ için stratejik yöntem ve diyalog aranmalıdır! Çünkü otuz milyon civarındaki İran Türklüğünün dünyaya Türkçe gözlüğü ile bakabilmesi için ‘Türkçe’yikullanma seferberliğine’ ihtiyaç vardır. Kıpçak grubundan olan Halaç Türkçe’si ise kaybolmaya yüz tutan bir dil olduğundan yeniden araştırılmalıdır. Türkçe, Fas, Tunus, Cezayir, Mısır, Libya gibi ülkelerde yüzyıllarca konuşma ve edebiyat dili olarak kullanılmışken; Mısır’da Memluk Kıpçak Türkçe’si olarak ortaya çıkmış, ama bugün bu ülkelerde Türkçe hiç kalmamıştır.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=173870

Doğu Türkistan’daki Türk topluluklarının dil varlıklarının korunmasına Rusya ve Çin her zaman politik yaklaşmıştır. Bu yüzden yazı ve edebi dil olarak bilinen Uygur Türkçe’sinin eğitim-öğretim dili olmasına izin verilmemiştir. Fu-Yu Kırgız, Sarı Uygur ve Salar Türkçeleri ise, konuşanları gittikçe azalan ve kaybolmaya yüz tutmuş, ancak araştırılması gereken dillerdir. Afganistan’da Özbek, Kazak, Türkmen, Kırgız, Türk boyu olan Aymak Türkçeleri konuşma dili olarak varlıklarını sürdürmekte iken, Oğuz esaslı Lakay Türklerinin yaşadığı Tacikistan’da Özbek Türkçe’si sosyal hayatta ağırlığını hissettirmektedir. ‘Hazara’ ve ‘Lakay’ dilleri hakkında fazla bir kaynak bulunmadığı için bu dillerin kullanımı her yönden incelenmelidir.

Türkiye dışında yaşayan Türk vatandaşlarının ve çocuklarının ana dilleri Türkçe’dir. Ancak üçüncü ve dördüncü kuşak Türk çocukları ana dillerini kaybetmiş olup, ana dil yerine İngilizce, Almanca ve Fransızca kullanmaktadırlar. Türkçe’yi sadece yabancı dil olarak öğrenen çocuklarımızın sayısı da gittikçe artmaktadır! Türkçe’nin kaybı demek Türkçe düşünülmesinin kaybı demektir.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=173870

Türklerin göçmen olarak gittikleri AB ülkeleriyle, Amerika ve Avustralya’da da Türkçe, iletişimde, eğitim ve öğretimde, yazılı ve sözlü edebiyatta, sesli ve görüntülü yayınlarda o ülkenin dilleriyle birlikte iç içe kullanılmaktadır. Sosyal ve kültürel sıkıntılar yurt dışında yaşayan Türklerin hem kendi kimlikleriyle olan bağlarını koparmamaları, hem de yaşadıkları ülkeye dil ve kültür açısından uyum sağlayabilmeleri amacıyla ilkokuldan itibaren iki dilde okuma yazma ders projeleri uygulamasına geçilmesine rağmen istenilen hedefe ulaşılamamıştır. Bu bakımdan Türkçe, hem Türkler için, hem de o ülkenin yerli insanları için daha önemli dil olarak gündeme gelmektedir. Türkçe, ne kadar bilim dili olarak kullanılırsa, kültür, müzik, edebiyat, sözlü ve yazılı, görüntülü yayın olarak güçlü ve etkili bir dil olursa, Türk kültür varlığı olan dil de o kadar uzun korunur ve yaşar.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=173870

“Her Türk Topluluğunu bir millet, her Türk lehçe ve ağzını bir dil yapma projesini” ustaca uygulayan ülkeler Türkçe’yi de, Türk milletini de parçalamak istemişlerdir. Türkçe ve Türk milleti bu görüntüden mutlaka kurtarılmalıdır. Türk dili kollarının büyük bölümünün “kayboluş ve yok oluş”sürecini engellemek için Türkçe’de birlik sağlanmalıdır. Dilde bütünleşmek için Türkçe’nin bir kolu değil, bir sözcüğü bile yok sayılmamalıdır. Kültür ve düşünce zenginliğini sözcük anlamlarından alan Türkçe, etimolojik sözlüklerle, karşılaştırmalı çalışmalarla ve dialektoloji , ağız ve lehçe araştırmalarıyla, alan tarama sözlükleriyle ve yabancı kelimelere karşılık bulma çalışmalarıyla ‘Türkçe’nin Sözcük varlığı’ genişletilmelidir.

Ortak iletişim Türkçe’si siyasi bir kararla değil, internet siteleriyle, uydu aracılığı ile, radyo ve televizyon yayınlarıyla, yazar ve edebiyatçılarımızın eserleriyle güçlendirilmiş, bilim ve teknikte işlenmiş 2023’te 300 milyon insanın kullandığı bir dil olarak ortaya çıkmalıdır. Bütün bu bilgileri araştırarak yazan Nevzat Özkan’ın ‘Türk Dili’nin Yurtları’ adlı eserini etraflıca okumalı ve okutmalıyız.

AB ile bütünleşme sürecinde çıkarılan ‘mahalli dil ve lehçelerde yayın ve eğitim yapılması’ konusundaki yasa hükümlerinin dil kullanımında nasıl bir değişikliğe yol açacağı ve hangi önlemlerin alınması gerektiğine ilişkin belirsizliklerin olduğu da ortadadır. Çünkü anayasanın 42. maddesinde “Türkçe’den başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez” hükmü yer almaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti sosyal hayattaki mahalli zenginlikleri ve çeşitlikleri koruyarak geliştirme ilkesini benimsemiş, milli devlet ilkesinin gereği olarak da her ülke gibi “tek dil, tek bayrak ve bütünlük içinde bir ülke olmak” ilkesine dayandığı için Türkiye Türkçe’sini her zaman koruyacaktır. Yeter ki Türkçe’nin zenginliğine güvenelim, her yerde her zaman Türkçe konuşalım ve yazalım, yazdıralım! Türkçe öğretelim! Türkçe’yi resmi bir Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler dili durumuna getirmek için, Türkologlarımızın Türk dilini, Türk edebiyat ve kültürünü bütün dünyaya tanıtma fırsatı verilmelidir. İşte o zaman "Benim vatanımın sınırları ‘Edirne’den başlayıp Hakkari’de bitmez, benim vatanımın sınırları Türkçe konuşulan yerde başlar, Türkçe konuşulan yerde biter” diyen Ömer Seyfettin’i haklı çıkarabiliriz.

Türkçe hakkındaki olumlu görüşlere rağmen Türkçe’nin ve Türk kimliğinin erimemesi, yozlaşmaması için ve Türkçe’nin işlevini koruyan bir dil olarak kalması için Kıbrıs Türk’ü Yusuf Yanç’ın aşağıdaki sözlerini aklımızdan çıkarmamalıyız:

“Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken dilimizin çalındığını, talan edildiğini, özün el diline özendiğine, içi yananınız var mı? Masallarımızı, tekerlemelerimizi, ata sözlerimizi kaybettik, Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik. Türkçe’miz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?”

Kaynak: Müjdat KARAYERLİ
+Zafer Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Görüntülediğiniz konu içerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanunun 8. Maddesine ve T.C.Knın 125. Maddesine göre yayınlanmakta olup içeriğinden yazarı sorumludur. Bu konu hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
Üye Olmadan Yorum Yazmak İçin Tıklayın!
Konudaki toplam yorum: 0, okunma sayısı: 1447.
Cevapla





Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Forum Seç


Hacking ve Bilgisayar Güvenliği Öğrenmek İçin!

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 23:45.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Wardom.org



İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Wardom hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.