Türkiye Anti-Amerikacılık - [ Joker ]

1918 yılının ocak ayında woodrow wilson'un savaş sonrası dünyası ile ilgili görüşlerini içeren bildiri'yi az çok dünya siyasi tarihi ile alakalı arkadaşlar bilir. bu bildirinin 12'inci maddesi kısmen aşağıda yazıldığı Konu Joker tarafından açılmış, 612 kişi tarafından görüntülenip, 14 yanıt almış.

Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!


Karşı sistemi kendi makineniniz gibi kullandıran uzaktan yönetim programı.
  • Canlı ekran izleme,vnc ve mouse kontrolü
  • Antiviruslerce %100 tanınmaz, güncelleme garantili
  • Ortam sesi dinleme
  • Webcam izleme
  • Online/offline keylogger
  • Kopyala/Yapıştır, Clipboard Yöneticisi (Canlı)
  • Warlogger desteği
  • Çalıştırma,upload,download,yeniden adlandırma,silme,gizli çalıştırma,thumbnail görüntüleme(indirmeden dosya görme)
  • Registry yöneticisi (tam özellikli)
  • Msn şifrelerini ve geçmişteki tüm adresleri çıkartma
  • Firefox şifrelerini çözme
  • Görev yöneticisi, görev sonlandırma
  • Çalışan programları listeleme
  • Bağlı sistemlerin yaptığı işlemleri tek listede görme!
  • Binder / dosya birleştirici
  • Virus tipinde resource kullanmadan bindleme özelliği
  • Mp3,resim,jpeg,vs her türlü dosya ile birleşip,exploitler ile link üzerinden,htmlden yayılır
  • Keyloggerda dll kullanmadan system hooklarıyla loglama ve tabii dll kullanmadan kimse yapamıyorken %100 sisteme zarar vermeden stabil bütün dünya dillerinde loglama.
  • Internet Explorer 9 şifre çözme
  • Chrome Şifreleri (bütün sürümler)
  • Firefox Şifreleri (bütün sürümler)
  • Internet Exporer Şifreleri (bütün sürümler)
  • Safari Şifreleri (bütün sürümler)
  • Reklam Bot ile site reklamı, dosya yükletme, bulaştırma,vs. MSN,Yahoo Messenger,ICQ ve AIM sistemlerinin hepsini tanır. Reklam bot aynı anda birden fazla sisteme komut verebilir.
  • Browserda geçmiş verileri, form girdilerini kayıt edip trojandan erişme
  • Klavye Kilitleme
  • Mouse Kilitleme
  • Masaüstü Gizleme
  • Sistemlere takılı flash/usb disk varsa bulaştırma Birden fazla sisteme aynı anda autorun oluşturabilir.
  • Uzaktan exe yükletme Aynı anda birden fazla sisteme exeleri tek komutla yükletebilir.
  • Fake sistem kilitleme. Tek tıklama ile karşı sistemi restart/yeniden başlat moduna geçmiş gösterip kilitleme. Kullanıcı fişten çekmediği sürece siz istemedikçe bilgisayarı kapatamaz, yeniden başlatamaz.
  • Karşı sistemin yeniden başlatılma talebinde masaustu ve bütün ekranı kapanıyor gibi gösterip kapanış sesini çalara kullanıcıyı bekletme. Kullanıcı sistemi kapatmak istediğinde siz izin vermezseniz windows kapanmaya çalışıyor gibi görünür ancak yonetim panelinden her türlü işlem yapılır.
  • Sistem servislerini yönetme
  • Outlook şifreleri çözme. (bütün outlook versiyonları outlook expressler dahil)
  • Otomatik güncelleme özelliği ile yakalanma durumunda kısa sürede otomatik güncelleme alma
Sadece 690 TL! Satın almak için iletişim formunu kullanabilirsiniz.


Ayrıca, iki farklı üst sürümü var:
Özel Trojan 990 TL: İstediğiniz isimle çalışıp, istediğiniz yere kopyalanır ve başlangıçta, msconfig'de, registry'de görünmez.
ÖZEL TROJAN 1490 TL: Görev yöneticisinde ve sistemin hiç bir yerinde görünmez.


Sürümler: 1200 TL: - Kimsenin bulamayacağı şekilde çalışır!> m3hm3t. 1750 TL: %100 gizlidir, RAM'de çalışır ve bentrojanim.exe olarak çalışsa dahi hiç bir yerde görünmez.

Wardom.Com.TR bir bilgisayar güvenliği sitesidir; hack konuları bilgisayar güvenliğinin ve bilgisinin uç noktaları olduğundan dolayı, kullanıcıları bu konularda bilgilendirmek ve güvenliklerini arttırmak için yazılmaktadır.

Geri Dön   Wardom.Com.TR > Off-Topic > Komplo Teorileri
Üye Ol Sözlük Üye Listesi Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Konu Başlıkları: antiamerikacilik joker turkiye
Üye Olmadan Yorum Yazmak İçin Tıklayın!
Türkiye Anti-Amerikacılık - [ Joker ] konusundaki toplam yorum: 14, okunma sayısı: 612.
 
Eski 30-11-2011, 20:36   #1
Joker
En Karizma Üye
 
Joker's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Jun 2005
Üye numarası: #23165
Yer: İstanbul / Beyoğlu
Mesaj sayısı: 7,577
Karma etkisi: 33297 Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000
Karma: 3328310
6.Oskar ödülü kazanan üyelerimiz. 1stClass Üye 
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Türkiye Anti-Amerikacılık - [ Joker ]

1918 yılının ocak ayında woodrow wilson'un savaş sonrası dünyası ile ilgili
görüşlerini içeren bildiri'yi az çok dünya siyasi tarihi ile alakalı arkadaşlar bilir.
bu bildirinin 12'inci maddesi kısmen aşağıda yazıldığı gibidir;
  • osmanlı devleti'nin türk kesimlerinin egemenliğini güvence altına alınacak,
    imparatorluk içindeki öteki uluslara can güvenliği ve özerk gelişme olanakları sağlanacak
    ve boğazlardan sürekli geçiş özgürlüğü uluslararası güvence altına alınacaktır;
bu maddeler balkanların veya avrupa'nın savaşan ülkeleri için ne denli önemsenmiş bu elbette tartışılır bir konudur.

şimdi gözümüzü kapayalım (...)
istanbul'da, ankara'da hala entari giyinen insanları,
elinde kaleşnikof marka silahla boğaz köprüsünü savunan askerleri düşünün.
nerede ne zaman bir bomba patlayacağı muamma bir memleket düşünün.
ve, daha fazlasını... kısaca ırak'ı göz önüne getirip türkiye'nin aynı konumda olduğunu...

avrupa'ya sıfır kilometrelik sınırla kapısı olan bir türkiye'nin elbette bu noktada olması bütün avrupa ülkeleri, amerika ve rusya tarafından normal karşılanmazdı.
çünkü boğazlar güvenliğinin rusya'nın elinde olması, veya almanya'nın elinde olması veya; demokratik olmayan medeniyetin ve düzenli bir ordunun olmadığı bir
türk devletinin elinde olması bütün petrol yollarını, ticari yolları ve savaş yollarını bir şekilde zora sokacaktı. bu nedenle coğrafi olarak bu kadar öneme sahip olan
türkiye; aydınlanmış, demokratik ve laik bir cumhuriyet olmalıydı. bu konuda da gerekli ne kazanım varsa türkiye'ye sağlanmalıydı.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=513920
bunun ilk açılımı 1918 yılında wilson ilkelerinde geçmiştir.

ve 1919'da mustafa kemal atatürk samsun'a çıkmış, avrupa'nın, amerika'nın ve rusya'nın desteği ile türkiyede yaşayacak
ve dış mihraklardan asla etkilenmeyecek yeni türkiye cumhuriyetinin adımları atılmıştır.
bu konuda mustafa kemal atatürk'ün ilk kongrelerinde belirlemiş olduğu misak-ı milli sınırları
''cumhuriyetin kurulabilmesi ve yaşatılabilmesi adına'' daraltılmış kısmen uygulanamamıştır.
musul ve kerkük veya batı trakya... bunun yanında azerbaycan, batum. misak-ı milli ( ulusal yemin ) sınırlarında olduğu halde;
savaş sebebi, o dönemin ekonomik sorunları ve baskılar sebebi ile bu topraklardan vazgeçilmiştir.
(örnek olarak: ingilterenin baskısı sebebi ile musul ve kerkük'ün talep konusu dahi olmaması...)

bu konu tarihi gerçeklere dayanarak yazılmıştır.
mustafa kemal atatürk'ün o dönemki mektupları, yazışmaları vs. vb.
bunları buraya aktararak çok fazla yazı trafiğine girmek istemiyorum...
--
asıl konumuz türkiye'deki amerikacılık konusunda hazırlanmış bir komplo teorisi;
elbette ben bir teorisyen değilim... ama; tartışalım diyorum.
--

amerika' 1'inci dünya savaşından önce de, sonra da... sürekli olarak türkiye coğrafyası dahil ortadoğu üzerinde
100 yıllık - 200 yıllık politikalar geliştirmektedir. o dönemde mustafa kemal atatürk de amerika'nın destegini almıştır,
bu dönemde recep tayyip erdoğan da amerikanın desteğini almıştır.
ki, kılıçtaroğlu'nun chp'nin basına gecmesi de amerika'nın talepleri doğrultusunda olduğu söyleniyor.

ve;
türkiyede müthiş bir amerika düşmanlığı var,
evet ben de bir amerika düşmanıyım.. ama amerika düşmanlığımın yanında türkiye hayranlığım var.
--
bu konuda teori 1919'dan başlıyor... 2011'e kadar devam ediyor.
amerika hakkında düşünülen her şeyi; konuyu kişiselleştirmeden tartışalım istiyorum.-
türkiye'nin bir şekilde ''büyüdüğü'' aşikar. kabul etseniz de etmesenizde bütün avrupa kan ağlarken türkiye ileri bir süreçte.
asıl merak bu büyüme ''sahte'' ise neden? ''gerçek'' ise neden? gerçek ise, kabullenemeyen bir amerikancılık var.
ne bileyim.. bi ton mesele işte.

yani bu tablo;
amerika'nın türkiye'yi ortadoğuda kullanabileceği ''güçlü bir ülke'' yapma hevesi taşıdığını gösteriyor.
yani... amerika'nın israilden sonra ikinci haylaz çocuğu...
komplo geliştirilebilir bir komplodur.
lütfen katılınız..

Joker - 2011

Düzenleyen Joker : 30-11-2011 at 20:46.
Joker Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Görüntülediğiniz konu içerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanunun 8. Maddesine ve T.C.Knın 125. Maddesine göre yayınlanmakta olup içeriğinden yazarı sorumludur. Bu konu hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
Eski 30-11-2011, 21:07   #2
Joker
En Karizma Üye
 
Joker's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Jun 2005
Üye numarası: #23165
Yer: İstanbul / Beyoğlu
Mesaj sayısı: 7,577
Karma etkisi: 33297 Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000
Karma: 3328310
6.Oskar ödülü kazanan üyelerimiz. 1stClass Üye 
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder

bu konuya yorum yapmanız için illa bir rejimin militanı olmanıza gerek yok.

örneğin konuyu şu şekilde tartışabiliriz;
bütün ülkelerin birbirinden güç aldığı globalleşen bir dünyadayız.
rusya-iran, almanya-fransa, ingiltere-amerika, amerika türkiye gibi ittifaklar ister istemez söz konusu olabiliyor.
ve bu reel politikalardan ibaretken..

neden türkiyede'de; ''amerika emir verir bizimkiler yapar'', ''avrupa talep eder bizimkiler yapar'', kanıları oluşmuş durumda.
dönemin koşullarına göre mustafa kemal atatürk' de amerika ile, rusya ile mutabakat yapıp ittifak sağlamıştır.
bu neden bu dönemin koşullarında ''vatanın peşkeş çekilmesi'' gibi reel politikadan uzak yorumlanıyor?
bunu aşırı solcu biri olarak soruyorum. ispatlı delilli neler soyleyebiliriz?

gelin diyorum.. harbici harbici bu durumu konuşalım, kavga etmeden, küfürleşmeden..
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=513920
birbirimizi etiketleyip öteklileştirmeden...
Joker Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 30-11-2011, 21:08   #3
kolonya
Forum Ustası
 
Kayıt Tarihi: Apr 2005
Üye numarası: #12386
Yer: çanakkale
Mesaj sayısı: 2,944
Karma etkisi: 15385 kolonya seviye: 2000kolonya seviye: 2000kolonya seviye: 2000kolonya seviye: 2000kolonya seviye: 2000kolonya seviye: 2000kolonya seviye: 2000kolonya seviye: 2000kolonya seviye: 2000kolonya seviye: 2000kolonya seviye: 2000
Karma: 1537578
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder

bu ülkede amerikancılık ve anti amerikancılık her zaman prim yapmıştır. amerika(n)cılar genelde örtülü olur. genelde sol kesimden çık(a)maz. sol kesimden çıkmaması sol kesimin göbeğinin amerikaya bağlı olmadığını göstermez. zira baykalı chp nin başına getirende, kaset olayı ile geri alanda, yerine kılıçdaroğlunu getirende, onu yine bir operasyon ile alacak olanda amerikadır.

sağ kesimde ise işler biraz daha farklı yürüyor. amerika çıkarlarını açık şekilde tehdit eden, suyun akış yönünü çevirmeye kalkan hükumetlerin başına hep bir çorap örmeyi becerdi. örnek olarak özal... erbakan... hatta menderes...

şimdiki hükumet lideri erdoğan üzerinden fikir beyan edersek; ne erbakan gibi bir d-8 hayali var, ne özal gibi maceraperest, ne de menderes gibi olmayacak alternatifler peşinde. erdoğan türkiyenin gücünün sınırlarını ve etki alanını çok iyi biliyor. ayrıca milletide iyi tanıyor. popularitesi son derece yüksek ve karizmatik. hal böyle olunca eylemlerinin ve icraatlerinin sorgulanması zayıf kalıyor. bu tam amerikanın istediği bir durum.

bence türkiyeye bölgede biçilen rol israile biçilen ''truva atı'' rolünden çok farklı. gelişen doğu bloku ile yaşlanan ve tembelleşen batı bloku arasında tam bir tampon! hal böyle olunca güçlü bir türkiye de vazgeçilmez oluveriyor. bu müsait şartlar altında türkiyenin amerika ile müttefik olarak kalması doğal. ısınan ortadoğu, gelişen doğu, yaşlanan ve zayıflayan avrupa, gözden düşen rusya, petrol, boğazlar, israil, ısınan akdeniz... görüyorsunuz tüm bu saydıklarım başlı başına bir sorun. amerikanın istediği tamda bizim coğrafyamızda yeni bir amerika!!

Düzenleyen kolonya : 30-11-2011 at 21:11.
kolonya Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 30-11-2011, 21:15   #4
Joker
En Karizma Üye
 
Joker's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Jun 2005
Üye numarası: #23165
Yer: İstanbul / Beyoğlu
Mesaj sayısı: 7,577
Karma etkisi: 33297 Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000
Karma: 3328310
6.Oskar ödülü kazanan üyelerimiz. 1stClass Üye 
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder

çok doğru tespitlerde bulunmuşsun. teşekkür derim kolonya...
ben yazdıklarına dayanarak şunu söyleyebilirim o halde, (belki yani..)

büyüyen ülkeler elbette savaş stratejilerine muhatap olurlar, büyük ülklerin zaten savaş sorunları olur.
bizim bu doneme kadar devlet ve millet olarak hayattaki en büyük sorunumuz hep ''sahteden'' bir sorun olan pkk olarak görüldü.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=513920
oysa büyüyen ve hükmetmeye başlayan bir ülkede pkk basitleşir ve desteğini kaybedip tasviye olur. mu? bilemeyiz tabi..

kısacası; kendi adıma söyleyeyim, başını kuma saklayıp ''bakın biz terörle uğüraşıyoruz'' diyen korkak bir türkiye'den bıkmışım..
Joker Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 01-12-2011, 09:28   #5
hunrab1
Daimi Üye
 
hunrab1's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Dec 2010
Üye numarası: #510212
Mesaj sayısı: 288
Karma etkisi: 218 hunrab1 seviye: 2000hunrab1 seviye: 2000hunrab1 seviye: 2000hunrab1 seviye: 2000hunrab1 seviye: 2000hunrab1 seviye: 2000hunrab1 seviye: 2000hunrab1 seviye: 2000hunrab1 seviye: 2000hunrab1 seviye: 2000hunrab1 seviye: 2000
Karma: 21669

Güzel güzel...
hunrab1 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 05-12-2011, 18:21   #6
el zaru
Banned
 
Kayıt Tarihi: Jul 2011
Üye numarası: #552550
Yer: Zaruland
Mesaj sayısı: 61
Karma etkisi: 0 el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000
Karma: 9637

Türkiye emperyalizme direnecek iradeye sahip değildir kendimiz Empeyalist bir güç olmalıyız
el zaru Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 05-12-2011, 18:35   #7
J2EE
Forum Kalfası
 
J2EE's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Oct 2008
Üye numarası: #268608
Yer: Bakırköy
Mesaj sayısı: 1,868
Karma etkisi: 3755 J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000
Karma: 375073

Çok yakın tarihli bir çıkarımım. Türkiye Afrika ülkelerinde popüler olmaya başlaması ve Başbakan'a gösterilen ilgi ortadadır. Başbakan bu ülkelerdeki halkın genel olarak sempatisini kazanmış ve ortak değerimiz olan inancımızın verdiği güç ile dış işleri bakanını Afrika ülkelerine bol bol ziyaret ettirmesi, bizzat kendisininde gezilerde bulunması, bu bölgede söz sahibi olma çabası ve ilişkileri kuvvetlendirmek olarak atfedilebilir. Bunu diplomatik boyutta bir çok Afrika ülkesine diplomat gönderilmesi ve ek olarak ekonomik açıdan ticari ilişkilerin artması, somali yardımları vs.

Türkiye dışa doğru (Afrika kıtası üzerinde) bir atılım gerçekleştirmişti bariz . Fakat bir pkk saldırısı ile herşey belli bir süre sekteye uğradı. Pkk'ya destek veren ülkelerin başında İsrail ve ABD'nin olduğu aşikar. Türkiye'nin bu Afrikadaki müslüman ülkeler ile olan ilişkilerinin artması ve diplomatik gücünün burada artması en çok kimi rahatsız eder ."İsrail".

Kısadan hisse, Türkiye bir atılım yapmaya başladığında her daim bir uyarı yiyor. PKK' nın baskının diplomatik olarak algılanabilcek mesajı : Türkiye bırak sen uluslararası arenada güçlenmeyi ve yandaş toplamayı, kendi iç meselenle oyalan, uluslararası alanda o bölgede bizim var olan gücümüzü kimse zayıflatamaz.
J2EE Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 07-12-2011, 17:48   #8
el zaru
Banned
 
Kayıt Tarihi: Jul 2011
Üye numarası: #552550
Yer: Zaruland
Mesaj sayısı: 61
Karma etkisi: 0 el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000
Karma: 9637

Türkiye'de anti-amerikancılık malum çevrelerin politik çıkarları uğruna siyasi masturbasyon yapmasından ibarettir.
el zaru Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 26-12-2011, 22:31   #9
shaytantuyu
Daimi Üye
 
Kayıt Tarihi: Jun 2010
Üye numarası: #455093
Yer: Ümraniye
Mesaj sayısı: 675
Karma etkisi: 698 shaytantuyu seviye: 2000shaytantuyu seviye: 2000shaytantuyu seviye: 2000shaytantuyu seviye: 2000shaytantuyu seviye: 2000shaytantuyu seviye: 2000shaytantuyu seviye: 2000shaytantuyu seviye: 2000shaytantuyu seviye: 2000shaytantuyu seviye: 2000shaytantuyu seviye: 2000
Karma: 69666

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Joker Mesajı Göster
bu konu tarihi gerçeklere dayanarak yazılmıştır.
mustafa kemal atatürk'ün o dönemki mektupları, yazışmaları vs. vb.
Atatürkün batı medeniyetine yakın,batılı gibi düşünen-giyinen,sınırlarını-haddini bilen bir ülke oluşturmak için Amerikalılardan ve İngilizlerden aldığı destek Amerikalı ve İngilizlerle kaytlı görüşmeleri-yazışmaları ile sabittir.

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Joker Mesajı Göster
mustafa kemal atatürk' de amerika ile, rusya ile mutabakat yapıp ittifak sağlamıştır.
bu neden bu dönemin koşullarında ''vatanın peşkeş çekilmesi'' gibi reel politikadan uzak yorumlanıyor?
Bugün sergiledikleri muhalefeti "işbirlikçi" kelimesi temeli üzerine inşa edenler ittihatçıların ya da Atatürk'ün kurmaya çalıştığı ilişkileri,yapmaya çalıştıkları-yaptıkları işbirliklerinden bahsetmemizden rahatsız olurlar.Mustafa Kemal'in Alman Generallerinin komutasında görev yaptığı ortamı yaratan İtttihatçılara laf söyletmeyen sözüm ona Atatürkçüler var.Atatürkün bizzat kendisinin ittihatçıları tasfiye edişini ittihaçılar için kurduğu cümleleri bilseler dahi ezberlerini bozmazlar.Alman generalleri gitti Ruslarla yaptığımız işbilriği çerçevesinde Rus Generalleri geldi desek şaşırırlar.

Bu ülkede tarih çerçevesinde at izi it izine bilinçli! bir şekilde karıştırıldı.
Bize gerçek tarih öğretilmiyor.Koskoca İnkilap tarihini ve yakınçağı birkaç kongreye birkaç savaşa sığdırıp insanların beynine dar bir çerçevede işlerine geldiği gibi işliyorlar.

At izi ile it izinin birbirine karışması birilerinin işine gelir.Açtığın bu vb. konularla gerçek tarih üzerine,kısırdöngüden,slogandan,kalıplaşmış cümlelerden,ezberden,bilgiden uzak ciddi ciddi tartışmak istiyorsun.Siyaset bölümünün müdavimlerinin bazıları bu tartışmayı düzgün götüremez ve konu bilindik son ile neticelenirdi.Konunun 250 mesaj sınırı olmayan bir kısımda açılması daha güzel olmuş ama burada da rağbet görmemiş.Sanırım biz millet olarak boş atmayı seviyoruz.

Düzenleyen shaytantuyu : 26-12-2011 at 22:40.
shaytantuyu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 28-12-2011, 15:03   #10
Joker
En Karizma Üye
 
Joker's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Jun 2005
Üye numarası: #23165
Yer: İstanbul / Beyoğlu
Mesaj sayısı: 7,577
Karma etkisi: 33297 Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000Joker seviye: 2000
Karma: 3328310
6.Oskar ödülü kazanan üyelerimiz. 1stClass Üye 
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder

shaytantuyu; değerli bilgilerini paylaşıp, konuya politik çerçevede yaklaştığın için çok teşekkür ederim.
Joker Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 05-01-2012, 00:50   #11
J2EE
Forum Kalfası
 
J2EE's Avatar
 
Kayıt Tarihi: Oct 2008
Üye numarası: #268608
Yer: Bakırköy
Mesaj sayısı: 1,868
Karma etkisi: 3755 J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000J2EE seviye: 2000
Karma: 375073

1960'daki darbenin altındaki ana sebep,

" İki dünya savaşı arası dönemde olumlu giden Türkiye-Rusya ilişkileri, Stalin’in önderliğinde Nazilere karşı kazanılan savaş ve 2. Dünya Savaşı’nın bitimiyle, Sovyet Rusya ile ABD arasında Soğuk Savaş Dönemi başlamıştır. Sovyetler Birliği’nin, Akdeniz’e ve Orta Doğu’ya inme iştahı tekrar kabarmış ve ideolojik bir tehdit olarak bölgeyi ve Türkiye’yi etki altına almıştır. Türkiye, Sovyet tehdidine karşı zorunlu olarak savaş sonrası batı bloğunun şemsiyesi altında olmayı tercih etmiştir. 1945’te Birleşmiş Milletlere ve 1952’de NATO’ya üye olmuştur. Bu sayede Türkiye komünizm tehlikesine karşı koyabilmiş,ve kurumlardan aldığı yardımlarla ekonomisini ve silahlı kuvvetlerini güçlendirmiştir. Fakat Menderes hükümeti ikinci döneminde ABD ile ilişkiler duraksamasıyla birlikte, merhum Menderes alternatif olarak Sovyet Rusya ile yakınlaşmayı düşünmüştür. Rusya’nın da nötr, Batı bloğundan uzak bir Türkiye’yi reddedemeyecekti. Bu sebeple, Adnan Menderes, 27 Mayıs 1960 darbesi olmasaydı, Moskova’ya gidecek, ülkemize ekonomik destek sağlayacaktı."
Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=513920

Kapitalizm vs Komunizm.

Bu arada kader kapitalizm'den yanaymış.

Eğer Türkiye Rusya'dan destek görüp, komunizm'e biraz yaklaşsaydı. Sosyal devlet olgusu daha bir yerleşik olabilirdi. Ve hatta Rusya çökmeyebilirdide.. Komunizm'i yanlızlık bitirdi.
J2EE Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 26-01-2012, 19:03   #12
el zaru
Banned
 
Kayıt Tarihi: Jul 2011
Üye numarası: #552550
Yer: Zaruland
Mesaj sayısı: 61
Karma etkisi: 0 el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000el zaru seviye: 2000
Karma: 9637

konuya ne bir kemalist ne bir ulusalcı ne de bir milliyetçi(ergenekon zihniyetindekiler) cevap verebilmiş çünkü dayanakları k.çlarından uydurdukları zorla ezberletilmiş zırvalıklarından ibaret
el zaru Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 27-01-2012, 18:08   #13
ultratron
Banned
 
Kayıt Tarihi: Jan 2012
Üye numarası: #582153
Yer: kripton
Mesaj sayısı: 72
Karma etkisi: 0 ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999
Karma: -19386

Alıntı:
Maliyetsiz ve çapsız anti-Amerikancılık

Batı'nın askeri gücüne boyun eğmemek için Batı'yı taklit etmeye yöneldik ama bunu hiç etraflıca konuşup, bir konsensüs oluşturmadık.

Ülkemizin en güçlü tutkallarından olan Amerika karşıtlığı WikiLeaks sayesinde bir kez daha bütün görkemiyle sahneye çıktı. Anti-Amerikancılık en maliyetsiz, en az yaratıcılık gerektiren popülizm kanallarının da başında geliyor. BBC için Nisan 2010’da yapılan bir araştırmada, Türkiye 27 ülke arasında yüzde 70 ile Amerika’ya duyulan antipatide bir defa daha dünya birincisi oldu. Başka birçok konuda farklı görüşlere sahip kişiler Amerika’ya kızmak konusunda hemfikir olabiliyor ve bu ortak paydayı “Aslında yok birimizden farkımız” rahatlatıcı algısını pekiştirmek için kullanabiliyor.

Bir eski bürokrat
Mesela, 28 Şubat’ın önemli bürokratlarından bir tanesi “Bize bu işleri Amerika yaptırmış, ama bunu o zaman anlayamadık” diyebiliyor ve 28 Şubat sürecinin mağdurları bu trajikomik açıklamayı memnuniyetle kabul edebiliyor. Kıdemli bir solcumuz, 11 Eylül için “tuvalet bile temizleyemeyeceği düşünülen kişiler tuvalet sopasını Amerikalıların başına geçirdi” dediğinde, bunda garipsenecek, itiraz edecek birşey görmüyoruz.
Bu genel fikri ortamda ve hem de WikiLeaks’in ertesinde Amerika hakkında başka bir türlü muhasebe önermek ziyadesiyle riskli ama gerekli bir girişim. Gerekli çünkü bu Amerika tepkiselliği nedeniyle hem komik duruma düşüyoruz, hem de daha sağlıklı bir toplum olmamız gecikiyor.

Suçu çok ama...
Amerika’nın gerçekten de ne unutması, ne de affedilmesi mümkün çok suçu var.
En güncelinden başlamak gerekirse, 2003’te Irak’ı uluslararası hukuku açıkça çigneyerek işgal eden, işgal sırasında bir milyona yakın Iraklı’nın ölmesine neden olan Amerika’nın yönetcilerinin uluslararası hukuka ve dünya vicdanına ayrı ayrı hesap vermesi elzem.
Amerika, Dresden’in bombalanmasının, Nagazaki’nin, Vietnam’ın da hesabını hâlâ vermemiş durumda. İran’da Musaddık ve Şili’de Allende yönetimlerine karşı Amerika’nın yaptıklarının bu ülkelerin kaderinde kalıcı ve çok olumsuz etkiler yaptığı aşikâr.

Sayısız suç
Amerika kıtasında Kızılderililerin yavaş ama geridönülmez bir şekilde ortadan kaldırılmasında, General Amherst’ın dağıttığı hastalıklı battaniyeler türü soykırımsal müdahalelerin rolü olduğu detaylı olarak belgelenmiş ve dünya kamuoyunun vicdan mahkemesinde mahkum edilmiş bir vaka.
Amerika’nın iklim değişikliği konusundaki tavrı, bunlardan da daha büyük bir suç olma yolunda.
Dünya nüfusunun yüzde 5’ini oluşturan Amerika şu anda atmosferdeki sera gazlarının yüzde 30’undan sorumlu ve harekete geçmeyi birkaç yıl daha ertelememiz halinde dünyanın kontrolsuz bir iklim değişikliği sarmalına girmesini engellemek için - Avrupa Birliği veya Japonya’nın tersine- ciddi hiçbir sorumluluk almamakta. Eğer Amerika bu duyarsızlığına hızla son vermez ise iklim değişikliğini durdurabilecekken, bencilliği nedeniyle durdurmamış ülke olarak tarihe geçecek. Dolayısıyla Amerika’nın suçları, hataları, günahları çok. Üstelik George W. Bush’tan, Wall Street’ten ve Amerikan’ın sair köşelerinden yükselen kibir de bu suçlara karşı bilenmemizi kolaylaştırıyor...bu da gayet anlaşılabilir.

1776 ve sonrası
Lakin muhasebeyi sadece burada kesmek, işi yarım bırakmak olur. İnsan haklarının ve özgürlüğün her insanın doğuştan hakkı olduğunu 1776’da herkesten önce ilan eden ve sadece ilan etmekle kalmayıp bu ideali –benzer bir adımı 1789’da atan Fransa’dan farklı olarak- yavaş ama tutarlı adımlarla hayata geçiren de Amerika’dır. Bugün demokrasi, insan hakları dünyada ilke haline gelmişse ve dünyanın her köşesinde insanlık tarihinin en geniş ulusal ve uluslararası haklar sistemleri var ise, bu gelişmelere ilham kaynağı olan Amerika’nın rolü inkar edilemez. Aynı şekilde bugün ortalama bir dünyalı üç yüzyıl öncenin hükümdarlarından daha iyi bir hayat sürüyorsa, bunu mümkün kılan –elektrik, telefon, araba, uçak, bilgisayar, internet gibi- teknolojik gelişmelerde Amerika’nın payı hiç yadsınamaz.

İnsanlığa katkılar
Amerika’yı eleştirebilmek için insanlığa yaptığı katkıların hakkını teslim etmek asgari hakkaniyetin gereğidir. Eğer bir tercih yapabilecek olsaydık, 5. yüzyılda Attila’nın zamanında mı, 16. yüzyılda Kanuni’nin zamanında mı, yoksa 21. yüzyılda mı yaşamayı tercih ederdik? Eğer tercihimiz 21. yüzyıldan yanaysa, bu tercihimizin nedenlerine ve bu nedenlere Amerika’nın katkısını düşünmemiz gerekmez mi?
Hataları, suçları için Amerika’yı kıyasıya eleştirelim, hesap soralım. Ama eğer hayatımıza kattığı olumlu şeyler için Amerika’ya eleştirilerimizin yarısı içtenliğinde teşekkür edemiyorsak, durup bir aynaya bakalım. Bu tutukluğu “Benim sorunum Amerikalılarla değil, Amerikan yönetimiyle” gibi mazaretle açıklayamayız, geçiştiremeyiz. Amerika’dan niçin bu kadar nefret ettiğimizi anlamaya ihtiyacımız var.

Kökendeki sorun
Anti-Amerikancılığın kökeninde Batı’yla olan sorunlu ilişkimizin önemli bir payı var gibi geliyor bana. Batı’nın askeri gücüne boyun eğmemek için Batı’yı taklit etmeye yöneldik ama bunu hiç etraflıca konuşup, toplumsal bir konsensüs oluşturmadık.
Geldiğimiz noktaya biraz oldubittilerle, biraz halının altına süpürdüğümüz çözülmemiş sorunlarla geldik. Batı’dan ne anladığımızı, niçin Batılı değerler sistemini seçtiğimizi konuşmamayı tercih ediyoruz. Avrupa Birliği’ne niçin üye olmak istediğimizi bile çok yüzeysel nedenlerle açıklıyoruz. Bu kapanmamış bir mesele olunca, Batı’nın bize yönelik her dışlayıcı tavrı bu kadim yarayı bir kez daha kaşıyor.
Bu tepkisellik nedeniyle, Amerika’ya bir Amerikan arabası ihraç ettiğimizde en büyük gazetemize “Amerika Ford Görsün” gibi çocuksu bir manşet atabiliyor, teselliyi Polat Alemdarlar’da arayabiliyor ve çok daha haklı, makul gurur vesilelerini ıskalıyoruz. Türkiye bu gereksiz eziklikten ve tepkisellikten daha iyisini hak ediyor.
KAYNAK

Düzenleyen ultratron : 27-01-2012 at 18:29.
ultratron Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 26-04-2012, 21:17   #14
ultratron
Banned
 
Kayıt Tarihi: Jan 2012
Üye numarası: #582153
Yer: kripton
Mesaj sayısı: 72
Karma etkisi: 0 ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999ultratron seviye: -999999
Karma: -19386

edit......
ultratron Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski Dün, 20:08   #15
satanick
Çırak
 
Kayıt Tarihi: May 2012
Üye numarası: #606852
Mesaj sayısı: 2
Karma etkisi: 0 satanick seviye: 10
Karma: 10

zahiri bir karşıtlığa işaret eden durumdur. asıl dertleri soğuk savaş sonrası ellerinden kayıp giden iktidarlarıdır. bu iktidarı sürdürmek için gerekli temel unsur amerikaydı. bütün bu anti-amerikancılıkları kendilerinin abd'nin çıkarlarına hizmet eden tek iç dinamik olmak istemelerinden kaynaklanmaktadır. hani bir taraflarından uydurdukları bop denen şeyin uyduruk eşbaşkanlığı bir ulusalcı paşaya verilse havada karada kabul ederlerdi. zira dediğim gibi tek dertleri iktidarlarıdır. abd'nin soğuk savaş konsepti yürürlükteyken bu ulusalcılar ortada yoktu. kendi iktidarlarının devamı için çok karşı göründükleri abd'ye teklifler bile yapacak, akıl verecek hale düşmüşlerdi.
satanick Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Üye Olmadan Yorum Yazmak İçin Tıklayın!
Konudaki toplam yorum: 14, okunma sayısı: 612.
Cevapla





Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama

Bu Konuda Aradığınızı Bulamadıysanız Şunlara Bakmanızı Öneririz
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkiye Kupası'nda gruplar belli oldu ysunshine Spor Genel 17 30-10-2010 10:32
2.Dünya Savaşı ve Türkiye ...[pdf] nesta_34 Türk ve Dünya Tarihi 2 02-03-2010 18:22
Türkiye Ansiklopedisi 2007 gerçek bir hazine nasredinhoca Programlar 25 21-12-2007 00:42
Türkiye Büyük Millet Meclisi MATRIX_90 Milli Unsurlar 25 03-11-2007 20:47
Romeo34 Güncel 5 27-02-2007 11:10

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Forum Seç


Hacking ve Bilgisayar Güvenliği Öğrenmek İçin!

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 23:45.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Wardom.org



İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Wardom hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.