YörüklerTürkler tarihinin yorulmak nedir bilmez göçerleri, Türkmenistan’ın Merv şehrinden çıkarak Anadolu' ya akmaya başladılar. Steplerde, başı dumanlı dağlarda yaşamaya alışık rüzgar yanığı yüzlü, yağız Oğuz boylarının mert, yiğit, güçlü, dağ
Konu nesta_34 tarafından açılmış, 2183 kişi tarafından görüntülenip, 25 yanıt almış.
|
Özel Yazılım Trojan+, güncellemeli ve garantili. Sadece 690TL! Kredi kartınıza 12 taksit kolaylığı!
|
|||||||
Yörükler konusundaki toplam yorum: 25, okunma sayısı: 2183. |
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jun 2009
Üye numarası: #336256 Yer: Gök Kubbe İçinde
Mesaj sayısı: 12,154
Karma etkisi: 129544
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 12952933
|
Türkler tarihinin yorulmak nedir bilmez göçerleri, Türkmenistan’ın Merv şehrinden çıkarak Anadolu' ya akmaya başladılar. Steplerde, başı dumanlı dağlarda yaşamaya alışık rüzgar yanığı yüzlü, yağız Oğuz boylarının mert, yiğit, güçlü, dağ gibi sakin, az konuşan, kendilerine son derece güven duyulan emin insanları bilinmez maceralar bekliyordu artık.
![]() Şahin gibi kıvrılıp Ahlat’a kondular, 300 yıl süren büyük göç macerası. Yürüdüler, yürüdüler, düzenli disiplinli, Bey'lerine tam itaat ederek. Göç dayanışma, yardımlaşma ister, disiplin ister, güç ister, lojistik bilgi ister. Onlar hiçbir zaman dağınıklık ve düzensizlikten hoşlanmadılar. Çünkü başıboş toplulukların hareket etme yetenekleri olamaz. Zorluk, meşakkat, acılar, ağıtlar, doğumlar, ölümler, hep arkalarda kalan nemli göz izleri, yitirilen nice canlar, soğuk ayazlar, cehennem sıcakları. Ama onlar gözlerini ötelere daha ötelere dikmişlerdi, adeta gizli bir el, gizli bir güç onları Anadolu' ya itiyordu. ![]() Onlar, devleti biliyorlardı, Cetleri, Ataları, Hakanlar yetiştirmişti, Hanlıklar kurmuşlardı. Başları dik yürüyorlardı, en önde gençler, daha sonra yaşlılar, sonra çoluk çocuk, kadınlar yürüyordu, gelinler yürüyordu alları morları karışıyordu türkuaz göklere. Erkeğinin yanında kadını, sırtında çocuğu, dokuduğu rengarenk kuşakla kuşaklamış, ana kadın güç demek, soy demek, doğurganlık demek... Genç erkekler birlikte doğdukları atlarıyla bir ileri bir geriye dört nala at sürerek sorumluluklarını yerine getiriyorlardı. Onbinler yürüyor geleceğe, atlarıyla, davarlarıyla, yurtluklarıyla, her şeyleriyle. ![]() “ Her gün bir yerden göçmek Ne iyi Her gün bir yere Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=364191 Konmak ne güzel Bulanmadan, donmadan Akmak ne hoş ” Mevlana Bir yerden göçüp bilmedikleri başka diyarlarda yer tutmak, var olabilmek, devlet kurabilmek öyle kolay değildir. Ama onlar bu işin sırrını biliyorlardı.Büyük Selçuklu’yu kurdular, Büyük Osmanlı Cihan Devletini kurdular ve yıkıntıları arasından Büyük Türkiye Cumhuriyeti' ni kurdular. Çünkü onlar şafakta doğup, yatsıda ölenlerden değil, kıyamet gününe dek var olanlardan olmak istiyorlar. ![]() Yıldızlar gibi aktılar 24 boy, tam 24 boy. Kayı, Bayat, Alka evli, Kara evli, Yazır, Dodurga, Döğer, Yaparlu, Afşar, Begdili, Kızık, Karkın, Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepni Salur, Eymur, Ala Yuntlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva, Kınık boylarına ayrılmışlardı. Bugün bu boylara ait işaret ve yer adlarına Anadolu’ da çok rastlanmaktadır. Sözün sırasını bozmadan uzatmadan diyelim ki, her boyun ağırlıklı olarak ayrı ayrı yerleştiği vilayetleri ayrıntılı olarak anlatmak çok uzun olacak, biz buradan hemen şahin gibi kıvrılıp sözü dedem Korkut Atamın da eserinde dediği “gün gelecek, hanlık geri Kayı ya dönecek” diye bildirdiği Söğüt’ de karar kılan ve Osmanlı Devletinin kuruluşunda esas nüveyi teşkil eden KAYI BOYU Karakeçili Yörüklerine. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=364191 ![]() Kayı, muhkem, kuvvet ve kudret sahibi, sağlam, berk manasınadır. Oğuz’un en büyük boyudur. Üç kıta ve yedi denize altı yüz yıldan fazla hakim olan Osmanlı sülalesi bu boydandır. Kayı Boyundan Ertuğrul Gazi ve her biri birer müstesna şahsiyete sahip çoğu dahi, cihangir, kumandan, şair ve sanatkar olan Osmanlı sultanları, Kayı Han neslinin kıymetini göstermeye kafidir.Kayı’nın ongunu yani damgası iki ok ve bir kurulu yaydır. Kayı boyuna mensup göçebe oymağı, eski zamanlardan beri her yıl Söğüt’teki Beyleri Ertuğrul Gazi Hanın türbesini ziyaret ederler. Tabi bu bayram havasında 725 yıldır hiç aksatılmadan devam eden ziyaretleri , nasıl yapılır, neler olur Yörükler neler der, neler yer bunları sözün sırası geldikçe anlatacağım. ![]() Kayı Boyu mensupları, genellikle ; Eskişehir, Mihalıççık, Orhaneli, Isparta, Burdur, Fethiye, Muğla, Aydın, Manisa, Ödemiş, Antalya, Mersin, Alaşehir, Balıkesir, Bursa Kütahya, Ankara, Kırşehir, Nevşehir, Gaziantep, Adana, Diyarbekir, Siverek, Siirt, Birecik, Urfa gibi iller de vesikalara göre yerleşiklerdir, tabi daha birçok yere dağılmışlardır, ta Balkanlar ve Trablus-Şam' da dahil olmak üzere. ![]() Karakeçili Türkmenleri de “Yörük” olarak anılırlar.Bunun sebebi Anadolu' da iskan edilmelerinden önce konar-göçer olmalarındandır. Kıl poturlu Yörükler, üç etek yırtmaçlı entarili kadınlar, çarığı çay da kalmayan Yörük kadınları. Aşiret bir yerde oturup kalamaz. Yem, yiyecek tükenir, mallar toprağa saldırır yoksa, açlık hastalık getirir sürüye, kırım kırım kırılır mallar. Onun için sık sık yer değiştirir Yörük. Otlağın yeşilini, suyun bolluğunu seçip konaklar. Ot, yemdir, ot kök boyadır allı morlu, ot yemektir, ot şifadır, ot temizliktir, ot, çiçek, süsüdür obadaki ala gözlü Yörük kızının. Denkler denklenir, yükler yüklenir, develer katarlanıp dizlerine tokurdaklar boyunlarına büyük havan çanları takılır, koyunlar sürülenir. Ak kundaklardaki bebeleri ala kilime sarıp çam beşiklere yatırırlar. Göç zorludur herkes dayanamaz alışık olmayan lime lime dökülür. Kar var dağlarda tepelerde sert sert haşin haşin bir rüzgar kamçılar adamın yüzünü. Bu şamara dayanabilirsen ayakta. Dayanamasan döşektesin. Dağlar zordur zor,başın döner, şöyle bir taş alıp atsan aşağı kül un ufak oluverir uçurumun dibinde. “Yürü bre Çiçekdağı Sen de suna boylum kaldı”… ![]() Vakti zamanında ala gözlü cerenler, çatal boynuzlu geyikler, kınalı keklikler cirit atarmış bu dağlarda. Kekliğin “keklik kayası” geyiğin “geyik dağı” varmış. Kekik kokan dağlarımı istiyorum ben, ıslak toprak kokusu ile kekik kokusu, burcu burcu burnumda, dağlarda olasım geliyor, gözlerim bir çamın koyulaşan yeşilinde,güneşin turuncu ışığına takıla takıla saatlerce yürümek. Ve bir ağacın sırtını acıtan sertliğinde uzanmak istiyorum. Toroslar, Gavur Dağları, Binboğalar, Aladağ, Koç Dağı, Bakır Dağı, Çiçek Dağı, Elma Dağı, Bozdağlar kıvrım kıvrım, yüce yüce aşılmak gerek. Ee sözün sırasını bozmadan diyelim, ölen ölür gömülür göç yolunun sağına dualarla. Kervan devam eder yoluna yürek burkusuyla kalan sağlar bizimdir diyerek. Bir uzun yoldan geldim. Yolumda dağlar vardı bulutlarla öpüşen. Bayırlar vardı yeşil, Bayırlar vardı sarı. Renk renk çiçekler vardı, Bayırlarda.. Mor menevşeler, mor sümbüller Sarı çiğdem, Ve… Kafamda bir hayal vardı, Boyu boyuma uyan, huyu huyuma Onca güzeller içinde Seçtim onu Gönlümce… Eh işte deyiverdim gönlümce, biz yine devam edelim kaldığımız yerden söze... ![]() Sonra durdular… Dört yüz çadır kalmıştı, kimi geri döndü, kimi yitirildi, göç öğütüyordu obaları, oymakları, boyu… Bey anamız Hayme ana dedi.. Bey oğlu Ertuğrul' a…. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=364191 Oğul… Anayurttan ayrılalı yıllar geçti. Deli rüzgarlar önünde oradan oraya savrulduk. Beylik otağını kurduğumuz şu yaylalar, artık son durağımız, son konağımız olsun. Oğuz’un yurtlarına diktiğimiz ağaçların kökleri kara yerin derinliklerine, dalları gökyüzünün yüceliklerine uzansın. Ak-boz atlara binip yağı üstüne yel gibi vardıkta Kadir Tanrı gözü pek yiğitlerimizi korusun. Göğsü kaba yerli kara dağlar gibi duran erlerimiz ile; kır çiçekleri gibi saf ve temiz, ak yüzlü, ala gözlü kızlarımız Kutlu Kayı Boyumuza gürbüz evlatlar versinler. Altın başlı otağlarımız Çarşamba yaylasını bürüsün. Kayı’ nın ve diğer bütün boyların oğullarını Ertuğrul’ umla bir tutarım. Onların hepsini soyumuz için Hakk’ın Kutsal birer emaneti bilirim. Oğul… Boyundan-soyundan olsun olmasın insanlara adil davran. Adaletten ayrılma ki, insanların birlik ve dirlik kazansın. Yurdunda obanda herkes gezsin. Ululuk isteyen töreden ayrılmasın. Bu dünya bir oturma yeri değildir. Yapacağın iyi ve doğru işlerle insanların hizmetinde bulunursan güzel övünçler senin olur. Yüreğinden inancı, ağzından duayı, davranışından erdemi hiç eksik etme. Bir de sabırlı ol oğul, ekşi koruk sabırla tatlı üzüm olur. Oğul… Beylik demekle, ağırlık vermek iledir. Sofranı ve keseni yoksulara açık tut…. Dedi, Hayme Ana ve Söğüt’te kışlak Domaniç Çarşamba’ sında yaylak olarak yerleşip kaldılar. ![]() Her yıl Eylül ayının ilk haftasında Domaniç de Hayme Anamızı türbesinde anarız ziyaretler yapılır Osman Gazinin salıncağının kurulduğu ulu çınar ağacı orada koruma altında ziyaretçilere sunulur, ama maalesef çınar kurumuştur tabi, hala orada durur.Yemekler yenir, temsili göç uygulanır, kurulan kara kıl çadırlar gezilir. Ertesi hafta da yani her yıl Eylül’ ün ikinci haftası Söğüt’te Yörük Bayramı dediğimiz Ertuğrul Gazi Han Dede' mizi ziyareti başlar.T ürkiye’ nin her yerinden binlerce Oğuz Boyunun obaları akın akın gelirler. Yüz binler orada buluşur. Bir sevinç, sevgi bulutu yükselir gökyüzüne, hepsinin yüzü güler baharda çiçeğe uçan arılar gibi mutlu bir uğultu vardır. Babam elimden tutar götürürdü küçücükken Söğüt’ e yıllar öncesinde, babamı da babası, onu da babası götürürdü yıllar yılı devam etti bu töre, gelenek, kimi zaman yayan, kimi atla, kundakdaki bebeler, yaşlı ama dinç ebeler, dedeler… ![]() Bir yıl öncesinden beklenen bayram için hazırlanan, üzerine hatimler indirilmiş, yasinler okunup dualar yapılmış, bulgur, un, buğdayını torbasına çıkınına koyan yola düşer. Türkiye nin her yerinden, Her kim ki pişen bulgur pilavından yerse ömrü uzun olsun, hastalıklardan şifa bulsun, sofraları bereketli olsun, soyları gürbüz olsun, dert görmesin diyerek dualar edilerek gönderilen malzemelerle pişen etli bulgur pilavının “şifalı pilav” olmasındaki sır da işte budur. Yüz binlere varan ziyaretçilere şifalı pilav, ayran, yörenin meşhur misket üzümleri bedava dağıtılır. Sac üstünde pişirilen çirli gözlemenin tadına doyum olmaz, yemeye gör bir yıl o lezzeti, tadı ararsınız. Her taraf rengarenk gökkuşağı gibi. Üçetekli allı morlu Yörük kızları, zeybekler, Yörük oba beyleri, kurulan kara kıl çadırların içinden çıkıveren dağ çiçekleri. Kara kıl çadır dedim de kısaca ondan da bahsedeyim. Karakeçi yününden kılından yapılır. Ağustos sıcağında bile altına girin sıcak sizi yakmaz serin olur. Kıl çadıra yılan, çıyan, akrep asla giremez, ona giren misafir her şeyden emindir, bir rahatlık ve huzur hisseder. Evet biz şimdi söz ipinin yumağını kaldığımız yerden saralım. ![]() Yıllarca bir birini görmemiş dostların buluşması, hasret gidermeler, oğullarına kız beğenen analar, sohbetler, oyunlar, yeni tanışmalar, kurulan kadim, sağlam dostluklar, gelemeyenlere selam bırakılanlar. İlerleyen saatlerde yakılan ateş etrafında ki tatlı sohbetler, kına gecesi, kolay kolay unutulmayan güzel anılar. Her yıl Urfa’dan gelen Cindi Yıldız Dayı Bey' imizin getirip kendi elleriyle meşe külünde pişirdiği mırra’sını içmeden edemem. Ah!. Söğüt, o söğüt ki Osmanlı' nın ilk başkentidir, Payi-Taht, İlk ateş orada yakıldı, dalga dalga üç kıtaya yayıldı. Söğüt şenlikleri denmesinin sebebi ise, Yörükler baharla birlikte Domaniç/Çarşamba yaylasına çıkarlardı, güzün tekrar kışlak olan Söğüt’ e döndüklerinde bunu şenlikler yaparak kutlarlardı. Güreşler yapılır, cirit oynanır,bucurgat ile dönülür buna benzer çeşitli eğlenceler düzenlerlerdi. Şimdi ise yine çok güzel cirit oyunları oynanır, gerçekten cirit oynayanlar ve seyredenler heyecandan biribirlerinin üzerlerine adeta yığılırlar, seyrine doyum olmaz. Mehteran bölüğü serhat türküleri, mehter marşları çalarak heyecanı doruğa çıkarırlar. Hele zeybeklerin ağır ağır kostak kostak oynadıkları zeybek oyunları tavırlarıyla seyredenleri mest eder, giysileri ise ayrı bir güzelliktir. Zeybekler konusu başlı başına uzun bir konudur. Yörüklerin hayatında önemli bir yeri vardır. İnşallah bu konuyu ayrıca daha sonra anlatmak isterim. Şenlikler Perşembe gününden başlar Pazar günü sona erer. Gelecek sene tekrar buluşmak dilekleri ile vedalaşırlar, çeşitli sebeplerden katılamayan ahbaplara selamlar gönderilir. Ve böylece binlerce ziyaretçi hiçbir kargaşaya, olaya meydan vermeden disiplinli bir şekilde geldikleri gibi yine sessizce dönerler. Bu durum gerçekten dikkate şayandır. kaynak Düzenleyen nesta_34 : 27-03-2010 at 00:33. Sebep: imza eklemek |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Kalfası
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Nov 2009
Üye numarası: #387740
Mesaj sayısı: 841
Karma etkisi: 72490
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 7248742
|
Teşekkürler ustam,eline sağlık..hadi bakalım ilk mesajınız benden olsun
![]() |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Dec 2009
Üye numarası: #393908
Mesaj sayısı: 531
Karma etkisi: 55788
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 5578581
|
Güzel bilgilar varmış,sağolasın üstadım
![]() |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Dec 2009
Üye numarası: #393748 Yer: kocaeli izmit
Mesaj sayısı: 2,859
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 8354327
|
teşekkürler abi,güzel bir paylaşım olmuş
emeğine sağlık. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
En Agresif Üye
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: May 2006
Üye numarası: #66357 Yer: AYDIN
Mesaj sayısı: 11,196
Karma etkisi: 26968
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 2695061
|
Bu ülkenin gerçek sahipleri...
|
|
|
|
|
|
#6 | |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2005
Üye numarası: #1079 Yer: sen
Mesaj sayısı: 600
Karma etkisi: 17680
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1767223
|
Sağol. Bende yörüğüm ama bu kadar ayrıntılarını bilmiyordum.
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2010
Üye numarası: #434452
Mesaj sayısı: 1,813
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1534090
|
Maşallah ikici kuçuk kız ne kadar tatlı
Ayrıca bilgiler içinde teşekkürler dostum |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Ustası
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2007
Üye numarası: #140016 Yer: MERSİN
Mesaj sayısı: 12,463
Karma etkisi: 64233
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6421621
|
O zamanlar daha çok küçüktüm ama çok iyi hatırlarım.
Köylü çocuğuyuz. O dağ senin bu dağ benim davar güderdik. O zamanlar nerdeee! naylon, brandalı çadırlar. Bir evimiz vardı elbette köyümüzde. Ama davar otlatılmak ister. Süt lazım bize. Peynir, yağ yapacaksın ki satıp para kazanasın. Kıl çadırımız vardı bizim. Soğuktan da yağmurdan da korurdu bizi. En sıcak yuvamızdı o kıl çadır. Hala saklarım. Ana Baba yadigarıdır diye. Deri yannığımız vardı bizim. Ayran yapılır, yağ elde edilirdi onda. Yannıkta ki ayran çökelek olurdu kaynatıp bastırınca. Hiç unutur muyum koca kulak merkebimizi. Şimdiki gibi termoslar yoktu. Fıçılar vardı Piynar ağacından ve deriden yapılma. Kaynak: Wardom http://www.wardom.com.tr/showthread.php?t=364191 En yakın dostumdu Kocakulak. Fıçılarla su taşırdık dereden. En ağır yükümüzü taşırdı bizim. Anam; elinde kirmanı. Bir taraftan yün eğirir bir taraftan ip bükerdi ahşap çarkta. Bir taraftan çulfalık dokur, savan yapardı. Bir taraftan Istar dokur, çul yapardı. Hala halı yerine kullanırım evimde o bimbir el emeği göz nuru Çulları ve Çıpıtları. Babam; elinde orak ekin biçmeye giderdi. Temmuzda beynin kaynadığı an nohut yolmaya giderdi. Çapa düşmezdi elinden. Nasır kaplamıştı o mübarek ellerini. "Yörüğüz biz oğlum, unutma özünü" derdi. Hiç bir zaman Yörük Türkmeni olduğumu unutmadım. Gurur duydum Yörüklüğümle. Yörük kültürümle, Yörük terbiyemle.. Ve bu kültür hiç yok olmadı memleketim Erdemli'de. Her sene Mayıs ayında Türkmen Şöleni düzenleriz Yeni nesillerde tanısınlar bilsinler diye. Teşekkürler Nesta. Milli değerlerimizde olması gereken, okunması gereken hatta içeriği daha da genişletilebilir bu güzel konu için sağol. |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #45988 Yer: im yok yatmaya
Mesaj sayısı: 598
Karma etkisi: 4404
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 439728
|
okuyunca tüylerim diken diken oldu zaferim ellerine sağlık yazı çok güzel..
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Elit Üye
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2006
Üye numarası: #47520 Yer: denizde
Mesaj sayısı: 24,474
Karma etkisi: 61554
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 6152345
|
Insanı silkeleyen kendine gel dedittircek bir yazı olmus
|
|
|
|
|
|
#11 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Mar 2005
Üye numarası: #10042
Mesaj sayısı: 260
Karma etkisi: 1611
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 160310
|
En büyük acıları da hep yörükler çekmiştir.Osmanlı'da savaşta en önde onlar götürülürdü yiğitliklerinden dolayı , ve maalesef Yavuz Sultan Selim yaklaşık 30.000 yörük türkmeni kürt aşiretlere katlettirmiştir.Şah ismaili destekledikleri için.
![]() |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Cool Çırak
![]() Kayıt Tarihi: Aug 2010
Üye numarası: #476258
Mesaj sayısı: 53
Karma etkisi: 15986
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 1598406
|
güzel bir paylaşım olmuş hocam,saygılar...
|
|
|
|
|
|
#13 |
|
Banned
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Aug 2009
Üye numarası: #357498 Yer: kocaeli körfez
Mesaj sayısı: 2,857
Karma etkisi: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 3354600
|
Teşekkürler emeğine sağlık... Acaba yörükler ile doğu Anadolu'da ki koçerler arasında bir bağ varmıdır...
|
|
|
|
|
|
#14 |
|
Daimi Üye
![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Nov 2009
Üye numarası: #392469
Mesaj sayısı: 588
Karma etkisi: 58195
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 5819239
|
Emeğine sağlık hocam,güzel konu
![]() |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Hızlı Çırak
![]() ![]() Kayıt Tarihi: May 2010
Üye numarası: #450115
Mesaj sayısı: 77
Karma etkisi: 25081
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Karma: 2507886
|
Elleriniz dert görmesin
![]() |
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
